Konusunu Oylayın.: İslam dininde çalgı ve müzik aletleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
İslam dininde çalgı ve müzik aletleri
  1. 15.Ocak.2008, 05:32
    1
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,710
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    İslam dininde çalgı ve müzik aletleri






    İslam dininde çalgı ve müzik aletleri Mumsema İslâm Dini, Peygamber Efendimizin (A.S.) Sünnetine uygun eğlenmeyi ve çalgıyı haram kılmamıştır. Çünkü insanın bazen bu gibi şeylere de ihtiyacı vardır. Dinî musikî ruhun gıdasıdır. İlahîler bu cümledendir. Halk arasında «Musikî ruhun gıdasıdır» sözü meşru ölçüler içinde düşünülürse, bir bakıma doğrudur.

    Ancak hangi ölçülerdeki musikî, müzik ve çalgılar mubahtır? Bunun için konulan genel kaide nelerdir? İslâm'ın bu husustaki koymuş olduğu genel anlamda ölçüleri şöyle sıralayabiliriz.

    — Şehveti tahrik edici, ahlâk bozucu her türlü saz ve çalgı,

    — Kadın - erkek karışık bir şekilde toplanıp herhangi bir çalgı çalmak,

    — Kadınları sahneye çıkarıp şarkı - türkü söyletmek, şantözlük yaptırmak,

    —Toplum yapısında çalışma, ibâdet ve düşünme ruhunu öldüren, insanı havaî şeylere itip zamanı boşa harcamayı aşılayan her türlü eğlence ve çalgı haramdır.

    Bunun dışında mubah olan musiki ve çalgılar :

    — Kafayı dinlendiren musiki; ruha gıda veren dinî musiki,

    — Allah'ı, âhireti ve sorumluluğu hatırlatan veya vatan ve millet aşkını uyandıran, kahramanlık ruhunu aşılayan her türlü şarkı, türkü ve çalgı.

    — Ahlâkî kurallara bağlı kalınarak kadınların kendi aralarında eğlenip çalgı çalmaları, şarkı ve türkü söylemeleri,

    — Ayni ölçüler içinde erkeklerin kendi aralarında bu kabil eğlence tertiplemeleri -ibâdet ve çalışmayı engellemediği sürece- mubahtır.

    Bunun için fukaha genel anlamda şu hükmü koymuşlardır :

    Söylenen şarkı - türkü ve şiirler ahlâk bozucu, ilâhî sınırları aşıcı ve şehveti gayr-i meşru yola itici olmadığı takdirde mekruh değildir. İçki, kadın ve benzeri şeyleri över mahiyette ise, mekruhtur. (1)

    Düğünlerde Tef, Darbuka ve Benzeri Aletleri Çalmak:

    Düğün ve derneklerde bu kabil âletleri çalmaya cevaz verilmiştir. Nitekim. Peygamber (A.S.) Efendimiz zamanında bayram günleri kadınların biraraya gelip bu tür çalgı çalıp eğlendikleri sahih rivayetlerle sabit olmuştur. Hattâ bir bayram günü Hz. Âişe Validemizin evinde kadınlar toplanıp tef çalıp eğlenirlerken Resûlüllah (A.S.) Efendimiz içeri girmiş, onlara bir şey demeden çekilip bir köşede uzanarak uyumak istemişti. Tam bu sırada Ebûbekir Sıddık içeri giriyor ve çalgı seslerini işitince üzülüyor, onları azarlayarak «Peygamber Efendimizin huzurunda caz ve sazın yeri mi olur?» diye uyarıda bulunuyor. Bunun üzerine Efendimiz yüzünün üstündeki örtüyü kaldırarak, «Ya Ebabekir! Herkesin bir bayramı var, onda eğlenirler, vazgeç bunlar da kendi bayramlarında eğlensinler.» buyurarak bunun bir aşırılık olmadığını belirtiyor.

    Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret edip Medine'ye girerken coşkun bir tezahüratla karşılandı, bunların arasında neşide söyleyen kızlar ve kadınlar da. bulunuyordu. Efendimiz onların bu davranışını o gün için yadırgamadı. Sonraları, kadınların erkekler arasında neşide, (şarkı ve türkü) söylemelerini yasakladı.

    Aşırı şekilde çalıp oynamak ise mekruh kabul edilmiştir. İmam Ebû Yusuf bu görüştedir. (2)

    Hızanetü'l-Müftîn adlı eserde bu konuya temas edilerek deniliyor ki: «Bayram ve benzeri günlerde tef ve benzeri şeyleri çalmakta dinen bir sakınca yoktur.»



  2. 15.Ocak.2008, 05:32
    1
    Site Doktoru



    İslâm Dini, Peygamber Efendimizin (A.S.) Sünnetine uygun eğlenmeyi ve çalgıyı haram kılmamıştır. Çünkü insanın bazen bu gibi şeylere de ihtiyacı vardır. Dinî musikî ruhun gıdasıdır. İlahîler bu cümledendir. Halk arasında «Musikî ruhun gıdasıdır» sözü meşru ölçüler içinde düşünülürse, bir bakıma doğrudur.

    Ancak hangi ölçülerdeki musikî, müzik ve çalgılar mubahtır? Bunun için konulan genel kaide nelerdir? İslâm'ın bu husustaki koymuş olduğu genel anlamda ölçüleri şöyle sıralayabiliriz.

    — Şehveti tahrik edici, ahlâk bozucu her türlü saz ve çalgı,

    — Kadın - erkek karışık bir şekilde toplanıp herhangi bir çalgı çalmak,

    — Kadınları sahneye çıkarıp şarkı - türkü söyletmek, şantözlük yaptırmak,

    —Toplum yapısında çalışma, ibâdet ve düşünme ruhunu öldüren, insanı havaî şeylere itip zamanı boşa harcamayı aşılayan her türlü eğlence ve çalgı haramdır.

    Bunun dışında mubah olan musiki ve çalgılar :

    — Kafayı dinlendiren musiki; ruha gıda veren dinî musiki,

    — Allah'ı, âhireti ve sorumluluğu hatırlatan veya vatan ve millet aşkını uyandıran, kahramanlık ruhunu aşılayan her türlü şarkı, türkü ve çalgı.

    — Ahlâkî kurallara bağlı kalınarak kadınların kendi aralarında eğlenip çalgı çalmaları, şarkı ve türkü söylemeleri,

    — Ayni ölçüler içinde erkeklerin kendi aralarında bu kabil eğlence tertiplemeleri -ibâdet ve çalışmayı engellemediği sürece- mubahtır.

    Bunun için fukaha genel anlamda şu hükmü koymuşlardır :

    Söylenen şarkı - türkü ve şiirler ahlâk bozucu, ilâhî sınırları aşıcı ve şehveti gayr-i meşru yola itici olmadığı takdirde mekruh değildir. İçki, kadın ve benzeri şeyleri över mahiyette ise, mekruhtur. (1)

    Düğünlerde Tef, Darbuka ve Benzeri Aletleri Çalmak:

    Düğün ve derneklerde bu kabil âletleri çalmaya cevaz verilmiştir. Nitekim. Peygamber (A.S.) Efendimiz zamanında bayram günleri kadınların biraraya gelip bu tür çalgı çalıp eğlendikleri sahih rivayetlerle sabit olmuştur. Hattâ bir bayram günü Hz. Âişe Validemizin evinde kadınlar toplanıp tef çalıp eğlenirlerken Resûlüllah (A.S.) Efendimiz içeri girmiş, onlara bir şey demeden çekilip bir köşede uzanarak uyumak istemişti. Tam bu sırada Ebûbekir Sıddık içeri giriyor ve çalgı seslerini işitince üzülüyor, onları azarlayarak «Peygamber Efendimizin huzurunda caz ve sazın yeri mi olur?» diye uyarıda bulunuyor. Bunun üzerine Efendimiz yüzünün üstündeki örtüyü kaldırarak, «Ya Ebabekir! Herkesin bir bayramı var, onda eğlenirler, vazgeç bunlar da kendi bayramlarında eğlensinler.» buyurarak bunun bir aşırılık olmadığını belirtiyor.

    Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret edip Medine'ye girerken coşkun bir tezahüratla karşılandı, bunların arasında neşide söyleyen kızlar ve kadınlar da. bulunuyordu. Efendimiz onların bu davranışını o gün için yadırgamadı. Sonraları, kadınların erkekler arasında neşide, (şarkı ve türkü) söylemelerini yasakladı.

    Aşırı şekilde çalıp oynamak ise mekruh kabul edilmiştir. İmam Ebû Yusuf bu görüştedir. (2)

    Hızanetü'l-Müftîn adlı eserde bu konuya temas edilerek deniliyor ki: «Bayram ve benzeri günlerde tef ve benzeri şeyleri çalmakta dinen bir sakınca yoktur.»


  3. 29.Ocak.2009, 19:09
    2
    EL-KAİDE
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ocak.2009
    Üye No: 46348
    Mesaj Sayısı: 70
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: islam dininde calgı ve müzik aletleri




    İslam Dininde Muzik Haramdır ! Eğlence, Eğlenmekde Haramdır !


  4. 29.Ocak.2009, 19:09
    2



    İslam Dininde Muzik Haramdır ! Eğlence, Eğlenmekde Haramdır !

  5. 29.Ocak.2009, 19:29
    3
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 495
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 32

    --->: islam dininde calgı ve müzik aletleri

    (İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]

    (Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur.) [Deylemi]

    (Rahmet melekleri, ceres,
    [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]

    (Rahmet melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

    (Ceres, şeytanın mizmarıdır
    .) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]

    (Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır.) [Taberani]

    (Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde
    tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]

    (Bir zaman gelecek, zina, içki ve mizmarı
    [çalgıyı] helal sayanlar çıkacaktır.) [Buhari]

    (Musiki, kalbde nifak hasıl eder.) [Beyheki]

    (Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür.)
    [Deylemi]

    (Rabbim içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkıcı kadınları haram kıldı.) [İ. Ahmed]

    (İçkilere başka isim verilerek içilir. Çalgılarla eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yere batırır, domuz ve maymun haline getirir.)
    [İbni Mace]

    (Şunlar zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Lanetleşmeler, içkiler, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.)
    [Deylemi, Hâkim]

    (Mizmarları, putları yok etmek için gönderildim.)
    [İ. Ahmed, Ebu Nuaym, İ. Neccar]

    (İblise, Mizmarlar
    [çalgılar] müezzinin, yazıların dövme, Resulün [elçin] kâhinler, ve falcılardır denildi.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir, Taberani]

    (İki ses melundur: Nimete kavuşunca çalgı, musibete maruz kalınca feryat.)
    [Bezzar]

    (Nimete kavuşunca mizmar [çalgı çalmak] gazabı ilahiye sebep olur.) [Deylemi]

    (Şarkılar, içkiler yayılınca, yere batmalar görülür.)
    [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace]

    (Kur'an mizmarlardan okunmadan önce salih amel işlemekte acele edin.) [Taberani]

    (Kur'an mizmarlardan okunduğu zaman ölebilirsen öl.)
    [Taberani]

    (Kur'anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara Allah lanet eder.) [Müsamere]

    (Belaya maruz bırakan 15 kötü âdetten biri çalgıların yayılmasıdır.)
    [Tirmizi]

    (Gözün zinası
    [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

    Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.
    (Begavi)


  6. 29.Ocak.2009, 19:29
    3
    Ehl-i sünnet
    (İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]

    (Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur.) [Deylemi]

    (Rahmet melekleri, ceres,
    [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]

    (Rahmet melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]

    (Ceres, şeytanın mizmarıdır
    .) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]

    (Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır.) [Taberani]

    (Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde
    tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]

    (Bir zaman gelecek, zina, içki ve mizmarı
    [çalgıyı] helal sayanlar çıkacaktır.) [Buhari]

