Sabır İmtihanı 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    LeoparGS Devamlı Üye
    LeoparGS
    Devamlı Üye
    LeoparGS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 26
    Mesaj Sayısı: 1,380
    Tecrübe Puanı: 20
    Yer: İstanbul

    Sabır İmtihanı


    Sabır İmtihanı


    Hayat bir fırsat ve ganimettir. Harcandığında bir daha ele geçmez. Boşa gitmemesi, pişmanlıkla bitmemesi için sabır gerekir. Kurtulmanın tek çaresi sabretmektir.

    Kişi, ilk olarak gayeye ermek ve ibadet edebilmek için tahammül göstermelidir. İbadet nefs için büyük bir zahmet ve ağırlıktır. Kişi, nefsinin karşı çıkışına ve ibadet lezzetine varamamış olanların hallerine uymayıp, kötü emsali örnek almayıp sabretmesi lazım gelir. Zira sabır kulluğun birinci basamağıdır.


    İkinci olarak, fedakârlık isteyen taat ve ibadete riya ve gösterişin katılmamaya da sabretmek gerekir. Riya gibi, gösteriş gibi, ihlâssızlık gibi ibadeti bâtıl eden hallerden kurtulmak için yine sabır gereklidir.

    Üçüncü olarak, sıkıntı, güçlük ve musibetlerle dolu dünya hayatına sabır lazımdır. Dünyanın kendisi beladır. Allah için olmayan bir dünya hayatı musibettir. Seni Allah’a götürmeyen dünya, nimet değil musibettir.

    İnsan hayatı boyunca türlü meşakkatlere katlanır. Afetler, hırsızlıklar, uğradığı hakaret ve haksızlıklar... Çocukların, akrabaların ölümü, işlerin bozulması, iflâslar vs, vs... Türlü türlü musibetler yani. Fakat bütün bunlar üzücü olmakla beraber, Allah yolunda perde değildir. Kulluk için bir imtihandır ve bunlara sabretmek lazım gelir.

    Allah Tealâ’nın sevgili kulları, en çok da peygamberleri sıkıntı çekmiştir. Daha sonra veliler, daha sonra da alimler bundan nasibini almıştır. Sıkıntı çekmek ahiret için olunca müminin sermayesidir, olgunluğuna sebeptir. Dünyanın kadr ü kıymete değmediğini anlamaya vesiledir.

    Rabb-i Zülcelâl bir ayet-i kerimede buyuruyor: “And olsun ki, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihana çekileceksiniz.” (Âl-i İmran, 186). İmtihanının içine çeşit çeşit belalar, musibetler, dünya hayatının gidişatı... Kısaca acı tatlı bütün haller girer. Bütün bunlar ibadetten geri kalmak için değil, aksine yüzü Allah’a çevirmek için, onunla irtibatlı olmak birer vesiledir.

    Sen yüzünü Allah’a çevirir, kulluk etmek istersin. Ama arkadaşların seni kötü alışkanlıklara, nefsin lezzetlerine çevirmeye çalışır. Dünya sana musallat olur. Bir bakarsın işlerin yolunda, dünyanın zevki sefası seni çağırır. Bir bakarsın hayat taş taşımaktan ağır hale gelmiş, içinden çıkılmaz işler olmuş... Ne olursa olsun, dünyanın da, hayatın da, bizim de sahibimiz Allah. Öyleyse dünyanın zevkine de ezasına da sabredip, kulluk etmeye devam edeceğiz.

    Kıyamette yaptıklarımız ortaya çıkar. Gençken ölen bir kimse, yaptığı hatalara karşılık: “Henüz çok gençtim, hayatın tadına varamamıştım..” der. Ama kendisine denilir ki: “Yusuf Aleyhisselam kadar genç ve güzel mi idin, insanların nefsî ve şehevî duygularına onun kadar muhatap mı oldun?” Öyle değil tabii ki...

    Bazıları da: “Öyle fakirdim ki, geçim sıkıntısından ibadet edemedim. Eğer rızkım bol olsaydı, daha iyi kulluk ederdim.” der. Ona da denilir ki: “İsa Aleyhisselam kadar fakir miydin? O bir gün barınmak için mağaraya girdi, oradaki ceylan dile gelerek: ‘Ey Allah’ın Nebisi, Allah bu mağarayı bana mesken kıldı. Sizin mekânınız evlerinizdir.’ deyince oradan da ayrıldı. Taşı yastık yaptı, toprağı yatak, semayı yorgan yaptı, yattı. Lanetli şeytan gelip ‘Ya İsa sende mi dünyaya meylettin, yastık olarak taşı kullanıyorsun!’ deyince, o taşı da kaldırıp şeytana fırlattı ve bir daha yastık da kullanmadı. Dünyadan ayrıldığında ondan geriye kalan bir iğne ve bir ibrik idi. Sen bu kadar fakir miydin?”

