Konusunu Oylayın.: Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 3 kişi oyladı.

Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?
  1. 28.Nisan.2013, 00:50
    1
    Misafir

    Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?






    Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu? Mumsema Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?


  2. 28.Nisan.2013, 00:50
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Nisan.2013, 17:01
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,182
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?





    Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?



    Fasık: ALLAH Teâlâ’nın emirlerine aykırı hareket eden, günahkar, kötü huylu, kötülük yapmayı alışkanlık haline getirmiş olan kimse demektir. Bir fıkıh terimi olarak fasık şöyle tarif edilir: ALLAH Teâlâ’ya itaati terkeden ve O’na isyana dalan, başka bir deyimle büyük günah işleyerek veya küçük günahta ısrar ederek doğru yoldan çıkan, dinin hükümlerine bağlenıp onları kabul ettikten sonra o hükümlerin tamamını ya da bir kısmını ihlâl eden kimse fasık diye nitelendirilir. Yani kısaca ilâhı emirlerin dışına çıkmaktır.

    Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de Kehf sûresinin 50. âyet-i kerimesinde ALLAH Teâlâ’nın emrinden çıkarak O’na secde etmeyen şeytan için: “Şeytan Rabbinin emrinden çıktı.” buyrulmaktadır. Genel olarak fıskı üç grupta toplamak mümkündür:

    1- Günahı çirkin kabul etmekle birlikte, bazen günah işlemek.

    2- Yapılen bir günahı ısrarla işlemek.

    3- Haram ve çirkin olduğunu inkâr ederek bir günah işlemek. Bu sonuncusu küfrü gerektirir ve kişinin dinle ilişiği kesilir. Mesela haramlığını inkâr ederek, başka bir deyimle helal sayarak içki içmek, zina etmek bu niteliktedir.
    Fasık bir kimsenin arkasında namaz kılmak caizdir. Yani batıl değildir. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "İster salih olsun ister fasık, her müslümanın arkasında namaz kılınız” (kılabilirsiniz). Sahabe ve tabi`in Cum`a namazı olsun başka namaz olsun zamanın en büyük zalim ve fasıkı Haccac`a tabi olmaktan çekinmezlerdi. Hatta Hasan el-Basri onun hakkında şöyle diyor: Her millet kendi kötülüklerini, biz de Haccac`ın kötülüklerini getirirsek biz (Haccac`ın kötülüklerinden dolayı) onlara galebe çalarız. Bununla beraber fasıkın arkasında namaz kılmak mekruh sayılır.

    Namazda cemaate imam olacak kimsede birtakım ilmî ve ahlâkî vasıfların bulunması gerekir. Çünkü, imam olan insan namaz esnasında üzerine cemaatin mes’uliyetini yüklenmektedir. Aynı zamanda imamete geçmekle o esnada cemaatin rehberi ve kılavuzu olmaktadır. Vazifesi itibariyle imamlık yapan kimselerin dikkatli olmaları, İslâmî yaşayışı ve ahlâkı ile örnek bir insan olarak hareket etmeleri, Müslümanların gözünün hep kendilerinde olduğunu düşünerek istenmeyen davranışlarda bulunmamaları gerekir. Bu vazifenin bir Peygamber mesleği olduğu devamlı hatırda tutularak, ona göre titiz ve ihtiyatlı davranmalıdır.Bu hususlar göz önüne alınarak İslâm âlimleri imamlığa ehil olacak kimseleri şu şekilde tasnif ederler: İmam olacak kimse önce namazın ahkâmını, sıhhatini, namazı bozan ve bozmayan şeyleri, sünnet ve mekruhlarını iyi bilmelidir. İkinci olarak Kur’ân’ı düzgün ve yanlışsız olarak okuyabilmeli. Kur’ân’dan maksat, namazda okuduğu sûre ve âyetleri namaz sahih olacak şekilde düzgün okumasıdır. Bundan başka takvayı esas almalı. Haramdan ve şüpheli şeylerden uzak durmalıdır. Ayrıca ahlâkî bakımdan mutedil bulunmalı; ahlâksızlık sayılan çirkin fiillerden uzak durmaya çalışmalıdır.Diğer yandan imamlık yapacak kimse herkes tarafından sevilen, sayılan birisi olmalıdır. Çünkü, imamlıkta ilk aranan şart, cemaatin çokluğundan ziyade imamın faziletli bir insan olması, cemaat tarafından benimsenen şahsiyete sahip olmasıdır.Bu arada bazı kimselerin imamlıkları da mekruhtur. Fıkıh kitaplarımızda buna misal olarak şunlar verilir: Kölenin, âmânın, haram ve günahları işlemekten çekinmeyen fâsık kimselerin, bid’atçıların, veled-i zinanın imamlık yapmaları mekruhtur. Bunların ayrı ayrı sebep ve hikmetleri vardır. Bugün kölelik olmamakla birlikte, köle olan kişi yarım insan sayılmaktadır. Âmâ kişiler ise, üstünün başının temizliğine pek dikkat edemezler. Farkında olmadan üzerlerinde namazın sıhhatine engel olacak kadar necaset bulunduğu halde namaza durabilirler.1

    Fasık ve bid’atçı kimselerin imamlığına gelince; içki, kumar, faiz, yalan ve gıybet gibi fiilleri işleyen kimselere fasık denir. Bu arada toto, piyango da birer kumar olduklarından, bunların haram olduğunu bile bile işleyen kimselere de fâsık olur. Esas itibariyle cemaatin önüne geçecek kimsede, Müslümanların hoş karşılamadığı böyle fiilleri işlememesi icap eder. Bunun için de imkân nisbetinde böyle kimseler çeşitli vesilelerle ikaz edilmeli, bu kötü fiillerden uzaklaşmaları sağlanmalıdır.

    Fakat, bütün bunlarla birlikte gerek hadis kitaplarımızda kaydedildiğine, gerekse fıkıh ve kelâm kitaplarında yer aldığına göre, kerâhetle birlikte fıska giren ve bid’at işleyen kimselerin arkasında namaz kılınır. Bu namaz sahih olur. Ancak, işlemiş olduğu haram fiili küçümser, haramlığını umursamaz, hattâ haram olmadığına beyanda bulunursa, işte böyle kimselerin arkasında namaz kılmamalıdır.
    Bu arada bazı kaynaklarda bid’at sahibinin ve fasıkın arkasında namaz kılan kimse cemaat sevabını alsa da, bu sevap takva ehli bir imamın arkasında kılınan namazın sevabına yetişmez, onun kadar olamaz.2

    Sigaranın haram olduğuna dair kesin bir hüküm bulunmadığı için, sigara içen kimselerin arkasında namaz kılmak mekruh olur diye bir kaide getirilemez. Olsa olsa bir mekruh işlemiş olur. Fakat, yukarıda da dediğimiz gibi, imam olan şahıslar örnek kabul edilen insanlar olduklarından bu alışkanlığı da terk etmeye çalışmalıdır.

    Bu vesileyle şu hususu da belirtelim: Bir imamda kötü bir alışkanlık, fıska giren bir hareket görüldüğü zaman, münasip bir dille onu kendisine hatırlatmalı, herkese duyurup ilân ederek aleyhinde bir hava meydana getirmemeye çalışmalıdır. Çünkü, böyle yanlış bir hareket, bu vazifeyi yapan bütün şahıslara da dolaylı olarak tesir edebilir. Bu meselede dikkat edilmelidir.

    1. Mülteka'l-Ebhur, 31-32.
    2. el-Feteva'l-Hindiyye, 1:84.


  4. 28.Nisan.2013, 17:01
    2
    Devamlı Üye




    Fâsık olmak ne demektir? Fâsık kimse imam olur mu?



    Fasık: ALLAH Teâlâ’nın emirlerine aykırı hareket eden, günahkar, kötü huylu, kötülük yapmayı alışkanlık haline getirmiş olan kimse demektir. Bir fıkıh terimi olarak fasık şöyle tarif edilir: ALLAH Teâlâ’ya itaati terkeden ve O’na isyana dalan, başka bir deyimle büyük günah işleyerek veya küçük günahta ısrar ederek doğru yoldan çıkan, dinin hükümlerine bağlenıp onları kabul ettikten sonra o hükümlerin tamamını ya da bir kısmını ihlâl eden kimse fasık diye nitelendirilir. Yani kısaca ilâhı emirlerin dışına çıkmaktır.

    Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de Kehf sûresinin 50. âyet-i kerimesinde ALLAH Teâlâ’nın emrinden çıkarak O’na secde etmeyen şeytan için: “Şeytan Rabbinin emrinden çıktı.” buyrulmaktadır. Genel olarak fıskı üç grupta toplamak mümkündür:

    1- Günahı çirkin kabul etmekle birlikte, bazen günah işlemek.

    2- Yapılen bir günahı ısrarla işlemek.

    3- Haram ve çirkin olduğunu inkâr ederek bir günah işlemek. Bu sonuncusu küfrü gerektirir ve kişinin dinle ilişiği kesilir. Mesela haramlığını inkâr ederek, başka bir deyimle helal sayarak içki içmek, zina etmek bu niteliktedir.
    Fasık bir kimsenin arkasında namaz kılmak caizdir. Yani batıl değildir. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "İster salih olsun ister fasık, her müslümanın arkasında namaz kılınız” (kılabilirsiniz). Sahabe ve tabi`in Cum`a namazı olsun başka namaz olsun zamanın en büyük zalim ve fasıkı Haccac`a tabi olmaktan çekinmezlerdi. Hatta Hasan el-Basri onun hakkında şöyle diyor: Her millet kendi kötülüklerini, biz de Haccac`ın kötülüklerini getirirsek biz (Haccac`ın kötülüklerinden dolayı) onlara galebe çalarız. Bununla beraber fasıkın arkasında namaz kılmak mekruh sayılır.

