Namazların Kazası, Aynı Namaz İçin Hem Kazaya Hem de Nafileye Niyet Olur mu? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    Sedanur Sedanur
    Sedanur
    Sedanur
    Sedanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 836
    Tecrübe Puanı: 14

    Namazların Kazası, Aynı Namaz İçin Hem Kazaya Hem de Nafileye Niyet Olur mu?


    Soru
    benim kaza borçlarım var bazı kimseler mesela ögle namazı sünntiyle birlikte kazaya kalmış namazın kazasıda kılınabilir yani niyet ederken hem sünnete hemde kazayaniyet edilebilir deniliyor dogru mu


    Cevap:

    Bazı kimselerden şu fetvayı mütamadiyen duymaktayız. Şöyle ki: "Kaza namazları olan kişiler, nafile namaz kılamazlar. Hâtta nafile namaz kılmaları haramdır. Bu durumda olan bir kişi meselâ öğle namazının ilk dört rekât sünnetini kılacağı zaman, üzerinde kazaya kalmış öğle namazına niyet ederse, bu namazla kaza namazını kılmış olduğu gibi öğle namazının sünnetini de yerine getirmiş olur; yani bu namaz o sünnetin yerini de tutar" deniliyor.

    Namaz borçları olan bizler, hem kaza namazlarımızı hem de farz namazların evvelinde ve sonrasında olan sünnet namazları ve diğer bazı nafile namazları kılıyorduk. Bu fetvayı duyduktan sonra tereddütte kaldık. Ne yapmalıyız. Kaza namazlarımız bitene kadar sadece kaza namazlarımızı mı kılalım? Yoksa daha önceden yaptığımız gibi sünnet ve nafile namazlarla beraber kaza namazlarımıza da devam mı edelim? Bu konuda bizi bilgilendirirseniz memnun olurum.

    Sorunuzu üç ana başlıkta cevaplayalım:

    1. Eda, iade ve kaza namazı ne demektir? Kaza namazı olan kişi ne yapmalıdır?
    2. Kaza namazı olan kişi farz namazların evvelinde ve sonrasında olan sünnet namazları ve başka nafile namazlar kılabilir mi?
    3. Nafile namaz, farz namaz yerine veya farz namaz kişinin üzerindeki farz sorumluluğu düşürdüğü gibi, nafile namaz yerine geçer mi?

    Şimdi bu ana başlıkları tek tek inceleyip sorunuzun cevabını zikredelim

    1. Eda: Bir Vacib'i (yapılması zorunlu olan; namaz, oruç gibi şer'i bir vazifeyi) vaktinde yerine getirmektir. Şüphe yok ki, her müslümanın vazifesi ibadetlerini vaktinde en güzel şekilde yerine getirmektir. Vaktinden sonraya asla bırakmamaktır
    İade: Bir vacibin mislini fesadı gerektirmeyen bir engelden dolayı vaktinde veya vaktinden sonra yerine getirmektir.

    Mesela; Öğle namazını vaktinde kılan bir kimseye namazın vaciblerinden bir vacibi terketmesi veya tahrimen mekruh olan bir fiilde bulunmasıyla, bu namazı öğle namazı vakti içerisinde iade etmesinin vacip, vakit çıktıktan sonra iade etmesinin mendup olması

    İbni Humam; "Namazın iade edilmesi durumunda namaz sorumluluğu birincisiyle düşer. İkincisi birincisindeki fesadı gerektirmeyen noksanlığı telafi eder Zira farz tekrarlanmaz." demiştir (1)

    Kaza: Zamanında yerine getirilmeyen (namaz, oruç gibi) bir vacibi vaktinden sonra yerine getirmektir
    Üzerinde kaza namazı olan kişilerin bu namazların kazalarını acele olarak yapmaları vaciptir. Çoluk çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak gibi özürler sebebiyle kaza namazlarının tehir edilmesi caizdir. Yani; çoluk çocuğun nafakasını temin ettikten sonra kalan vakitleri kaza namazlarını kılmaya ayırmalı ve bu sorumluluktan biran önce kurtulmalıdır. Hiçbir özür olmadan namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Kişi namazı kılmamakla onu terketmiş olur. Kaza etmesiyle terketmenin günahını kaldırır. Sonraya bırakmanın günahı kalkmaz O, ancak tevbe etmekle kalkar (2)

