İmam Buhari ile İmam-ı Azam Ebu Hanife arasında bir sorun mu vardı? 5 üzerinden 4.52 | Toplam : 21 kişi
  1. 1
    azerbaycan Üye
    azerbaycan
    Üye
    azerbaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2010
    Üye No: 72737
    Mesaj Sayısı: 10
    Tecrübe Puanı: 1

    İmam Buhari ile İmam-ı Azam Ebu Hanife arasında bir sorun mu vardı?


    Selamun aleykum ve rahmetullahi ve bereketu
    Sorum gayet açık. Benim bildiğim cevaplar, belki birilerine göre Klasik Şii mantığının ürünü olabilir. Dolayısı ile ben yazmıyorum sadece samimice soruyor ve işin ehillerinden delilli, kaynaklı bir cevap istiyorum.
    Cevaplar kaynak ve delillere zıt olur ise veya cevap gelmez ise Allah'ın izni ile kaynakları kullanarak kendi cevabımı vermeye çalışırım.
    Ebu Hanife, İmam Buhari ve bir takım Sünni alimlerin iddia ettiği gibi, "güvenilmez adam, zındık, kafir, sapık mezhep mensubu, hatta kafir" biri mi? Yoksa bir Ehl-i Sünnet Mezhebinin kurucusu, imamı ve önderi mi?
    Olaya şimdilik Rey ve Rical ehli bakımından yaklaşmam konuyu kısırlaştırır. Nitekim Ehl-i Sünnet için, Ebu Hanife ne ise, İmam Buhari de odur. Aynı sevgi ve saygıyı görmektedir. Bu (benim düşünceme göre) Rey ve Rical ehli meselesini bilenler içinde geçerlidir.
    Ebu Hanife, gerçektende, İmam Buharinin anlattığı türden bir insanmıydı? Şayet öyle ise, Hanefilerin, İmam Buhariyi dikkate bile almaması gerekirdi. Veya Hanefilerin, İmam Buhariden uzak durması gerekirdi. Görünen o ki bu da mümkün değil.
    Hanefiler veya sünniler için (Günümüz için diyeyim) İmam Buhari ve Ebu Hanife bir bütün ve vazgeçilmez iki değerdir. Rivayetleri nakledip öyle değerlendirme yapsak daha hayırlı olacak galiba.
    İmam Buhari Ebu Hanife hakkında demiş ki:
    1- "Güvenilmez Adam." (Tarihul Kebir c. 8 s.81)
    2- "Sapık Mürcie Mezhebinin Mensubu." (Tarihul Evsat c.2 s.93)
    3- "Küfründen dönmesi için iki defa tövbeye çağrılan adam." (Kitabuz Zuafa s.132)
    Sırası ile diğer Alimlerinde sözlerini beyan edeceğim. Burada Ebu Hanifeye saldırma ve küçümseme gibi bir gayretim yok. Buna en azından Allah Şahittir. Burada beni ciddi derecede düşündüren şudur. Acaba Ebu Hanife, İmam Buhari ve benzeri olan alimlere ne yapmıştı? Suçu neydi? Kabahati neydi? Sadece sözlerde geçen bazı suçlama ve kelimeler mi?
    Ehl-i Sunnet için meşhur olan, ünlü Muhaddis, alim ve Fakih, Süfyan bin Uyeyne, Ebu Hanifenin Ölüm haberi kendisine gelince, kendisi İmam Buhariden geri kalmayarak şöyle demiştir:
    "Allah ona lanet etsin! İslam'ın can damarlarını, bir, bir kopardı. Müslümanlar arasında ondan daha şerir biri doğmamıştır." (İbni Abdulbirr, El İntika s.149-150) İbnül Carud ise Ebu Hanifeyi tanıtırken şu korkunç sözü söylüyor: "Müslüman olup olmadığı tartışmalıdır." (El İntika s.150)
    Bir diğer Mezhep İmamı olan İmam Malik ise şöyle demiştir:
    "Ebu Hanife, İslam bünyesinde doğan en şerir varlıktır. Bu ümmete, fikirleri yerine kılıçla vursaydı daha iyi olurdu." (El İntika s.150) Daha buna benzer bir çok alime ait bir çok sözden bahsedilmektedir. Biz bunları toparlayıp öncelikle dönelim Buhariye.
    Bunların için Ehl-i Sünnet dünyası için şüphesiz en Meşhuru İmam Buharidir. Malikiler için ise hem Buhari hem İmam Maliktir.
    Peki İmam Buhari bunu neden yaptı?
    Acaba, Buharinin, Aklın, Nakli delillerin önüne geçirilmesine ve Kıyasa şiddetle karşı karşı olması bunda etkili olabilir mi? Nitekim bilinen odur ki Ebu Hanife Ehl-i Reydir. Ebu Hanife ise kıyas ve aklı, naklin önüne geçirmede uzman hatta mucididir diyebiliriz.
    Yoksa, Buhari, Ebu Hanife karşıtı olan kendi hocalarının etkisinde mi kalmıştır?
    Nitekim Bazı hocaları bizzat Ebu Hanifenin öğrenciliğinide yapmıştır. Örneğin Veki bin El Cerrah...
    Not:Bide sayin aziz kardeshlerim sizin cevabiniza cevab ve soru sora bilirmiyim burada?


