5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    Hoca Moderatör
       

    Çorum Müftülüğü Cuma Hutbeleri

    Çorum Müftülüğü Cuma Hutbeleri<br>
    <br>
    <br>
    İL : ÇORUM<br>
    TARİH :27/12/2014<br>
    قَالََ رََسُولَُ اَللَِ صََلَّى اَلل عََلَيْهَِ وَََ سََلَّمََ<br>
    لاَ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ وَلَكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ<br>
    وَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا<br>
    ŞEHİRLERİN ANNESİ MEKKE’NİN FETHİ<br>
    Muhterem Müslümanlar!<br>
    Mekke; yeryüzünde, Âlemlerin Rabbi olan Allah Teala(cc)’a ibadet için yapılmış olan kâbenin bulunduğu beldedir.(1) Mekke; şehirlerin annesi olarak bilinen şehirdir.(2) Mekke; bütün saldırılardan korunmuş saygın bir yerdir.(3) Mekke Şehri; insanları şirkten tevhide, küfürden imana, sapıklıktan hidayete, karanlıktan aydınlığa çıkaran İslam Güneşi Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarını yaşadığı, 40 yaşına geldiğinde de Peygamberlik görevinin kendisine verilerek, İslam’a davetin ilk 13 yılının gerçekleştiği kutsal bir belde olması hasebiyle İslam tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.<br>
    Mekke; aynı zamanda Hz. İbrahim (as)’dan bu tarafa tevhit inancının merkezi olmasına rağmen Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in, insanları son din olan İslam’a davet ettiği o günlerde adeta putperestliğin merkezi haline gelmiş idi. Mekke’de insanları Allah’ın dinine davet eden peygamberimize, Mekkeli müşrikler kulak vermedikleri gibi, nübüvvet zincirinin son halkası, alemlere rahmet olarak gönderilen (4) Allah Rasulüne ve ilk Müslümanlara akıl almayacak nice eza ve cefa etmekten geri kalmadılar. Sonunda Peygamberimiz (sav); bu mukaddes şehirden, “Ey Mekke! Sen yeryüzünün en hayırlı ve benim için en güzel yerisin. Eğer çıkmak zorunda bırakılmasaydım senden asla ayrılmazdım” (5) diyerek, miladi 622 yılında Allah’ın emri ile az sayıdaki Müslümanlarla beraber Mekke’den Medine’ye hicret ettiler.<br>
    Değerli Müminler!<br>
    Hicret sonrası; rahat bir nefes alan Müslümanlar, Medine’de İslam devletinin temelini atmışlar ve İslamiyet hızla yayılmaya başlamıştır. Hicretin 6.yılında Mekkeli müşrikler ile Hudeybiye barış antlaşması imzalanmış ve bu antlaşma 2 yıl sonra Mekkeli müşrikler tarafından bozulmuştur. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav), 630 yılında 10.000 kişilik İslam ordusu ile dört koldan Mekke’ye girdi.<br>
    Peygamber Efendimiz (sav), Mekke’nin kan dökülmeden alınmasını istediğinden; askerlere; “Kesinlikle kan dökmeyin, çatışmaya girmeyin” buyurdular. Öyle de oldu. Zoraki çıkarıldıkları Mekke kan dökülmeden fethedildi.<br>
    Aziz Mü’minler!<br>
    Fetihten sonra Kâbe putlardan temizlendi. Peygamber Efendimiz (sav), Makam-ı İbrahim’de namaz kıldı ve orada toplanan insanlara bir hutbe irad etti. Peygamberimiz bu hutbesinde: Allah’ın birliğini, İnsanların eşit olduğunu, kan davalarının kaldırıldığını anlattıktan sonra; “Ey Kureyşliler! Benim size ne yapmamı bekliyorsunuz? Dediklerinde, Kureyşliler de: “Sen hayırlı olanı yaparsın. Zira sen kerem ve iyilik sahibi birisin, bize iyi davran” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav): “Benim halim ile sizin haliniz Yusuf (as) ile kardeşlerinin hali gibi olacaktır. Yusuf (as)’in kardeşlerine dediği gibi bende size: “Bugün hiçbir başa kakma, hiçbir kınama ve ayıplama yoktur. Allah sizi affetsin. O esirgeyicilerin en esirgeyenidir”. (6) “Gidiniz, azad edildiniz, hepiniz serbestsiniz”. (7) buyurarak hepsini affetti.<br>
    Değerli Kardeşlerim!<br>
    Peygamberimiz (sav)’in bu eşsiz davranışları, İslam’ın barışa ve gönüllerin fethine verdiği değeri gösteren müthiş bir tablodur. Bu bütün insanlığı kucaklayan merhamet karşısında tüm Mekkeliler kısa bir süre içerisinde İslam’la şereflenmişlerdir. Netice olarak; Mekke’nin fethinden sonra O yüce Peygamberimiz (sav)’in davranışlarını örnek alan Müslümanlar, tarih boyunca; fethettikleri yerlerde kimsenin inancına, malına, namusuna asla dokunmamışlardır. Bu yönüyle de Mekke’nin fethi; İslam tarihinde insanlığın geleceğine ışık tutması bakımından büyük bir hadisedir.<br>
    Hutbemi Nasr suresinin meali ile noktalıyorum: “Allah'ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamd ederek O’nu tespih et ve Ondan mağfiret dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. (8) ________________________________________<br>
    1-Al-i İmran-96<br>
    2-En’am-92<br>
    3-Ankebut-67<br>
    4-Enbiya-107<br>
    5-İbn-i Mace 2/1037 Hadis No:3108<br>
    6-Yusuf-92<br>
    7-Asım K.İslam Tarihi.Mekke’nin fethi bölümü<br>
    8-Nasr-1,2,3<br>
    9-Müslim-İmare 20/4938,<br>
    Hazırlayan:İsmail BÜYÜKSAKALLI<br>
    Merkez Mevlana Camii Müezzin-Kayyımı Redaksiyonİl İrşat Kurulu<br>
    <br>
    Ocak Ayı Hutbeleri<br>
    Şubat Ayı Hutbeleri <br>
    Mart Ayı Hutbeleri <br>
    Nisan Ayı Hutbeleri<br>
    Mayıs Ayı Hutbeleri<br>
    Haziran Ayı Hutbeleri<br>
    Temmuz Ayı Hutbeleri<br>
    Ağustos Ayı Hutbeleri<br>
    Eylül Ayı Hutbeleri<br>
    Ekim Ayı Hutbeleri<br>
    Kasım Ayı Hutbeleri <br>
    Aralık Ayı Hutbeleri<br>

