Konusunu Oylayın.: Asrımızın Manevi Hastalığı “Gaflet”

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 1 kişi oyladı.

Asrımızın Manevi Hastalığı “Gaflet”
  1. 08.Nisan.2013, 21:33
    1
    Misafir

    Asrımızın Manevi Hastalığı “Gaflet”

  2. 21.Nisan.2013, 00:32
    2
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,559
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 325
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Asrımızın Manevi Hastalığı “Gaflet”




    Asrımızın Manevi Hastalığı “Gaflet”

    Asrımızın Manevi Hastalığı GafletGaflet Türkçede kelime olarak karşılığı, dikkatsizlik, vurdumduymazlık ve dalgınlık gibi ifadelerde karşılığını bulsa da, asıl dinimizde olan manası; Allah’ı unutmak ve dini vecibeleri yerine getirmede sorumluluklarının farkında olmama halidir.

    İnsanoğlu, Rabbimizin emir ve yasaklarından habersizce yaşayıp, sadece kendi istek ve arzuları peşinde koştukça, dünyanın imtihan dünyası ve fani olduğunu unutmaktadır. Hal böyle olunca da, geçici mutluluklar, eğlenmeler, nefsanî istek ve arzuların peşinden koşmalar ve bu duyguları tatmin etmekten başka bir amaçlarının olmadığını düşünmektedirler.

    Çünkü gaflet içerisinde yaşayan insanlar sadece dünyanın geçici süsüne takılıp istediklerine sahip olmak için bir ömür çaba harcarlar, sonunda bu çabaları boşa çıkınca da hayal kırıklığına uğrarlar, hayal kırıklığına uğramamak için gaflet uykusundan uyanmak lazımdır.

    Evet, bu gaflet uykusunun sebepleri nelerdir?

    Günümüz dünyasında Müslüman aile yapısına uygun olmayan sinema ve diziler, magazin dünyası, sanal âlemin sosyal ağlarındaki tehlikeler ve saatlerce sanal âlemde gezerek zamanını boş işlerle israf etmeler, şehir hayatının şaşaalı aldatıcı süsleri, günümüz modern dünyasındaki boş kurgular, tüm bunlar ve bunun gibi örnekler farkında olmayarak bizleri gaflete sürüklemektedir.

    Evet, bu geçici dünya hayatı bir gün sona erecektir, hayatını gaflet ile geçirenler, gafil avlanırlar, kendileri ve gaflete dalıp imanını kaybeden diğer insanlar için hazırlanmış olan şiddetli ve ebedi azaptan habersizce yaşayıp gaflet içinde yaşarlar. Büyük bir korku ve sıkıntı duyacakları ahiret gününe doğru ilerlerken dünyanın geçici süsüne tutkuyla ve nefsanî duygularla bağlanıp, sadece dünyevi zevklerini ve tutkularını kaybetmenin endişesini ya da üzüntüsünü duyarlar. Yüce Rabbimiz bizleri gaflet konusunda şu ayet ile uyarır.32032 10150168008325246 103392020245 12345996 1373939 n 190x300 Asrımızın Manevi Hastalığı Gaflet

    Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma. 1

    Evet, Rabbimiz gafil olanlardan olmamızı istememektedir.

    Peki, gafillerden olmamak için ne yapmalıyız?

    Öncelikle Allah’ı zikretmek ve onun zikri ile her dem meşgul olmak gaflete düşmemizin önüne set çekecektir, çünkü zikir ile meşguliyet insanoğlunun maneviyat penceresini her zaman açık tutacağı için bizlerin gaflete düşmesine izin vermez. İnsan gaflete düşmeyince de kulluk şuurunun farkında olur ve en büyük ibadet olan zikr-i ilahiyi terk etmez.

    Peki en büyük zikr-i ilahi nedir?

