Konusunu Oylayın.: Yapay Sinir Ağları nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yapay Sinir Ağları nedir?
  1. 25.Mart.2012, 18:04
    1
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Yapay Sinir Ağları nedir?






    Yapay Sinir Ağları nedir? Mumsema
    Yapay Sinir Ağları (Artificial Neural Networks)
    Yapay sinir ağları, insan beyninin özelliklerinden olan öğrenme yolu ile yeni bilgiler türetebilme, yeni bilgiler oluşturabilme ve keşfedebilme gibi yetenekleri herhangi bir yardım almadan otomatik olarak gerçekleştirmek amacı ile geliştirilen bilgisayar sistemleridir. Bu yetenekleri geleneksel programlama yöntemleri ile gerçekleştirmek oldukça zordur veya mümkün değildir. O nedenle, yapay sinir ağları bilim dalının, programlanması çok zor veya mümkün olmayan olaylar için geliştirilmiş adaptif bilgi işleme ile ilgilenen bir bilgisayar bilim dalı olduğu söylenebilir.
    Yapay sinir ağları, olayların örneklerine bakmakta, onlardan ilgili olay hakkında genellemeler yapmakta, bilgiler toplamakta ve daha sonra hiç görmediği örnekler ile karışılışınca öğrendiği bilgileri kullanarak o örnekler hakkında karar verebilmektedir. 1990’lı yıllardan beri bilgisayarların öğrenmesini sağlayan Yapay Sinir Ağları teknolojisinde oldukça hızlı bir gelişme görüldü. Yapay sinir ağları, insan beyninin özelliklerinden olan öğrenme yolu ile yeni bilgiler türetebilme, yeni bilgiler oluşturabilme ve keşfedebilme gibi yetenekleri herhangi bir yardım almadan otomatik olarak gerçekleştirmek amacı ile geliştirilen bilgisayar sistemleri olduklarından hem yeni gelişmelere neden oldular hem de nasıl çalıştığı bilinmeyen insan beyni hakkında yapılan araştırmalara da önemli katkılar sağladılar ve sağlamaktadırlar.

    Başka bir bakış açısıyla Yapay Sinir Ağları teknolojisi insanlığın doğayı araştırma ve taklit etme çabalarının en son ürünlerinden bir tanesi olarak da yorumlanabilir.

    Yapay Sinir Ağları, basit biyolojik sinir sisteminin çalışma şeklini simüle etmek için tasarlanan programlardır. Simüle edilen sinir hücreleri (nöronlar) içerirler ve bu nöronlar çeşitli şekillerde birbirlerine bağlanarak ağı oluştururlar. Bu ağlar öğrenme, hafızaya alma ve veriler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarma kapasitesine sahiptirler. Diğer bir ifadeyle, YSA'lar, normalde bir insanın düşünme ve gözlemlemeye yönelik doğal yeteneklerini gerektiren problemlere çözüm üretmektedir. Bir insanın, düşünme ve gözlemleme yeteneklerini gerektiren problemlere yönelik çözümler üretebilmesinin temel sebebi ise insan beyninin ve dolayısıyla insanın sahip olduğu yaşayarak veya deneyerek öğrenme yeteneğidir.

    Biyolojik sistemlerde öğrenme, nöronlar arasındaki sinaptik (synaptic) bağlantıların ayarlanması ile olur. Yani, insanlar doğumlarından itibaren bir yaşayarak öğrenme süreci içerisine girerler. Bu süreç içinde beyin sürekli bir gelişme göstermektedir. Yaşayıp tecrübe ettikçe sinaptik bağlantılar ayarlanır ve hatta yeni bağlantılar oluşur. Bu sayede öğrenme gerçekleşir. Bu durum YSA için de geçerlidir. Öğrenme, eğitme yoluyla örnekler kullanarak olur; başka bir deyişle, gerçekleşme girdi/çıktı verilerinin işlenmesiyle, yani eğitme algoritmasının bu verileri kullanarak bağlantı ağırlıklarını (weights of the synapses) bir yakınsama sağlanana kadar, tekrar tekrar ayarlamasıyla olur.