    İlgili Yazılar

  2. 2
    DZALBAY Kıdemli Üye
    DZALBAY
    Kıdemli Üye
    DZALBAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 1,348
    Tecrübe Puanı: 30
    Yaş: 63

    --->: İmam Buhari ile İmam-ı Azam Ebu Hanife arasında bir sorun mu vardı?


    mumsema'dan alıntı...

    Alıntı
    ve aleykumusselam ve rahmetullah. kardeş 2009 yılı hep bu tartışmalarla geçti.
    yorulduk... artık hiçbir islami görüş sahiplerini eleştirmeyi kabul etmeyeceğiz inşallah.

    birileri (belki niyeti hayırdır onu bilmiyoruz) bir islami cemaat düşüncesi hakkında konu açıyor ve sınırlar aşılıyor/hakaretler başlıyor.
    burda hakaretlerden en çok biz nasipleniyoruz.
    Ne Tarikat ehli ne Vehhabi nede Başka düşüncede olan... hiçkimseye musade olmayacak.


    Bütün arkadaşlara burdan sesleniyorum!
    Ehli Sünnet olan hiçbir Alimi ve hiçbir cemaati eleştirmenize musade etmiyoruz.
    Olumsuz yönleri varsa almayın, bizede yazmayın LÜTFEN
    Açtığın konu,bazılarını istemediğimiz yerlere sürükleyebilir.Lütfen bu konuyu kaşımayalım kardeşim...


  3. 3
    azerbaycan Üye
    azerbaycan
    Üye
    azerbaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2010
    Üye No: 72737
    Mesaj Sayısı: 10
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: İmam Buhari ile İmam-ı Azam Ebu Hanife arasında bir sorun mu vardı?


    Kardeshim soruya cevab ariyorum niycin kalbimizde supe kalsin ki?en guzeli soruyu arasdirmak deyilmi buraya nicin geldik ozaman?


  4. Reklam

  5. 4
    Hükümdar Ehl-i sünnet
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet
    Hükümdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Aralık.2008
    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 327
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 33

    --->: İmam Buhari ile İmam-ı Azam Ebu Hanife arasında bir sorun mu vardı?


    İmam Buharî Sahihinde eleştirdiği bazı kimseler hakkında isim vermeden “Bazı kimseler şöyle dedi” diyerek eleştirir. Bu eleştirileri, o dönemde Hadisçilerle ehl-i rey arasında var olan tartışmaların bir yansıması olarak kabul etmek gerekir. Buharî’nin “Bazı kimseler şöyle dedi” demekten kastı İmam Azam olduğu meşhur olmakla beraber, bunu bütün rey ekolü ve İmam Muhammed için de kullandığını söyleyen alimler de vardır.

    İmam Buharî de bir müçtehittir, başkasını eleştirebilir. Bu husus, ne eleştireni ne de eleştirileni küçük düşüren bir davranış değildir. Buhari, kendisine göre sahih hadise aykırı bulduğu görüşleri eleştirmiştir.

    Aslında Buhârî ile Ebû Hanîfe muasır değildir. Çünkü Ebû Hanîfe 80-150 yılları arasında yaşamıştır. Yani Buhârî hazretleri Ebû Hanîfe’nin ölümünden tam 44 yıl sonra doğmuştur. Buna rağmen, aralarında bir ihtilaf söz konusudur ve bu gerçektir. Pek çok müellif bu meseleye temas etmiş ve bilhassa Hanefîler, İmam-ı Azâm'ı müdafaa için konu üzerine eğilmişler, özel eserler vermişlerdir. El-Lübâb'ın sahibi, Abdülgani el-Meydânî ed-Dımeşkî'nin Keşfu'l-iltibas Ammâ Evredehu'l-Buhârî alâ Bâzı'n-Nâs adlı eseri bunlardan biridir.

    Terâcim kitapları, genellikle Buhârî'nin, Ebû Hanîfe'ye cephe almasında Nuaym İbnu Hammâd el Mervezî'nin rolünün olduğuna dikkat çekerler. Bu zat, Buhârî'nin sohbetine katıldığı kimselerden biridir. Başlıca hususiyeti de, Ebû Hanîfe'ye karşı beslediği aşırı taassubudur. Bu sebeple Nuaym, Ebû Hanîfe aleyhinde yalanlar uydurmaktan çekinmemiş ve Buhârî'ye bu meselede müessir olabilmiştir.

    Buhâri'deki Ebû Hanîfe’ye olan itirazlarıyla ilgili bu açıklamaya, başka açıklamalar da yapılmıştır. Bunlardan birine göre, Buhârî, ilmî seyahatlerden Buhârâ'ya dönünce, oradaki Hanefi olan bazı âlimler kendisini kıskandı. Hatalı bir fetvasını bahâne ederek onun Buhârâ'dan sürülmesini sağladılar. Bu işin başında, Buhârî'nin talebelik arkadaşı olan Ebu Hafsı's-Sağîr el-Buhârî baş rolü oynamıştır. Ebu Hafsı's-Sağîr Mâverâünnehir'de Hanefiye şeyhidir. Kendisine kötü davrananlara karşı kırılmış olan Buhârî Hazretlerinin bir insan olarak hissiyata kapılıp Hanefilere kırıldığı ifâde edilir.

    Bir başka yoruma göre, Buhârî de bir fakîhtir ve değişik konularda Ebu Hanife’nin verdiği hükümlere aykırı içtihatlar yapmıştır. Böylece aralarındaki içtihat farkı olabilmiştir. Bu durum, sadece Buhari ve Ebu Hanife arasında değil, diğer imamlar arasında da olmuştur.

    Bu yorumun haklılığını kavramak için Ahmed İbnu Hanbel'in şu sözünü kaydetmede fayda var. Der ki: "Biz ehl-i reyi, onlar da bizi durmadan lânetlerdik. Bu hal Şâfiî'nin gelmesine kadar devam etti. O gelince aramızı bulup bizi kaynaştırdı." (bk. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, 1/193-194)

    Sorularla İslamiyet


  6. 5
    DZALBAY Kıdemli Üye
    DZALBAY
    Kıdemli Üye
    DZALBAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 1,348
    Tecrübe Puanı: 30
    Yaş: 63

    Alıntı
    Kardeshim soruya cevab ariyorum niycin kalbimizde supe kalsin ki?en guzeli soruyu arasdirmak deyilmi buraya nicin geldik ozaman?
    Niyet tabii ki önemli de...sen Ebu Hanife hakkında nasıl şüphe taşıyabildiğini anlayamadım...Her mümin,Ebu Hanife'nin nasıl bir alim olduğunu bilir.Onunla ilgili şüphe taşımak bir mümine yakışmaz...

