Peygamber efendimiz Hz Muhammed sav her gün bir şiir kampanyası 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    ebuturab Site Doktoru
    ebuturab
    Site Doktoru

    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 823
    Tecrübe Puanı: 11
    Yer: vuslat-ı nur

    Peygamber efendimiz Hz Muhammed sav her gün bir şiir kampanyası


    :gul:ÇAĞLARI AYDINLATAN YÜCE PEYGAMBER :gul:
    Tam beş yüz yıldan fazla, geçmişti ki İsa’dan;
    İnsanlık yoldan çıkmış, dünya olmuştu zindan !
    Evrendeki gecenin, son karanlığıydı bu,
    Çağları aydınlatan, yüce Peygamber doğdu!
    Ya Resulallah! Şeksiz sen olmasaydın eğer;
    Var olmazdı felekler, arzda olmazdı değer
    Ey kıvancımız! Sensin tüm güzeller güzeli,
    Sonsuzluk âleminde, Ey rahmet peygamberi.
    Makam-ı Mahmut senin, ilk şefaatçı sensin,
    Senden başka örnek yok, sen en büyük öndersin.
    Okur-yazar değildin, okuttu Allah seni,
    Ve unutmazsın dedi, tey’id etti rutbeni.
    En üstün insan çıktı, bilgisayarda vasfın,
    Aynalar kadar berrak, deryalar kadar safsın.
    Hazreti Musa, İsa; ardından geldi ancak,
    Milyarların içinde, sana verildi sancak.
    Sen ki üstün insan, sen ki Halifetullah!
    Bütün yetkiler ile, donattı seni Allah.
    Vedduha sûresi’nde yemin etti Hakk, niçin?
    Kalbini tatmin edip, gönlünü almak için.
    Helâl – Haram edersin, izn-i ilâhi ile;
    Raûf-Rahîm ismini, Allah getirdi dile.
    Senin zuhurun için, yaratıldı tüm insan,
    Senin emrin geçerli, sonsuza dek ey Sultan!
    Yine yemin etti Hakk, en üstün ahlâk sende;
    Ve en büyük sevaplar, göreceksin ilerde.....
    Seni öyle beğendi, öyle sevdi ki Allah!
    Senin hatırın için, kıble oldu Beytullah!
    Razı olasın diye, kıbleyi değiştirdi;
    Tüm yüzleri sevdiğin Beytullah’a çevirdi.
    Sen güneşler güneşi, evreni aydınlatan;
    Sen fakirle sultanı, aynı ölçüde tartan!
    Her an minarelerden, avaz avaz yükselir;
    Önce Allah’ın ismi, sonra senin ki gelir!
    Her namazda okunan dualar, salavatlar;
    Yerler, gökler, semalar, yüceliğini kutlar!
    Sünnetin bizler için, tek kurtuluş yoludur,
    Kalpler Allah sevgisi ve seninle doludur!
    Sensin inananlara inanç veren, güç veren,
    Şüphesiz Hakka erer, önceden sana eren!
    Sen evrensel Peygamber, Peygamberliğin özü;
    Yüce Allah mahşerde, sana verdi ilk sözü !
    Kalbine indirilen vahiyler, oldu Kur’an;
    Önceki hükümleri tüm kaldırdı ortadan.
    Öyle bir kitap ki bu, hep içinde neki var;
    Gazdan başlayan hayat ve sonsuzluğa kadar!
    Bütün Peygamberleri, sevgiyle selamlayan;
    Âdem’den önceleri ve sonraları kapsıyan!
    Bindörtyüz sene evvel, yüksek ilimleri sen;
    Vahiyle bildirmiştin, insanlar bilmez iken!
    Bu sonsuz gerçeklerden, bazıları şunlardı,
    İnsanlık asırlandan sonra farkına vardı!
    Göklerle yer bitişik iken, yarıp ayırdık,
    Sonra arza üstünden biraz baslılar yaptık.
    Arz kıtalar halinde, hayat başladı sudan;
    Hakk yarattı Âdemi, kuru temiz çamurdan!
    Yuvarlaktır dünyamız, tavanıysa korunmuş;
    Gökyüzü atmosferi, sanki bir kubbe olmuş!
    Ve en büyük müjdeyi, yeminlerle bildirdin;
    “Şu görünen yıldız” a, erişecektir bu din!
    Dağları görürsün ki, sabittir duruyorlar;