    YSA'lar, ağırlıklandırılmış şekilde birbirlerine bağlanmış bir çok işlem elemanlarından (nöronlar) oluşan matematiksel sistemlerdir. Bir işlem elemanı, aslında sık sık transfer fonksiyonu olarak anılan bir denklemdir. Bu işlem elemanı, diğer nöronlardan sinyalleri alır; bunları birleştirir, dönüştürür ve sayısal bir sonuç ortaya çıkartır. Genelde, işlem elemanları kabaca gerçek nöronlara karşılık gelirler ve bir ağ içinde birbirlerine bağlanırlar; bu yapı da sinir ağlarını oluşturmaktadır.

    Sinirsel (neural) hesaplamanın merkezinde dağıtılmış, adaptif ve doğrusal olmayan işlem kavramları vardır. YSA'lar, geleneksel işlemcilerden farklı şekilde işlem yapmaktadırlar. Geleneksel işlemcilerde, tek bir merkezi işlem elemanı her hareketi sırasıyla gerçekleştirir. YSA'lar ise herbiri büyük bir problemin bir parçası ile ilgilenen, çok sayıda basit işlem elemanlarından oluşmaktadır. En basit şekilde, bir işlem elemanı, bir girdiyi bir ağırlık kümesi ile ağırlıklandırır, doğrusal olmayan bir şekilde dönüşümünü sağlar ve bir çıktı değeri oluşturur. İlk bakışta, işlem elemanlarının çalışma şekli yanıltıcı şekilde basittir. Sinirsel hesaplamanın gücü, toplam işlem yükünü paylaşan işlem elemanlarının birbirleri arasındaki yoğun bağlantı yapısından gelmektedir.

    Çoğu YSA'da, benzer karakteristiğe sahip nöronlar tabakalar halinde yapılandırılırlar ve transfer fonksiyonları eş zamanlı olarak çalıştırılırlar. Hemen hemen tüm ağlar, veri alan nöronlara ve çıktı üreten nöronlara sahiptirler.

    YSA'nın ana öğesi olan matematiksel fonksiyon, ağın mimarisi tarafından şekillendirilir. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, fonksiyonun temel yapısını ağırlıkların büyüklüğü ve işlem elemanlarının işlem şekli belirler. YSA'ların davranışları, yani girdi veriyi çıktı veriye nasıl ilişkilendirdikleri, ilk olarak nöronların transfer fonksiyonlarından, nasıl birbirlerine bağlandıklarından ve bu bağlantıların ağırlıklarından etkilenir.

    Bu sayfalarda hem yapay sinir ağlarının felsefesi anlatılmış hem de bu teknolojinin teknik ayrıntılarına yer verilmeye çalışılmıştır
    1. HAYAT KURTARAN BİR SİSTEM: REFLEKS


    Elimiz sıcak ütüye dokunduğunda hemen geri çekeriz ... Vücut sıcaklığımız biraz yükselince terlemeye başlarız, loş bir ortama girince göz bebeklerimiz hemen büyürken, ışığa bakınca aniden küçülürler veya gözümüze doğru gelen birşey karşısında gözlerimizi farkında olmadan kapatırız. Tüm bu sistem bizim kararımız dışında refleksler tarafından Allah ' ın ilhamıyla yürütülür.

    Biz farkında olmasak da reflekslerimiz hayatımızın her anında bizimledirler. Düşünmeye bile fırsat kalmadan, sürekli ve seri bir biçimde işleyerek vücudumuzu tehdit eden tehlikelerden korur ve hiç vakit kaybetmezler. Vakit kaybından kastedilen hem ani reflekslerin beyne ulaşmadan omurilik tarafından yönetilmesidir hem de göz kırpmak gibi sürekli reflekslerin bizden bağımsız bir şekilde yaşam boyu sürdürülmesidir. Reflekslerin nasıl işlediğini anlayabilmek için sinir sistemimizin refleksi yöneten parçalarını daha yakından tanıyalım.

