Konusunu Oylayın.: Konuşması Geçiken Çocuklar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Konuşması Geçiken Çocuklar
  1. 18.Nisan.2010, 00:42
    1
    muallim
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Şubat.2007
    Üye No: 29
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 37

    Konuşması Geçiken Çocuklar






    Konuşması Geçiken Çocuklar Mumsema Konuşması Gecikmiş Çocuklar
    Mehtap KAYAOĞLU



    Ortalama 2,5-3 yaşına gelmiş, ama hala konuşamayan çocuklar için yazmak istedim bugün.
    Normal şartlarda iki yaşa doğru kelimelerin belirginleşmesi, iki kelimelik veya daha uzun cümlelerin yavaş yavaş çocukların ağzından dökülmesi gerekir. Ama bazı çocuklar 3 yaşını geçmelerine rağmen konuşamazlar. Sadece bazı sesler çıkararak, kaşla, gözle, jestle/mimikle kendilerini ifade etmeye çalışırlar. Bu durum konuşma özürleri içinde yer alan; çocuğun yaşıtlarına oranla kelime dağarcığının oluşmaması, konuşmanın akıcılığının ve içeriğinin belirginleşememesi durumudur.
    Konuşma gecikmelerinde genellikle çocukların kelimeleri kısıtlıdır. Kelimeler yetersizdir. Cümle kurmada güçlük ve gecikme görülür. Tüm bunların nedenleri farklı olabilir.
    İlk olarak, nadiren de olsa zeka geriliğinden şüphelenilir.
    Nörolojik bir soruna bağlı olabilir.
    Çocuğun doğumdan sonra geçirmiş olduğu ciddi sağlık problemlerine bağlı olarak yaşanabilir. Bu tür durumlarda, anne babalar, öncelikle çocuğun hayatta kalması, sağlığına bir an önce kavuşması gibi bir sürece odaklandıkları için, konuşma ve kendini ifade etme eğitimi geri planda kalmış olabilir.
    Çocuğun işitme sorunu yaşaması, işitme kaybına uğramasıyla ilgili olabilir.
    Birçok kereler de ailenin sosyal yapısı konuşmayı geciktirir. Yani aile, iletişimin temel aracı olarak konuşma gereksinimini yeterince hissettiremez çocuğuna. Bebeklikten itibaren konuşmadan, sesle istemeden her ihtiyacını karşılar. Çocuk susamış olsa, kaşıyla gözüyle bardağı işaret eder… anne, çocuğunun susadığını anlar ve hemen suyu verir. Derken onlar da konuşmaya gerek bile hissetmezler. Ve konuşma gecikmesi sistematik olarak yerleşir.
    Durumu aşmak için neler yapabilirsiniz hemen yazayım...
    Öncelikle bir Çocuk Nöroloji Uzmanına gitmelisiniz. Çünkü yaygın gelişimsel bozukluk ve benzeri nörolojik bir sorunun olup olmadığını tespit ettirmelisiniz. Yapılan muayenede durum anlaşılır ve gerektiği gibi yönlendirilirsiniz.
    Ev ortamında yapmanız gereken en önemli destek, çocuğunuzun konuşma gereksinimi duymasını sağlamaktır. Su istediğinde, yemek istediğinde, oyuncak istediğinde... vs. Kaşından gözünden anlamamaya özen göstereceksiniz. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı jestleri/mimikleri, el kol hareketlerini ödüllendirmeyin sakın. Görmemezlikten, anlamamazlıktan gelin. Bu tür hareketlere karşı duyarsız davranın. Siz bu şekilde davranınca, çocuğunuz ister istemez, kendisini size anlatmak için konuşma girişiminde bulunmaya başlayacaktır. Sesler çıkardığında memnuniyetinizi ve onayınızı hissettiren sempatik hareketlerde bulunarak, yeni sesler için motive etmiş olun.
    Evde kendi aranızda yaptığınız konuşmalarda, kelimelerin yüksek sesle ve anlaşılır olmasına özen gösterin. Yuvarlayarak konuştuğunuzda, kelimeleri birbirine uladığınızda, ses ayrımı yapamaz ve sizi taklit edemez. Oysa çocuklar, aile bireylerinin konuşmalarını taklit ederler. Ne kadar düzgün konuşursanız o kadar rahat taklit eder.
    Kesinlikle televizyon izletmeyin. Sürekli televizyon izleyen çocuk, dilini kullanmamayı alışkanlık edinir. Onunla oyun oynayın. Birlikte şarkılar söylemeye çalışın.
    Ses çalışması çok işe yarar. Şöyle ki: “b” harfinin Türkçedeki okunuşunu hepimiz biliyoruz değil mi? “be” şeklinde. Ses çalışması demek, harfin sesini söylemek demektir. Yani “be” demeyeceğiz… “bı” sesi çıkaracağız. Harfin dudak arasından çıkan şekli. Tüm harfleri oyun oynar gibi onunla çalışın. Siz söyleyin, sonra birlikte söyleyin. Tüm harfleri çalışın onunla. bı… cı… çı… dı… fff… kkk… gibi… ne kadar eğlenceli ve neşeli çalışırsanız o kadar çok motive olur ve severek çalışır. Sonra da tüm sesleri rahat rahat çıkardığını hissedince de sesleri birbirine ulayarak devam edersiniz...
    Ses çalışmasının ardından kelimeler devreye girer. Kelime dağarcığı oluştururken, öncelikle günlük hayatta çok işine yarayacak kelimelerden başlarsınız… “ssss…sss…” sesinin arkasına “u” harfini ekleterek “sssuuuu” şeklinde söyletebilirsiniz. Yeni öğrendiği kelimeleri daha iyi pekiştirsin ve o kelimeleri sevsin diye, içinde o kelimelerin olduğu hikayeler anlatabilir, şarkılar söyleyebilirsiniz… bu tür şarkı ve hikaye bilmiyorsanız bile, çocuğunuzun hoşuna gidebilecek tür şarkılar, öyküler uydurabilirsiniz. Maksat o kelimelerin eğlenceli olarak tekrarlanmasıdır sevgili okuyucular.
    Ve mümkün olduğunca yaşıtlarıyla birlikte olmasını sağlayın. Arkadaşlarıyla oynarken ne yapar eder ama kendisini ifade etmenin bir yolunu bulur.
    Önerilerin tamamı işinizi kolaylaştırıcı destek süreçler. Doğru yöntem birebir yardım ve bir konuşma terapisti eşliğinde adım atmanızdır.
    Sevgiyle kalın...


  2. 18.Nisan.2010, 00:42
    1
    Özel Üye



    Konuşması Gecikmiş Çocuklar
    Mehtap KAYAOĞLU



    Ortalama 2,5-3 yaşına gelmiş, ama hala konuşamayan çocuklar için yazmak istedim bugün.
    Normal şartlarda iki yaşa doğru kelimelerin belirginleşmesi, iki kelimelik veya daha uzun cümlelerin yavaş yavaş çocukların ağzından dökülmesi gerekir. Ama bazı çocuklar 3 yaşını geçmelerine rağmen konuşamazlar. Sadece bazı sesler çıkararak, kaşla, gözle, jestle/mimikle kendilerini ifade etmeye çalışırlar. Bu durum konuşma özürleri içinde yer alan; çocuğun yaşıtlarına oranla kelime dağarcığının oluşmaması, konuşmanın akıcılığının ve içeriğinin belirginleşememesi durumudur.
    Konuşma gecikmelerinde genellikle çocukların kelimeleri kısıtlıdır. Kelimeler yetersizdir. Cümle kurmada güçlük ve gecikme görülür. Tüm bunların nedenleri farklı olabilir.
    İlk olarak, nadiren de olsa zeka geriliğinden şüphelenilir.
    Nörolojik bir soruna bağlı olabilir.
    Çocuğun doğumdan sonra geçirmiş olduğu ciddi sağlık problemlerine bağlı olarak yaşanabilir. Bu tür durumlarda, anne babalar, öncelikle çocuğun hayatta kalması, sağlığına bir an önce kavuşması gibi bir sürece odaklandıkları için, konuşma ve kendini ifade etme eğitimi geri planda kalmış olabilir.
    Çocuğun işitme sorunu yaşaması, işitme kaybına uğramasıyla ilgili olabilir.
    Birçok kereler de ailenin sosyal yapısı konuşmayı geciktirir. Yani aile, iletişimin temel aracı olarak konuşma gereksinimini yeterince hissettiremez çocuğuna. Bebeklikten itibaren konuşmadan, sesle istemeden her ihtiyacını karşılar. Çocuk susamış olsa, kaşıyla gözüyle bardağı işaret eder… anne, çocuğunun susadığını anlar ve hemen suyu verir. Derken onlar da konuşmaya gerek bile hissetmezler. Ve konuşma gecikmesi sistematik olarak yerleşir.
    Durumu aşmak için neler yapabilirsiniz hemen yazayım...
    Öncelikle bir Çocuk Nöroloji Uzmanına gitmelisiniz. Çünkü yaygın gelişimsel bozukluk ve benzeri nörolojik bir sorunun olup olmadığını tespit ettirmelisiniz. Yapılan muayenede durum anlaşılır ve gerektiği gibi yönlendirilirsiniz.
    Ev ortamında yapmanız gereken en önemli destek, çocuğunuzun konuşma gereksinimi duymasını sağlamaktır. Su istediğinde, yemek istediğinde, oyuncak istediğinde... vs. Kaşından gözünden anlamamaya özen göstereceksiniz. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı jestleri/mimikleri, el kol hareketlerini ödüllendirmeyin sakın. Görmemezlikten, anlamamazlıktan gelin. Bu tür hareketlere karşı duyarsız davranın. Siz bu şekilde davranınca, çocuğunuz ister istemez, kendisini size anlatmak için konuşma girişiminde bulunmaya başlayacaktır. Sesler çıkardığında memnuniyetinizi ve onayınızı hissettiren sempatik hareketlerde bulunarak, yeni sesler için motive etmiş olun.
