Git 12 Son

Konusunu Oylayın.: Evdeki Uyuşturucu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Evdeki Uyuşturucu
  1. 29.Nisan.2010, 23:54
    1
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Evdeki Uyuşturucu






    Evdeki Uyuşturucu Mumsema Evdeki Uyuşturucu

    Uyuşturucu denince, akla ilk olarak esrar, eroin gibi bağımlılık yapan maddeler geliyor. Fakat adı konmamış veya yasak uyuşturucular listesine girmemiş öyle uyuşturucular var ki, bunlar onlardan daha zehirli, daha tehlikeli, daha acımasız ve daha çok bağımlılık yapıyor.
    Evdeki uyuşturucular neler mi? Bunlar o kadar meşhur ki, bir ipucu verecek olsak, devamını sizler peş peşe sıralarsınız. İsterseniz, önce bir kısmını sıraya dizelim:
    İçerideki uyuşturucular, dışarıdaki uyuşturucular.
    Resmî uyuşturucular, yarı resmî uyuşturucular.
    İçerdeki uyuşturucular, bir başka ifade ile evimizdeki uyuşturucular:
    Bu tarife girenlerin başında televizyon birinciliğe oturur.
    Evin en baş köşesine kurulur. Zaten ev onun konumuna göre dizayn edilmiştir. Vitrin, koltuk, kanepe, sandalye ve masa onun etrafında dizilmiştir. Kumandaya basılır basılmaz perde açılır.
    Bütün sesler kesilir, konuşmalar biter, sohbetler durur, misafirler unutulur, büyükler sıradan kişiler olur, anne-baba görevi bırakır, evde ne kadar göz, kulak, akıl ve beyin varsa hepsi ona kilitlenir, sihirli kutuya büyülenip kalırlar.
    Fertte, ailede ve toplumda bütün gündemi o belirler, konuları o tespit eder, markaları o lanse eder, bakış açısını o sınırlar, hükmü o verir, kaideyi o koyar, hatta hükümeti o düşürür, o kurar. “Kitle iletişim aracından” ziyade “kitle uyuşturucu aracı” haline gelmiştir.
    Evimizdeki uyuşturucuların arasında gazete ve dergiler ikinci sırayı alır.
    Ailenin en müsait olduğu, birbirleriyle ilgilenmek için fırsat buldukları Pazar günlerinde eve giren gazeteler ekleriyle birlikte sehpanın, koltuğun üzerlerini doldurur. Ailenin en küçüğünden en büyüğüne kadar her ferdi meşgul edecek bir sayfa ve bir ek mutlaka vardır. Çünkü plan ve sayfa düzeni ona göre düşünülmüştür.
    Para verilerek eve sokulan gazeteler ve dergiler, şayet ar ve haya damarını çatlatıyor, edep ve terbiye sınırlarını zorluyorsa zaten “madde” etkisini göstermeye başlamış demektir. Bu ifadelerden gazete ve dergiye karşı çıktığım anlaşılmasın, ben “seyirlik” olanlarından söz ediyorum.
    Bir de dışarıdaki uyuşturucular var ki, onlar zaten sıradanlaşmıştır. Tabii ve normal bir boyut kazanmıştır.
    Mağaza vitrinleri mi dersiniz, birbiriyle yarışan tabelâlar mı dersiniz, gazete bayilerinin önünde dizilmiş sadece göze ve nefse hitap eden mevkuteler mi dersiniz, özellikle yaz günlerinde giyinmek için değil, sırf teşhir maksadıyla giyinerek cadde ve sokakları yürünmez hale getiren kaldırım mankenleri mi dersiniz?
    Resmî uyuşturucular:
    Tek yönlü, alternatifsiz, mecburiyete dayanan, baskıyla ayakta duran, düşünceyi susturan, akıl ve mantığı çalıştırmayan, çağın dışında kalmış, hantallaşmış, öğrencinin ne dünyasına, ne de âhiretine hiçbir getirisi olmayan, “sistem” kelimesinden nasibini almayan, inandırıcılığını yitirmiş eğitim düzeni.