    Acil Kumanda Merkezi:

    Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşmuştur. Merkezi sinir sistemi; kararların verildiği, çevreden gelen verilerin yorumlandığı, algılamanın ve diğer bütün zihinsel fonksiyonların yerine getirildiği bölgeleri içeren karmaşık bir sistemdir. Merkezi sinir sisteminin bir parçası, omurilik dediğimiz ve sırtımızdaki omur kemikleri arasında aşağıya doğru uzanan tüp şeklindeki yapıdır. Bu yapı, çevreden gelen bilgilerin merkezi sinir sistemine girdiği ve merkezden gelen emirlerin çevresel sisteme aktarıldığı yerdir. Aynı zamanda, refleks dediğimiz, ani ve istemsiz hareketler de, bu organ tarafından kontrol edilir. Omurilik temel olarak, orta kısmında ince ve boylu boyunca uzanan bir kanal; kanalın etrafında, enine kesildiğinde kelebek gibi görünen bir gri madde; ve bunun etrafında ise beyaz madde kütlesinden oluşan, tüp şeklinde bir yapıdır. Ortadaki kanal, beynin içinde bulunan, karıncık adı verilen ve besleyici bir sıvı olan beyin omurilik sıvısı ile dolu olan boşlukların, omurilik içindeki devamıdır ve aynı sıvıyla doludur. Kanalın etrafında bulunan gri madde, esas olarak sinir hücrelerinin gövde kısımlarını içerir. Buradaki sinir hücreleri, çevresel sinir sisteminden gelen ve merkezden dışarıya gönderilen verileri değerlendirilerek, nereye ve ne şekilde gönderileceklerini belirleyen karmaşık elektriksel devreler oluştururlar.




    Ani ve Hızlı Refleksler

    Refleks dediğimiz ani hareketler bilinçsiz ve hızlı bir biçimde gerçekleşir. Bilinçsizdir çünkü, hareket kararı beyinden değil, omurilikten gelir; ve hızlıdır, çünkü, beyne gidip geri dönmeye kıyasla çok daha kısa bir yol izler. Eğer bu mekanizma omurilikten değil de beyinden yönetilseydi, yanlışlıkla bir ütüye dokunduğumuz zaman, elimizi ancak belki de ciddi biçimde yandıktan sonra oradan çekebilecektik! Mevcut tehlikenin anında tanınması, farklı durumlara ait reflekslerin ayrı sinir yollarından, birbirine karıştırılmadan sinyal olarak ulaştırılması son derece karmaşık işlemlerdir.

    Refleks Çeşitleri

    Omurilikte ve beyinde birçok refleks çeşidi vardır. Bunların birçoğu istemimiz dışındadır. Gözbebeğinin küçülüp büyümesi, göz kapaklarının kapanması, diz kapağının altına vurulduğunda bacağın ileriye doğru hareketi, öksürme, gülme, kızarma, ter bezlerinin işlevleri bunlardan birkaçıdır.
    Refleksleri 3 grup altında toplamak mümkündür.
    1.Basit refleks: Göz kapağının kırpılması
    2.Koordine edilmiş refleks: Birçok kas ve bez belirli bir düzen içerisinde; hatta belirli bir zaman sürecinde tepkinin doğmasına neden olur. Beyin tarafından koordine edilirler.
    3.Anormal refleks: Striknin gibi maddelerle zehirlenmelerde, tüm kaslar ya da kasların büyük bir kısmı düzensiz olarak kasılır.
    baktabul


    Beyin ve Refleksin Dayanışması

    Refleskler, uyarılara sabit bir cevap verilmesiyle oluşur. Uyarı yorumlanmaz, daha doğrusu onun niteliği hakkında bilgi sahibi olunmaz. Çünkü uyarı beyindeki herhangi bir merkezden geçmeden bir cevaba varılır. Ama uyarılar ara nöronlarla beyne iletilirse, kortekste değerlendirilmeye alınır, böylece uyarının niteliği anlaşılır ve bu durumda istemli olarak nasıl hareket edileceğine karar verilir. Örneğin bir şey acıtınca elimizi birden çekeriz ama tehlike anında örneğin bir yere tutunuyorsak elimizin tahrip olmasını göze alarak vücudumuzu kurtarmak için geri çekmeyiz. Bu önceliğe karar veren beynin korteks bölgesidir.
    Vücudumuza baktığımızda istem dışı işleyen organlara ait, kendi kendini koruyan, iyileştiren ve hiç şaşmadan işleyen kusursuz bir tasarımın apaçık örneğiyle karşılaşırız. Refleksler de bu kusursuz sistemin çok önemli bir parçasıdırlar. Yüce Allah, vücudumuzdaki sinir ağını reflekslerin çok hızlı ve ani işleyebileceği şekilde yaratmıştır. Tek bir sinir hücresinin dahi uyarıyı iletmemesi bir refleksin yerine getirilememesi için yeterlidir. Dolayısıyla bu sistemin tek bir parçası eksik olsa sistem çökecektir. Omurilik bağlantılı çalışan bu sistemdeki bütün elemanların gelen mesajları anlayarak uygulamaya geçirebilmeleri akıl gerektiren bir durumdur. Kas veya sinir hücrelerinin bu aklı gösteremeyecekleri açıktır. Bizi ani tehlikelerden koruyan bu savunma sistemini üstün akıl ve ilim sahibi olan Allah yaratmıştır. Öğrendiğimiz her yeni bilgi bize Yüce Rabbimiz'in sonsuz ilmini göstermektedir.
    Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. O, Hayy (diri) olandır. O'ndan başka İlah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi'ne halis kılanlar olarak O'na dua edin. Alemlerin Rabbine hamd olsun. (Mümin Suresi, 64-65)



  2. 25.Mart.2012, 18:04
    1
    Site Doktoru



    Yapay Sinir Ağları (Artificial Neural Networks)
    Yapay sinir ağları, insan beyninin özelliklerinden olan öğrenme yolu ile yeni bilgiler türetebilme, yeni bilgiler oluşturabilme ve keşfedebilme gibi yetenekleri herhangi bir yardım almadan otomatik olarak gerçekleştirmek amacı ile geliştirilen bilgisayar sistemleridir. Bu yetenekleri geleneksel programlama yöntemleri ile gerçekleştirmek oldukça zordur veya mümkün değildir. O nedenle, yapay sinir ağları bilim dalının, programlanması çok zor veya mümkün olmayan olaylar için geliştirilmiş adaptif bilgi işleme ile ilgilenen bir bilgisayar bilim dalı olduğu söylenebilir.
    Yapay sinir ağları, olayların örneklerine bakmakta, onlardan ilgili olay hakkında genellemeler yapmakta, bilgiler toplamakta ve daha sonra hiç görmediği örnekler ile karışılışınca öğrendiği bilgileri kullanarak o örnekler hakkında karar verebilmektedir. 1990’lı yıllardan beri bilgisayarların öğrenmesini sağlayan Yapay Sinir Ağları teknolojisinde oldukça hızlı bir gelişme görüldü. Yapay sinir ağları, insan beyninin özelliklerinden olan öğrenme yolu ile yeni bilgiler türetebilme, yeni bilgiler oluşturabilme ve keşfedebilme gibi yetenekleri herhangi bir yardım almadan otomatik olarak gerçekleştirmek amacı ile geliştirilen bilgisayar sistemleri olduklarından hem yeni gelişmelere neden oldular hem de nasıl çalıştığı bilinmeyen insan beyni hakkında yapılan araştırmalara da önemli katkılar sağladılar ve sağlamaktadırlar.

    Başka bir bakış açısıyla Yapay Sinir Ağları teknolojisi insanlığın doğayı araştırma ve taklit etme çabalarının en son ürünlerinden bir tanesi olarak da yorumlanabilir.

    Yapay Sinir Ağları, basit biyolojik sinir sisteminin çalışma şeklini simüle etmek için tasarlanan programlardır. Simüle edilen sinir hücreleri (nöronlar) içerirler ve bu nöronlar çeşitli şekillerde birbirlerine bağlanarak ağı oluştururlar. Bu ağlar öğrenme, hafızaya alma ve veriler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarma kapasitesine sahiptirler. Diğer bir ifadeyle, YSA'lar, normalde bir insanın düşünme ve gözlemlemeye yönelik doğal yeteneklerini gerektiren problemlere çözüm üretmektedir. Bir insanın, düşünme ve gözlemleme yeteneklerini gerektiren problemlere yönelik çözümler üretebilmesinin temel sebebi ise insan beyninin ve dolayısıyla insanın sahip olduğu yaşayarak veya deneyerek öğrenme yeteneğidir.

