Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 2. Mustafa İslamoğlu 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    İslam Kur'an Hadimi
    İslam
    Kur'an Hadimi
    İslam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 02.Nisan.2009
    Üye No: 47685
    Mesaj Sayısı: 683
    Tecrübe Puanı: 8
    Yer: evim

    Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 2. Mustafa İslamoğlu


    Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 2. Mustafa İslamoğlu

    Osman Gerçek

    1960 yılında Kayseri’nin Develi İlçesinde, doğdu. Develi İmam Hatip Lisesi’nde okudu. Babası, bölgenin saygın kanaat önderlerinden Ahmet İslamoğlu. Küçük yaşlarda Arapça sarf-nahiv derslerini babasından aldı. Yükseköğrenimini Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü ve Kahire el-Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesinde yaptı. 1990 yılında Akabe Kültür Eğitim Vakfı’nın manevi kuruculuğu ve onur başkanlığını üstlendi. Aynı yıl Denge Yayınları’nı kurdu. İlk yazısı; Milli Gazete’de, ilk şiiri 1980 yılında Mavera dergisi’nde yayımlandı. Milli Gazete’de köşe yazarlığı yaptı. Mavera dergisi'nde; şiir, deneme ve edebiyat yazıları yazdı. Aylık Dergi, Ribat, Vahdet, Meydan dergileri ile Yeni Devir, Vahdet, Yeryüzü, Tevhid gazetelerinde; makaleleri, yayımlandı. Haftalık Selam ve günlük Vakit gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Mazlum-Der’in Ankara’da düzenlediği Kürt Forumu’na sunduğu ‘Kürt Sorununa İslami Çözüm’ isimli tebliğinden dolayı 1.5 yıl, 1993’te çıkan bir yazısında 5816 sayılı kanuna muhalefet ettiği gerekçesiyle de 1 yıl hapse mahkum edildi. Gölcük kapalı ve Ankara/ Ulucanlar yarı açık caza evlerinde kaldı. 1980 yılında yapılan üniversiteler arası şiir yarışmasında birincilik ve ikincilik ödülleri kazandı. 1997’de Human Rights Watch Helmann-Hammet ödülünü aldı. Kırkdan fazla kitabı olup, bir çoğu defalarca yayınlandı. Mustafa İslamoğlu; uzun yıllardır Akabe Kültür Eğitim Vakfı’nda sohbet konuşmaları yapmakta. İslamoğlu’nun; sohbetleri, kaset ve CD çalışmalarıyla geniş kitlelerin yararına sunuldu. Hilal TV’de; sohbet konuşmaları yapan Mustafa İslamoğlu, Yeni Şafak gazetesinde Sami Hocaoğlu ve Vakit gazetesinde, Arif Çevikel mahlasları ile köşe yazıları yazıyor. Arapça biliyor, evli ve beş çocuk sahibi.

    İnsanlık olarak yitirdiğimiz anlamı bulabileceğimiz tek adresin vahiy olduğuna inanan ve varlığını bu uğurda adayan İslamoğlu, ‘Rabbimden tek niyazım, Kur’an’ın asırları aşan ebedi sesinin eteğine kendi cılız sesimi de iliştirip, gök kubbeye salınmış bâki bir sedaya dönüştürmesidir’ diyor, tefsirden muradını açıklarken.

    Ve Kur’an tefsiri projesinin amacını şu şekilde izah ediyor:

    ‘İnanmışımdır ki Kur’an, bir kere nazil olup bitmiş bir kitap değil, her an nazil olan ve kıyamete kadar da nazil olmayı sürdürecek olan, ayakları yerde başı gökte ilahi bir hitaptır. Bu hitaba beyazı ve siyahı, kadını ve erkeği, doğulusu ve batılısıyla herkes muhataptır. ‘Gökten gelen’ kelam ayeti ‘yerden biten’ insan ayetiyle buluşunca tohum toprağa, can canana, vahiy insana kavuşmuş olmakta; anlam insanını, insan ise kaybettiği anlamını bulmaktadır.

