Konusunu Oylayın.: Örtülü çıplaklar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Örtülü çıplaklar
  1. 28.Ağustos.2009, 05:11
    1
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Örtülü çıplaklar






    Örtülü çıplaklar Mumsema .
    BİRAZ UZUN AMA OKUYUN LÜTFEN
    Sokaklar Podyum Gibi
    Tesettür kelime anlamı olarak “kapanmak, gizlenmek” anlamına gelir. Zaten İslam’a göre tesettürdeki gaye ve hikmet, âlimlerimizin ittifakı ve ümmetin icmâsı ile; kadının yabancı erkeklere karşı cinsi cazibesini gizlemektir. Yüzyıllardır İslam âleminin bütün coğrafyasında Müslüman hanımlar, sade, koyu renkte ve bol kıyafetleriyle Yüce Allah’ın tesettür emrini yerine getirdiler. Ama ne yazık ki günümüzde acayip, sulandırılmış, yozlaştırılmış bir tesettür anlayışıyla karşı karşıyayız. ‘Tesettürlülerin sayısı artıyor’ diyor ve seviniyoruz ama sanki caddelerimiz ‘örtülü mankenler’in yer aldığı podyumlara dönüşmektedir. Tesettürün amacı olan gizlilik yerine, sanki günümüzün tesettür anlayışı; kendini gösterme, dikkat çekme, cazibeyi artırma gibi farklı anlamlara kaydırılmaktadır.

    Müslüman hanımların nefis ve şeytan destekli, gizli bir niyet taşıyıp taşımadıklarını kendilerine sormaları gerekiyor: “Benim giymek istediğim kıyafetteki niyetim ve kıyafetimin özellikleri; benim avret ve ziynetlerimi gizlemeye ve başkalarının bakışlarını engellemeye mi yöneliktir? Yoksa: “Hey erkekler ben buradayım baksanıza, Ben güzel miyim? Var mı benim gibi güzel olan? Bu kıyafetlerimin çok özel olduğunu bilin, renklerin uyumu için çok para ve çok uğraş verdim. Bana bakın, bana bakın!..." İşte, bu niyetle düşünen ve öylece giyinen bir kadının örtüyü cıvıklaştıran, sulandıran, ucubeleştiren, yozlaştıran bir amaç taşıdığını söyleyebiliriz.

    Sulandırılmış Tesettür Örnekleri


    Toplum içinde gördüğümüz bazı yozlaştırılmış, sözde tesettür manzaralarından örnekler sunarak konumuzun daha iyi anlaşılacağını düşünüyoruz.

    • Kimileri; başörtüsü başında ama dudakları rujlu, gözleri sürmeli, üzerlerinde parfüm kokusuyla yabancı erkeklerin arasına çıkmaktadırlar.
    • Kimileri giydiği dar kıyafetlerle göğüs, bel ve diğer vücut hatlarını yabancı erkeklere teşhir etmektedir.
    • Kimi bayanlar kâküllerini başörtülerinin ucundan çıkarmakta, kimileri saçlarını başörtüsünün altından omzuna sarkıtmaktadır.
    • Kimilerinin üzerinde kıyafet var, ama özellikle beyaz giydiği kıyafetle güneşe çıktığı zaman, bacaklarının rengi ya da iç çamaşırlarının rengi bile dışardan gözükmektedir.
    • Kimi örtülü hanımlar kaşlarını inceltmekte, yüzlerini pudralayıp, allanıp pullanıp sokaklara çıkmaktadır.
    • Kimi bayanlar örtülü olmalarına rağmen toplum içinde gülmesi, seslerini inceltmesiyle, kırıtarak yürüyüşüyle, hatta ayakkabısını yere vurdurarak erkeklerin gönüllerine şehvet tohumu ekmektedirler.
    • Kimi başörtülü kızlarımız konserlerde alkış ve ıslıkla yetinmeyip dans eder gibi hareketlerle tempo tutup sanatçının ezgisine/şarkısına eşlik etmekte, ya da kaset imzalatmak için sanatçı denen kişilerin üzerine üşüşerek, cıvık ve yılışık vaziyette etten duvarlar örmektedir.
    •Bazı başörtülü bayanlar, deniz kenarlarında, park ve pastanelerde bazen kol kola bir yabancı erkekle fingirdeşmektedir.
    • Kimileri de başında başörtü olduğu halde, yırtmaçlı eteğiyle baldırlarını elaleme teşhir etmekte.