    Gerçekte ise onlar, sür’atle yürüyorlar!
    Yani dönüyor dünya, siz görmeseniz bile;
    Hem kendi çevresinde, hem de güneşinkinde!
    Güneş ziya, Ay’sa nur; yüzüyorlar durmadan,
    Samanyolu’yla bile, Galaksi’ye vurmadan!
    Bir ölçüyle inmekte yağmur, üzerimize;
    Kur’an mucizesiyle şifa, her derdimize!
    Semaya çıkan insan; hem kafir, hem müslüman,
    Semanın duası var, okunur orda heman!
    Kafir önce inanmaz ve sonunda inanır;
    Nefsinde ve ufukta, o âyetleri tanır!
    Burc’dan Burc’a geçerler, binerek vasıtaya;
    Tedbirler alınmakta, göğüsler daralmaya!
    Semadan düşer gibi, tabiri bizler için;
    İkaz-ı İlâhidir; çıkmıyorsunuz, niçin?
    Çıkmadan düşmek olmaz, demek ki çıkılacak;
    Uzay astronotları, kim derdi ki yanacak?
    Ölüm erişir size, burçlarda olsanız de;
    Ay da ziyaydı önce, nur oldu en sonunda
    Kur’an dikkat çekiyor, tâ parmak uçlarına;
    Zerreden daha küçük, atom parçalarına!
    Anne karnında insan, üç karanlık içinde;
    Yaratılır da sonra, olur başka biçimde!
    Firavn’ı boğdu deniz, ve korundu bedeni;
    İbret alınsın diye, bildirildi nedeni!
    Tam üç bin yıldan sonra, Kızıl deniz yanında;
    Buldular İngilizler, bir kazının sonunda!
    Secde halinde iken, dona kalmış vücudu;
    Ümitsizlik secdesi, kabul olunmuyordu!
    Ve Musa’nın asası, nasıl yardı denizi?
    Ey insanlar çalışın, deneyin bilginizi!
    Karınca ve kuşlarla, konuşurdu Süleyman;
    Bu sırları da halen, çözememiştir insan!
    Dağlar da zikrederdi, Hazret-i Davud ile;
    O koskoca kayalar, nasıl gelirdi dile!
    Bir aylık mesafeye, bir gün akşama kadar;
    Gider döner Süleyman, onu taşırdı rüzgar!
    Tam üç yüz yıl yaşadı, Ashab-ı Kehf uykuda
    Sonra Allah uyardı onları, mağarada!
    Kameri; üç yüz dokuz yıl, eder uykuları;
    Bu ince hesap farkı, ne güzel bir uyarı!
    Bu olayların hepsi muhal olmaktan çıktı;
    Demek ki İslâm dini, tüm fenlere açıktı!
    Ufukları gösterdin, bize yüce Peygamber;
    İnsanlık için sensin; en son, en büyük önder!
    “İstanbul’un fethi”ni, müjdelemiştin bize;
    Zikir gibi tefekkür, farzdır üzerimize!
    Ebû hureyre ile şu gerçeği bildirdin;
    İlim Süreyya’daysa, onu almaya gidin!
    İki ilim ondaydı, yalnız birini verdi;
    “İkincisini açsam, kesilir boynum” derdi!
    İki deniz bitişik, biri acı ve tuzlu;
    Perdelidir karışmaz, ötekiyle tatlı su!
    Yerde yaşayanlarla, gökteki yaşayanlar;
    Birleşebilir bir gün, bunu bilsin insanlar!
    Onları yaratarak, dağıtan yüce Kudret;
    Toplar dilediği an, buna muktedir elbet!
    Kur’an-ı Kerim’inde, semadaki yollara;
    Yemin ediyor Allah, bu davettir kullara!
    Kuvveti buldu beşer, çıkabildi yıldıza;
    İkinci doğu-batı, girmedi konumuza! Allah, iki doğunun, iki batının Rabbi,
    Birisi bildiğimiz, ya ikincisi hani?
    Henüz bulamadılar, bu ikinci güneşi,
    Yüce kutsal Kur’an’ın, hiç olur mu bir eşi?
    Her bitkiyi, erkekli-dişili yarattı Hakk,
    Rüzgarı taşıyıcı, aşılayıcı mutlak!
    Rüzgar olmasa asla, meyve vermez ağaçlar;
    İnsanlar gibi toplum, tüm hayvanlar ve kuşlar!
    Her şey zikreder Hakk’ı, demek ki her şey canlı
    Bir atom manzumesi , güneş kadar nizamlı!
