Konusunu Oylayın.: İhalede rakipleri caydırmak caiz mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı.

İhalede rakipleri caydırmak caiz mi?
  1. 18.Nisan.2013, 14:17
    1
    Misafir

    İhalede rakipleri caydırmak caiz mi?

  2. 18.Nisan.2013, 14:36
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: İhalede rakipleri caydırmak caiz mi?




    İhalede rakipleri caydırmak caiz midir?

    Okuyucumun ifadesine göre, bir yerde ihaleye giriyorlarmış, içlerinden biri kulağına eğilerek, "İhaleye girme, sadece girecek gibi davran, senin ihaleye girince kazanacağını ben dışarıda sana fazlasıyla öderim."
    demiş. Bu defa okuyucum da, Bana dışarıda ödeyeceğini ne karşılığı olarak alacağım, bu caiz olmaz, cevabı vermesi üzerine aralarında caiz olur, olmaz tartışması çıkmış, oradan hemen uzaklaşan okuyucum, konuyu bize sorma gereği duymuş. İhaleye girmeme karşılığında teklif edilen parayı almam caiz olur muydu? İlgili kitaplarımızda buna ait hüküm var mı, geçmişte böyle ihale yoluyla satış yapıldığı da olmuş mu, yoksa böyle satışlar günümüze mi mahsustur, bilgi verirseniz sevinirim, demiş.

    Bu konuda geçmişte de sorular sorulmuş, cevaplar verilmişti. Bu soru ve cevaplardan birini arz ediyorum bugün:

    Soru: Bir kişi bir işi ihaleyle almak isterken rakiplerine para teklif ederek onları müşterilikten caydırabilir mi? Sadece kendisi müşteri olarak kalıp malı istediği fiyata almayı meşru bir tutum olarak görebilir mi? Böyle bir niyetle para vermek de, almak da helal sayılabilir mi?

    Cevap: İhaleye sunulan mal, katılanların fiyat vermesiyle gerçek değerini bulur. İhale sahibinin mağduriyeti de ancak böyle artırmalar ile önlenir.

    Bu sırada müşterilerden biri, diğerlerine gizlice para verip caydırmak suretiyle ihaleyi kendi istediği fiyata ucuza kapatmak isterse, bu caiz olmaz. Bu caydırma hali de dürüst bir tavır olarak görülmez. Müşterilikten çekilmek için alınan paranın helal olduğu da söylenemez. Çünkü müşteri olmaktan çekilmek ücreti gerektiren bir iş değildir ki karşılığında alınan para helal olsun!..

    Zaten bu gibi gizli anlaşmalı çekilmelere ihale yolsuzlukları denir. İhalelerde rakipleri caydırıp malı ucuza kapatmak nasıl caiz değilse, müşterilerin arasına girip kızıştırmak suretiyle malın fiyatını yükseltmek de öyle caiz değildir. Almayacağı mala fiyat verip yükseltmek, Peygamberimiz'in (sas) tabiriyle (Neceş) yani müşteri kızıştırmak yoluyla satış sağlamak olur. Müşteri kızıştırmak ise Müslüman'a yakışan bir ahlak olamaz.

    Sözün özü: Bir malın değerinden aşağıya, yahut da yukarıya satılması için hilelere başvurmak, Müslüman'a yakışmayan vebali mucip bir tavırdır. Sebep olduğu aldatmanın sorumlusudur.. Ancak, malı değerinden aşağıya kapatmak isteyenlere engel olmak için devreye girip tam değerini bulmasını sağlamanın ise mahzuru yoktur. Mal sahibinin mağduriyetini önleyen bir davranış olarak yorumlanır bu tutum..

    Soruda geçtiği gibi, ihale ile mal satmak günümüze mahsus yeni bir alışveriş şekli sanılmamalıdır. İslam'da ilk ihaleyi Efendimiz (sas) Hazretleri bir yoksulun ev eşyasını artırma ile satarak yapmıştır. Sahabeden bir zatın geçimi zora girmiş, sadaka isteyecek hale gelmişti. Efendimiz onun evinden bazı eşyayı istemiş, Mescid'de bu eşyayı ihale yoluyla satışa sunmuş, birinin verdiği bir dirhemi az bulduğundan dolayı, "Yok mu artıran?" diye sormuş. Diğer sahabenin iki dirhem vermesi üzerine, "Şimdi değerini buldu!" diyerek malı değerini verene satmış. Elde edilen paranın yarısı ile bir balta bir de ip alması için yoksul sahabeye vermiş, bundan sonra kırlardan balta ile odun toplayıp iple sırtına yüklenerek şehirde satmaya başlayan yoksul adam, kısa zamanda borçlarını ödemekle kalmamış, ihale yoluyla sattığı eşyasını da geri alarak durumunu düzeltme imkanı bulmuştur. Böylece aldatmadan yapılan ihale satışlarının meşruluğu bu örnek uygulama ile de sabit olmuştur.