    Vesaire, vesaire… Maalesef, bunlar günümüzde sık sık rastlanan uygunsuz manzaralardır. Ve elbette baydığımız durumların hiç birisi, İslam tesettür anlayışına uymamaktadır.

    Tesettürün Şekli Ayetlerle Bildirilmiştir
    Bu gibi hareketleri yapanların İslam’ın kıyafet konusunda istenilen emrini tam anlamadıklarını ve hatta Kur’an ve hadisin özünü çiğneyerek şeytan vesvesesine düştüklerini söyleyebiliriz. Koyu bir gaflet hali…

    Yüce Rabbimiz örtünme ilgili ayeti kerimelerinde şöyle buyurur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb; 59)

    “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nûr Suresi, 31)

    "... Eğer (Allah’tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır..." (33/Ahzâb, 32)

    Ayette geçen ‘ziynet’ kelimesi, kadını güzel gösteren saç, makyaj, parfüm, takı, mücevherat ve elbise gibi şeylere işaret ettiğinden, hanımların yabancı erkeklere karşı bu ziynetlerini gizlemesi emredilmektedir.

    Cennete Giremez, Kokusunu Alamazlar
    Peygamber Efendimiz de hadislerinde şöyle buyurmaktadır: "Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim (ileride görülecektir).

    Birincisi; yanlarında bulunan öküz kuyruğu gibi kırbaçlarla halkı (haksız yere) kırbaçlayan (zalim) kimselerdir.

    İkincisi ise giyinmiş çıplaklardır (kalçasını oynatan, salınarak yürüyen, ince elbise giydikleri için göğüsleri kolları ve boyunları açık olan) kadınlardır. Bunların başları salınan deve hörgücü gibi kadınlardır. Bunlar cennete giremezler, onun (cennetin) kokusunu da alamazlar; hâlbuki onun kokusu mesafelerin ötesinden alınır." (Müslim, Libâs 125, hadis no: 2128)

    "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka bir rivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar" ilavesi vardır. (Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440)

    "Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru’l-Havâlif, c. 3, s.103)

    Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetin kokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlar İslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösteren elbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyen kadınlardır. Kadınların bu şekilde giyinmesi, küçük günahlardan olsaydı, elbette Peygamberimizin mübarek ağzından bu derece ağır şekilde tehdit etmezdi. Peygamberimizin hadisinde yer alan ‘teberrüc’ ifadesini kimi âlimlerimiz ‘giyinik çıplaklık’, ‘başörtülü açıklık’, ‘örtülü çıplaklık’, ‘tesettürsüz örtü’, ‘Teşhircilik’ gibi ifadelerle Türkçeleştirmeye çalışmışlardır. Yine, Peygamberimiz gösteriş ve şöhret için giyinenleri şu hadisleriyle uyarmaktadır: "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, Allah ona kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030).

    ‘Şöhret elbisesi’nden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir. (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, c. 2, s. 94)

    İbnü’l-Esir ise ‘şöhret elbisesi’nden maksat, insanların arasında göz alıcı elbiseler giyerek büyüklük taslamak, kibirli tavra bürünmektir, diye belirtir. Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kim (dünyada, dikkatleri üzerine çeken) şöhret elbisesi giyerse, Allah, alçaltacağı gün alçaltıncaya kadar, o kimseden yüz çevirir (rahmet nazarıyla bakmaz)." (Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, İ. Canan, c. 17, s. 465)

    Sakınılması Gereken Davranışlar
    Yukardaki ayet ve hadislerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki, İslâm’a göre; ince ve dar elbise giymek, cinsel organları, göğüsleri ve vücudu belirginleştirici elbiseler giymek, göze batar renkte elbiseler giymek, bacakları öne çıkarıcı etek giymek, makyajlı olarak namahremlerinin huzuruna çıkmak, başkalarının hissedeceği kadar parfümlenmek, süs eşyalarını şangırdatarak ve kırıtarak caddelerden geçmek, fantezi çorap giymek, ayakkabıları yere vurup dikkat çekerek yürümek, erkeklerle kırıtarak konuşmak, gibi hareketlerin hepsi (yabancı erkeklere karşı) mümin kadınlara yasaklanmış ‘teberrüç’ hareketleridir.