    Biyolojik sistemlerde öğrenme, nöronlar arasındaki sinaptik (synaptic) bağlantıların ayarlanması ile olur. Yani, insanlar doğumlarından itibaren bir yaşayarak öğrenme süreci içerisine girerler. Bu süreç içinde beyin sürekli bir gelişme göstermektedir. Yaşayıp tecrübe ettikçe sinaptik bağlantılar ayarlanır ve hatta yeni bağlantılar oluşur. Bu sayede öğrenme gerçekleşir. Bu durum YSA için de geçerlidir. Öğrenme, eğitme yoluyla örnekler kullanarak olur; başka bir deyişle, gerçekleşme girdi/çıktı verilerinin işlenmesiyle, yani eğitme algoritmasının bu verileri kullanarak bağlantı ağırlıklarını (weights of the synapses) bir yakınsama sağlanana kadar, tekrar tekrar ayarlamasıyla olur.

    YSA'lar, ağırlıklandırılmış şekilde birbirlerine bağlanmış bir çok işlem elemanlarından (nöronlar) oluşan matematiksel sistemlerdir. Bir işlem elemanı, aslında sık sık transfer fonksiyonu olarak anılan bir denklemdir. Bu işlem elemanı, diğer nöronlardan sinyalleri alır; bunları birleştirir, dönüştürür ve sayısal bir sonuç ortaya çıkartır. Genelde, işlem elemanları kabaca gerçek nöronlara karşılık gelirler ve bir ağ içinde birbirlerine bağlanırlar; bu yapı da sinir ağlarını oluşturmaktadır.

    Sinirsel (neural) hesaplamanın merkezinde dağıtılmış, adaptif ve doğrusal olmayan işlem kavramları vardır. YSA'lar, geleneksel işlemcilerden farklı şekilde işlem yapmaktadırlar. Geleneksel işlemcilerde, tek bir merkezi işlem elemanı her hareketi sırasıyla gerçekleştirir. YSA'lar ise herbiri büyük bir problemin bir parçası ile ilgilenen, çok sayıda basit işlem elemanlarından oluşmaktadır. En basit şekilde, bir işlem elemanı, bir girdiyi bir ağırlık kümesi ile ağırlıklandırır, doğrusal olmayan bir şekilde dönüşümünü sağlar ve bir çıktı değeri oluşturur. İlk bakışta, işlem elemanlarının çalışma şekli yanıltıcı şekilde basittir. Sinirsel hesaplamanın gücü, toplam işlem yükünü paylaşan işlem elemanlarının birbirleri arasındaki yoğun bağlantı yapısından gelmektedir.

    Çoğu YSA'da, benzer karakteristiğe sahip nöronlar tabakalar halinde yapılandırılırlar ve transfer fonksiyonları eş zamanlı olarak çalıştırılırlar. Hemen hemen tüm ağlar, veri alan nöronlara ve çıktı üreten nöronlara sahiptirler.

    YSA'nın ana öğesi olan matematiksel fonksiyon, ağın mimarisi tarafından şekillendirilir. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, fonksiyonun temel yapısını ağırlıkların büyüklüğü ve işlem elemanlarının işlem şekli belirler. YSA'ların davranışları, yani girdi veriyi çıktı veriye nasıl ilişkilendirdikleri, ilk olarak nöronların transfer fonksiyonlarından, nasıl birbirlerine bağlandıklarından ve bu bağlantıların ağırlıklarından etkilenir.

    Bu sayfalarda hem yapay sinir ağlarının felsefesi anlatılmış hem de bu teknolojinin teknik ayrıntılarına yer verilmeye çalışılmıştır
    1. HAYAT KURTARAN BİR SİSTEM: REFLEKS


    Elimiz sıcak ütüye dokunduğunda hemen geri çekeriz ... Vücut sıcaklığımız biraz yükselince terlemeye başlarız, loş bir ortama girince göz bebeklerimiz hemen büyürken, ışığa bakınca aniden küçülürler veya gözümüze doğru gelen birşey karşısında gözlerimizi farkında olmadan kapatırız. Tüm bu sistem bizim kararımız dışında refleksler tarafından Allah ' ın ilhamıyla yürütülür.

    Biz farkında olmasak da reflekslerimiz hayatımızın her anında bizimledirler. Düşünmeye bile fırsat kalmadan, sürekli ve seri bir biçimde işleyerek vücudumuzu tehdit eden tehlikelerden korur ve hiç vakit kaybetmezler. Vakit kaybından kastedilen hem ani reflekslerin beyne ulaşmadan omurilik tarafından yönetilmesidir hem de göz kırpmak gibi sürekli reflekslerin bizden bağımsız bir şekilde yaşam boyu sürdürülmesidir. Reflekslerin nasıl işlediğini anlayabilmek için sinir sistemimizin refleksi yöneten parçalarını daha yakından tanıyalım.

    Acil Kumanda Merkezi:

    Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşmuştur. Merkezi sinir sistemi; kararların verildiği, çevreden gelen verilerin yorumlandığı, algılamanın ve diğer bütün zihinsel fonksiyonların yerine getirildiği bölgeleri içeren karmaşık bir sistemdir. Merkezi sinir sisteminin bir parçası, omurilik dediğimiz ve sırtımızdaki omur kemikleri arasında aşağıya doğru uzanan tüp şeklindeki yapıdır. Bu yapı, çevreden gelen bilgilerin merkezi sinir sistemine girdiği ve merkezden gelen emirlerin çevresel sisteme aktarıldığı yerdir. Aynı zamanda, refleks dediğimiz, ani ve istemsiz hareketler de, bu organ tarafından kontrol edilir. Omurilik temel olarak, orta kısmında ince ve boylu boyunca uzanan bir kanal; kanalın etrafında, enine kesildiğinde kelebek gibi görünen bir gri madde; ve bunun etrafında ise beyaz madde kütlesinden oluşan, tüp şeklinde bir yapıdır. Ortadaki kanal, beynin içinde bulunan, karıncık adı verilen ve besleyici bir sıvı olan beyin omurilik sıvısı ile dolu olan boşlukların, omurilik içindeki devamıdır ve aynı sıvıyla doludur. Kanalın etrafında bulunan gri madde, esas olarak sinir hücrelerinin gövde kısımlarını içerir. Buradaki sinir hücreleri, çevresel sinir sisteminden gelen ve merkezden dışarıya gönderilen verileri değerlendirilerek, nereye ve ne şekilde gönderileceklerini belirleyen karmaşık elektriksel devreler oluştururlar.




    Ani ve Hızlı Refleksler

    Refleks dediğimiz ani hareketler bilinçsiz ve hızlı bir biçimde gerçekleşir. Bilinçsizdir çünkü, hareket kararı beyinden değil, omurilikten gelir; ve hızlıdır, çünkü, beyne gidip geri dönmeye kıyasla çok daha kısa bir yol izler. Eğer bu mekanizma omurilikten değil de beyinden yönetilseydi, yanlışlıkla bir ütüye dokunduğumuz zaman, elimizi ancak belki de ciddi biçimde yandıktan sonra oradan çekebilecektik! Mevcut tehlikenin anında tanınması, farklı durumlara ait reflekslerin ayrı sinir yollarından, birbirine karıştırılmadan sinyal olarak ulaştırılması son derece karmaşık işlemlerdir.

    Refleks Çeşitleri

    Omurilikte ve beyinde birçok refleks çeşidi vardır. Bunların birçoğu istemimiz dışındadır. Gözbebeğinin küçülüp büyümesi, göz kapaklarının kapanması, diz kapağının altına vurulduğunda bacağın ileriye doğru hareketi, öksürme, gülme, kızarma, ter bezlerinin işlevleri bunlardan birkaçıdır.
    Refleksleri 3 grup altında toplamak mümkündür.
    1.Basit refleks: Göz kapağının kırpılması
    2.Koordine edilmiş refleks: Birçok kas ve bez belirli bir düzen içerisinde; hatta belirli bir zaman sürecinde tepkinin doğmasına neden olur. Beyin tarafından koordine edilirler.
    3.Anormal refleks: Striknin gibi maddelerle zehirlenmelerde, tüm kaslar ya da kasların büyük bir kısmı düzensiz olarak kasılır.
    baktabul


    Beyin ve Refleksin Dayanışması

    Refleskler, uyarılara sabit bir cevap verilmesiyle oluşur. Uyarı yorumlanmaz, daha doğrusu onun niteliği hakkında bilgi sahibi olunmaz. Çünkü uyarı beyindeki herhangi bir merkezden geçmeden bir cevaba varılır. Ama uyarılar ara nöronlarla beyne iletilirse, kortekste değerlendirilmeye alınır, böylece uyarının niteliği anlaşılır ve bu durumda istemli olarak nasıl hareket edileceğine karar verilir. Örneğin bir şey acıtınca elimizi birden çekeriz ama tehlike anında örneğin bir yere tutunuyorsak elimizin tahrip olmasını göze alarak vücudumuzu kurtarmak için geri çekmeyiz. Bu önceliğe karar veren beynin korteks bölgesidir.
    Vücudumuza baktığımızda istem dışı işleyen organlara ait, kendi kendini koruyan, iyileştiren ve hiç şaşmadan işleyen kusursuz bir tasarımın apaçık örneğiyle karşılaşırız. Refleksler de bu kusursuz sistemin çok önemli bir parçasıdırlar. Yüce Allah, vücudumuzdaki sinir ağını reflekslerin çok hızlı ve ani işleyebileceği şekilde yaratmıştır. Tek bir sinir hücresinin dahi uyarıyı iletmemesi bir refleksin yerine getirilememesi için yeterlidir. Dolayısıyla bu sistemin tek bir parçası eksik olsa sistem çökecektir. Omurilik bağlantılı çalışan bu sistemdeki bütün elemanların gelen mesajları anlayarak uygulamaya geçirebilmeleri akıl gerektiren bir durumdur. Kas veya sinir hücrelerinin bu aklı gösteremeyecekleri açıktır. Bizi ani tehlikelerden koruyan bu savunma sistemini üstün akıl ve ilim sahibi olan Allah yaratmıştır. Öğrendiğimiz her yeni bilgi bize Yüce Rabbimiz'in sonsuz ilmini göstermektedir.
    Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. O, Hayy (diri) olandır. O'ndan başka İlah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi'ne halis kılanlar olarak O'na dua edin. Alemlerin Rabbine hamd olsun. (Mümin Suresi, 64-65)



    Benzer Konular

    - Yapay nöron nedir? Yapay zeka ve sinir sisteminin yapıldığı doğru mudur?

    - Sinir'in Çaresi Nedir?

    - İmam Hüseyin,in kızlarının adları nedir?

    - Peygamberimizin cennetteki hanımlarının adları nedir?

    - Sinir krizi geçiren biri sinir hapı içerse orucuna kefaret düşer mi?

  3. 03.Temmuz.2016, 18:12
    2
    ASUDE
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2016
    Üye No: 108924
    Mesaj Sayısı: 1,095
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11

    Cevap: Yapay Sinir Ağları nedir?




    orjinal açılımı Artificial Neural Networks şeklinde olan insan beyninden faydalanılarak geliştirlmiş olan teknolojidir e basit biyolojik sinir sisteminin çalışma şekli taklit edilir. bu sistem içerisinde nöronlar bulunmaktadır


  4. 03.Temmuz.2016, 18:12
    2
    Kıdemli Üye



    orjinal açılımı Artificial Neural Networks şeklinde olan insan beyninden faydalanılarak geliştirlmiş olan teknolojidir e basit biyolojik sinir sisteminin çalışma şekli taklit edilir. bu sistem içerisinde nöronlar bulunmaktadır





+ Yorum Gönder