    Namazda cemaate imam olacak kimsede birtakım ilmî ve ahlâkî vasıfların bulunması gerekir. Çünkü, imam olan insan namaz esnasında üzerine cemaatin mes’uliyetini yüklenmektedir. Aynı zamanda imamete geçmekle o esnada cemaatin rehberi ve kılavuzu olmaktadır. Vazifesi itibariyle imamlık yapan kimselerin dikkatli olmaları, İslâmî yaşayışı ve ahlâkı ile örnek bir insan olarak hareket etmeleri, Müslümanların gözünün hep kendilerinde olduğunu düşünerek istenmeyen davranışlarda bulunmamaları gerekir. Bu vazifenin bir Peygamber mesleği olduğu devamlı hatırda tutularak, ona göre titiz ve ihtiyatlı davranmalıdır.Bu hususlar göz önüne alınarak İslâm âlimleri imamlığa ehil olacak kimseleri şu şekilde tasnif ederler: İmam olacak kimse önce namazın ahkâmını, sıhhatini, namazı bozan ve bozmayan şeyleri, sünnet ve mekruhlarını iyi bilmelidir. İkinci olarak Kur’ân’ı düzgün ve yanlışsız olarak okuyabilmeli. Kur’ân’dan maksat, namazda okuduğu sûre ve âyetleri namaz sahih olacak şekilde düzgün okumasıdır. Bundan başka takvayı esas almalı. Haramdan ve şüpheli şeylerden uzak durmalıdır. Ayrıca ahlâkî bakımdan mutedil bulunmalı; ahlâksızlık sayılan çirkin fiillerden uzak durmaya çalışmalıdır.Diğer yandan imamlık yapacak kimse herkes tarafından sevilen, sayılan birisi olmalıdır. Çünkü, imamlıkta ilk aranan şart, cemaatin çokluğundan ziyade imamın faziletli bir insan olması, cemaat tarafından benimsenen şahsiyete sahip olmasıdır.Bu arada bazı kimselerin imamlıkları da mekruhtur. Fıkıh kitaplarımızda buna misal olarak şunlar verilir: Kölenin, âmânın, haram ve günahları işlemekten çekinmeyen fâsık kimselerin, bid’atçıların, veled-i zinanın imamlık yapmaları mekruhtur. Bunların ayrı ayrı sebep ve hikmetleri vardır. Bugün kölelik olmamakla birlikte, köle olan kişi yarım insan sayılmaktadır. Âmâ kişiler ise, üstünün başının temizliğine pek dikkat edemezler. Farkında olmadan üzerlerinde namazın sıhhatine engel olacak kadar necaset bulunduğu halde namaza durabilirler.1

    Fasık ve bid’atçı kimselerin imamlığına gelince; içki, kumar, faiz, yalan ve gıybet gibi fiilleri işleyen kimselere fasık denir. Bu arada toto, piyango da birer kumar olduklarından, bunların haram olduğunu bile bile işleyen kimselere de fâsık olur. Esas itibariyle cemaatin önüne geçecek kimsede, Müslümanların hoş karşılamadığı böyle fiilleri işlememesi icap eder. Bunun için de imkân nisbetinde böyle kimseler çeşitli vesilelerle ikaz edilmeli, bu kötü fiillerden uzaklaşmaları sağlanmalıdır.

    Fakat, bütün bunlarla birlikte gerek hadis kitaplarımızda kaydedildiğine, gerekse fıkıh ve kelâm kitaplarında yer aldığına göre, kerâhetle birlikte fıska giren ve bid’at işleyen kimselerin arkasında namaz kılınır. Bu namaz sahih olur. Ancak, işlemiş olduğu haram fiili küçümser, haramlığını umursamaz, hattâ haram olmadığına beyanda bulunursa, işte böyle kimselerin arkasında namaz kılmamalıdır.
    Bu arada bazı kaynaklarda bid’at sahibinin ve fasıkın arkasında namaz kılan kimse cemaat sevabını alsa da, bu sevap takva ehli bir imamın arkasında kılınan namazın sevabına yetişmez, onun kadar olamaz.2

    Sigaranın haram olduğuna dair kesin bir hüküm bulunmadığı için, sigara içen kimselerin arkasında namaz kılmak mekruh olur diye bir kaide getirilemez. Olsa olsa bir mekruh işlemiş olur. Fakat, yukarıda da dediğimiz gibi, imam olan şahıslar örnek kabul edilen insanlar olduklarından bu alışkanlığı da terk etmeye çalışmalıdır.

    Bu vesileyle şu hususu da belirtelim: Bir imamda kötü bir alışkanlık, fıska giren bir hareket görüldüğü zaman, münasip bir dille onu kendisine hatırlatmalı, herkese duyurup ilân ederek aleyhinde bir hava meydana getirmemeye çalışmalıdır. Çünkü, böyle yanlış bir hareket, bu vazifeyi yapan bütün şahıslara da dolaylı olarak tesir edebilir. Bu meselede dikkat edilmelidir.

    1. Mülteka'l-Ebhur, 31-32.
    2. el-Feteva'l-Hindiyye, 1:84.





+ Yorum Gönder