Konusunu Oylayın.: Günün Hadisi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 14 kişi
Günün Hadisi
  1. 27.Nisan.2011, 23:32
    25
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 30,000
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 340
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Gunun Hadisi

    reklam


    Cevap: Gunun Hadisi isimli konu Mumsema.com Cevap: Gunun Hadisi
    Allah kuluna bir nimet verdiğinde kul elhamdulillah derse, bu şükür ve hamd, o nimetten daha hayırlı olur.
    Hadis (Ramuz).


  2. 27.Nisan.2011, 23:32
    25
    Moderatör
    reklam


    Allah kuluna bir nimet verdiğinde kul elhamdulillah derse, bu şükür ve hamd, o nimetten daha hayırlı olur.
    Hadis (Ramuz).


  3. 28.Nisan.2011, 18:48
    26
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: Gunun Hadisi

    reklam


    Kendisine, niçin dünya nimetlerinden istifade etmediği sorulunca O, şöyle cevap veriyordu:“Dünya nimetlerinden istifadeyi nasıl düşünebilirim ki, İsrafil sûru eline almış, Cenâb-ı Hakk’ın emrini beklemektedir. Böyle bir durumda olan insan, gelişigüzel, dünya nimetlerinden nasıl istifade eder ki?
    Tirmizî, Kıyâme, 8; Müsned, 1/36; 3/7
    .


  4. 28.Nisan.2011, 18:48
    26
    Hüvel Baki..
    reklam


    Kendisine, niçin dünya nimetlerinden istifade etmediği sorulunca O, şöyle cevap veriyordu:“Dünya nimetlerinden istifadeyi nasıl düşünebilirim ki, İsrafil sûru eline almış, Cenâb-ı Hakk’ın emrini beklemektedir. Böyle bir durumda olan insan, gelişigüzel, dünya nimetlerinden nasıl istifade eder ki?
    Tirmizî, Kıyâme, 8; Müsned, 1/36; 3/7
    .


  5. 01.Mayıs.2011, 17:27
    27
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: Gunun Hadisi

    Biriniz bir müslüman kardeşinde bir dert gördüğünde, kendisini o derde uğratmadığı için Allah'a şükretsin. Fakat bu şükrünü, açıktan yapıp ta dertli kimseye duyurmasın.


    (İbn-i Neccar)



  6. 01.Mayıs.2011, 17:27
    27
    Hüvel Baki..
    Biriniz bir müslüman kardeşinde bir dert gördüğünde, kendisini o derde uğratmadığı için Allah'a şükretsin. Fakat bu şükrünü, açıktan yapıp ta dertli kimseye duyurmasın.


    (İbn-i Neccar)



  7. 14.Mayıs.2011, 08:28
    28
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,079
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Günün Hadisi

    “Şüphesiz Allah, ruhları almak görevini ölüm meleğine -Azrail'e- vermiştir. Ancak deniz şehidini bu hükmün dışında tutmuştur. Çünkü deniz şehitlerinin ruhlarım bizzat Allah alır." (İbn Mace, Cihad, 10)

    "Bu şehitlerin ruhları -süt içerken nasıl kolay içlerine akıyorsa- onun gibi ruhları göğüslerinden kolaylıkla çıkar”
    (İbn Hacer, el-Askalanî, el-metalbu’l-âliye, 9/223).


  8. 14.Mayıs.2011, 08:28
    28
    Administrator
    “Şüphesiz Allah, ruhları almak görevini ölüm meleğine -Azrail'e- vermiştir. Ancak deniz şehidini bu hükmün dışında tutmuştur. Çünkü deniz şehitlerinin ruhlarım bizzat Allah alır." (İbn Mace, Cihad, 10)

    "Bu şehitlerin ruhları -süt içerken nasıl kolay içlerine akıyorsa- onun gibi ruhları göğüslerinden kolaylıkla çıkar”
    (İbn Hacer, el-Askalanî, el-metalbu’l-âliye, 9/223).