    Taş selam verdi sana, kütük ağlamıştı ya!
    Hazret-i Musa niçin, asayı vurdu suya?
    İbrahim’i yakmayan ateş, neyi duymuştu?
    İbrahim’e serin ol!” buyruğuna uymuştu!
    Taş Allah korkusundan, yuvarlanır yerinden;
    Bazılarında ise, su fışkırır derinden!
    Nuh gemisi, vâhiyle yapılmıştı o zaman;
    Semaya çıktı İdris, ve inmedi oradan!
    Binlerce yıllık haber, Kur’an’ın mucizesi;
    Kur’anın kaynağıysa, kalbinin berrak sesi!
    Ümmetin olmak için, İsâ gökte yaşıyor;
    İslam’a hizmet etmek , hasretini taşıyor !
    Dostlarına demişti, ben gidecem ve fakat;
    Kainatın reisi, gelmek üzere mutlak!
    Ben sizlere görevli, O ise kainata;
    Tekrar dönecem bir gün, kavuşacam mutlaka!
    Asmadılar İsa’yı, ve öldürmediler de;
    Ümmetin olmak için, inecektir ilerde!
    Vefat edince İsa, gömülecek yanına;
    Ve misafir, olacak Kainat Sultanı’na!
    Senden önce kimsenin, ermediği mertebe;
    Tüm dünya mescid oldu; hatta deniz, dağ, tepe
    Toprak temizleyici ve temiz oldu sana;
    Su olmazsa teyemmüm, farz tüm müslümanlara!
    Yalnız ümmetine helal oldu ganimet;
    İsmini duyanlara, erişir idi heybet!
    Bir aylık mesafeden, korkardı düşmanların;
    Görevli meleklerdi, senin koruyanların!
    Ümmetlerin içinde, en hayırlı senin ki;
    Namaz safları ise, aynen meleklerin ki!
    Yine ümmetine has, bir de zikir halkası;
    Melekler çevreliyor, hallerin şahikası!
    “Farzlar ve nafileyle, yaklaşırsa bir kulum;
    Onu sever; gören göz, tutan eli olurum!
    Sana verildi Kevser, Liva-i Hamd senindir
    Şeytan’ın İslâm oldu, bu senin eserindir!
    Arz’ın anahtarları, ancak verildi sana;
    Kat’iyyen verilmedi, önceden başkasına!
    Adem yaratılmadan ben peygamberdim, dedin;
    Yaratılışta ilksin, ve sonu mühürledin!
    Son buldu Peygamberlik, senin yüce şahsında;
    Gaye senin gelmendi, amaç sendin aslında!
    Yalnız sana verilen, bir de Kadir Gecesi;
    Bin aydan hayırlıdır, ikramın en yücesi!
    Kur’an mucizesiyse, bâkidir sonsuza dek;
    Koruyucusu Allah; ne insan,ne de melek!
    Dokunamaz harfine, her an yepyeni durur;
    Hükümleri ebedi, sonsuza dek uyulur!
    Minberinle evinin, arasını duyurdun;
    Cennet bahçelerinden bir bahçedir, buyurdun!
    Cennetteki havzımın, üzerindedir minber;
    Diyerek ilan ettin gerçeği, ey Peygamber!
    Mescidinde kılınan; bir namaz, bin mislidir,
    Yalnız Beytullah hariç, bu hüküm umumidir!
    Diğer camilerde bir , orda bin misli sevap;
    Lütfunla bizleri de, ona bağışla ya Rab!
    Selamınızı alır, karşılarım kabrimden;
    Ruhumu salar bana, ki eminim Rabbimden!
    Musa’yı hem kabrinde, namaz kılarken buldun
    Sonra mi’rac anında, hepsine imam oldun!
    Tüm Peygamber ruhları, tâbi oldular sana;
    Ve de namaz kıldırdın, ta’zim için Rahman’a!
    Zaten; İmam-Hatibi benim, dedin mahşerin,
    Sancağımın altıdır, hatta tüm peygamberin!
    Toplanacakları yer, övünmek için demem;
    Ancak hak, gerçek budur, gereklidir söylemem!
    Yine tüm insanlığın, tek efendisiyim ben;
    Rabbim böyle buyurdu, konuşamam kendimden!
    Parmak işaretinle, ay yarıldı ikiye;
    Ağaçlar sana geldi, derhal çağırdın diye!
    Tüm ümitler kesilip, susuz kalmışken insan;
    daim dua


    İlgili Yazılar

  2. 2
    ebuturab Site Doktoru
    ebuturab
    Site Doktoru

    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 823
    Tecrübe Puanı: 11
    Yer: vuslat-ı nur

    --->: peygamber efendimiz Hz Muhammed sav her gün bir şiir kampanyası


    GÜLÜ MUHAMMED

    Hiç bir an unutmadım seni ben ey Sevgili,
    Sönmez içimde tutuşturduğun iman ateşi,
    Hep canlıydı gönlÜmde ki o hidayet Ümidi,
    Kalbimde solmayacak o GÜlÜ Muhammedi.

    Seni tanıdım gÜnden beri senindir kalbim,
    Huzur ile mutluluğa doygundur bu kalbim,
    Karanlıktan nurunla aydınlandı bu kalbim,
    Sen gÜneşin,aydınlandı seninle bu kalbim.

    Yaratılıp tÜm alemlere sen rahmet kılındın,
    BÜtÜn kullara yol gösteren rehber kılındın,
    O son Peygamber,Hatem-Ül Enbiya kılındın,
    Kurtuluş yollarına sen, mihmandar kılındın.

    Ardından gelen kullara tÜm yollar asan olur,
    Senin gittiğin yolda ki tÜm tuzaklar bozulur,
    Burada sana uyan kul,cennette komşun olur,
    Hem dÜnya da hem ahret de kurtulmuş olur.

    Seni anan bir gönÜlde ne acı ne de tasa olur,
    O kokunu duyan insanın içi gÜl gÜlistan olur,
    O gÜl yÜzÜn kalbimiz de açar gonca gÜl olur,
    Sen kalplerimize girince cennet bahçesi olur.




  3. 3
    ebuturab Site Doktoru
    ebuturab
    Site Doktoru

    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 823
    Tecrübe Puanı: 11
    Yer: vuslat-ı nur

