Konusunu Oylayın.: Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i ve İbn Battal'ın Şerhi günümüze ulaştı mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı.

Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i ve İbn Battal'ın Şerhi günümüze ulaştı mı?
  1. 29.Nisan.2013, 02:12
    1
    Misafir

    Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i ve İbn Battal'ın Şerhi günümüze ulaştı mı?






    Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i ve İbn Battal'ın Şerhi günümüze ulaştı mı? Mumsema Merhaba.
    Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i ve İbn Battal'ın Şerhi günümüze ulaştı mı?
    Selametle.


  2. 29.Nisan.2013, 02:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 30.Nisan.2013, 00:36
    2
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,657
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i ve İbn Battal'ın Şerhi günümüze ulaştı mı?




    el Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i İbn Battal sahihi buhari günümüze ulaştı mı, ulaştıysa nereden ve nasıl temin edebilirim? İlgili şerhler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?


    Buhârî'nin Sahihi üzerine yapılan ilk şerhin “A’lâmu’l-Hadis" veya "İ'lâmu's-Sünen” adıyla Hattabi’ye (388/998) ait olduğu bilinmektedir.

    Bu eserin tahkikli baskısı dört cilt halinde yapılmıştır:

    Hattâbî, Ebû Süleyman Hamd b. Muhammed, A’lâmü’l Hadîs fî Şerhi Sahîhi’l Buhâri, thk., Muhammed b. Sa’d b. Abdirrahman es-Suûdî, Merkezü İhyâi’t-Türâsi’l-İslâmî, Mekke, 1988.

    Hicrî V. asırda yaşamış olan İbn Battal ise, Buhârî’nin Sahîhi ile ilgili çok önemli bir şerh kaleme almıştır.

    Şerhlerin yazılmaya başlandığı ilk döneme ait olması açısından orijinal olan bu şerh, âlimler tarafından kabul görmüş ve sürekli referans olarak kullanılmıştır. Bu şerh de tahkiki yapılarak on cilt halinde basılmıştır:

    Şerhu İbn Battal ala Sahîhi’l-Buhârî, thk., Abdülkadir Atâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 2003.

    İbn Battal’ın şerhi yazıldığı döneme göre hacimli ve mufassal bir şerhtir. Kendisinden 61 yıl önce vefat etmiş olan Hattâbî’nin şerhleriyle kıyaslayacak olursak, Hattâbî’nin Buhârî ve Ebû Dâvûd şerhleri muhtasar olup her biri 4’er cilt olarak basılmıştır.

    Hattâbî ile ilgili yapılmış bir çalışmada Buhârî’nin Sahih’inde yer alan 3924 kadar bâbdan, yaklaşık 999’unu şerh edip kalan 2925 bâbı eserine almadığı, böylece Sahîh’i % 25 oranında şerh ettiği tesbit edilmiştir. Sünen’de yer alan yaklaşık 1881 bâbdan 1143’ünü şerh etmiş, geriye kalan 738 bâbda yer alan hadisleri şerh etme ihtiyacı duymamıştır.

    Aynı şekilde İbn Bat tal’dan 67 yıl sonra vefat eden Begavî de (ö.516/1122), derleme mahiyetinde te’lif ettiği Şerhü’s-Sünne isimli eserinde yer alan 1447 bâbdan 1100’ünü şerh etmiş, 347’sini ise şerh etmemiştir.

    İbn Battal da, Buhârî’nin her bâbını şerh etme ihtiyacı duymamış, bazı bâbları eserine başlık olarak almadığı gibi, bazılarını şerh içerisinde zikretmekle yetinmiştir.

    Dolayısıyla İbn Battal Buhârî’nin Sahih’inde yer alan yaklaşık 3924 bâbın 2882’ini şerh etmiş, geri kalan 1042 bâbı şerh etme ihtiyacı duymamıştır.

    Bu durum, şârihlerin içinde yaşadığı dönemin anlayışını bizlere yansıtmaktadır. Bu konuda değişik ve farklı bazı yorumlar yapılabilir. Örneğin bir önceki bâbda yapmış olduğu yorumları yeterli kabul ederek benzer bâblardaki hadisleri de kapsadığını veya ihtiyaç olmadığını düşünerek bu yolu tercih etmiş olabilir.

    Nitekim İbn Battal’ın, daha önce şerhedip de tekrar ihtiyaç duymadığı ve önceki yere atıfta bulunduğu ifadelerine rastlamaktayız.

    Dikkat edilirse tarihi kronoloji içerisinde daha sonra yazılan şerhlerin hacmi doğal bir süreç olarak artmakta ve şerh edilen bâb sayısının daha fazlalaştığı ortaya çıkmaktadır.

    İbn Battal şerhinin, ilk bakışta dilinin sade, üslubunun anlaşılır olduğu göze çarpmaktadır. İbn Battal’ın, meşhur şârihlerden İbn Hacer ve Aynî gibi şerhinde sistematik olarak takip ettiği bir usüle riâyet etmediği müşahede edilmektedir. Bazen hadisin açıklamasına “kavlühü” diyerek hadisin ilgili kısmını şerhederek başlamakta, bazen bir müellifin sözü veya görüşüyle şerhe girmekte, bazen de hadisin muhtevasıyla ilgili konuda âlimlerin görüşlerine öncelik vererek âlimlerin o konuda icması veya ihtilafı bulunduğunu bildirerek şerhe başlamaktadır.