    Zenginler huzura getirilir ve onlar da der ki: “Yarabbi sen bize o kadar çok dünya malı verdin ki, biz bunlarla uğraşmaktan ibadet ve taate zaman bulamadık.” Onlara da şöyle denir: “Siz Süleyman Aleyhisselam kadar zengin miydiniz? Ne kadar zengin olursa olsun, sabah namazını kıldıktan sonra düşkünlerin yanına gider, onlarla otururdu. Dünya malı ne kadar arttıysa da o bununla meşgul olmadı.”

    Mal-mülk, zenginlik-fakirlik, güzellik-gençlik insanı eğriltmez. Eğrilik kişinin içindedir. Bu yüzden insan bir an önce içini doğrultmaya çalışmalıdır. Bunun için de Mevlâna Hazretleri’nin söylediği gibi: Güzel ve kalıcı bir dövmeyle süslenmek isteyen kişinin, dövmecinin iğnesine sabretmesi gerekir. Kalplerimize nurun, güzelliğin nakşedilmesi de sabırladır.


    Mehmet Ildırar

    SEMERKAND

    İlgili Yazılar

  2. 2
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul
    rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 3,176
    Tecrübe Puanı: 45
    Yer: Almanya

    Sabır İmtihanı


    Hayat bir fırsat ve ganimettir. Harcandığında bir daha ele geçmez. Boşa gitmemesi, pişmanlıkla bitmemesi için sabır gerekir. Kurtulmanın tek çaresi sabretmektir.

    Kişi, ilk olarak gayeye ermek ve ibadet edebilmek için tahammül göstermelidir. İbadet nefs için büyük bir zahmet ve ağırlıktır. Kişi, nefsinin karşı çıkışına ve ibadet lezzetine varamamış olanların hallerine uymayıp, kötü emsali örnek almayıp sabretmesi lazım gelir. Zira sabır kulluğun birinci basamağıdır.


    İkinci olarak, fedakârlık isteyen taat ve ibadete riya ve gösterişin katılmamaya da sabretmek gerekir. Riya gibi, gösteriş gibi, ihlâssızlık gibi ibadeti bâtıl eden hallerden kurtulmak için yine sabır gereklidir.

    Üçüncü olarak, sıkıntı, güçlük ve musibetlerle dolu dünya hayatına sabır lazımdır. Dünyanın kendisi beladır. Allah için olmayan bir dünya hayatı musibettir. Seni Allah’a götürmeyen dünya, nimet değil musibettir.

    İnsan hayatı boyunca türlü meşakkatlere katlanır. Afetler, hırsızlıklar, uğradığı hakaret ve haksızlıklar... Çocukların, akrabaların ölümü, işlerin bozulması, iflâslar vs, vs... Türlü türlü musibetler yani. Fakat bütün bunlar üzücü olmakla beraber, Allah yolunda perde değildir. Kulluk için bir imtihandır ve bunlara sabretmek lazım gelir.

    Allah Tealâ’nın sevgili kulları, en çok da peygamberleri sıkıntı çekmiştir. Daha sonra veliler, daha sonra da alimler bundan nasibini almıştır. Sıkıntı çekmek ahiret için olunca müminin sermayesidir, olgunluğuna sebeptir. Dünyanın kadr ü kıymete değmediğini anlamaya vesiledir.

    Rabb-i Zülcelâl bir ayet-i kerimede buyuruyor: “And olsun ki, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihana çekileceksiniz.” (Âl-i İmran, 186). İmtihanının içine çeşit çeşit belalar, musibetler, dünya hayatının gidişatı... Kısaca acı tatlı bütün haller girer. Bütün bunlar ibadetten geri kalmak için değil, aksine yüzü Allah’a çevirmek için, onunla irtibatlı olmak birer vesiledir.

    Sen yüzünü Allah’a çevirir, kulluk etmek istersin. Ama arkadaşların seni kötü alışkanlıklara, nefsin lezzetlerine çevirmeye çalışır. Dünya sana musallat olur. Bir bakarsın işlerin yolunda, dünyanın zevki sefası seni çağırır. Bir bakarsın hayat taş taşımaktan ağır hale gelmiş, içinden çıkılmaz işler olmuş... Ne olursa olsun, dünyanın da, hayatın da, bizim de sahibimiz Allah. Öyleyse dünyanın zevkine de ezasına da sabredip, kulluk etmeye devam edeceğiz.

