Fikir Yapım Bozuk ... Nasihatl Edin 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Fikir Yapım Bozuk ... Nasihatl Edin


    Lise 2'ye gidiyorum kolejdeyim 9.sınıfım neredeyse boş geçti büyüdüğümde her ne kadar yazılım mühendisliğine niyetlensem de sanki hevesli değilim önemsemiyorum gibi (hayat oyun olduğu için boş vermişim gibi sanki...)
    bizim okulda sınavdan iyi yapanları bir süre sonra ileri sınıflara koyabiliyorlar bende bugün kendi kendime dedim bende sınavdan iyi yapayım geçeyim diye fakat noldu tahmin edin gene umursamadım gittim site kodlamaya devam ettim kendim sitem var muhtemelen kimsenin umursamadığı bir site...
    Fakat gene de gittim ders çalışmak yerine onu yaptım acemice bir şey ilerlediğimde öyle pek yok gibi...
    Yani ben kendi kendimi anlamıyorum neden bir insan kolejde olup bu imkanların kıymetini bilmek yerine gidip dersleri umursamamaya devam eder (önceden ailemle çok tartıştım israf oluyor devlete koyun dedim dinlemediler böylesinin daha doğru olduğunu düşünüyorlar sanırsam) bilmiyorum belkide zorluk görmediğimdendir diyecem ama ben yemek konusunda az yemeye çalışan (Annemin bana yemeye yemeye afrikalılara benzemişsin dediği günler oldu) öyle pek para harcamayan ki ailede en az harcıyan benim ne bileyim öyle sosyalde değilim eskisi gibi düzenli olarak takıldıklarımda yok gibi...
    Böyle yaşlı gibiyim eskisi gibi hızlı değilim kendi köşemde olan biriyim sadece(aslında hızlıyım sadece kendi kendimi.kapatıyorum karşı cins karışık olduğu için okul rahat olamıyorum korkuyorum kendi kendimi açsaydım belki de okulda lider olucak kadar sevilebilirdim...
    bende bahçeye inip aralarına karışıp voleybol falan oynamak isterdim ama ne bileyim kendi kendimi kapatıyorum...)...
    Bunları anlatmamın sebebi ben tembellik diye bir şey olduğuna inanmıyorum fikir yapısı doğru olursa icraatlerde doğru olur eğer o insan ruh hastası değilse ki ben ruh hastası olduğumu düşünmüyorum sadece kendimi çözemiyo gibiyim ve çözene kadar da tyt ayt gelirse iş işten geçmiş olucak kafam karışıyo gibi gözünüzü seveyim yardımcı olun...
    İmkanlar varken kullanmamak akıldan uzak bir iş ... dersleri anlamada da pek zorlanmıyorum çalışan yapıyo işte ... ben niye bu kadar umursamıyorum bazı şeyler dank etmedi mi ... çok vakit kaybettim yapmak istediğim hayallerimde var ama icraat yok fikir yapımda bozukluklar var... Ne zor bir illetmiş bu ergenlik ! Zoruma gidiyo abilerim kendi kendime zarar vermem bana koyuyor... Nasihatlerinizi buyrunuz ...

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Omer Faruk Üye
    Omer Faruk
    Üye

    Üye No: 115673
    Mesaj Sayısı: 1,735
    Tecrübe Puanı: 18

    Yorum: Fikir Yapım Bozuk ... Nasihatl Edin


    Hedefin yok genç kardeşim! Bütün sorularının net ve tek cevabı...


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Fikir Yapım Bozuk ... Nasihatl Edin


    güzel kardeşim,

    hayatında çeşitli zamanlarda çeşitli dönemler geçirebilirsin, bu dönemlerde kendine soracağın sorular: kendine ve çevrendekilere sıkıntı verip vermediğin ve ayrıca fayda verme ve işlevsellik özelliğini kaybedip kaybetmediğin sorularıdır. insan kendi duygularını ve kendi değerlerini kullanarak, kendisini hemen her yanlışına motive edebilir ama bu soruyu sorup, bu iki özelliğini gözden geçirdiği zaman, gözünün önüne baktığı zaman; kendi muhasebesini kendisi yapabilir.

    öncelikle ne istediğine karar vermelisin, kendi hedeflerinin olması gerekir. insan bazen gözünün önündekilerden, elinin altındakilerden uzaklaşarak; kendisine uzak soyut hedefler bulabilir, bunlarla oyalanabilir, bunlarla vicdanını rahatlatabilir. işin aslında çoğu zaman koyduğu soyut hedefleri kendisi de istemiyordur. bunlar çoğu zaman kaçış noktaları, çıkış kapıları olur ve insan her zora geldiğinde bunlara yönelir. mesela varsa hevesini veya yeteneğini kırmak istemem ancak yazılım mühendisliğinin yolu da; bununla ilgili eğitimini tamamlamak, genel çerçeve ilimleri almak, nasıl yaklaşacağını yöntemini öğrenmek, ufkunu genişletmek ve bu doğrultuda yöntemleri kullanmakdır. seni herkesin ayartıldığı gibi ayartmak veya herkesin korkutulduğu gibi korkutmak da istemem ancak bunun yolu da örgün eğitimde uygun yolu izlemek, bilgisayar mühendisliği veya benzer okullar okumak; yani yine derslerini ihmal etmemek olacakdır. zaten o kadar hayırlı bir meşgale olsa ders çalışacağın zaman değil bir film izleyeceğin veya gönlünü eğleyeceğin zaman aklına gelir. insanın hayır bir işi yapmaya hiç vakti olmaz. erteler, başka bir şeye kanalize olur veya başka işi olur. gönlünü eğleyecek olursa da başka hiç işi olmaz, hemen onu ilk sıraya koyar. ayrıca dünya oyun değildir veya değersiz de değildir. biz dünyada inşaallah cenneti kazanırız. sonsuz nimetlerin kazanıldığı bir tarla, hiç oyun olur mu ? veya değersiz olur mu ?

    ayrıca kolejde okumak hiç israf olur mu ? eskiden insanlar bir ilim öğrenmek için ailelerini bırakmışlar, aylarca yolculuklara çıkmışlar, seneler sonra dönmüşler. emin ol bugünkü ilim talebinden çok daha pahalıymış. talebe ilim taleb eder. ilim taleb edilmediği yerde, istenmediği yerde durmaz ayrıca delikanlı az harcıyorum diye bir psikolojiye de girme. kimsenin senin yediğinde giydiğinde gözü olmaz. aksine ailen şartları zorlamadan bunları güzel güzel yaptığını görünce sevinirler. aklı başında olursan bunlar bir meblağ da tutmaz. ailen senin uzun vadede üretken olmanı isterler. bunu da senin için isterler. az harcıyorum diye bir şey yok. meblağ tutan kira ödemek, faturaları ödemek, ailenin geçimini sağlayabilmekdir. sende bu sürece hazırlandığın, kendini donattığın bir süreçtesin. ve bence bunların altında yatan bir neden de kendini değersiz görmen

    tabii ki sosyalliğinde sınırları var. bunun ölçüsü de: insanlara karışacağın ve insanlardan ayrılacağın zamanları tayin edebilmekdir. insanın diğer insanların ilgilerini ve takdirlerini görünce elinin ayağının titremesi, bunu kaybetmemek veya kazanmak için her şeyi yapması ve kendini kaybedip ateşin etrafında dönen pervane böcekleri gibi etraflarında dolaşması veya bununla kibirlenmesi ve bunu arzu edilecek bir amaç olarak görmesi uygun değildir. yine birisinin diğer insanların önyargılarıyla veya genel geçer kabulleriyle karşılaştığı zaman, kendini muhafaza edememesi de uygun değildir. yoksa genel geçer önyargılarla veya kabullerle karşılaştığı zaman, şahsiyetini izhar eden ortaya koyan insanı herkes takdir eder. yeter ki böyle birisinin kendisiyle bir problemi, her şeyi ayrı bir dert olmasın. bende böyleyim diyebilsin. kaldı ki insanların takdirlerinin de bir önemi yokdur. önemli olan senin kendini kısıtlamaman, insanlardan fayda görmen veya insanlara fayda vermendir. iki arkadaşınla konuşsan böyle problemlerin olmaz, sohbetleri terapi gibi gelir, kafan dağılır, düşüncelerinin yanlış olduğunu görürsün. bunun içinde hayırlılarını seçmen gerekir. kendimiz gibileri seçip birbirimizi onaylamanın, birbirimizi doldurmamızın da faydası yoktur. öyle sabah akşam din diyanet konuşmaya, ahkam kesmeye de gerek yoktur. ne buyuruluyor ? Allah ın ipine sımsıkı sarılın, buyuruluyor. insan Allah ın ipine sımsıkı sarılırsa, çevresindeki insanlarda haliyle bu ipe sımsıkı sarılmış olan insanlar olacakdır. bunun dışında sosyal hayatta insanlara karışacağı zaman da, onlara ne zaman karışacağını ve onlardan ne zaman ayrılacağını tayin edebildiği zaman; insan hem kendisini kısıtlamamış, hem fayda görebilecek, hem fayda verebilecek olacakdır. tabii ki karşı cins (!) hususunda da dikkatli olmamız gerekir.