  9. 12.Haziran.2011, 08:54
    29
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Günün Hadisi

    ALDATMAYA DAIR HADİS

    256 - Ibnu Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek alis-veriste aldatildigini soyledi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kendisine: "Alis-veris yaptigin kimseye: Aldatmaca yok! de" buyurdu.
    Buhari, Buyu 48, Istikraz 19, Husumat 3, Hiyel 7; Muslim, Buyu 48, (1533); Ebu Davud, Buyu 68, (3500); Tirmizi, Buyu 28 (1250); Nesai, Buyu 51; Muvatta, Buyu 98.


  10. 12.Haziran.2011, 08:54
    29
    Özel Üye
    ALDATMAYA DAIR HADİS

    256 - Ibnu Omer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Bir adam, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek alis-veriste aldatildigini soyledi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kendisine: "Alis-veris yaptigin kimseye: Aldatmaca yok! de" buyurdu.
    Buhari, Buyu 48, Istikraz 19, Husumat 3, Hiyel 7; Muslim, Buyu 48, (1533); Ebu Davud, Buyu 68, (3500); Tirmizi, Buyu 28 (1250); Nesai, Buyu 51; Muvatta, Buyu 98.


  11. 14.Haziran.2011, 04:00
    30
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Günün Hadisi

    Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi) görünce, Allah’a o eylemi münkir olduğunu yani asla hoşlanmadığını bildirmesi, onu kurtarmaya yeter.
    Hadis
    (Taberani).


  12. 14.Haziran.2011, 04:00
    30
    Özel Üye
    Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi) görünce, Allah’a o eylemi münkir olduğunu yani asla hoşlanmadığını bildirmesi, onu kurtarmaya yeter.
    Hadis
    (Taberani).


  13. 18.Haziran.2011, 07:20
    31
    Esse
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Nisan.2011
    Üye No: 86873
    Mesaj Sayısı: 83
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Günün Hadisi

    Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Kim: 'Rab olarak Allah'ı, din olarak İslam'ı, Resûl olarak Hz. Muhammed'i seçtim (ve onlardan memnun kaldım)' derse cennet ona vacip olur"
    Ebu Davud 1529



  14. 18.Haziran.2011, 07:20
    31
    Devamlı Üye
    Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Kim: 'Rab olarak Allah'ı, din olarak İslam'ı, Resûl olarak Hz. Muhammed'i seçtim (ve onlardan memnun kaldım)' derse cennet ona vacip olur"
    Ebu Davud 1529



  15. 24.Haziran.2011, 10:14
    32
    haci
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ocak.2011
    Üye No: 83513
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Günün Hadisi

    En faziletli günlerinizden biri cuma günüdür.Ogün bana çokça salatu selam getiriniz,zira sizin salatınız bana arz olunur.h. şerif


  16. 24.Haziran.2011, 10:14
    32
    Özel Üye
    En faziletli günlerinizden biri cuma günüdür.Ogün bana çokça salatu selam getiriniz,zira sizin salatınız bana arz olunur.h. şerif


  17. 01.Temmuz.2011, 02:37
    33
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Günün Hadisi

    247. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Bir kimse, bir mü’minden dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da kıyamet gününde o mü’minin sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse darda kalana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve âhirette kolaylık gösterir. Bir kimse, bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve âhiretteki ayıplarını örter. Mü’min kul, din kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımındadır. Bir kimse ilim elde etmek için bir yola girerse, Allah da ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Bir cemaat, Allah Teâlâ’nın evlerinden bir evde toplanıp Allah’ın kitabını okur ve onu aralarında müzakere eder, anlayıp kavramaya çalışırlarsa, üzerlerine sekinet iner ve kendilerini rahmet kaplar. Melekler onları kuşatırlar, Allah Teâlâ da onları kendi nezdinde bulunanların arasında anar. Amelinin kendisini geride bıraktığı kişiyi, nesebi öne geçirmez.”


