Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin zehirlenmesi olayı ile ilgili hadislerde bir çelişki var bu nasıl olur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı.

Peygamberimizin zehirlenmesi olayı ile ilgili hadislerde bir çelişki var bu nasıl olur?
  1. 19.Nisan.2013, 19:23
    1
    Misafir

    Peygamberimizin zehirlenmesi olayı ile ilgili hadislerde bir çelişki var bu nasıl olur?






    Peygamberimizin zehirlenmesi olayı ile ilgili hadislerde bir çelişki var bu nasıl olur? Mumsema Peygamberimizin zehirlenmesi olayı ile ilgili hadislerde bir çelişki var bu nasıl olur?


  2. 25.Nisan.2013, 00:35
    2
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,653
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peygamberimizin zehirlenmesi olayı ile ilgili hadislerde bir çelişki var bu nasıl olur?




    Alıntı
    Daha önce sorduğum bir soruda peygamberimizin hayberde zehirlenme olayını sormuştum ve siz peygamberimizin bir mucizeyle daha eti yemeden 'Ellerinizi çekiniz! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' (Sîre, 3:352; Sünen, 4:175) hadisiyle zehirlenmekten kurtulduğunu söylediniz. Ama sizin başka bir makalenizde gördüğüm bir hadiste peygamberimiz Hz. Ayşe'ye 'Ben Huneyn'de yediğim yemeğin acısını çekiyorum' (İbnü'l-Esîr, el-Kâmil, II, 222) diyor ve siz peygamberin vefatını zehirlenmeye bağlıyorsunuz. peki peygamberimiz o eti yemediyse nasıl ondan zehirlenmiş olabilir verdiğim iki hadiste sizin sitenizden aldığım hadisler. Soruyorum böyle bariz bir çelişkinin açıklaması ne olabilir.
    Konuyla ilgili bir hadis rivayeti şöyledir:

    “Ben Hayber’de yediğim yemeğin acısını her zaman (ma ezalü ecidu) hissettim. İşte şu anda o zehrin tesiriyle içimdeki (şah-bel) damarlarımın koptuğunu görüyorum.” (Buhari, Magazi, 83)

    Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber (asm) “Ağzına aldığı lokmayı yutmadan 'Ellerinizi çekin! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' dedi” (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, ilgili hadisin şerhi) ifadesine yer verilmiştir.

    Diğer bir rivayette “..kürek kemiğinden bir parça ısırdı, fakat yutmadan arkadaşlarına ‘Ellerinizi çekin! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' dedi’” (A.g.e, 7/497)

    Diğer bazı rivayetlerde ise, “Hz. Peygamber ve bazı arkadaşları ondan biraz yediler/bir parça aldılar. Sonra Hz. Peygamber 'Ellerinizi çekin! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' dedi.’” (Ebu Davud, Diyat, 6) ifadesine yer verilmiştir.

    Bu farklı ifadelerden anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber -kuvvetli ihtimalle- dişleriyle eti ısırdı. Isırdığını yuttu veya yutmadı. Her iki durumda da güçlü bir şekilde zehirlenmiş olan et parçası Hz. Peygamberin mübarek vücuduna tesir etti. Çünkü et lokması yutulmasa bile ısırılıp çiğnenmiş olduğundan, onun suyu mutlaka içeriye kaçmıştır.

    Bazı rivayetlerde şu ifadelere yer verilmiştir: “Sahabeden bazı kimseler yedikleri zehirli etten dolayı öldüler. Hz. Peygamber de yediği zehirli ete karşı bir tedbir olarak kendine hacamat yaptırdı." (Ebu Davud, a.y) Bu rivayet de açıkça Hz. Peygamberin -ister lokmayı yutsun, ister yutmayıp ısırmasından midesine inen suyundan ötürü olsun- zehire karşı bir tedbir aldığı görülmektedir.

    Bu gün ilim şunu kesin olarak kabul ediyor ki, metabolizma olayı /yenen şeylerin sindirilmesi hadisesi ağızdan başlar.. Bu sebeple, hayatı boyunca Hz. Peygamberin bu zehirin tesiriyle bazen vücudunda acı hissetmesi ve en sonunda da (bazı alimlerin yorumladıkları gibi, peygamberlik derecesi yanında bir de şahadet mertebesini de kazanması için), vefatından biraz (üç gün) önce şiddetli bir yan etkisini görmüş olması mümkün ve makuldür.

    Bu açıklamalardan açıkça anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber bir mucize eseri olarak etin zehirli olduğunu öğrenmiş, yemekten vazgeçmiş, arkadaşlarını da onu yemekten menetmiş ve böylece büyük bir facianın önüne geçmiştir. Bununla beraber, böyle bir bilgiye sahip olmadan etten bir lokma yiyen bir sahabi vefat etmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber de bir lokmayı yutmaz ise de ısırmasından dolayı etkilenmiş ve hayatı boyunca zaman zaman onun acısını duymuştur. Nihayet ölümünden birkaç gün önce zehirin tesiri daha artmış ve peygamberimiz -şahadet mertebesini de kazanmak için bu zehirin de etkisiyle vefat etmiştir.

    Bundan anlaşılıyor ki, söz konusu bu iki hadis rivayeti arasında bir çelişki yoktur.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  3. 25.Nisan.2013, 00:35
    2
    erimeye devam...



    Alıntı
    Daha önce sorduğum bir soruda peygamberimizin hayberde zehirlenme olayını sormuştum ve siz peygamberimizin bir mucizeyle daha eti yemeden 'Ellerinizi çekiniz! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' (Sîre, 3:352; Sünen, 4:175) hadisiyle zehirlenmekten kurtulduğunu söylediniz. Ama sizin başka bir makalenizde gördüğüm bir hadiste peygamberimiz Hz. Ayşe'ye 'Ben Huneyn'de yediğim yemeğin acısını çekiyorum' (İbnü'l-Esîr, el-Kâmil, II, 222) diyor ve siz peygamberin vefatını zehirlenmeye bağlıyorsunuz. peki peygamberimiz o eti yemediyse nasıl ondan zehirlenmiş olabilir verdiğim iki hadiste sizin sitenizden aldığım hadisler. Soruyorum böyle bariz bir çelişkinin açıklaması ne olabilir.
    Konuyla ilgili bir hadis rivayeti şöyledir:

    “Ben Hayber’de yediğim yemeğin acısını her zaman (ma ezalü ecidu) hissettim. İşte şu anda o zehrin tesiriyle içimdeki (şah-bel) damarlarımın koptuğunu görüyorum.” (Buhari, Magazi, 83)

    Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber (asm) “Ağzına aldığı lokmayı yutmadan 'Ellerinizi çekin! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' dedi” (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bari, ilgili hadisin şerhi) ifadesine yer verilmiştir.

    Diğer bir rivayette “..kürek kemiğinden bir parça ısırdı, fakat yutmadan arkadaşlarına ‘Ellerinizi çekin! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' dedi’” (A.g.e, 7/497)

    Diğer bazı rivayetlerde ise, “Hz. Peygamber ve bazı arkadaşları ondan biraz yediler/bir parça aldılar. Sonra Hz. Peygamber 'Ellerinizi çekin! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor' dedi.’” (Ebu Davud, Diyat, 6) ifadesine yer verilmiştir.

    Bu farklı ifadelerden anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber -kuvvetli ihtimalle- dişleriyle eti ısırdı. Isırdığını yuttu veya yutmadı. Her iki durumda da güçlü bir şekilde zehirlenmiş olan et parçası Hz. Peygamberin mübarek vücuduna tesir etti. Çünkü et lokması yutulmasa bile ısırılıp çiğnenmiş olduğundan, onun suyu mutlaka içeriye kaçmıştır.

    Bazı rivayetlerde şu ifadelere yer verilmiştir: “Sahabeden bazı kimseler yedikleri zehirli etten dolayı öldüler. Hz. Peygamber de yediği zehirli ete karşı bir tedbir olarak kendine hacamat yaptırdı." (Ebu Davud, a.y) Bu rivayet de açıkça Hz. Peygamberin -ister lokmayı yutsun, ister yutmayıp ısırmasından midesine inen suyundan ötürü olsun- zehire karşı bir tedbir aldığı görülmektedir.

    Bu gün ilim şunu kesin olarak kabul ediyor ki, metabolizma olayı /yenen şeylerin sindirilmesi hadisesi ağızdan başlar.. Bu sebeple, hayatı boyunca Hz. Peygamberin bu zehirin tesiriyle bazen vücudunda acı hissetmesi ve en sonunda da (bazı alimlerin yorumladıkları gibi, peygamberlik derecesi yanında bir de şahadet mertebesini de kazanması için), vefatından biraz (üç gün) önce şiddetli bir yan etkisini görmüş olması mümkün ve makuldür.

    Bu açıklamalardan açıkça anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber bir mucize eseri olarak etin zehirli olduğunu öğrenmiş, yemekten vazgeçmiş, arkadaşlarını da onu yemekten menetmiş ve böylece büyük bir facianın önüne geçmiştir. Bununla beraber, böyle bir bilgiye sahip olmadan etten bir lokma yiyen bir sahabi vefat etmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber de bir lokmayı yutmaz ise de ısırmasından dolayı etkilenmiş ve hayatı boyunca zaman zaman onun acısını duymuştur. Nihayet ölümünden birkaç gün önce zehirin tesiri daha artmış ve peygamberimiz -şahadet mertebesini de kazanmak için bu zehirin de etkisiyle vefat etmiştir.

    Bundan anlaşılıyor ki, söz konusu bu iki hadis rivayeti arasında bir çelişki yoktur.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder