Konusunu Oylayın.: Aşûre Günü Ve önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Aşûre Günü Ve önemi
  1. 10.Aralık.2010, 20:59
    1
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 732
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Aşûre Günü Ve önemi






    Aşûre Günü Ve önemi Mumsema
    AŞÛRE GÜNÜ ve ÖNEMİ


    Soru: Aşûre günü nedir?
    Cevap: Cenâb-ı Allah'ın, on peygamberine verdiği on nimetin kendisine denk geldiği ve dinimizce de önemine binaen saygı duyulan günün adıdır.
    Soru: Aşûre hangi ayın, hangi günüdür?
    Cevap: Hicrî aylardan muharremin 10. günüdür.
    Soru: Bu güne niçin "Aşûre" denilmiştir?
    Cevap: Bu günde on önemli olayın olması nedeni ile, Arapça'da on anlamına gelen, 'aşera' kelimesinden türetilen bu isim konulmuştur.
    Soru: Bu on önemli olay nelerdir?
    Cevap:
    1. Âdem (as)'ın tövbesi o gün kabul edilmiştir.
    2. Nuh (as) tufandan kurtulmuş ve gemisi Cudi Dağı'na o gün oturmuştur.
    3. Süleyman (as) o gün melik olmuştur.
    4. Yunus (as) o gün balığın karnından kurtulmuştur.
    5. Yusuf (as) o gün babasına kavuşmuştur.
    6. İdris (a.s.) o gün semaya kaldırılmıştır.
    7. İbrahim (a.s.) o gün Nemrut'un ateşinden kurtulmuştur.
    8. Musa (a.s.) o gün Firavun'dan kurtulmuştur.
    9. Eyyûb (a.s.) o gün hastalıktan kurtulmuştur.
    10. İsa (a.s.) o gün göğe kaldırılmıştır.
    Soru: Aşûre günü oruç tutmanın hükmü nedir?
    Cevap: Sünnettir; ancak Peygamberimiz (s.a.v) sadece Aşûre günü değil bir öncesi ve bir sonrasında da oruç tutmuştur. Ayrıca Rasûlullah (s.a.v.)'e, Aşûre günü oruç tutmanın hükmü sorulunca: "Geçmiş senenin günahına keffaret olur." buyurmuştur.(1)
    Soru: Bu günde yapılması gereken sünnetler nelerdir?
    Cevap:
    1. Kişinin ailesine, bol infakta bulunması. (2)
    2. Yetim, fakir, muhtaç kimselerin gönlünü almak.(3)
    3. Gusletmek ve Müslümanlar arasında kaynaşmanın en iyi vesilelerinden olan selamlaşmaya özen göstermek.(4)
    4. Gözlerimize, sırma (antimon) taşından (Arapça'da ismi ismit'tir.) yapılan sürme çekmek.(5)
    5. Çokça sadaka vermek ve zikir meclislerinde hazır bulunmak.(6)
    6. Aşûre günü sılâ-i rahim yapmalı, akrabayı ziyaret etmelidir. Dargınları barıştırmalı, cenazelerde hazır olmalı, hasta ziyareti yapmalı, Müslümanların yolundan eziyet veren şeyleri kaldırmalıdır. Müslüman dostları ile muhabbet etmeli, ihsanda bulunmalı, iyilik ve güler yüzle musafaha etmelidir.

    Bütün bunlarla beraber unutulmamalıdır ki, bu günde meydana gelip de unutulmaması gereken mühim hadiselerden biri de Hz. Hüseyin ve diğer ehl-i beyt-i Rasûlullah'tan bir çok kimsenin hunharca şehit edildiği Kerbelâ faciasıdır. On peygambere verilen on nimetin aksine bu hadise bizleri bu günde sevince değil, hüzne gark etmiştir. Âlemlerin Fafri (s.a.v.)'in ve temiz neslinin kıymetini bilmeyen zalim insanların ortaya koyduğu bu acı tablodan dolayı kalplerimiz sızlamalıdır. Bir daha böyle acı tabloların meydana gelmemesi içinde Rabbimiz'e dua etmeli ve başımıza zalim idareciler değil, adil ve gönlünde Hakk korkusu taşıyan, yaratılmışa Yaratan'dan ötürü rahmet kanatlarını geren idareciler seçmeye çalışmalıyız. Birey olarak da, Rasûlullah Efendimizin bizler emanet bıraktığı Kur'an ve ehl-i beyte sarılmalı, onların ahlâkıyla ahlâklanmalı ve gelecek nesilleri de Kur'an ve ehl-i beyt sevgisiyle yetiştirmeliyiz.