    Evde kendi aranızda yaptığınız konuşmalarda, kelimelerin yüksek sesle ve anlaşılır olmasına özen gösterin. Yuvarlayarak konuştuğunuzda, kelimeleri birbirine uladığınızda, ses ayrımı yapamaz ve sizi taklit edemez. Oysa çocuklar, aile bireylerinin konuşmalarını taklit ederler. Ne kadar düzgün konuşursanız o kadar rahat taklit eder.
    Kesinlikle televizyon izletmeyin. Sürekli televizyon izleyen çocuk, dilini kullanmamayı alışkanlık edinir. Onunla oyun oynayın. Birlikte şarkılar söylemeye çalışın.
    Ses çalışması çok işe yarar. Şöyle ki: “b” harfinin Türkçedeki okunuşunu hepimiz biliyoruz değil mi? “be” şeklinde. Ses çalışması demek, harfin sesini söylemek demektir. Yani “be” demeyeceğiz… “bı” sesi çıkaracağız. Harfin dudak arasından çıkan şekli. Tüm harfleri oyun oynar gibi onunla çalışın. Siz söyleyin, sonra birlikte söyleyin. Tüm harfleri çalışın onunla. bı… cı… çı… dı… fff… kkk… gibi… ne kadar eğlenceli ve neşeli çalışırsanız o kadar çok motive olur ve severek çalışır. Sonra da tüm sesleri rahat rahat çıkardığını hissedince de sesleri birbirine ulayarak devam edersiniz...
    Ses çalışmasının ardından kelimeler devreye girer. Kelime dağarcığı oluştururken, öncelikle günlük hayatta çok işine yarayacak kelimelerden başlarsınız… “ssss…sss…” sesinin arkasına “u” harfini ekleterek “sssuuuu” şeklinde söyletebilirsiniz. Yeni öğrendiği kelimeleri daha iyi pekiştirsin ve o kelimeleri sevsin diye, içinde o kelimelerin olduğu hikayeler anlatabilir, şarkılar söyleyebilirsiniz… bu tür şarkı ve hikaye bilmiyorsanız bile, çocuğunuzun hoşuna gidebilecek tür şarkılar, öyküler uydurabilirsiniz. Maksat o kelimelerin eğlenceli olarak tekrarlanmasıdır sevgili okuyucular.
    Ve mümkün olduğunca yaşıtlarıyla birlikte olmasını sağlayın. Arkadaşlarıyla oynarken ne yapar eder ama kendisini ifade etmenin bir yolunu bulur.
    Önerilerin tamamı işinizi kolaylaştırıcı destek süreçler. Doğru yöntem birebir yardım ve bir konuşma terapisti eşliğinde adım atmanızdır.
    Sevgiyle kalın...


    Benzer Konular

    - Çocuklar için olan sorgu bütün çocukları mı kapsar yoksa sadece müslüman çocuklar için midir?

    - Adeti geciken kadın ibadet edebilir mi?

    - Geciken sabah namazı nasıl kılınır

    - Rasûlullah (s.a.v.) in konuşması

    - Gülen'den geciken taziye


+ Yorum Gönder