Konusunu Oylayın.: Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı
  1. 13.Mayıs.2007, 02:06
    1
    greenmushroom
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mart.2007
    Üye No: 95
    Mesaj Sayısı: 496
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 40

    Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı






    Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı Mumsema
    ŞİRK TÜRLERİ HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİ


    İki tür şirk vardır: Ulûhiyette şirk ve Rubûbiyette şirk. Ulûhiyette şirk; kişinin ibadetinde, sevgisinde, korkusunda, ümidinde ve sığınmasında Allah'a ortak koşmasıdır. Bu Allah'ın tevbe edilmedikçe bağışlamayacağı şirktir.

    Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    «İnkâr edenlere, eğer vazgeçerlerse, Önceden yaptıkları günahlarının bağışlanacağını söyle!» ( Enfâl; 38)
    Rasûlullah (s.a.v.)'in Arap müşrikleriyle savaşması da bu sebeptendi. Çünkü onlar, Ulûhiyette Allah'a şirk koşmuşlardı.

    Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    «İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp, O'na koştukları eşleri tanrı olarak benimseyenler ve onları Allah'ı severcesine sevenler vardır. Müminlerin Allah'ı sevmesi ise hepsinden daha fazladır.» (Bakara 165)


    «Onlara (putlara) bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz, derler.» ( Zümer 3)

    «Tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir, dediler.» ( Sâd 5)


    Yine şöyle buyurur:
    «Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere durmadan engel olan, mütecaviz, şüphe düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin azaba sokun.» ( Kaf 26)


    Peygamber (s.a.v.) Husayn'a: «Kaç (ilâh)'a tapıyorsun?» dedi. «Altısı yerde, biri de gökte», diye cevap verdi. Resûlüllah: «İsteyerek ve korkarak yaptığın hangisidir?» dedi. «Gökte olan» karşılığını verdi. Rasûlullah: «Sana bazı sözler öğretsem müslüman olmaz mısın?» dedi. Adam müslüman oldu. Rasûlullah (s.a.v.) de ona şöyle demesini tavsiye etti: «Allah'ım bana hidayetimi ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru.» (Tirmizî, Deavât 69)



  2. 13.Mayıs.2007, 02:06
    1
    Devamlı Üye



    ŞİRK TÜRLERİ HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİ


    İki tür şirk vardır: Ulûhiyette şirk ve Rubûbiyette şirk. Ulûhiyette şirk; kişinin ibadetinde, sevgisinde, korkusunda, ümidinde ve sığınmasında Allah'a ortak koşmasıdır. Bu Allah'ın tevbe edilmedikçe bağışlamayacağı şirktir.

    Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    «İnkâr edenlere, eğer vazgeçerlerse, Önceden yaptıkları günahlarının bağışlanacağını söyle!» ( Enfâl; 38)
    Rasûlullah (s.a.v.)'in Arap müşrikleriyle savaşması da bu sebeptendi. Çünkü onlar, Ulûhiyette Allah'a şirk koşmuşlardı.

    Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    «İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp, O'na koştukları eşleri tanrı olarak benimseyenler ve onları Allah'ı severcesine sevenler vardır. Müminlerin Allah'ı sevmesi ise hepsinden daha fazladır.» (Bakara 165)


    «Onlara (putlara) bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz, derler.» ( Zümer 3)

    «Tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir, dediler.» ( Sâd 5)


    Yine şöyle buyurur:
    «Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere durmadan engel olan, mütecaviz, şüphe düşüren, Allah'ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin azaba sokun.» ( Kaf 26)


    Peygamber (s.a.v.) Husayn'a: «Kaç (ilâh)'a tapıyorsun?» dedi. «Altısı yerde, biri de gökte», diye cevap verdi. Resûlüllah: «İsteyerek ve korkarak yaptığın hangisidir?» dedi. «Gökte olan» karşılığını verdi. Rasûlullah: «Sana bazı sözler öğretsem müslüman olmaz mısın?» dedi. Adam müslüman oldu. Rasûlullah (s.a.v.) de ona şöyle demesini tavsiye etti: «Allah'ım bana hidayetimi ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru.» (Tirmizî, Deavât 69)


  3. 13.Mayıs.2007, 02:07
    2
    greenmushroom
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mart.2007
    Üye No: 95
    Mesaj Sayısı: 496
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 40

    --->: ŞİRK TÜRLERİ




    Rubûbiyete gelince;onu ikrar ediyorlardı. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    «And olsun ki onlara: 'Gökleri ve yeri yaratan kimdir?' diye sorsan, 'Allah'tır' derler.» (Lokman 25)

    «De ki: 'Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?' 'Allah'ındır' diyecekler. 'Öyleyse ders almaz mısınız?' de, 'Yedi göğün de Rabbi, yüce Arş'ın da Rabbi kimdir?' de. 'Allah'tır' diyecekler. 'Öyleyse O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?' de. 'Biliyorsanız söyleyin, her şeyin hükümranlığı elinde olan, barındıran fakat himayeye muhtaç olmayan kimdir?' de. 'Allah'tır' diyecekler; 'Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz' de.» (Mü'minûn 84-89)

    Onlardan hiçbiri, putların yağmur yağdırdığına, âlemin rızkını verip onu idare ettiğine inanmıyordu. Şirkleri, zikrettiğimiz gibi, sadece Allah'a benzer tanımaları ve bu benzer tanıdıklarını Allah'ı severcesine sevmeleriydi. Bu da gösteriyor ki, kim Allah'tan başka birşeyi Allah'ı sever gibi severse, müşriktir. Nitekim bu durumu şu
    âyetlerde dile getirilmektedir:

    «Onlar orada (putlarıyla) çekişerek dediler ki: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz! Çünkü sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.» (Şuarâ 96-98)
    Aynı şekilde birinden Allah'tan korktuğu gibi korkan, Allah'tan ümit ettiği gibi birine ümit bağlayan ve benzeri tavırlar içerisinde bulunan da şirk koşmuş olur.
    Şirkin ikinci türü olan Rubûbiyete şirk koşmaya gelince, şüphesiz hükümran ve müdebbir, veren ve alan, zarar ve fayda veren, alçaltan ve yücelten, yükselten ve alçaltan, her türlü eksiklikten münezzeh olan Rabb'tır. Her kim veren ve alanın, zarar ve fayda verenin, yükselten ve alçaltanın Allah'tan başkası olduğuna inanırsa, Allah'ın Rubûbiyetine şirk koşmuş olur. Fakat kişi bu şirkten kurtulmak isterse, örnek olarak kendisine ilk verenin kim olduğunu düşünsün; verdiği nimetlerden dolayı ona şükretsin. Kendisine kimin iyilik yaptığını düşünsün ve buna karşılık versin.

    Nitekim Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
    «Her kim size iyilik yaparsa, onu mükâfatlandırın. Verecek bir mükâfat bulamadığınız zaman onun için dua edin, göreceksiniz ki onu mükafatlandırmışsınız.» (Nesâî, Zekât 72; Ebû Dâvud, Zekât 38, Edeb 108; Ahmed İbn Hanbel, ll/68)

    Nimetlerin hepsi yüce Allah'ındır. O, şöyle buyurmaktadır:
    «Size ulaşan her nimet Allah'tandır.» (İsrâ 20)
    «Hepsine, onlara da, Rabbinin lütfundan imdâd ederiz.» (Nahl 53)
    Hakikatte veren Allah'tır. Rızıkları yaratıp düzenleyen, onları kullarından dilediğine yönelten O'dur. Kişiye nimetleri veren ve ona vermesi için başkalarının kalbini harekete getiren de yine O'dur , hem Evvel, hem de Âhirdir.



  4. 13.Mayıs.2007, 02:07
    2
    Devamlı Üye



    Rubûbiyete gelince;onu ikrar ediyorlardı. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    «And olsun ki onlara: 'Gökleri ve yeri yaratan kimdir?' diye sorsan, 'Allah'tır' derler.» (Lokman 25)

    «De ki: 'Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?' 'Allah'ındır' diyecekler. 'Öyleyse ders almaz mısınız?' de, 'Yedi göğün de Rabbi, yüce Arş'ın da Rabbi kimdir?' de. 'Allah'tır' diyecekler. 'Öyleyse O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?' de. 'Biliyorsanız söyleyin, her şeyin hükümranlığı elinde olan, barındıran fakat himayeye muhtaç olmayan kimdir?' de. 'Allah'tır' diyecekler; 'Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz' de.» (Mü'minûn 84-89)

    Onlardan hiçbiri, putların yağmur yağdırdığına, âlemin rızkını verip onu idare ettiğine inanmıyordu. Şirkleri, zikrettiğimiz gibi, sadece Allah'a benzer tanımaları ve bu benzer tanıdıklarını Allah'ı severcesine sevmeleriydi. Bu da gösteriyor ki, kim Allah'tan başka birşeyi Allah'ı sever gibi severse, müşriktir. Nitekim bu durumu şu
    âyetlerde dile getirilmektedir:

    «Onlar orada (putlarıyla) çekişerek dediler ki: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz! Çünkü sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.» (Şuarâ 96-98)
    Aynı şekilde birinden Allah'tan korktuğu gibi korkan, Allah'tan ümit ettiği gibi birine ümit bağlayan ve benzeri tavırlar içerisinde bulunan da şirk koşmuş olur.
    Şirkin ikinci türü olan Rubûbiyete şirk koşmaya gelince, şüphesiz hükümran ve müdebbir, veren ve alan, zarar ve fayda veren, alçaltan ve yücelten, yükselten ve alçaltan, her türlü eksiklikten münezzeh olan Rabb'tır. Her kim veren ve alanın, zarar ve fayda verenin, yükselten ve alçaltanın Allah'tan başkası olduğuna inanırsa, Allah'ın Rubûbiyetine şirk koşmuş olur. Fakat kişi bu şirkten kurtulmak isterse, örnek olarak kendisine ilk verenin kim olduğunu düşünsün; verdiği nimetlerden dolayı ona şükretsin. Kendisine kimin iyilik yaptığını düşünsün ve buna karşılık versin.

    Nitekim Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:
    «Her kim size iyilik yaparsa, onu mükâfatlandırın. Verecek bir mükâfat bulamadığınız zaman onun için dua edin, göreceksiniz ki onu mükafatlandırmışsınız.» (Nesâî, Zekât 72; Ebû Dâvud, Zekât 38, Edeb 108; Ahmed İbn Hanbel, ll/68)

    Nimetlerin hepsi yüce Allah'ındır. O, şöyle buyurmaktadır:
    «Size ulaşan her nimet Allah'tandır.» (İsrâ 20)
    «Hepsine, onlara da, Rabbinin lütfundan imdâd ederiz.» (Nahl 53)
    Hakikatte veren Allah'tır. Rızıkları yaratıp düzenleyen, onları kullarından dilediğine yönelten O'dur. Kişiye nimetleri veren ve ona vermesi için başkalarının kalbini harekete getiren de yine O'dur , hem Evvel, hem de Âhirdir.


  5. 13.Mayıs.2007, 02:08
    3
    greenmushroom
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mart.2007
    Üye No: 95
    Mesaj Sayısı: 496
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 40

    --->: ŞİRK TÜRLERİ

    Resûlullah (s.a.v.) 'in İbn Abbas'a söylediği şu söz de bunu desteklemektedir:
    «Bilesin ki ümmetin tamamı sana bir yarar vermek için bir araya gelecek olsalar, Allah'ın yazdığından başka bir yarar veremezler, Yine sana bir zarar vermek için bir araya gelecek olsalar, Allah'ın yazdığından başka bir zarar veremezler. Artık kalemler kalkmış ve sayfalar kurumuştur.» (Ahmed İbn Hanbel l / 303, 307)

    Tirmizi, bu hadîsin sahih olduğunu söylemektedir. Bu hadîs de, hakikatte fayda verenin sadece Allah olduğuna ve O'ndan başka hiçbir kimsenin zarar veremeyeceğine işaret etmektedir. Rubûbiyetin gerekleriyle ilgili olarak zikrettiklerimizin hepsi bu durumdadır. Kim bu önemli yolu izlerse, yaratıklara kulluk etmekten ve ellerine bakmaktan kendisini kurtarır. İnsanları kınamak ve kötülemekten de onları rahatlatmış olur. Saf şekliyle kalbine tevhidi yerleştirmiş olur. İmanı kuvvetlenir; göğsü ferahlar ve kalbi aydınlanır. Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona yeter. Bu nedenle Fudayl b. İyâz (187/803): Hadîste imam idi. İmam Şafiî de kendisinden ders almıştır. Semerkand'de doğmuş ve Mekke'de vefat etmiştir. (el-A'lâm V/153) ) - Allah rahmet etsin -: «İnsanları tanıyan rahatlamış olur» demiştir. Allahu alem o bu sözüyle, insanın kişiye ne zarar, ne de fayda veremeyeceklerini kasdetmektedir.

    Sırat-ı Mustakim - İbn Teymiyye



  6. 13.Mayıs.2007, 02:08
    3
    Devamlı Üye
    Resûlullah (s.a.v.) 'in İbn Abbas'a söylediği şu söz de bunu desteklemektedir:
    «Bilesin ki ümmetin tamamı sana bir yarar vermek için bir araya gelecek olsalar, Allah'ın yazdığından başka bir yarar veremezler, Yine sana bir zarar vermek için bir araya gelecek olsalar, Allah'ın yazdığından başka bir zarar veremezler. Artık kalemler kalkmış ve sayfalar kurumuştur.» (Ahmed İbn Hanbel l / 303, 307)

    Tirmizi, bu hadîsin sahih olduğunu söylemektedir. Bu hadîs de, hakikatte fayda verenin sadece Allah olduğuna ve O'ndan başka hiçbir kimsenin zarar veremeyeceğine işaret etmektedir. Rubûbiyetin gerekleriyle ilgili olarak zikrettiklerimizin hepsi bu durumdadır. Kim bu önemli yolu izlerse, yaratıklara kulluk etmekten ve ellerine bakmaktan kendisini kurtarır. İnsanları kınamak ve kötülemekten de onları rahatlatmış olur. Saf şekliyle kalbine tevhidi yerleştirmiş olur. İmanı kuvvetlenir; göğsü ferahlar ve kalbi aydınlanır. Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona yeter. Bu nedenle Fudayl b. İyâz (187/803): Hadîste imam idi. İmam Şafiî de kendisinden ders almıştır. Semerkand'de doğmuş ve Mekke'de vefat etmiştir. (el-A'lâm V/153) ) - Allah rahmet etsin -: «İnsanları tanıyan rahatlamış olur» demiştir. Allahu alem o bu sözüyle, insanın kişiye ne zarar, ne de fayda veremeyeceklerini kasdetmektedir.

    Sırat-ı Mustakim - İbn Teymiyye


  7. 05.Şubat.2016, 20:34
    4
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı

    ŞİRK ne demek? kısaca bilgi


    Kâinatı yaratan ve idare eden en yüce varlığın ulûhiyyetine ortak tanıma anlamında bir terim.

    Sözlükte şirk “ortak olmak” ve “ortaklık”; “ortak koşmak” anlamındaki işrâktan isim konumunda bulunan şirk ise küfür demektir. Şirk koşana müşrik, şirk koşulana şerîk denir (Lisânü’l-ǾArab, “şrk” md.; Kāmus Tercümesi, “şrk” md.). Terim olarak “Allah’ın zâtında, sıfatlarında, fiillerinde veya O’na ibadet edilmesinde ortağı, dengi yahut benzerinin bulunduğuna inanma” demektir. Tek Tanrı’ya inanmanın karşıtı olan inanç türleri Grekçe polus (çok) ve theos (tanrı) kelimelerinden oluşan politeizm (polithéisme) kavramıyla ifade edilir. XIX. yüzyılın evrimci din anlayışına göre insanlık politeist dinlerden önce ataların ruhlarına ve tabiat üstü varlıklarla temellendirilmiş basit inanç ve ritüellerden oluşan ilkel dinlere inanıyordu. Daha sonra toplumlar politeizm ve monoteizme ulaşmıştır, modern dönemde ise ilmî ateizm etkin hale gelmiştir. Wilhelm Schmidt’in monoteizm teorisine göre ise başlangıçta insanlığın inancı monoteizm idi. Âdem ve torunları monoteist olmakla birlikte onunla Nûh arasında ve Nûh’tan sonra geçen dönemlerde politeist inançlar monoteizmden sapma şeklinde ortaya çıkmıştır. Peygamberler insanlığa monoteizmi tebliğ etmiştir. Bazı araştırmacılar, semavî dinlerin öğretileri yanında Afrika, Avustralya ve Amerika’daki kabilelerde gökle ilgisi olan, değişmeyen, görülemeyen ve ahlâkî talepleri bulunan bir Tanrı inancının varlığından hareketle başlangıçta insanlığın dinî hayatının monoteist niteliği taşıdığı yolundaki tezi daha tutarlı bulmuşlardır (Encyclopedia of Religion, IX, 6156). Keşif öncesi Güney Amerika’da, Batı Afrika’nın Yoruba halkı içinde ve Polinezya gibi ilkel toplumlarda bulunmasına rağmen politeizmin Antik Yunan, Roma, Yakındoğu, Çin, Hindistan gibi kültürlerde ilkel kabileler sonrası bir fenomen olarak ortaya çıktığına dikkat çekilmiştir. İlkel toplumlar gelişmiş kültürlere geçerken inançlarının



  8. 05.Şubat.2016, 20:34
    4
    Üye
    ŞİRK ne demek? kısaca bilgi


    Kâinatı yaratan ve idare eden en yüce varlığın ulûhiyyetine ortak tanıma anlamında bir terim.

    Sözlükte şirk “ortak olmak” ve “ortaklık”; “ortak koşmak” anlamındaki işrâktan isim konumunda bulunan şirk ise küfür demektir. Şirk koşana müşrik, şirk koşulana şerîk denir (Lisânü’l-ǾArab, “şrk” md.; Kāmus Tercümesi, “şrk” md.). Terim olarak “Allah’ın zâtında, sıfatlarında, fiillerinde veya O’na ibadet edilmesinde ortağı, dengi yahut benzerinin bulunduğuna inanma” demektir. Tek Tanrı’ya inanmanın karşıtı olan inanç türleri Grekçe polus (çok) ve theos (tanrı) kelimelerinden oluşan politeizm (polithéisme) kavramıyla ifade edilir. XIX. yüzyılın evrimci din anlayışına göre insanlık politeist dinlerden önce ataların ruhlarına ve tabiat üstü varlıklarla temellendirilmiş basit inanç ve ritüellerden oluşan ilkel dinlere inanıyordu. Daha sonra toplumlar politeizm ve monoteizme ulaşmıştır, modern dönemde ise ilmî ateizm etkin hale gelmiştir. Wilhelm Schmidt’in monoteizm teorisine göre ise başlangıçta insanlığın inancı monoteizm idi. Âdem ve torunları monoteist olmakla birlikte onunla Nûh arasında ve Nûh’tan sonra geçen dönemlerde politeist inançlar monoteizmden sapma şeklinde ortaya çıkmıştır. Peygamberler insanlığa monoteizmi tebliğ etmiştir. Bazı araştırmacılar, semavî dinlerin öğretileri yanında Afrika, Avustralya ve Amerika’daki kabilelerde gökle ilgisi olan, değişmeyen, görülemeyen ve ahlâkî talepleri bulunan bir Tanrı inancının varlığından hareketle başlangıçta insanlığın dinî hayatının monoteist niteliği taşıdığı yolundaki tezi daha tutarlı bulmuşlardır (Encyclopedia of Religion, IX, 6156). Keşif öncesi Güney Amerika’da, Batı Afrika’nın Yoruba halkı içinde ve Polinezya gibi ilkel toplumlarda bulunmasına rağmen politeizmin Antik Yunan, Roma, Yakındoğu, Çin, Hindistan gibi kültürlerde ilkel kabileler sonrası bir fenomen olarak ortaya çıktığına dikkat çekilmiştir. İlkel toplumlar gelişmiş kültürlere geçerken inançlarının


  9. 05.Şubat.2016, 20:47
    5
    besk
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2016
    Üye No: 107734
    Mesaj Sayısı: 11
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı

    Arkadaşlar tevbe edersek bağışlanır değil mi Allah'ın izniyle ?


  10. 05.Şubat.2016, 20:47
    5
    besk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Arkadaşlar tevbe edersek bağışlanır değil mi Allah'ın izniyle ?

  11. 05.Şubat.2016, 20:50
    6
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,300
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Şirk Türleri nedir? İslamda şirk türleri kavramı

    besk, her konu altına her gün ve hatta her saat yaz bunu olur mu


  12. 05.Şubat.2016, 20:50
    6
    Moderatör
    besk, her konu altına her gün ve hatta her saat yaz bunu olur mu