    genelde insanlar uzun uzadıya yazarlar ama hemen hepsinin altında; ya bir kızı sevmişlerdir o olmamıştır, ya da istedikleri bir şey olmuştur o olmamıştır, sonra da olumsuz düşüncelere kapılmışlardır. insanın yapması gereken bunlardan alacağı dersleri alıp, yoluna daha sağlıklı devam etmekdir. yukarıda da bahsettiğim gibi insan sorumluluğunu üstlenesiye kadar birisini sevmeye kalkarsa, hem kendine hem karşısındakine eziyet eder. mutluluk balonlarında, hayal diyarlarında ömür tüketir. evlilik planları somut planlar olur, öyle hayallerle olmaz. acze düşünce veya doluya koyup almayıp boşa koyup dolmayınca da peygamber veya sahabe sevgilerinden örnekler de getirilmez. istiharelerle de olmaz. her şey basittir, gözün önündedir. cevabı da; sen bu kimseyle evlenecek misin, evlenmeyecek misin sorusunun bir kelimelik evet veya hayır cevabıdır. ıbık gıbık diyen; ya artniyetlidir, ya kendisini kandırıyordur, işi de yokuşa sürüyordur. bunu bellersen insanların hayatlarında sevdikleri beşinci kimseyle evlenmeleri ve hayatlarını çöplüğe çevirmeleri zulmünü görür, bunun yanlışlığını idrak eder ve buna yanaşmama hususunda Allah ın yardımıyla muvaffak olabilirsin. bunu da kendinde bir eksiklik olarak görmez, insanların bu yarışlarıyla muhatab olmaz, özgüvenle yoluna devam edebilirsin. aksi takdirde karşı cinse hiçbir şey işlemez. hem kendine hem karşındakine, hem evleneceğin kimseye hem karşındakinin evleneceği kimseye, hemde bunların ailelerine zulmetmiş olursun.

    işin aslı kendini değersiz gördüğünü düşünmüştüm. ayrıca korkularının ve kaygılarının seni yönlendirmesine de izin verme. bunlardan sıyrılıp ele avuca sığmaz birisi de olma, ipleri kendi elinde olan güzel temiz birisi ol. zaten öylesin de kendi değerinin farkına varma ve kaygılarından sıyrılma olayını yanlış da anlama. böyle de gayet güzel sevimli birisisin ancak bunlardan sıyrılmanın; kibirlenme, başkalarının takdirlerine önem verme ve başkalarına göre kendine şekil verme ve ipe sapa gelmez birisi olma tehlikeleri vardır. ya öyle ya böyle olacaksın diye bir şey yok, her şey siyah veya beyazda değildir.


  4. Reklam

  5. 4
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Fikir Yapım Bozuk ... Nasihatl Edin


    Allah razı olsun Misafir...
    Sen öyle değinmişsinki konudan konuya bazı şeyler dank etti gerçekten de dediklerine katılıyorum sana da teşekkür ediyorum...


  6. 5
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Allah senden de razı olsun güzel kardeşim, Allah a emanet ol.


+ Yorum Gönder