    Soru: Aşûre ismi ile maruf yemeğin Aşûre günü ile bir ilgisi var mıdır?
    Cevap: Evet vardır. Hikaye edildiğine göre Hz. Nuh (a.s.) ve ona iman edenler Allah'ın izni ile Nuh (a.s.)'ın yaptığı gemi vasıtasıyla tufandan kurtulurlar. Tufanda yeryüzü tamamıyla sular altında kalmıştır. Tufan bitip de gemi karaya oturunca, sular altında kalan yeryüzünde yiyecek bir şey bulamazlar. Tufan müddetinde aç kalmamak amacıyla gemiye alınan erzaktan geriye kalan farklı tahıl, meyve vs.'yi Hz. Nuh (a.s.) karıştırarak bir yemek yapar. Ve İşte ortaya bu lezzet çıkar. Bununla beraber daha sonraları insanlar bu yemekten esinlenerek ve kendi kültürlerinin zenginliklerinden de yararlanarak farklı zenginlikte karışımlarla Aşûre yemeğini geliştirmişler ve hatta sadece Aşûre gününe has olmayıp diğer zamanlarda da bu yemeği, tatlıyı tüketmişlerdir.

    Kaynaklar:
    1. et-Terğîb ve't-Terhîb, c.2, s.464.
    2. Kütüb-i Sitte Muhtasar ve Tercümesi, c.9, s. 240.
    3- Tenbîhu'l-Ğafilîn.
    4- Sırâtü'l-İslâm, s.219.
    5- Hakîm, Müstedrek.
    6- Sırâtü'l-İslâm, s. 219.



  2. 10.Aralık.2010, 20:59
    1
    Devamlı Üye



    AŞÛRE GÜNÜ ve ÖNEMİ


    Soru: Aşûre günü nedir?
    Cevap: Cenâb-ı Allah'ın, on peygamberine verdiği on nimetin kendisine denk geldiği ve dinimizce de önemine binaen saygı duyulan günün adıdır.
    Soru: Aşûre hangi ayın, hangi günüdür?
    Cevap: Hicrî aylardan muharremin 10. günüdür.
    Soru: Bu güne niçin "Aşûre" denilmiştir?
    Cevap: Bu günde on önemli olayın olması nedeni ile, Arapça'da on anlamına gelen, 'aşera' kelimesinden türetilen bu isim konulmuştur.
    Soru: Bu on önemli olay nelerdir?
    Cevap:
    1. Âdem (as)'ın tövbesi o gün kabul edilmiştir.
    2. Nuh (as) tufandan kurtulmuş ve gemisi Cudi Dağı'na o gün oturmuştur.
    3. Süleyman (as) o gün melik olmuştur.
    4. Yunus (as) o gün balığın karnından kurtulmuştur.
    5. Yusuf (as) o gün babasına kavuşmuştur.
    6. İdris (a.s.) o gün semaya kaldırılmıştır.
    7. İbrahim (a.s.) o gün Nemrut'un ateşinden kurtulmuştur.
    8. Musa (a.s.) o gün Firavun'dan kurtulmuştur.
    9. Eyyûb (a.s.) o gün hastalıktan kurtulmuştur.
    10. İsa (a.s.) o gün göğe kaldırılmıştır.
    Soru: Aşûre günü oruç tutmanın hükmü nedir?
    Cevap: Sünnettir; ancak Peygamberimiz (s.a.v) sadece Aşûre günü değil bir öncesi ve bir sonrasında da oruç tutmuştur. Ayrıca Rasûlullah (s.a.v.)'e, Aşûre günü oruç tutmanın hükmü sorulunca: "Geçmiş senenin günahına keffaret olur." buyurmuştur.(1)
    Soru: Bu günde yapılması gereken sünnetler nelerdir?
    Cevap:
    1. Kişinin ailesine, bol infakta bulunması. (2)
    2. Yetim, fakir, muhtaç kimselerin gönlünü almak.(3)
    3. Gusletmek ve Müslümanlar arasında kaynaşmanın en iyi vesilelerinden olan selamlaşmaya özen göstermek.(4)
    4. Gözlerimize, sırma (antimon) taşından (Arapça'da ismi ismit'tir.) yapılan sürme çekmek.(5)
    5. Çokça sadaka vermek ve zikir meclislerinde hazır bulunmak.(6)
    6. Aşûre günü sılâ-i rahim yapmalı, akrabayı ziyaret etmelidir. Dargınları barıştırmalı, cenazelerde hazır olmalı, hasta ziyareti yapmalı, Müslümanların yolundan eziyet veren şeyleri kaldırmalıdır. Müslüman dostları ile muhabbet etmeli, ihsanda bulunmalı, iyilik ve güler yüzle musafaha etmelidir.

    Bütün bunlarla beraber unutulmamalıdır ki, bu günde meydana gelip de unutulmaması gereken mühim hadiselerden biri de Hz. Hüseyin ve diğer ehl-i beyt-i Rasûlullah'tan bir çok kimsenin hunharca şehit edildiği Kerbelâ faciasıdır. On peygambere verilen on nimetin aksine bu hadise bizleri bu günde sevince değil, hüzne gark etmiştir. Âlemlerin Fafri (s.a.v.)'in ve temiz neslinin kıymetini bilmeyen zalim insanların ortaya koyduğu bu acı tablodan dolayı kalplerimiz sızlamalıdır. Bir daha böyle acı tabloların meydana gelmemesi içinde Rabbimiz'e dua etmeli ve başımıza zalim idareciler değil, adil ve gönlünde Hakk korkusu taşıyan, yaratılmışa Yaratan'dan ötürü rahmet kanatlarını geren idareciler seçmeye çalışmalıyız. Birey olarak da, Rasûlullah Efendimizin bizler emanet bıraktığı Kur'an ve ehl-i beyte sarılmalı, onların ahlâkıyla ahlâklanmalı ve gelecek nesilleri de Kur'an ve ehl-i beyt sevgisiyle yetiştirmeliyiz.

    Soru: Aşûre ismi ile maruf yemeğin Aşûre günü ile bir ilgisi var mıdır?
    Cevap: Evet vardır. Hikaye edildiğine göre Hz. Nuh (a.s.) ve ona iman edenler Allah'ın izni ile Nuh (a.s.)'ın yaptığı gemi vasıtasıyla tufandan kurtulurlar. Tufanda yeryüzü tamamıyla sular altında kalmıştır. Tufan bitip de gemi karaya oturunca, sular altında kalan yeryüzünde yiyecek bir şey bulamazlar. Tufan müddetinde aç kalmamak amacıyla gemiye alınan erzaktan geriye kalan farklı tahıl, meyve vs.'yi Hz. Nuh (a.s.) karıştırarak bir yemek yapar. Ve İşte ortaya bu lezzet çıkar. Bununla beraber daha sonraları insanlar bu yemekten esinlenerek ve kendi kültürlerinin zenginliklerinden de yararlanarak farklı zenginlikte karışımlarla Aşûre yemeğini geliştirmişler ve hatta sadece Aşûre gününe has olmayıp diğer zamanlarda da bu yemeği, tatlıyı tüketmişlerdir.

    Kaynaklar:
    1. et-Terğîb ve't-Terhîb, c.2, s.464.
    2. Kütüb-i Sitte Muhtasar ve Tercümesi, c.9, s. 240.
    3- Tenbîhu'l-Ğafilîn.
    4- Sırâtü'l-İslâm, s.219.
    5- Hakîm, Müstedrek.
    6- Sırâtü'l-İslâm, s. 219.



    Benzer Konular

    - Aşure günü aşure ayında aşure yapmak zorunda mıyız?

    - Aşure ayı ne zaman bitiyor muharremin son günü aşure ayınında son günümüdür

    - Aşure günü, aşure orucu ve aşure tatlısı hakkında bilgi verir misiniz?

    - Aşure günü tek ogün mü aşure yapabiliriz veya aşure yapmak zorundamıyız?

