Konusunu Oylayın.: Cinler Allah'a itaat edip korkandan korkarlar mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı.

Cinler Allah'a itaat edip korkandan korkarlar mı?
  1. 30.Nisan.2013, 22:08
    1
    Misafir

    Cinler Allah'a itaat edip korkandan korkarlar mı?

  2. 30.Nisan.2013, 22:42
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,690
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Cinler Allah'a itaat edip korkandan korkarlar mı?




    CİNLER Allah'A İTAAT EDİP KORKANDAN KORKARLAR:
    Aşağıdaki misaller cinlerin Allah'a itaat edip korkandan korktuklarına delildir:

    Hz. Ömer (r.a.) Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanına girmek için izin istemişti. Halbuki o anda Peygamberimizin yanında bir takım Kureyşli kadınlar vadi. Peygamber (s.a.v.) ile konuşuyorlardı ve seslerini O'nun sesinden fazla yükseltiyorlardı; Ömer'in (r.a.) girmek istediğini anlayınca kalkıp telaşlandılar; Ömer (r.a.) izin verilip içeri girdiğinde, Rasulullah (s.a.v.) gülüyordu. Ömer (r.a.) "Allah seni daima güler yüzlü kılsın ya RasulAllah" dedi. RasulAllah "Yanımdaki şu kadınlara şaştım, senin sesini işitince kaçmaya başladılar" buyurdu. Ömer (r.a.) Peygamber (s.a.v.)'e

    "Sen korkulmaya benden daha layıksın ey Allah'ın Rasulü" dedi ve sonra kadınlara dönerek, "Ey kendi kendilerinin düşmanları, benden korkuyorsunuz da Rasulullah'dan nasıl korkmuyorsunuz?" diye çıkıştı. Onlar da "Evet, çünkü sen sert heybetli birisin" dediler. Rasulullah (s.a.v.), "Bırak ey Hattab'ın oğlu, ruhumu kabza-i kudretinde tutan Zat'a yemin ederim ki, şeytan bir yolda sana rastlasa mutlaka başka bir yola sapar buyurdu"(Buhari, Müslim)

    Ahmet b. Hanbel zamanında Irak'da bir cariyenin içine cin girip onu rahatsız ediyormuş. Ahmet b. Hanbel'e dua etmesi için bir elçiyle haber göndermiş. Ahmet b. Hanbel nalinlerini çıkartıp haberciye verdikten sonra, "Bu nalinleri al, cariyenin başı ucunda otur ve orada çarpan cine hitaben de ki; Ahmet seni şu iki hususta muhayyer bıraktı: Ya bu cariyenin yakasını bırakıp gidersin, yahut yetmiş kerre şu nalinleri başına yersin." dedi. Adam Ahmet'in dediği gibi yaptı. Cin cariyenin dilinden "eğer Ahmet isterse ben İrak'ı da terk ederim, başüstüne" deyip çıkıp gitti. Sonra cariye evlendi ve çocuğu oldu. Ahmet b. Hanbel öldükten sonra cin tekrar cariyeye geldi ve rahatsız etti. Bu sefer halife Ebu Bekr el Murzi'ye haber gönderildi. O da nalinle cariyenin yanına gelerek, cariyeyi terk etmesini söyledi. Cin bu defa şöyle dedi: "Bu cariyeyi terk etmeyeceğim, teklifini asla kabul etmiyorum. Sen Ahmet b. Hanbel değilsin. O Allah'a itaat ederdi; biz de bu sebepten ona itaat ederdik."

    Cinlerin Allah'a itaat edene itaat ettiklerini Abdülkadir Geylani'nin (k.s.) kıssası daha güzel teyid ediyor: Bir gün Abdülkadir Geylani Hazretlerine Bağdat'tan adamın birisi gelip bakire kızını evin avlusundan cinlerin çalıp götürdüğünü haber verir, üzüntüsünü arz eder. Hz. Şeyh ona, "Bu gece falan tepeye git, besmele ile bir daire çiz, yatsı olunca cinler bölük bölük gelir. Onları görünce korkma. Seher vatinde bir kafileyle padişahları gelir. Arzun nedir diye sana sorar, beni sana Abdülkadir gönderdi diye kızının halini anlatırsın" dedi.

    Kızı kaçırılan zat hadiseyi şöyle anlatıyor: "Hz. Şeyhin dediği gibi yaptım. Önce korkunç görünüşlü bazı cinler geldiler ve daireden içeriye giremeyip gittiler. Nihayet padişahları geldi. Kendisi at üzerinde idi. Yanında birçok cin vardı. Dairenin karşısında durarak bana, arzun ne? diye sordu. Ben cevap vererek beni Abdülkadir gönderdi dedim. Padişah şeyhin ismi geçince hemen saygılı bir şekilde atından indi ve oturdu. Yanındakilere de oturmalarını emretti. Bana dönerek, tekrar anlat dedi. Başımdan geçenleri tekrarladım. Etrafına dönerek, çocuğu kaçıranı çabuk bulup getirin diye emir verdi, inatçı olduğu belli olan bir cin getirdiler. Kızım da yanında idi. Bu cin diyarındaki genç cinlerinden biriydi." Padişah kızı kaçırana hitaben onu niçin kaçırdığını sordu. O da, aşık oldum diye cevap vedi. Padişah derhal o cinnin başını vurdurdu ve kızımı bana teslim etti."