    Sorusuna cevap olarak şüphe yok ki kıldığımız beş vakit namazdır, çünkü namaz; Kuran-ı Kerimde beyan edildiği gibi bütün kötülüklerden ve çirkin davranışlardan alıkoyar, bu konuda Kuranın sesine kulak verelim. Rabbimiz buyururki;

    “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. “ 2

    Neden en büyük ibadet ve zikir namazdır?

    Yukarıda da bahse konu olan namaz Kuran’ın beyanıyla bütün kötülüklerden korur, kişi namazını hakkıyla eda ederse o namaz onu tüm çirkin davranışlardan ve kötü ahlaktan ve hayâsızlıklardan korur. Çünkü namaz kılan insan der; günde beş vakit Kâinatın sahibi beni huzuruna kabul ediyor ve ben Allah’ın huzuruna çıkarak Namaz ile Allah’a söz veriyorum, bu durumda ben haram yiyemem, harama bakamam, çirkin işlerle uğraşamam, boş işlerle ilgilenemem gibi uyarılar zihninde her dem canlılığını korur. Vaziyet böyle olunca Kuran’ın beyanıyla gafillerden olmaz ve gaflete düşmez. İşte bu sebepledir ki en büyük ibadet ve zikir olan namaz çok önemlidir. Bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz buyurur ki;

    “Sizden birinizin evinin önünden bir nehir aksa ve o nehirden günde beş defa yıkansa kir kalır mı?” buyurunca ashâp: Hayır Ya Rasûlallah! Diye karşılık vermişler Bunun üzerine Peygamberimiz, “İşte beş vakit namaz da böyledir insanlardaki günahı giderir.” buyurmuşlardır. 3

    Dünya 300x225 Asrımızın Manevi Hastalığı GafletEvet, hakkını vererek namaz kılmak insanı bütün günahlardan arındırır ve asrımızın manevi hastalığı olan gafletten kurtarıp, Âlem-i Ahirette sonsuz saadete kavuşmamıza aracı olur, çünkü Namaz mahşerde hesaba çekilirken ilk sorulacak olan sualdir. Namazlarımızın tam çıkması halinde ise Allah’ın merhametiyle kurtuluş reçetemiz olmasına vesile olacaktır, unutmayalım ki Peygamber Efendimiz son anlarında bile namaz namaz deyip onu sakın terk etmeyin diye bizlere uyarıda bulunmuştur. Demek ki bizi gafletten kurtaracak olan büyük ibadet namazdır.

    Evet, gaflet konusunu bu denli önemli kılan hususlar nelerdir?

    Öncelikle gaflet, şeytanın insanoğluna karşı kullandığı gizli tuzaklarından olduğunu aklımızın bir köşesine yazmamız lazım, şeytan bizleri gaflete düşürmek için durmadan çalışır ve işe bizi gafletten kurtarmaya vesile olacak en büyük ibadet olan namaz’dan alıkoymakla başlar. İnsanoğlu namazı terk ederse gaflete düşer ve şeytanın tuzağına düşmüş olur, çünkü namazı terk eden bütün kötülüklere meydan vermiş olur, işte bu nedenle gaflet konusu çok önemlidir ve gaflete düşmek çok tehlikelidir.

    Gaflet hali insanda devam ederse kişi kendini doğru yolda sanır, ama doğru yolun eğri yolcusu olmuştur. Gaflet şeytanın gizli tuzağı olduğundan bahsetmiştik, mesela kişi namaza kalkacağı vakit onu tutar, şimdi çok meşgulsün daha vakit var sonra kılarsın, diye iç dünyasında fısıldamalar husule getirerek kişiyi o an hemen gaflete düşürür, oysa Allah’ın en çok sevdiği amel, vaktinde kılınan namaz olduğunu hepimiz bilmekteyiz.

    Allah muhafaza insanın gafletlik hali devam ederse kişiyi imanını kaybetme noktasına kadar getirebilir, çünkü gaflete düşen zamanla maneviyat halkasının dışına doğru sürüklenir ve insan kendini doğru yolda sanır ama şeytanın tuzaklarına öyle bir düşer ki çırpındıkça örümcek ağları gibi her taraftan sarmalanır ve sonu Allah muhafaza hüsranla biter.

    Peki, gaflete düşmemek için ne yapmalıyız?

    1- Öncelikli görevimiz Rabbimizin biz kullarına yol gösterici ve hakiki saadete kavuşturacak olan Kuran-ı Kerimi bolca okuyup ayetleri üzerinde derince tefekkür etmeliyiz. Kuran okumak her zaman dünyada imtihanda olduğumuzu hatırda tutar, imanımızı güçlendirir ve hakiki saadete ulaşmak için sürekli bizi çabaya ve âlemi tefekküre sevk eder. Kişi tefekkür edince de Allah’ın sanat eserleri karşısında akıllar hayrette kalarak der; Yarabbi senin ilmin sonsuz, senin kudretin sonsuz, senin merhametin sonsuz… Diyerek hem tefekkür ufku açılır hem de gaflet perdesini yırtar.

    2- Her zaman dünyanın geçici olduğunu düşünüp asıl vatanımızın ahiret âlemi olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Evet, ömrümüzün geçici ve son derece kısa olduğunun farkında olmayan gaflet içerisindeki insanlar, büyük bir aşkla şevkle dünyaya bağlanırlar ve sadece dünyadaki geçici güzelliklere (mal, mülk, villalar, arabalar vb.) takılıp gaflet içinde yaşarlar

    3- Ölümü hatırda tutmalıyız. Ölüm, kendisinden kaçan, korkan ve öleceğini hiç düşünmeyen gaflet içindeki insanlar dâhil tüm insanlara gelecektir ve Kuran’ın beyanıyla ölümden kaçış olmayacaktır, hepimiz öleceğiz ve yaptıklarımızın hesabını mahşer meydanında tek tek vereceğiz. Bu bilinçle yaşayan fani olduğunu bilir ve bir gün yaptıklarının hesabını verme şuuru içerisinde yaşar, dolayısıyla gaflete düşmez.

    4-.Allah’ın şiddetli olan cehennem azabının eğer gaflet içinde imansız son nefes verilirse orada sonsuza dek kalacağımızı ve orda yok oluşun mümkün olmayacağını bilmeliyiz. Gaflet içerisinde ki insan, ölümü kendisinden uzak gördüğü gibi cennet ve cehennemi de kendinden uzak görür, oysaki ölüm hiç ummadığız bir anda gelir. O an gelmeden hazırlık içerisinde olan insanlar Allah’ın izniyle gaflete düşmezler.

    Yollar 300x225 Asrımızın Manevi Hastalığı Gaflet5- Cennetin aklımızın şuan kavrayamadığı ve hayallerimizin ulaşamadığı güzelliklerini düşünüp, orada sonsuza kadar kalacağımızı bilmeliyiz. Cennet geçici imtihan dünyasında yapılan salih amellerin, Allah’tan korkmanın, Allah’ın rızasını kazanmanın karşılığıdır. Allah Kuran’da insana bu vaadini şöyle bildirmektedir:

    “İman edip salih amellerde bulunanlar, Biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Allah’ın gerçek olan vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim vardır?” 4

    6- Gafleti dağıtmak için çokça tefekkür etmeliyiz, bu konuda Muhterem Bediüzzaman hazretleri “Tefekkür gafleti izale eder.” 5 der.
    Risale-i Nur’da “gaflet uykusu” “gaflet sersemliği” “gaflet sarhoşluğu” “gaflet zulümatı” “gaflet perdesi” gibi dikkat çekici ifadelere rastlarız. Dünyanın fani işlerine dalmak, gafleti artırır, Allah’ı, ahireti, ibadeti hatırlatan sohbetlere katılmak veya bunlardan bahseden eserleri dikkatle okumak ise gafleti dağıtır.