    --->: peygamber efendimiz Hz Muhammed sav her gün bir şiir kampanyası


    Haddimiz olmyarak hoşgörü ve şefkatlerine sığınarak

    peygamber efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem'e)mektup
    rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla...
    bizleri müslüman olarak yaratan,peygamber ve sahabe sevgisiyle donatan;Gül peygambere gönül vermiş gönül ehli müslümanlarla tanıştırıp kaynaştıran,Rabbimize hamd olsun(c.c)
    Yolunakurban olduğumuz,hayatına hayran kaldığımız,her şeyini örnek alma çabasına girdiğimiz peygamber efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem),e O nun etrafında pervane dönen Al ve ashabına,etbahına ve onun yolunda gayret edenlere de Selam olsun.
    Şanına layık olmayacak belki ama Sana yazıyorum bu mektubu Ya Resulallah.
    Çünkü seni seviyoruz ey Can...
    Sonsuz Muhabbetimizin deryasıyla,siz değil de Sen diye hitab edeceğiz.
    Tekrar hoş görü ve şefaatine sığınıyoruz ey Can...
    Salat ve selam olsun sana ey Gül yüzlü Gül peygamber...
    Her şey seninle başlar ve yine her şey seninle biter...
    Çünkü herşeyi Allah,tan getiren sensin.
    Sen Allah tarafınden "Alemlere rahmet olarak gönderilensin"
    Her şey seninle anlam kazanır Ya resulallah;sensiz ise,anlamlı gibi görünen her şey anlanını yitirir.
    Gel ey Can!
    Gel ey nur!
    Hayatımıza gel aşkımıza gel...
    Kararmış dünyamıza gel...
    Gel ki,aydınlansın her yer
    Gel ki,kurtulalım sivri dikenlerin istilasından.
    Gel ki,güle yönelelim biz de.
    Gönder Rabbim Gülümüzü gönder bize.

    Ey Can...
    Yüksek müsadenizle kalbi selam ve muhabbetlerimizle iletir sonsuz hasret ve özlemlerimizle Şefaatine talep ederiz ey Gül yüzlü Gül peygamber...
    Peygamberimiz...
    canımız...
    ciğerimiz...
    Her şeyimizbizim...
    Salat ve selam olsun sana ey Can...

    Es-salet-ü ve's selam-ü aleyke ya Resulallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Habiballah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Nebiallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Halailallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Şefiallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Seyyid;el_evvelin ve'l ahirin ve selamun alel murselin ve'l hamdullileh'i Rabbi'l alemin!
    Es-selam-ü aleyküm ve rahmetullah-i ve berakatüh-u
    Es-selam-ü aleyküm ya Resulallah!..
    :gul:daim dua:gul:



  4. Reklam

  5. 4
    ebuturab Site Doktoru
    ebuturab
    Site Doktoru

    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 823
    Tecrübe Puanı: 11
    Yer: vuslat-ı nur

    --->: peygamber efendimiz Hz Muhammed sav her gün bir şiir kampanyası



    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.
    Esselatü vesselamü aleyke ya RASULALLAH
    Esselatü vesselamü aleyke ya HABİBALLAH
    Esselatü vesselamü aleyke ya Seyyidel evveline vel'ahirin,Veselamün alel mürselin.

    Rahman'ın günahkar,aciz,gafil,gözü yaşlı kulundan mektup.

    Sana mektup yazmak ha!..Sana seslenebilmek, Sana hasret çekemeden, Sana layıkıyla ümmet olamadan Günahlarımla seni üzerek,Yaratılan her zerrenin senin aşkınla yandığını idrak edemeden,utanmadan sıkılmadan sana mektup yazmak ha!...
    Affet YA RASULLALLAH(sav). Affet sultanım. Cüretimi bağışla.
    Bir gün seni özlemiş,sana olan hasretiyle yanmış tutuşmuş bir güzel kul tanıdım,yemek ikram etmişlerdi ona.Rabbim'in nimetlerine hamdederek başladı.Yüzündeki o parlaklık ne güzeldi.
    Ama gözlerinin altındaki kızarıklık,alnındaki kıvrımlar, sakalındaki bembeyaz kıllar,şakaklarına yağan karlar bir şeyler haykırıyordu YA RASULLALLAH.

    Ümmetinden bir kul,Rahmanın güzel bir kulu.Gülüyordu çehresi, Nur saçıyordu. Yemek yiyorduk hep beraber,çok lezzetliydi.Dudaklarında daima bir kıpırdanma vardı, yemek yerken zorlanıyor zor yutkunuyordu,dertli kul.Yüzüne her bakışımda gözlerinin daima artan ışıltısı dikkatimi çekti.Ve birden ak düşmüş sakallarına doğru iki damla gözyaşnı yolculuğa çıkardı.Ağlıyordu ihtiyar amca, gözyaşlarını saklama ihtiyacı hissediyordu.Ama gözleri coşmuştu bir kere, yemeği bırakıp yanına oturdum. Amca dedim:
    -Rahatsız mısınız? Birşeyiniz mi var?
    -Hayır evladım iyiyim sağol!dedi.
    -Peki amca, niye ağlıyorsun?dedim.
    -Peygamberimiz (sav)aklıma geldi birden. Onu düşündüm ve ağlayıverdim kusura bakma.

    Gözünün yaşını sildi,Elhamdülillah dedikten sonra çekildi sofradan. Kenarda bucakta bir yere oturdu, elinin tersiyle gözlerini siliyor ve cebindeki mendilini arıyordu. Ben de kalktım sofradan yeni demlenmiş çaydan getirdim ihtiyar amcama.Çayı karıştırırken elleri titriyor ve dudakları büzülüyordu.Mendiliyle tekrar sildi gözlerini.Çayını içti ve Rabbim'in selamı ile müsaade isteyerek ayrıldı yanımızdan.
    Düşünce idrakini yitirmiş bir hal içinde düşünüyordum. Adamcağız yemek yerken seni anıyor ve ağlıyordu YA RASULLALLAH(sav). Sana yakın olmanın verdiği coşkuydu gözyaşları.

    Senin ümmetinden bir kul.Nasıl oluyorda seni görmeden, kokunu almadan,mübarek ellerini öpmeden sanki yanıbaşındaymışın gibi seninle yaşıyor. Ben de anlamalıydım,çözmeliydim bu sırrı....
    Seni YA RASULLALLAH(sav) evet seni tanımam,bilmem gerekiyordu. Ashab!ı Kiram efendilerimizin hayatından başladım işe. Onların hayatlarını okuyarak sana ulaşmalıydım YA RASULLALLAH (sav), okudum. Ebu Bekir Sıddık ,Ali bin Ebu Talip,Hz. Ömer Hz. Osman,Hz. Talha,Hz. Bilal,Sad bin Ebi Vakkas,Hz. Hamza,Abdullah bin Revaha,Ebu Hureyre,Muaz bin Cebel...
    Hepsini okudum YA RASULLALLAH(sav).
    Şimdi seni okuyorum. Halık'ı zül celal Rabbim'in sevgilisi,biricik kulu.Senin nurunun hürmetine varolan ben seni arıyorum Ya RASULLALLAH(sav). Ömrümün sonuna kadar her nerede ve ne zaman olursa olsun seni hakkıyla tanıyamayacağımı biliyorum.Ben senin deven Kusva'ya aşık oldum efendim.Dayandığın hurma kütüğünün yerinde olabilmek için bin canım olsun feda ederdim.Yeter ki inleyeyim,sen beni okşarsın susarım. Yanımdan ayrılırsan tekrar inlerim YA RASULLALLAH(sav).

    Ebu Hureyre(ra) sıcak bir günün öyle vaktinde evinden çıkıp mescide gelmişti. Sende oradaydın YA RASULLALLAH(sav) Açlıktan evinde duramayıp mescidine sana koşmuşlardı. Sen de aç idin. Günlerdir bir şey yememiş açlıktan zayıf düşmüştünüz. Hendek günü karnına iki taş bağlayan da sendin YA RASULLALLAH(sav). Bir deri parçasını temizleyip kızarttıktan sonra açlığını dindiren Sad bin Ebi Vakkas (ra) değilmiydi EFENDİM.Bir hurma tanesini annesine saklayan Ebu Hureyre değil miydi?Bir avuç arpa ekmeğiyle yetinen HABİBULLAH sendin efendim..