    (Musiki, kalbde nifak hasıl eder.) [Beyheki]

    (Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür.)
    [Deylemi]

    (Rabbim içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkıcı kadınları haram kıldı.) [İ. Ahmed]

    (İçkilere başka isim verilerek içilir. Çalgılarla eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yere batırır, domuz ve maymun haline getirir.)
    [İbni Mace]

    (Şunlar zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Lanetleşmeler, içkiler, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.)
    [Deylemi, Hâkim]

    (Mizmarları, putları yok etmek için gönderildim.)
    [İ. Ahmed, Ebu Nuaym, İ. Neccar]

    (İblise, Mizmarlar
    [çalgılar] müezzinin, yazıların dövme, Resulün [elçin] kâhinler, ve falcılardır denildi.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir, Taberani]

    (İki ses melundur: Nimete kavuşunca çalgı, musibete maruz kalınca feryat.)
    [Bezzar]

    (Nimete kavuşunca mizmar [çalgı çalmak] gazabı ilahiye sebep olur.) [Deylemi]

    (Şarkılar, içkiler yayılınca, yere batmalar görülür.)
    [Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace]

    (Kur'an mizmarlardan okunmadan önce salih amel işlemekte acele edin.) [Taberani]

    (Kur'an mizmarlardan okunduğu zaman ölebilirsen öl.)
    [Taberani]

    (Kur'anı mizmarlardan [çalgı aletlerinden] okuyanlara Allah lanet eder.) [Müsamere]

    (Belaya maruz bırakan 15 kötü âdetten biri çalgıların yayılmasıdır.)
    [Tirmizi]

    (Gözün zinası
    [harama] bakmak, kulağın zinası [haram şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]

    Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.
    (Begavi)

  7. 29.Ocak.2009, 19:31
    4
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 495
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 32

    --->: islam dininde calgı ve müzik aletleri

    Sual: Buhari ve Müslim'de bildiriliyor ki: Hazret-i Âişe anlatır:
    "Bayram günü iki cariye, kahramanlık şiirlerini def çalarak terennüm ediyordu. Resulullah yatağına yatıp yüzünü öbür tarafa çevirdi, sonra babam [Hazret-i Ebu Bekir] içeri girdi. (Bu ne hâl, Resulullahın huzurunda şeytanın düdüğü ve sesi ne arıyor?) diye beni azarlayınca, Resulullah (Bırak onları, her milletin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır) buyurdu. Babam başka şeyle meşgul olunca cariyelere işaret ettim, dışarı çıktılar.
    Bu olay, kadınların erkeklerle beraber oturmasının, çalgı çalmasının, şarkı söylemesinin ve seslerini erkeklere duyurmasının helal olduğunu gösteriyor mu?
    CEVAP
    Kesinlikle göstermez. Yukarıdaki ifadeleri İslam âlimleri nasıl açıklıyor, ona bakalım:
    1- Şiir okuyan veya şarkı söyleyenler, hür kadın değil cariyedir. Cariyelerin saçlarını, kollarını açmaları seslerini erkeklere duyurmaları günah değildir. Hatta efendisiyle nikaha lüzum görmeden ilişkiye girmeleri de caizdir. Çünkü cariyenin dindeki statüsü farklıdır. Cariyeyi örnek gösterip, hür kadınlara da bunların mubah olacağını söylemek Müslüman'ım diyen kimseye yakışmaz.

    2-
    Hazret-i Ebu Bekrin, def için şeytanın düdüğü demesi, çalgının mubah olmadığını gösterir. Bu ve benzeri hadis-i şeriften İslam âlimleri şu hükmü çıkarmışlardır:

    Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak, kahramanlık türküleri söylemek, okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir. Kadınların düğünlerde ve bayramlarda kendi aralarında def çalması caizdir. Bunun dışındakiler haramdır. (Hadika)

    Kahramanlık şarkılarının, mehter marşlarının, düğünlerde davul ve def çalmanın caiz olması, diğer şarkı ve türkülerin de caiz olmasını gerektirmez.

