Orucu Bozan Seyler Nelerdir? maddeler halinde 5 üzerinden 4.82 | Toplam : 66 kişi
  1. 1
    Ehfiya عُضْو
    Ehfiya
    عُضْو
    Ehfiya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 27.Ocak.2007
    Üye No: 8
    Mesaj Sayısı: 463
    Tecrübe Puanı: 26

    Orucu Bozan Seyler Nelerdir? maddeler halinde


    Orucu Bozan Seyler
    Oruca aykiri olan bir seyin yapilmasi halinde oruç bozulur. Orucu bozan bazi seyler hem kaza, hem de keffareti gerektirir. Orucu bozan bazi seylerden dolayi da sadece kaza gerekir.
    Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Seyler
    1. Oruçlu oldugunu bilerek yemek ve içmek (yenilip içilen sey ister gida, ister ilâç olsun).
    2. Oruçlu oldugunu bile bile cinsel iliskide bulunmak.
    Kari-kocadan biri ötekine zorla cinsel iliskide bulundugu takdirde zorla iliskide bulunana kaza ve keffaret, kendisine zorla iliskide bulunulan kisiye de kaza lâzim gelir.
    3. Agzina giren yagmur, kar ve doluyu kendi istegiyle yutmak.
    4. Sigara içmek, öd agaci veya anber ile tütsülenip dumanini içeri çekmek.
    5. Enfiye çekmek.
    6. Bugday ve arpa tanesi yutmak.
    7. Disardan bir susam tanesi kadar bir seyi alip yutmak.
    8. Yenmesi alisilmis olan çamur, kil ve kömür gibi seyleri yemek. (Bazi kimseler bunlari severek yerler.)
    9. Az miktarda tuz yemek.
    10. Karisinin veya sevdigi bir kimsenin tükürügünü yutmak. (Bundan zevk aldigi için kaza ve keffaret gerekir. Baskasinin tükürügünden igrendigi için bundan keffaret gerekmez.)
    11. Kan aldirdiktan veya sadece karisini öptükten sonra orucu bozuldugu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.
    Ramazan ayinda niyet ederek oruca baslayan kimse, saydigimiz seylerden birini bilerek ve özürsüz olarak yaparsa orucu bozulmus olur. Bozulan bu orucu kaza etmesi ve kasten bozdugu için de keffaret tutmasi gerekir.

    Keffareti Düsüren Seyler
    Keffareti gerektiren bir seyi yaparak orucunu bozan kimse, ayni gün oruç tutamayacak derecede hastalanir veya kadin ayhali yahut da lohusa olursa keffaret düser, yani keffaret orucu tutmasi gerekmez. Ancak hastaligin kendi istegi disinda olmasi sarttir. Kendisi kasten hastaliga sebep olursa keffaret düsmedigi gibi sefer mesafesinde bir yolculuga çikmasi ile de düsmez.

