Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

Konusunu Oylayın.: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

5 üzerinden 4.93 | Toplam : 15 kişi
Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?
  1. Güncelleme: , 29.Mart.2010, 00:29
    1
    Asel-kny
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2010
    Üye No: 73906
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?






    Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış? Mumsema Selamün Aleyküm Arkadaşlar

    Merak ettiğim bi konu var.

    Neden önce erkek yaratıldı?
    Neden kadın erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldı?
    Neden erkek kadına göre fiziksel olarak daha güçlü yaratıldı?
    Neden hep erkek peygamberler varda kadın peygamber hiç olmadı?
    Neden kadın daha hassas duygusal yaratıldı erkege göre?
    Neden erkeğin örtünmede sadece göbek diz kapagı arası zorunlu tutuldu da kadının her yeri örtünmede zorunlu tutuldu?
    Neden 1 erkek şahitlik yapabilirken 2 kadın şahit olabiliyor?
    Neden Kuran da çogunlukla erkeklerın adı geçiyorda kadınların adı o kadar geçmiyor?
    Neden erkegin karısını boşama hakkı varda kadının boşama hakkı yok yani şöyle bir erkek 3 kere boş ol diyerek eşini boşayabiliyorda neden bi kadın aynı şeyi yapamıyor?
    Neden cennette erkeklere huriler zevce olarak sunuluyorda kadına gılman sadece hizmetçi olarak veriliyor da eş olarak verilmiyor?

    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Neden ilk erkek yaratılmış?

    Bunları merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim
    Şimdiden çok sağolun


  2. 29.Mart.2010, 00:29
    1
    Üye



    Selamün Aleyküm Arkadaşlar

    Merak ettiğim bi konu var.

    Neden önce erkek yaratıldı?
    Neden kadın erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldı?
    Neden erkek kadına göre fiziksel olarak daha güçlü yaratıldı?
    Neden hep erkek peygamberler varda kadın peygamber hiç olmadı?
    Neden kadın daha hassas duygusal yaratıldı erkege göre?
    Neden erkeğin örtünmede sadece göbek diz kapagı arası zorunlu tutuldu da kadının her yeri örtünmede zorunlu tutuldu?
    Neden 1 erkek şahitlik yapabilirken 2 kadın şahit olabiliyor?
    Neden Kuran da çogunlukla erkeklerın adı geçiyorda kadınların adı o kadar geçmiyor?
    Neden erkegin karısını boşama hakkı varda kadının boşama hakkı yok yani şöyle bir erkek 3 kere boş ol diyerek eşini boşayabiliyorda neden bi kadın aynı şeyi yapamıyor?
    Neden cennette erkeklere huriler zevce olarak sunuluyorda kadına gılman sadece hizmetçi olarak veriliyor da eş olarak verilmiyor?

    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Neden ilk erkek yaratılmış?

    Bunları merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim
    Şimdiden çok sağolun

  3. 29.Mart.2010, 00:46
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?





    ve aleykumusselam ve rahmetullah.
    Allah öyle dilemiş biz ona hesap soramayız
    Bir komutan bile bir askere emir verdiğinde, asker neden? diyemiyorken biz Allaha neden bunu bu şekilde yarattın diye hesap sormamız insafsızca olmaz mı....



    Alıntı
    Selamün Aleyküm Arkadaşlar
    Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?
    Merak ettiğim bi konu var.

    Neden önce erkek yaratıldı?
    Neden kadın erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldı?
    Neden erkek kadına göre fiziksel olarak daha güçlü yaratıldı?
    Neden hep erkek peygamberler varda kadın peygamber hiç olmadı?
    Neden kadın daha hassas duygusal yaratıldı erkege göre?
    Neden erkeğin örtünmede sadece göbek diz kapagı arası zorunlu tutuldu da kadının her yeri örtünmede zorunlu tutuldu?
    Neden 1 erkek şahitlik yapabilirken 2 kadın şahit olabiliyor?
    Neden Kuran da çogunlukla erkeklerın adı geçiyorda kadınların adı o kadar geçmiyor?
    Neden erkegin karısını boşama hakkı varda kadının boşama hakkı yok yani şöyle bir erkek 3 kere boş ol diyerek eşini boşayabiliyorda neden bi kadın aynı şeyi yapamıyor?
    Neden cennette erkeklere huriler zevce olarak sunuluyorda kadına gılman sadece hizmetçi olarak veriliyor da eş olarak verilmiyor?

    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Neden ilk erkek yaratılmış?

    Bunları merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim
    Şimdiden çok sağolun



  4. 29.Mart.2010, 00:46
    2
    Moderatör




    ve aleykumusselam ve rahmetullah.
    Allah öyle dilemiş biz ona hesap soramayız
    Bir komutan bile bir askere emir verdiğinde, asker neden? diyemiyorken biz Allaha neden bunu bu şekilde yarattın diye hesap sormamız insafsızca olmaz mı....



    Alıntı
    Selamün Aleyküm Arkadaşlar
    Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?
    Merak ettiğim bi konu var.

    Neden önce erkek yaratıldı?
    Neden kadın erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldı?
    Neden erkek kadına göre fiziksel olarak daha güçlü yaratıldı?
    Neden hep erkek peygamberler varda kadın peygamber hiç olmadı?
    Neden kadın daha hassas duygusal yaratıldı erkege göre?
    Neden erkeğin örtünmede sadece göbek diz kapagı arası zorunlu tutuldu da kadının her yeri örtünmede zorunlu tutuldu?
    Neden 1 erkek şahitlik yapabilirken 2 kadın şahit olabiliyor?
    Neden Kuran da çogunlukla erkeklerın adı geçiyorda kadınların adı o kadar geçmiyor?
    Neden erkegin karısını boşama hakkı varda kadının boşama hakkı yok yani şöyle bir erkek 3 kere boş ol diyerek eşini boşayabiliyorda neden bi kadın aynı şeyi yapamıyor?
    Neden cennette erkeklere huriler zevce olarak sunuluyorda kadına gılman sadece hizmetçi olarak veriliyor da eş olarak verilmiyor?

    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Neden ilk erkek yaratılmış?

    Bunları merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim
    Şimdiden çok sağolun


  5. 29.Mart.2010, 10:45
    3
    Asel-kny
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2010
    Üye No: 73906
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Tevbe! asla hesap sorma niyetiyle yaklaşmadım ama Allah bize akıl vermiş düşünmemiz için sorgulamamız için.Madem biz merak ettiklerimizi soramıcaz sorgulayamıcaz neden ozaman akıl verilmiş insanlara?
    Akıl verildigine düşünme izni verildiğine göre düşünmek hata mı olur?


  6. 29.Mart.2010, 10:45
    3
    Üye
    Tevbe! asla hesap sorma niyetiyle yaklaşmadım ama Allah bize akıl vermiş düşünmemiz için sorgulamamız için.Madem biz merak ettiklerimizi soramıcaz sorgulayamıcaz neden ozaman akıl verilmiş insanlara?
    Akıl verildigine düşünme izni verildiğine göre düşünmek hata mı olur?