    İmam Buhari de kendi alanında(yani hadis konusunda)büyük bir zattır.İlim olarak Ebu Hanifenin eline su bile dökemez.Böyle olunca,kendini bilen bir hadis alimi,neden bir fıkıh alimine taş atsın ki?...Üstelik,ikisi de ehli sünnet alimidir...

    Açıklamalardan anlaşılan odur ki;İmam Buhari,Ebu Hanife hakkında o çirkin sözleri sarfetmemiştir.


  7. 6
    azerbaycan Üye
    azerbaycan
    Üye
    azerbaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2010
    Üye No: 72737
    Mesaj Sayısı: 10
    Tecrübe Puanı: 1

    Aziz Kardeshler ehli rey ve ehli recal ile usuli ve ahbari meselesini aciklar misiniz biraz ?


  8. 7
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil
    @mir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 2,906
    Tecrübe Puanı: 32
    Yaş: 44

    İbn Abbas şöyle dedi: Alimlerin ilimlerini dinleyiniz. fakat birinin diğeri hakkındaki sözlerini tasdik etmeyiniz. Yemin olsun ki onlar keçilerden daha kıskançtırlar.

    İbn Vehb ise şöyle dedi: Kari'nin kâri aleyhine şahadeti caiz değildir. Yani alimlerin şahadetleri... Çünkü alimler insanların en kıskançlarıdırlar.

    Malik bin Dinar dedi ki: Alimlerin ve kurra'nın bütün sözleri alınır. Fakat birbiri hakkındaki sözlerine itibar edilmez.

    Doç. Dr. Talat Sakallı, Hadis Tartışmaları, TDV Yayınları, shf. 46

    Lütfi Paşa dedi ki: Müderrisler ve ulema taifesi birbirine hased eder. Onların birbiri hakkında söylediklerine inanmayıp, alimlerin reisleri ile müşavere edip, menasıb-ı ulemada [alimleri atamada] taharri etmek [araştırma yapmak] gerek.

    Dr. Huriye Martı, Birgivi Mehmed Efendi, TDV Yayınları, shf. 23

    Hükümdar Nickli Üyeden Alıntı
    Bu yorumun haklılığını kavramak için Ahmed İbnu Hanbel'in şu sözünü kaydetmede fayda var. Der ki: "Biz ehl-i reyi, onlar da bizi durmadan lânetlerdik. Bu hal Şâfiî'nin gelmesine kadar devam etti. O gelince aramızı bulup bizi kaynaştırdı." (bk. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, 1/193-194)



  9. 8
    azerbaycan Üye
    azerbaycan
    Üye
    azerbaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2010
    Üye No: 72737
    Mesaj Sayısı: 10
    Tecrübe Puanı: 1

    Selamun Aleykum
    kardeşlerim Buharinin Ebu hanifeden 44 yıl sonra gelmesi onun doğruları göremeyeceği anlamına gelmiyor.Bizler Kurandan sonra en sağlam kaynaktır Sahihi Buhari diyoruz oyle diyilmi?..
    Size bir örnek vereyim ben..Şimdi ben bir müçtehidi taklit ediyorum yani onun fetvalarına göre amel ediyorum..ve o müçtehidin yanlışlarını gördüğümde yada ispatlı bir şekilde bana söylendiğinde ben o müçtehidi taklit etmeye devam edersem benim imanımda sorun var demektir.
    1- "Güvenilmez Adam." (Tarihul Kebir c. 8 s.81)
    2- "Sapık Mürcie Mezhebinin Mensubu." (Tarihul Evsat c.2 s.93)3- "Küfründen dönmesi için iki defa tövbeye çağrılan adam." (Kitabuz Zuafa s.132)