    Rabbimiz bizleri gafletten uyandırıp hak ve hakikati görenlerden ve birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye edip salih amel işleyenlerden eylesin… Âmin.

    Mehmet Kazar


  3. 21.Nisan.2013, 00:32
    2
    erimeye devam...



    Asrımızın Manevi Hastalığı “Gaflet”

    Asrımızın Manevi Hastalığı GafletGaflet Türkçede kelime olarak karşılığı, dikkatsizlik, vurdumduymazlık ve dalgınlık gibi ifadelerde karşılığını bulsa da, asıl dinimizde olan manası; Allah’ı unutmak ve dini vecibeleri yerine getirmede sorumluluklarının farkında olmama halidir.

    İnsanoğlu, Rabbimizin emir ve yasaklarından habersizce yaşayıp, sadece kendi istek ve arzuları peşinde koştukça, dünyanın imtihan dünyası ve fani olduğunu unutmaktadır. Hal böyle olunca da, geçici mutluluklar, eğlenmeler, nefsanî istek ve arzuların peşinden koşmalar ve bu duyguları tatmin etmekten başka bir amaçlarının olmadığını düşünmektedirler.

    Çünkü gaflet içerisinde yaşayan insanlar sadece dünyanın geçici süsüne takılıp istediklerine sahip olmak için bir ömür çaba harcarlar, sonunda bu çabaları boşa çıkınca da hayal kırıklığına uğrarlar, hayal kırıklığına uğramamak için gaflet uykusundan uyanmak lazımdır.

    Evet, bu gaflet uykusunun sebepleri nelerdir?

    Günümüz dünyasında Müslüman aile yapısına uygun olmayan sinema ve diziler, magazin dünyası, sanal âlemin sosyal ağlarındaki tehlikeler ve saatlerce sanal âlemde gezerek zamanını boş işlerle israf etmeler, şehir hayatının şaşaalı aldatıcı süsleri, günümüz modern dünyasındaki boş kurgular, tüm bunlar ve bunun gibi örnekler farkında olmayarak bizleri gaflete sürüklemektedir.

    Evet, bu geçici dünya hayatı bir gün sona erecektir, hayatını gaflet ile geçirenler, gafil avlanırlar, kendileri ve gaflete dalıp imanını kaybeden diğer insanlar için hazırlanmış olan şiddetli ve ebedi azaptan habersizce yaşayıp gaflet içinde yaşarlar. Büyük bir korku ve sıkıntı duyacakları ahiret gününe doğru ilerlerken dünyanın geçici süsüne tutkuyla ve nefsanî duygularla bağlanıp, sadece dünyevi zevklerini ve tutkularını kaybetmenin endişesini ya da üzüntüsünü duyarlar. Yüce Rabbimiz bizleri gaflet konusunda şu ayet ile uyarır.32032 10150168008325246 103392020245 12345996 1373939 n 190x300 Asrımızın Manevi Hastalığı Gaflet

    Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma. 1

    Evet, Rabbimiz gafil olanlardan olmamızı istememektedir.

    Peki, gafillerden olmamak için ne yapmalıyız?

    Öncelikle Allah’ı zikretmek ve onun zikri ile her dem meşgul olmak gaflete düşmemizin önüne set çekecektir, çünkü zikir ile meşguliyet insanoğlunun maneviyat penceresini her zaman açık tutacağı için bizlerin gaflete düşmesine izin vermez. İnsan gaflete düşmeyince de kulluk şuurunun farkında olur ve en büyük ibadet olan zikr-i ilahiyi terk etmez.

    Peki en büyük zikr-i ilahi nedir?

    Sorusuna cevap olarak şüphe yok ki kıldığımız beş vakit namazdır, çünkü namaz; Kuran-ı Kerimde beyan edildiği gibi bütün kötülüklerden ve çirkin davranışlardan alıkoyar, bu konuda Kuranın sesine kulak verelim. Rabbimiz buyururki;

    “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. “ 2

    Neden en büyük ibadet ve zikir namazdır?

    Yukarıda da bahse konu olan namaz Kuran’ın beyanıyla bütün kötülüklerden korur, kişi namazını hakkıyla eda ederse o namaz onu tüm çirkin davranışlardan ve kötü ahlaktan ve hayâsızlıklardan korur. Çünkü namaz kılan insan der; günde beş vakit Kâinatın sahibi beni huzuruna kabul ediyor ve ben Allah’ın huzuruna çıkarak Namaz ile Allah’a söz veriyorum, bu durumda ben haram yiyemem, harama bakamam, çirkin işlerle uğraşamam, boş işlerle ilgilenemem gibi uyarılar zihninde her dem canlılığını korur. Vaziyet böyle olunca Kuran’ın beyanıyla gafillerden olmaz ve gaflete düşmez. İşte bu sebepledir ki en büyük ibadet ve zikir olan namaz çok önemlidir. Bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz buyurur ki;

    “Sizden birinizin evinin önünden bir nehir aksa ve o nehirden günde beş defa yıkansa kir kalır mı?” buyurunca ashâp: Hayır Ya Rasûlallah! Diye karşılık vermişler Bunun üzerine Peygamberimiz, “İşte beş vakit namaz da böyledir insanlardaki günahı giderir.” buyurmuşlardır. 3

    Dünya 300x225 Asrımızın Manevi Hastalığı GafletEvet, hakkını vererek namaz kılmak insanı bütün günahlardan arındırır ve asrımızın manevi hastalığı olan gafletten kurtarıp, Âlem-i Ahirette sonsuz saadete kavuşmamıza aracı olur, çünkü Namaz mahşerde hesaba çekilirken ilk sorulacak olan sualdir. Namazlarımızın tam çıkması halinde ise Allah’ın merhametiyle kurtuluş reçetemiz olmasına vesile olacaktır, unutmayalım ki Peygamber Efendimiz son anlarında bile namaz namaz deyip onu sakın terk etmeyin diye bizlere uyarıda bulunmuştur. Demek ki bizi gafletten kurtaracak olan büyük ibadet namazdır.

    Evet, gaflet konusunu bu denli önemli kılan hususlar nelerdir?

    Öncelikle gaflet, şeytanın insanoğluna karşı kullandığı gizli tuzaklarından olduğunu aklımızın bir köşesine yazmamız lazım, şeytan bizleri gaflete düşürmek için durmadan çalışır ve işe bizi gafletten kurtarmaya vesile olacak en büyük ibadet olan namaz’dan alıkoymakla başlar. İnsanoğlu namazı terk ederse gaflete düşer ve şeytanın tuzağına düşmüş olur, çünkü namazı terk eden bütün kötülüklere meydan vermiş olur, işte bu nedenle gaflet konusu çok önemlidir ve gaflete düşmek çok tehlikelidir.

    Gaflet hali insanda devam ederse kişi kendini doğru yolda sanır, ama doğru yolun eğri yolcusu olmuştur. Gaflet şeytanın gizli tuzağı olduğundan bahsetmiştik, mesela kişi namaza kalkacağı vakit onu tutar, şimdi çok meşgulsün daha vakit var sonra kılarsın, diye iç dünyasında fısıldamalar husule getirerek kişiyi o an hemen gaflete düşürür, oysa Allah’ın en çok sevdiği amel, vaktinde kılınan namaz olduğunu hepimiz bilmekteyiz.

    Allah muhafaza insanın gafletlik hali devam ederse kişiyi imanını kaybetme noktasına kadar getirebilir, çünkü gaflete düşen zamanla maneviyat halkasının dışına doğru sürüklenir ve insan kendini doğru yolda sanır ama şeytanın tuzaklarına öyle bir düşer ki çırpındıkça örümcek ağları gibi her taraftan sarmalanır ve sonu Allah muhafaza hüsranla biter.

