Konusunu Oylayın.: Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler

5 üzerinden 4.43 | Toplam : 7 kişi
Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler
  1. 20.Ocak.2013, 03:10
    1
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,508
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler






    Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler Mumsema Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler

    Bu ayki sohbetimize, Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler hakkında kısa bilgiler vererek giriş yapmak istiyoruz:
    Peygamberimiz (s.a.s.), Asr-ı Saadette kendisine hiciv şiirleri yazan müşriklerden hayli muzdarip olmuştur. Bunlardan daha sonra Müslüman olan Kaab b. Zübeyr yazdığı bir kasideyi Peygamberimize okuyunca Efendimiz çok memnun olmuştu. Bunun üzerine Peygamberimiz, Kaab b. Zübeyr'e hırkasını hediye etmiş ve bu şiir; "Kaside-i Bürde", ödülü ile şöhret bulan bir kaside olmuştur.
    O'nun sevgisini; Yunus Emre, "Canım kurban olsun senin yoluna/Adı güzel kendi güzel Muhammed" ilahisiyle dizelere; O'nun kutlu doğumunu, yaşayışını ve vefatını; Süleyman Çelebi, halkımız arasında "Mevlid" diye bilinen "Vesiletü'n-Necat" (Kurtuluş Vesilesi") şiiri ile; O'nun methini Fuzulî, "Su Kasidesi"yle yıllarca dillerden düşmeyecek bir şekilde mısralara dökmüşlerdir.
    Peygamberimizi övmek veya onu anlatmak maksadıyla yazılan manzum eserlere "Naat" denilmektedir. Divan Edebiyatı'nda övgü yazılarına methiye denir. Methiyeler en çok kaside şeklindedir. Peygamberimize yazılan methiyeler bunların başında gelir.
    Peygamberimiz (s.a.s)'i övmek, sevmek, anmak güzeldir. O'nu söz ile ifade etmek ne mümkün... Ancak, övgülerin en güzeli ona yazılan methiyelerdir. İşte okuyucularımızın O'na dair hisleri:
    Peygamberimiz (s.a.s.)'e salât-ü selâm edip, rahmetle andıktan sonra, Sayın Hasan Yalıncaklı'nın "Selam Sana" isimli şiirinden dörtlüklerle şiir incelememize geçiyoruz.

    SELAM SANA

    Selam sana gönül mumları yandı
    Dağlar sıralandı secdeye vardı
    Seninle kâinat nura boyandı
    Adı güzel kendi güzel Muhammed

    Terin güllerdendir, sesin bülbülden
    Hakk'a vâsıl olur yolundan giden
    Muhtaç olan avuç açar her dilden
    Adı güzel kendi güzel Muhammed

    Mahşer günü bize şefaat eyle
    Hakk'ın didarında sen kerem eyle
    Eksiğim var ise sen tamam eyle
    Adı güzel kendi güzel Muhammed

    Sayın Yalıncaklı, bizlere "selamı yaymayı" tavsiye eden Yüce Peygamber (s.a.s)'e olan hislerinizi döktüğünüz naatınızda, gerçekten güzel buluşlar mevcut. Ölçüye de dikkat etmişsiniz. Kafiyelere biraz daha özen gösterilebilir. Ayrıca kıta sonlarındaki "Adı güzel kendi güzel Muhammed" dizesi Yunus Emre'ye ait bir ifade. Bu ifadeler kendinize özgü olsaydı şiirinizi daha özgün kılardı. Bize yazdığınız için çok teşekkür eder, yeni şiirlerinizi bekler, selam ve saygılar sunarız.
    Sayın Hikmet Dinç, sizin de aynı tarzda yazdığınız "Ya Rasûlallah" adlı şirinizden üç kıta yayınlıyoruz:

    YA RASÛLALLAH

    Sen gönlümüzün nurusun
    Sen hâtemül enbiyasın
    Sen Muhammed Mustafasın
    Yâ Rasûlallah, yâ Habiballah

    Seni sevmek imandandır
    Sensiz hayat karanlıktır
    Senin yolun aydınlıktır
    Yâ Rasûlallah, yâ Habiballah

    Diyar diyar ötelerden
    Sana aşık gönüllerden
    Selam sizi sevenlerden
    Yâ Rasûlallah, yâ Habiballah

