Beni İsrail'den abid bir kişinin ameline güvenmesinden dolayı cehenneme gitmesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    Misafir Misafir
    Misafir

    Beni İsrail'den abid bir kişinin ameline güvenmesinden dolayı cehenneme gitmesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız?


    Beni İsrail'den abid bir kişinin ameline güvenmesinden dolayı cehenneme gitmesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız? "Beni İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu..."

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Şema Moderatör
    Şema
    Moderatör
    Şema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 8,223
    Tecrübe Puanı: 92

    Cevap: Beni İsrail'den abid bir kişinin ameline güvenmesinden dolayı cehenneme gitmesi ile ilgili hadisi açıklar mısınız


    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki:

    "Beni İsrail'de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, "Vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah'la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisinin de ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git, rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Diğeri için de: "Bunu ateşe götürün." emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcağız Allah'ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti." [Ebu Davud, Edeb 51, (4901)]

    AÇIKLAMA:

    Bu hadis, amele güvenmemek gereğinde canlı bir örnek sunmaktadır. Yapılan hayırlı amellere rağmen nasıl bir sonla karşılaşacağını kimse bilemez. Keza şer üzere olan kimselere karşı da peşin hükümlü olmamak, onların da hayırlı bir sonla bahtiyarlar zümresinden olabileceğini nazar-ı dikkate almak gerekmektedir. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir Müslim hadisinde (şöyle buyurur): (...)

    "Kendisinden başka ilah olmayan zata yemin olsun, biriniz cennet ehlinin amelini işler işler, cennetle arasında bir zira'lık bir mesafe kala, kader galebe çalar, ateş ehlinin amelini işleyiverir ve ateşe gider. Biriniz cehennem ehlininin amelini işler işler, cehennemle arasında bir zirâ mesafe kala kader galebe çalar ve cennet ehlinin amelini işler ve cennete girer."

    Şu halde dinimizde amele güvenmemek, ölünceye kadar, Cenâb-ı Hakk'ın rahmetinden ümid, gadabından da korku üzere olmak esastır. Âlimler, kesinlikle "cennetliğim" veya kesinlikle "cehennemliğim" demeyi büyük günahlardan addetmişlerdir. Bir başkası hakkında verilecek hüküm de böyle. Kimse hakkında kesinlikle "cennetliktir", "cehennemliktir" gibi kesin hüküm verilemez. Bu gayba âşinâlık iddası olur. Dinimizde kesinlikle cennetlik olduğu belirtilen belli sayıda insan vardır, onlara Aşere-i Mübeşşere (on müjdelenmişler) denir.

    Şu halde sadedinde olduğumuz rivayet, bu İslâmî prensibi tesbit ve takrir etmektedir.
    S.İslamiyet


+ Yorum Gönder