Hz. Süleyman’ın Mekke’ye geldiği, ancak içine girmediği için Kabe’nin ağladığı şeklinde gelen bir rivayet var mıdır? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
  1. 1
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Hz. Süleyman’ın Mekke’ye geldiği, ancak içine girmediği için Kabe’nin ağladığı şeklinde gelen bir rivayet var mıdır?


    Hz. Süleyman’ın Mekke’ye geldiği, ancak içine girmediği için Kabe’nin ağladığı şeklinde gelen bir rivayet var mıdır?

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Desert Rose Kıdemli Üye
    Desert Rose
    Kıdemli Üye
    Desert Rose - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 13,437
    Tecrübe Puanı: 185
    Yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hz. Süleyman’ın Mekke’ye geldiği, ancak içine girmediği için Kabe’nin ağladığı şeklinde gelen bir rivayet var mıd


    Bu husus, kaynaklarda bir “hikaye” başlığıyla verilmiştir. Sıhhat derecesini bilemiyoruz.

    Rivayete göre, bir gün Hz. Süleyman askerleri ile birlikte Kâbe’ye uğradı, orada putlara ibadet ediliyordu. (Mekke’ye geldi Mekke’de evler gördü, “bu ahir zaman peygamberinin hicret edeceği yerdir” dedi, durdu içine girmedi geçti gitti. Mekke onu gördü) Kâbe ağladı ve “Ya Rab! Şu(Süleyman) peygamberlerinden bir peygamberdir, yanındaki topluluk ise velilerinden bir topluluktur. Yanımdan geçip gittiler, ama beni ziyaret edip tavaf etmediler."

    Bunun üzerine Allah Kâbe’ye şöyle vahiy etti: “Muhakkak, ben seni secde eden yüzlerle dolduracağım, ahir zamanda benim için peygamberlerin en sevgilisi olan bir peygamber göndereceğim. Mahluklarımdan sende öyle kimseler vücuda getireceğim ki sürekli ibadet edecekler. Seni ziyaret etmeyi kullarıma farz kılacağım. Devenin yavrusuna, güvercinin yumurtasına karşı gösterdiği sevda gibi sana sevdalı olacaklardır. Ve seni putlardan arındıracağım”.

    Sonra Allah Süleyman peygambere Mekke’ye gitmesini ve orada kurban kesmesini emretti. Bu emri yerine getiren Hz. Süleyman Kâbe’nin civarında beş bin deve, beş bin öküz ve yirmi bin davar(geçi-koyun) kesti. Sonra Tîbe’ye/Medine’ye vardı ve “İşte burası ahirzamanda gelecek peygamberin hicret edeceği yerdir. Ne mutlu ona iman edip onu tasdik edenlere!” (bk. Sefvurî, Nüzhetu’l-mecalis ve Muntehabu’n-nefais, 1/170).

    Tekrar edelim ki, bu hikayenin sıhhat derecesini test edemedik, bilemiyoruz.

    SİE


+ Yorum Gönder