  7. 29.Mart.2010, 11:28
    4
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 10,064
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 132
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Alıntı
    Tevbe! asla hesap sorma niyetiyle yaklaşmadım ama Allah bize akıl vermiş düşünmemiz için sorgulamamız için.Madem biz merak ettiklerimizi soramıcaz sorgulayamıcaz neden ozaman akıl verilmiş insanlara?
    Akıl verildigine düşünme izni verildiğine göre düşünmek hata mı olur?
    Asel-kny kardeş,
    Elbette düşünmek/Dini emirlerin hikmetlerini sormak hata değil ama hikmetini bilmediğimiz dini bir vecibeler konusunda Allaha teslim olur ve asla isyan etmeyiz.
    Şunuda hattırlatmadan gemeyeceğim;
    Maalesef nice kadın bu gibi feministçe sorulan soruların cevabı konusunda tatmin olmuyor ve Alalha itiraz edercesine isyan ediyor ve küfre giriyor.

    Biz bazı dini emir ve yasakların hikmetini soralım ama bilmediğimizde de Allaha teslim olalım.
    Allaha emanet olun.

    Alıntı
    Neden önce erkek yaratıldı?
    Önce kadın yada erkek ne farkederki...
    Alıntı
    Neden kadın erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldı?
    Allah cc öyle diledi ve yarattı. Diseydi topraktan sudan yada başka bir şeydende yaratabilirdi. bu bir eksiklik yada üstünlük vasfı değildir.
    Alıntı
    Neden erkek kadına göre fiziksel olarak daha güçlü yaratıldı?
    Kadınları korusun diye... nice erkekler kadınını korusun diye canından olmuştur.
    Alıntı
    Neden hep erkek peygamberler varda kadın peygamber hiç olmadı?
    TIKLA: Kadın Peygamber Gelmemesinin sebebi nedir?

    Alıntı
    Neden kadın daha hassas duygusal yaratıldı erkege göre?
    Kadının aşırı duygusallığı olmasaydı kendisine verilen görevleri kaldırma gücü olmazdı. mesela çocuk dğurup besleyip büyütmek gibi....
    Yaratılan her varlık, görevlerini iyice yerine getirebilmesi için kendisine bazı üsütün özellikler verilmiştir.
    Alıntı
    Neden erkeğin örtünmede sadece göbek diz kapagı arası zorunlu tutuldu da kadının her yeri örtünmede zorunlu tutuldu?
    Kendini bilmez erkeklerin hain bakışlarından korumak için
    bu konuda "Danimarkalı gelin" filmini tavsiye ederim.
    Alıntı
    Neden 1 erkek şahitlik yapabilirken 2 kadın şahit olabiliyor?
    tıkla: Şahitlikte niçin kadınların hakkı erkeğin yarısıdır? - Mumsema ...

    Alıntı
    Neden Kuran da çogunlukla erkeklerın adı geçiyorda kadınların adı o kadar geçmiyor?
    Neden "kadınlar" "nisa" süresi varda erkekler süresi yok? buna itirazımız yok değil mi
    Alıntı
    Neden erkegin karısını boşama hakkı varda kadının boşama hakkı yok yani şöyle bir erkek 3 kere boş ol diyerek eşini boşayabiliyorda neden bi kadın aynı şeyi yapamıyor?
    Boşanmanın Erkeğin Elinde Olmasının Hikmeti: - Mumsema islam Arsivi

    Boşanma hakkı kadına da tanınabilir mi? - Mumsema islam Arsivi

    kadının eşini boşama hakkı varmıdır? boşanma hakkı erkeklerde ...

    Alıntı
    Neden cennette erkeklere huriler zevce olarak sunuluyorda kadına gılman sadece hizmetçi olarak veriliyor da eş olarak verilmiyor?
    Cennette kadınların durumu hakkında bilgi verir misiniz? Kadınlara

    Cennette Erkeklere Huri Verilmesi - Mumsema islam Arsivi

    Cennetteki huriler ve dünyadan giden kadınların durumu - Mumsema

    Alıntı
    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Kadın mı üstün, erkek mi? - Mumsema islam Arsivi


  8. 29.Mart.2010, 11:28
    4
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Alıntı
    Tevbe! asla hesap sorma niyetiyle yaklaşmadım ama Allah bize akıl vermiş düşünmemiz için sorgulamamız için.Madem biz merak ettiklerimizi soramıcaz sorgulayamıcaz neden ozaman akıl verilmiş insanlara?
    Akıl verildigine düşünme izni verildiğine göre düşünmek hata mı olur?
    Asel-kny kardeş,
    Elbette düşünmek/Dini emirlerin hikmetlerini sormak hata değil ama hikmetini bilmediğimiz dini bir vecibeler konusunda Allaha teslim olur ve asla isyan etmeyiz.
    Şunuda hattırlatmadan gemeyeceğim;
    Maalesef nice kadın bu gibi feministçe sorulan soruların cevabı konusunda tatmin olmuyor ve Alalha itiraz edercesine isyan ediyor ve küfre giriyor.

    Biz bazı dini emir ve yasakların hikmetini soralım ama bilmediğimizde de Allaha teslim olalım.
    Allaha emanet olun.

    Alıntı
    Neden önce erkek yaratıldı?
    Önce kadın yada erkek ne farkederki...
    Alıntı
    Neden kadın erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldı?
    Allah cc öyle diledi ve yarattı. Diseydi topraktan sudan yada başka bir şeydende yaratabilirdi. bu bir eksiklik yada üstünlük vasfı değildir.
    Alıntı
    Neden erkek kadına göre fiziksel olarak daha güçlü yaratıldı?
    Kadınları korusun diye... nice erkekler kadınını korusun diye canından olmuştur.
    Alıntı
    Neden hep erkek peygamberler varda kadın peygamber hiç olmadı?
    TIKLA: Kadın Peygamber Gelmemesinin sebebi nedir?

    Alıntı
    Neden kadın daha hassas duygusal yaratıldı erkege göre?
    Kadının aşırı duygusallığı olmasaydı kendisine verilen görevleri kaldırma gücü olmazdı. mesela çocuk dğurup besleyip büyütmek gibi....
    Yaratılan her varlık, görevlerini iyice yerine getirebilmesi için kendisine bazı üsütün özellikler verilmiştir.
    Alıntı
    Neden erkeğin örtünmede sadece göbek diz kapagı arası zorunlu tutuldu da kadının her yeri örtünmede zorunlu tutuldu?
    Kendini bilmez erkeklerin hain bakışlarından korumak için
    bu konuda "Danimarkalı gelin" filmini tavsiye ederim.
    Alıntı
    Neden 1 erkek şahitlik yapabilirken 2 kadın şahit olabiliyor?
    tıkla: Şahitlikte niçin kadınların hakkı erkeğin yarısıdır? - Mumsema ...

    Alıntı
    Neden Kuran da çogunlukla erkeklerın adı geçiyorda kadınların adı o kadar geçmiyor?
    Neden "kadınlar" "nisa" süresi varda erkekler süresi yok? buna itirazımız yok değil mi
    Alıntı
    Neden erkegin karısını boşama hakkı varda kadının boşama hakkı yok yani şöyle bir erkek 3 kere boş ol diyerek eşini boşayabiliyorda neden bi kadın aynı şeyi yapamıyor?
    Boşanmanın Erkeğin Elinde Olmasının Hikmeti: - Mumsema islam Arsivi

    Boşanma hakkı kadına da tanınabilir mi? - Mumsema islam Arsivi

    kadının eşini boşama hakkı varmıdır? boşanma hakkı erkeklerde ...