    Öğrencinin aklı alsın almasın, mantığı kabul etsin etmesin, dayatmaya dayalı tarih, biyoloji gibi dersler; gerek okul hayatında, gerekse okul dışında hiçbir fayda sağlamayan lüzumsuz kitapların okutulması ve derslerin verilmesi, bazı kişileri gerçekten sevmese de sevmeye zorlanması, eğitim süresince öğrencinin ailesi ile okul ve öğretmeni arasında ikilem yaşaması; kabiliyet ve becerilerine göre değil de, telkin ve mecburiyete dayanan branş seçimi gibi adı konmamış “uyuşukluk-uyuşturucu'lar öğrencinin hem aklını köreltiyor, hem beynini, hem de kabiliyet ve geleceğini dumura uğratıyor.
    Yarı resmî uyuşturucuyu hepiniz biliyorsunuz. Futbol, piyango, loto-toto gibi oyunlar sadece ilk anda akla gelebilenler.
    Birer “milli” uyuşturucu özelliği taşıyan bu oyunlar kitleleri toplu bir şekilde uyuşturuyor, bağımlılık derecesine getiriyor, zaman oluyor maddi olarak cinayete dahi sebep oluyor.
    Herkesin malûmudur: On binlerce insanı beşik gibi sallayan taraftarları birbirine düşman haline getiriyor, kendinden geçen kişiler birbirlerine ağza alınmadık en müptezel laflarla saldırabiliyorlar, sadece takımların renk farklılığı, en küçük şakalar ve sataşmalar insanların gözlerini kan bürüyebiliyor.
    Galip takım taraftarları gece yarılarında cadde ve sokakları geçilmez hale getiriyor, şehrin huzur ve sükununu kaçırıyor, trafiği alt üst ediyor. Bu kadar aşırılıklara ne polis müdahale ediyor, ne kanun bir yasaklama getiriyor. Herkesin ettiği kendi yanına kâr kalıyor.
    Ya toptan bir milleti uyuşturanlara, körpecik dimağları uyuşturanlara, gözümüzün içine baka baka halkı uyutan ve uyuşturan, hükümeti, devleti ve koca ülkeyi bir asra yakın bir süredir uyuşturan, Müslümanları uyuşturan, hatta dünyayı uyuşturan vicdansız uyuşturuculara nasıl tedbir almalı? Her halde bunlar için “Yaşasın zalimler için Cehennem” demeli.
    Şu hükmü vermek sanırım erken olmaz:
    Asıl uyuşturucular, adı uyuşturucu olmayan uyuşturuculardır. Uyuşturanlar, uyuşturucudan tehlikelidir. Uyuşturucunun değil, uyuşturanların kökünü kesmeli, böylece sadece müptelalar değil, bütün bir millet, hatta insanlık kurtulur.
    Gerek asıl uyuşturucular, gerekse adı uyuşturucu olanlar olsa olsa altmış yetmiş yıllık bir hayatı tehdit ediyor, geçici bir hayatın mahvına çalışıyor. Ama içimizde, benliğimizde ve bünyemizde öyle bir uyuşturucu var ki, hem dünyamızı mahvetmeye çalışıyor, hem de ebedî hayatımızı tehlikeye atıyor.
    Evet, Kur'ân hepimizi uyarıyor:
    “Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına, ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz. Allah'ın vaadi şüphesiz haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O çok aldatıcı şeytan da Allah'ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.”
    “Ey iman edenler! Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Herkes yarın için ne yaptığına baksın. Muhakkak ki, Allah ne yaptığınızdan hakkıyla haberdardır.”
    “Allah'ın dinine sarılıp birlik olduğunuz gibi, içinizden bir de öyle bir topluluk bulunsun ki, onlar insanları hayra çağırsın, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırsın. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.”
    Son olarak namluyu kendimize mi çevirsek acaba?
    Kimseyi suçlamaya hakkımız yok, biz kendi kendimizi uyuşturuyoruz aslında. Çoğunlukla uyuşturulmaya hazır gibiyiz. Tepkisiz, nemelâzımcı, vurdumduymaz, çıkarcı, gemisini kurtaran kaptan yapılı bir vasıf taşıyorsak bizi kimsenin uyuşturmasına gerek yok...
    Rabbim, hepimizi, uyuşturucudan, uyuşturuculardan, uyuşmuşluktan, uyuşukluktan korusun.


    Mehmet Paksu


  2. 29.Nisan.2010, 23:54
    1
    Moderatör



    Evdeki Uyuşturucu

    Uyuşturucu denince, akla ilk olarak esrar, eroin gibi bağımlılık yapan maddeler geliyor. Fakat adı konmamış veya yasak uyuşturucular listesine girmemiş öyle uyuşturucular var ki, bunlar onlardan daha zehirli, daha tehlikeli, daha acımasız ve daha çok bağımlılık yapıyor.
    Evdeki uyuşturucular neler mi? Bunlar o kadar meşhur ki, bir ipucu verecek olsak, devamını sizler peş peşe sıralarsınız. İsterseniz, önce bir kısmını sıraya dizelim:
    İçerideki uyuşturucular, dışarıdaki uyuşturucular.
    Resmî uyuşturucular, yarı resmî uyuşturucular.
    İçerdeki uyuşturucular, bir başka ifade ile evimizdeki uyuşturucular:
    Bu tarife girenlerin başında televizyon birinciliğe oturur.
    Evin en baş köşesine kurulur. Zaten ev onun konumuna göre dizayn edilmiştir. Vitrin, koltuk, kanepe, sandalye ve masa onun etrafında dizilmiştir. Kumandaya basılır basılmaz perde açılır.
    Bütün sesler kesilir, konuşmalar biter, sohbetler durur, misafirler unutulur, büyükler sıradan kişiler olur, anne-baba görevi bırakır, evde ne kadar göz, kulak, akıl ve beyin varsa hepsi ona kilitlenir, sihirli kutuya büyülenip kalırlar.
    Fertte, ailede ve toplumda bütün gündemi o belirler, konuları o tespit eder, markaları o lanse eder, bakış açısını o sınırlar, hükmü o verir, kaideyi o koyar, hatta hükümeti o düşürür, o kurar. “Kitle iletişim aracından” ziyade “kitle uyuşturucu aracı” haline gelmiştir.
    Evimizdeki uyuşturucuların arasında gazete ve dergiler ikinci sırayı alır.
    Ailenin en müsait olduğu, birbirleriyle ilgilenmek için fırsat buldukları Pazar günlerinde eve giren gazeteler ekleriyle birlikte sehpanın, koltuğun üzerlerini doldurur. Ailenin en küçüğünden en büyüğüne kadar her ferdi meşgul edecek bir sayfa ve bir ek mutlaka vardır. Çünkü plan ve sayfa düzeni ona göre düşünülmüştür.
    Para verilerek eve sokulan gazeteler ve dergiler, şayet ar ve haya damarını çatlatıyor, edep ve terbiye sınırlarını zorluyorsa zaten “madde” etkisini göstermeye başlamış demektir. Bu ifadelerden gazete ve dergiye karşı çıktığım anlaşılmasın, ben “seyirlik” olanlarından söz ediyorum.
    Bir de dışarıdaki uyuşturucular var ki, onlar zaten sıradanlaşmıştır. Tabii ve normal bir boyut kazanmıştır.
    Mağaza vitrinleri mi dersiniz, birbiriyle yarışan tabelâlar mı dersiniz, gazete bayilerinin önünde dizilmiş sadece göze ve nefse hitap eden mevkuteler mi dersiniz, özellikle yaz günlerinde giyinmek için değil, sırf teşhir maksadıyla giyinerek cadde ve sokakları yürünmez hale getiren kaldırım mankenleri mi dersiniz?
    Resmî uyuşturucular:
    Tek yönlü, alternatifsiz, mecburiyete dayanan, baskıyla ayakta duran, düşünceyi susturan, akıl ve mantığı çalıştırmayan, çağın dışında kalmış, hantallaşmış, öğrencinin ne dünyasına, ne de âhiretine hiçbir getirisi olmayan, “sistem” kelimesinden nasibini almayan, inandırıcılığını yitirmiş eğitim düzeni.
    Öğrencinin aklı alsın almasın, mantığı kabul etsin etmesin, dayatmaya dayalı tarih, biyoloji gibi dersler; gerek okul hayatında, gerekse okul dışında hiçbir fayda sağlamayan lüzumsuz kitapların okutulması ve derslerin verilmesi, bazı kişileri gerçekten sevmese de sevmeye zorlanması, eğitim süresince öğrencinin ailesi ile okul ve öğretmeni arasında ikilem yaşaması; kabiliyet ve becerilerine göre değil de, telkin ve mecburiyete dayanan branş seçimi gibi adı konmamış “uyuşukluk-uyuşturucu'lar öğrencinin hem aklını köreltiyor, hem beynini, hem de kabiliyet ve geleceğini dumura uğratıyor.
