Allah Taala Nerededir? Kuranda Ve Sunnette Allahın Nerde Olduğu hakkında 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
  1. 1
    Murad AZERI Devamlı Üye
    Murad AZERI
    Devamlı Üye
    Murad AZERI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 31.Ocak.2009
    Üye No: 46549
    Mesaj Sayısı: 93
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30
    Yer: AZERBAYCAN,BAKI

    Allah Taala Nerededir? Kuranda Ve Sunnette Allahın Nerde Olduğu hakkında


    Salam Aleykum Kardashlar Kuranda Ve Ya Sunnede Allah Taalanın Nerde Olması Haqda Bır Wey Varmıdır..? Allah Gokde Veya Yerde Demek,arhsı Ve Ya Katı Vardır Demek Sunneye Ve ıslama Gore Dogrumu....bıldıklerınızı Yazın Kardashlar....

    İlgili Yazılar

  2. 2
    ezdli cündep Devamlı Üye
    ezdli cündep
    Devamlı Üye
    ezdli cündep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Ekim.2008
    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 303
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Allah Taala Nerdedı ?


    [URL]https://www.mumsema.org/allaha-iman/76991-ehli-sunnet-itikatinda-allah-nerededir-sorusunun-cevabi.html[/URL]..Buyur kardeş burdan bakabilirsin vesselam


  3. 3
    Şema Moderatör
    Şema
    Moderatör
    Şema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 8,222
    Tecrübe Puanı: 92

    --->: Allah Taala Nerededir? Kuranda Ve Sunnette Allahın Nerde Olduğu hakkında


    Allah nerededir?
    “Nerede?” sorusu, mekân tutan varlıklar için sorulabilir. Bunlar da maddî varlıklardır. Mekân madde olduğu gibi onda yer tutanlar da maddedirler. Mekânı ve maddeyi yaratan ve bir ismi Nur olan Allah hakkında böyle bir şey düşünülemez.. Kaldı ki, mahluklar içinde bile, mekânla kayıtlı olmayanlar vardır. Bunun en yakın misali kendi ruhumuzdur.

    Organlarımızın yerleri, mekânları vardır. Bunun içindir ki, “Ciğer nerededir?” yahut, “Böbrek nerededir?” gibi sorular sorulabilir. Fakat, ruh ve onun latifeleri, duyguları hakkında bu tip sorular sorulamaz. Mesela, “Ruh nerededir, akıl nerede oturur, sevginin, korkunun, hafızanın mekânları nerelerdir?”şeklinde sorular soramıyoruz.

    İnsan, maddî olan ve mekânla bağlı bulunan bedenini ölçü almak yerine, mekândan bir derece bağımsız olan, ruhlar alemini, melekleri ve tabiatta icra edilen kanunları düşünse böyle bir soruya yer kalmayacaktır.


    Alaaddin Başar (Prof.Dr.)


  4. Reklam

  5. 4
    ezdli cündep Devamlı Üye
    ezdli cündep
    Devamlı Üye
    ezdli cündep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Ekim.2008
    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 303
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Allah Taala Nerededir? Kuranda Ve Sunnette Allahın Nerde Olduğu hakkında


    Imam Malik Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Allah semadadir. Ilmi ise her yerde’, derdi.” [Ebu Davud, Mesaili’l –Imam Ahmed, Sunne, Ibn-i Abdilber Temhid]

    Imam Safii Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Imam’i Malik, Sufyan ve daha onlardan baska Ehli Sunnet onderlerinden gordugum ve benim de uzerinde oldugum hak olan kavil sudur; Allah’dan baska ilah olmadigina ve Muhammed -sallallahu aleyhi vessellem-’in Allah’in Rasulu olduguna sehadet edip, ve Allah’u Azze ve Celle’nin de semasinda arsinin uzerinde oldugunu, istedigi gibi kullarina yaklasip ve istedigi gibi de dunya semasina indigini ikrar etmektir.” [Bu eseri Zehebi Uluv’da tahric etmistir.]

