Konusunu Oylayın.: Anne karnında ölen bebeğin cenazesi olur mu nasıl olur 4/5 aylık bebeğin cenazesi olur mu namazı kılınır mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Anne karnında ölen bebeğin cenazesi olur mu nasıl olur 4/5 aylık bebeğin cenazesi olur mu namazı kılınır mı?
  1. 01.Mart.2011, 19:49
    1
    Misafir

    Anne karnında ölen bebeğin cenazesi olur mu nasıl olur 4/5 aylık bebeğin cenazesi olur mu namazı kılınır mı?






    Anne karnında ölen bebeğin cenazesi olur mu nasıl olur 4/5 aylık bebeğin cenazesi olur mu namazı kılınır mı? Mumsema anne karinda olen bebegin cenazesi olurum nasil olur 4/5 aylik bebegin cenazesi olurmu namazi kilinirmi


  2. 01.Mart.2011, 20:03
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,424
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: anne karinda olen bebegin cenazesi olurum nasil olur 4/5 aylik bebegin cenazesi olurmu namazi kilinirmi?




    1- Canlı olarak doğduğu bilinen çocuk büyük insan gibi uygulamaya tabi tutulur. Onda bir değişiklik olmaz. Yani, büyüklerden farksız olarak isim konur, yıkanır, kefenlenir, namazı kılınarak defni yapılır. Canlı olarak doğmuş olması, ona büyükler gibi hürmet hakkını kazandırmış olur.
    Doğumdan sonraki dakikalarda ağlaması, herhangi bir ses çıkarması, aksırması.. gibi küçük hayati işaretler dahi canlı doğma işareti sayılır.

    2- Doğum sırasında böyle bir canlılık işareti göstermeyen, yani ölü doğduğu bilinen çocuğa ise isim koyma ve yıkama tercih edilir, kefenlenir, namaz kılınmadan defni yapılır. Fırsat bulup da yıkanamazsa bir şey gerekmez.
    3- Henüz organları tam oluşmamış bir et parçası görünümünde olan düşükler ise yıkanmadan bir beze sarılıp defni yapılır.
    Bu bilgilerden anlaşıldığı üzere soru sahipleri de, ölü doğan çocuğa isim koyarlar, yıkarlar, bir beze sarıp gömerlerse görevlerini yapmış olurlar. Namazını kılmak gerekmez.
    Ölülerin yıkanması konusunda “Bir Müslüman’ın Yol Haritası” ilmihalinden bir yorum arz etmek istiyorum burada. Müslüman’ın ölüsü niçin yıkanır?
    “-İnsanın (dirisi gibi) ölüsü de saygıya layıktır. Bu saygı bir yönüyle, ölünün yakınlarına bir teselli mahiyeti taşıdığı gibi, ölümün hiçlik olmadığını anlatmak amacına da yöneliktir. O ölmüştür, fakat yine insandır; bu dünya açısından ölmüştür, fakat başka bir âlem için yeniden doğmuştur.
    Ölünün adeta yeni doğmuş bir çocuk gibi yıkanması, bir yönüyle bu yeniden doğuş olayını sembolize etmekte, bir yönüyle de dünyanın üzerinde bıraktığı kir, toz ve bulaşıkları gidermeyi temsil etmektedir.
    Bu yıkamanın ardından, yeni doğan çocuğa giydirilen zıbın misali kefene sarılır ve büyük bir ihtimamla beşiğine indirilir. Ötesini Allah biliyor, gidenler biliyor, biz de bildirdiği kadarını biliyoruz...
    Ölen Müslüman’ı yıkamak, kefenlemek, onun için namaz kılıp dua etmek ve bir kabre gömmek Müslümanlar için farz-ı kifayedir.
    Peygamberimiz (sas), “Ölülerinizin güzel işlerini yâd edin, kötü taraflarını dile getirmeyin.” buyurarak, ölmüşlerimizi hayırla anmamızı, iyi taraflarını ön plana çıkarmamızı tavsiye buyurmuşlardır.
    ……..
    Sıkça sorulan bir soruyu da bu vesileyle hemen cevaplamaya çalışalım.
    - Ölen kimse mutlaka köyüne, kasabasına götürülmeli mi, yoksa en yakın yerdeki mezarlığa gömülmesi en uygun olanı mıdır?
    Bu konudaki sabit hüküm şudur:
    - Ölen için sünnete en uygun mezarlık, en yakın Müslüman mezarlığıdır. Mutlaka köyüne, kasabasına götürme mecburiyeti yoktur. Ancak nakil masraf ve meşguliyetini göze alarak götürmek isteyenler olursa onlara da bir yasak yoktur. Yeter ki, cenaze gömüleceği mezarlığa yakın yerde yıkansın, yıkama abdesti bozulmadan defni sağlansın.
    Efendimiz (sas) Hazretleri, Uhud’da şehit düşen sahabelerini alıp da Medine’ye getirtmemiş, bulundukları en yakın yere gömülmelerini uygun bulmuştur.
    Bundan dolayı Aişe validemiz, Medine dışında vefat eden kardeşi Abdurrahman’ın cenazesinin Medine’ye getirilmesine pişmanlık duyarak demiş ki:
    - Bilseydim, kardeşimin buralara kadar getirilmesini istemez, vefat ettiği yere gömülmesini sağlardım..