    Gel gör ki, insanla vahiy arasına görünmez engeller gerilmiş; vahyi insansız, insanı vahiysiz ve de anlamsız bırakmak isteyen hoyrat eller, ilahi mesajın diriltici çağrısına teşne kulaklara kurşun akıtmıştır. Dahası, bu mesajı can kulağıyla dinleyecek olan bir çok can, dilinden anlamadığı bir mesajı kendisine anlatacak bir tercümana muhtaçtır.

    Yüzyıllardır, Kur’an’la insanı buluşturmak için çaba verilir. Paha biçilmez tefsir müktesebatı ve Kur’an kitaplığımız, işte bu eli öpülesi çabaların ürünüdür. Fakat Kur’an’ın anlaşılması için gösterilen her çaba kendi çağına hitap eder. Mutlak olan vahiydir; hiçbir yorum mutlaklaştırılamaz. Yorum mutlaklaştırıldığı gün vahiy susar. Bu nedenledir ki, Kur’an’ı her çağın diline tercüme edecek tercümanlar olmalıdır.

    Tefsir ve mealler işte o Kur’an tercümanlarının eseridir. Bir insanın uğraşabileceği en soylu uğraş, ömrünü Kur’an’a adamış olmaktır. Ama bir insanın sırtına yüklenebilecek en ağır yük de yine Kur’an’a tercüman olma sorumluluğudur.’

    1992 yılının Ekim ayında Kahire dönüşü başlattığı tefsir dersleri; lafız, mânâ ve maksat üçlüsü içerisinden, daha çok “Kur’an’ın maksadına” vurgu yapan bir tefsir anlayışıyla 15 yıldan beri devam etmektedir. Aynı dersler [url]www.tefsirdersi.com[/url] adlı siteden canlı olarak yayımlanmaktadır. Yine 1998 yılında başlayan Dünyada bir ‘ilk’ olma özelliğini taşıyan Tefsiru’l Kur’an ve Te’vilu’l-furkan adlı görüntülü ve sesli (DVD, Video, Audio) 200 derslik tefsir projesi tamamlanmış bulunmaktadır.

    Görüntülü tefsir projesi ile başlayan Gerekçeli Meal adı verilen Kur’an’ın Türkçe tercüme çalışması da yukarıdaki projeyle eş zamanlı olarak yürütülmüş ve birlikte tamamlanmıştır.

    İslamoğlu, tecvid eksenli Kur’an eğitiminden, tertil eksenli Kur’an eğitimine geçmenin elzem oluşunu ise şu şekilde izah ediyor: ‘Allah bize, daha ilk vahiyler inerken “tertîl”i emretti: Ve rattili’l-Kur’âne tertîlâ: Kur’an’ı üzerinde dura dura, düşüne düşüne, anlaya anlaya, kavraya kavraya oku!” (Müzzemmil 4) Biz ise, zaman içinde, tarihi şartların da dayatmasıyla “tertîl” emrini “tecvide” indirgedik. Orada da durmadık. Biz ne yaptık? Önce Kur’an’ı Mushaf’a indirgedik. Sonra tertili tecvide indirgedik. Sonra tecvidi telaffuza indirgedik. Sonra telaffuzu tilavete indirgedik. Onu da ses sanatına irca ettik. Tecvid, “okuyuşu güzelleştirme” demek; yaşayışı güzelleştirmenin açığını, okuyuşu güzelleştirerek kapatacağımızı zannettik. Olmadı…’

    Mustafa İslamoğlu, İslam medeniyeti ve geleneği içinde, özgün, özel ve özellikli çalışmaları ile ufuklar açmaya devam ediyor.

    Sayha dergiden alıntı

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Cevap: Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 2. Mustafa İslamoğlu


    Kayserili Beş Çağdaş Müfessir hakkında daha çok açıklamada bulunabilirmisiniz


  3. 3
    Yavuz S Misafir
    Misafir

    Cevap: Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 2. Mustafa İslamoğlu


    Güzel bilgi verdiniz saolun


  4. Reklam

+ Yorum Gönder