    Sayın Dinç, söz sanatlarının en etkili türü olan şiir, işte böyle manevî hislerle mücehhez olunca daha bir güzel oluyor. Şiirin güzelliğe, övülmeye layık olanları övmeye vasıta olması ayrıca güzel. Naatlar Divan Edebiyatı'nda arûz vezniyle kaside biçiminde yazılmaktaydı. Ancak günümüzde hem hece hem de serbest vezinle yazılmaktadır. Siz de bu şiirinizi serbest vezinle yazmışsınız. Şiir içinde güzel benzetmeleriniz mevcut. Kulağa hitap eden rediflere önem vermişsiniz. Biliyorsunuz, redif kelime sonlarındaki eklerin uyumundan meydana gelir. Şiiri nesirden ayıran en önemli özellik olan kafiye (uyak) ise kelimelerin köklerindeki benzeşmelerden oluşur. Tam veya yarım kafiye ile de yazmayı deneseniz daha güzel olur. Sizi tebrik ediyor, yeni şiirlerinizi bekliyor, saygılar sunuyoruz.
    Sayın Yaşar Yıldırım'ın, daha çok insanın ahiret alemine doğru olan seyrini anlattığı ve insanlığın kurtuluşu için gönderilen, Efendimiz, müjdecimiz, son elçi, Peygamberimiz'den şefaat dileklerini içeren, "Şefaat Ya Rasûlallah" başlıklı uzunca şiirinden üç kıtayı yayınlıyoruz:

    ŞEFAAT YA RASÛLALLAH

    Canlı bir gün ölecektir
    O toprağa girecektir
    Münker nekir gelecektir
    Şefaat Yâ Rasûlallah

    Yüce Mevlam emredecek
    Melek sura üfleyecek
    El ayak dile gelecek
    Şefaat Yâ Rasûlallah

    Kişi sırata gelecek
    Üstünden geç denilecek
    Kimi nara düşecek
    Şefaat Yâ Rasûlallah

    Sayın YILDIRIM, şiirinizde "Yalvarırım Muhammed/ Birgün kopar kıyamet/ Kabul et bizi ümmet/ Şefaat Ya Muhammet" dizeleriyle başlayan ve kulakların aşina olduğu ilahîden etkilendiğiniz anlaşılıyor. Mü'min gönülleri yıllarca coşturmuş bir ilâhiden etkilenmek tabidir. Şiir yazarken kafiye uyumuna biraz daha özen göstermelisiniz. Peygamberimizi öven her ifadenin bir değer taşıdığını söylemek isteriz. Başkanlığımızca yıllardır kutlanan "Kutlu Doğum" kutlamaları çerçevesindeki programlar da bu türden kaliteli şiir örnekleri verilmektedir. Yeni çalışmalarınızı bekler, saygılar sunarız.

    Sayın Veli Topaloğlu, Efendimiz'e yazdığınız "Efendim" adlı şiirinizden birkaç bölümü ele alıyoruz:

    EFENDİM
    Onikinci gece Rebiulevveldi
    Yıl 571, zaman fetretti.
    Veladetin kâinatı titretti
    Çün habib-i kibriyâsın Efendim.

    Alemlere rahmet oldu gelişin
    Âsi, mücrim kullara şefaatçısın
    İsmini anmak her şeylere bedel
    Sen Ahmed-i Muhammedsin Efendim

    Bahtiyarlar sana "Ashab" oldular
    Sana ümmet olmak şeref Efendim
    Âsiyim, şefaatına ümitvarım
    Çün sahib-i şefaatsın Efendim.

    Sayın Topaloğlu, Peygamberimiz (s.a.s.)'in hayatı ile ilgili birtakım bilgileri, şiirle vermeye çalışmışsınız. İlk kıtanızda kafiye düzeni ahenkli bir biçimde; aynı uyum diğer kıtalarınızda da olsaydı daha güzel olurdu. Ayrıca; genelde Türk halk şiirinde "ayak" denilen bir uyak şekli vardır. Ayak, ikinci ya da dördüncü satırlarda yapılır. Şiir içerisinde bu satırların da kendi aralarında uyumu aranır. Naat ve kasidelerde "Sen Ahmed-i Muhammedsin Efendim" gibi hitablara sıkça rastlıyoruz. Yeni çalışmalarınızı bekler, selam ve saygılar sunarız...
    Hasan YILDIRIM