    Imam Ebu Hanife Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Her kim: ‘Rabbim gokte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kafir olmustur. Ayni sekilde: ‘O, arsinin uzerindedir. Fakat ars gokte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kafir olmustur.” [El-Fikhu’l Ebsat]

    Imam Ahmed ibnu Hanbel Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Ebu Abdullah’a (yani Ahmed ibnu Hanbel’e) denildi ki: ‘Allah’u Azze ve Celle, yarattiklarindan ayri olarak kudreti ve ilmi ile her yerde oldugu halde yedi kat semanin uzerindemidir?’ Ahmed ibnu Hanbel’de cevaben soyle dedi:‘Evet, Allah’u Azze ve Celle arsinin uzerindedir, hic bir seyde ilminden gizli degildir.” [Bu eseri Hallal es-Sunen’de rivayet etmistir.]

    Allah Azze ve Celle’nin gokte olduguna delalet eden ‘Hadisler’ Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem cariye’ye: “Allah nerede” diye sormus, o: Semadadir, diye cevap vermis. Bu sefer: “Ben kimim?” diye sormus, yine cariye: “Sen Allah’in Rasulusun,” deyince, Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem: “Sen bunu azad et, cunku o mu’min birisidir,” demistir.[Muslim, Ebu Davud, Nesai, Malik, Ebu Hanife ve baskalari rivayet etmislerdir.]


  6. 5
    Murad AZERI Devamlı Üye
    Murad AZERI
    Devamlı Üye
    Murad AZERI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 31.Ocak.2009
    Üye No: 46549
    Mesaj Sayısı: 93
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30
    Yer: AZERBAYCAN,BAKI

    Kardashlar Cevaplara Gore Teshekkur Ederım Mumkunse Hangı ımama Ve Ya Hangı Mezhebe Uydugunuzuda Yazın....


  7. 6
    ezdli cündep Devamlı Üye
    ezdli cündep
    Devamlı Üye
    ezdli cündep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Ekim.2008
    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 303
    Tecrübe Puanı: 5

    Alıntı
    Kardashlar Cevaplara Gore Teshekkur Ederım Mumkunse Hangı ımama Ve Ya Hangı Mezhebe Uydugunuzuda Yazın....
    .....Kardeşim yukarda hepsi yani dört imamda aynı şeyi demekte en alttaki hadistende anlışılacağı gibi ALLAH SEMADADIR KİM BİLMİYORUM DESE KAFİR OLUR vesselam..


  8. 7
    Ziyad Şafi Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 359
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    Alıntı
    Salam Aleykum Kardashlar Kuranda Ve Ya Sunnede Allah Taalanın Nerde Olması Haqda Bır Wey Varmıdır..? Allah Gokde Veya Yerde Demek,arhsı Ve Ya Katı Vardır Demek Sunneye Ve ıslama Gore Dogrumu....bıldıklerınızı Yazın Kardashlar
    kardeşim Allahu Tealaya zaman ve mekan isnad etmek ahmaklıkdır. Arabcadan türkçeye çeviri yapılırken sözlerin tam doğru şekilde bilinmesi kesin deyildir. Arabca çok boyutlu bir dildir ve güzeldir. Allahu Teala yarattığı yerdedir , yani gğydedir , semadadır falandır - filandır demek insanı yalnızca felakete sürükler. ve biz bunu araştırmakla emr olunmadık. bunu sen de biliyorsun. Allahın bize verdiyi nimet bellidir . Sen namazınla zekatınla orucunla ilgilen . sapma . Allah sana hidayet versin . ve bereketlendirsin. öndede sondada selam ve düa ile ...


  9. 8
    Murad AZERI Devamlı Üye
    Murad AZERI
    Devamlı Üye
    Murad AZERI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 31.Ocak.2009
    Üye No: 46549
    Mesaj Sayısı: 93
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30
    Yer: AZERBAYCAN,BAKI

    Ziyad Safi ALLAH razi olsun kardash...

    Allah razi olsun sizden muselman kardashlarim...