    Orucu Bozup Yalniz Kazayi Gerektiren Seyler
    1. Pamuk ve kagit gibi yenmesi mutad olmayan bir sey yutmak,
    2. Bir defada çok miktarda tuz yemek,
    3. Yenmesi mutad olmayan zeytin çekirdegi yemek. Yenmesi alisilmis olan çekirdegi yemek ise keffareti gerektirir.
    4. Tas, toprak, demir, altin ve gümüs gibi seyleri yutmak.
    5. Içi olmayan ceviz ve badem yutmak. (Bunlarin içi olanlari yenildigi takdirde keffaret gerekir)
    6. Burnuna ilaç çekmek.
    Bu, Ebu Hanife'nin görüsüdür. Buna göre; tedavî maksadiyla igne yaptirmak orucu bozar ve kazayi gerektirir. Çünkü igne vasitasiyla vücuda verilen ilâç iç kisimlara kadar ulasmaktadir.
    Imam Ebu Yusuf ve Imam Muhammed'e göre; tabiî olan yollar disinda vücudun baska tarafindan açilan bir yoldan içeri giden ilâç orucu bozmadigi için igne yaptirmakla oruç bozulmaz. Çünkü vücuda verilen ilâç agiz gibi tabiî bir yoldan degil, deriden açilan baska bir yoldan verilmektedir.
    Ancak, ibadetlerde ihtiyatli hareket etmek esas oldugundan Ramazanda igne yaptirmak zorunda olan kimse bunu mümkünse iftardan sonra yaptirmalidir.
    Bu mümkün olmaz da gündüz igne yaptirmak zorunda kalirsa, Imam Ebu Yusuf ile Imam Muhammed'in görüslerini esas alarak orucuna devam eder ve bu orucunu daha sonra kaza etmesi gerekmez.
    7. Agzina aldigi boyali iplik gibi seylerin boyasi ile rengi degisen tükürügü yutmak.
    8. Bogazina kaçan kar veya yagmuru kendi istegi olmayarak yutmak. (Kendi istegi ile yutarsa keffaret gerekir.)
    9. Zorlama ile oruç bozmak.
    10. Disleri arasinda nohut tanesi kadar kalan yemek kirintisini yutmak.
    11. Abdest esnasinda agzina ve burnuna su alirken kendi elinde olmayarak bogazina su kaçmak.
    12. Unutarak yeyip içtikten sonra orucunun bozuldugunu zannederek yeyip içmek.
    13. Agiz dolusu kusmak. (Kendi istegi ile).
    14. Agiz dolusu gelen veya kendi istegiyle getirdigi kusuntuyu mideye geri çevirmek.
    15. Kendi istegi ile içine veya genzine duman çekmek. Kendi istegi ile olmazsa oruç bozulmaz. (Içeri çekilen duman sigara dumani olursa keffaret gerekir.) 16. Günes batmadigi halde-batti zannederek-iftar etmek.
    17. Imsak vakti geçtigi halde daha vakit vardir zannederek yemek.
    18. Cinsel iliski disinda kadina dokunmak veya öpmek sonucu bosalmak.
    19. Ramazan orucundan baska bir orucu bozmak. (Ramazan orucundan baska bir orucu bozmak sadece kazayi gerektirir.)
    20. Ramazan orucuna niyet etmiyerek yeyip içmek. (Keffaret, niyet edilerek baslanan orucu bilerek bozmaktan lâzim gelir. Oruca niyet edilmeyerek yeyip içtigi takdirde sadece o günün orucunu kaza eder.)
    Ancak mazaretsiz olarak ramazan orucunu tutmamak büyük günahtir.
    21. Misafir iken oruca baslayip ikamete niyet ettikten sonra yemek.
    22. Mukim iken oruca baslayip sefer mesafesi yolculuga niyet ederek bulundugu yerin sinirlarini geçtikten sonra orucu bozmak.
    Sayilan bu seylerden birini yapan kimsenin orucu bozulur ve bozulan orucun gününe gün kaza edilmesi gerekir.
    Bunlardan biri ile orucu bozulan kimse aksama kadar orucu bozacak bir sey yapmamalidir.
    Gündüz iyilesen hasta, yolculugu sona eren misafir, ayhali veya lohusaliktan temizlenen kadin, erginlik çagina gelen çocuk ve müslüman olan gayr-i müslim, Ramazan ayina saygi için günün kalan kisminda oruçlu imis gibi aksama kadar orucu bozacak seylerden sakinmalari uygun olur.
    Oruca niyetlenen kadin gündüz ayhali veya lohusa olursa, orucunu bozmasi lâzimdir.
    Kadin, henüz ayhali olmadan adet günümdür diyerek orucunu bozmamalidir.
    Hasta ve yolcu olup da oruç tutmayan kimselerin yemeden, içmeden durmalari gerekmez. Ancak bunlar açiktan degil de gizli olarak yerler.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Ecrinim Hüvel Baki..
    Ecrinim
    Hüvel Baki..
    Ecrinim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 3,798
    Tecrübe Puanı: 94
    Yer: Akdeniz

    --->: Orucu Bozan Seyler Nelerdir? maddeler halinde


    bilgiler için Allah c.c. razı olsun kardeşim
    emeğine bereket..