    Müslim, Zikr 38. Ayrıca bk. İbni Mâce, Mukaddime


  18. 01.Temmuz.2011, 02:37
    33
    Özel Üye
    247. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Bir kimse, bir mü’minden dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da kıyamet gününde o mü’minin sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse darda kalana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve âhirette kolaylık gösterir. Bir kimse, bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve âhiretteki ayıplarını örter. Mü’min kul, din kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımındadır. Bir kimse ilim elde etmek için bir yola girerse, Allah da ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Bir cemaat, Allah Teâlâ’nın evlerinden bir evde toplanıp Allah’ın kitabını okur ve onu aralarında müzakere eder, anlayıp kavramaya çalışırlarsa, üzerlerine sekinet iner ve kendilerini rahmet kaplar. Melekler onları kuşatırlar, Allah Teâlâ da onları kendi nezdinde bulunanların arasında anar. Amelinin kendisini geride bıraktığı kişiyi, nesebi öne geçirmez.”


    Müslim, Zikr 38. Ayrıca bk. İbni Mâce, Mukaddime


  19. 04.Temmuz.2011, 00:26
    34
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Günün Hadisi

    Abdullah İbni Mes’ud radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.”

    buhari,tirmizi.


  20. 04.Temmuz.2011, 00:26
    34
    Özel Üye
    Abdullah İbni Mes’ud radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.”

    buhari,tirmizi.


  21. 06.Temmuz.2011, 02:08
    35
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Günün Hadisi

    Huzeyfe İbni’l–Yemân radıyallahu anh şöyle dedi:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize iki olayı haber verdi. Bunlardan birini gördüm, diğerini de bekliyorum. Hz. Peygamber bize şunları söyledi:

    “Şüphesiz ki emanet, insanların kalblerinin ta derinliklerine kök salıp yerleşti. Sonra Kur’an indi. Bu sayede insanlar Kur’an’dan ve sünnetten emaneti öğrendiler.” Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize emanetin kalkmasından bahsetti ve şöyle dedi:

    “İnsan bir kere uyur ve kalbinden emanet çekilip alınır, ondan belli belirsiz bir iz kalır. Sonra bir kere daha uyur, yine kalbinden emanet alınır; bu defa da ayağının üzerinde yuvarladığın korun bıraktığı iz gibi bir eseri kalır. Sen onu içinde hiçbir şey olmadığı halde kabarık görürsün.” Daha sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem eline çakıl taşları alarak ayağının üzerinde yuvarladı. Sözlerine de şöyle devam etti:

    “Neticede insan o hale gelir ki, insanlar alış–veriş yaparlar da, neredeyse emaneti yerine getirecek bir kişi bile kalmaz. Hatta şöyle denilir:

    “Filan oğulları arasında emin bir adam varmış.” Bir başka kişi hakkında da: “Ne kadar cesur, ne kadar zarif, ne kadar akıllı bir kişi” denilir. Oysa kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur. ”

    Şüphesiz ki bir zamanlar, sizin hanginizle alış–veriş yapacağıma aldırmazdım. Çünkü alış–veriş yaptığım kişi müslümansa, dini kendisini benim hakkımı vermeye yöneltirdi. Şayet hıristiyan veya yahudi ise, valisi benim hakkımı vermeye onu sevkederdi. Fakat bugün sizden sadece belli birkaç kişiyle alış–veriş yapıyorum.



    * Kalblerin derinliğine yerleşen emanete riayet hukuku yani Allah’a verilen sözler ve bunun yanısıra da insanlar arası münasebetlerde yerini bulan emanet hukuku; dinin kendisi ve özü olmuş oluyor. Kur’an ve sünnet kültürüne vâkıf olanlar ve vakıf oldukları bilgileri yaşamaya çalışanlar imanı tam ve emanete riayet eden kimselerdir.

    Zamanla imanın zayıflaması müslümanların her iş ve ibadette olduğu gibi emanete riayet hususunda da hassasiyetleri kalmayacaktır. Bugün piyasanın her kesiminde (memur, işçi, esnaf, sanatkar)’da bunun getirdiği olumsuz neticeleri görüyoruz.

    İnsan kitap ve sünnet bilgisinden yoksun ve gafil olduğu vakit haramlara dalar, günah işler, imanı zayıflar ve kalbi kararır (Müsnet III. 135)’de Emaneti olmayanın imanı da yoktur, hadisiyle peygamberimiz emanetin önem ve büyüklüğünü bize hatırlatmış oluyor.

    buhari,tirmizi,riyazüs salihin



  22. 06.Temmuz.2011, 02:08
    35
    Özel Üye
    Huzeyfe İbni’l–Yemân radıyallahu anh şöyle dedi:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize iki olayı haber verdi. Bunlardan birini gördüm, diğerini de bekliyorum. Hz. Peygamber bize şunları söyledi:

    “Şüphesiz ki emanet, insanların kalblerinin ta derinliklerine kök salıp yerleşti. Sonra Kur’an indi. Bu sayede insanlar Kur’an’dan ve sünnetten emaneti öğrendiler.” Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize emanetin kalkmasından bahsetti ve şöyle dedi:

    “İnsan bir kere uyur ve kalbinden emanet çekilip alınır, ondan belli belirsiz bir iz kalır. Sonra bir kere daha uyur, yine kalbinden emanet alınır; bu defa da ayağının üzerinde yuvarladığın korun bıraktığı iz gibi bir eseri kalır. Sen onu içinde hiçbir şey olmadığı halde kabarık görürsün.” Daha sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem eline çakıl taşları alarak ayağının üzerinde yuvarladı. Sözlerine de şöyle devam etti:

    “Neticede insan o hale gelir ki, insanlar alış–veriş yaparlar da, neredeyse emaneti yerine getirecek bir kişi bile kalmaz. Hatta şöyle denilir:

    “Filan oğulları arasında emin bir adam varmış.” Bir başka kişi hakkında da: “Ne kadar cesur, ne kadar zarif, ne kadar akıllı bir kişi” denilir. Oysa kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur. ”

    Şüphesiz ki bir zamanlar, sizin hanginizle alış–veriş yapacağıma aldırmazdım. Çünkü alış–veriş yaptığım kişi müslümansa, dini kendisini benim hakkımı vermeye yöneltirdi. Şayet hıristiyan veya yahudi ise, valisi benim hakkımı vermeye onu sevkederdi. Fakat bugün sizden sadece belli birkaç kişiyle alış–veriş yapıyorum.



    * Kalblerin derinliğine yerleşen emanete riayet hukuku yani Allah’a verilen sözler ve bunun yanısıra da insanlar arası münasebetlerde yerini bulan emanet hukuku; dinin kendisi ve özü olmuş oluyor. Kur’an ve sünnet kültürüne vâkıf olanlar ve vakıf oldukları bilgileri yaşamaya çalışanlar imanı tam ve emanete riayet eden kimselerdir.

    Zamanla imanın zayıflaması müslümanların her iş ve ibadette olduğu gibi emanete riayet hususunda da hassasiyetleri kalmayacaktır. Bugün piyasanın her kesiminde (memur, işçi, esnaf, sanatkar)’da bunun getirdiği olumsuz neticeleri görüyoruz.

    İnsan kitap ve sünnet bilgisinden yoksun ve gafil olduğu vakit haramlara dalar, günah işler, imanı zayıflar ve kalbi kararır (Müsnet III. 135)’de Emaneti olmayanın imanı da yoktur, hadisiyle peygamberimiz emanetin önem ve büyüklüğünü bize hatırlatmış oluyor.

    buhari,tirmizi,riyazüs salihin



  23. 08.Temmuz.2011, 09:39
    36
    haci
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ocak.2011
    Üye No: 83513
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Günün Hadisi

    Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
    Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına
    dikkat etsin.

    "Ebu Davud"




  24. 08.Temmuz.2011, 09:39
    36
    Özel Üye
    Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
    Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına
    dikkat etsin.

    "Ebu Davud"







+ Yorum Gönder
Git İlk 2346 Son