    Yarı resmî uyuşturucuyu hepiniz biliyorsunuz. Futbol, piyango, loto-toto gibi oyunlar sadece ilk anda akla gelebilenler.
    Birer “milli” uyuşturucu özelliği taşıyan bu oyunlar kitleleri toplu bir şekilde uyuşturuyor, bağımlılık derecesine getiriyor, zaman oluyor maddi olarak cinayete dahi sebep oluyor.
    Herkesin malûmudur: On binlerce insanı beşik gibi sallayan taraftarları birbirine düşman haline getiriyor, kendinden geçen kişiler birbirlerine ağza alınmadık en müptezel laflarla saldırabiliyorlar, sadece takımların renk farklılığı, en küçük şakalar ve sataşmalar insanların gözlerini kan bürüyebiliyor.
    Galip takım taraftarları gece yarılarında cadde ve sokakları geçilmez hale getiriyor, şehrin huzur ve sükununu kaçırıyor, trafiği alt üst ediyor. Bu kadar aşırılıklara ne polis müdahale ediyor, ne kanun bir yasaklama getiriyor. Herkesin ettiği kendi yanına kâr kalıyor.
    Ya toptan bir milleti uyuşturanlara, körpecik dimağları uyuşturanlara, gözümüzün içine baka baka halkı uyutan ve uyuşturan, hükümeti, devleti ve koca ülkeyi bir asra yakın bir süredir uyuşturan, Müslümanları uyuşturan, hatta dünyayı uyuşturan vicdansız uyuşturuculara nasıl tedbir almalı? Her halde bunlar için “Yaşasın zalimler için Cehennem” demeli.
    Şu hükmü vermek sanırım erken olmaz:
    Asıl uyuşturucular, adı uyuşturucu olmayan uyuşturuculardır. Uyuşturanlar, uyuşturucudan tehlikelidir. Uyuşturucunun değil, uyuşturanların kökünü kesmeli, böylece sadece müptelalar değil, bütün bir millet, hatta insanlık kurtulur.
    Gerek asıl uyuşturucular, gerekse adı uyuşturucu olanlar olsa olsa altmış yetmiş yıllık bir hayatı tehdit ediyor, geçici bir hayatın mahvına çalışıyor. Ama içimizde, benliğimizde ve bünyemizde öyle bir uyuşturucu var ki, hem dünyamızı mahvetmeye çalışıyor, hem de ebedî hayatımızı tehlikeye atıyor.
    Evet, Kur'ân hepimizi uyarıyor:
    “Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına, ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz. Allah'ın vaadi şüphesiz haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O çok aldatıcı şeytan da Allah'ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.”
    “Ey iman edenler! Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Herkes yarın için ne yaptığına baksın. Muhakkak ki, Allah ne yaptığınızdan hakkıyla haberdardır.”
    “Allah'ın dinine sarılıp birlik olduğunuz gibi, içinizden bir de öyle bir topluluk bulunsun ki, onlar insanları hayra çağırsın, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırsın. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.”
    Son olarak namluyu kendimize mi çevirsek acaba?
    Kimseyi suçlamaya hakkımız yok, biz kendi kendimizi uyuşturuyoruz aslında. Çoğunlukla uyuşturulmaya hazır gibiyiz. Tepkisiz, nemelâzımcı, vurdumduymaz, çıkarcı, gemisini kurtaran kaptan yapılı bir vasıf taşıyorsak bizi kimsenin uyuşturmasına gerek yok...
    Rabbim, hepimizi, uyuşturucudan, uyuşturuculardan, uyuşmuşluktan, uyuşukluktan korusun.


