Günah işleyenleri uyarmak zorunda mıyız? 5 üzerinden 4.20 | Toplam : 10 kişi
  1. 1
    Türkiye Emekli
    Türkiye
    Emekli
    Türkiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 102562
    Mesaj Sayısı: 12
    Tecrübe Puanı: 0

    Günah işleyenleri uyarmak zorunda mıyız?


    Sa din kardeşlerim benim 1 arkadaşım kafayı kül hakkıyla bozdu ve çevresindeki herkesi her şeye karşı uyarmaya başladı çevresindekiler onun kendilerini uyarmasını istemiyor fakat o da uyarmasam günaha ortak olurum diyor ama ben bu konu hakkında 1 araştırma yapmak istedim bunun üzerine buraya geldim din kardeşlerim görüşleriniz nelerdir ?
    arkadaşım 1 de hakarete de kul hakkı diyor bunu da dikkate alın lütfen

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Günah işleyenleri uyarmak zorunda mıyız?


    Eğer günah konusunda uyarması fitneye sebep olacaksa anlatmayabilir kendini zorlamasın arkadaş.


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Günah işleyen bir kişiyi sürekli uyarmak zorunlumu?


    Günah işliyorum yada sevap işlediğim çok nadir diyim annem de sürekli beni uyarıyor (aynı evdeyiz ve sürekli dediğim gerçekten sürekli haftada bikaçkez kaç senedir durum aynı bu halde tamamen çekilmez oluyor reşit değilim evden ayrılamıyorum)beni uyarmak zorunda olduğunu yoksa ahirette yakasına yapışıcağımı söylüyor ama uyarıları beni sinir ediyor ve günah işlemeye devam ediyorum oda uyarmaya devam ediyor bağırıp çağırıyorum artı günah kazanıyorum günah işlediğimi biliyorum günahları sevapları biliyorum.Beni sürekli uyarmak zorundamı?


  4. Reklam

  5. 4
    1sallagitsin1 Üye
    1sallagitsin1
    Üye
    1sallagitsin1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 110851
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 1

    Yorum: Günah işleyenleri uyarmak zorunda mıyız?


    sonuçta bu sana sevapta kazandırır bir günahı engellemek güzel şeydir ama bile bile o harammı engellemiosan haramdır bence


  6. 5
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    S. a. Bir insanı kul hakkı için uyarmak onu kul hakkından men etmektir. Eğer bunu arkadaşınız çokça yapıyorsa demekki çevrenizde kul hakkı çok yeniyor demektir. Şöyle düşünün geminiz su alıyor ve bir kişi elinde kovayla sürekli suyu boşaltmaya çalışıyor. heralde ona kızmazsınız. Zaten kızarsanız geminiz batar. O kişini sürekli uyarmasını gerektirecek davranışlarınıza dikkat ederseniz sorun düzelir. Aksi halde uyarmasını istemiyorsanız, Arkadaşım bir daha beni uyarma, sana hakkımı helal ediyorum sen görevini yaptın demeniz yeterlidir ki bu da gemi batarsa batsın demek. Selamlar


  7. 6
    emirhan uysal Devamlı Üye
    emirhan uysal
    Devamlı Üye
    emirhan uysal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 119149
    Mesaj Sayısı: 258
    Tecrübe Puanı: 3

    Hakaret kul hakkıdır.
    Üstelik arkadaşınızın bu işi yapması gerçekten çok muhteşem bir olay.Ona sizde yardım etmeli ve hakkı tavsiye etmelisiniz nitekim ayet de şu vardır.

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    1- Asra yemin olsun ki,
    2- İnsan mutlaka ziyandadır.
    3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

    Arkadaşınıza ortak olmalı ve onun için bu uğurda ölmeyi bile göze almalısınız.Bu dünya fanidir ve Allah için ölenler baki kalacaktır İnşaAllah


  8. 7
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Başkasına bir günahından dolayı karışmak caizmi? Yani karışmak derken, o kişi günah işlediğini biliyor. Ve sende ona, bu günah yapma desen veya bu günahı terk et desen, bu caizmidir? Hatta bu her müslümana farzmı?