  10. 9
    Ziyad Şafi Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 359
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    Alıntı
    Salam Aleykum Kardashlar Kuranda Ve Ya Sunnede Allah Taalanın Nerde Olması Haqda Bır Wey Varmıdır..? Allah Gokde Veya Yerde Demek,arhsı Ve Ya Katı Vardır Demek Sunneye Ve ıslama Gore Dogrumu....bıldıklerınızı Yazın Kardashlar
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, zamanlı, mekânlı, cihetli değildir. Bir yerde, bir tarafta değildir. Zamanları, yerleri, yönleri O yaratmıştır. Cahiller, Onu Arş’ın üstünde veya yukarıda gökte sanır. Arşı da, yukarısını da, aşağısını da O yaratmıştır. Sonradan yaratılan bir şey, kadim [ezeli] olana yer olamaz. Allah, madde, cisim ve hâl değildir. Benzeri, ortağı, zıddı yoktur. Bildiğimiz, düşünebileceğimiz şeyler gibi değildir. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. Hatıra gelen her şey yanlıştır. O kâinatın ne içinde, ne de dışındadır. İçinde, dışında olmak, var olan iki şey arasında düşünülür. Halbuki kâinat, hayal mertebesinde yaratılmıştır. Hayal mertebesindeki âlemin devamlı var görünmesi, Allah’ın kudreti ile oluyor. (2/67)
    Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
    Allah, yukarıda, aşağıda, yanda değildir. Her varlık, Arş’ın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, Arş’ın üstündedir. Fakat bu, Arş Onu taşıyor demek değildir. Arş, Onun lütfu ve kudreti ile vardır. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi hep öyledir. Arş’ı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedi sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz.
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, mekândan münezzehtir. Ehl-i bâtıl, istiva, vech, yed gibi kelimeleri tevil etmedikleri için sapıtmışlardır. Allah’ın, Arşı istiva etmesi, Arşı hükmü altına alması demektir. (Hükümdar, Irak’ı kansız olarak istiva etti” demek, (Irak’ı kansız olarak ele geçirdi) demektir. Bu sapıklıklarına da (Selefin yolu) diyerek selef-i salihine, [Eshaba ve Tabiine] iftira ediyorlar. Yedullahtaki yed kelimesini el gibi düşünmemeli. Mesela, (Falanca şehir, filanca valinin elinde) denilince, o şehrin valinin elinin içinde değil, onun idaresi altında olduğu anlaşılır. İstiva, vech gibi kelimeler böyle tevil edilir. (İlcam-ül-avam)

    Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri de buyuruyor ki:
    Allahü teâlâ, zamanlı ve mekânlı olmadığı için, hazır ve nazırdır sözü mecazdır. Yani zamansız ve mekânsız [hiçbir yerde olmayarak] hazırdır [bulunur] ve nazırdır [görür] demektir. Allahü teâlânın bütün sıfatları zamansız ve mekânsız olduğu gibi, hazır ve nazır olması da, zaman ile ve mekân ile değildir. (S. Ebediyye)

    Allah her yerde denmez
    Sual: Allah mekândan münezzeh olduğuna göre, (O her yerdedir) demek caiz olur mu?
    CEVAP
    Her yerde demek, mekân tayin etmek olur. Bütün mekânları yani her yeri yaratan, Allahü teâlâdır. Yaratılan, yaratana mekân olamaz. Bunun için, her yerde değil, (Mekândan münezzehtir) demelidir. Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri buyuruyor ki:

    (Allah her yerde hazır ve nazırdır) denirse, bunu mecaz olarak anlamak gerekir. Yani zamansız ve mekânsız, hiçbir yerde olmayarak hazır ve nazır demektir. Böyle olmazsa, Allahü teâlâyı zamanlı ve mekânlı bilmek olur ki, bu da caiz olmaz.

    Onun için, Allah yer yerde denmez.

    Arşullah = Allah’ın Arşı
    Sual: Bir kitapta okudum. (Şunlar Allahü teâlânın Arşında gölgelenir) deniyor. Buradan başka Arşların da olacağı anlamı çıkar mı?
    CEVAP
    Çıkmaz. Mesela (Allahü teâlâ, Salih Müslümanları Cennetine koyar, kâfirleri de Cehennemine koyar) dense, başka Cennet ve Cehennem olduğu anlaşılmaz. Yerler gökler, yıldızlar hepsi Allah'ındır. Arş’a, Arşullah = Allah’ın Arşı denmesi Arş'ın değerinin yüceliğini göstermektedir. Kur'an-ı kerimde Mekke'nin Rabbi diye geçer. Allahü teâlânın âlemlerin, herkesin rabbi olduğu bildirildiği halde, Rabbike [Senin Rabbin] ifadesi vardır. Senin Rabbin demek, âlemlerin Rabbinden ayrı değildir. Senin Rabbin ile Mekke’nin Rabbi ifadesindeki Rab, farklı değildir. Farklı olmadığı halde niçin ayrı ifade kullanılmıştır? Allahü teâlâ mekândan münezzehtir. Kâbe, kıymetli, şerefli yer olduğu için Beytullah, yani Allah’ın evi denmiştir. Arş da çok kıymetli, şerefli olduğu için Arş’ın Rabbi denmiştir. Allahü teâlâ, Mekke-i mükerremeyi emniyetli kıldı. Orada kan dökülmez. Av hayvanları avlanmaz ve yaş bitkiler koparılmaz. Bunun için bu şerefli beldeden bahsederken, Mekke’nin Rabbi denmiştir.

    Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi “Allah mekândan münezzeh” buyuruyor.
    Alıntı
    Ziyad Safi ALLAH razi olsun kardash
    Allah bizi razı olacağı seviyeye getirsin (amin).
    Unutma , müslümanlar için Hüsni zan et. yani müslümanlar iyidir hakda iyi düşün ki , müslümanları Allah seçmişdir ve seviyor . öndede , sondada Selam ile...


  11. 10
    ezdli cündep Devamlı Üye
    ezdli cündep
    Devamlı Üye
    ezdli cündep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Ekim.2008
    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 303
    Tecrübe Puanı: 5

    Alıntı
    kardeşim Allahu Tealaya zaman ve mekan isnad etmek ahmaklıkdır
    .....
    Ebu Bekir radiyallahu anh Muslumanlara hitaben bir hutbe irad ederek soyle dedi: Ey insanlar! Eger ibadet ettiginiz ilah Muhammed idiyse, o oldu. Eger ibadet ettiginiz ilah semadaki ALLAH idiyse, O olmemistir...” [Bu eseri Ebu Said ed-Darimi er-Reddu ale’l Cehmiye nam kitabinda hasen bir senedle rivayet etmistir.]


    Şimdi merek ediyorum ahmak cümlesini ne ilmine göre söylüyorsun yoksa sendeki ilim ebubekir sıddıktan üstünmü

    Alıntı
    Arabcadan türkçeye çeviri yapılırken sözlerin tam doğru şekilde bilinmesi kesin deyildir.
    ...alimlerin çevirisine bakarsın ve öğrenirsin gerçi sen onuda inkar edersin ya.


    Alıntı
    yani gğydedir , semadadır falandır - filandır demek insanı yalnızca felakete sürükler.
    ....Her kim: ‘Rabbim gokte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kafir olmustur. Ayni sekilde: ‘O, arsinin uzerindedir. Fakat ars gokte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kafir olmustur.” [El-Fikhu’l Ebsat]

    Şöyle bir tefekkür etde sözünden kendine hüküm çıkar......alta şu hadisi tekrar aktarayım inş.

    Allah Azze ve Celle’nin gokte olduguna delalet eden ‘Hadisler’ Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem cariye’ye: “Allah nerede” diye sormus, o: Semadadır, diye cevap vermis. Bu sefer: “Ben kimim?” diye sormus, yine cariye: “Sen Allah’in Rasulusun,” deyince, Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem: “Sen bunu azad et, cunku o mu’min birisidir,” demistir.[Muslim, Ebu Davud, Nesai, Malik, Ebu Hanife ve baskalari rivayet etmislerdir.]


  12. 11
    Ziyad Şafi Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 359
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    Alıntı
    kardeşim Allahu Tealaya zaman ve mekan isnad etmek ahmaklıkdır/QUOTE]....Ebu Bekir radiyallahu anh Muslumanlara hitaben bir hutbe irad ederek soyle dedi: Ey insanlar! Eger ibadet ettiginiz ilah Muhammed idiyse, o oldu. Eger ibadet ettiginiz ilah semadaki ALLAH idiyse, O olmemistir...” [Bu eseri Ebu Said ed-Darimi er-Reddu ale’l Cehmiye nam kitabinda hasen bir senedle rivayet etmistir.]

    Şimdi merek ediyorum ahmak cümlesini ne ilmine göre söylüyorsun yoksa sendeki ilim ebubekir sıddıktan üstünmü

    Alıntı:Arabcadan türkçeye çeviri yapılırken sözlerin tam doğru şekilde bilinmesi kesin deyildir....alimlerin çevirisine bakarsın ve öğrenirsin gerçi sen onuda inkar edersin ya.