    Peki, gaflete düşmemek için ne yapmalıyız?

    1- Öncelikli görevimiz Rabbimizin biz kullarına yol gösterici ve hakiki saadete kavuşturacak olan Kuran-ı Kerimi bolca okuyup ayetleri üzerinde derince tefekkür etmeliyiz. Kuran okumak her zaman dünyada imtihanda olduğumuzu hatırda tutar, imanımızı güçlendirir ve hakiki saadete ulaşmak için sürekli bizi çabaya ve âlemi tefekküre sevk eder. Kişi tefekkür edince de Allah’ın sanat eserleri karşısında akıllar hayrette kalarak der; Yarabbi senin ilmin sonsuz, senin kudretin sonsuz, senin merhametin sonsuz… Diyerek hem tefekkür ufku açılır hem de gaflet perdesini yırtar.

    2- Her zaman dünyanın geçici olduğunu düşünüp asıl vatanımızın ahiret âlemi olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Evet, ömrümüzün geçici ve son derece kısa olduğunun farkında olmayan gaflet içerisindeki insanlar, büyük bir aşkla şevkle dünyaya bağlanırlar ve sadece dünyadaki geçici güzelliklere (mal, mülk, villalar, arabalar vb.) takılıp gaflet içinde yaşarlar

    3- Ölümü hatırda tutmalıyız. Ölüm, kendisinden kaçan, korkan ve öleceğini hiç düşünmeyen gaflet içindeki insanlar dâhil tüm insanlara gelecektir ve Kuran’ın beyanıyla ölümden kaçış olmayacaktır, hepimiz öleceğiz ve yaptıklarımızın hesabını mahşer meydanında tek tek vereceğiz. Bu bilinçle yaşayan fani olduğunu bilir ve bir gün yaptıklarının hesabını verme şuuru içerisinde yaşar, dolayısıyla gaflete düşmez.

    4-.Allah’ın şiddetli olan cehennem azabının eğer gaflet içinde imansız son nefes verilirse orada sonsuza dek kalacağımızı ve orda yok oluşun mümkün olmayacağını bilmeliyiz. Gaflet içerisinde ki insan, ölümü kendisinden uzak gördüğü gibi cennet ve cehennemi de kendinden uzak görür, oysaki ölüm hiç ummadığız bir anda gelir. O an gelmeden hazırlık içerisinde olan insanlar Allah’ın izniyle gaflete düşmezler.

    Yollar 300x225 Asrımızın Manevi Hastalığı Gaflet5- Cennetin aklımızın şuan kavrayamadığı ve hayallerimizin ulaşamadığı güzelliklerini düşünüp, orada sonsuza kadar kalacağımızı bilmeliyiz. Cennet geçici imtihan dünyasında yapılan salih amellerin, Allah’tan korkmanın, Allah’ın rızasını kazanmanın karşılığıdır. Allah Kuran’da insana bu vaadini şöyle bildirmektedir:

    “İman edip salih amellerde bulunanlar, Biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Allah’ın gerçek olan vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim vardır?” 4

    6- Gafleti dağıtmak için çokça tefekkür etmeliyiz, bu konuda Muhterem Bediüzzaman hazretleri “Tefekkür gafleti izale eder.” 5 der.
    Risale-i Nur’da “gaflet uykusu” “gaflet sersemliği” “gaflet sarhoşluğu” “gaflet zulümatı” “gaflet perdesi” gibi dikkat çekici ifadelere rastlarız. Dünyanın fani işlerine dalmak, gafleti artırır, Allah’ı, ahireti, ibadeti hatırlatan sohbetlere katılmak veya bunlardan bahseden eserleri dikkatle okumak ise gafleti dağıtır.

    Rabbimiz bizleri gafletten uyandırıp hak ve hakikati görenlerden ve birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye edip salih amel işleyenlerden eylesin… Âmin.

    Mehmet Kazar





+ Yorum Gönder