    3-
    Def ile şarkı türkü söylenir, ilahi söylenmez. Çünkü ilahi ibadettir. İbadete çalgı karıştırılmaz. Tasavvuf müziğinin dinde yeri yoktur. Resulullah efendimizin geldiği bir evde, küçük zenci kızları [cariyeler] def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [ilahi söylemek] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet)


  8. 29.Ocak.2009, 19:31
    4
    Ehl-i sünnet
    Sual: Buhari ve Müslim'de bildiriliyor ki: Hazret-i Âişe anlatır:
    "Bayram günü iki cariye, kahramanlık şiirlerini def çalarak terennüm ediyordu. Resulullah yatağına yatıp yüzünü öbür tarafa çevirdi, sonra babam [Hazret-i Ebu Bekir] içeri girdi. (Bu ne hâl, Resulullahın huzurunda şeytanın düdüğü ve sesi ne arıyor?) diye beni azarlayınca, Resulullah (Bırak onları, her milletin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır) buyurdu. Babam başka şeyle meşgul olunca cariyelere işaret ettim, dışarı çıktılar.
    Bu olay, kadınların erkeklerle beraber oturmasının, çalgı çalmasının, şarkı söylemesinin ve seslerini erkeklere duyurmasının helal olduğunu gösteriyor mu?
    CEVAP
    Kesinlikle göstermez. Yukarıdaki ifadeleri İslam âlimleri nasıl açıklıyor, ona bakalım:
    1- Şiir okuyan veya şarkı söyleyenler, hür kadın değil cariyedir. Cariyelerin saçlarını, kollarını açmaları seslerini erkeklere duyurmaları günah değildir. Hatta efendisiyle nikaha lüzum görmeden ilişkiye girmeleri de caizdir. Çünkü cariyenin dindeki statüsü farklıdır. Cariyeyi örnek gösterip, hür kadınlara da bunların mubah olacağını söylemek Müslüman'ım diyen kimseye yakışmaz.

    2-
    Hazret-i Ebu Bekrin, def için şeytanın düdüğü demesi, çalgının mubah olmadığını gösterir. Bu ve benzeri hadis-i şeriften İslam âlimleri şu hükmü çıkarmışlardır:

    Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak, kahramanlık türküleri söylemek, okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir. Kadınların düğünlerde ve bayramlarda kendi aralarında def çalması caizdir. Bunun dışındakiler haramdır. (Hadika)

    Kahramanlık şarkılarının, mehter marşlarının, düğünlerde davul ve def çalmanın caiz olması, diğer şarkı ve türkülerin de caiz olmasını gerektirmez.

    3-
    Def ile şarkı türkü söylenir, ilahi söylenmez. Çünkü ilahi ibadettir. İbadete çalgı karıştırılmaz. Tasavvuf müziğinin dinde yeri yoktur. Resulullah efendimizin geldiği bir evde, küçük zenci kızları [cariyeler] def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [ilahi söylemek] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet)

  9. 29.Ocak.2009, 19:32
    5
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 495
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 32

    --->: islam dininde calgı ve müzik aletleri

    Sual: İbni Mace'nin bildirdiğine göre, Resulullah, Rübeyyi binti Muavviz'in düğününde, def çalarak Bedir savaşıyla ilgili kahramanlık türküleri söyleyen iki küçük kızı dinlemiştir. Bu esnada şarkı söyleyenlerden birisi; Aranızda, yarın ne olacağını bilen bir Peygamber var demesi üzerine, Resulullah Efendimiz, (Bırak o sözü, önceki söylediklerine devam et, gaybı ancak Allah bilir) buyurmuştur. Bu da her çeşit çalgının helal olduğunu göstermiyor mu?
    CEVAP
    Asla göstermez. Kahramanlık türkülerini söyleyenler cariyelerdir. Cariyelerin hükmü ise yukarıda bildirildi. İslam âlimleri buradan iki hüküm çıkarmışlardır:

    1-
    Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak, kahramanlık türküleri söylemek, okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir. Kadınların düğünlerde ve bayramlarda def çalması caizdir. (Hadika)

    2-
    Beni övmeyi bırak, önceki sözlerine devam et buyurması haram işleyerek ibadet yapılamayacağını göstermektedir. İslam âlimleri İlahileri çalgı aletleriyle söylemenin küfür olduğunu bu hadis-i şeriften çıkarmışlardır.