    Ve o kişi sinirlenip sanane senin karışmaya hakkın yok dese bu söz günahmıdır? (Yani müslümanlar birbirine bunu yapmak zorundamı yani uyarmak veya günah işleme demek, zorunda ise ozaman sanane demesi günahmı)


  9. 8
    seyit gazi Devamlı Üye
    seyit gazi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 562
    Tecrübe Puanı: 6

    uyaracağınız kimselere, yakınlıklarına lafdan anlamalarına göre; uyardığınız fiillere de önemlerine göre öncelik verebilirsiniz. ayrıca uyardığınız hususların aslını bilmeniz ve örnekliğini de göstermeniz gerekir ki, söylediğiniz sözün bir karşılığı olsun. ayrıca hayatınız başkasının etrafında şekillendiği, insanların etrafında gezdiğiniz zaman; bu neydi, sana ne, ne işin var o zaman burada gibi karşılıklar alabilirsiniz ama hayatınız kendinizin etrafında döndüğü ve kendinizi temsil ettiğiniz zaman ise istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz, söylediklerinizin yadırganıp yadırganmaması gibi bir durum olmaz, kendi tavsiyenizi vermiş, kendi uyarınızı yapmış olursunuz. hatta bundan sarfı nazarda etmemek gerekir. biraz birbirine benzer konulardır... ben birisini davetten veya emri bin maruf nehyi anil münkerden sakındırmaktan, haya ederim. davet, sabır ve merhamet; marufu emretmek çirkinliklerden men etmek ise örneklik ve ilim gerektirir ve bunları da herkes kendince yapabilir. emri bin maruf nehyi anil münker, bu ümmetin görevidir özelliğidir. hatta eskiden islamın şartı altıdır derlermiş. emri bin maruf nehyi anil münker de islamın altıncı şartı olarak gösterilirmiş. ancak bu hususlarda şeytanın kolaylıkla giriş yapacağı hususlardır. insan kendini boş yere oyalayıp, üstüne zarar da verebilir. dediğim gibi ben kimseyi davetten veya emri bin maruf nehyi anil münkerden sakındırmam. suyun damlaya damlaya mermeri delmesi misali, hangi sözün ne zaman nerede kalbe gireceği belli olmaz. bu da her zaman güzellikle olmayabilir ancak biraz hareketlerin mühasebeleri yapılabilir, faydaları ve zararları gözden geçirebilir, insanların ihtiyaçlarına ve muratlarına göre herkesin durumu özel olarak değerlendirilerek, insanlara yaklaşılabilir. sadece kendinizi temsil ederken, kendinizken ve ait olduğunuz yerdeyken, bunları o kadar düşünmeye de gerek kalmaz. hareketlerinizin ve sözlerinizin yadırganması gibi bir durum olamaz.


  10. 9
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Bunuda açıklayabilirmisiniz?: Hocam, üniversitede bayan kardeşlerimiz var. Onlara örtünmelerini ve diğer dini konuları anlatmam da bir sorun var mı?
    Bu görevi siz bayanlara bırakın. Kaş yaparken göz riski taşımamanız açısından doğrusu böyledir. Siz öncelikli olarak kendinizi koruyun. Allah yardımcınız olsun.

    Bi erkeğin kadına anlatması caiz değil midir ? Veya tam tersi?

    Yazdığınızı anlamadım?


  11. 10
    seyit gazi Devamlı Üye
    seyit gazi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 562
    Tecrübe Puanı: 6

    ayrıca ben bu hususlarda önceliğin; kulluk şuuru, bunun hayata yansıtılmasındaki kopukluklar ve lakaytlıklar, insanın ne aradığı ve neyin peşinde koştuğu sorularının cevablarında olduğunu düşünüyorum. bunların farkında olunulmadığı, ikincil üçüncül tavsiyelerin veya uyarıların fayda vereceğini düşünmüyorum. bunun sorgulamasını da insanın kendisinin yapması gerektiğini düşünüyorum. bu insanlara belletilecek veya öğretilecek bir husus değildir. insanlara kendilerinin muhasebelerini yapmalarının fırsatı tanınmalıdır. bu hususda da şeytanın kolaylıkla giriş yapabileceği kapılar: karşıdaki kimseyi suçlayıp veya tartışma ortamına girip insanların bu muhasebeden uzaklaştırılması, insanı kendisini suçlamaya yöneltip kendinin iflah olmayacağı düşüncesine sebeb olunması ve hayatında düzeltmelere gitmesinin gözünde zor gösterilmesi veya hayat böyle, insanlar böyle, zaman böyle, bu işler böyle yapacak bir şey yok gibi gibi söylemlerle; yuvarlak ve flu söylemlere bağlanıp, işin içinden sıyrılınması ve benzeri yanlışlardır.


