Namazda Huşu ile kılmak için 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
  1. 1
    İnşirah Devamlı Üye
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 1,566
    Tecrübe Puanı: 22

    Namazda Huşu ile kılmak için


    1. Herşeyden önce namazı ciddiye almak gerekiyor.

    2. Namazın hayatımızda yapacağı derin etkinin bilincinde olmalı ve bu etkiyi elde etmek bizim namaz kılarken motivasyonumuzu oluşturmalı.

    3. Namaza başlamadan önce ruhi bir ön hazırlık yapmak gerekiyor. Namaza birden başlamak konsantrasyonu yakalamak için bir engeldir. Yani seccademizi serdiğimizde o an Rabbimizin huzuruna çıkmak için hareket ettiğimizi aklımıza getirmeliyiz.

    4. Kılacağımız namazın belki son namazımız olabileceğini düşünmeliyiz.

    5. Namaza durduğumuz vakit kimin manevi huzuruna girdiğimizi idrak etmeliyiz. Huzurunda durduğumuz varlığın yüce şanını ve azametini düşünmeliyiz..

    6. Böyle bir varlığın huzuruna çıkabilmenin ne kadar mutluluk verici bir olay olduğunu hatırlamalıyız ve hissetmeliyiz.

    7. Okuduğumuz ayet ve duaların anlamlarını ezberlemeli ve onları düşünmeliyiz. Ayet ve dualardaki anlamlar bizim namaz esnasındaki düşüncelerimizi/aklımızın faaliyetini yönlendirmeli.

    8. Dünyevi duygu ve düşüncelere geçit vermemeye hassasiyet ve titizlik göstermeliyiz. Zihnin başka şeylere takılması oranını her namazımızda daha bir aşağıya indirmeliyiz. Namazın büyük oranı % 80, giderek %90, % 95, % 99 konsantrosyonlu geçmeli. İdeal olanı hedeflemek namazı ne kadar ciddiye aldığımızın göstergesi olacaktır. Bu konuda, Rabbimize yaklaşma, Onun hoşnutluğunu elde etmek için konsantrosyonu yakalama konusunda hırslı olmalıyız.

    9. Namazdaki bedensel hareketlerin anlamını bilmeliyiz. Kıyam, rüku, secde gibi hareketlerin başlı başına sembolik anlamları vardır, bu hareketleri yaparken salt bu anlamları düşünürek o hareketleri gerçekleştirmenin bizim namazımıza katacağı birçok ulvi duygu ve düşünceler vardır. Buna paralel olarak okunan dua, ayet ve tesbihlerin anlamları idrak edilerek okunduğunda elde edeceğimiz manevi hazzı düşünün. Araya şeytanın vesvesesinin karışması için bir boşluk bırakılmamış olacak. Aksi takdirde rükua varırken bu rükunun anlamını o an düşünmezseniz aklınızın (o an) başka şeylere dalması kaçınılmaz olabilir. Bu anlık dalgınlık rükuda iken okuduğunuz tesbihatın anlamını düşünmekten sizi mahrum edebilir. Bu ikinci dalgınlık ve gaflet üçüncüsüne yol açabilir ve ila ahir. Namaz kesintisiz bir zikir eylemidir. Saniyelerinizi Allahı zikretmekle geçirmezseniz şeytan namazınıza müdahele eder. Bu olay ciddi bir konsantrasyonu ve bunu başarma konusunda yüksek bir iradeyi gerektirir.

    10. Bir insanın Allahla olan ilişkisinin ne kadar güçlü olduğunun en önemli göstergelerinden birisidir namaz. Eğer namazınızdan memnun değilseniz Allahla sağlam bir rabıta(irtibat) kuramamışsınız demektir. Bu durum ise eğer müminlerden isek bizi kaygılandırmalı, bizi endişeye düşürmeli. Bu endişeyi duymak ise namazı dosdoğru kılma konusunda bizi yeniden motive eder ve gayrete getirir.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    LeoparGS Devamlı Üye
    LeoparGS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 26
    Mesaj Sayısı: 1,371
    Tecrübe Puanı: 20
    Yer: İstanbul