    Şimdi bu ağır eleştiriye rağmen imam Buhari ebu hanifeyi taklit etmeye devam etmişse onun imanında bir sorun var demekmidir?ve o buharinin sözlerine itibar edilmez..yada buharinin bu iddaaları doğru ise ebu hanifeyi taklit edenlerin imanında sorun var demektir..yukarıdaki iddaalar çok önemli lütfen dikkat edin bir mezhep imamının maruz kaldığı yakıştırmalara bakarmısınız


  10. 9
    azerbaycan Üye
    azerbaycan
    Üye
    azerbaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2010
    Üye No: 72737
    Mesaj Sayısı: 10
    Tecrübe Puanı: 1

    .... bazıları ona lanet ediyor, bazıları "küfründen dönmesi için iki defa tevbeye davet edilen şahıs" diye söz ediyor. bunlar ne demek? lanet etmek içtihatmı?


  11. 10
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil
    @mir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 2,906
    Tecrübe Puanı: 32
    Yaş: 44

    yine okumadan cevap yazmışsın
    alimin başka bir alim aleyhindeki sözlerine pek itibar etmemek lazım
    delil ile konuşmuyorsa

    cerh ve tadilde bir kural vardır
    kimse delilsiz ve sebeb belirtmeden cerh edilemez
    ebu hanifeyi cerh edenler delil versinler
    hangi sözünden dolayı cerh etmiş
    hangi amelinden dolayı kafir damgası yapıştırmışlar?

    taklid konusunda ise haklısın
    yanlış yaptığı ayet ve hadisle isbatlandığı halde
    hâlâ bir mezheb imamına sıkı sıkıya bağlı kalan varsa kör bir taklid içinde demektir
    ve bu durum çok tehlikeli olabilir.


  12. 11
    Ziyad Şafi Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi
    Devamlı devama Devam :)
    Ziyad Şafi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Kasım.2008
    Üye No: 40350
    Mesaj Sayısı: 332
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 36

    Ben bu işte dikkat talep ediyorum !1) NİK ve üye resmi niye farklı ?2) Niye illada anlatılan cevap ikinci soru işaretleri ile karıştırılıyor ?3) Niye illada azerbaycan niki ?delilin gelme yerine dikkat etmeyip delilin nerden ne mana verdiyine dikkat çekiliyor ? size de qarip gelmedimi ey müslüman kardeşlerim ?Vallahi ben burada bir art niyet hiss ediyroum...fitneye düşmeyin sakın ha !Mumsema hocamızdan bu işin burada durdurulmasını talep ediyorum...sevgi dua ve Selam ile...


  13. 12
    azerbaycan Üye
    azerbaycan
    Üye
    azerbaycan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2010
    Üye No: 72737
    Mesaj Sayısı: 10
    Tecrübe Puanı: 1

    Aziz @mir kardeşhim diyor ki,alimin başka bir alim aleyhindeki sözlerine pek itibar etmemek lazım
    delil ile konuşmuyorsa

    Şimdi soru....kardesh Neye göre? Buna kim karar veriyor. Delil ile konuşmadığını nerden biliyorsun? pek itibar etmemekle hiç itibar etmemek arasındaki frekans aralığının ölçüsü nedir?


  14. 13
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil
    @mir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 2,906
    Tecrübe Puanı: 32
    Yaş: 44

    azerbaycan Nickli Üyeden Alıntı
    Aziz @mir kardeşhim diyor ki,alimin başka bir alim aleyhindeki sözlerine pek itibar etmemek lazım
    delil ile konuşmuyorsa
    Şimdi soru....kardesh Neye göre? Buna kim karar veriyor. Delil ile konuşmadığını nerden biliyorsun? pek itibar etmemekle hiç itibar etmemek arasındaki frekans aralığının ölçüsü nedir?
    numaralı mesajımdaki "alimin alim aleyhindeki sözlerine itibar etmemekle" ilgili sözler
    ashab ve tabiinin büyüklerine aid

    Ebu Hanife'yi cerh edenler neden cerh etmişler? bunu bilmeden bu cerhlerinde haklılar mı değiller mi bilemeyiz.