    Kıyamette yaptıklarımız ortaya çıkar. Gençken ölen bir kimse, yaptığı hatalara karşılık: “Henüz çok gençtim, hayatın tadına varamamıştım..” der. Ama kendisine denilir ki: “Yusuf Aleyhisselam kadar genç ve güzel mi idin, insanların nefsî ve şehevî duygularına onun kadar muhatap mı oldun?” Öyle değil tabii ki...

    Bazıları da: “Öyle fakirdim ki, geçim sıkıntısından ibadet edemedim. Eğer rızkım bol olsaydı, daha iyi kulluk ederdim.” der. Ona da denilir ki: “İsa Aleyhisselam kadar fakir miydin? O bir gün barınmak için mağaraya girdi, oradaki ceylan dile gelerek: ‘Ey Allah’ın Nebisi, Allah bu mağarayı bana mesken kıldı. Sizin mekânınız evlerinizdir.’ deyince oradan da ayrıldı. Taşı yastık yaptı, toprağı yatak, semayı yorgan yaptı, yattı. Lanetli şeytan gelip ‘Ya İsa sende mi dünyaya meylettin, yastık olarak taşı kullanıyorsun!’ deyince, o taşı da kaldırıp şeytana fırlattı ve bir daha yastık da kullanmadı. Dünyadan ayrıldığında ondan geriye kalan bir iğne ve bir ibrik idi. Sen bu kadar fakir miydin?”

    Zenginler huzura getirilir ve onlar da der ki: “Yarabbi sen bize o kadar çok dünya malı verdin ki, biz bunlarla uğraşmaktan ibadet ve taate zaman bulamadık.” Onlara da şöyle denir: “Siz Süleyman Aleyhisselam kadar zengin miydiniz? Ne kadar zengin olursa olsun, sabah namazını kıldıktan sonra düşkünlerin yanına gider, onlarla otururdu. Dünya malı ne kadar arttıysa da o bununla meşgul olmadı.”

    Mal-mülk, zenginlik-fakirlik, güzellik-gençlik insanı eğriltmez. Eğrilik kişinin içindedir. Bu yüzden insan bir an önce içini doğrultmaya çalışmalıdır. Bunun için de Mevlâna Hazretleri’nin söylediği gibi: Güzel ve kalıcı bir dövmeyle süslenmek isteyen kişinin, dövmecinin iğnesine sabretmesi gerekir. Kalplerimize nurun, güzelliğin nakşedilmesi de sabırladır.


    Mehmet Ildırar





    ne demisler Sabır acıdır,meyvesi tatlıdır...




  3. 3
    Efdal Kıdemli Üye
    Efdal
    Kıdemli Üye
    Efdal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 773
    Tecrübe Puanı: 12

    --->: Sabır İmtihanı


    Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir paylaşım olmuş.Emeğine saglık.:gul:


  4. Reklam

  5. 4
    şehadet Devamlı Üye
    şehadet
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 1431
    Mesaj Sayısı: 34
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 33

    --->: Sabır İmtihanı


    çok doğru söylemişler Allah razı olsun


  6. 5
    kardelen Devamlı Üye
    kardelen
    Devamlı Üye
    kardelen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 228
    Mesaj Sayısı: 56
    Tecrübe Puanı: 2

    Sabırla goruk helva olurmuş.inşaallah sabredenlerden oluruz.


  7. 6
    suara Devamlı Üye
    suara
    Devamlı Üye
    suara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 770
    Mesaj Sayısı: 689
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 44

    SABIR ISMI SABIR OTU DENILEN BIT OT VARMIS ;BU OT COK ACIYMIS YENMESI COK ZORMUS ILAC SANAYIDE DE ILAC YAPIMINDA KULLANILIRMIS;ICMESI ZOR AMA SIFASI BUYUKMUS.SABIR DA KATLANMASI ZOR AMA MUKAFATI BUYUK DEGIL MI?

    RABBIM HAKKIYLA SABR EDENLARDEN EYLESIN.........