    Mehmet Paksu

  3. 30.Nisan.2010, 00:12
    2
    menzil_guller
    Ya Hayy

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 1,269
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 41

    --->: Evdeki Uyuşturucu




    Alıntı
    derslerin verilmesi, bazı kişileri gerçekten sevmese de sevmeye zorlanması, eğitim süresince öğrencinin ailesi ile okul ve öğretmeni arasında ikilem yaşaması
    evet kardeşim çocuklarımız maalesef ikilem arasında kalıyorlar.evde devamlı Allah'ın emirlerini anlatıyorsun fakat dışarıya çıktıklarında farklı bir hayatla karşılaşıyorlar.hiç unutmam.kızım ilkokula başladığında bir ay sonra bana öyle bir soru sormuştuki "Anne Allah'mı büyük... yoksa Ata.....mü?çok şaşırmıştım.küçücük çocuk bile aklına sığdıramamış ve bana sormuştu.Allah'ın yaratıcı bizlerin kul olduğunu anlayacağı şekilde anlattım.bu bir örnek daha binlerce sorularla karşılaşıyoruz.burada anne baba çok bilinçli olmalı çocuğunun soruları karşısında pasif duruma düşmemeli.
    Yaralı melle kardeşim çok güzel bir konuya temas etmişsin Allah razı olsun emeğine sağlık..


  4. 30.Nisan.2010, 00:12
    2



    Alıntı
    derslerin verilmesi, bazı kişileri gerçekten sevmese de sevmeye zorlanması, eğitim süresince öğrencinin ailesi ile okul ve öğretmeni arasında ikilem yaşaması
    evet kardeşim çocuklarımız maalesef ikilem arasında kalıyorlar.evde devamlı Allah'ın emirlerini anlatıyorsun fakat dışarıya çıktıklarında farklı bir hayatla karşılaşıyorlar.hiç unutmam.kızım ilkokula başladığında bir ay sonra bana öyle bir soru sormuştuki "Anne Allah'mı büyük... yoksa Ata.....mü?çok şaşırmıştım.küçücük çocuk bile aklına sığdıramamış ve bana sormuştu.Allah'ın yaratıcı bizlerin kul olduğunu anlayacağı şekilde anlattım.bu bir örnek daha binlerce sorularla karşılaşıyoruz.burada anne baba çok bilinçli olmalı çocuğunun soruları karşısında pasif duruma düşmemeli.
    Yaralı melle kardeşim çok güzel bir konuya temas etmişsin Allah razı olsun emeğine sağlık..

  5. 30.Nisan.2010, 00:18
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    Cümlemizden Muhterem bacım...


  6. 30.Nisan.2010, 00:18
    3
    Moderatör
    Cümlemizden Muhterem bacım...