  3. 30.Nisan.2013, 22:42
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    CİNLER Allah'A İTAAT EDİP KORKANDAN KORKARLAR:
    Aşağıdaki misaller cinlerin Allah'a itaat edip korkandan korktuklarına delildir:

    Hz. Ömer (r.a.) Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanına girmek için izin istemişti. Halbuki o anda Peygamberimizin yanında bir takım Kureyşli kadınlar vadi. Peygamber (s.a.v.) ile konuşuyorlardı ve seslerini O'nun sesinden fazla yükseltiyorlardı; Ömer'in (r.a.) girmek istediğini anlayınca kalkıp telaşlandılar; Ömer (r.a.) izin verilip içeri girdiğinde, Rasulullah (s.a.v.) gülüyordu. Ömer (r.a.) "Allah seni daima güler yüzlü kılsın ya RasulAllah" dedi. RasulAllah "Yanımdaki şu kadınlara şaştım, senin sesini işitince kaçmaya başladılar" buyurdu. Ömer (r.a.) Peygamber (s.a.v.)'e

    "Sen korkulmaya benden daha layıksın ey Allah'ın Rasulü" dedi ve sonra kadınlara dönerek, "Ey kendi kendilerinin düşmanları, benden korkuyorsunuz da Rasulullah'dan nasıl korkmuyorsunuz?" diye çıkıştı. Onlar da "Evet, çünkü sen sert heybetli birisin" dediler. Rasulullah (s.a.v.), "Bırak ey Hattab'ın oğlu, ruhumu kabza-i kudretinde tutan Zat'a yemin ederim ki, şeytan bir yolda sana rastlasa mutlaka başka bir yola sapar buyurdu"(Buhari, Müslim)

    Ahmet b. Hanbel zamanında Irak'da bir cariyenin içine cin girip onu rahatsız ediyormuş. Ahmet b. Hanbel'e dua etmesi için bir elçiyle haber göndermiş. Ahmet b. Hanbel nalinlerini çıkartıp haberciye verdikten sonra, "Bu nalinleri al, cariyenin başı ucunda otur ve orada çarpan cine hitaben de ki; Ahmet seni şu iki hususta muhayyer bıraktı: Ya bu cariyenin yakasını bırakıp gidersin, yahut yetmiş kerre şu nalinleri başına yersin." dedi. Adam Ahmet'in dediği gibi yaptı. Cin cariyenin dilinden "eğer Ahmet isterse ben İrak'ı da terk ederim, başüstüne" deyip çıkıp gitti. Sonra cariye evlendi ve çocuğu oldu. Ahmet b. Hanbel öldükten sonra cin tekrar cariyeye geldi ve rahatsız etti. Bu sefer halife Ebu Bekr el Murzi'ye haber gönderildi. O da nalinle cariyenin yanına gelerek, cariyeyi terk etmesini söyledi. Cin bu defa şöyle dedi: "Bu cariyeyi terk etmeyeceğim, teklifini asla kabul etmiyorum. Sen Ahmet b. Hanbel değilsin. O Allah'a itaat ederdi; biz de bu sebepten ona itaat ederdik."

    Cinlerin Allah'a itaat edene itaat ettiklerini Abdülkadir Geylani'nin (k.s.) kıssası daha güzel teyid ediyor: Bir gün Abdülkadir Geylani Hazretlerine Bağdat'tan adamın birisi gelip bakire kızını evin avlusundan cinlerin çalıp götürdüğünü haber verir, üzüntüsünü arz eder. Hz. Şeyh ona, "Bu gece falan tepeye git, besmele ile bir daire çiz, yatsı olunca cinler bölük bölük gelir. Onları görünce korkma. Seher vatinde bir kafileyle padişahları gelir. Arzun nedir diye sana sorar, beni sana Abdülkadir gönderdi diye kızının halini anlatırsın" dedi.

    Kızı kaçırılan zat hadiseyi şöyle anlatıyor: "Hz. Şeyhin dediği gibi yaptım. Önce korkunç görünüşlü bazı cinler geldiler ve daireden içeriye giremeyip gittiler. Nihayet padişahları geldi. Kendisi at üzerinde idi. Yanında birçok cin vardı. Dairenin karşısında durarak bana, arzun ne? diye sordu. Ben cevap vererek beni Abdülkadir gönderdi dedim. Padişah şeyhin ismi geçince hemen saygılı bir şekilde atından indi ve oturdu. Yanındakilere de oturmalarını emretti. Bana dönerek, tekrar anlat dedi. Başımdan geçenleri tekrarladım. Etrafına dönerek, çocuğu kaçıranı çabuk bulup getirin diye emir verdi, inatçı olduğu belli olan bir cin getirdiler. Kızım da yanında idi. Bu cin diyarındaki genç cinlerinden biriydi." Padişah kızı kaçırana hitaben onu niçin kaçırdığını sordu. O da, aşık oldum diye cevap vedi. Padişah derhal o cinnin başını vurdurdu ve kızımı bana teslim etti."






+ Yorum Gönder