Konusunu Oylayın.: İslam dininde kadın erkek ilişkisi

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı.

İslam dininde kadın erkek ilişkisi
  1. 02.Nisan.2013, 21:51
    1
    Misafir

    İslam dininde kadın erkek ilişkisi






    İslam dininde kadın erkek ilişkisi Mumsema islam dininde kadın erkek ilişkisi


  2. 02.Nisan.2013, 21:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Nisan.2013, 12:17
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,526
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: islam dininde kadın erkek ilişkisi




    İslamda Kadın Erkek İlişkileri ve Aile

    "Çocuk doğuran çirkin bir kadın, doğurmayan güzel bir kadından daha hayırlıdır."" " Öldükten sonra sevabı kesilmeyen işlerden biri de salih evlat yetiştirmektir."
    " Çocuklar cenet kapısının önünde toplanırlar, topluca anne ve babalarını isterler"" " Bu dünyada bana üç şey sevdirildi, güzel koku, kadınlar ve namaz."
    Hem yüce dinimiz hemde töremiz evlenmede evlenecek gençlerin karşılıklı rızasına çok büyük bir önem verir. Karşılıklı rızası olmayan gençler evlendirilemezler. Evlenecek gençlerin de aile fertlerinin rızalarını almaları evlilik öncesi onlara danışarak istişare etmelerdinde kendileri açısından büyük faydalar vardır.
    Dinimizde nikahsız bir şekilde bir arada yaşamak ve kısa bir süre için ( mute nikahı ) yapmak haramdır.
    Evlenmeden önce evlenme isteğimizi, evlilik teklifimizi, evlenmeyi arzu etiğimiz kızlara ve kadınlara münasip bir dille söylemekte sakınca yoktur. Yüce kitabımızda bu durum " Çıtlatmak " şeklinde belirtilmiştir. Dinimiz, gizli ilişkileri, gizli randövüleri-buluşmaları yasaklamıştır. Ancak gençler velilerinin izniyle görüşebilirler. Nikahtan önceki uzun süren nişanlılık döneminde gençlerin bir araya gelmeleri, gezip tozmaları her ne surete olursa olsun cinsel temasları haramdır. Çünkü bir çok nişanlılık nikahtan önce bozulmakta ve genç kızlar mağdur olmaktadır. Atalarımız " Gelin ata birmiş ya nasip demiş " diye boşuna söylememiştir. En doğrusu evlenecek gençlerin hemen nikahlarını kıymaktır.Böyle bir durumda bile gençlerin karı koca olmak için düğün gününü ve gerdek gecesini beklemeleri Türk ahlakının gereklerindendir.
    Nişanlılık evliliğe atılan bir adım demektir. Nişanlılık evlenme mecburiyeti getirmez. Nişanlanan gençler bir birleriyle anlaşamayacaklarını anlarlarsa nişanı tek ve karşılıklı olarak bozarlar.Nişanlılığın evlilik olmadığı ve bir çok nişanlanan gencin ayrıldıkları dikkate alınarak iki kişi arasındaki ilişkiler ona göre düzenlenmelidir.
    Gençler arasındaki ilişkilerde bir erkek kendi kız kardeşine yapılmasını istemediği bir şeyi bir başkasına yapmamalıdır.
    Evlenme istiğimizi açığa vurmak konusunda Yüce kitabımızda şöyle buyrulur:
    " Kadınları nikahla isteyeceğinizi çıtlatmanızda ( üstü kapalı bir şekilde anlatmanızda ) yahut böyle bir arzuyu gönülerinizde saklamanızda üzerinize vebal yoktur... Ancak kendileri ile gizlice va'dleşmeyin..( Bakara 235 )" Bu durumda aracı da kullanılabilir.
    Hem dinimize göre hemde Türk Töresine göre evde yalnız bulunan bir kızın ve kadının evine girmek uygun değildir. Kim olursa olsun, isterse amcaoğlun, dayıoğlun, nikah düştükten sonra böyle biriyle yalnız olarak bir arada bulunmak doğru değildir. Çünkü böyle bir eylem kötü zan ve fitneye sebebiyet verir.
    Sevgili Peygamberimiz kadınlarla yalnız bir arada bulunmak hususunda şöyle buyurur:
    " Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın; çünkü böyle bir duruda üçüncüleri şeytandır." ( Müslim, " Hac ", 74; Tirmizi, " Rada "16; Müstedrek 1, 114 )
    Kadının yanında mahremi bulunmadan yolculuk etmesi de uygun görülmemiştir, Ancak bu durum bazı zaruri hallerde ve yol emniyetinin sağlandığı ve kadınlara özel kafileler düzenlendiği zaman uygun görülmüştür.
    Cinsi uyarıcılık özelliği bakımından kadınların durumu çok daha fazla hassasiyet gerektirir. Bunun için kadınların çok daha dikkatli davranmaları gerekir. Yabancı erkeklerle konuşurken kadınların, kalpte şüphe uyandırmayacak ve karşısındaki kişiyi yanlış anlama sürüklemeyecek tarzda ciddi ve ağır başlı olarak konuşmaları ( el-Ahzap suresi, 32-33 ), süs ve endamlarını yabancılara göstermemeleri ( Nur suresi/31 ), bunun içinde sokağa çıktıklarında güzelce, dikkat çekmeyecek bir şekilde örtünmeleri ( Nur suresi/31; Ahzap suresi / 59) bu gayeye yönelik emir ve tavsiyelerdir.
    *
    Hz.Peygamber, kadınların kendi evleri dışında, başkalarına hissettirecek derecede koku sürünerek dolaşmalarını hoş karşılamamış ve bunu edep dışı bir davranış olarak değerlendirmiştir. ( Tirmizi "Edep", 35, Müsned, "Edp", 35 ) Müslüman Türk kadını, evinde önce kendisi sonra eşi için süslenir, güzel kokular sürünür. Süslenmek ve güzel görünmek ve bakımlı olmak konusunda erkekler de aynı kadınlar gibidir, onlar da öncelikle eşleri için bakımlı olmalı ve güzel görünmelidirler.
    İSLAMDA NİKAHIN ŞARTI
    İslam'da nikah birdir, resmi nikah, dini nikah diye bir ayrım sözkonusu değildir. Eskiden nikahı bazen kadılar, bazen müftüler, bazende imamlar kıyarmış, şimdi ise devletin görevlendirdiği şahıslar kıymaktadır. Hocaların kıydığı nikah, kıyılan resmi nikahı tazelemek, bir adeti yerine getirmek ve duada bulunmaktan ibarettir.
    İslam'da nikahın üç şartı vardır. Bunlar:
    1. Eşlerin rızası, 2. Şahitler huzurunda kıyılması, 3. Akit, yani her iki tarafı ve doğacak çocukların haklarını garanti altına alan sözleşme. Bu da nikah defterine atılan imza ile gerçekleşiyor.

    M. Günay SIDDIKOĞLU



  4. 20.Nisan.2013, 12:17
    2
    Moderatör



    İslamda Kadın Erkek İlişkileri ve Aile

    "Çocuk doğuran çirkin bir kadın, doğurmayan güzel bir kadından daha hayırlıdır."" " Öldükten sonra sevabı kesilmeyen işlerden biri de salih evlat yetiştirmektir."
    " Çocuklar cenet kapısının önünde toplanırlar, topluca anne ve babalarını isterler"" " Bu dünyada bana üç şey sevdirildi, güzel koku, kadınlar ve namaz."
    Hem yüce dinimiz hemde töremiz evlenmede evlenecek gençlerin karşılıklı rızasına çok büyük bir önem verir. Karşılıklı rızası olmayan gençler evlendirilemezler. Evlenecek gençlerin de aile fertlerinin rızalarını almaları evlilik öncesi onlara danışarak istişare etmelerdinde kendileri açısından büyük faydalar vardır.
    Dinimizde nikahsız bir şekilde bir arada yaşamak ve kısa bir süre için ( mute nikahı ) yapmak haramdır.
    Evlenmeden önce evlenme isteğimizi, evlilik teklifimizi, evlenmeyi arzu etiğimiz kızlara ve kadınlara münasip bir dille söylemekte sakınca yoktur. Yüce kitabımızda bu durum " Çıtlatmak " şeklinde belirtilmiştir. Dinimiz, gizli ilişkileri, gizli randövüleri-buluşmaları yasaklamıştır. Ancak gençler velilerinin izniyle görüşebilirler. Nikahtan önceki uzun süren nişanlılık döneminde gençlerin bir araya gelmeleri, gezip tozmaları her ne surete olursa olsun cinsel temasları haramdır. Çünkü bir çok nişanlılık nikahtan önce bozulmakta ve genç kızlar mağdur olmaktadır. Atalarımız " Gelin ata birmiş ya nasip demiş " diye boşuna söylememiştir. En doğrusu evlenecek gençlerin hemen nikahlarını kıymaktır.Böyle bir durumda bile gençlerin karı koca olmak için düğün gününü ve gerdek gecesini beklemeleri Türk ahlakının gereklerindendir.
    Nişanlılık evliliğe atılan bir adım demektir. Nişanlılık evlenme mecburiyeti getirmez. Nişanlanan gençler bir birleriyle anlaşamayacaklarını anlarlarsa nişanı tek ve karşılıklı olarak bozarlar.Nişanlılığın evlilik olmadığı ve bir çok nişanlanan gencin ayrıldıkları dikkate alınarak iki kişi arasındaki ilişkiler ona göre düzenlenmelidir.
    Gençler arasındaki ilişkilerde bir erkek kendi kız kardeşine yapılmasını istemediği bir şeyi bir başkasına yapmamalıdır.
    Evlenme istiğimizi açığa vurmak konusunda Yüce kitabımızda şöyle buyrulur:
    " Kadınları nikahla isteyeceğinizi çıtlatmanızda ( üstü kapalı bir şekilde anlatmanızda ) yahut böyle bir arzuyu gönülerinizde saklamanızda üzerinize vebal yoktur... Ancak kendileri ile gizlice va'dleşmeyin..( Bakara 235 )" Bu durumda aracı da kullanılabilir.
    Hem dinimize göre hemde Türk Töresine göre evde yalnız bulunan bir kızın ve kadının evine girmek uygun değildir. Kim olursa olsun, isterse amcaoğlun, dayıoğlun, nikah düştükten sonra böyle biriyle yalnız olarak bir arada bulunmak doğru değildir. Çünkü böyle bir eylem kötü zan ve fitneye sebebiyet verir.
    Sevgili Peygamberimiz kadınlarla yalnız bir arada bulunmak hususunda şöyle buyurur:
    " Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla yalnız kalmasın; çünkü böyle bir duruda üçüncüleri şeytandır." ( Müslim, " Hac ", 74; Tirmizi, " Rada "16; Müstedrek 1, 114 )
    Kadının yanında mahremi bulunmadan yolculuk etmesi de uygun görülmemiştir, Ancak bu durum bazı zaruri hallerde ve yol emniyetinin sağlandığı ve kadınlara özel kafileler düzenlendiği zaman uygun görülmüştür.
    Cinsi uyarıcılık özelliği bakımından kadınların durumu çok daha fazla hassasiyet gerektirir. Bunun için kadınların çok daha dikkatli davranmaları gerekir. Yabancı erkeklerle konuşurken kadınların, kalpte şüphe uyandırmayacak ve karşısındaki kişiyi yanlış anlama sürüklemeyecek tarzda ciddi ve ağır başlı olarak konuşmaları ( el-Ahzap suresi, 32-33 ), süs ve endamlarını yabancılara göstermemeleri ( Nur suresi/31 ), bunun içinde sokağa çıktıklarında güzelce, dikkat çekmeyecek bir şekilde örtünmeleri ( Nur suresi/31; Ahzap suresi / 59) bu gayeye yönelik emir ve tavsiyelerdir.
    *
    Hz.Peygamber, kadınların kendi evleri dışında, başkalarına hissettirecek derecede koku sürünerek dolaşmalarını hoş karşılamamış ve bunu edep dışı bir davranış olarak değerlendirmiştir. ( Tirmizi "Edep", 35, Müsned, "Edp", 35 ) Müslüman Türk kadını, evinde önce kendisi sonra eşi için süslenir, güzel kokular sürünür. Süslenmek ve güzel görünmek ve bakımlı olmak konusunda erkekler de aynı kadınlar gibidir, onlar da öncelikle eşleri için bakımlı olmalı ve güzel görünmelidirler.
    İSLAMDA NİKAHIN ŞARTI
    İslam'da nikah birdir, resmi nikah, dini nikah diye bir ayrım sözkonusu değildir. Eskiden nikahı bazen kadılar, bazen müftüler, bazende imamlar kıyarmış, şimdi ise devletin görevlendirdiği şahıslar kıymaktadır. Hocaların kıydığı nikah, kıyılan resmi nikahı tazelemek, bir adeti yerine getirmek ve duada bulunmaktan ibarettir.
    İslam'da nikahın üç şartı vardır. Bunlar:
    1. Eşlerin rızası, 2. Şahitler huzurunda kıyılması, 3. Akit, yani her iki tarafı ve doğacak çocukların haklarını garanti altına alan sözleşme. Bu da nikah defterine atılan imza ile gerçekleşiyor.

    M. Günay SIDDIKOĞLU






+ Yorum Gönder