  10. 29.Ocak.2009, 19:32
    5
    Ehl-i sünnet
    Sual: İbni Mace'nin bildirdiğine göre, Resulullah, Rübeyyi binti Muavviz'in düğününde, def çalarak Bedir savaşıyla ilgili kahramanlık türküleri söyleyen iki küçük kızı dinlemiştir. Bu esnada şarkı söyleyenlerden birisi; Aranızda, yarın ne olacağını bilen bir Peygamber var demesi üzerine, Resulullah Efendimiz, (Bırak o sözü, önceki söylediklerine devam et, gaybı ancak Allah bilir) buyurmuştur. Bu da her çeşit çalgının helal olduğunu göstermiyor mu?
    CEVAP
    Asla göstermez. Kahramanlık türkülerini söyleyenler cariyelerdir. Cariyelerin hükmü ise yukarıda bildirildi. İslam âlimleri buradan iki hüküm çıkarmışlardır:

    1-
    Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak, kahramanlık türküleri söylemek, okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir. Kadınların düğünlerde ve bayramlarda def çalması caizdir. (Hadika)

    2-
    Beni övmeyi bırak, önceki sözlerine devam et buyurması haram işleyerek ibadet yapılamayacağını göstermektedir. İslam âlimleri İlahileri çalgı aletleriyle söylemenin küfür olduğunu bu hadis-i şeriften çıkarmışlardır.

  11. 29.Ocak.2009, 19:34
    6
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 495
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 32

