Konusunu Oylayın.: Kayınvalide ve kayınpederin gelinin uzerindeki hakları nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı.

Kayınvalide ve kayınpederin gelinin uzerindeki hakları nedir?
  1. 28.Nisan.2013, 16:16
    1
    Misafir

    Kayınvalide ve kayınpederin gelinin uzerindeki hakları nedir?






    Kayınvalide ve kayınpederin gelinin uzerindeki hakları nedir? Mumsema kayinvalide ve kayinpederiin gelinin uzerindeki haklari nasildir, anne ve babadan farki varmi


  2. 29.Nisan.2013, 17:16
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,680
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Kayınvalide ve kayınpederin gelinin uzerindeki hakları nedir?




    Kayınpeder ve kayınvalideyle gelinin karşılıklı görevleri nelerdir?


    Bu konuda, karı-koca arasında uyulması gereken hak ve vazifelerde olduğu gibi kesin net hükümler yoktur. Meseleyi daha çok, -evlilikle birlikte sıhriyet yoluyla bir akrabalık oluştuğu için- akrabalık haklarının gözetilmesi ve eşlerin karşılıklı birbirlerini razı ve mutlu etmeleri yönüyle ele almak daha doğru olacaktır.
    Gerek Kuran-ı Kerim’de geçen akrabalık ilişkilerinin gözetilmesini emreden ayetlere, gerekse Efendimizin konuyla ilgili hadisi şeriflerine baktığımızda, en yakın daireden başlayarak akrabalık haklarının yerine getirilmesinin dinimizde çok önemli bir esas olduğu görülecektir. Evlilik akdiyle birlikte, eşlerden her biri yeni akrabalar edinmektedir. Özellikle, eşlerden her birinin anne-babası diğeri için mahrem olmakta ve evlenen kişi adeta manevi ikinci bir anne-babaya kavuşmaktadır. Anne-babalar için de, evlenen çocuklarını düşündüğümüzde, aynı durumun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Bunun için kişinin, kayınvalidesi veya kayınpederine karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklar açıkça belirtilmemiş olsa da, akrabalık bağlarını güçlü tutmayı emreden nasların bunları da içine alacağını söyleyebiliriz.
    Meselenin ikinci bir yönü daha vardır ki, o da eşlerin karşılıklı birbirlerini mutlu edebilmeleri ve aralarındaki muhabbet ve meveddetin artması, her birinin diğerinin akrabalarına karşı iyi davranmasına bağlıdır. Yani Müslüman bir hanımın eşine iyi davranmasının bir diğer yönü de eşinin anne ve babasına karşı iyi davranması, onlara hürmeti ve takdiri elden bırakmamasıdır. Kadın, kayınvalidesine yardımcı olarak kocasına ikram ve iyilikte bulunur. Dolayısı ile koca da bu durumu göz önünde bulundurarak hanımına ve onun annesine karşı iyi davranır. Kadın bunu yapmakla aslında kendine iyilik yapmış olur. Zira Allah Teâlâ, "İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?” (Rahman Suresi, 55/60) buyuruyor.
    Görüldüğü gibi bu konuya bakışımız, daha çok eşlerin birbirlerini mutlu etmeleri, akrabalık bağlarının gözetilmesi ve genel ahlak kuralları çerçevesinde olmalıdır. Yani erkek hanımını anne-babasına hizmet için zorlamayacağı gibi, hanım da bu konuda kendine düşeni yerine getirmeli ve onlara mümkün mertebe ihsan ve ikramda bulunmalıdır. Aynı durum erkek için de geçerlidir.
    Öte yandan, bizi bağlayan İslami değerlere ters olmayan, usuldeki ifadesi ile Kur’an’ın ruhuna ve ümmetin maslahatına uygun tatbikatlar Müslümanlar için de bağlayıcıdır. Küçük-büyük, Müslüman olan olmayan bütün insanlara merhamet, şefkat ve adalet ile yaklaşılmasını emreden bir dinin, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalık bağı teessüs etmiş kişilere hürmet gösterilmesini emretmemesi düşünülemez.
    Son olarak şunu ifade edebiliriz ki, eşler birbirlerinin ana babalarını aslî ana babaları gibi kabul edip, onlara saygı göstermeli ve hizmetlerinde bulunmalıdırlar. Bu insani, ahlaki olmanın ötesinde evlatlar için dini bir görevdir. Aynı şekilde kayınvalide ve kayınpederler de, gelinlerini veya damatlarını öz oğulları veya kızları gibi görmeli ve aynı şefkat ve merhametlerini onlara da göstermelidirler.