  12. 11
    seyit gazi Devamlı Üye
    seyit gazi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 562
    Tecrübe Puanı: 6

    Alıntı
    Bunuda açıklayabilirmisiniz?: Hocam, üniversitede bayan kardeşlerimiz var. Onlara örtünmelerini ve diğer dini konuları anlatmam da bir sorun var mı?
    Bu görevi siz bayanlara bırakın. Kaş yaparken göz riski taşımamanız açısından doğrusu böyledir. Siz öncelikli olarak kendinizi koruyun. Allah yardımcınız olsun.
    Bi erkeğin kadına anlatması caiz değil midir ? Veya tam tersi?
    Yazdığınızı anlamadım?
    estağfurullah güzel kardeşim, ben bildiklerimi ve düşüncelerimi paylaşıyorum. bir insanın karşı cins ne kadar önceliğidir ? tabiki bazı insani ilişkiler kurulabilir de, ihtiyatı elden bırakmamak gerekir. en azından karşı cins almaya meyledebileceği, bir destek hissedebileceği veya bir uyarıya muhtaç olduğu zaman destek olunabilir. bu hususda genç bir kıza bakıyorum, dünyanın tavsiyesini verirsin, anlamamaya tartışmaya veya yargılamaya dönebilir ama bir ablası bir teyzesi, ah kızım ah yavrum diyor bağlayıveriyor veya bir hemcinsi derdini paylaşabiliyor arkadaşlık yapabiliyor. her zaman hareketlerin sonuçları değerlendirilerek hareket edilmelidir ancak karşı cinse karşı çoğu hususda, ihtiyatlı olmak gerekir. geçen bir mesaj okudum, pırlanta gibi de bir delikanlı. ne yaptığını bilmiyor kendi hareketlerini sorgulamıyor. diyor ki bakışmışlar etmişler kızın birinden hoşlanmış, bu iş böyle olmaz evlenelim demiş. dedim aslan gibi çocukmuş ama anlatırken diyor ki, kızın kolundan tuttum uyardım diye anlatıyor, kızı bakmakla suçluyor.kendi nasıl kolundan tutuyor hiç farkında bile değil. bunlar komik şeyler. rencide etmek için söylemiyorum ne yaptığının farkında olunmayan şeyler.


  13. 12
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Seyit gazi abi ne dediğini gerçekten anlamadım. Okadar çok zor anlatmışsınki, buarada ben trde oturmuyorum o yüzdende çok anlamıyorum. Yani aslında türkçem iyi ama okadar şeyden caizmi değilmi anlayacak kadar veya olumlumu olumsuzmu onları malesef anlamıyorum..


  14. 13
    seyit gazi Devamlı Üye
    seyit gazi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 562
    Tecrübe Puanı: 6

    estağfurullah güzel kardeşim ben de ilk başta anlamamışım ayrıca karmaşık anlatmış da olabilirim. mesela sen örtünmeyen kardeşlerimizi uyarıyorum dediğinde, ben türkeye de ilahiyatta okuduğunu zannetmiştim. ilahiyatta hanım kardeşlerimiz niye örtünmüyorlarmış ki, bilen insanlarda böyleyse demiş farklı şeyler düşünmüştüm. çünkü diğer fakültelerde insanlara örtünmelerini açıkca tavsiye etmek o kadar olağan değildir. ama türkiyede olmadığını öğrenince iş değişiyor. yazdıklarımın hiçbirini yazmazdım. davet veya insanları uyarmakda böyle bir şey işte, karşındaki insanı tanıyıp ihtiyacına yönelik cevab vermek gerekiyor. doğru konuşmakla veya doğru konuştuğunu sanmakla olmuyor.

    ecnebi diyarındaysanız tabi birbirinize daha fazla sahip çıkmak durumundasınız. karşınızdaki insan sizin onu; yargılamadığınızı, suçlamadığınızı, ona sahip çıktığınızı düşünürse; o kadar yadırgamayacaktır. ve önceliği şuurunu ve kimliğini kaybetmemeye vermek gerekebilir. karşı cins hususunda da daha dikkatli olmak gerekir. bu durumda kadınların sorumluluğu daha önceliklidir, daha etkilidir. onlar gibi düşünüp büyükleri akıl verebilir, akranları arkadaşlık yapabilir dertlerini paylaşabilir. benim de sizi ilk başta anlamadığım gibi karşıdaki insanı daha iyi anlamak, her zaman daha isabetli sonuç doğuracaktır. biraz da hareketlerin nasıl sonuçlar doğurduğu gözden geçirip ona göre davranabilirsiniz. yani fayda vermeyen veya zarar veren davranışlara dikkat etmek gerekebilir. karşı cins hususunda da dikkatli olmak gerekir. ne caizdir ne caiz değildir bir şey diyemem, açıkca haram olan şeylerden uzak durdukca, birbirini seven müslümanlar olarak hareket edin işte. siz oralarda yaşadığınız problemleri daha iyi bilebiliyorsunuz, hanımlarda birbirlerinin problemlerini daha iyi bilebiliyor. ecnebi diyarında birbirinize karşı sorumluluklarınız biraz daha fazladır. müslüman müslüman kardeşini gavura bırakmaz. bunu severek ve önemseyerek yaptığınızı bilen birisi de fazla kötü tepki vermeyecektir. karşı cins hususunda da mesafeyi korumak gerekir.


+ Yorum Gönder