    --->: islam dininde calgı ve müzik aletleri

    Sual: Bir evden kulağına gelen def sesleri üzerine Resulullah, evde ne olduğunu sorar. Düğün cevabını alınca, (Bu nikâhtır, sifah [zina] değildir der. İbni Mace bildiriyor ki: Hazret-i Âişe, Medineli bir yakınını evlendiriyor. Düğün yerine gelen Peygamber Efendimiz, (Kızı gelin ettiniz mi?) diye sorar. Evet derler. Peygamber Efendimiz, (Kızla birlikte türkü söyleyecek birini de gönderdiniz mi?) buyurur.Hazret-i Âişe, hayır deyince, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
    (Ensar arasında böyle günlerde eğlence geleneği vardır. Keşke kızla birlikte şarkı söyleyecek birisini gönderseydiniz de onlar şöyle söyleyiverseydi: Size geldik, size geldik. Bize şenlik, size şenlik)
    Muâz İbni Cebel anlatır: Ensârdan birinin düğününde bulunuyorduk. Hazret-i Peygamber, nikâhı kıydıktan sonra, (Allah iyi geçim, hayırlar ve uğurlar nasip etsin, rızkınıza bolluk bereket versin, sizi mübarek kılsın) diyeduâ eder. Âdet veçhile damadın başı üzerinde def çalınmasını söyler. Def çalınır.
    Nesai bildiriyor ki: Amir b. Sa'd anlatıyor: Bir düğünde, Bedir ashabından olan Kurayza b. Ka'b ve Ebûl-Mesûd-ül-Ensârî'nin yanına vardım. O esnada genç kızlar [cariyeler] türkü söylüyorlardı. Ben, Siz Resulullahın ashabından ve Bedir savaşına katılanlardansınız. Sizin yanınızda kızlar türkü söylüyorlar; siz ise ses çıkarmıyorsunuz dedim. Onlardan biri dedi ki: İstersen otur, bizimle beraber dinle; istersen git! Düğünde eğlenmemize izin verildi! [Dikkat edilirse burada çalgı çalınmıyor, ikincisi, düğün için sevinç gösterisinde bulunuluyor, üçüncüsü de bunları söyleyenler cariyelerdir, hür kızlar değildir. Buradan kızlara şarkı söyletmenin caiz olduğunu çıkarmak, Resulullahın arkadaşlarının karı kız oynattıklarını çıkarmak olur ki çok çirkin bir art niyettir.]
    Nâfi anlatıyor: Abdullah ibni Ömer, bir çalgı sesi işitince kulaklarını parmaklarıyla tıkayarak yoldan uzaklaştı. Bana Ey Nâfi, kulağına hâlâ ses geliyor mu? diye sordu. Hayır dedim. Bunun üzerine parmaklarını kulaklarından çıkarıp,Bir defasında Hazret-i Peygamber ile beraberdim. Böyle bir ses işitti ve aynen benim davrandığım şekilde davrandı.
    Eğer çalgı haram olsa idi. Nafi'ye sen de kulağını kapa derdi. Bu olaylar, her çeşit çalgının helal olduğunu göstermiyor mu?
    CEVAP
    Olay eksik anlatılmış. Doğrusu şöyledir:
    Tabiinin büyüklerinden Nafi anlatır: Abdullah ibni Ömer ile beraber gidiyorduk. Ney sesi işittik. Abdullah, kulaklarını parmakları ile kapadı. Oradan hızla uzaklaştık. Ney sesi daha işitiliyor mu, dedi. Hayır işitilmiyor dedim. Parmaklarını kulaklarından ayırdı. Resulullah da böyle yapmıştı dedi. Nafi, sonra dedi ki, ben o zaman çocuk idim. Bundan anlaşılıyor ki, Nafi'ye kulaklarını kapamasını emretmemesi, çocuk olduğu için idi. Çünkü çocuk isteyerek dinlese de ona günah olmaz. Yoksa, Abdullah takvası sebebi ile kulaklarını kapattı demek doğru değildir. Nafi, böyle yanlış anlaşılmaması için, çocuk olduğunu bildirdi. (Eşiat-ül-lemeat)

    Müziği helal göstermek için, hadis-i şerifleri ve olayları değiştirenler için, yukarıda delil gösterdikleri olayda Peygamber efendimizin mübarek kulaklarını kapatması kendi aleyhlerine delildir. Madem Peygamber efendimiz güya çalgıya müsaade ve teşvik etti, niye mübarek kulaklarını kapatıyor? Kapatmasına lüzum yoktu ki. Buradan İslam âlimlerinin çıkardığı hüküm, müziği istemeyerek duymanın haram olmadığıdır. Özel dinlemek ayrı, gayri ihtiyari duymak ayrı. Abdullah bin Ömer hazretlerinin de yaptığı gibi yapmak dinin emridir.