  2. 20.Ocak.2013, 03:10
    1
    Üye



    Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler

    Bu ayki sohbetimize, Peygamberimizi övmek için yazılan şiirler hakkında kısa bilgiler vererek giriş yapmak istiyoruz:
    Peygamberimiz (s.a.s.), Asr-ı Saadette kendisine hiciv şiirleri yazan müşriklerden hayli muzdarip olmuştur. Bunlardan daha sonra Müslüman olan Kaab b. Zübeyr yazdığı bir kasideyi Peygamberimize okuyunca Efendimiz çok memnun olmuştu. Bunun üzerine Peygamberimiz, Kaab b. Zübeyr'e hırkasını hediye etmiş ve bu şiir; "Kaside-i Bürde", ödülü ile şöhret bulan bir kaside olmuştur.
    O'nun sevgisini; Yunus Emre, "Canım kurban olsun senin yoluna/Adı güzel kendi güzel Muhammed" ilahisiyle dizelere; O'nun kutlu doğumunu, yaşayışını ve vefatını; Süleyman Çelebi, halkımız arasında "Mevlid" diye bilinen "Vesiletü'n-Necat" (Kurtuluş Vesilesi") şiiri ile; O'nun methini Fuzulî, "Su Kasidesi"yle yıllarca dillerden düşmeyecek bir şekilde mısralara dökmüşlerdir.
    Peygamberimizi övmek veya onu anlatmak maksadıyla yazılan manzum eserlere "Naat" denilmektedir. Divan Edebiyatı'nda övgü yazılarına methiye denir. Methiyeler en çok kaside şeklindedir. Peygamberimize yazılan methiyeler bunların başında gelir.
    Peygamberimiz (s.a.s)'i övmek, sevmek, anmak güzeldir. O'nu söz ile ifade etmek ne mümkün... Ancak, övgülerin en güzeli ona yazılan methiyelerdir. İşte okuyucularımızın O'na dair hisleri:
    Peygamberimiz (s.a.s.)'e salât-ü selâm edip, rahmetle andıktan sonra, Sayın Hasan Yalıncaklı'nın "Selam Sana" isimli şiirinden dörtlüklerle şiir incelememize geçiyoruz.

    SELAM SANA

    Selam sana gönül mumları yandı
    Dağlar sıralandı secdeye vardı
    Seninle kâinat nura boyandı
    Adı güzel kendi güzel Muhammed

    Terin güllerdendir, sesin bülbülden
    Hakk'a vâsıl olur yolundan giden
    Muhtaç olan avuç açar her dilden
    Adı güzel kendi güzel Muhammed

    Mahşer günü bize şefaat eyle
    Hakk'ın didarında sen kerem eyle
    Eksiğim var ise sen tamam eyle
    Adı güzel kendi güzel Muhammed

    Sayın Yalıncaklı, bizlere "selamı yaymayı" tavsiye eden Yüce Peygamber (s.a.s)'e olan hislerinizi döktüğünüz naatınızda, gerçekten güzel buluşlar mevcut. Ölçüye de dikkat etmişsiniz. Kafiyelere biraz daha özen gösterilebilir. Ayrıca kıta sonlarındaki "Adı güzel kendi güzel Muhammed" dizesi Yunus Emre'ye ait bir ifade. Bu ifadeler kendinize özgü olsaydı şiirinizi daha özgün kılardı. Bize yazdığınız için çok teşekkür eder, yeni şiirlerinizi bekler, selam ve saygılar sunarız.
    Sayın Hikmet Dinç, sizin de aynı tarzda yazdığınız "Ya Rasûlallah" adlı şirinizden üç kıta yayınlıyoruz:

    YA RASÛLALLAH

    Sen gönlümüzün nurusun
    Sen hâtemül enbiyasın
    Sen Muhammed Mustafasın
    Yâ Rasûlallah, yâ Habiballah

    Seni sevmek imandandır
    Sensiz hayat karanlıktır
    Senin yolun aydınlıktır
    Yâ Rasûlallah, yâ Habiballah

    Diyar diyar ötelerden
    Sana aşık gönüllerden
    Selam sizi sevenlerden
    Yâ Rasûlallah, yâ Habiballah