    - Kefaret Orucu tutcağım ama Araya Aşure Günü Giriyor Ogün Aşure Orucunu Tutsam Kefarete Yenidenmi Baş

  3. 10.Aralık.2010, 21:40
    2
    hbevci
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mart.2010
    Üye No: 74674
    Mesaj Sayısı: 630
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 34
    Bulunduğu yer: izmir

    Yanıt: Aşûre Günü Ve önemi




    paylasım ıcın ALLAH c.c. razı olsun..


  4. 10.Aralık.2010, 21:40
    2
    hbevci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    paylasım ıcın ALLAH c.c. razı olsun..


  5. 11.Aralık.2010, 23:57
    3
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,926
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Aşûre Günü Ve önemi

    Aşûre Günü Ve önemi
    Allah c.c.razı olsun


  6. 11.Aralık.2010, 23:57
    3
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Aşûre Günü Ve önemi
    Allah c.c.razı olsun


  7. 16.Aralık.2010, 10:23
    4
    Gezgin
    İslam Gezgini

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2007
    Üye No: 53
    Mesaj Sayısı: 336
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Dünya-Ahiret

    Yanıt: Aşûre Günü Ve önemi

    AŞÛRE GÜNÜ ve ÖNEMİ
    adlı konu için

    ALLAH razı olsun...


  8. 16.Aralık.2010, 10:23
    4
    İslam Gezgini
    AŞÛRE GÜNÜ ve ÖNEMİ
    adlı konu için

    ALLAH razı olsun...


  9. 16.Aralık.2010, 15:55
    5
    *ÜSTÜNBAŞ*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Haziran.2010
    Üye No: 77032
    Mesaj Sayısı: 724
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 75

    Yanıt: Aşûre Günü Ve önemi


    Muharrem ayının onuncu günü yani yarın Aşure günüdür.
    Muharrem ayı, Kur'an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir.


  10. 16.Aralık.2010, 15:55
    5
    *ÜSTÜNBAŞ* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye

    Muharrem ayının onuncu günü yani yarın Aşure günüdür.
    Muharrem ayı, Kur'an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir.


  11. 23.Ekim.2013, 18:42
    6
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,753
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Aşûre Günü Ve önemi

    Kasım ayının 13. günü aşure günüdür. bu günü oruçlu geçirelim ve infakta bulunalım.


  12. 23.Ekim.2013, 18:42
    6
    Üye
    Kasım ayının 13. günü aşure günüdür. bu günü oruçlu geçirelim ve infakta bulunalım.


  13. 01.Kasım.2013, 14:24
    7
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,999
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Aşûre Günü Ve önemi

    Muharrem ve Aşure Gününün önemi nedir?


    Muharrem ayı, hicri/kameri takvimin ilk ayıdır. İslam tarihinde başta hicret olmak üzere bir çok önemli olay bu ayda meydana geldiğinden Muharrem ayının, dini ve tarihi yönden her zaman önemli ve özel bir yeri vardır.Bu ayda ve hususiyle aşure günüde meydana geldiği rivayet edilen olaylardan bazıları şunlardır: Hz Adem (a.s),Cennetten yeryüzüne gönderilmiştir. Hz Adem’in tövbesi kabul edilmiştir. Nuh (a.s)’ın gemisi, tufandan sonra Cudi dağına oturmuştur. Hz Musa ve İsrailoğulları, Firavun zulmünden kurtulmuşlardır. Yunus (a.s), balığın karnından kurtulmuştur. Hz Musa ve Hz İsa’nın aşure gününde doğduğu rivayet edilir. Mekke’den Medine’ye hicret bu ayda olmuştur. Kerbela faciası, aşure günü meydana gelmiştir. Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece
    olduğu beyan edilmektedir.[1]
    Hz Musa’nın doğum günü oluşu sebebiyle Yahudiler, aşure günü oruç tutarlardı. Peygamberimiz (s.a.s),Yahudilere, “Biz Hz Musa’ya sizden daha yakınız” demiş Peygamberimiz de aşure günü bir gün öncesi ve sonrasında iki yada üç gün oruç tutmuş ve tutulmasını tavsiye etmişlerdir.[2]Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."[3] Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
    Aziz cemaat!
    Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken, hunharca şehit edilmiştir. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kaderin hükmüne boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür.


    Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin inancına aykırıdır. Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böyle acı olayları tasvip etmek mümkün değildir. Ancak, bunları hatırlamak, ders almak gerekir. Bu olay, bütün Müslümanları derinden sarsan ve kederlendiren acı bir tecrübedir. Bu ve benzeri olaylar karşısında, sağduyulu hareket ederek Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, O'nun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bize öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.

    "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”[4]. hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir. Bu hadisin açıklamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan,aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine,
    akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
    peygamberimizin bir hadisi ile bitiriyorum."Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o,Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve yine o günde başka bir kavmi de affetmiş olabilir" buyurdular.[5]
    Ercan DAŞ
    ____________________________
    [1] Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
    [2] Buhari,Savm,69
    [3] et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.
    [4] İbni Mâce. Siyam: 43
    [5] Tîrmizî. Savm: 40.


  14. 01.Kasım.2013, 14:24
    7
    Moderatör
    Muharrem ve Aşure Gününün önemi nedir?


    Muharrem ayı, hicri/kameri takvimin ilk ayıdır. İslam tarihinde başta hicret olmak üzere bir çok önemli olay bu ayda meydana geldiğinden Muharrem ayının, dini ve tarihi yönden her zaman önemli ve özel bir yeri vardır.Bu ayda ve hususiyle aşure günüde meydana geldiği rivayet edilen olaylardan bazıları şunlardır: Hz Adem (a.s),Cennetten yeryüzüne gönderilmiştir. Hz Adem’in tövbesi kabul edilmiştir. Nuh (a.s)’ın gemisi, tufandan sonra Cudi dağına oturmuştur. Hz Musa ve İsrailoğulları, Firavun zulmünden kurtulmuşlardır. Yunus (a.s), balığın karnından kurtulmuştur. Hz Musa ve Hz İsa’nın aşure gününde doğduğu rivayet edilir. Mekke’den Medine’ye hicret bu ayda olmuştur. Kerbela faciası, aşure günü meydana gelmiştir. Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece
    olduğu beyan edilmektedir.[1]
    Hz Musa’nın doğum günü oluşu sebebiyle Yahudiler, aşure günü oruç tutarlardı. Peygamberimiz (s.a.s),Yahudilere, “Biz Hz Musa’ya sizden daha yakınız” demiş Peygamberimiz de aşure günü bir gün öncesi ve sonrasında iki yada üç gün oruç tutmuş ve tutulmasını tavsiye etmişlerdir.[2]Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."[3] Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
    Aziz cemaat!
    Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken, hunharca şehit edilmiştir. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kaderin hükmüne boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür.


    Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin inancına aykırıdır. Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böyle acı olayları tasvip etmek mümkün değildir. Ancak, bunları hatırlamak, ders almak gerekir. Bu olay, bütün Müslümanları derinden sarsan ve kederlendiren acı bir tecrübedir. Bu ve benzeri olaylar karşısında, sağduyulu hareket ederek Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, O'nun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bize öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.

    "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”[4]. hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir. Bu hadisin açıklamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan,aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine,
    akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
    peygamberimizin bir hadisi ile bitiriyorum."Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o,Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve yine o günde başka bir kavmi de affetmiş olabilir" buyurdular.[5]
    Ercan DAŞ
    ____________________________
    [1] Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
    [2] Buhari,Savm,69
    [3] et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.
    [4] İbni Mâce. Siyam: 43
    [5] Tîrmizî. Savm: 40.


  15. 25.Ekim.2014, 22:05
    8
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: Aşûre Günü Ve önemi

    Aşurede muhakkak bir birlik, bir tevhid vardır . Türlü türlü yiyecekler ayrı ayrı hazırlanarak bir kapta birleşir ve pişer . Ne kadar bize benzer , müslümanlar gibi .. Aşureyi bir tatlı gibi görmekten ziyade , ondaki gizli manayı keşfetmek lazım.


  16. 25.Ekim.2014, 22:05
    8
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Aşurede muhakkak bir birlik, bir tevhid vardır . Türlü türlü yiyecekler ayrı ayrı hazırlanarak bir kapta birleşir ve pişer . Ne kadar bize benzer , müslümanlar gibi .. Aşureyi bir tatlı gibi görmekten ziyade , ondaki gizli manayı keşfetmek lazım.





+ Yorum Gönder