    --->: Namazda Huşu ile kılmak için


    Huşu ile Namaz Kılmak

    Namaz hûşu ve hudû ile kılınmalıdır. Hûşu namazın sırrı ve ruhudur. Kur'anı Kerimde; "Allah'ın huzurunda tam hûşu ve hudû ile durun" buyurulmaktadır. (Bakara, 238) Bazı alimler hudû zahiri eğilmek, hûşu ise, manevi ve ruhi eğilmektir, derler (Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İnn-i Mace Tercemesi ve Şerhi, c 3, s 348). Bazı Alimler ise, hûşu azalarla; hudû ise kalple olur, demişlerdir. Veya hûşu gözle, hudû diğer azalarla olur.
    Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- , "Hûşu ancak, namazda (uzuvlarını) hiç kımıldatmayan ve tevazu içinde olan kimseler için tahakkuk eder." buyurmuştur.
    Felah, namazlarını hûşu ile kılanlara mahsustur. Namazlarında hûşu'a riayet etmeyenler felaha eremezler. Hûşuun bulunmaması felahın da yokluğu demektir. Bu konuda Kur'anı Kerim;
    "Namazlarını hûşu ile kılan müminler kurtuluşa ermişlerdir." buyrulmaktadır. (Mü'minun,1)
    Bu ayet-i kerime nazil olmazdan önce sahabe-i kiram namazda gözlerini gökyüzüne kaldırıyorlar, sağa sola bakınıyorlardı. Ayet-i Kerimenin nazil olmasından sonra artık gözlerini secde mahalline çevirmeye başladılar.
    Abdullah Bin Ömer bu ayet-i kerimenin izahında şöyle der: "Sahabe-i Kiram, namaz için ayağa kalktıklarında başka hiçbir şeyle ilgilenmezler, bütün varlıklarıyla kendilerini namaza verirlerdi. Gözlerini secde yerine dikerler ve Allah'ın kendilerine baktığını kabul ederlerdi."
    Namazda ayakta iken secde yerine, rükûda iken ayaklara, secdede iken burun ucuna, otururken iki elleri arasına bakmalıdır. Bu söylenilen yerlere bakıp ta gözler etrafa kaymazsa, namazda hûşu hali hasıl olabilir, kalp dünya düşüncelerinden kurtulabilir.
    El parmaklarını Rükûda açmak ve secdede bir birine yapıştırmak sünnettir. Bunlara dikkat edilmelidir. Parmakları açık veyahut bitişik bulundurmak, sebepsiz boş şeyler değildir. Bizler için İslamiyet'in sahibine uymak kadar büyük bir nimet yoktur. (Sadık Dânâ, Altınoluk sohbetleri 2, s 121).

    *

    Hazret Ammar -Radıyallahü anh- 'den rivayet edildiğine göre, Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    "Cennette efyah denen bir ırmak vardır. İçinde huriler bulunur. Allah onları zaferandan yaratmıştır. İnci ve yakut taneleriyle oynarlar. Yetmiş bin lisanla Allah'ı tesbih ederler. Sesleri Davud -Aleyhisselamın- sesinden daha güzeldir. Bu huriler şöyle derler:
    Bizler, namazı hûşu ve kalp huzuru ile kılanlar içiniz."
    Hazret-i Ali -Radıyallahü anh- şöyle buyurur:
    "Hûşu olmayan namazda, lüzumsuz şeylerden kaçınılmayan oruçta, tertile riayet edilmeden yapılan kıraatte, günahlardan sakındırmayan amelde, sehavet bulunmayan malda, sıkı bağlılık bulunmayan kardeşlikte, ihlas olmayan duada hayır yoktur."
    Müslüman, namazını kalbi ve kalıbı beraber olarak kılmalıdır. Nitekim Hadis-i şerifte: "Kişinin kalbi ve bedeniyle beraber namazda hazır olmadıkça Allah o namaza bakmaz." buyurulur.
    Namazda her uzvun tevazu göstermesi ve kalbin de, Allah Teala'dan korku üzere olması lazımdır.
    Bir Hadis-i şerifte: "Kişiye namazdan yazılacak ecir, kalp huzurundan başkası değildir."(İhya, I 160)
    Diğer bir Hadis-i şerifte: "Kulun kıldığı namazından elde edeceği şey, sadece (namazda oluşunun) şûurunda olduğu anların sevabıdır." buyrulur.
    Abdulvahid bin Zeyd:
    "Alimler, kulun kıldığı namazdan, onun için sadece şûurlu olarak kıldığı kısımların sevap temin ettiği hususunda ittifak etmişlerdir." demiş ve bu hususta bir icma bulunduğunu iddia etmiştir.
    Sahabelerden Ammar Bin Yasir -Radıyallahü anh- 'ın bildirdiğine göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Öyle durumlar olur ki, kişi namazını bitirince defterine kıldığı namazın sadece onda biri, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri veya yarısı kadar sevap yazılır."(Darimi, Salat, 91)

    *

    Namaz kılanlara, ihlas ve hûşu derecesine göre sevap verilir. Bazılarına ecir ve sevabın hepsi verilir. Bazılarına sevabın yarısı verilir, bazılarına onda biri verilir. Bazılarına hiçbir şey verilmez. Çünkü namazı hiçbir şeyi hak etmemektedir.
    Cenab-ı Hakk, farz namazlarının ecir ve sevabını belli bir ölçüye göre vermektedir. Nitekim bir hadis-i Şerifte:
    "Allah katında farz namaz için bir ölçü vardır. O namazda ne kadar kusur ve eksiklik varsa, onun hesabı yapılır." buyurulur.

