Konusunu Oylayın.: Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru (vaaz)

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 26 kişi oyladı.

Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru (vaaz)
  1. 18.Ocak.2013, 04:44
    1
    Misafir

    Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru (vaaz)

  2. 25.Ocak.2013, 04:00
    2
    NuN
    Üye

    Profili:
    NuN
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2007
    Üye No: 1953
    Mesaj Sayısı: 2,088
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru (vaaz)




    Hz. Peygamber (asm) Ve İnsan Onuru



    2014 Yılı Kutlu Doğum Haftasının teması “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru” olarak belirlendi

    6.1.2014 - 13:00



    Diyanet İşleri Başkanlığı, 2014 Yılı Kutlu Doğum Haftasının temasını “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru” olarak belirledi.

    Başkanlık tarafından yapılan açıklamda neden bu başlığın seçildiği şöyle açıklandı:

    İnsanlığa gönderilen bütün ilahi mesajlarda insanın manevi şahsiyetinin en önemli ögesi olarak onurun korunmasına özel bir önem ve ağırlık verilmiştir. Bu çizginin son halkası olan İslam da, insanı insan yapan değerler üzerinde hassasiyetle durmuş, Hz. Peygamber (s.a.v) bu değerleri bizzat hayatında uygulayarak insanlığa ışık tutmuştur.

    İlahi mesajlara karşın insanlık tarihi, insan onurunun çiğnendiği, haysiyetli bir hayat sürmenin imkânsızlaştığı dönemleri yaşamıştır. Günümüz dünyasında da insanlık onuruyla bağdaşmayacak olaylara, cinayetlere, aşağılamalara, temel hak ve hürriyetleri zedeleyen uygulamalara hemen hemen her gün şahit olunmaktadır.

    Başkanlığımız, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleriyle özelde toplumumuz genelde insanlık için ele alınması önem arz eden konuları kamuoyunun gündemine taşımayı, bu konuda toplumsal bir duyarlılık ve hassasiyete vesile olmayı kendisine önemli bir görev olarak kabul etmektedir. Bu sebeple 2014 Yılı Kutlu Doğum Haftasında tema olarak “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru” nun ele alınması karara bağlanmıştır. Hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde, insan haysiyeti ve insan onuru bütün yönleriyle ele alınacaktır.


  3. 25.Ocak.2013, 04:00
    2
    NuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    NuN
    Üye



    Hz. Peygamber (asm) Ve İnsan Onuru



    2014 Yılı Kutlu Doğum Haftasının teması “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru” olarak belirlendi

    6.1.2014 - 13:00



    Diyanet İşleri Başkanlığı, 2014 Yılı Kutlu Doğum Haftasının temasını “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru” olarak belirledi.

    Başkanlık tarafından yapılan açıklamda neden bu başlığın seçildiği şöyle açıklandı:

    İnsanlığa gönderilen bütün ilahi mesajlarda insanın manevi şahsiyetinin en önemli ögesi olarak onurun korunmasına özel bir önem ve ağırlık verilmiştir. Bu çizginin son halkası olan İslam da, insanı insan yapan değerler üzerinde hassasiyetle durmuş, Hz. Peygamber (s.a.v) bu değerleri bizzat hayatında uygulayarak insanlığa ışık tutmuştur.

    İlahi mesajlara karşın insanlık tarihi, insan onurunun çiğnendiği, haysiyetli bir hayat sürmenin imkânsızlaştığı dönemleri yaşamıştır. Günümüz dünyasında da insanlık onuruyla bağdaşmayacak olaylara, cinayetlere, aşağılamalara, temel hak ve hürriyetleri zedeleyen uygulamalara hemen hemen her gün şahit olunmaktadır.

    Başkanlığımız, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleriyle özelde toplumumuz genelde insanlık için ele alınması önem arz eden konuları kamuoyunun gündemine taşımayı, bu konuda toplumsal bir duyarlılık ve hassasiyete vesile olmayı kendisine önemli bir görev olarak kabul etmektedir. Bu sebeple 2014 Yılı Kutlu Doğum Haftasında tema olarak “Hz. Peygamber ve İnsan Onuru” nun ele alınması karara bağlanmıştır. Hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerde, insan haysiyeti ve insan onuru bütün yönleriyle ele alınacaktır.


  4. 12.Nisan.2013, 02:14
    3
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 741
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru (vaaz)

    PEYGAMBERİMİZ VE İNSAN ONURU

    وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً

    Değerli Kardeşlerim!

    Peygamber Efendimiz (s.a.s), veda haccındaki bir konuşmasında şunları söyledi:

    “Bu Kurban Bayramı gününüz, buZilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz nasıl saygın ise kanlarınız, mallarınız, şeref ve haysiyetiniz de aynı şekilde saygındır, dokunulmazdır… Dikkat edin! Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Müslümana, gönül rızası olmadan kardeşinin malı helâl olmaz…”[i]

    Merhamet Peygamberi, insanın değerini, haysiyetini bu sözleriyle ilan ediyordu asırlar öncesinden. Zira O, beşerin özlediği ve hak ettiği değerleri ihyâ için Alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir rahmet elçisiydi. Nitekim öyle de oldu. Rabbimizin, “Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.”[ii]“Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.”[iii]diyerek taltif ettiği insan, O Kutlu elçiyle bir kez daha muştulandı. O’nun sözleri ve hayatı bizler için en güzel örnek oldu. O’nun öğrettikleri, insanlığın karanlık dünyasını aydınlattı. İnsanlık O Nûrile, Efendimiz ileyeniden onurlandı.

    Kardeşlerim!

    “Küçüklerimize sevgi ile muamele etmeyen bizden değildir.”[iv]buyuran Efendimiz, çocukları onurlandırdı. EbûUmeyr ismindeki bir çocuğun çok sevdiği bir kuşu vardı. Bir gün kuş öldü ve çocuk bir hayli üzüldü. Efendimiz, çocuğun evine giderek onu teselli etti ve acısına ortak oldu.[v]

    Peygamberimiz, kıyamet günü arşın gölgesinde barınacaklar arasında Rabbine ibadet ederek yetişen gençleri de sayarak[vi] onları onurlandırdı. Gençleri, kendilerine olan güveni ve verdiği değerden dolayı çok önemli görevlere getirdi. Daha yirmili yaşlarındaki Cafer, Habeşistan Kralı karşısında İslam’ı savundu. Muâz, Yemen’e vali tayin edildi. Üsâme, önde gelen sahabilerin yer aldığı orduya komutanlık etti. Zeyd, Kutlu Nebi’nin vahiy katibi olma bahtiyarlığına erişti.

    Kıymetli Kardeşlerim!

    Allah Resulü,“Sizinhayırlılarınızkadınlarınaiyidavrananl ardır.”[vii]sözüylekadınıonurlandırdı. MescidiNebevi’yisüpürenyaşlıbirkadınvardı.BiraraRe sûlullahonugöremeyinceneredeolduğunusordu.“Öldü” dediler.Peygamberimiz: “Bana haberverseydinizya!”buyurdu. Ardındankadınınmezarınagiderekcenazenamazıkıldırdı veduaetti.[viii]

    Efendimiz,“Büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”[ix]buyurarakyaşlıları onurlandırdı. Mekke'nin Fethi'nde Ebû Bekir, yüz yaşına yaklaşmış olan babasını Peygamberimizin huzuruna getirdi. Bu duruma canı sıkılan Efendimiz, "Keşke bu ihtiyarı buraya kadar yormasaydın. Ben onu ziyaret ederdim" buyurdu.[x]

    Kardeşlerim!

    Allah Resûlü, engellileri onurlandırdı. Bazı bedensel kusurları sebebiyle topluma katılmaktan çekinen ve bu yüzden çölde yaşamayı tercih eden, Zâhir isminde bir sahâbî vardı. Efendimiz, her gördüğünde ona iltifat ederdi. Bir gün, Zahir’in kendisinin hiçbir değeri olmadığını söylemesi üzerine Peygamberimiz şöyle dedi: “Hayır! Sen, hiç de değersiz değilsin! Aksine Allah katında çok kıymetlisin!"[xi]

    Ayrıca merhamet Peygamberi,görme engelli olan Abdullah ibn-i ÜmmüMektum’u müezzinlik görevine getirdi. Sefere çıkarken kendi vekaletini on üç defa ona verdi.

    Ve Peygamberimiz, insanı onurlandırdı. Birgünashâbtanbirgruplaotururkenyanlarındanbircena zegeçti.Peygamberimizcenazeyigörünceayağakalktı.Ya nındakileronunbirMüslümancenazesiolmadığınısöyledi ler.AncakGönüllerSultanı, "Olsun, o da birinsandeğil mi?”cevabınıverdi.[xii]

    Ashab-ı Kiramın önde gelenlerinden Ebû Zer ile Bilâl-i Habeşi arasında bir tartışma yaşandı. Tartışmanın etkisiyle Ebu Zer kendine hakim olamadı ve Bilal'e "Siyah kadının oğlu" deyiverdi. Bu söz, renginden dolayı hor görülen Bilal'e ağır geldi. Dayanamayarak rahatsızlığını Efendimize arz etti. Efendimiz, son derece müteessir oldu ve hemen Ebu Zer'i çağırdı. Ona, "Sende hala cahiliye kalıntıları görüyorum. Kişi hiç anasından dolayı ayıplanır mı?” diyerek serzenişte bulundu. Ebu Zer, bu sözünden dolayı binlerce kez pişman oldu ve Bilal’den özür diledi.[xiii]

    İşte, Efendimizbusözleriveuygulamalarıylainsanıonurlandı rdı.O ırk, renk,cinsiyet, mal-mülk,zenginlik, soy-sop gibimaddîvegeçiciölçülerehiçitibaretmedi. “Allah sizin görünüşünüze, malınıza, mülkünüze bakmaz; yalnızca kalplerinize ve amellerinize bakar.”[xiv]sözü ile de bu anlayışı zihinlere ve gönüllere nakşetti.

