Olumsuz Düşünceler Sonucu Yaşadıklarım 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
  1. 1
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Olumsuz Düşünceler Sonucu Yaşadıklarım


    Herkese hayırlı bayramlar dilerim.
    Konuya geçeyim hemen. Küçüklükten beri kendine çok eziyetler ettim. Eziyetten kastım henüz 20 yaşında olmama rağmen ve büyük günahlar işlemememe rağmen kendimi çok günahkâr hissediyorum. Sürekli şeytanın vesveselerine kanıp ibadet konusunda çok vesveseler yaşadım. Gusül olsun, abdest olsun, namaz olsun hâlâ da kendime eziyet ettiğimi bilirim. Belki genç olduğum için ve ibadetlerimi yapmaya çalıştığım için bu devirde şeytan benle daha çok uğraşıyordur diye düşünüyorum. Saatlerce dualar, zikirler, istiğfarlar yaptıktan sonra bile bazen hepsi boşa gidiyor gibi bir his doğuyor içime. Her şeye tövbe ediyorum sonra sesimi birine yükseltince dahi bütün her şeyim, ibadetim, istiğfarım boşa gitmiş gibi hissediyorum, hemen tekrar istiğfar etme gereği duyuyorum. Ve böyle böyle kendimi sürekli aynı şeyleri saatlerce tekrarlarken buluyorum. Veya çok saçma nedenlerden aklıma tekrar saatlerce istiğfar etme mecburiyetindeymişim gibi geliyor.

    Bu böyle nereye kadar devam edicek bilmiyorum. Çünkü kendimi baya baya işkence yapıyorum. Anneme karşı çok iyi olmam lazım diyorum istiğfarlar ediyorum sonra olmayacak sebepten tekrar istiğfar etmem lazımmış gibi geliyor ve bu saatler boyunca sürüyor. İnsanların kalbini kırmaktan, yalan söylemekten, israf etmekten, sesimi yükseltmekten, dedikodu yapmaktan vesaire vesaire hepsine tövbe ediyorum sakınmaya çalışıyorum ama en ufak hatamda da her şey boşa gitti bu hatayı yaptın tekrar istiğfar et gibi düşünceler geliyor aklıma. Sanki her şey, ibadetlerim 0'dan başlıyormuş gibi hissediyorum bir günah işleyince. Neler çektiğimi kimseye söylemiyorum da kendi kendimi yiyip bitiriyorum, her şeyi de içime atıyorum. Çok zor durumda olduğumu Rabbim biliyor sadece, bu içime düşen kötü düşünceler/vesveseler yüzünden. Bu gidişle namazı bırakmaktan korkuyorum. Dünya bana gerçekten zindanmış gibi geliyor çoğu zaman. Aslında çok temiz kalpli/iyi bir kul olmaya çalışıyorum hatta bununla ilgili rüyalarda gördüm ama bu bile beni ikna etmiyor artık.

    Kendimi günahkar, günahlarından arınamayacak biri olarak görüyorum en ufak saçma sapan şeyler yüzünden. Okuldan eve evden okula gidip gelen (artık gitmiyorum) yardımsever, herkese şefkatle/anlayışla yaklaşmaya çalışan, küfür/hakaret/kötü söz söylemeyen, dışarı bile nerdeyse hiç çıkmayan, tesettürlü, sevgilisi olmayan, sosyal medya kullanmayan, gezip tozmayan, evinde ibadetinde, namaz kılan, çevresi kendisinden çok razı birisiyim, en ufak şeye ağlayabiliyorum. Kardeşim şaşırcasına çok iyi olduğumu söylüyor. Ablam meleğim diye çağırır bazen. Babam benden çok razı olduğunu söyler. Tüm bunlara rağmen içimdeki o duygu beni yiyip bitiriyor. Bunun bana yaşattıkları benim imtihanım mıdır ? Bu nereye kadar devam edecek ? O içimdeki ses ne zaman durucak da ben de rahat bir nefes alacağım artık ? Bu durumun acaba ahirette bana faydası mı olacak çünkü çok çektiğimi Rabbim biliyor. Hastalıkların, ağrının, sızının bir çözümü var ama bunun yok. Ölmek bile bu durumun yanında hoş geliyor bana.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    seyit gazi Devamlı Üye
    seyit gazi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 631
    Tecrübe Puanı: 7

    Yorum: Olumsuz Düşünceler Sonucu Yaşadıklarım


    adaletin başı yeterince adil olmadığının farkında olmaktır demişler, yine kendinden ve akıbetinden emin olmak başlı başına sıkıntıdır. allah rasulü bile sav: ey kalbleri evirip çeviren rabbim beni yolunda sabit kıl diye dua etmiştir. bir tabiin imamına nisbet ederler, sonraki nesle: siz sahabeyi görseydiniz bunlar kafayı yemiş derdiniz, onlar sizin iyilerinizi görse bunlar allahdan korkmuyor, kötülerinizi görse bunlar allah a hiç inanmıyor derlerdi demiş. yine bir başka tabiinden imama sormuşlar: allahdan korkuyor musun demişler, imam susmuş; ya imam neden susdun demişler, korkuyorum desem (sahabeyi kastederek) korkanları gördüm, korkmuyorum desem küfre düşerim demiş. yakın zamanda bile abdulhamidin duası vardır: allahım kaçırdığım hiçbir vakit namazım olmadı ancak hiçbirinin katında kabul edildiğini de iddia edemem diye duasına başlar. biz biraz fazla eminiz kendimizden. sizin yaptıklarınızın olması gerekenler ancak iblis, rasulullah sav e doğru konuşmak üzere gönderildiğinde; rasulullah sav iblise en çok kimden nefret ettiğini sorduğunda, iblis senden cevabını verir; rasulullah sav peki ya benden sonra en çok kimden nefret ediyorsun diye sorduğunda, allah yolunda genç bir müslümandan cevabını verir. allah avc: her kim bir dostuma düşmanlık ederse, ben ona karşı harb ilân ederim. kulum, kendisine emrettiğim farzlardan, bence daha sevimli herhangi bir şeyle bana yaklaşamaz. kulum bana nâfile ibadetlerle durmadan yaklaşır; nihâyet ben onu severim. kulumu sevince de, ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. benden ne isterse, onu mutlaka veririm, bana sığınırsa, onu korurum, buyurur.

    yani kendini kötü hissetmediğin kendini suçlamadığın sürece anlattıkların zaten olması gerekenler ancak iblisde bunu rahatlıkla kendini suçlaman veya kendini kötü hissetirmen aracına döndürebilir. ucub derler amellerini beğenmek ve riyadan uzak durarak, kendini tenkıt ederek, kendi muhasebeni yaparak ama kendini kötü hissettirmeyerek korku ve ümit arasında bir yol tutmak gerekir. bu öyle son cümlende yazdığın gibi bir durum değildir. insana ağır gelecek kendini kötü hissedeceği bir durum değildir.istikamet üzere olmak emaneti yüklenmek ağırdır da bu insanın kendine yönlendireceği, kendini suçlayacağı bir ağırlık değildir. olayın aslı budur ayık ve dirayetli olunması gereken bir durumdur. muhakkak gayretin vardır ancak kitabından ve rasulünden rabbini tanı


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Olumsuz Düşünceler Sonucu Yaşadıklarım


    tövbe et gerisini Allah'a bırak böyle vesveselere fazla takılma


  4. Reklam

+ Yorum Gönder