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Hoca Moderatör

    Cevap: Çorum Müftülüğü Cuma Hutbeleri

    2014 Çorum Müftülüğü Cuma Hutbeleri

    İL MÜFTÜLÜĞÜ ÇORUM
    AY-YIL : ARALIK -2014
    TARĠH : 20.12.2014
    اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالَْْيَوةَ لِيَبْ لُوَكُمْ اَيُّكُمْ
    اَحْسَنُ عَمَالً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ
    قَالََ رََسُولَُ اَللَِ صََلَّى اَلل عََلَيْهَِ وَََ سََلَّمََ
    كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْ رُ الَْْطَّائِينَ التَّ وَّابُونَ
    NEFĠS MUHASEBESĠ VE ZAMANI VERĠMLĠ DEĞERLENDĠRMEK
    Muhterem Müslümanlar!
    Cenab-ı ı Hak Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim de yaratılış gayemizin kulluk olduğunu (1) bizlere bildirmiş, inanan insanın bu gayeye ulaşmak için gayret sarf etmesini bizlerden istemiştir. Ġnsanoğlu hem hayrı, hem de şerri işlemeye meyilli yaratılmış, ölüm anı gelinceye kadar, nefsinin aşırı istekleriyle mücadele etmek ve Allah’ın emirlerini yerine getirmekle görevlendirilmiştir.
    Değerli Mü‟minler!
    Allah (c.c) Peygamberler ve kitaplar göndermek suretiyle insana doğruyu ve yanlışı açıkça beyan etmiş, helal ve haramlar için sınırlar koymuştur. Bir imtihan yeri olan dünyamızda ömür ırmaklarımız, bir hakikat denizi olan ebedi aleme doğru hızla akarken, bize düşen görev ise kişinin kendisi ile yüzleşmesi; Kendisini, hesaba çekilmeden hesaba çekmesidir. Kur’anı Kerim de Yüce Rabbimiz; Kendilerini hesaba çekip, takva yolunu tercih eden kulları için şu müjdeyi vermektedir: “Kim de Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.‟‟(2)
    Muhterem Cemaat!
    Ġnsanoğlunun kendi günahlarını görmesi bir eksiklik değil bir erdemdir. Hadis-i şerifte peygamberimiz (s.a.s) bu hususu şöyle belirtir; “Allah bir kul için hayır dilerse, onu dinde fakih, dünyada zühd sahibi kılar ve ona kusurlarını gösterir.” (3) Ġşte bu noktada insana düşen görev, hayatını ve yapıp ettiklerini düşünmek ve değerlendirmek durumundadır. Konuyla ilgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir başka Hadis-i şeriflerinde: „„Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.” (4) buyurmaktadır. Aslında bu muhasebe sadece geçen bir yılın değil, ömrümüzün geçen yılların ve günün muhasebesi olmalıdır. Çünkü insanoğlu ancak; elde kalan tecrübelerle istikbale ümitle bakabilir ve kalan ömrünü inançları çerçevesinde yaşamak suretiyle anlamlı hale getirebilir.
    Peygamberimiz (s.a.s) in hadisleri ışığında Bişr’i Hafi Hz.leri: “Dün öldü, yarın henüz doğmadı, bizim için bugün vardır.‟’ Buyurur; öyle ise bugünü, içinde bulunduğumuz anı hayırlı amellerle doldurarak lehimize çevirebiliriz. Çünkü yarın bizim için olmayabilir.
    Değerli Kardeşlerim!
    Bu sebeple akıl baliğ olan her Müslüman: Ġmanlı, ibadetli, ahlaklı, dürüst, hayır ve hasenatla süslenmiş bir ömür geçirmenin idrakinde olabilmelidir. Amel defterleri açıldığı zaman (5) herkes dünyada iken ne yaptığını görecektir; (6) Kim zerre ağırlığınca hayır işlediyse onun mükâfatını; Zerre ağırlığınca günah işlediyse onun cezasını görecek (7)haksızlık yapılmayacaktır. Önden ne yolladı ve geriye ne bıraktı ise hepsini görüp bilecektir.(8)
    O Halde Aziz Cemaat!
    Kişinin anasından, babasından, evladından, kardeşinden kaçacağı Herkesin kendi derdine düşeceği ve amel defterlerinin açılıp “OKU KĠTABINI” denileceği o dehşetli hesap gününe hazırlıklı olalım. Güzel amellerin, hayırların, günahları sildiğini bilelim.
    Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum
    “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını
    sınamak için, ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (9)
    __________________________________________
    1-Zariyat:56
    2-Naziat:40-41
    3-El-Acluni keşfül hafa
    4-Tirmizi :Kıyame 25
    5-Tekvir :10
    6-Tekvir :14
    7-Zilzal.:7-8
    8-Ġnfitar : 5
    9-Mülk Suresi:2
    Hazırlayan:Raşit EKER- Sarıkaya köyü Camii İ. H.
    Redaksiyon:İl İrşat Kurulu


+ Yorum Gönder