  3. 3
    Gezgin İslam Gezgini
    Gezgin
    İslam Gezgini
    Gezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 25.Şubat.2007
    Üye No: 53
    Mesaj Sayısı: 154
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 30
    Yer: Dünya-Ahiret

    --->: Orucu Bozan Seyler Nelerdir? maddeler halinde


    Orucu Bozmayan Seyler
    1. Oruçlu oldugunu unutarak; yemek ve içmek.
    Peygamber Efendimiz söyle buyurmustur:
    "Bir kimse oruçlu oldugunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasin, (sakin) bozmasin. Çünkü onu, Allah yedirmis, içirmistir."
    Unutarak yeyip içerken oruçlu oldugunu hatirlarsa hemen agzini bosaltip yikar ve oruca devam eder. Oruçlu oldugunu hatirladiktan sonra bogazindan asagiya bir sey geçerse orucu bozulur. Bir kimse unutarak yiyen bir oruçluyu gördügünde eger güçlü kuvvetli olup oruca dayaniblen bir kisi ise, oruçlu oldugunu kendisine hatirlatir, zayif ve güçsüz bir kisi ise hatirlatmaz.
    2. Bir suya dalip kulagina su kaçmak.
    3. Kendi istegi olmayarak bogazina toz ve duman girmek.
    4. Kendi istegi olmayarak kusmak.
    5. Kendiliginden içeriden gelen kusuntu yine kendiliginden içeriye gitmek.
    6. Uyurken ihtilâm olmak (yani uyurken cünüplük hali meydana gelmek.)
    7. Dokunma ve öpme olmadan sadece bakmak veya düsünmek sebebiyle bosalmak.
    8. Karisini sadece öpmek.
    9. Geceleyin cünüp oldugu halde sabaha kadar yikanmayip gündüz yikanmak.
    10. Disleri arasinda sahur yemeginden kalan nohut miktarindan az olan kirintiyi yutmak.
    11. Agzindaki tükrügü yutmak. Agzindan disari çikip tamamen ayrilan tükrügü tekrar yutmak orucu bozar.
    12. Agzina gelen balgami yutmak.
    13. Kafasindan burnuna gelen akintiyi içine çekip yutmak.
    14. Agzina aldigi (meselâ disine koydugu) ilâcin tadi bogazina varmak.
    15. Erkegin tenasül organina ilâç veya su akitmak.
    16. Göze ilâç damlatmak.
    17. Kan aldirmak.
    18. Gözlerine sürme çekmek.
    Bu saydigimiz seylerin hiçbirisi orucu bozmaz.


  4. Reklam

  5. 4
    Fetva Meclisi Moderatör
    Fetva Meclisi
    Moderatör
    Fetva Meclisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 6,844
    Tecrübe Puanı: 76

    Cevap: Orucu Bozan Seyler Nelerdir? maddeler halinde


    Konusu : Oruç
    İçeriği : ORUCUN YASAKLARI
    Başlığı : ORUCU BOZAN ŞEYLER
    Yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmak orucu bozan şeylerdir. Bunların hangi durumda sadece kazâ, hangi durumda kazâ ile birlikte kefâreti gerektirdiğini görelim.
    a) Kazâ ve Kefâreti Gerektiren Durumlar
    Orucu bozup hem kazâ hem de kefâreti gerektiren durumların başında rama-zan günü oruçlu iken yapılan cinsel ilişki gelmektedir. Zaten Peygamberimiz oruç kefâreti hükmünü, o zaman vuku bulan böyle bir cinsel ilişki olayı üzerine ver-miştir. Oruç kefâreti konusunda eldeki tek örnek ve delil de budur. Bu bakımdan bütün fıkıh mezhepleri, ramazan günü oruçlu iken bilerek ve isteyerek normal cinsel ilişkide bulunmanın, hem kazâ ve hem de kefâreti gerektireceği konusunda görüş birliği etmişlerdir. Bir şey yiyip içmenin kefâreti gerektirip gerektirmediği konusu ise mezhepler arasında tartışmalıdır. Hanefîler, bilerek ve isteyerek bir gıda veya gıda özelliği taşıyan her türlü maddeyi almayı da bu hükme kıyas ederek, bu durumda da hem kazâ hem de kefâret gerekeceğini söylemişlerdir.
    Peygamberimiz zamanında cereyan eden ve oruç kefâretinin gerekçesi olan olay şudur:
    Bir adam "Mahvoldum" diyerek Peygamberimiz'e gelmiş ve ramazanın gündüzünde eşiyle cinsel ilişkide bulunduğunu söylemiş, bunun üzerine Peygamberimiz;
    - Köle âzat etme imkânın var mı?
    - Hayır, yok.
    - Peş peşe iki ay oruç tutabilir misin?
    - Hayır. Bu iş de zaten sabredemediğim için başıma geldi.
    - Altmış fakiri doyuracak malî imkânın var mı ?
    - Hayır.
    Bu sırada Peygamberimiz'e bir sepet hurma getirildi. Peygamber bu hurmayı adama vererek yoksullara dağıtmasını söyledi. Adam "Bizden daha muhtaç kimse mi var?" deyince Peygamberimiz gülümseyerek "Al git, bunları ailene yedir" diyerek adamı gönderdi (Buhârî, “Savm”, 30; Müslim, “Sıyâm”, 81; Ebû Dâvûd, “Savm”, 37).
    Bilerek ve isteyerek kaçınılması gereken üç şey (yeme, içme, cinsel birleşme) dışında bir sebeple orucun bozulması durumunda kefâret gerekmeyip sadece kazâ gerekir.
    b) Sadece Kazâyı Gerektiren Durumlar
    Oruç yasaklarının başında yeme ve içme geldiğini, oruçlunun kasten yiyip içmesinin kazâ ve kefâreti gerektirdiğini biliyoruz. Buna ilâve olarak Hanefî fakihleri, beslenme amacı ve anlamı taşımayan ve esasen yenilip içilmesi mûtat (normal, alışılmış) olmadığı gibi insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip içilmesi durumunda da orucun bozulacağını, fakat bunun kefâreti gerektirmeyeceğini söylemişlerdir. Çiğ pirinç, çiğ hamur, un, ham meyve yemek veya fındık, badem ve cevizi kabuğuyla yutmak böyledir. Bunlar yiyecek maddesi olmakla birlikte, bunların bu şekilde yenilmesi normal değildir ve hem de bunlar bu halleriyle insanın iştah duyacağı ve yemek isteyeceği şeyler değildir. Fakihler, şehvetin normal cinsel birleşme dışında tatmin edilmesinin de aynı kapsamda değerlendirileceğini belirtmişlerdir.
    Fakihler ağza giren yağmur, kar veya doluyu isteyerek yutmayı, su içme kapsamında değerlendirerek orucu bozacağını; fakat, kişinin kastı olmaksızın boğaza inen yağmur, kar ve dolunun orucu bozmayacağını söylemişlerdir.
    Kusma, kasten yapılmadığı durumlarda orucu bozmaz. Kasten yapıldığında ise, sadece ağız dolusu olması halinde bozar.
    Baştan beri ortaya koymaya çalışılan oruç tutma esprisi ve orucun anlam ve amacıyla pek bağdaşmayan muhtemel bütün davranışları ve olayları tek tek sıralamak mümkün olmadığı için bu konuda şöyle bir açıklama getirmek doğru olur: Orucun anlamı, Allah rızâsı için, gerek beslenme gerekse tat ve keyif alma kasıt ve arzusu içeren yiyip içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, özetle nefsi iştah ve şehvet duyduğu şeylerden mahrum etmektir. Bu yasağın ihlâli sayılan her davranış orucun mâna ve gayesine aykırıdır. Yeme, içme ve cinsel ilişki sayılan her davranış orucu bozar, kazâ edilmesini gerektirir. Kasıtlı olarak yapılırsa hem kazâ hem kefâret gerekir.
    Bayılma ve delirmenin orucu bozan şeylerden sayılması, esasen oruç yasaklarının ihlâli ile ilgili olmayıp, bütün mükellefiyetlerde ön şart olan bilinçlilik halinin geçici veya sürekli olarak yitirilmesi ile ilgilidir. Bu halin kapladığı günlerin kazâ edilmesinin istenmeyişi de aynı sebebe bağlıdır.
    Unutarak bir şey yemek ve içmekle oruç bozulmaz. Peygamberimiz oruçlu olduğunu unutarak yiyip içenlerin oruca devam etmelerini, onları Allah'ın yedirip içirdiğini söylemiştir (Buhârî, “Savm”, 26; Müslim, “Sıyâm”, 17). Fakat yanlışlıkla (hata) yiyip içmek bundan farklı olup Hanefîler'e göre orucu bozar. Meselâ; bir kimse oruçlu olduğunun farkında olduğu halde kasıtsız olarak yanlışlıkla bir şey yese veya içse, diyelim ki abdest alırken ağzına aldığı sudan yutsa veya denizde yüzerken su yutsa orucu bozulur ve kazâ lâzım gelir.
    Şâfiîler orucu bozma kastı bulunmadığı için yanlışlıkla bir şey yiyip içmenin orucu bozmayacağını söylerken, Mâlikîler orucun anlamının (imsak) ortadan kalkmış olduğu gerekçesiyle, ister unutma isterse yanlışlık sonucu olsun, bir şey yiyip içmekle orucun bozulacağını söylemişlerdir.
    Sabah vaktinin girip girmediği konusunda şüphesi bulunan kimse yiyip içmeye devam ederken o esnada ikinci fecrin doğmuş olduğu ortaya çıksa oruç bozulur ve kazâ etmesi gerekir, kefâret gerekmez. Ayný þekilde güneşin battığını zannederek iftar ederken güneşin henüz batmadığı anlaşılsa yine kazâ gerekir. Hanefî mezhebinde aðýrlýklý görüþ böyledir. Ancak, bu durumda kefaretin gerekeceðini söyleyenler de vardýr. Zira kişi, her iki durumda da zannı ile hareket etmiş ve yanıldığı ortaya çıkmış ise de zanların kuvvet derecesi aynı değildir. Birinci durumdaki zan güçlüdür; çünkü aslolan gecenin devam ediyor olmasıdır. İkinci durumdaki zan ise, bunun tersine zayıftır; çünkü aslolan gündüzün devam ediyor olmasıdır. Bu bakımdan güneşin batıp batmadığından şüphe eden kimse hemen iftar etmemeli, durumun netleşmesini beklemelidir. İmsak ve iftar vakitlerini gösteren bir takvim ve saatin bulunmadığı durumlarda kişi, kendi bilgi ve tecrübesiyle ictihad ederek ona göre davranır.
    Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulmuş olduğu zannıyla veya gece niyetlenemeyip gündüz niyetlendikten sonra, gündüz yapılan bu niyetin niyet sayılmayacağı zannıyla günün geri kalan kısmında bilerek bir şey yiyip içmek veya cinsel ilişkide bulunmak orucu bozar.
    Orucu bozacak fakat kefâreti de gerektirmeyecek bir davranıştan sonra, kişinin yiyip içmeye başlaması halinde, kural olarak kefâretin gerekmeyeceği belirtilmişse de, burada aslolan kişinin oruç tutma veya bozma konusundaki gerçek niyetidir. Amellerin niyetlere göre olduğu şeklindeki genel dinî ilkenin anlamı da budur.
    Bir şey yiyor veya içiyorken imsak vaktinin girdiğini anlayan kimse derhal yemeyi ve içmeyi bırakmalıdır. Bile bile yemeye veya içmeye devam etmesi halinde Hanefî imamlara göre bu kişiye kefâret gerekir.
    c) İlâç Kullanmanın ve İğne Yaptırmanın Hükmü
    Ağızdan alınacak hap, şurup ve pastil gibi şeylerin orucu bozacağında görüş birliği bulunmaktadır. Çünkü bunlar doğrudan mideye inmekte, esasen tedavi amaçlı olsa bile dolaylı olarak beslenme niteliği de taşımaktadır.
    Göze, burun veya kulağa damlatılan ilâcın orucu bozup bozmayacağı konusu ise tartışmalıdır. Kimi âlimler, göze damlatılan ilâcın orucu bozmayacağı, kulak ve burna damlatılanın bozacağı görüşünde ise de, bunlardan burun içinin yemek borusuyla ve mideyle doğrudan bağlantısının bulundu-ğu, gözün dolaylı olarak boğaza açıldığı, kulağın ise mideyle böyle bir bağ-lantısının bulunmadığı düşünülürse, bunlardan sadece buruna konan ilâçlar hakkında ihtiyatlı olmak gerektiği sonucu çıkar. Böyle olunca, burna enfiye çekmek, boğaza inecek şekilde bol miktarda su çekmek gibi davranışlar orucu bozar. Bu organlara konan ve tamamen tedavi amaçlı ilâç ve damlalar ise orucu bozmaz. Çünkü bu son sayılan davranışın yeme ve içme, yani beslenme ve oruca karşı direnç kazanma faaliyeti sayılması isabetli olmaz.