    Teberrüç’ten korunamayan kadınlarla İslâmî bir cemiyet kurulamayacağı için de ilk İslâm toplumunu oluştururken Allah’ın Resûlü, mümine kadınlardan teberrüç yapmayacaklarına dair bey’at (kesin söz) alırdı. Gerçekten de sahabe hanımları da takva üzere örtünürlerdir. Çünkü Müslüman hanımın örtüsü, takvasının bir işaretidir.

    Bir âyeti kerime bu husus şöyle açıklanır: "Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi (takva ile kuşanıp donanmak) ise daha hayırlıdır. İşte bunlar, Allah’ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi)." (7/A’râf, 26)

    ‘Mümine Hanımın Zırhıdır O…’

    Daha hayırlı olan ‘takvâ elbisesi’ nedir? Takvâ (din örtüsü) ile kişi, kendini korumaya, dinî hayatına zarar verecek şeylerden sakınmaya çalışır. O örtü ile korunur, o örtü ile temiz fıtratını savunur, o örtü ile edep dışı işlerden kendini muhâfaza eder. O örtü onun için zırh gibidir, sağlam bir kale gibidir, çevresinde onu tehlikelerden saklayan nöbetçiler gibidir. İşte takva elbisesi budur. İnsanın rûhunu giydiren ve doyuran elbise. İnsanın mânevî dünyasını kollayan, yüzünü kızartacak bütün yanlış hareketlerden koruyan bir mânevî giysi, bir örtünüş ve davranış biçimi. Müminin onuruna, kişiliğine, inancı, ahlâkı ve namusuna zarar verecek davranışlardan onu koruyan bir giysidir takva elbisesi. Tesettür; hanımlar için Allah’ın emirlerine uygun olarak örtünme demektir, iman alâmetidir, İslâm şiarıdır. Ruhumuz gibi vücudumuz üzerinde de Allah’ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan bir ibadettir tesettür. Bilinçli ve takva üzere örtünen Müslüman hanımlar elbisesi ile başkalarına şu mesajı verirler:
    "Ben vücudumu sergilemem, ben dişiliğimle değil, kişiliğimle toplumda yer alıyorum. Ben ziynetlerimi ortaya koyarak hem kendimi hem de başka erkeklere günaha sokmak istemiyorum.” Şeklinde kibarca mesaj verir. Ne yazık ki günümüzde hanımlarımızın gerçek tesettürden uzaklaştırılıp, yoz bir tesettür anlayışına götürülmek istendiğini görmekteyiz. Bunun değişik sebepleri vardır. “Başta şeytan, nefis, moda, tesettür defileleri, kötü arkadaş, çevreye kendini kabul ettirme, beğenilme arzusu gibi hususlar gözümüze çarpmaktadır. Hakiki iman sahibi müslüman hanım, örtüsünü Allah rızası için üzerine alır. O Allah’tan başkasına beğenisine ya da kınamasına aldırış etmez. O’nun amacı takvaya ulaşmaktır.

    Şöyle bir soru gelebilir? Peki, hanımlar güzel bir kıyafet giymeyecek mi?
    Modaya uymayacak diye de kadınlar için ’güzel giyinmesinler’ demek istemiyoruz. Tabiî ki tesettürlü giyim, bakanları tiksindirecek, hoşuna gitmeyecek tarzda olmamalıdır. Zaten Müslüman Hanım için eşinin ve derecesine göre diğer mahremlerinin yanında onu sınırlayan ve yasaklayan bir hüküm yok. Ama önemli olan sokakta yabancı erkeklerin dikkatini çekecek, cinselliği öne çıkarıcı, vücut hatlarını belli edici kıyafet olmamasına dikkat etmek gerekir.

    Lütfen Hanımlar, örtünmek önemlidir. Ama nasıl bir örtünme? Kastettiğimiz de Kur’an ve Sünnet’in ruhuna, takvaya uygun olan bir örtünmedir. Rabbimizin rahmet ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun.
    HASAN ÇALIŞKAN
    Gülistan Dergisi