    Kardeşlerim!

    Günümüzde yıkık ve biçare nice gönüller, horlanıp itilenler, yalnızlığa terkedilenler, onuru ve haysiyeti zedelenenler,insanlığını yitirenler, Rahmet Elçisi’nin ilkeleriyle hayat bulmaya ne kadar da muhtaç. O’nun ümmeti olan bizlerde, bu ilkeleri yaşama ve yaşatma konusundaki sorumluluğumuzu göz ardı etmeyelim. Yüce Rabbimiz, bizleri onun yolundan ayırmasın ve şefaa

    [i]Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 9; Ayrıca bkz. Buhari, İlim, 9; Müslim, Kasâme, 29-30, Hac, 147.

    [ii]Tîn, 95/4.

    [iii]İsrâ, 17/70.

    [iv]TirmiziBirr, 15.

    [v]Buhârî, Edeb, 112; EbûDâvûd, Edeb, 69.

    [vi]Buhârî, Ezan, 36.

    [vii]Tirmizi, Radâ, 11.

    [viii]Buhârî, Salât, 74; Müslim, Cenaiz, 71.

    [ix]TirmiziBirr, 15.

    [x]İbnHişâm, II, 405-406.

    [xi]Tirmizî, Şemâil, 104.

    [xii]Müslim, Cenâiz, 81; EbûDavûd, Cenâiz, 46.

    [xiii]Buhârî, İman, 22; Müslim, Eymân, 40.

    [xiv]Müslim, Birr ve Sıla, 34.

    Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü


  5. 12.Nisan.2013, 02:14
    3
    Devamlı Üye
    PEYGAMBERİMİZ VE İNSAN ONURU

    وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً

    Değerli Kardeşlerim!

    Peygamber Efendimiz (s.a.s), veda haccındaki bir konuşmasında şunları söyledi:

    “Bu Kurban Bayramı gününüz, buZilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz nasıl saygın ise kanlarınız, mallarınız, şeref ve haysiyetiniz de aynı şekilde saygındır, dokunulmazdır… Dikkat edin! Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Müslümana, gönül rızası olmadan kardeşinin malı helâl olmaz…”[i]

    Merhamet Peygamberi, insanın değerini, haysiyetini bu sözleriyle ilan ediyordu asırlar öncesinden. Zira O, beşerin özlediği ve hak ettiği değerleri ihyâ için Alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir rahmet elçisiydi. Nitekim öyle de oldu. Rabbimizin, “Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.”[ii]“Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.”[iii]diyerek taltif ettiği insan, O Kutlu elçiyle bir kez daha muştulandı. O’nun sözleri ve hayatı bizler için en güzel örnek oldu. O’nun öğrettikleri, insanlığın karanlık dünyasını aydınlattı. İnsanlık O Nûrile, Efendimiz ileyeniden onurlandı.

    Kardeşlerim!

    “Küçüklerimize sevgi ile muamele etmeyen bizden değildir.”[iv]buyuran Efendimiz, çocukları onurlandırdı. EbûUmeyr ismindeki bir çocuğun çok sevdiği bir kuşu vardı. Bir gün kuş öldü ve çocuk bir hayli üzüldü. Efendimiz, çocuğun evine giderek onu teselli etti ve acısına ortak oldu.[v]

    Peygamberimiz, kıyamet günü arşın gölgesinde barınacaklar arasında Rabbine ibadet ederek yetişen gençleri de sayarak[vi] onları onurlandırdı. Gençleri, kendilerine olan güveni ve verdiği değerden dolayı çok önemli görevlere getirdi. Daha yirmili yaşlarındaki Cafer, Habeşistan Kralı karşısında İslam’ı savundu. Muâz, Yemen’e vali tayin edildi. Üsâme, önde gelen sahabilerin yer aldığı orduya komutanlık etti. Zeyd, Kutlu Nebi’nin vahiy katibi olma bahtiyarlığına erişti.

    Kıymetli Kardeşlerim!