    Alıntı:yani gğydedir , semadadır falandır - filandır demek insanı yalnızca felakete sürükler. ....Her kim: ‘Rabbim gokte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kafir olmustur. Ayni sekilde: ‘O, arsinin uzerindedir. Fakat ars gokte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kafir olmustur.” [El-Fikhu’l Ebsat]

    Şöyle bir tefekkür etde sözünden kendine hüküm çıkar......alta şu hadisi tekrar aktarayım inş.

    Allah Azze ve Celle’nin gokte olduguna delalet eden ‘Hadisler’ Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem cariye’ye: “Allah nerede” diye sormus, o: Semadadır, diye cevap vermis. Bu sefer: “Ben kimim?” diye sormus, yine cariye: “Sen Allah’in Rasulusun,” deyince, Peygamber Sallallahu Aleyhi Ve Sellem: “Sen bunu azad et, cunku o mu’min birisidir,” demistir.[Muslim, Ebu Davud, Nesai, Malik, Ebu Hanife ve baskalari rivayet etmislerdir.]

    Ezeli ve ebedi var olan yalnız Allahü teâlâdır. O halde, Allah, hayal olan bu kâinatın içinde, dışında denemez. Abi sen bana de. Sen arapmısın , yoksa arap ve türk dilleri ile birikde mi büyüdün , yoksa bu iki dil senin ana dilinmi ? yoksa Allahın kendi yarattığı semadadırmı diyorsun , ? yoksa sen imam Şafiinin siz Allahın isimleri ve ya sıfatları Allah illedir Allahdan ayrıdır diyerek kendinizi gerçekden büyük işe sokuyorsunuz dediyinizi bilmiyormusun ,(bunu hatırladığım kadar yazdım, dünya işleri aldı götürdü biz de unuttuk. ) ?


  13. 12
    ezdli cündep Devamlı Üye
    ezdli cündep
    Devamlı Üye
    ezdli cündep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Ekim.2008
    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 303
    Tecrübe Puanı: 5

    Alıntı
    Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi “Allah mekândan münezzeh” buyuruyor.
    ..Merakımı maruz gör bunlar ehli sünnet alimi değilmi.......... Imam Malik Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Allah semadadir. Ilmi ise her yerde’, derdi.” [Ebu Davud, Mesaili’l –Imam Ahmed, Sunne, Ibn-i Abdilber Temhid]

    Imam Safii Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Imam’i Malik, Sufyan ve daha onlardan baska Ehli Sunnet onderlerinden gordugum ve benim de uzerinde oldugum hak olan kavil sudur; Allah’dan baska ilah olmadigina ve Muhammed -sallallahu aleyhi vessellem-’in Allah’in Rasulu olduguna sehadet edip, ve Allah’u Azze ve Celle’nin de semasinda arsinin uzerinde oldugunu, istedigi gibi kullarina yaklasip ve istedigi gibi de dunya semasina indigini ikrar etmektir.” [Bu eseri Zehebi Uluv’da tahric etmistir.]

    Imam Ebu Hanife Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Her kim: ‘Rabbim gokte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kafir olmustur. Ayni sekilde: ‘O, arsinin uzerindedir. Fakat ars gokte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kafir olmustur.” [El-Fikhu’l Ebsat]

    Imam Ahmed ibnu Hanbel Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Ebu Abdullah’a (yani Ahmed ibnu Hanbel’e) denildi ki: ‘Allah’u Azze ve Celle, yarattiklarindan ayri olarak kudreti ve ilmi ile her yerde oldugu halde yedi kat semanin uzerindemidir?’ Ahmed ibnu Hanbel’de cevaben soyle dedi:‘Evet, Allah’u Azze ve Celle arsinin uzerindedir, hic bir seyde ilminden gizli degildir.” [Bu eseri Hallal es-Sunen’de rivayet etmistir.]


  14. 13
    Ziyad Şafi Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 359
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    Alıntı
    Merakımı maruz gör bunlar ehli sünnet alimi değilmi.......... Imam Malik Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Allah semadadir. Ilmi ise her yerde’, derdi.” [Ebu Davud, Mesaili’l –Imam Ahmed, Sunne, Ibn-i Abdilber Temhid]

    Imam Safii Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Imam’i Malik, Sufyan ve daha onlardan baska Ehli Sunnet onderlerinden gordugum ve benim de uzerinde oldugum hak olan kavil sudur; Allah’dan baska ilah olmadigina ve Muhammed -sallallahu aleyhi vessellem-’in Allah’in Rasulu olduguna sehadet edip, ve Allah’u Azze ve Celle’nin de semasinda arsinin uzerinde oldugunu, istedigi gibi kullarina yaklasip ve istedigi gibi de dunya semasina indigini ikrar etmektir.” [Bu eseri Zehebi Uluv’da tahric etmistir.]

    Imam Ebu Hanife Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Her kim: ‘Rabbim gokte mi yoksa yerde midir? bilmiyorum’ derse kafir olmustur. Ayni sekilde: ‘O, arsinin uzerindedir. Fakat ars gokte midir, yerde midir bilmiyorum’ diyen kimse de kafir olmustur.” [El-Fikhu’l Ebsat]

    Imam Ahmed ibnu Hanbel Rahmetullahi Aleyh soyle buyurmustur:

    “Ebu Abdullah’a (yani Ahmed ibnu Hanbel’e) denildi ki: ‘Allah’u Azze ve Celle, yarattiklarindan ayri olarak kudreti ve ilmi ile her yerde oldugu halde yedi kat semanin uzerindemidir?’ Ahmed ibnu Hanbel’de cevaben soyle dedi:‘Evet, Allah’u Azze ve Celle arsinin uzerindedir, hic bir seyde ilminden gizli degildir.” [Bu eseri Hallal es-Sunen’de rivayet etmistir.]
    Abi şimdi bir de böyle diyelim. O büyüklere iftira etmedim ve iftira edenlerede cevap verdim. senin maruzunu da şüpheli karşılıyorum. ve en doğrusunu Allah biliyor diyorum .
    Allahü teâlâyı bir cisim olarak kabul eden ve Ona insanlardaki gibi uzuvlar isnat eden, Kur’andaki müteşabih âyetlere yanlış mana verip, Allah’ın el, yüz gibi organlarının olduğunu iddia eden sapık fırkadır.

    Allahü teâlâyı başka varlıklara benzeten teşbih ve tecsim fikrini ilk defa ortaya atan yahudi Abdullah ibni Sebe ile, hicri birinci asrın sonunda ve ikinci asrın başlarında yaşayan Hişam bin Salim-el-Cevaliki ve Hişam bin el-Hakem gibi kimselerdir.
    Bu fikirleri hicri ikinci asır boyunca savunan sapıklar oldu. Bu kimselere cevap veren imam-ı Malik hazretleri, bir defasında teşbih fikrini savunanlara; “Sizi bid’atlerden ve bid’atçilerden sakındırırım” buyurdu. “Bid’atçiler kimlerdir?” denilince, cevaben; “Bid’atçiler o kimselerdir ki, Allahü teâlânın isimleri, sıfatları, kelamı, ilmi ve kudreti konusunda söz ederler. Sahabenin ve iyilikte onlara tâbi olanların sustuğu konularda sükut etmezler” buyurdu.