    Ahmed Şahin



  3. 18.Nisan.2013, 14:36
    2
    Moderatör



    İhalede rakipleri caydırmak caiz midir?

    Okuyucumun ifadesine göre, bir yerde ihaleye giriyorlarmış, içlerinden biri kulağına eğilerek, "İhaleye girme, sadece girecek gibi davran, senin ihaleye girince kazanacağını ben dışarıda sana fazlasıyla öderim."
    demiş. Bu defa okuyucum da, Bana dışarıda ödeyeceğini ne karşılığı olarak alacağım, bu caiz olmaz, cevabı vermesi üzerine aralarında caiz olur, olmaz tartışması çıkmış, oradan hemen uzaklaşan okuyucum, konuyu bize sorma gereği duymuş. İhaleye girmeme karşılığında teklif edilen parayı almam caiz olur muydu? İlgili kitaplarımızda buna ait hüküm var mı, geçmişte böyle ihale yoluyla satış yapıldığı da olmuş mu, yoksa böyle satışlar günümüze mi mahsustur, bilgi verirseniz sevinirim, demiş.

    Bu konuda geçmişte de sorular sorulmuş, cevaplar verilmişti. Bu soru ve cevaplardan birini arz ediyorum bugün:

    Soru: Bir kişi bir işi ihaleyle almak isterken rakiplerine para teklif ederek onları müşterilikten caydırabilir mi? Sadece kendisi müşteri olarak kalıp malı istediği fiyata almayı meşru bir tutum olarak görebilir mi? Böyle bir niyetle para vermek de, almak da helal sayılabilir mi?

    Cevap: İhaleye sunulan mal, katılanların fiyat vermesiyle gerçek değerini bulur. İhale sahibinin mağduriyeti de ancak böyle artırmalar ile önlenir.

    Bu sırada müşterilerden biri, diğerlerine gizlice para verip caydırmak suretiyle ihaleyi kendi istediği fiyata ucuza kapatmak isterse, bu caiz olmaz. Bu caydırma hali de dürüst bir tavır olarak görülmez. Müşterilikten çekilmek için alınan paranın helal olduğu da söylenemez. Çünkü müşteri olmaktan çekilmek ücreti gerektiren bir iş değildir ki karşılığında alınan para helal olsun!..

    Zaten bu gibi gizli anlaşmalı çekilmelere ihale yolsuzlukları denir. İhalelerde rakipleri caydırıp malı ucuza kapatmak nasıl caiz değilse, müşterilerin arasına girip kızıştırmak suretiyle malın fiyatını yükseltmek de öyle caiz değildir. Almayacağı mala fiyat verip yükseltmek, Peygamberimiz'in (sas) tabiriyle (Neceş) yani müşteri kızıştırmak yoluyla satış sağlamak olur. Müşteri kızıştırmak ise Müslüman'a yakışan bir ahlak olamaz.

    Sözün özü: Bir malın değerinden aşağıya, yahut da yukarıya satılması için hilelere başvurmak, Müslüman'a yakışmayan vebali mucip bir tavırdır. Sebep olduğu aldatmanın sorumlusudur.. Ancak, malı değerinden aşağıya kapatmak isteyenlere engel olmak için devreye girip tam değerini bulmasını sağlamanın ise mahzuru yoktur. Mal sahibinin mağduriyetini önleyen bir davranış olarak yorumlanır bu tutum..

    Soruda geçtiği gibi, ihale ile mal satmak günümüze mahsus yeni bir alışveriş şekli sanılmamalıdır. İslam'da ilk ihaleyi Efendimiz (sas) Hazretleri bir yoksulun ev eşyasını artırma ile satarak yapmıştır. Sahabeden bir zatın geçimi zora girmiş, sadaka isteyecek hale gelmişti. Efendimiz onun evinden bazı eşyayı istemiş, Mescid'de bu eşyayı ihale yoluyla satışa sunmuş, birinin verdiği bir dirhemi az bulduğundan dolayı, "Yok mu artıran?" diye sormuş. Diğer sahabenin iki dirhem vermesi üzerine, "Şimdi değerini buldu!" diyerek malı değerini verene satmış. Elde edilen paranın yarısı ile bir balta bir de ip alması için yoksul sahabeye vermiş, bundan sonra kırlardan balta ile odun toplayıp iple sırtına yüklenerek şehirde satmaya başlayan yoksul adam, kısa zamanda borçlarını ödemekle kalmamış, ihale yoluyla sattığı eşyasını da geri alarak durumunu düzeltme imkanı bulmuştur. Böylece aldatmadan yapılan ihale satışlarının meşruluğu bu örnek uygulama ile de sabit olmuştur.

    Ahmed Şahin






+ Yorum Gönder