    İğne yaptırma meselesine gelince: Deri altına veya adaleye zerkedilen veya damardan yapılan iğnenin orucu bozup bozmayacağı konusu, ilk fakihlerin, yaralayıp vücuda giren bıçak vb. katı cisimler ile derin yara üzerine sürülen merhemin orucu bozup bozmayacağına ilişkin tartışmalarına göre belirlenmeye çalışılmıştır. Şöyle ki;
    a) Ebû Hanîfe'nin “derin yara üzerine sürülen ve karın veya beyne ulaşan ilâcın/merhemin orucu bozacağı” yönündeki görüşünü alanlar, iğneyle vücuda bir şey zerkedilmesi durumunda orucun bozulacağını ileri sürmüşlerdir. Bu görüşte hareket noktası, tabii yollar dışından da olsa vücuda bir şeyin girmiş olmasının orucu bozacağı fikridir. İğne veya damar yoluyla alınan ilâç, serum veya aşı vücudun içine akıtılmış olmakta ve bütün vücuda yayılmaktadır. Beslenme sayılıp sayılmayacağı tartışılsa bile, bunların vücudu güçlendirdiği ortadadır. Bu şekilde alınan ilâç, gerek ağızdan alınsın gerekse iğneyle zerkedilmiş olsun, hiçbir şekilde kefâret gerektirmese de orucu bozar ve kazâyı gerektirir. İlâç almak veya iğne yaptırmak durumunda olan kimselerin ya o gün oruç tutmamaları ya da ilâç almayı ve iğne yaptırmayı sahur ve iftar vakitlerine almaları gerekir.
    b) Buna mukabil Ebû Yûsuf ve Muhammed'in “derin yara üzerine sürülen merhemin orucu bozmayacağı” yönündeki görüşünü esas alanlar ise iğneyle vücuda bir ilâcın zerkedilmesi durumunda orucun bozulmayacağını söylemişlerdir. Ebû Yûsuf ve Muhammed, oruca "normal yollardan vücuda bir şey almaktan kaçınmak" şeklinde bir anlam yükledikleri için yaraya sürülen merhemin, karna veya beyne ulaşmış olmasının bir önemi olmayacağını, dolayısıyla bu durumda orucun bozulmayacağını söylemişlerdir. Eskiden fetvahâne ve daha sonra 1948 yılında Ezher Üniversitesi Fetva Komisyonu tabii delikler dışından vücuda giren bir şeyin orucu bozmayacağı yönünde fetva vermiştir. Çünkü bu tedavi yönteminin, ağız yoluyla ilâcın yutulmasına benzemediği açıktır. Bu noktadan hareketle, astım ve nefes darlığı sebebiyle ağıza sıkılan spreyin zerrecikler halinde içeri gittiği doğru olsa bile bunların akciğerden öteye geçmediği ve mideye ulaşmadığı, gıda ve susuzluk giderme özelliği de taşımadıkları; bu sebeple bunların da orucu bozmayacağı ileri sürülmüştür. Ayrıca belli hastalıklara karşı korunmak maksadıyla yapılan aşıların hükmünde de tartışma bulunmakla birlikte, bu tür aşılarla vücuda mikrop verilerek bağışıklık kazandırmaya çalışıldığı, dolayısıyla bunların beslenme amaçlı olmadığı söylenerek oruca zarar vermeyeceği görüşü ağırlık kazanmıştır.
    Hangi görüş alınırsa alınsın, burada inisiyatif, tercih, karar ve tabii ki sorumluluk mükellefe ait olacaktır. Söz konusu olan şey bir ibadettir ve Allah rızâsı için yapılmaktadır. Bu bakımdan, oruç tutan bu şuurdaki insanların gerekmediği halde, hiç açlık, susuzluk ve sıkıntı hissetmeden oruç tutmak için bu yola tevessül edeceklerini düşünmek son derece anlamsızdır. Çünkü aklı olan herkes gayet iyi bilir ki içeriği boşaltılmış ve anlamı yozlaştırılmış ve göstermelik hale getirilmiş bir ibadetin hiçbir faydası olmadığı gibi, böyle yapan kişi sonuçta sadece kendi kendisini kandırmış olacaktır. Esasen dinimiz hasta olan veya tedavi sürecinde olan kişilerin oruç tutmamasına ruhsat vermektedir. Bu bakımdan ilâç kullanmak veya iğne yaptırmak durumunda olan kimseler, hem iyi bir tedavi görüp sağlığına kavuşmak, hem de ibadetlerini ileride huzûr-ı kalp ile ve içe sinerek yapabilmek gayesiyle tedavileri tamamlanıncaya kadar oruç tutmayabilirler. Bu tamamıyla kendilerinin karar vereceği bir konudur. Bununla birlikte bu kimseler, ramazan ayında herkesle birilikte oruca devam etmeyi arzu ediyor ve bu ibadet ayının mânevî havasından kopmak istemiyorlarsa, oruç için başka bir engelleri de yoksa, ikinci grup fakihlere ait olan ve ağırlıklı bulunan fetvayı esas alabilir, oruçlu oldukları halde tedavi ve aşı amaçlı iğneleri yaptırabilirler.



  6. 5
    Türk İsLaM Üye
    Türk İsLaM
    Üye
    Türk İsLaM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 29.Temmuz.2012
    Üye No: 97188
    Mesaj Sayısı: 3
    Tecrübe Puanı: 1

    Paylaşım için sağol Allah razı olsun.


  7. 6
    user1358 Üye
    user1358
    Üye

    Profili:
    Üyelik: 11.Ağustos.2012
    Üye No: 97397
    Mesaj Sayısı: 2
    Tecrübe Puanı: 1

    bir şey okurken boşalırsan orucun bozulur mu ?


  8. 7
    Fetva Meclisi Moderatör
    Fetva Meclisi
    Moderatör
    Fetva Meclisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 6,844
    Tecrübe Puanı: 76

    Orucu bozan şeyler nelerdir? Kısaca

    Orucun temel unsuru ve anlamı, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmak olduğu için, oruçlu iken bunlar ve bu anlama gelecek davranışlar orucu bozar. Yemek ve içmek, yenilip içilmesi mutat olan her şeyi kapsamı içine alır. Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile uyuşturucular ve tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girer (İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, Beyrut 2000, II, 394). Her ne sebeple olursa olsun, ağızdan alınan ilaçlar da aynı hükme tabidir.



  9. 8
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye
    @hmet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,549
    Tecrübe Puanı: 69
    Yer: gölbaşı

    Orucu bozan şeyler nelerdir?
    "Oruçlu iken sadece yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak kalmakla orucumu tamamlamış olur muyum?" Orucun anlamı ve temel unsuru, yemekten, içmekten ve cinsel ilişkilerden, zevklerden uzak durarak insan nefsinin bunlardan mahrum bırakılmasıdır. Oruca niyetlenmiş kişinin, yeme-içmede veya cinsel ilişkide bulunması şüphesiz orucunu bozacağından bilinçli bir şekilde bu durumlardan uzak durması gerekmektedir. Oruçlu kişinin bu hallerden kendisini uzak tutmayı başardığında ve oruca son veren baygınlık, ağız dolusu kusma, hayız (regl) kanaması gibi irade dışı durumlar da olmadığında orucu tamdır ve vazifesi olan oruç ibadetini yerine getirmiş olur, sevabını alır. (İslâm Fıkıh Ans. c. 3, s. 167, 169, Zaman Yay.)


  10. 9
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Aynı ramazanda kaza orucu gerektiren davranışı kaza gerektirdiğini bilmeden farklı günlerde tekrar yapmak


  11. 10
    arifselim Yönetici
    arifselim
    Yönetici
    arifselim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 29,932
    Tecrübe Puanı: 10

    Kefaret değilde sadece kaza gerektiren bir durum ise bu sana sadece kaç gün yapmışsan o kadar gün kaza gerektirir sadece.


  12. 11
    imam Özel Üye
    imam
    Özel Üye
    imam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 6,515
    Tecrübe Puanı: 70
    Yer: minallah-ilelllah

    Orucu bozan durumlar nelerdir madde madde kısaca

    Orucu bozan şeyler yemek içmek ve cinsel ilişkidir. Açıklama ve ayrıntı isteyen yukarıdaki konuyu okusun


+ Yorum Gönder