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurur:
    "Kim güzelce abdest alır, rükûları ve secdeleri tam yaparak hûşu ile vaktinde namazını kılarsa, o namaz bembeyaz, parıl parıl bir şekilde göğe yükselir ve sahibine şöyle der:
    "Sen beni nasıl geçirmedin, vaktinde kılarak korudun ise Allah da seni korusun."

    Kim ki güzel abdest almaz, rükûları ve secdelerini Hûşu ile yapıp, vaktinde namazını eda etmezse, onun namazı da simsiyah zifiri karanlık halinde göğe çıkarak sahibine şöyle der:
    "Sen beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin!"
    Allah'ın dilediği zaman gelince bu tür namazlar, bir eski paçavra gibi dürülüp sarılarak sahibinin suratına çarpılır. (et-Terğip ve't-Terhib, I, 339)

    Rasulullah (a.s) bir gün adamın birinin namaz kılarken sakalını elleriyle karıştırdığını gördü, buyurdu ki: Eğer bunun kalbin de hûşu olsaydı vücudunun her uzvunda hareketsizlik olurdu.
    Rasul-i Ekrem bir buyurdu ki: Kıldığın namazı, en son namazınmış gibi, bir daha namaz kılma fırsatı bulamayacak bir kişinin kıldığı namaz gibi kıl.

    Müceddid-i Elf-i Sânî İmamı Rabbani Hazretleri Mektubat'ta şöyle yazıyor: "Secde de ellerin parmaklarını birleştirmeye, rükûda da parmakları birbirinden ayrı tutmaya (birleştirmemeye) dikkat etmelidir. Şeriat parmakları birleştirmeyi ve açık tutmayı lüzumsuz yere emretmemiştir. Yani böyle basit meseleleri bile gözetmek gerekir." Devamla şöyle yazıyor. " Namazda ayakta dururken gözleri secde yerine dikmeli, rükû halinde ayaklara doğru bakmalı,secde yaparken burun hizasına ve otururken de diz üzerindeki ellere bakmalıdır. Tüm bunlar namazda hûşu meydana getirir, aynı zamanda dikkatin dağılmayıp kişinin kendini namaza vermesi mümkün olur."

    Biri Hz. Ali'den hûşu nedir? diye sordu.
    Hz. Ali: Hûşu kalpte bulunan bir şeydir. Namazda iken donmuş gibi durup hiç bir yana bakmamak ve hiç bir şeyle ilgilenmemek hûşudandır. İbn-i Abbas (r.a) hazretleri diyor ki: Namazda hûşulu olan kişi Allah'tan korkan kişidir. Namaz kılarken de hareketsiz duran kişidir.

    Hz. Ebû Bekir (r.a) diyor ki: " Rasul-i Ekrem bir keresinde buyurdu ki: Münafıkça hûşudan Allah'a sığının. " sahabe-i Kiram " Münafıkça hûşu nedir? " deyince, dedi ki:" Görünüşte sükunet ve hareketsizlik vardır, ama içeride münafıklık olursa bu münafıkça hûşudur.
    Pek çok sahabe ve tabilerden şöyle nakledildi. hûşu; sükûn ve hareketsizliğin adıdır.


    Osman ERSAN, Gözümün Nûru Namaz, Erkam Yayınları.





  3. 3
    mumsema Administrator
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 6,458
    Tecrübe Puanı: 96
    Yer: Türkiye