    2. Üzerinde kaza namazları olan kişilerin namazların evvelinde ve sonrasında olan sünnet namazları ve başka nafile namazları kılmasının caiz olup olmaması meselesine gelince; Öncelikle bu konu hakkında Hanefilerin muteber eserlerindeki görüşleri nakledelim

    a) Üzerinde kaza namazları olan kişilerin nafile namazları kılması meselesine gelince; Müzmerat kitabında şöyle denilmiştir: "Kaza namazlarıyla meşgûl olmak, nafile namazlarla meşgûl olmaktan daha önemlidir. Ancak; farz namazların öncesi ve sonrasındaki sünnetler, kuşluk namazı, tesbih namazı ve haklarında haberler gelen "tahiyyetü'lmescid" (mescidi selâmlama) namazı, ikindi namazından önceki dört rekât namaz, akşam namazının farzı ve sünnetinden sonra ikişer ikişer kılınan altı rekât "evvabin" namazı gibi namazlar bu hükmün dışındadır." Yani bu namazlar kaza namazlarım var, onları kılıyorum diyerekten terkedilmezler (3)

    b) Üzerinde kaza namazları olan kişilerin kaza namazlarıyla meşgûl olmaları, nafile namazlarla meşgûl olmalarından daha önemlidir. Ancak bilinen sünnetler (yani müekked sünnetler), kuşluk namazı, tesbih namazı ve hakkında haberler gelen namazlar bu hükmün dışındadır
    Bu namazlar nafile namaz niyetiyle kılınır. (Yani bu namazlar kılınırken kaza namazlarına değil, bunlara niyet edilir) Bunların dışında kılacağı namazlarda kaza namazlarına niyet edilir
    Muzmerat kitabında Zahiriryye ve Fetave'l Hucce kitaplarından naklen böyle zikredilmiştir. (4)

    c) Hucce kitabında şöyle söylendi: Üzerinde kaza namazı olan kişilerin vaktinde kılmadıkları namazların kazalarıyla meşgûl olmaları nafile namazlarla meşgûl olmalarından daha önemlidir. Ancak bilinen sünnetler, (yani namazların öncesi ve sonrasındaki sünnetler) kuşluk namazı, tesbih namazı ve haberlerde rivayet edilen namazlar bu hükmün dışındadır. Bu namazlar nafile niyetiyle kılınır. Bunların dışındakiler kaza niyetiyle kılınır. Yani bu namazların dışında bir namaz kılacak olursa, ona kaza namazı olarak niyet eder (5)
    Görüldüğü gibi Hanefi mezhebinin muteber fıkıh kitapları kaza namazları olan kişilerin sünnet namazları, hâtta hakkında haberler gelen diğer nafile namazları kılabileceklerini açıkça, hiçbir tereddüte mahâl bırakmadan, anlaşılır bir lisanla beyan etmişlerdir

    3. İkinci bölümde beyan ettiğimiz gibi üzerinde kaza namazları olan kişiler, beyan edilen nafile namazları kılabilirler. Bu belli. Ancak burada uygulanan başka bir şey daha var. Şöyle ki; Kılınan nafile namazlara, nafile namaz diye niyet edilir. Bunların dışında kılacağı namazlara ise kaza namazı diye niyet eder. Bu da bize şu neticeyi verir.
    Kaza namazı borcu olanlar nafile namazlara, nafile namaz diye niyet eder ve bu namazlar farz olan kaza namazlarının yerine geçmezler. Farz olan kaza namazlarına ise, kaza namazı diye niyet edilir. Bunlarda nafile namaz yerine geçmez. Çünkü farz olan kaza namazları kılınırken, kaza namazı diye niyet edilip, hem kaza namazı hem de nafile namazı yerini tutsaydı, nafile namazlara nafile namaz diye niyet edilmemesi gerekirdi. Bilâkis "kazaya kalan farz namaz" diye niyet edilmesi gerekirdi. Yaptığımız bütün nakiller nafile namazlara nafile diye niyet edileceğini açıkça beyan etmiştir.