    Ya ben midemin doluluğunun sarhoşluğuyla seni unutan ben değil miyim. Abdullah bin Revaha (ra) gibi elimdeki kemik parçasını fırlatıp ''ben hala bu dünyada yaşıyor muyum?''diyebilirmiyim?Senin ölümünle Hz.Bilal(ra) susmuştu.Bir daha ezan okumayacaktı.Kızgın çölde kayaların altında inlerken EHAD,EHAD diyerek senin nurunu görmüyor muydu YA RASULLALLAH(sav).

    sana nasıl kavuşacağız bilemiyorum.Günahlarımın derdiyle,hasretinin yangınıyla,Aşkının ateşiyle,sana ümmet olmanın sevinciyle arz ediyorum halimi. Sana gelmek var ölmeden önce, Şehrinde narına yanıp kül olmak var.Sana geldikten sonra bir daha dönmemek olsa (inş
    Allah ) yanında kalsam,ayak bastığın yerlere gömülsem. Kıyamete kadar yanında olsam.Toprağın altında dahi alırım kokunu YA RASULLALLAH(sav).

    VE ÖLÜM...

    Nikah saati :RABBİME ve SANA yolculuk.Tahta arabanın içinde keyifli seyahat....
    Ölmeyi bilene kutlu olsun. EY DÜNYA!...
    Anlat şimdi ayrılık acısını,Peygamber sana veda ederken çektiğin acıyı anlat.Bağır, durma, Haykır: VAĞLEMU ENNE FİKUM RASULLALLAH de...
    O'nun vefat ettiği gün.Söyle ey dünya ne haldeydin.Her zerre O'nun ölümüyle yok olmak isterken sen nasıl raksettin.Yine sabahları güneşi davettin.Karanlığı nasıl kovdun.Söyleeeee...

    Her gün raksedip dönmektesin değil mi ey dünya. Kainatta yalnız sen ONA kucak açtın,bu mutluluk senin değil mi. Güneş bile kıskanır seni ALLAH'ın Habibi yaşadı üzerinde. Ne kadar bahtiyardın o devirde varlığının şükrünü eda ediyordun. Denizlerin bir ayrı güzeldi O varken. Suların daha bir tatlıydı. Ağaçlar,dağlar ,ovalar,bitkiler, kuşlar ve sen ey dünya ne kadar mutluydunuz.
    Ama o gün:RABBİM (c.c.) çağırıyordu Habib'ini.
    Rabbim'in emriyle Cebrail yanına geldi YA RASULLALLAH(sav),Azrail (a.s.) kapıda senden izin bekliyordu. Kisra nın sarayını aydınlatan nurunla gelecektin.
    Sessizlik acımasız ve dert yüklüydü,
    Aniden peygamberin dudakları kıpırdadı,
    YÜCE DOSTA ,REFİK'İ ALA'YA
    PEYGAMBER vefat etti.

    Usame seferden döndü,zafer müjdesiyle kavuşacaktı sana. Abi bin Ebu Talib'in dizine başını dayamıştın. Ölüm bile sana o kadar yakışmıştı ki, VUSLAT seninle güzel oldu. Kusva gözyaşlarıyla inlemekteydi. Hz. Ebu Bekir(ra.)geldi seni öptü öptü öptü....
    Yokluğun acısıyla yanan gönüller, kardeşlerin, Seni çok özlediler Ya Rasull
    Allah (sav)
    Ben de özledim seni....

    :gul:daima
    Allah a dua...:gul:



  6. 5
    hfzcln Üye
    hfzcln
    Üye

    Üye No: 61759
    Mesaj Sayısı: 63
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 49

    ALLAH Zülcelal hazretleri hepinizden razı olsun inşaallah.ALLAHA emanet olun.


  7. 6
    ravza 2 ALLAH C.C garip bir kulu
    ravza 2
    ALLAH C.C garip bir kulu

    Üye No: 72957
    Mesaj Sayısı: 1,137
    Tecrübe Puanı: 21

    Es-salet-ü ve's selam-ü aleyke ya Resulallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Habiballah!

    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Nebiallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Halailallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Şefiallah!
    Es-selat-ü ve's selam-ü aleyke ya Seyyid;el_evvelin ve'l ahirin ve selamun alel murselin ve'l hamdullileh'i Rabbi'l alemin!
    Es-selam-ü aleyküm ve rahmetullah-i ve berakatüh-u
    Es-selam-ü aleyküm ya Resulallah!..
    RABBİM RAZI OLSUN KARDEŞLERİM


+ Yorum Gönder