    İmam-ı Zühri, imam-ı Sevri gibi Ehl-i sünnet âlimleri de, teşbih ve tecsim fikrini savunanlara cevap vermişler, Müslümanları onlara aldanmaktan sakındırmışlardır. Bu akım, üçüncü hicri asır boyunca devam etti. İmam-ı Ahmed bin Hanbel ile Yahya bin Main, İshak bin Raheveyh gibi Ehl-i sünnet âlimleri mücessime ve müşebbiheye ait fikirleri reddedip mücadele yaptılar.
    Bugün, kendilerine selefiyim diyenlerin aynı yolu tuttuğunu görüyoruz. İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
    Cehalet ve dalalet fırkaları, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatı hakkında, Cenab-ı Hakkın münezzeh olduğu şeyleri Ona isnat ediyorlar. Bu dalaletlerine de "Selefin yolu" diyerek selefi salihine, [yani Eshab-ı kirama ve Tabiin-izama] iftira ediyorlar. Selefin itikadını sana beyan edeyim. Yedullahtaki yed kelimesini el gibi düşünmemelidir. Mesela "Falanca şehir, falanca valinin elinde" denilince, o şehrin valinin elinin içinde değil, onun idaresi altında olduğu anlaşılır. Bu bakımdan yedullah ifadesini Allah’ın kudreti olarak anlamalıdır. (İlcam-ül-avam)
    Yine, İmam-ı Gazali hazretlerinin bildirdiği gibi, diğer ifadeleri de böyle açıklamak gerekir. Mesela (Zıllullah) ifadesine de "Allah’ın gölgesi" demek doğru değildir. Bu husustaki hadis-i şerifi açıklarken, (Kendisinden başka himaye edenin bulunmadığı bir günde Allahü teâlâ, yedi sınıf insanı kendi himayesine alır) demelidir. Yoksa "Kendi gölgesinde gölgelendirir" dememelidir. Çünkü bu ifadeden, Cenab-ı Hakkın cisim olduğu gibi bir mana çıkaranlar olabilir. Nasıl "Beytullah" yani "Allah’ın evi" kelimesini, hâşâ Allah’ın barındığı bir ev olarak anlamıyorsak, hadis-i şeriflerde geçen "Yedullah", "Zıllullah" kelimelerini de zahir manaları gibi anlamayıp, tevil etmemiz gerekir. Bir bid’at ve dalalet olan selefiye sapıklığını önlemek için, İslam âlimleri müteşabih âyet ve hadisleri tevil etmişlerdir. Ancak bu tevil işinde haddi aşıp İslam âlimlerinin bildirdiklerine uymayan mana verenler de sapıtmışlardır. İslam âlimlerinin bildirdiklerine uymayan bütün kitaplar, muteber değildir.
    şimdi bil bana Allahın semada ve hangi yönde olduğunu biliyormusun. semada cihet vardır . cihet diyorum . a - bir de böyle -Abdülaziz bin Baz ismindeki vehhabi bir yazar (Akidet-üs-sahiha) kitabında, imam-ı Malik hazretlerinin hocasının (İstivanın keyfiyeti bilinemez) dediğini yazıyor. Doğrusu da budur. Fakat Necdi hemen birkaç satır sonra, (Allah göklerin üstünde bulunan Arş üzerinde oturuyor) diyor.
    şimdi de böyle diyelim - Keyfiyeti bilinmeyen şey üzerinde nasıl böyle kesin konuşulur. Selef-i salihin denilen önceki âlimler, İstiva, Yed gibi kelimeleri tevile lüzum görmezlerdi. Çünkü bu kelimelerin mahiyeti bilinirdi. Mesela (İstanbul, valinin elindedir) denilince, bunun açıklanması istenmez, herkes buradaki el kelimesinin hakiki el ile ilgisi olmadığını bilirdi. (Allah Arşı istiva etti) denince de, Allah’ın Arşa hükümran olduğunu anlarlardı. Fakat Müşebbihe denilen bozuk fırka, (Allah’ın bizim gibi eli var. Allah Arşın üstünde oturur) gibi manalar verince sonraki âlimler bu kelimeleri açıklamak zorunda kalmışlardır. Kur’an-ı kerimde böyle tevil edilmesi gereken çok âyet-i kerime vardır. Hakiki manası ile alınırsa acaip manalar ortaya çıkar. Mesela Kur’an-ı kerimde (Köye sor) buyuruluyor. Köyden maksat, köydeki insanlardır. Yine Kur’an-ı kerimde kâfirlerin sağır, dilsiz ve kör olduğu bildiriliyor. (Bekara 18)
    a bir de böyle diyelim- Kâfirler sağır, dilsiz ve kör değildir. Bunlara, hakikati duymadıkları için sağır, hakkı söylemedikleri için dilsiz, doğru yolu, gerçekleri göremedikleri için kör denilmiştir. Bilen için bunları izaha lüzum yoktur. Eskiden de istiva, yed, vech gibi kelimeler tevil edilmeden bilinirdi. Müşebbihe fırkası ve sonra necdiler, bu kelimeleri hakiki manası ile alınca, hâşâ Allah’a mekan ittihaz etmiş oldular. Onu cisim zannettiler. Necdi Abdülaziz Baz da, (Allah gökte Arşın üstünde oturuyor) diyerek küfre giriyor. (S.8-10)
    öndede sondada selam ve düa ile...


  15. 14
    Murad AZERI Devamlı Üye
    Murad AZERI
    Devamlı Üye
    Murad AZERI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 31.Ocak.2009
    Üye No: 46549
    Mesaj Sayısı: 93
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30
    Yer: AZERBAYCAN,BAKI

    bawqa bu konuda yazan yokmu.....Ziyad Safi kardash siz Ezdli Cundep kardeshin sualina cevap vermediniz Maliki,Safi,Hanefi,Hanbeli Ehli Sunnet vel camaat alimleri degillermi..?


+ Yorum Gönder
Git 12 Son