    --->: Namazda Huşu ile kılmak için


    NAMAZDA HUŞU
    Dinimizde ibadetlerin makbul olması bir takım esaslara bağlandığı, büyük küçük günahların affıda bazı şartların yerine getirilmesine bağlı olduğu gibi kıldığımız namazın hakiki manada bizi her türlü kötülükten uzaklaştırıp Cenab-ı Hakkı’ın rızasına yaklaştıracak bir namaz olması içinde bir takım şartlar vardır. Huşuda bunlardan biridir.
    Huşu Cenab-ı Hakka boyun eğmektir. yine denilmiştir ki, bir kimsenin cesedindeki her bir kıl huşu’a iştirak etmedikçe huşu yapılmış olmaz.
    Huşu: namazın gerçek ve hakiki namaz olmasını sağlayan sebeplerdendir. Huşudan maksat, kişinin namaz esnasında bütün varlığı ve kalbi ile Allah’a yönelmesidir.
    Namaz farizası, hakikatine inilerek huzur ve huşu ile eda edilirse insanı her türlü kötülükten uzaklaştırır: sahibini fenalıktan alıkoymayan namaz, Allah’tan uzak olmaktan başka bir şeyi arttırmaz.
    Hutbenin başında okuduğum ayette: muhakkak müminler felah buldu ki onlar namazlarında huşuludurlar. Onlar ki, faidesiz işe, boş lafa bakmazlar onlar ki zekatlarını vermek için çalışırlar. Buyurarak namazlarını huşu ile kılan müminlerin felah bulacağını beyan etmektedir
    Kur’an-ı Kerim’de namaz ile zekat beraber zikredildiği halde bu ayet-i kerimede namaz ile zekatın arası
    Ayeti ile fasledilmesi, namazdaki huşuun, sair zamanlarda lağıvden kaçınan kimseler için hasıl olacağına işaret içindir. Lağıvden kaçınmak namazı tamamlayan bir husustur. Binaenaleyh müminler, namaz dışında faidesiz işler, mala yani boş laftan kaçınmalıdır ki namazlarını huşu ile kılabilsinler. Harici zamanlarda kalbi ve kalbin nurunu söndürecek olan mala yani şeyler ile meşgul olan kimsenin huzur ve huşu ile namaz kılması düşünülemez.
    Namaz içinde kişi sağa sola iltifat etmemesi ve azaları ile oynamaması lazım. Zira vücut azaları ile oynamak huzur ve huşu’u yok eder.
    Resulullah Efendimiz (S.A.V) namazda sakalı ile oynayan bir kimseyi görünce: eğer şu kimsenin kalbinde huşu olsaydı azalarında da olurdu buyurdu. Esasen musalli, namazın bütün erkanını uyanık bir kalp ile eda etmeli, sağa sola iltifat etmemeli, ne yaptığını ve ne okuduğunu bilmelidir. Nitekim Efendimiz H.Ş. de kul namazına durduğu zaman. ancak Hz Allah’ın huzurundadır. Sağa sola iltifat ederse Cenab-ı Hak: kime iltifat ediyorsun? Benden hayırlısına mı? Bana dön ey ademoğlu! Çünkü ben iltifat ettiğin şeyden daha hayırlıyım. Buyurur.
    Aişe Validemizin annesi Ümmü Rüman R.a anlatıyor: namazımda sallanıyordum Ebu Bekir beni o vaziyette görünce öyle bir azarladı ki, az daha namazdan çıkacaktım. Hz Ebu Bekir dedi ki: Resulullah Efendimizi (S.A.V) dinledim şöyle buyuruyordu: herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun, yahudiler gibi sallanmasın zira, namazda azalarda sakin olması namazın tamamındandır.
    Namaz içinde maddi hazırlık yapıldığı gibi manevi hazırlıkta yapılması lazım, manevi hazırlık, kalbin namaza hazır olmasıdır ki buda namazın ruhu mesabesindedir:
    Kelime-i Şehadet’ten sonra İslam’ın en mühim şartı olan namazın huzur ve huşu ile kılınması ve mümkün mertebe masivadan kurtularak namaza başlanması icab eder. Bu da musallinin nefis ile mücahedesindeki muvaffakiyyetiyle alakalıdır:
    Hz Hasan’dan mervidir ki Efendimiz: kalp hazır olmadan kılınan namaz ancak musallinin ukubetini süratlendirir.
    Hastanın, hastalığı devam ettiği müddetçe en güzel yiyeceklerde alsa hastaya faide vermeyeceği gibi insanda kalbi hastalıklardan ve nefsin tesallutundan kurtulmadıkça kişi hakkıyla namaza hazırlanması ve namazı kılması mümkün değildir, böyle kimseye ibadet ve namazın edası ağır gelir.
    İbn-i Abbas: manasını düşünerek huzur ve huşu ile kılınan iki rekat namaz, gafil kalple akşamdan sabaha kadar kılınan namazdan hayırlıdır. buyurmuştur.
    H.ş’te bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey emanet ve huşudur ki nerede ise huşu sahibi bir kimseyi göremez olursun. Buyurdular.
    Abdullah ibn-i Şühayr anlatıyor. Ben Resulullah’a gelmiştim namaz kılıyordu ağlamasından dolayı sadrı şerifleri tencerenin kaynadığı gibi kaynıyordu.

    alıntı


  4. Reklam

  5. 4
    ihramlı Kıdemli Üye
    ihramlı
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üye No: 842
    Mesaj Sayısı: 283
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 64
    Yer: YOK

    --->: Namazda Huşu ile kılmak için


    çok güzel ve anlamlı.yüreğine sağlık


  6. 5
    __VerD__ Devamlı Üye
    __VerD__
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 4021
    Mesaj Sayısı: 49
    Tecrübe Puanı: 2

    ALLAH razı olsun paylaşımlarınız çok güzel...