    Allah Resulü,“Sizinhayırlılarınızkadınlarınaiyidavrananl ardır.”[vii]sözüylekadınıonurlandırdı. MescidiNebevi’yisüpürenyaşlıbirkadınvardı.BiraraRe sûlullahonugöremeyinceneredeolduğunusordu.“Öldü” dediler.Peygamberimiz: “Bana haberverseydinizya!”buyurdu. Ardındankadınınmezarınagiderekcenazenamazıkıldırdı veduaetti.[viii]

    Efendimiz,“Büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”[ix]buyurarakyaşlıları onurlandırdı. Mekke'nin Fethi'nde Ebû Bekir, yüz yaşına yaklaşmış olan babasını Peygamberimizin huzuruna getirdi. Bu duruma canı sıkılan Efendimiz, "Keşke bu ihtiyarı buraya kadar yormasaydın. Ben onu ziyaret ederdim" buyurdu.[x]

    Kardeşlerim!

    Allah Resûlü, engellileri onurlandırdı. Bazı bedensel kusurları sebebiyle topluma katılmaktan çekinen ve bu yüzden çölde yaşamayı tercih eden, Zâhir isminde bir sahâbî vardı. Efendimiz, her gördüğünde ona iltifat ederdi. Bir gün, Zahir’in kendisinin hiçbir değeri olmadığını söylemesi üzerine Peygamberimiz şöyle dedi: “Hayır! Sen, hiç de değersiz değilsin! Aksine Allah katında çok kıymetlisin!"[xi]

    Ayrıca merhamet Peygamberi,görme engelli olan Abdullah ibn-i ÜmmüMektum’u müezzinlik görevine getirdi. Sefere çıkarken kendi vekaletini on üç defa ona verdi.

    Ve Peygamberimiz, insanı onurlandırdı. Birgünashâbtanbirgruplaotururkenyanlarındanbircena zegeçti.Peygamberimizcenazeyigörünceayağakalktı.Ya nındakileronunbirMüslümancenazesiolmadığınısöyledi ler.AncakGönüllerSultanı, "Olsun, o da birinsandeğil mi?”cevabınıverdi.[xii]

    Ashab-ı Kiramın önde gelenlerinden Ebû Zer ile Bilâl-i Habeşi arasında bir tartışma yaşandı. Tartışmanın etkisiyle Ebu Zer kendine hakim olamadı ve Bilal'e "Siyah kadının oğlu" deyiverdi. Bu söz, renginden dolayı hor görülen Bilal'e ağır geldi. Dayanamayarak rahatsızlığını Efendimize arz etti. Efendimiz, son derece müteessir oldu ve hemen Ebu Zer'i çağırdı. Ona, "Sende hala cahiliye kalıntıları görüyorum. Kişi hiç anasından dolayı ayıplanır mı?” diyerek serzenişte bulundu. Ebu Zer, bu sözünden dolayı binlerce kez pişman oldu ve Bilal’den özür diledi.[xiii]

    İşte, Efendimizbusözleriveuygulamalarıylainsanıonurlandı rdı.O ırk, renk,cinsiyet, mal-mülk,zenginlik, soy-sop gibimaddîvegeçiciölçülerehiçitibaretmedi. “Allah sizin görünüşünüze, malınıza, mülkünüze bakmaz; yalnızca kalplerinize ve amellerinize bakar.”[xiv]sözü ile de bu anlayışı zihinlere ve gönüllere nakşetti.

    Kardeşlerim!

    Günümüzde yıkık ve biçare nice gönüller, horlanıp itilenler, yalnızlığa terkedilenler, onuru ve haysiyeti zedelenenler,insanlığını yitirenler, Rahmet Elçisi’nin ilkeleriyle hayat bulmaya ne kadar da muhtaç. O’nun ümmeti olan bizlerde, bu ilkeleri yaşama ve yaşatma konusundaki sorumluluğumuzu göz ardı etmeyelim. Yüce Rabbimiz, bizleri onun yolundan ayırmasın ve şefaa

    [i]Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 9; Ayrıca bkz. Buhari, İlim, 9; Müslim, Kasâme, 29-30, Hac, 147.

    [ii]Tîn, 95/4.

    [iii]İsrâ, 17/70.

    [iv]TirmiziBirr, 15.

    [v]Buhârî, Edeb, 112; EbûDâvûd, Edeb, 69.

    [vi]Buhârî, Ezan, 36.

    [vii]Tirmizi, Radâ, 11.

    [viii]Buhârî, Salât, 74; Müslim, Cenaiz, 71.

    [ix]TirmiziBirr, 15.

    [x]İbnHişâm, II, 405-406.

    [xi]Tirmizî, Şemâil, 104.

    [xii]Müslim, Cenâiz, 81; EbûDavûd, Cenâiz, 46.

    [xiii]Buhârî, İman, 22; Müslim, Eymân, 40.

    [xiv]Müslim, Birr ve Sıla, 34.

    Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü





+ Yorum Gönder