  3. 29.Nisan.2013, 17:16
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Kayınpeder ve kayınvalideyle gelinin karşılıklı görevleri nelerdir?


    Bu konuda, karı-koca arasında uyulması gereken hak ve vazifelerde olduğu gibi kesin net hükümler yoktur. Meseleyi daha çok, -evlilikle birlikte sıhriyet yoluyla bir akrabalık oluştuğu için- akrabalık haklarının gözetilmesi ve eşlerin karşılıklı birbirlerini razı ve mutlu etmeleri yönüyle ele almak daha doğru olacaktır.
    Gerek Kuran-ı Kerim’de geçen akrabalık ilişkilerinin gözetilmesini emreden ayetlere, gerekse Efendimizin konuyla ilgili hadisi şeriflerine baktığımızda, en yakın daireden başlayarak akrabalık haklarının yerine getirilmesinin dinimizde çok önemli bir esas olduğu görülecektir. Evlilik akdiyle birlikte, eşlerden her biri yeni akrabalar edinmektedir. Özellikle, eşlerden her birinin anne-babası diğeri için mahrem olmakta ve evlenen kişi adeta manevi ikinci bir anne-babaya kavuşmaktadır. Anne-babalar için de, evlenen çocuklarını düşündüğümüzde, aynı durumun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Bunun için kişinin, kayınvalidesi veya kayınpederine karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklar açıkça belirtilmemiş olsa da, akrabalık bağlarını güçlü tutmayı emreden nasların bunları da içine alacağını söyleyebiliriz.
    Meselenin ikinci bir yönü daha vardır ki, o da eşlerin karşılıklı birbirlerini mutlu edebilmeleri ve aralarındaki muhabbet ve meveddetin artması, her birinin diğerinin akrabalarına karşı iyi davranmasına bağlıdır. Yani Müslüman bir hanımın eşine iyi davranmasının bir diğer yönü de eşinin anne ve babasına karşı iyi davranması, onlara hürmeti ve takdiri elden bırakmamasıdır. Kadın, kayınvalidesine yardımcı olarak kocasına ikram ve iyilikte bulunur. Dolayısı ile koca da bu durumu göz önünde bulundurarak hanımına ve onun annesine karşı iyi davranır. Kadın bunu yapmakla aslında kendine iyilik yapmış olur. Zira Allah Teâlâ, "İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?” (Rahman Suresi, 55/60) buyuruyor.
    Görüldüğü gibi bu konuya bakışımız, daha çok eşlerin birbirlerini mutlu etmeleri, akrabalık bağlarının gözetilmesi ve genel ahlak kuralları çerçevesinde olmalıdır. Yani erkek hanımını anne-babasına hizmet için zorlamayacağı gibi, hanım da bu konuda kendine düşeni yerine getirmeli ve onlara mümkün mertebe ihsan ve ikramda bulunmalıdır. Aynı durum erkek için de geçerlidir.
    Öte yandan, bizi bağlayan İslami değerlere ters olmayan, usuldeki ifadesi ile Kur’an’ın ruhuna ve ümmetin maslahatına uygun tatbikatlar Müslümanlar için de bağlayıcıdır. Küçük-büyük, Müslüman olan olmayan bütün insanlara merhamet, şefkat ve adalet ile yaklaşılmasını emreden bir dinin, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalık bağı teessüs etmiş kişilere hürmet gösterilmesini emretmemesi düşünülemez.
    Son olarak şunu ifade edebiliriz ki, eşler birbirlerinin ana babalarını aslî ana babaları gibi kabul edip, onlara saygı göstermeli ve hizmetlerinde bulunmalıdırlar. Bu insani, ahlaki olmanın ötesinde evlatlar için dini bir görevdir. Aynı şekilde kayınvalide ve kayınpederler de, gelinlerini veya damatlarını öz oğulları veya kızları gibi görmeli ve aynı şefkat ve merhametlerini onlara da göstermelidirler.






+ Yorum Gönder