  7. 30.Nisan.2010, 00:24
    4
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,186
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    ALLAH akıl diye bir nesne vermiş insanoğluna yararlıyı zararlıyı ayırdedebilsin diye zararlı yayınları ilk önce kendimiz ayıklayıp çocuklarada bunu anlatacağız ama bunları maalesef günlük yaşantımızda ne kadar yapabiliriz buda bir sorun sağolasın kardeşim yararlı bir konu


  8. 30.Nisan.2010, 00:24
    4
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    ALLAH akıl diye bir nesne vermiş insanoğluna yararlıyı zararlıyı ayırdedebilsin diye zararlı yayınları ilk önce kendimiz ayıklayıp çocuklarada bunu anlatacağız ama bunları maalesef günlük yaşantımızda ne kadar yapabiliriz buda bir sorun sağolasın kardeşim yararlı bir konu

  9. 30.Nisan.2010, 16:50
    5
    Suheybi rumi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Şubat.2010
    Üye No: 73481
    Mesaj Sayısı: 35
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: Dünya

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    Alıntı
    “Ey iman edenler! Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Herkes yarın için ne yaptığına baksın. Muhakkak ki, Allah ne yaptığınızdan hakkıyla haberdardır.”
    Güzel bir paylaşım Allah(cc) Senden Razı olsun


  10. 30.Nisan.2010, 16:50
    5
    Devamlı Üye
    Alıntı
    “Ey iman edenler! Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Herkes yarın için ne yaptığına baksın. Muhakkak ki, Allah ne yaptığınızdan hakkıyla haberdardır.”
    Güzel bir paylaşım Allah(cc) Senden Razı olsun

  11. 02.Mayıs.2010, 11:10
    6
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    Allah (c.c) Cümlemizi Razı olduğu kullarından eylesin...


  12. 02.Mayıs.2010, 11:10
    6
    Moderatör
    Allah (c.c) Cümlemizi Razı olduğu kullarından eylesin...

  13. 02.Mayıs.2010, 11:22
    7
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,555
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 226
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    Alıntı
    Uyuşturanlar, uyuşturucudan tehlikelidir. Uyuşturucunun değil, uyuşturanların kökünü kesmeli, böylece sadece müptelalar değil, bütün bir millet, hatta insanlık kurtulur.
    Evet kardeşim çok haklısın kökünü kurutmak gerek yazık oluyor insanlara.Çok şükür ülkemiz bu illetten çok fazla muzdarip değil ama Batı'nın durumu çok vahim...

    Allah c.c razı olsun ellerine sağlık Y.Melle kardeşim
    yararlı bir paylaşım olmuş...
    Rabbilalemin cümle Mü'min leri hatta bütün insanlığı
    bu belaya düçar olmaktan muhafaza eylesin...


  14. 02.Mayıs.2010, 11:22
    7
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Uyuşturanlar, uyuşturucudan tehlikelidir. Uyuşturucunun değil, uyuşturanların kökünü kesmeli, böylece sadece müptelalar değil, bütün bir millet, hatta insanlık kurtulur.
    Evet kardeşim çok haklısın kökünü kurutmak gerek yazık oluyor insanlara.Çok şükür ülkemiz bu illetten çok fazla muzdarip değil ama Batı'nın durumu çok vahim...

    Allah c.c razı olsun ellerine sağlık Y.Melle kardeşim
    yararlı bir paylaşım olmuş...
    Rabbilalemin cümle Mü'min leri hatta bütün insanlığı
    bu belaya düçar olmaktan muhafaza eylesin...

  15. 03.Mayıs.2010, 07:15
    8
    ♥ Neyzen ♥
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mayıs.2010
    Üye No: 75801
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 31

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    Kimseyi suçlamaya hakkımız yok, biz kendi kendimizi uyuşturuyoruz aslında. Çoğunlukla uyuşturulmaya hazır gibiyiz. Tepkisiz, nemelâzımcı, vurdumduymaz, çıkarcı, gemisini kurtaran kaptan yapılı bir vasıf taşıyorsak bizi kimsenin uyuşturmasına gerek yok...
    Rabbim, hepimizi, uyuşturucudan, uyuşturuculardan, uyuşmuşluktan, uyuşukluktan korusun.

    Çok güzel bir yazıydı...Okurken kendime kızdım..



  16. 03.Mayıs.2010, 07:15
    8
    Kimseyi suçlamaya hakkımız yok, biz kendi kendimizi uyuşturuyoruz aslında. Çoğunlukla uyuşturulmaya hazır gibiyiz. Tepkisiz, nemelâzımcı, vurdumduymaz, çıkarcı, gemisini kurtaran kaptan yapılı bir vasıf taşıyorsak bizi kimsenin uyuşturmasına gerek yok...
    Rabbim, hepimizi, uyuşturucudan, uyuşturuculardan, uyuşmuşluktan, uyuşukluktan korusun.

    Çok güzel bir yazıydı...Okurken kendime kızdım..


  17. 03.Mayıs.2010, 08:04
    9
    keremet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Mayıs.2010
    Üye No: 75770
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    İçerideki uyuşturucular, dışarıdaki uyuşturucular.
    Resmî uyuşturucular, yarı resmî uyuşturucular
    .
    çok güzel ifade edilmiş ALLAH razı olsun bunları anlamak bağımlı hale gelmemek nasip etsin mevlam hepimize...


  18. 03.Mayıs.2010, 08:04
    9
    keremet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    İçerideki uyuşturucular, dışarıdaki uyuşturucular.
    Resmî uyuşturucular, yarı resmî uyuşturucular
    .
    çok güzel ifade edilmiş ALLAH razı olsun bunları anlamak bağımlı hale gelmemek nasip etsin mevlam hepimize...

  19. 03.Mayıs.2010, 08:21
    10
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,394
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 140
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    yukarıda da ifade edildiği gibi kimsenin kimseyi suçlamaya hakkı yok,
    gerekli temizliğe,düzene veya tedbire herkes kendisinden başlasa o temizliğin kokusu yavaş yavaş her yeri sarar..

    Alıntı
    Rabbim, hepimizi, uyuşturucudan, uyuşturuculardan, uyuşmuşluktan, uyuşukluktan korusun.


    amin..amin amin..
    isabetli konu için Allah c.c. razı olsun kardeş



  20. 03.Mayıs.2010, 08:21
    10
    Hüvel Baki..
    yukarıda da ifade edildiği gibi kimsenin kimseyi suçlamaya hakkı yok,
    gerekli temizliğe,düzene veya tedbire herkes kendisinden başlasa o temizliğin kokusu yavaş yavaş her yeri sarar..

    Alıntı
    Rabbim, hepimizi, uyuşturucudan, uyuşturuculardan, uyuşmuşluktan, uyuşukluktan korusun.


    amin..amin amin..
    isabetli konu için Allah c.c. razı olsun kardeş


  21. 07.Mayıs.2010, 09:24
    11
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    --->: Evdeki Uyuşturucu

    Cümlemizden kardeşlerim....


  22. 07.Mayıs.2010, 09:24
    11
    Moderatör
    Cümlemizden kardeşlerim....

  23. 11.Ocak.2011, 20:12
    12
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2010
    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 2,186
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 31

    Yanıt: Evdeki Uyuşturucu

    3-4 ay önce sırf merakımdan kitapçıdan başka kitap aldığım sırada eroinle dans diye kitabı gördüm okudum dehşet içinde kaldım RABBİM bütün gençliği bu türlü belalardan korusun şimdi en büyük tehdit gençlik için çocuklarımızı daha küçükten bilinçlendirmek haramı helalı doğruyu yanlışı öğretmek gerek bir mesaj atmışım ama duyarsız kalamadım sağolasınız


  24. 11.Ocak.2011, 20:12
    12
    ravza 2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ALLAH C.C garip bir kulu
    3-4 ay önce sırf merakımdan kitapçıdan başka kitap aldığım sırada eroinle dans diye kitabı gördüm okudum dehşet içinde kaldım RABBİM bütün gençliği bu türlü belalardan korusun şimdi en büyük tehdit gençlik için çocuklarımızı daha küçükten bilinçlendirmek haramı helalı doğruyu yanlışı öğretmek gerek bir mesaj atmışım ama duyarsız kalamadım sağolasınız




Git 12 Son