    DİPNOTLAR
    1. İbni Abidin Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar cilt:2 shf: 64
    2. İbni Abidin Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar cilt:2 shf: 62
    3. İbni Abidin Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar cilt:2 shf: 74
    4. Ahmed b.Muhammed b.İsmail et TahtaviHaşiye ala Merakı'l Felah Şerh'i Nuru'l İzah shf: 364
    5. Şeyh Nizamuddin ve heyet el Fetavai Hindiyye cild:2 shf:135
    6. İbni Abidin Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar cilt:2 shf: 373374
    7. İbni Abidin Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar cilt:2 shf:394
    Tahtavi ala Merakı'l Felah shf: 543549

    Kaza namazları nasıl kılınr:

    Farz bir namazı vaktinde kılmaya eda, vakti geçtikten sonra kılmaya kaza, bozulan bir namazı tekrar kılmaya da iade denir

    Bir namaz ya bile bile kasden kılınmayıp kazaya bırakılır veya bir özürden dolayı kazaya kalır Bir vakit namazı kasdî olarak kılmayıp kazaya bırakmak büyük bir günahtır. Böyle bir hareketten uzak durmalıdır. Bu çeşit bir hatanın işlenmesi durumunda bir an önce kaza edilmeli, borçtan kurtulmalıdır. Çünkü ölümün ne zaman gelip çatacağı belli olmaz. Ölüm gelip de hazırlıksız yakalarsa âhirete borçlu olarak gidilmiş olur
    Bu şekilde kılınmayan bir namaz her ne kadar kaza edilmekle borçtan kurtulunmuş olunsa da, işlenen günah için ayrıca tevbe istiğfar edip, Allah'tan af dikmek lâzımdır. Bunun için hem kaza, hem de tevbe edilmelidir

    Unutmak, uyku veya meşru bir mazeretten dolayı vaktinde kılınamayan namazlar da hatırlandığı veya meşru özür geçtikten sonra fazla vakit geçirmeden kaza edilmelidir
    Bazı özürler vardır ki, bu hallerde kılınmayan namazlar daha sonra kaza edilmezler Kadınların âdet ve lohusalık hali, beş vakit devam eden sar'a veya cinnet hali bu çeşit özürlerdendir Zaten âdet gören ve lohusa olan kadının namaz kılması caiz olmayıp haramdır

    Vakti içinde kılınmayan beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası vacip, sünnetin kazası da sünnettir Kazası farz olan sünnet yalnız sabah namazının sünnetidir. Günün sabah namazı kazaya kalmış ise öğleye kadar kılınınca farzıyla birlikte sünneti de kaza edilir. Öğleden sonraya kalınca sünnet kılınmaz, sadece farz kaza edilir

    Zamanında kılınamayan bazı vakit sünnetleri de daha sonra kılınarak kaza edilir. Meselâ, cemaate yetişmek için öğle namazının ilk sünneti kılınamadığı takdirde, farzı kılıp iki rekât sünnetten sonra ayrıca kılınır Cuma namazının ilk sünneti hutbeden önce kılınamadığı zaman, yine Cumanın iki rekât farzından sonra kaza edilerek kılınır, îki rekât kılınarak yarıda bırakılan öğlenin ve cumanın ilk sünnetleri aynen bu şekilde dört rekât olarak kaza edilir Bu sünnetlerin dışındaki diğer vakit namazlarının sünnetleri kılınmadıkları zamanlar kaza edilmezler Meselâ ikindi ve yatsı namazının sünnetleri farzdan önce kılınmadıkları zaman daha sonra kılınmazlar

    Kaza namazları, ne şekilde kazaya kalmış ise aynı şekilde kılınacaktır
    Sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4 ve vitir 3 rekat olarak kaza edilir
    Her namaz için belirli bir zaman veya mekan tayin edilmez Yani ikindi namazının kazası ikindi vaktinde kılınır diye bir sınır yoktur İstediğiniz zamanda kılınabilir
    Fakat kerahet dediğimiz zamanlarda kılınmamasına dikkat edilir Bu vakitler de güneş doğduktan 45 dk sonraya, Güneş batmadan 45 dk. Önceye kadar ve Güneş tam tepede olduğu zaman (öğleye 30 dk Kala) namaz kılınması hoş görülmemiştir. Bunların dışındaki bütün zamanlarda kaza nazmı kılnabilir