    Sayın Dinç, söz sanatlarının en etkili türü olan şiir, işte böyle manevî hislerle mücehhez olunca daha bir güzel oluyor. Şiirin güzelliğe, övülmeye layık olanları övmeye vasıta olması ayrıca güzel. Naatlar Divan Edebiyatı'nda arûz vezniyle kaside biçiminde yazılmaktaydı. Ancak günümüzde hem hece hem de serbest vezinle yazılmaktadır. Siz de bu şiirinizi serbest vezinle yazmışsınız. Şiir içinde güzel benzetmeleriniz mevcut. Kulağa hitap eden rediflere önem vermişsiniz. Biliyorsunuz, redif kelime sonlarındaki eklerin uyumundan meydana gelir. Şiiri nesirden ayıran en önemli özellik olan kafiye (uyak) ise kelimelerin köklerindeki benzeşmelerden oluşur. Tam veya yarım kafiye ile de yazmayı deneseniz daha güzel olur. Sizi tebrik ediyor, yeni şiirlerinizi bekliyor, saygılar sunuyoruz.
    Sayın Yaşar Yıldırım'ın, daha çok insanın ahiret alemine doğru olan seyrini anlattığı ve insanlığın kurtuluşu için gönderilen, Efendimiz, müjdecimiz, son elçi, Peygamberimiz'den şefaat dileklerini içeren, "Şefaat Ya Rasûlallah" başlıklı uzunca şiirinden üç kıtayı yayınlıyoruz:

    ŞEFAAT YA RASÛLALLAH

    Canlı bir gün ölecektir
    O toprağa girecektir
    Münker nekir gelecektir
    Şefaat Yâ Rasûlallah

    Yüce Mevlam emredecek
    Melek sura üfleyecek
    El ayak dile gelecek
    Şefaat Yâ Rasûlallah

    Kişi sırata gelecek
    Üstünden geç denilecek
    Kimi nara düşecek
    Şefaat Yâ Rasûlallah

    Sayın YILDIRIM, şiirinizde "Yalvarırım Muhammed/ Birgün kopar kıyamet/ Kabul et bizi ümmet/ Şefaat Ya Muhammet" dizeleriyle başlayan ve kulakların aşina olduğu ilahîden etkilendiğiniz anlaşılıyor. Mü'min gönülleri yıllarca coşturmuş bir ilâhiden etkilenmek tabidir. Şiir yazarken kafiye uyumuna biraz daha özen göstermelisiniz. Peygamberimizi öven her ifadenin bir değer taşıdığını söylemek isteriz. Başkanlığımızca yıllardır kutlanan "Kutlu Doğum" kutlamaları çerçevesindeki programlar da bu türden kaliteli şiir örnekleri verilmektedir. Yeni çalışmalarınızı bekler, saygılar sunarız.

    Sayın Veli Topaloğlu, Efendimiz'e yazdığınız "Efendim" adlı şiirinizden birkaç bölümü ele alıyoruz:

    EFENDİM
    Onikinci gece Rebiulevveldi
    Yıl 571, zaman fetretti.
    Veladetin kâinatı titretti
    Çün habib-i kibriyâsın Efendim.

    Alemlere rahmet oldu gelişin
    Âsi, mücrim kullara şefaatçısın
    İsmini anmak her şeylere bedel
    Sen Ahmed-i Muhammedsin Efendim

    Bahtiyarlar sana "Ashab" oldular
    Sana ümmet olmak şeref Efendim
    Âsiyim, şefaatına ümitvarım
    Çün sahib-i şefaatsın Efendim.

    Sayın Topaloğlu, Peygamberimiz (s.a.s.)'in hayatı ile ilgili birtakım bilgileri, şiirle vermeye çalışmışsınız. İlk kıtanızda kafiye düzeni ahenkli bir biçimde; aynı uyum diğer kıtalarınızda da olsaydı daha güzel olurdu. Ayrıca; genelde Türk halk şiirinde "ayak" denilen bir uyak şekli vardır. Ayak, ikinci ya da dördüncü satırlarda yapılır. Şiir içerisinde bu satırların da kendi aralarında uyumu aranır. Naat ve kasidelerde "Sen Ahmed-i Muhammedsin Efendim" gibi hitablara sıkça rastlıyoruz. Yeni çalışmalarınızı bekler, selam ve saygılar sunarız...
    Hasan YILDIRIM


    Benzer Konular

    - Peygamberimize yazılan en güzel naat ve şiirler

    - Allah rızasını kazanmak için onu övmek

    - Peygamber Efendimiz’ i övmek için yazılan şiire ne ad verilir?

    - Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i övmek için yazılan şiire ne ad verilir?

    - Peygamberimize yazılan şiirler


+ Yorum Gönder