  8. 7
    nursema Devamlı Üye
    nursema
    Devamlı Üye
    nursema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 2198
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 39

    İnsan hayatı boyunca türlü meşakkatlere katlanır. Afetler, hırsızlıklar, uğradığı hakaret ve haksızlıklar... Çocukların, akrabaların ölümü, işlerin bozulması, iflâslar vs, vs... Türlü türlü musibetler yani. Fakat bütün bunlar üzücü olmakla beraber, Allah yolunda perde değildir. Kulluk için bir imtihandır ve bunlara sabretmek lazım gelir.
    evet abla biliyorum bir imtihan ama sabredemiyorum galiba...(dualarına ihtiyacım var)


  9. 8
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul
    rana - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 3,176
    Tecrübe Puanı: 45
    Yer: Almanya

    nursema Nickli Üyeden Alıntı
    evet abla biliyorum bir imtihan ama sabredemiyorum galiba...(dualarına ihtiyacım var)
    duamdasin ablam insAllah, sen sabret ne kadar zor da olsa sabretmek acidir ama Meyvesi tatli Rabbim karsiligini verecekdir elbet:gul:


  10. 9
    ßaran T.T.O.R.H.S.S.
    ßaran
    T.T.O.R.H.S.S.
    ßaran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 11279
    Mesaj Sayısı: 1,525
    Tecrübe Puanı: 23

    İslam da sabrın önemi çok büyüktür.
    Sabır peygamberlerin, sıddıkların ahlakıdır.

    Nice üzüldüğümüz seyler olur ki, nihayetin de bizim için çok hayırlı sonuçlar vermiştir.
    ve nice sevindiğimiz durumlar olur ki sonunda bizim için şer olur, kötü nihayet bulur.
    Bunun için Rabb teala''Allah bilir siz bilemezsiniz''buyurur.

    Sadık bir mümin başına gelen musibetlere nefsini öne alarak isyan edip, şikayet edip Rabbine nankörlük etmeyi değil,
    sabırla işin sonucunu bekleyip Rabbine tevekkül etmek yönünde gayret gösterir.

    Hazreti ALLAH Kelam-ı Mecid'in de müminlerin sabırlı olması yönünde emirler, nasihatlar buyurur.

    ''ANd olsun ki sizi biraz korku, biraz
    lık, ve birazda mallardan yana eksiltme ile imtihan edeceğiz.
    Sabredenlere yardımımı müjdele

    {bakara}

    Ey İman edenler! başınıza gelen felaketlere karşı sabır ile namazla ALLAH'tan yardım isteyin .
    Muhakak ki, ALLAH'ın yardımı sabredenlerle beraberdir.

    (Bakara)

    __________________


    Esselamu Aleykum...



  11. 10
    nimet Devamlı Üye
    nimet
    Devamlı Üye
    nimet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 25816
    Mesaj Sayısı: 55
    Tecrübe Puanı: 2
    Yer: izmir

    sabır ağır bir imtihan gerçekten.özellikle musibetlere karşı gösterilen sabır ve ibadetlerin devamı konusunda oldukça önemli...bu konuya değindiğiniz için teşekkürler


  12. 11
    feyza gül kış güneşi
    feyza gül
    kış güneşi
    feyza gül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 9637
    Mesaj Sayısı: 156
    Tecrübe Puanı: 3

    Kıyamette yaptıklarımız ortaya çıkar. Gençken ölen bir kimse, yaptığı hatalara karşılık: “Henüz çok gençtim, hayatın tadına varamamıştım..” der. Ama kendisine denilir ki: “Yusuf Aleyhisselam kadar genç ve güzel mi idin, insanların nefsî ve şehevî duygularına onun kadar muhatap mı oldun?” Öyle değil tabii ki...
    Rabbim sabredenlerden eylesin butun gunahlarımızı affetsin inş....


  13. 12
    hasene Kıdemli Üye
    hasene
    Kıdemli Üye
    hasene - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 16023
    Mesaj Sayısı: 195
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 33

    Allah razi olsun paylasimlar cok guzeldi


  14. 13
    melisa Devamlı Üye
    melisa
    Devamlı Üye
    melisa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 5924
    Mesaj Sayısı: 28
    Tecrübe Puanı: 2
    Yer: ist

    RABBİM razı olsun
    yolumuz cennet yolu olsun


  15. 14
    asmina Devamlı Üye
    asmina
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 29280
    Mesaj Sayısı: 13
    Tecrübe Puanı: 2
    Yer: İstanbul

    Emeğinize sağlık. Tamda sabra ihtiyaç duyduğum bir zamanda bunları okumak beni çok rahatlattı ve sabır konuusnda bir kez daha bilgilerimi tazeledim."Ne gelirse senden başım gözüm üstüne Rabbim" dedim. Allah hepinizden razı olsu.
    Selam ve dua ile


+ Yorum Gönder
Git 12 Son