    Vaktinde kılamayıp kazaya kalan namazları altı vakti bulan veya daha çok olan bir kimse kaza namazları arasında bir sıra gözetmediği gibi, kaza namazları ile vakit namazları arasında da bir sıra takibi yapmaz. Namaz kılmanın mekruh olduğu üç kerahet vaktinin dışında istediği ve müsait olduğu her zaman kılabilir. Çünkü kaza namazları için belli bir vakit yoktur. Meselâ, vaktinde kılınamamış olan bir ikindi namazı yatsıdan sonra, bir yatsı namazı da öğleden sonra kılınabilir

    Kaza namazlarını kılarken vakti belirlemeye gerek yoktur Bu çok zor olacağından kolay olanı yapmak daha uygundur Bir kaza namazı şöyle niyet edilerek kılınır:
    Meselâ: "Vaktine yetişip de kılamadığım ilk öğle namazını" yahut "son öğle namazım Allah rızası için kılmaya niyet ettim." Böylece kazaya kalmış olan namazlar, ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur veya en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur

    Daha kolay olması bakımından "Üzerimde olan bir öğle veya ikindi namazını kaza ediyorum" şeklinde niyet etmek de yeterlidir
    Bir vaktin namazı kaza edileceği zaman önce bir ezan okunur, sonra ikamet getirilerek kılınır. Birden fazla kaza namazı kılınacağı zaman da hepsi için bir ezan kâfi gelirken, her farz namazı için ayrı ayrı ikamet getirmek sünnettir
    Kazaya kalmış olan namazların kaç vakit olduğunu kesin olarak bilemeyen kimse, galip tahminine göre hareket eder. Sayı bakımından tam bir tahmin yapamıyorsa, üzerinde kaza namazı kalmadığı kanaatine varıncaya kadar kılar
    Aynı namazları kazaya kalmış olanlar bu namazı cemaatle kılabilirler. Fakat farklı farklı namazları kılmaya kalkanlar tek bir cemaat olamazlar; ayrı ayrı kılmaları gerekir
    Kaza namazlarını, mümkünse evde kılmayı tercih etmelidir. Şayet bu namazlar mazeretsiz olarak kazaya bırakılmışsa bir günah sayılacağından bunu teşhir etmek uygun olmaz

    Kaynak:Mehmed Paksu, Açıklamalı İslam İlmihali, Nesil Yayınları, 2002, s 342 ve 344


    İlgili Yazılar

  2. 2
    Şema Moderatör
    Şema
    Moderatör
    Şema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 7,170
    Tecrübe Puanı: 81

    --->: Namazların Kazası, Aynı Namaz İçin Hem Kazaya Hem de Nafileye Niyet Olur mu?


    kısaca, hanefi mezhebi göre kaza namazı ile birlikte sünnetleride kılar ama şafii mezhebinde kazası olan nafile kılamaz.


  3. 3
    ercümentaras Üye
    ercümentaras
    Üye

    Profili:
    Üye No: 90374
    Mesaj Sayısı: 53
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 43

    Cevap: Namazların Kazası, Aynı Namaz İçin Hem Kazaya Hem de Nafileye Niyet Olur mu?


    sevgili derman25 ”Günahlarına samimi olarak tevbe eden kimse hiç günah işlememiş gibidir.” hadis-i şerif ini hatırlatırım.bir arkadaşım yıllardır namaz kılmadı ve şimdi gayet içten tevbe edip namazlarına başlamıştı.senin bu yazdıklarını görünce morali bozuldu,kaldı ki kılmadığı namazları da kaza ediyordu.sırf bu konuyu aradım senin yazdıklarını görmek için.tamam haklı olduğun yerler var ama keşke bu eklemeyi de yapsaydın.yani öyle bir yere getirmişsin ki olayı adam kılmamış bundan sonra da kafirdir gibi söylemişsin.nice alimler son nefesinde imansız gitmiş.nice sarhoşlar da bir pişmanlık ve tevbesi için cennete alınmıştır.hanefi mezhebine göre eğer samimi bir şekilde kazalarını da eda ediyorsa nafile namaz kılınmasında bir sakınca yoktur.lütfen sözlerimizin nerelere gidebileceğini iyi kestirelim,bu işler şaka değil.eğer bu arkadaşımız namazı terketseydi bunun günahı ökimin boynuna olurdu?


  4. Reklam

+ Yorum Gönder