    Farz edelim ki Ebu Hanife özbeöz yahudi olsa ne olacak? Yine doğrularını alır yanlışlarını bırakırız. Biz bununla mükellefiz.
    Tıkla:[URL]https://www.mumsema.org/ilim-ogrenmek-ve-ogretmenin-fazileti/105013-hakikat-hakikattir-kimden-gelirse-gelsin-alinmalidir.html[/URL]
    Ebu Hanife kendisinin cerh edilmesine sebep olan akide ile mi öldü? Ebu Hanife'nin sağlığında bazı fetvalarından döndüğünü biliyoruz. Cerh edilmesine sebeb olan fetvalarından dönüp önmediği kadar, onu cerh edenlerin haklı olup olmadığı da öenmlidir.

    Buyur:
    Ebû Hanîfe ile çağdaş olan Suriye'li fakîh Evzâî bir defa Abdullah b. Mübârek'e sordu:
    — Kûfe'de çıkan ve Ebû Hanîfe denen bu bid'atçı kimdir?
    İbni Mübarek buna cevap vermedi. Yalnız gayet ince ve müşkil bâzı mes'eleleri ortaya atıp onların anlaşılış tarzını, fetvalarını arzetti. Evzâî'nin bunlar hoşuna gitti ve:
    — Bu fetvaları veren kim? diye sordu. O da :
    — Irak'ta gördüğüm bir üstad, dedi. Evzâî:
    — Bu, üstadların en şereflisi; git, onunla çokça görüş, dedi. O zaman îbn-i Mübarek:
    — İşte Ebû Hanîfe budur, cevabını verdi.
    Sonraları Ebû Hanîfe ile Evzâî Mekke'de buluştular, görüştüler. İbni Mübârek'in zikrettiği bâzı mes'eleleri müzakere, mübahase ettiler. Ebû Hanîfe onlar hakkındaki görüşünü açıkladı. Ayrıldıktan sonra Evzâî, Abdullah b . Mübârek'e : «Doğrusu ben, bu zatın ilminin çokluğuna, aklının üstünlüğüne hayran kaldım. Ona gıpta ettim. Allah'tan af dilerim, ben onun hakkında gayet yanılıyormuşum. Sen -ondan ayrılma, o bana eriştirdiklerinden çok bambaşka imiş» dedi.
    Muhammed Ebu Zehra

    gördüğün gibi evzai, ebu hanifeyi tanımadan hakkında duydukları yüzünden onu cerh etmiş, tanıyınca da bu cerhinden dolayı pişman olmuştur. Yani ulemanın başka bir alimi cerhine, deliline bakmadan pek inanmamak gerekiyor.


  15. 14
    Dafer Üye
    Dafer
    Üye
    Dafer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 26.Ocak.2010
    Üye No: 72800
    Mesaj Sayısı: 2
    Tecrübe Puanı: 1

    İmam Azam ve İmam Buhari imamlarımızdır. İmam Azam, geliştirdiği (fıkıh) usuluyla, İmam Buhari de, rivayet ettiği hadislerle çığır açmışlardır. Eserleriyle, görüşleriyle var oldukları için onların yokluğu müşahade edilemiyor. Aralarındaki ihtilaf ise geçip gitmiştir. Bu asırda bu konuşmak kimseye yarar sağlamadığı gibi, zararlarıda vardır. İttifak edilen konuları hıfz ettikte mi, ihtilafları araştırıyoruz?


+ Yorum Gönder
Git 12 Son