  12. 29.Ocak.2009, 19:34
    6
    Ehl-i sünnet
    Sual: Bir evden kulağına gelen def sesleri üzerine Resulullah, evde ne olduğunu sorar. Düğün cevabını alınca, (Bu nikâhtır, sifah [zina] değildir der. İbni Mace bildiriyor ki: Hazret-i Âişe, Medineli bir yakınını evlendiriyor. Düğün yerine gelen Peygamber Efendimiz, (Kızı gelin ettiniz mi?) diye sorar. Evet derler. Peygamber Efendimiz, (Kızla birlikte türkü söyleyecek birini de gönderdiniz mi?) buyurur.Hazret-i Âişe, hayır deyince, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
    (Ensar arasında böyle günlerde eğlence geleneği vardır. Keşke kızla birlikte şarkı söyleyecek birisini gönderseydiniz de onlar şöyle söyleyiverseydi: Size geldik, size geldik. Bize şenlik, size şenlik)
    Muâz İbni Cebel anlatır: Ensârdan birinin düğününde bulunuyorduk. Hazret-i Peygamber, nikâhı kıydıktan sonra, (Allah iyi geçim, hayırlar ve uğurlar nasip etsin, rızkınıza bolluk bereket versin, sizi mübarek kılsın) diyeduâ eder. Âdet veçhile damadın başı üzerinde def çalınmasını söyler. Def çalınır.
    Nesai bildiriyor ki: Amir b. Sa'd anlatıyor: Bir düğünde, Bedir ashabından olan Kurayza b. Ka'b ve Ebûl-Mesûd-ül-Ensârî'nin yanına vardım. O esnada genç kızlar [cariyeler] türkü söylüyorlardı. Ben, Siz Resulullahın ashabından ve Bedir savaşına katılanlardansınız. Sizin yanınızda kızlar türkü söylüyorlar; siz ise ses çıkarmıyorsunuz dedim. Onlardan biri dedi ki: İstersen otur, bizimle beraber dinle; istersen git! Düğünde eğlenmemize izin verildi! [Dikkat edilirse burada çalgı çalınmıyor, ikincisi, düğün için sevinç gösterisinde bulunuluyor, üçüncüsü de bunları söyleyenler cariyelerdir, hür kızlar değildir. Buradan kızlara şarkı söyletmenin caiz olduğunu çıkarmak, Resulullahın arkadaşlarının karı kız oynattıklarını çıkarmak olur ki çok çirkin bir art niyettir.]
    Nâfi anlatıyor: Abdullah ibni Ömer, bir çalgı sesi işitince kulaklarını parmaklarıyla tıkayarak yoldan uzaklaştı. Bana Ey Nâfi, kulağına hâlâ ses geliyor mu? diye sordu. Hayır dedim. Bunun üzerine parmaklarını kulaklarından çıkarıp,Bir defasında Hazret-i Peygamber ile beraberdim. Böyle bir ses işitti ve aynen benim davrandığım şekilde davrandı.
    Eğer çalgı haram olsa idi. Nafi'ye sen de kulağını kapa derdi. Bu olaylar, her çeşit çalgının helal olduğunu göstermiyor mu?
    CEVAP
    Olay eksik anlatılmış. Doğrusu şöyledir:
    Tabiinin büyüklerinden Nafi anlatır: Abdullah ibni Ömer ile beraber gidiyorduk. Ney sesi işittik. Abdullah, kulaklarını parmakları ile kapadı. Oradan hızla uzaklaştık. Ney sesi daha işitiliyor mu, dedi. Hayır işitilmiyor dedim. Parmaklarını kulaklarından ayırdı. Resulullah da böyle yapmıştı dedi. Nafi, sonra dedi ki, ben o zaman çocuk idim. Bundan anlaşılıyor ki, Nafi'ye kulaklarını kapamasını emretmemesi, çocuk olduğu için idi. Çünkü çocuk isteyerek dinlese de ona günah olmaz. Yoksa, Abdullah takvası sebebi ile kulaklarını kapattı demek doğru değildir. Nafi, böyle yanlış anlaşılmaması için, çocuk olduğunu bildirdi. (Eşiat-ül-lemeat)

    Müziği helal göstermek için, hadis-i şerifleri ve olayları değiştirenler için, yukarıda delil gösterdikleri olayda Peygamber efendimizin mübarek kulaklarını kapatması kendi aleyhlerine delildir. Madem Peygamber efendimiz güya çalgıya müsaade ve teşvik etti, niye mübarek kulaklarını kapatıyor? Kapatmasına lüzum yoktu ki. Buradan İslam âlimlerinin çıkardığı hüküm, müziği istemeyerek duymanın haram olmadığıdır. Özel dinlemek ayrı, gayri ihtiyari duymak ayrı. Abdullah bin Ömer hazretlerinin de yaptığı gibi yapmak dinin emridir.

  13. 06.Nisan.2013, 01:02
    7
    SİYAH SANCAK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Şubat.2010
    Üye No: 73478
    Mesaj Sayısı: 241
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: kocaeli

    Cevap: islam dininde calgı ve müzik aletleri




  14. 06.Nisan.2013, 01:02
    7
    Devamlı Üye





+ Yorum Gönder