    Göze çarpan en önemli hususlardan birisi de şerhte iktibas ettiği nakillerin çok olmasıdır. Bu nakillerin oranı kanaatimizce şerhin yaklaşık 3/4’ünü oluşturmaktadır. Bazen sayfanın tamamının nakillerden oluştuğu görülmektedir. (bk. Saffet Sancaklı, “İbn Battal ve Buhari Şerhi”, Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, VII, sayı: 1, sh. 61-93)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 30.Nisan.2013, 00:36
    2
    erimeye devam...



    el Hattabi'nin İ'lâmu's-Sünen'i İbn Battal sahihi buhari günümüze ulaştı mı, ulaştıysa nereden ve nasıl temin edebilirim? İlgili şerhler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?


    Buhârî'nin Sahihi üzerine yapılan ilk şerhin “A’lâmu’l-Hadis" veya "İ'lâmu's-Sünen” adıyla Hattabi’ye (388/998) ait olduğu bilinmektedir.

    Bu eserin tahkikli baskısı dört cilt halinde yapılmıştır:

    Hattâbî, Ebû Süleyman Hamd b. Muhammed, A’lâmü’l Hadîs fî Şerhi Sahîhi’l Buhâri, thk., Muhammed b. Sa’d b. Abdirrahman es-Suûdî, Merkezü İhyâi’t-Türâsi’l-İslâmî, Mekke, 1988.

    Hicrî V. asırda yaşamış olan İbn Battal ise, Buhârî’nin Sahîhi ile ilgili çok önemli bir şerh kaleme almıştır.

    Şerhlerin yazılmaya başlandığı ilk döneme ait olması açısından orijinal olan bu şerh, âlimler tarafından kabul görmüş ve sürekli referans olarak kullanılmıştır. Bu şerh de tahkiki yapılarak on cilt halinde basılmıştır:

    Şerhu İbn Battal ala Sahîhi’l-Buhârî, thk., Abdülkadir Atâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 2003.

    İbn Battal’ın şerhi yazıldığı döneme göre hacimli ve mufassal bir şerhtir. Kendisinden 61 yıl önce vefat etmiş olan Hattâbî’nin şerhleriyle kıyaslayacak olursak, Hattâbî’nin Buhârî ve Ebû Dâvûd şerhleri muhtasar olup her biri 4’er cilt olarak basılmıştır.

    Hattâbî ile ilgili yapılmış bir çalışmada Buhârî’nin Sahih’inde yer alan 3924 kadar bâbdan, yaklaşık 999’unu şerh edip kalan 2925 bâbı eserine almadığı, böylece Sahîh’i % 25 oranında şerh ettiği tesbit edilmiştir. Sünen’de yer alan yaklaşık 1881 bâbdan 1143’ünü şerh etmiş, geriye kalan 738 bâbda yer alan hadisleri şerh etme ihtiyacı duymamıştır.

    Aynı şekilde İbn Bat tal’dan 67 yıl sonra vefat eden Begavî de (ö.516/1122), derleme mahiyetinde te’lif ettiği Şerhü’s-Sünne isimli eserinde yer alan 1447 bâbdan 1100’ünü şerh etmiş, 347’sini ise şerh etmemiştir.

    İbn Battal da, Buhârî’nin her bâbını şerh etme ihtiyacı duymamış, bazı bâbları eserine başlık olarak almadığı gibi, bazılarını şerh içerisinde zikretmekle yetinmiştir.

    Dolayısıyla İbn Battal Buhârî’nin Sahih’inde yer alan yaklaşık 3924 bâbın 2882’ini şerh etmiş, geri kalan 1042 bâbı şerh etme ihtiyacı duymamıştır.

    Bu durum, şârihlerin içinde yaşadığı dönemin anlayışını bizlere yansıtmaktadır. Bu konuda değişik ve farklı bazı yorumlar yapılabilir. Örneğin bir önceki bâbda yapmış olduğu yorumları yeterli kabul ederek benzer bâblardaki hadisleri de kapsadığını veya ihtiyaç olmadığını düşünerek bu yolu tercih etmiş olabilir.

    Nitekim İbn Battal’ın, daha önce şerhedip de tekrar ihtiyaç duymadığı ve önceki yere atıfta bulunduğu ifadelerine rastlamaktayız.

    Dikkat edilirse tarihi kronoloji içerisinde daha sonra yazılan şerhlerin hacmi doğal bir süreç olarak artmakta ve şerh edilen bâb sayısının daha fazlalaştığı ortaya çıkmaktadır.

    İbn Battal şerhinin, ilk bakışta dilinin sade, üslubunun anlaşılır olduğu göze çarpmaktadır. İbn Battal’ın, meşhur şârihlerden İbn Hacer ve Aynî gibi şerhinde sistematik olarak takip ettiği bir usüle riâyet etmediği müşahede edilmektedir. Bazen hadisin açıklamasına “kavlühü” diyerek hadisin ilgili kısmını şerhederek başlamakta, bazen bir müellifin sözü veya görüşüyle şerhe girmekte, bazen de hadisin muhtevasıyla ilgili konuda âlimlerin görüşlerine öncelik vererek âlimlerin o konuda icması veya ihtilafı bulunduğunu bildirerek şerhe başlamaktadır.

    Göze çarpan en önemli hususlardan birisi de şerhte iktibas ettiği nakillerin çok olmasıdır. Bu nakillerin oranı kanaatimizce şerhin yaklaşık 3/4’ünü oluşturmaktadır. Bazen sayfanın tamamının nakillerden oluştuğu görülmektedir. (bk. Saffet Sancaklı, “İbn Battal ve Buhari Şerhi”, Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, VII, sayı: 1, sh. 61-93)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder