Konusunu Oylayın.: Mikropların Yararları

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 4 kişi
Mikropların Yararları
  1. 20.Aralık.2008, 13:29
    1
    Leyli Rana
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ekim.2008
    Üye No: 36951
    Mesaj Sayısı: 868
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Germany

    Mikropların Yararları






    Mikropların Yararları Mumsema Bu günün çok temiz dünyası acaba bizi hasta mı ediyor?
    Howard Huges 1976′da ölmüş Amerikalı bir sanayicidir. 1958 yazında Howard’ın mikrop fobisi kendisini Bewerly Hills Oteli”nin bir odasına kapatmasına yol açar. Bu Teksaslı milyarder zamanının çoğunu “‘mikropsuz bölge” diye adlandırdığı odasının bir bölümünde geçirir. Hiçbir şeye çıplak elle dokunmaz. Nesnelerle elinin arasını mutlaka bir mendil ayırır. Hattâ bu şahıs bir konserveyi açmanın en hijyenik yollarını anlatan üç sayfalık bir not bile hazırlamıştır. Howard’ınki kadar olmasa da çevremizde böyle temizlik hastaları ile karşılaşırız.
    Tabiî ki yaşadığımız ortamları mikropsuz hâle getirmek, çıplak elle bir şeye dokunmamak, ev temizliğinde aşırıya kaçmak gibi davranışlar, hayatı insanın kendisi ve çevresi için yaşanılmaz bir hâle getirmektedir. Ama günümüzün modern toplumu hepimizi âdeta küçük birer Howard Huges yapıyor. Zira kullandığımız tüketim maddelerinin çoğu artık dezenfekte edilerek üretiliyor. Sabundan çarşafa, halıdan temizlik süngerine kadar pek çok ürünün antimikrobik olanının kullanılması gerektiği reklamlar vasıtasıyla bilinç altımıza yerleştiriliyor. Deterjan reklamlarında “sıradan bir deterjanla” temizlenmiş bir mutfak bankosunun üstündeki bakteriler büyüteç altında bizi yiyecek canavarlar olarak gösterilirken reklamı yapılan ürünün, ortamı, âdeta sterilize ettiği (zararlı ve zararsız tüm mikroplardan arındırdığı) anlatılıyor.
    Japonlar da bu konuda aşırıya giden toplumlardan biridir. Yaygın olarak kullandıkları antimikrobik banka cüzdanları ve direksiyon kılıfları basit birer örnek oluşturur. Üstün teknoloji ürünü son marifetleri ise akıllı tuvaletleridir.
    Peki tamamen mikropsuz ortamlarda yaşamanın bir sakıncası olur mu?
    Bu sorunun cevabı kısaca “evet”tir. Bilim adamlarına göre temizlik ve hijyen konusundaki saplantılarımız ve yanlış bilgimiz araştırılması gereken bir konudur. Zira şimdiye kadar yapılan çalışmalar çeşitli kirliliklerden ve mikroplardan tamamen izole bir hayat yaşamanın Amerika. Batı Avrupa, Japonya ve Avustralya’da astım hastalığını artırdığını ve aynı zamanda diğer alerjik hastalıkların da yaygınlaşmasına sebep olduğuna dair görüşler ileri sürülüyor. Ayrıca temizlik hastalığı eklem romatizması ve şeker gibi daha ciddi otoimmün hastalıkların oluşmasına sebep olabilmektedir.
    Her doğan bebek daha ilk çığlıkları ile beraber dünyanın maddî kirleri ve çok çeşitli mikropları ile temas hâlindedir ve böylece bağışıklık sistemi karşılaştığı yeni yapılara karşı ne yapacağını öğrenir. Başka bir örnekle bunu açıklayacak olursak, bir bebeğin beyin hücreleri, eğer kendisine gerekli şefkat gösterilmezse ve çevresiyle sosyal temas kuramazsa, doğru bağlantıları yapamaz ve bebek aklen zayıf ve konuşma yeteneği azalmış bir hâle gelir. Yetişkinlerde de doğru duygusal ve zihinsel uyanlar alınamazsa aklın tam kullanılamadığı görülür. Bu örneğe benzer bir şekilde bağışıklık sistemimiz mikroptan arındırılmış veya azaltılmış bir çevrede çalışmak zorunda bırakılırsa, fonksiyonunu normalin altında yerine getirebilecektir.
    Çocuk felci ve tetanoz gibi ölümcül hastalıklarda bizi koruyan aşılar bağışıklık sistemimizi uyarmaktadır. (Ancak çoğu aşı alerjilere karşı korunmada yanlış uyarmada bulunurlar. Bağışıklık sisteminin sadece bir bölümünün aşırı uyarılması ise işlerin daha kötüye gitmesine yol açar.)
    TOPRAĞA GERİ DÖNÜŞ
    Artık Batı’da çoğu insan dışarıda daha az vakit geçiriyor, daha az kirleniyor, âdeta premature bir bebek gibi mikroplarla çok az temas ediyor.
    Böylece, aşın hijyenik şartlarda yaşama bağışıklık sistemimizin doğru bir şekilde çalışabilmesi için gerekli olan öğrenme sürecinin yaşanmaması anlamına geliyor. Kim bilir belki de, günlük hayatta yeterli miktarda bakteri ile karşılaşmazsak bunları kendimize enjekte etmek zorunda kalacağımız günler gelecek.



  2. 20.Aralık.2008, 13:29
    1
    Devamlı Üye



    Bu günün çok temiz dünyası acaba bizi hasta mı ediyor?
    Howard Huges 1976′da ölmüş Amerikalı bir sanayicidir. 1958 yazında Howard’ın mikrop fobisi kendisini Bewerly Hills Oteli”nin bir odasına kapatmasına yol açar. Bu Teksaslı milyarder zamanının çoğunu “‘mikropsuz bölge” diye adlandırdığı odasının bir bölümünde geçirir. Hiçbir şeye çıplak elle dokunmaz. Nesnelerle elinin arasını mutlaka bir mendil ayırır. Hattâ bu şahıs bir konserveyi açmanın en hijyenik yollarını anlatan üç sayfalık bir not bile hazırlamıştır. Howard’ınki kadar olmasa da çevremizde böyle temizlik hastaları ile karşılaşırız.
    Tabiî ki yaşadığımız ortamları mikropsuz hâle getirmek, çıplak elle bir şeye dokunmamak, ev temizliğinde aşırıya kaçmak gibi davranışlar, hayatı insanın kendisi ve çevresi için yaşanılmaz bir hâle getirmektedir. Ama günümüzün modern toplumu hepimizi âdeta küçük birer Howard Huges yapıyor. Zira kullandığımız tüketim maddelerinin çoğu artık dezenfekte edilerek üretiliyor. Sabundan çarşafa, halıdan temizlik süngerine kadar pek çok ürünün antimikrobik olanının kullanılması gerektiği reklamlar vasıtasıyla bilinç altımıza yerleştiriliyor. Deterjan reklamlarında “sıradan bir deterjanla” temizlenmiş bir mutfak bankosunun üstündeki bakteriler büyüteç altında bizi yiyecek canavarlar olarak gösterilirken reklamı yapılan ürünün, ortamı, âdeta sterilize ettiği (zararlı ve zararsız tüm mikroplardan arındırdığı) anlatılıyor.
    Japonlar da bu konuda aşırıya giden toplumlardan biridir. Yaygın olarak kullandıkları antimikrobik banka cüzdanları ve direksiyon kılıfları basit birer örnek oluşturur. Üstün teknoloji ürünü son marifetleri ise akıllı tuvaletleridir.
    Peki tamamen mikropsuz ortamlarda yaşamanın bir sakıncası olur mu?
    Bu sorunun cevabı kısaca “evet”tir. Bilim adamlarına göre temizlik ve hijyen konusundaki saplantılarımız ve yanlış bilgimiz araştırılması gereken bir konudur. Zira şimdiye kadar yapılan çalışmalar çeşitli kirliliklerden ve mikroplardan tamamen izole bir hayat yaşamanın Amerika. Batı Avrupa, Japonya ve Avustralya’da astım hastalığını artırdığını ve aynı zamanda diğer alerjik hastalıkların da yaygınlaşmasına sebep olduğuna dair görüşler ileri sürülüyor. Ayrıca temizlik hastalığı eklem romatizması ve şeker gibi daha ciddi otoimmün hastalıkların oluşmasına sebep olabilmektedir.
    Her doğan bebek daha ilk çığlıkları ile beraber dünyanın maddî kirleri ve çok çeşitli mikropları ile temas hâlindedir ve böylece bağışıklık sistemi karşılaştığı yeni yapılara karşı ne yapacağını öğrenir. Başka bir örnekle bunu açıklayacak olursak, bir bebeğin beyin hücreleri, eğer kendisine gerekli şefkat gösterilmezse ve çevresiyle sosyal temas kuramazsa, doğru bağlantıları yapamaz ve bebek aklen zayıf ve konuşma yeteneği azalmış bir hâle gelir. Yetişkinlerde de doğru duygusal ve zihinsel uyanlar alınamazsa aklın tam kullanılamadığı görülür. Bu örneğe benzer bir şekilde bağışıklık sistemimiz mikroptan arındırılmış veya azaltılmış bir çevrede çalışmak zorunda bırakılırsa, fonksiyonunu normalin altında yerine getirebilecektir.
    Çocuk felci ve tetanoz gibi ölümcül hastalıklarda bizi koruyan aşılar bağışıklık sistemimizi uyarmaktadır. (Ancak çoğu aşı alerjilere karşı korunmada yanlış uyarmada bulunurlar. Bağışıklık sisteminin sadece bir bölümünün aşırı uyarılması ise işlerin daha kötüye gitmesine yol açar.)
    TOPRAĞA GERİ DÖNÜŞ
    Artık Batı’da çoğu insan dışarıda daha az vakit geçiriyor, daha az kirleniyor, âdeta premature bir bebek gibi mikroplarla çok az temas ediyor.
    Böylece, aşın hijyenik şartlarda yaşama bağışıklık sistemimizin doğru bir şekilde çalışabilmesi için gerekli olan öğrenme sürecinin yaşanmaması anlamına geliyor. Kim bilir belki de, günlük hayatta yeterli miktarda bakteri ile karşılaşmazsak bunları kendimize enjekte etmek zorunda kalacağımız günler gelecek.


  3. 02.Kasım.2014, 11:56
    2
    EHLİMAN
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ekim.2014
    Üye No: 104895
    Mesaj Sayısı: 2,069
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: Mikropların Yararları




    Mikropların faydaları arasında vücudumuz onunla savaşıyor ve kazanıyor.Böylece bu tarz bir mikrop geldiği zaman vücut onu tanıyor ve hemen savunma mekanizmasını çalıştırıyor.Bu da vücudumuzun daha da güçlenmesini sağlamaktadır.


  4. 02.Kasım.2014, 11:56
    2
    Kıdemli Üye



    Mikropların faydaları arasında vücudumuz onunla savaşıyor ve kazanıyor.Böylece bu tarz bir mikrop geldiği zaman vücut onu tanıyor ve hemen savunma mekanizmasını çalıştırıyor.Bu da vücudumuzun daha da güçlenmesini sağlamaktadır.




+ Yorum Gönder