  2. 28.Ağustos.2009, 05:11
    1
    Site Doktoru



    .
    BİRAZ UZUN AMA OKUYUN LÜTFEN
    Sokaklar Podyum Gibi
    Tesettür kelime anlamı olarak “kapanmak, gizlenmek” anlamına gelir. Zaten İslam’a göre tesettürdeki gaye ve hikmet, âlimlerimizin ittifakı ve ümmetin icmâsı ile; kadının yabancı erkeklere karşı cinsi cazibesini gizlemektir. Yüzyıllardır İslam âleminin bütün coğrafyasında Müslüman hanımlar, sade, koyu renkte ve bol kıyafetleriyle Yüce Allah’ın tesettür emrini yerine getirdiler. Ama ne yazık ki günümüzde acayip, sulandırılmış, yozlaştırılmış bir tesettür anlayışıyla karşı karşıyayız. ‘Tesettürlülerin sayısı artıyor’ diyor ve seviniyoruz ama sanki caddelerimiz ‘örtülü mankenler’in yer aldığı podyumlara dönüşmektedir. Tesettürün amacı olan gizlilik yerine, sanki günümüzün tesettür anlayışı; kendini gösterme, dikkat çekme, cazibeyi artırma gibi farklı anlamlara kaydırılmaktadır.

    Müslüman hanımların nefis ve şeytan destekli, gizli bir niyet taşıyıp taşımadıklarını kendilerine sormaları gerekiyor: “Benim giymek istediğim kıyafetteki niyetim ve kıyafetimin özellikleri; benim avret ve ziynetlerimi gizlemeye ve başkalarının bakışlarını engellemeye mi yöneliktir? Yoksa: “Hey erkekler ben buradayım baksanıza, Ben güzel miyim? Var mı benim gibi güzel olan? Bu kıyafetlerimin çok özel olduğunu bilin, renklerin uyumu için çok para ve çok uğraş verdim. Bana bakın, bana bakın!..." İşte, bu niyetle düşünen ve öylece giyinen bir kadının örtüyü cıvıklaştıran, sulandıran, ucubeleştiren, yozlaştıran bir amaç taşıdığını söyleyebiliriz.

    Sulandırılmış Tesettür Örnekleri


    Toplum içinde gördüğümüz bazı yozlaştırılmış, sözde tesettür manzaralarından örnekler sunarak konumuzun daha iyi anlaşılacağını düşünüyoruz.

    • Kimileri; başörtüsü başında ama dudakları rujlu, gözleri sürmeli, üzerlerinde parfüm kokusuyla yabancı erkeklerin arasına çıkmaktadırlar.
    • Kimileri giydiği dar kıyafetlerle göğüs, bel ve diğer vücut hatlarını yabancı erkeklere teşhir etmektedir.
    • Kimi bayanlar kâküllerini başörtülerinin ucundan çıkarmakta, kimileri saçlarını başörtüsünün altından omzuna sarkıtmaktadır.
    • Kimilerinin üzerinde kıyafet var, ama özellikle beyaz giydiği kıyafetle güneşe çıktığı zaman, bacaklarının rengi ya da iç çamaşırlarının rengi bile dışardan gözükmektedir.
    • Kimi örtülü hanımlar kaşlarını inceltmekte, yüzlerini pudralayıp, allanıp pullanıp sokaklara çıkmaktadır.
    • Kimi bayanlar örtülü olmalarına rağmen toplum içinde gülmesi, seslerini inceltmesiyle, kırıtarak yürüyüşüyle, hatta ayakkabısını yere vurdurarak erkeklerin gönüllerine şehvet tohumu ekmektedirler.
    • Kimi başörtülü kızlarımız konserlerde alkış ve ıslıkla yetinmeyip dans eder gibi hareketlerle tempo tutup sanatçının ezgisine/şarkısına eşlik etmekte, ya da kaset imzalatmak için sanatçı denen kişilerin üzerine üşüşerek, cıvık ve yılışık vaziyette etten duvarlar örmektedir.
    •Bazı başörtülü bayanlar, deniz kenarlarında, park ve pastanelerde bazen kol kola bir yabancı erkekle fingirdeşmektedir.
    • Kimileri de başında başörtü olduğu halde, yırtmaçlı eteğiyle baldırlarını elaleme teşhir etmekte.


    Vesaire, vesaire… Maalesef, bunlar günümüzde sık sık rastlanan uygunsuz manzaralardır. Ve elbette baydığımız durumların hiç birisi, İslam tesettür anlayışına uymamaktadır.

    Tesettürün Şekli Ayetlerle Bildirilmiştir
    Bu gibi hareketleri yapanların İslam’ın kıyafet konusunda istenilen emrini tam anlamadıklarını ve hatta Kur’an ve hadisin özünü çiğneyerek şeytan vesvesesine düştüklerini söyleyebiliriz. Koyu bir gaflet hali…

    Yüce Rabbimiz örtünme ilgili ayeti kerimelerinde şöyle buyurur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb; 59)

    “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahip oldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nûr Suresi, 31)

    "... Eğer (Allah’tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır..." (33/Ahzâb, 32)

    Ayette geçen ‘ziynet’ kelimesi, kadını güzel gösteren saç, makyaj, parfüm, takı, mücevherat ve elbise gibi şeylere işaret ettiğinden, hanımların yabancı erkeklere karşı bu ziynetlerini gizlemesi emredilmektedir.

    Cennete Giremez, Kokusunu Alamazlar
    Peygamber Efendimiz de hadislerinde şöyle buyurmaktadır: "Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim (ileride görülecektir).

    Birincisi; yanlarında bulunan öküz kuyruğu gibi kırbaçlarla halkı (haksız yere) kırbaçlayan (zalim) kimselerdir.

    İkincisi ise giyinmiş çıplaklardır (kalçasını oynatan, salınarak yürüyen, ince elbise giydikleri için göğüsleri kolları ve boyunları açık olan) kadınlardır. Bunların başları salınan deve hörgücü gibi kadınlardır. Bunlar cennete giremezler, onun (cennetin) kokusunu da alamazlar; hâlbuki onun kokusu mesafelerin ötesinden alınır." (Müslim, Libâs 125, hadis no: 2128)

    "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka bir rivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar" ilavesi vardır. (Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 223, 356, 440)

    "Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru’l-Havâlif, c. 3, s.103)

    Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetin kokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlar İslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösteren elbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyen kadınlardır. Kadınların bu şekilde giyinmesi, küçük günahlardan olsaydı, elbette Peygamberimizin mübarek ağzından bu derece ağır şekilde tehdit etmezdi. Peygamberimizin hadisinde yer alan ‘teberrüc’ ifadesini kimi âlimlerimiz ‘giyinik çıplaklık’, ‘başörtülü açıklık’, ‘örtülü çıplaklık’, ‘tesettürsüz örtü’, ‘Teşhircilik’ gibi ifadelerle Türkçeleştirmeye çalışmışlardır. Yine, Peygamberimiz gösteriş ve şöhret için giyinenleri şu hadisleriyle uyarmaktadır: "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, Allah ona kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030).

    ‘Şöhret elbisesi’nden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir. (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, c. 2, s. 94)

    İbnü’l-Esir ise ‘şöhret elbisesi’nden maksat, insanların arasında göz alıcı elbiseler giyerek büyüklük taslamak, kibirli tavra bürünmektir, diye belirtir. Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kim (dünyada, dikkatleri üzerine çeken) şöhret elbisesi giyerse, Allah, alçaltacağı gün alçaltıncaya kadar, o kimseden yüz çevirir (rahmet nazarıyla bakmaz)." (Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, İ. Canan, c. 17, s. 465)

    Sakınılması Gereken Davranışlar
    Yukardaki ayet ve hadislerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki, İslâm’a göre; ince ve dar elbise giymek, cinsel organları, göğüsleri ve vücudu belirginleştirici elbiseler giymek, göze batar renkte elbiseler giymek, bacakları öne çıkarıcı etek giymek, makyajlı olarak namahremlerinin huzuruna çıkmak, başkalarının hissedeceği kadar parfümlenmek, süs eşyalarını şangırdatarak ve kırıtarak caddelerden geçmek, fantezi çorap giymek, ayakkabıları yere vurup dikkat çekerek yürümek, erkeklerle kırıtarak konuşmak, gibi hareketlerin hepsi (yabancı erkeklere karşı) mümin kadınlara yasaklanmış ‘teberrüç’ hareketleridir.

    Teberrüç’ten korunamayan kadınlarla İslâmî bir cemiyet kurulamayacağı için de ilk İslâm toplumunu oluştururken Allah’ın Resûlü, mümine kadınlardan teberrüç yapmayacaklarına dair bey’at (kesin söz) alırdı. Gerçekten de sahabe hanımları da takva üzere örtünürlerdir. Çünkü Müslüman hanımın örtüsü, takvasının bir işaretidir.

    Bir âyeti kerime bu husus şöyle açıklanır: "Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takva elbisesi (takva ile kuşanıp donanmak) ise daha hayırlıdır. İşte bunlar, Allah’ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi)." (7/A’râf, 26)

    ‘Mümine Hanımın Zırhıdır O…’

    Daha hayırlı olan ‘takvâ elbisesi’ nedir? Takvâ (din örtüsü) ile kişi, kendini korumaya, dinî hayatına zarar verecek şeylerden sakınmaya çalışır. O örtü ile korunur, o örtü ile temiz fıtratını savunur, o örtü ile edep dışı işlerden kendini muhâfaza eder. O örtü onun için zırh gibidir, sağlam bir kale gibidir, çevresinde onu tehlikelerden saklayan nöbetçiler gibidir. İşte takva elbisesi budur. İnsanın rûhunu giydiren ve doyuran elbise. İnsanın mânevî dünyasını kollayan, yüzünü kızartacak bütün yanlış hareketlerden koruyan bir mânevî giysi, bir örtünüş ve davranış biçimi. Müminin onuruna, kişiliğine, inancı, ahlâkı ve namusuna zarar verecek davranışlardan onu koruyan bir giysidir takva elbisesi. Tesettür; hanımlar için Allah’ın emirlerine uygun olarak örtünme demektir, iman alâmetidir, İslâm şiarıdır. Ruhumuz gibi vücudumuz üzerinde de Allah’ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan bir ibadettir tesettür. Bilinçli ve takva üzere örtünen Müslüman hanımlar elbisesi ile başkalarına şu mesajı verirler:
    "Ben vücudumu sergilemem, ben dişiliğimle değil, kişiliğimle toplumda yer alıyorum. Ben ziynetlerimi ortaya koyarak hem kendimi hem de başka erkeklere günaha sokmak istemiyorum.” Şeklinde kibarca mesaj verir. Ne yazık ki günümüzde hanımlarımızın gerçek tesettürden uzaklaştırılıp, yoz bir tesettür anlayışına götürülmek istendiğini görmekteyiz. Bunun değişik sebepleri vardır. “Başta şeytan, nefis, moda, tesettür defileleri, kötü arkadaş, çevreye kendini kabul ettirme, beğenilme arzusu gibi hususlar gözümüze çarpmaktadır. Hakiki iman sahibi müslüman hanım, örtüsünü Allah rızası için üzerine alır. O Allah’tan başkasına beğenisine ya da kınamasına aldırış etmez. O’nun amacı takvaya ulaşmaktır.

    Şöyle bir soru gelebilir? Peki, hanımlar güzel bir kıyafet giymeyecek mi?
    Modaya uymayacak diye de kadınlar için ’güzel giyinmesinler’ demek istemiyoruz. Tabiî ki tesettürlü giyim, bakanları tiksindirecek, hoşuna gitmeyecek tarzda olmamalıdır. Zaten Müslüman Hanım için eşinin ve derecesine göre diğer mahremlerinin yanında onu sınırlayan ve yasaklayan bir hüküm yok. Ama önemli olan sokakta yabancı erkeklerin dikkatini çekecek, cinselliği öne çıkarıcı, vücut hatlarını belli edici kıyafet olmamasına dikkat etmek gerekir.

    Lütfen Hanımlar, örtünmek önemlidir. Ama nasıl bir örtünme? Kastettiğimiz de Kur’an ve Sünnet’in ruhuna, takvaya uygun olan bir örtünmedir. Rabbimizin rahmet ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun.
    HASAN ÇALIŞKAN
    Gülistan Dergisi



    Benzer Konular

    - Gusül abdesti alırken örtülü olmak şart mı örtülü olmaz isek zararı var mıdır?

    - Çeyrek Tesettür Gerçek Tesettüre Karşı yada örtülü Çıplaklar

    - Kendini örtülü zanneden giyinik çıplaklar

    - Giyinmiş çıplaklar

    - Başörtülü çıplaklar [Başörtülü Yarı çıplaklar]

  3. 28.Ağustos.2009, 10:28
    2
    enbıya
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2009
    Üye No: 47664
    Mesaj Sayısı: 24
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    --->: örtülü çıplaklar




    Allah razı olsun
    Allah razı olsun
    Allah razı olsun

    Kardeşim çok faydalı bir konu ders almak isteyene


  4. 28.Ağustos.2009, 10:28
    2
    enbıya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Allah razı olsun
    Allah razı olsun
    Allah razı olsun

    Kardeşim çok faydalı bir konu ders almak isteyene


  5. 30.Ağustos.2009, 18:59
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,680
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: örtülü çıplaklar

    Ebuturab kardeş Allah razı olsun


  6. 30.Ağustos.2009, 18:59
    3
    Silent and lonely rains
    Ebuturab kardeş Allah razı olsun


  7. 31.Ağustos.2009, 19:45
    4
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    --->: örtülü çıplaklar

    sizdende Allah razı olsun kardeslerım daim dua inşallah


  8. 31.Ağustos.2009, 19:45
    4
    Site Doktoru
    sizdende Allah razı olsun kardeslerım daim dua inşallah


  9. 15.Ekim.2009, 12:06
    5
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,274
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: örtülü çıplaklar

    Rabbim cc razı olsun kardeşim;çok hassas ve önemli bir konu.Ders alınması umuduyla...


  10. 15.Ekim.2009, 12:06
    5
    Seyirci Üye
    Rabbim cc razı olsun kardeşim;çok hassas ve önemli bir konu.Ders alınması umuduyla...


  11. 03.Kasım.2009, 02:22
    6
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    --->: örtülü çıplaklar

    sizden de Allah razı olsun kardeşlerim..daimen abeden inşallah



  12. 03.Kasım.2009, 02:22
    6
    Site Doktoru
    sizden de Allah razı olsun kardeşlerim..daimen abeden inşallah



  13. 03.Kasım.2009, 09:15
    7
    ravzanur
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mart.2007
    Üye No: 177
    Mesaj Sayısı: 839
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12

    --->: örtülü çıplaklar

    kanayan yara'dır günümüzde tesettür(zannımca...)
    hanımların dahi dikkatini çekecek derecede giyiniyor bazı hanım kardeşlerimiz.dua etmekten başka bir çare var mıdır bilmiyorum..
    Allah razı olsun kardeş,konu güzeldi,yine derin derin ahh...'lar çekildi


  14. 03.Kasım.2009, 09:15
    7
    Devamlı Üye
    kanayan yara'dır günümüzde tesettür(zannımca...)
    hanımların dahi dikkatini çekecek derecede giyiniyor bazı hanım kardeşlerimiz.dua etmekten başka bir çare var mıdır bilmiyorum..
    Allah razı olsun kardeş,konu güzeldi,yine derin derin ahh...'lar çekildi


  15. 06.Kasım.2009, 02:14
    8
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    --->: örtülü çıplaklar

    bu ahlar dualarla süslesek Rabbim hepimize hidayet nasip etsin inşallah fiemenilleh



  16. 06.Kasım.2009, 02:14
    8
    Site Doktoru
    bu ahlar dualarla süslesek Rabbim hepimize hidayet nasip etsin inşallah fiemenilleh



  17. 24.Kasım.2009, 02:05
    9
    fatma_88
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2008
    Üye No: 27535
    Mesaj Sayısı: 33
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29

    --->: örtülü çıplaklar

    Allah razı olsun.
    Emeğinize sağlık.


  18. 24.Kasım.2009, 02:05
    9
    Üye
    Allah razı olsun.
    Emeğinize sağlık.


  19. 25.Kasım.2009, 01:17
    10
    sekones
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2008
    Üye No: 38722
    Mesaj Sayısı: 84
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 32
    Bulunduğu yer: Karabük

    --->: örtülü çıplaklar

    Allah razı olsun Emeğinize sağlık.


  20. 25.Kasım.2009, 01:17
    10
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun Emeğinize sağlık.


  21. 29.Aralık.2009, 03:50
    11
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    --->: örtülü çıplaklar

    Allah hepinizinden ayrı ayrı razı olsun inşallah kardeşlerim



  22. 29.Aralık.2009, 03:50
    11
    Site Doktoru
    Allah hepinizinden ayrı ayrı razı olsun inşallah kardeşlerim



  23. 29.Aralık.2009, 09:09
    12
    cananım
    admine

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Haziran.2007
    Üye No: 1101
    Mesaj Sayısı: 312
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: istanbul

    --->: örtülü çıplaklar

    Utanmak güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur.


    (Hz. Muhammed)(s.a.v)

    Allah razı olsun rabbim hakkını vererek kapanmayı nasip etsin inşaallah


  24. 29.Aralık.2009, 09:09
    12
    admine
    Utanmak güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur.


    (Hz. Muhammed)(s.a.v)

    Allah razı olsun rabbim hakkını vererek kapanmayı nasip etsin inşaallah





+ Yorum Gönder
Git 12 Son