    A.Şahin


    Alternatif linkler tıklayınız...

    http://www.mumsema.com/misafir-sorul...kilinirmi.html

    anne karnında ölen bebeklerin dinen durumu nedir?


  3. 01.Mart.2011, 20:03
    2
    Hüvel Baki..



    1- Canlı olarak doğduğu bilinen çocuk büyük insan gibi uygulamaya tabi tutulur. Onda bir değişiklik olmaz. Yani, büyüklerden farksız olarak isim konur, yıkanır, kefenlenir, namazı kılınarak defni yapılır. Canlı olarak doğmuş olması, ona büyükler gibi hürmet hakkını kazandırmış olur.
    Doğumdan sonraki dakikalarda ağlaması, herhangi bir ses çıkarması, aksırması.. gibi küçük hayati işaretler dahi canlı doğma işareti sayılır.

    2- Doğum sırasında böyle bir canlılık işareti göstermeyen, yani ölü doğduğu bilinen çocuğa ise isim koyma ve yıkama tercih edilir, kefenlenir, namaz kılınmadan defni yapılır. Fırsat bulup da yıkanamazsa bir şey gerekmez.
    3- Henüz organları tam oluşmamış bir et parçası görünümünde olan düşükler ise yıkanmadan bir beze sarılıp defni yapılır.
    Bu bilgilerden anlaşıldığı üzere soru sahipleri de, ölü doğan çocuğa isim koyarlar, yıkarlar, bir beze sarıp gömerlerse görevlerini yapmış olurlar. Namazını kılmak gerekmez.
    Ölülerin yıkanması konusunda “Bir Müslüman’ın Yol Haritası” ilmihalinden bir yorum arz etmek istiyorum burada. Müslüman’ın ölüsü niçin yıkanır?
    “-İnsanın (dirisi gibi) ölüsü de saygıya layıktır. Bu saygı bir yönüyle, ölünün yakınlarına bir teselli mahiyeti taşıdığı gibi, ölümün hiçlik olmadığını anlatmak amacına da yöneliktir. O ölmüştür, fakat yine insandır; bu dünya açısından ölmüştür, fakat başka bir âlem için yeniden doğmuştur.
    Ölünün adeta yeni doğmuş bir çocuk gibi yıkanması, bir yönüyle bu yeniden doğuş olayını sembolize etmekte, bir yönüyle de dünyanın üzerinde bıraktığı kir, toz ve bulaşıkları gidermeyi temsil etmektedir.
    Bu yıkamanın ardından, yeni doğan çocuğa giydirilen zıbın misali kefene sarılır ve büyük bir ihtimamla beşiğine indirilir. Ötesini Allah biliyor, gidenler biliyor, biz de bildirdiği kadarını biliyoruz...
    Ölen Müslüman’ı yıkamak, kefenlemek, onun için namaz kılıp dua etmek ve bir kabre gömmek Müslümanlar için farz-ı kifayedir.
    Peygamberimiz (sas), “Ölülerinizin güzel işlerini yâd edin, kötü taraflarını dile getirmeyin.” buyurarak, ölmüşlerimizi hayırla anmamızı, iyi taraflarını ön plana çıkarmamızı tavsiye buyurmuşlardır.
    ……..
    Sıkça sorulan bir soruyu da bu vesileyle hemen cevaplamaya çalışalım.
    - Ölen kimse mutlaka köyüne, kasabasına götürülmeli mi, yoksa en yakın yerdeki mezarlığa gömülmesi en uygun olanı mıdır?
    Bu konudaki sabit hüküm şudur:
    - Ölen için sünnete en uygun mezarlık, en yakın Müslüman mezarlığıdır. Mutlaka köyüne, kasabasına götürme mecburiyeti yoktur. Ancak nakil masraf ve meşguliyetini göze alarak götürmek isteyenler olursa onlara da bir yasak yoktur. Yeter ki, cenaze gömüleceği mezarlığa yakın yerde yıkansın, yıkama abdesti bozulmadan defni sağlansın.
    Efendimiz (sas) Hazretleri, Uhud’da şehit düşen sahabelerini alıp da Medine’ye getirtmemiş, bulundukları en yakın yere gömülmelerini uygun bulmuştur.
    Bundan dolayı Aişe validemiz, Medine dışında vefat eden kardeşi Abdurrahman’ın cenazesinin Medine’ye getirilmesine pişmanlık duyarak demiş ki:
    - Bilseydim, kardeşimin buralara kadar getirilmesini istemez, vefat ettiği yere gömülmesini sağlardım..

    A.Şahin


    Alternatif linkler tıklayınız...

    http://www.mumsema.com/misafir-sorul...kilinirmi.html

    anne karnında ölen bebeklerin dinen durumu nedir?





+ Yorum Gönder