    Alıntı
    Neden cennette erkeklere huriler zevce olarak sunuluyorda kadına gılman sadece hizmetçi olarak veriliyor da eş olarak verilmiyor?
    Cennette kadınların durumu hakkında bilgi verir misiniz? Kadınlara

    Cennette Erkeklere Huri Verilmesi - Mumsema islam Arsivi

    Cennetteki huriler ve dünyadan giden kadınların durumu - Mumsema

    Alıntı
    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Kadın mı üstün, erkek mi? - Mumsema islam Arsivi

  9. 29.Mart.2010, 12:21
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,573
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 226
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Alıntı
    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Neden ilk erkek yaratılmış?

    Bunları merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim
    Şimdiden çok sağolun
    Allah'u Tealanın hikmetinden sual olunmaz.Gayb yanlızca yüce Allah c.c nun ezeli ve ebedi ilminde gizlidir.Allah c.c nun gaybında saklıların cevabını hiç kimse anlamaya,kavramaya ve cevaplamaya muktedir değildir yaratılış itibariyle beyin ve idrak kapasitesi sınırlı olmasından dolayı muktedirde olamaz. İnsan beyninin sağdece çok az bir kısmı anlama ve düşünme melekeleri için ayrılmıştır diğer kalan büyük bir kısmı sadece vücüdun diğer kısımlarının işlevlerini yöneten merkez olarak ayrılmıştır yemek yeme,gülme ağlama ve hareket mekanizması gibi vs hayati kimyasalları salgılar ve komutlar verir hayatın devamlılığını sağlar....

    Bizim bilmemiz gerekenleri yüce Allah c.c zaten kutsal kelamı Kur'anı Kerimde açıklamıştır ama O' Nur da bile bizim kavrayamayacağımız ancak Rabbilaleminim bilgisinde olan bilinemezler var...Bence gaybı irdelemek yerine Rahman'a nasıl salih,saliha bir kul olabiliriz diye düşünüp O'na yaklaşmanın yollarını soruşturmalıyız böylesi hepimiz için daha hayırlıdır...
    Selam ve dua ile


  10. 29.Mart.2010, 12:21
    5
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Neden Allah erkegi kadına göre üstün yaratmış?
    Neden ilk erkek yaratılmış?

    Bunları merak ediyorum bilgilendirirseniz çok sevinirim
    Şimdiden çok sağolun
    Allah'u Tealanın hikmetinden sual olunmaz.Gayb yanlızca yüce Allah c.c nun ezeli ve ebedi ilminde gizlidir.Allah c.c nun gaybında saklıların cevabını hiç kimse anlamaya,kavramaya ve cevaplamaya muktedir değildir yaratılış itibariyle beyin ve idrak kapasitesi sınırlı olmasından dolayı muktedirde olamaz. İnsan beyninin sağdece çok az bir kısmı anlama ve düşünme melekeleri için ayrılmıştır diğer kalan büyük bir kısmı sadece vücüdun diğer kısımlarının işlevlerini yöneten merkez olarak ayrılmıştır yemek yeme,gülme ağlama ve hareket mekanizması gibi vs hayati kimyasalları salgılar ve komutlar verir hayatın devamlılığını sağlar....

    Bizim bilmemiz gerekenleri yüce Allah c.c zaten kutsal kelamı Kur'anı Kerimde açıklamıştır ama O' Nur da bile bizim kavrayamayacağımız ancak Rabbilaleminim bilgisinde olan bilinemezler var...Bence gaybı irdelemek yerine Rahman'a nasıl salih,saliha bir kul olabiliriz diye düşünüp O'na yaklaşmanın yollarını soruşturmalıyız böylesi hepimiz için daha hayırlıdır...
    Selam ve dua ile

  11. 29.Mart.2010, 13:16
    6
    Asel-kny
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2010
    Üye No: 73906
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Peki Mumsema ve Desert rose kardeşim teşekkür ederim Allah ikinizden de razı olsun


  12. 29.Mart.2010, 13:16
    6
    Üye
    Peki Mumsema ve Desert rose kardeşim teşekkür ederim Allah ikinizden de razı olsun

  13. 29.Mart.2010, 17:18
    7
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 10,064
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 132
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Alıntı
    Peki Mumsema ve Desert rose kardeşim teşekkür ederim Allah ikinizden de razı olsun
    amin sendende Allah cc razı olsun kardeş.
    Cevaplardan mutmain oldun mu kardeş.
    verdiğim linklerdeki konuları okuyup yorum yaparsan seviniriz.


  14. 29.Mart.2010, 17:18
    7
    mumsema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Alıntı
    Peki Mumsema ve Desert rose kardeşim teşekkür ederim Allah ikinizden de razı olsun
    amin sendende Allah cc razı olsun kardeş.
    Cevaplardan mutmain oldun mu kardeş.
    verdiğim linklerdeki konuları okuyup yorum yaparsan seviniriz.

  15. 10.Mart.2011, 20:26
    8
    Yelomi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2011
    Üye No: 85724
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 79

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    edit .


  16. 10.Mart.2011, 20:26
    8
    Yelomi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    edit .

  17. 10.Mart.2011, 20:38
    9
    Ensar
    لا اله ا لا ا لله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2009
    Üye No: 56476
    Mesaj Sayısı: 1,809
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Bulunduğu yer: Kuzey Yarım Küre

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Alıntı
    Yüce Allah'ın canı öyle istemiş ve kadınları erkeklerin malları gibi yaratmıştır
    Bu sizin aklınızın eksikliğinden oluyor ki kadınları erkeklerin malları gibi yaratmış diyorsunuz.
    Ne kötü bir söz söylediniz.
    Bunca yazılan yazıları, verilen cevapları okumadan yazdığınız için olsa gerek. Ki mantıklı düşünen hiçbir insan böyle konuşmaz.



  18. 10.Mart.2011, 20:38
    9
    لا اله ا لا ا لله
    Alıntı
    Yüce Allah'ın canı öyle istemiş ve kadınları erkeklerin malları gibi yaratmıştır
    Bu sizin aklınızın eksikliğinden oluyor ki kadınları erkeklerin malları gibi yaratmış diyorsunuz.
    Ne kötü bir söz söylediniz.
    Bunca yazılan yazıları, verilen cevapları okumadan yazdığınız için olsa gerek. Ki mantıklı düşünen hiçbir insan böyle konuşmaz.


  19. 11.Mart.2011, 14:20
    10
    zeynep_im
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Aralık.2010
    Üye No: 81549
    Mesaj Sayısı: 88
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: yüreğimin derinlikleri...

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    ''kadınları erkeklerin malları gibi yaratmıştır''

    YAZIK!!!!

    bi çok şeyden bi haber yaşadığınızın göstergesi...

    acıdım , üzüldüm,

    vesselam...



  20. 11.Mart.2011, 14:20
    10
    Devamlı Üye
    ''kadınları erkeklerin malları gibi yaratmıştır''

    YAZIK!!!!

    bi çok şeyden bi haber yaşadığınızın göstergesi...

    acıdım , üzüldüm,

    vesselam...


  21. 16.Temmuz.2011, 13:55
    11
    HİZMETKAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2011
    Üye No: 86992
    Mesaj Sayısı: 366
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Dertlerin Babası

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Alıntı
    Yüce Allah'ın canı öyle istemiş ve kadınları erkeklerin malları gibi yaratmıştır.
    Evet ititrazınız mı var tevbe haşa!
    Tam bir feminist


  22. 16.Temmuz.2011, 13:55
    11
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Yüce Allah'ın canı öyle istemiş ve kadınları erkeklerin malları gibi yaratmıştır.
    Evet ititrazınız mı var tevbe haşa!
    Tam bir feminist

  23. 16.Temmuz.2011, 15:39
    12
    Yelomi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2011
    Üye No: 85724
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 79

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    kuranı kerime göre ikisinin eşit olduğunu zannediyordum ? beni aydınlatabilir misiniz ??


  24. 16.Temmuz.2011, 15:39
    12
    Yelomi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    kuranı kerime göre ikisinin eşit olduğunu zannediyordum ? beni aydınlatabilir misiniz ??

  25. 16.Temmuz.2011, 15:47
    13
    HİZMETKAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2011
    Üye No: 86992
    Mesaj Sayısı: 366
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Dertlerin Babası

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?
    Dinî Soruları Cevaplandırma Komisyonunca hazırlanan "Kadınların Şahitlik ve Mirastaki Durumları" konusundaki rapor görüşüldü. Yapılan müzakereler sonunda:
    İslam dininde, kadınlara yeterli değer verilmediği, kadın - erkek eşitliğinin bulunmadığı ileri sürülmekte ve buna delil olarak da kadınların mirastaki payları ve şahitliği gündeme getirilmektedir. Halbuki dinimizin temel kaynağı olan Kur'an ve sünnete bakıldığında durumun böyle olmadığı açıkça görülmektedir.
    A. Kadın - Erkek Eşitliği
    İslâm'a göre, kadın ve erkek eşit ve birbirini tamamlayan varlıklardır. Gerek ontolojik olarak, gerekse dinî sorumluluk, hukukî ehliyet, temel hak ve hürriyetler bakımından ilkesel bazda kadın erkek ayrımı söz konusu değildir. Ancak kadının konumunun belirlenmesinde, bu ilkesel esasların yanı sıra, İslâm'ın doğup geliştiği toplumlardaki sosyal ve kültürel çevre, özellikle ataerkil aile yapısı etkili olmuştur. Bu durum, İslâm toplumlarında farklı kadın anlayışlarının ortaya çıkmasının da sebebidir.
    Kadın ile ilgili Kur'an ayetlerini anlamada ve yorumlamada, ayetlerin sosyo-kültürel nüzul süreci ve lafzî anlamının yanı sıra hangi gayelerin esas alındığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda daha ileri adımlar atılması Kur'an'ın ruhuna aykırı değildir. Bunun yanı sıra Kur'an-ı Kerim'in ana ilkeleri ve Hz. Peygamber'in kadın ile ilgili genel tavır ve prensipleri ışığında, cinsiyet ayırımını çağrıştıran, kadını kadın olduğu için aşağılayan ve temel hak ve hürriyetlerden mahrum bırakan bütün haber ve rivayetlerin ya özünden saptırılmış ya da uydurma olduğu dikkate alınmalıdır. Söz konusu uydurma haber ve rivayetlerden dolayı, İslâm dinini ve Peygamberini suçlama ilmî ve ahlakî değildir.
    Kadına hiçbir değerin verilmediği, kız çocuğuna sahip olmanın utanç verici bir durum kabul edildiği, bu nedenle bazen kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemde İslâm, davetin başladığı ilk yıllarında kadını muhatap olarak kabul etmiş, bu konuda kadın erkek arasında herhangi bir ayrım yapmamıştır (bk. Leyl 92/3-10).
    Âl-i İmrân suresinin 195. âyetinde geçen, "sizler birbirinizdensiniz"; Tevbe suresinin 71. âyetinde geçen "mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar"; Bakara suresinin 187. ayetinde geçen "onlar size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz" ifadeleri, kadınla erkeğin birbirine denk ve birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu vurgulamaktadır.
    Nahl sûresinin 97. âyetinde, kadın-erkek ayırımı yapmadan inanıp iyi iş işleyenlerin, en güzel şekilde mükafatlandırılacakları bildirilmektedir. Bu husus, Ahzab sûresinde ise,
    Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkeklerle Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah, bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.(Ahzab 33/35)
    şeklinde detaylı olarak açıklanmaktadır.
    Hz. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde, erkeklerde olduğu gibi, kadınlardan da bîat almıştır (Mümtahine 60/12). Bu, sosyal ve dinî hayatta hak ve sorumluluk açısından İslâm dininde kadın ile erkek arasında bir ayrım olmadığını göstermektedir.
    Mücadele sûresi, örnek Müslüman kadının siyasi otorite nezdinde hakkını elde edebilmek için gösterdiği çabaları anlatan bir sûredir. Siyasi otoritenin itirazlarına rağmen kadın haklı davasında ısrar etmiş, uğradığı zulmü Allah'a şikayet etmiştir. Bu kadının, haklarını elde edebilmek için gösterdiği örnek gayret ve çaba Allah'ın takdirine mazhar olmuştur:
    Allah kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Mücadele 58/1)
    Görüleceği üzere sûre, adını Hz. Peygamber ile tartışan kadın Havle b. Sa'lebe'den almıştır. Kaynaklarda geçtiğine göre bu kadın uğradığı zulmü gidermek için Hz. Peygamber'in huzuruna varıp, "Ey Allah'ın Elçisi! Kocam benimle evlendiğinde ben gençtim. O zaman beni arzuluyordu. Ona birçok çocuk verdim. Yaşımın ilerlediği bir sırada beni anasına benzeterek, yalnız bırakıverdi. (Eğer bir yolunu bulur da aramızı düzeltebilirsen çok iyi olur.)" diyerek eşini şikayet etmiştir. Bunun üzerine kadın henüz oradan ayrılmadan Mücâdele sûresinin ilk âyetleri inmiştir. (İbn Mâce, Talak, 25, Mukaddime, 13; Nesâî, Talak, 33; Ahmed b. Hanbel, VI/46)
    Sonuç olarak İslâm dininde yaratılıştan gelen fizyolojik ve psikolojik farklılıkların ötesinde, kadın ? erkek arasında bir ayrım yapılmamıştır; Allah katında bir insan ve kul olarak her ikisi de eşittir. Kur'an-ı Kerim kadın ve erkeğe eşit olarak hitap etmektedir. Dinî yükümlülüklerde, ibadetlerde, ahlakî değer ve faziletlerde kadın ? erkek arasında bir fark bulunmamaktadır. İslam'da insanlar arasında tek değer ölçüsü takvadır.
    B. Kadının Şahitliği
    Bazı İslam bilginleri, Kur'an-ı Kerim'deki borçlanma ayetinden hareketle, iki kadının şahitliğinin, bir erkeğinkine denk olduğunu belirtmişlerdir. Söz konusu ayette;
    Ey iman edenler! Belirli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın.(?) (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler, çağrıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar.(?)
    buyurulmaktadır (Bakara 2/282).
    Görüldüğü üzere âyet, vadeli borçların şahit tutularak yazılmasının, ihtilafları önlemek bakımından yararlı olacağını bildirmek için inmiştir. Bu itibarla, ayette geçen yazın emri, bağlayıcı mahiyette olmayıp, tavsiye niteliğindedir. Hemen bütün alimler bu konuda görüş birliği içindedirler.
    Diğer taraftan ayette geçen "Bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir." ifadesi, bu ayetin tek kadının şahitlik yapamayacağını değil, alacağın güvenceye alınması için, bir erkek yerine iki kadının şahit tutulmasının önerildiğini göstermektedir. Nitekim, mahkemede şahitliğin ifasında tek bir kadının şahitliğinin geçerli olduğu bu ifadeden anlaşılmaktadır. Şöyle ki ayette mahkemede şahitliğin ifası sırasında iki
    kadının da bulunmasının zorunlu olduğu ifade edilmeyip, aksine birinin unutabileceği kabul edilerek, diğerinin (yani tek bir kadının) şahitliğinin yeterli olabileceğine işaret edilmektedir.
    Şahitlikte aslolan, adaletin tesisi ve hukukun işlerliğini sağlamak için, bir suç veya hakkın ispat edilmesidir. Hak veya suç ne ile ispat edilebiliyorsa o, gerek hukukta ve gerekse dinimizde delildir. Nitekim sadece kadınların şahitliğiyle sabit olabilecek hususlarda, tek başına kadının şahitliğinin geçerli olduğu alimlerin ittifakıyla kabul edilmiştir.
    Şahitlikle ilgili diğer ayetlerde, şahitlik konusunda erkek- kadın ayrımı yapılmamıştır:
    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin...(Nisa 4/15)
    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut seferde olup da, başınıza ölüm musîbeti geirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder... (Maide 5/106)
    Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın... (Talak 65/2)
    Namuslu kadınlara zina isnad edip de sonrada dört şahit getiremeyenlere, seksen değnek vurun... (Nur 24/4)
    Bu ayetlerde Arapça'daki erkek sığasının kullanılmasından hareketle bazı bilginler, bu konuda sadece erkeklerin şahitliğinin geçerli olduğunu ileri sürmüşlerdir. Oysa ki bütün dil bilimcilere ve İslam bilginlerine göre, erkek için kullanılan çoğul sığası, kadınları da içerir. Arapça dil kurallarına göre, söz konusu şahitler, erkek olabileceği gibi, kadın da olabilir. Bu da yukarıda zikredilen ayetlerde geçen "şahit" kelimelerinin kadınları da kapsadığını, dolayısıyla kadının şahitliğinin erkeğinkine denk olduğunu gösterir. Bunun böyle olduğuna, Nûr sûresinin 6-9. âyetleri delil teşkil etmektedir:
    Eşlerinize zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şâhitlik etmesi, beşinci defada da, eğer yalancılardan ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir. Kadının, kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.
    Erkeğin dört sefer şehadette bulunması, zina suçunun sabit olması için dört şahit gerekmesine dayanmaktadır; dört şahit bulunmadığında "kazf" (iftira) suçu söz konusudur. Erkek dört defa şahitlikte bulununca, kadının zina suçundan kurtulması için, erkeğin şahitliğine karşılık dört defa şahitlik etmesi istenmektedir. Bu da kadın ile erkeğin şahitliğinin denk olduğunu göstermektedir, Zira, kadının şahitliği gerçekten de, erkeğin şahitliğinin yarısına denk olsaydı; Yüce Allah ondan dört yerine sekiz kere şehadette bulunmasını emrederdi.
    Sonuç olarak, konuyla ilgili ayetler birlikte değerlendirildiğinde, kadının şahitliğinin erkeğinkine denk tutulabileceği anlaşılmaktadır.
    C. Kadının Mirasçılığı
    İslam'dan önce kadının sabit ve belirli bir miras hakkı yoktu. Hatta o dönem Arap toplumunda, kadının mirasçı olması bir tarafa, kendisi mirasa konu olmaktaydı. İslam dini, kadına sağlanan diğer haklarla birlikte, mirasçı olma hakkını da vermiştir. Bu hak, kadını korumayı ve hukukunu tespit etmeyi amaçlayan diğer âyetlere uygun olarak düzenlenmiştir. Nitekim kadınlarla ilgili bir takım hukukî düzenlemelerin yer aldığı Nisâ sûresinin 7. âyetinde şöyle buyurulmaktadır: "Ana-baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana-baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da pay vardır. Allah bırakılanın azından da, çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir".
    Mirasla ilgili âyetler birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlar çıkarılabilir:
    Kur'an'ın kadını değersiz sayması söz konusu değildir. Bilakis konu ile ilgili âyetlerin getirdiği düzenlemeler, İslam'ın kadınların hukûkî şahsiyetlerini tanıdığını, onların hak ve hukukunu belirlemeye özel bir itina gösterdiğini; haklarının zayi edilmemesi için gerekli hukukî tedbirleri aldığını ortaya koymaktadır. Nitekim Kur'an'ın, kadının da erkek gibi mirasta hak sahibi olduğunu açık ve net bir şekilde ifade etmesi, iddia edildiğinin aksine kadına verilen değeri gözler önüne sermektedir.
    Kadının mirasta erkek gibi hak sahibi olduğu açıktır. Ancak itirazlar, niçin mirasta kadına erkeğin yarısı kadar hisse verildiği konusunda yoğunlaşmaktadır. Kur'an'ın kadına mirastan erkeğin payının yarısı kadar hisse vermesini emrettiği şeklindeki genelleme konu ile ilgili âyetlerin sathî olarak okunmasından veya kasıtlı olarak saptırılmasından kaynaklanan bir iddiadır. İlgili âyetler (Nisa 4/11-14) dikkatlice ve herhangi bir önyargıdan uzak olarak okunduğu takdirde, bu iddianın hiç de gerçekleri yansıtmadığı açıkça görülür. Çünkü mirastan kadına erkeğin yarısı kadar hisse verilmesi, kadının mirasçı olarak sahip olabileceği bütün konumlar için değil, sadece kadının aynı babanın/ana-babanın çocuğu olarak erkek kardeşi ile birlikte mirasçı olması durumunda söz konusudur. Nitekim âyette de "Allah size çocuklarınız hakkında şunu emreder, (mirasta) erkeğin payı kadınınkinin iki katıdır" buyurulmuştur (Nisa 4/11). Binaenaleyh kadına erkeğin mirastaki hissesinin yarısının verilmesinin genel bir kural olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu sebeple mirasçı olarak kadının konumu ne olursa olsun, İslâm dininde her halükarda kadına erkeğin yarısı kadar pay verildiğini iddia etmek doğru değildir.
    İlgili âyetlere göre şayet bir anne-babanın çocuğu vefat eder de miras bırakırsa, ölenin çocukları da varsa, anne-babanın her birine mirasın altıda biri verilir (Nisa 4/11). Burada görüldüğü gibi bir anne olarak kadına, çocuğunun mirasından verilen pay, bir baba olarak erkeğe verilen paya denktir. Bu da açıkça göstermektedir ki, kadına erkeğin payının yarısı kadar hisse verilmesi genel bir hüküm değildir. Hatta bu âyet, ölenin çocuğu yok ise, annenin, mirasın üçte birini alacağını da açıkça ifade etmektedir.
    Konu ile ilgili âyetlerde, bir erkeğin veya kadının, anne veya babası vefat etmişse ve çocuğu da yoksa, sadece bir erkek veya kız kardeşi varsa, mirastan her birine eşit olarak altıda bir hisse düşeceği ifade edilerek, kadın ile erkeğin eşit hisse alacakları hükme bağlanmıştır (Nisa 4/12). Bu hususta, kadının hangi durumda olursa olsun, mirastan erkeğin payının yarısı kadar pay alacağı iddiasının ne derece sathî ve maksatlı bir iddia olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.
    Kız ile erkek kardeşlerin birlikte mirasçı olmalarında kıza bir, erkeğe iki hisse verilmesinin sebepleri şöyle sıralanabilir:
    a) İslam hukukuna göre, ister anne, ister eş, ister kız çocuğu, isterse kız kardeş olsun, kadının geçimi kendisine ait olmayıp; oğul, koca, baba veya erkek kardeşin sorumluluğundadır. Çoğunlukla kadın kendisi dışında başkalarının geçimini sağlamakla da
    yükümlü değildir. Erkek ise tam aksine, hemen bütün toplumlarda eşinin, kızının, annesinin veya kız kardeşinin geçimini sağlamakla mükelleftir. Bu sebeplerdir ki "nimet külfete göredir" esasına uygun olarak, eşinin, kızının, annesinin veya kız kardeşinin geçimini sağlamakla yükümlü olan erkeğe, böyle bir yükümlülüğü olmayan kadının payının iki misli verilmiştir.
    b) Kadın kendi mal varlığında istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Kadının malî durumu yerinde olsa dahi, ailenin harcamalarına iştirak etme zorunluluğu yoktur. Bu açıdan bakıldığında, kadın ile erkeğin eşit pay alması durumunda, erkek ailenin geçimini sağlamakla yükümlü olduğu halde, kadının böyle bir sorumluluğu olmadığından denge erkek aleyhine bozulmuş olacaktır.
    c) Erkek evlenirken, eşine "mehir" vermekle yükümlüdür. Kadının ise, evlilikten doğan böyle bir yükümlülüğü olmamakta, aksine eşinden mehir almaya hak kazanmaktadır.
    d) Kadın boşandığı takdirde iddet süresinde onun barınma, yeme-içme, giyim, tedavî gibi nafakasını ödemek kocanın görevi olduğu halde; kadının kocasına karşı böyle bir sorumluluğu yoktur.
    Görüldüğü gibi malî mükellefiyetler bakımından kadın erkeğe karşı eşit olmak bir yana, avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Pek çok konudaki malî yükümlülükler erkeğe yüklenmiştir. İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı, kardeşler arası miras taksiminde, malî yükümlülüklerinin ağırlığına uygun olarak erkeğe iki hisse; hemen hiçbir malî yükümlülüğü olmayan kadına ise bir hisse verilmiştir. Bu da adalet ve hakkaniyete en uygun olan taksimdir.
    Yukarıda zikredilen dayanak ve gerekçeler ışığında;
    a) İslâm'a göre, gerek ontolojik olarak, gerekse dinî sorumluluk, hukukî ehliyet, temel hak ve hürriyetler bakımından ilkesel bazda kadın erkek ayrımı söz konusu olmadığına,
    b) Şahitlik konusunda, borçlanma ayetinde belirtilen ve dönemin şartları ışığında, kadınların ticarî faaliyetlerdeki pasif rolünden kaynaklanan farklılığın, genel düzenleme içermediğine,
    c) Konuyla ilgili ayetler birlikte değerlendirildiğinde, kadının şahitliğinin erkeğinkine denk olduğuna,
    d) Kardeşlerin miras paylaşımında kadınların payının, erkeklere nispetle farklı olarak düzenlenmesinin, erkeğin çeşitli alanlardaki mali sorumluluğunun kadına nispetle daha ağır olmasıyla doğrudan ilişkili olduğuna,
    e) Kadının ihtiyacının daha fazla olduğu veya erkeğin mali sorumluluğun daha az bulunduğu durumlarda, karşılıklı rıza ile bu paylaşımın daha farklı bir şekilde yapılabileceğine,
    Karar verildi.
    Din İşleri Yüksek Kurulu Kararı


  26. 16.Temmuz.2011, 15:47
    13
    Devamlı Üye
    reklam


    Dinî Soruları Cevaplandırma Komisyonunca hazırlanan "Kadınların Şahitlik ve Mirastaki Durumları" konusundaki rapor görüşüldü. Yapılan müzakereler sonunda:
    İslam dininde, kadınlara yeterli değer verilmediği, kadın - erkek eşitliğinin bulunmadığı ileri sürülmekte ve buna delil olarak da kadınların mirastaki payları ve şahitliği gündeme getirilmektedir. Halbuki dinimizin temel kaynağı olan Kur'an ve sünnete bakıldığında durumun böyle olmadığı açıkça görülmektedir.
    A. Kadın - Erkek Eşitliği
    İslâm'a göre, kadın ve erkek eşit ve birbirini tamamlayan varlıklardır. Gerek ontolojik olarak, gerekse dinî sorumluluk, hukukî ehliyet, temel hak ve hürriyetler bakımından ilkesel bazda kadın erkek ayrımı söz konusu değildir. Ancak kadının konumunun belirlenmesinde, bu ilkesel esasların yanı sıra, İslâm'ın doğup geliştiği toplumlardaki sosyal ve kültürel çevre, özellikle ataerkil aile yapısı etkili olmuştur. Bu durum, İslâm toplumlarında farklı kadın anlayışlarının ortaya çıkmasının da sebebidir.
    Kadın ile ilgili Kur'an ayetlerini anlamada ve yorumlamada, ayetlerin sosyo-kültürel nüzul süreci ve lafzî anlamının yanı sıra hangi gayelerin esas alındığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, kadının sosyal ve hukuki statüsü konusunda daha ileri adımlar atılması Kur'an'ın ruhuna aykırı değildir. Bunun yanı sıra Kur'an-ı Kerim'in ana ilkeleri ve Hz. Peygamber'in kadın ile ilgili genel tavır ve prensipleri ışığında, cinsiyet ayırımını çağrıştıran, kadını kadın olduğu için aşağılayan ve temel hak ve hürriyetlerden mahrum bırakan bütün haber ve rivayetlerin ya özünden saptırılmış ya da uydurma olduğu dikkate alınmalıdır. Söz konusu uydurma haber ve rivayetlerden dolayı, İslâm dinini ve Peygamberini suçlama ilmî ve ahlakî değildir.
    Kadına hiçbir değerin verilmediği, kız çocuğuna sahip olmanın utanç verici bir durum kabul edildiği, bu nedenle bazen kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemde İslâm, davetin başladığı ilk yıllarında kadını muhatap olarak kabul etmiş, bu konuda kadın erkek arasında herhangi bir ayrım yapmamıştır (bk. Leyl 92/3-10).
    Âl-i İmrân suresinin 195. âyetinde geçen, "sizler birbirinizdensiniz"; Tevbe suresinin 71. âyetinde geçen "mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar"; Bakara suresinin 187. ayetinde geçen "onlar size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz" ifadeleri, kadınla erkeğin birbirine denk ve birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu vurgulamaktadır.
    Nahl sûresinin 97. âyetinde, kadın-erkek ayırımı yapmadan inanıp iyi iş işleyenlerin, en güzel şekilde mükafatlandırılacakları bildirilmektedir. Bu husus, Ahzab sûresinde ise,
    Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkeklerle Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah, bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.(Ahzab 33/35)
    şeklinde detaylı olarak açıklanmaktadır.
    Hz. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde, erkeklerde olduğu gibi, kadınlardan da bîat almıştır (Mümtahine 60/12). Bu, sosyal ve dinî hayatta hak ve sorumluluk açısından İslâm dininde kadın ile erkek arasında bir ayrım olmadığını göstermektedir.
    Mücadele sûresi, örnek Müslüman kadının siyasi otorite nezdinde hakkını elde edebilmek için gösterdiği çabaları anlatan bir sûredir. Siyasi otoritenin itirazlarına rağmen kadın haklı davasında ısrar etmiş, uğradığı zulmü Allah'a şikayet etmiştir. Bu kadının, haklarını elde edebilmek için gösterdiği örnek gayret ve çaba Allah'ın takdirine mazhar olmuştur:
    Allah kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Mücadele 58/1)
    Görüleceği üzere sûre, adını Hz. Peygamber ile tartışan kadın Havle b. Sa'lebe'den almıştır. Kaynaklarda geçtiğine göre bu kadın uğradığı zulmü gidermek için Hz. Peygamber'in huzuruna varıp, "Ey Allah'ın Elçisi! Kocam benimle evlendiğinde ben gençtim. O zaman beni arzuluyordu. Ona birçok çocuk verdim. Yaşımın ilerlediği bir sırada beni anasına benzeterek, yalnız bırakıverdi. (Eğer bir yolunu bulur da aramızı düzeltebilirsen çok iyi olur.)" diyerek eşini şikayet etmiştir. Bunun üzerine kadın henüz oradan ayrılmadan Mücâdele sûresinin ilk âyetleri inmiştir. (İbn Mâce, Talak, 25, Mukaddime, 13; Nesâî, Talak, 33; Ahmed b. Hanbel, VI/46)
    Sonuç olarak İslâm dininde yaratılıştan gelen fizyolojik ve psikolojik farklılıkların ötesinde, kadın ? erkek arasında bir ayrım yapılmamıştır; Allah katında bir insan ve kul olarak her ikisi de eşittir. Kur'an-ı Kerim kadın ve erkeğe eşit olarak hitap etmektedir. Dinî yükümlülüklerde, ibadetlerde, ahlakî değer ve faziletlerde kadın ? erkek arasında bir fark bulunmamaktadır. İslam'da insanlar arasında tek değer ölçüsü takvadır.
    B. Kadının Şahitliği
    Bazı İslam bilginleri, Kur'an-ı Kerim'deki borçlanma ayetinden hareketle, iki kadının şahitliğinin, bir erkeğinkine denk olduğunu belirtmişlerdir. Söz konusu ayette;
    Ey iman edenler! Belirli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın.(?) (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler, çağrıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar.(?)
    buyurulmaktadır (Bakara 2/282).
    Görüldüğü üzere âyet, vadeli borçların şahit tutularak yazılmasının, ihtilafları önlemek bakımından yararlı olacağını bildirmek için inmiştir. Bu itibarla, ayette geçen yazın emri, bağlayıcı mahiyette olmayıp, tavsiye niteliğindedir. Hemen bütün alimler bu konuda görüş birliği içindedirler.
    Diğer taraftan ayette geçen "Bu onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir." ifadesi, bu ayetin tek kadının şahitlik yapamayacağını değil, alacağın güvenceye alınması için, bir erkek yerine iki kadının şahit tutulmasının önerildiğini göstermektedir. Nitekim, mahkemede şahitliğin ifasında tek bir kadının şahitliğinin geçerli olduğu bu ifadeden anlaşılmaktadır. Şöyle ki ayette mahkemede şahitliğin ifası sırasında iki
    kadının da bulunmasının zorunlu olduğu ifade edilmeyip, aksine birinin unutabileceği kabul edilerek, diğerinin (yani tek bir kadının) şahitliğinin yeterli olabileceğine işaret edilmektedir.
    Şahitlikte aslolan, adaletin tesisi ve hukukun işlerliğini sağlamak için, bir suç veya hakkın ispat edilmesidir. Hak veya suç ne ile ispat edilebiliyorsa o, gerek hukukta ve gerekse dinimizde delildir. Nitekim sadece kadınların şahitliğiyle sabit olabilecek hususlarda, tek başına kadının şahitliğinin geçerli olduğu alimlerin ittifakıyla kabul edilmiştir.
    Şahitlikle ilgili diğer ayetlerde, şahitlik konusunda erkek- kadın ayrımı yapılmamıştır:
    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin...(Nisa 4/15)
    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut seferde olup da, başınıza ölüm musîbeti geirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder... (Maide 5/106)
    Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın... (Talak 65/2)
    Namuslu kadınlara zina isnad edip de sonrada dört şahit getiremeyenlere, seksen değnek vurun... (Nur 24/4)
    Bu ayetlerde Arapça'daki erkek sığasının kullanılmasından hareketle bazı bilginler, bu konuda sadece erkeklerin şahitliğinin geçerli olduğunu ileri sürmüşlerdir. Oysa ki bütün dil bilimcilere ve İslam bilginlerine göre, erkek için kullanılan çoğul sığası, kadınları da içerir. Arapça dil kurallarına göre, söz konusu şahitler, erkek olabileceği gibi, kadın da olabilir. Bu da yukarıda zikredilen ayetlerde geçen "şahit" kelimelerinin kadınları da kapsadığını, dolayısıyla kadının şahitliğinin erkeğinkine denk olduğunu gösterir. Bunun böyle olduğuna, Nûr sûresinin 6-9. âyetleri delil teşkil etmektedir:
    Eşlerinize zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair, Allah adına dört defa yemin ederek şâhitlik etmesi, beşinci defada da, eğer yalancılardan ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını ifade etmesiyle yerine gelir. Kadının, kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.
    Erkeğin dört sefer şehadette bulunması, zina suçunun sabit olması için dört şahit gerekmesine dayanmaktadır; dört şahit bulunmadığında "kazf" (iftira) suçu söz konusudur. Erkek dört defa şahitlikte bulununca, kadının zina suçundan kurtulması için, erkeğin şahitliğine karşılık dört defa şahitlik etmesi istenmektedir. Bu da kadın ile erkeğin şahitliğinin denk olduğunu göstermektedir, Zira, kadının şahitliği gerçekten de, erkeğin şahitliğinin yarısına denk olsaydı; Yüce Allah ondan dört yerine sekiz kere şehadette bulunmasını emrederdi.
    Sonuç olarak, konuyla ilgili ayetler birlikte değerlendirildiğinde, kadının şahitliğinin erkeğinkine denk tutulabileceği anlaşılmaktadır.
    C. Kadının Mirasçılığı
    İslam'dan önce kadının sabit ve belirli bir miras hakkı yoktu. Hatta o dönem Arap toplumunda, kadının mirasçı olması bir tarafa, kendisi mirasa konu olmaktaydı. İslam dini, kadına sağlanan diğer haklarla birlikte, mirasçı olma hakkını da vermiştir. Bu hak, kadını korumayı ve hukukunu tespit etmeyi amaçlayan diğer âyetlere uygun olarak düzenlenmiştir. Nitekim kadınlarla ilgili bir takım hukukî düzenlemelerin yer aldığı Nisâ sûresinin 7. âyetinde şöyle buyurulmaktadır: "Ana-baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana-baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da pay vardır. Allah bırakılanın azından da, çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir".
    Mirasla ilgili âyetler birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlar çıkarılabilir:
    Kur'an'ın kadını değersiz sayması söz konusu değildir. Bilakis konu ile ilgili âyetlerin getirdiği düzenlemeler, İslam'ın kadınların hukûkî şahsiyetlerini tanıdığını, onların hak ve hukukunu belirlemeye özel bir itina gösterdiğini; haklarının zayi edilmemesi için gerekli hukukî tedbirleri aldığını ortaya koymaktadır. Nitekim Kur'an'ın, kadının da erkek gibi mirasta hak sahibi olduğunu açık ve net bir şekilde ifade etmesi, iddia edildiğinin aksine kadına verilen değeri gözler önüne sermektedir.
    Kadının mirasta erkek gibi hak sahibi olduğu açıktır. Ancak itirazlar, niçin mirasta kadına erkeğin yarısı kadar hisse verildiği konusunda yoğunlaşmaktadır. Kur'an'ın kadına mirastan erkeğin payının yarısı kadar hisse vermesini emrettiği şeklindeki genelleme konu ile ilgili âyetlerin sathî olarak okunmasından veya kasıtlı olarak saptırılmasından kaynaklanan bir iddiadır. İlgili âyetler (Nisa 4/11-14) dikkatlice ve herhangi bir önyargıdan uzak olarak okunduğu takdirde, bu iddianın hiç de gerçekleri yansıtmadığı açıkça görülür. Çünkü mirastan kadına erkeğin yarısı kadar hisse verilmesi, kadının mirasçı olarak sahip olabileceği bütün konumlar için değil, sadece kadının aynı babanın/ana-babanın çocuğu olarak erkek kardeşi ile birlikte mirasçı olması durumunda söz konusudur. Nitekim âyette de "Allah size çocuklarınız hakkında şunu emreder, (mirasta) erkeğin payı kadınınkinin iki katıdır" buyurulmuştur (Nisa 4/11). Binaenaleyh kadına erkeğin mirastaki hissesinin yarısının verilmesinin genel bir kural olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu sebeple mirasçı olarak kadının konumu ne olursa olsun, İslâm dininde her halükarda kadına erkeğin yarısı kadar pay verildiğini iddia etmek doğru değildir.
    İlgili âyetlere göre şayet bir anne-babanın çocuğu vefat eder de miras bırakırsa, ölenin çocukları da varsa, anne-babanın her birine mirasın altıda biri verilir (Nisa 4/11). Burada görüldüğü gibi bir anne olarak kadına, çocuğunun mirasından verilen pay, bir baba olarak erkeğe verilen paya denktir. Bu da açıkça göstermektedir ki, kadına erkeğin payının yarısı kadar hisse verilmesi genel bir hüküm değildir. Hatta bu âyet, ölenin çocuğu yok ise, annenin, mirasın üçte birini alacağını da açıkça ifade etmektedir.
    Konu ile ilgili âyetlerde, bir erkeğin veya kadının, anne veya babası vefat etmişse ve çocuğu da yoksa, sadece bir erkek veya kız kardeşi varsa, mirastan her birine eşit olarak altıda bir hisse düşeceği ifade edilerek, kadın ile erkeğin eşit hisse alacakları hükme bağlanmıştır (Nisa 4/12). Bu hususta, kadının hangi durumda olursa olsun, mirastan erkeğin payının yarısı kadar pay alacağı iddiasının ne derece sathî ve maksatlı bir iddia olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.
    Kız ile erkek kardeşlerin birlikte mirasçı olmalarında kıza bir, erkeğe iki hisse verilmesinin sebepleri şöyle sıralanabilir:
    a) İslam hukukuna göre, ister anne, ister eş, ister kız çocuğu, isterse kız kardeş olsun, kadının geçimi kendisine ait olmayıp; oğul, koca, baba veya erkek kardeşin sorumluluğundadır. Çoğunlukla kadın kendisi dışında başkalarının geçimini sağlamakla da
    yükümlü değildir. Erkek ise tam aksine, hemen bütün toplumlarda eşinin, kızının, annesinin veya kız kardeşinin geçimini sağlamakla mükelleftir. Bu sebeplerdir ki "nimet külfete göredir" esasına uygun olarak, eşinin, kızının, annesinin veya kız kardeşinin geçimini sağlamakla yükümlü olan erkeğe, böyle bir yükümlülüğü olmayan kadının payının iki misli verilmiştir.
    b) Kadın kendi mal varlığında istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Kadının malî durumu yerinde olsa dahi, ailenin harcamalarına iştirak etme zorunluluğu yoktur. Bu açıdan bakıldığında, kadın ile erkeğin eşit pay alması durumunda, erkek ailenin geçimini sağlamakla yükümlü olduğu halde, kadının böyle bir sorumluluğu olmadığından denge erkek aleyhine bozulmuş olacaktır.
    c) Erkek evlenirken, eşine "mehir" vermekle yükümlüdür. Kadının ise, evlilikten doğan böyle bir yükümlülüğü olmamakta, aksine eşinden mehir almaya hak kazanmaktadır.
    d) Kadın boşandığı takdirde iddet süresinde onun barınma, yeme-içme, giyim, tedavî gibi nafakasını ödemek kocanın görevi olduğu halde; kadının kocasına karşı böyle bir sorumluluğu yoktur.
    Görüldüğü gibi malî mükellefiyetler bakımından kadın erkeğe karşı eşit olmak bir yana, avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Pek çok konudaki malî yükümlülükler erkeğe yüklenmiştir. İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı, kardeşler arası miras taksiminde, malî yükümlülüklerinin ağırlığına uygun olarak erkeğe iki hisse; hemen hiçbir malî yükümlülüğü olmayan kadına ise bir hisse verilmiştir. Bu da adalet ve hakkaniyete en uygun olan taksimdir.
    Yukarıda zikredilen dayanak ve gerekçeler ışığında;
    a) İslâm'a göre, gerek ontolojik olarak, gerekse dinî sorumluluk, hukukî ehliyet, temel hak ve hürriyetler bakımından ilkesel bazda kadın erkek ayrımı söz konusu olmadığına,
    b) Şahitlik konusunda, borçlanma ayetinde belirtilen ve dönemin şartları ışığında, kadınların ticarî faaliyetlerdeki pasif rolünden kaynaklanan farklılığın, genel düzenleme içermediğine,
    c) Konuyla ilgili ayetler birlikte değerlendirildiğinde, kadının şahitliğinin erkeğinkine denk olduğuna,
    d) Kardeşlerin miras paylaşımında kadınların payının, erkeklere nispetle farklı olarak düzenlenmesinin, erkeğin çeşitli alanlardaki mali sorumluluğunun kadına nispetle daha ağır olmasıyla doğrudan ilişkili olduğuna,
    e) Kadının ihtiyacının daha fazla olduğu veya erkeğin mali sorumluluğun daha az bulunduğu durumlarda, karşılıklı rıza ile bu paylaşımın daha farklı bir şekilde yapılabileceğine,
    Karar verildi.
    Din İşleri Yüksek Kurulu Kararı

  27. 16.Temmuz.2011, 15:51
    14
    Yelomi
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2011
    Üye No: 85724
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 79

    Cevap: Neden erkek kadına göre üstün yaratılmış?

    Özür dilerim.Yani kadınlar islamiyetten önce bir mal gibi kullanılırken islamiyetle beraber insan oldukları hatırlatılmıştır.islamiyet kadınları koruyup kollamamızı ister yani kadınları çok sever.Biraz ters yazmışım bide o zaman hiçbir bilgim yoktu o konuda hakkınızı helal edin.Ben pek bilmiyordum islamı o zamanda yanlış yerlerden araştırıyordum ama şimdi doğru yolu bulmak üzereyim.


  28. 16.Temmuz.2011, 15:51
    14
    Yelomi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Özür dilerim.Yani kadınlar islamiyetten önce bir mal gibi kullanılırken islamiyetle beraber insan oldukları hatırlatılmıştır.islamiyet kadınları koruyup kollamamızı ister yani kadınları çok sever.Biraz ters yazmışım bide o zaman hiçbir bilgim yoktu o konuda hakkınızı helal edin.Ben pek bilmiyordum islamı o zamanda yanlış yerlerden araştırıyordum ama şimdi doğru yolu bulmak üzereyim.




+ Yorum Gönder
Git 12 Son