  7. 6
    igra Devamlı Üye
    igra
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 4711
    Mesaj Sayısı: 31
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 52

    Namaz dinin direği, kul olmanın gereği.
    Günahlara kefaret, ibadetin yüreği.
    Namaz kalbe şifadır, gönülleri şen eder.
    Doğru kılındığında, kötülükten men eder.
    Her kim ki kötülükten değil ise selamet.
    Namazını gafletle kıldığına alamet.
    Namaz kılarak göster, Mevlaya itaati
    Fazileti büyüktür kaçırma cemaati!
    Namaz çok kıymetlidir, edası çok sevaptır,
    Kabirde nurlu ışık, Münker Nekre cevaptır,
    Cenneti istiyorsan bırakmalısın nazı,
    şartlarına uyarak kılmalısın namazı.
    Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar,


  8. 7
    gönülgözü Devamlı Üye
    gönülgözü
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 4331
    Mesaj Sayısı: 145
    Tecrübe Puanı: 3

    azra Nickli Üyeden Alıntı
    Allah c.c. razi olsun
    Rabbim hepimize o teslimiyeti, namazlarimizi huşu içerisinde namaz kılabilmemizi nasip etsin insaAllah
    amin inşallah

    paylaşımlar güzel Allah razı olsun


  9. 8
    kusema Devamlı Üye
    kusema
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 13866
    Mesaj Sayısı: 40
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 24
    Yer: kocaeli

    hepinizden Allah razı oolsun


  10. 9
    LEYLÜ NEHAR Üye
    LEYLÜ NEHAR
    Üye

    Profili:
    Üye No: 15953
    Mesaj Sayısı: 2
    Tecrübe Puanı: 2

    ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL


  11. 10
    alice1 Üye
    alice1
    Üye

    Profili:
    Üye No: 20562
    Mesaj Sayısı: 6
    Tecrübe Puanı: 2

    ALLAH razi olsun


  12. 11
    ravzanur Devamlı Üye
    ravzanur
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 177
    Mesaj Sayısı: 416
    Tecrübe Puanı: 8

    @inşirah
    @leopargs
    @mumsema kardeşim
    Rabbim razı olsun,paylaşımlarınızdan istifade ettik
    karşısında Kabeyi,ensesinde Azrail as'ı,bastığı yeri sırat,kıldığı namazı da son namaz diye düşünenin namazında huşu olmama gibi olasılık var mıdır?bu kadar net yapılamıyor olabilir,en azından gayret gösterebiliriz Allah'ın izniyle.namazlarımızın miraç olması duasıyla:gul:


  13. 12
    vemese Üye
    vemese
    Üye

    Profili:
    Üye No: 42721
    Mesaj Sayısı: 2
    Tecrübe Puanı: 2

    arkadaşar Allah(cc ) hepinizden razı olsun....namaz çok önemli o muhakkak ama günde 5 defa aynı konsantrasyonu sağlamak gerçekten zor...ben bazen gerçekten çok zorlanıyorum insanın herşey geliyor aklına.....bunu belki de sadece yaşayan benimdir....ama Allah(cc) inşallah o kalp coşkusunu 5 vakit yaşamayı nasip eder.....


  14. 13
    ugurhafizlik Üye
    ugurhafizlik
    Üye

    Profili:
    Üye No: 47012
    Mesaj Sayısı: 1
    Tecrübe Puanı: 2

    Hz. Hasan'dan mervi "kalb hazır olmadan kılınan namaz, ancak musallinin ukubetini hızlandırır." hadis-i şerifi'nin KAYNAĞINI VEREBİLİR MİSİN?


  15. 14
    menzil_guller Ya Hayy
    menzil_guller
    Ya Hayy

    Profili:
    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 678
    Tecrübe Puanı: 35

    Allah razı olsun kardeşlerim .paylaşımlarınız çok güzeldi .Rabbim okuyupta amel edenlerden eylesin inş.


+ Yorum Gönder
Git 12 Son