Konusunu Oylayın.: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 5 kişi oyladı.

Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?
  1. 26.Aralık.2009, 14:30
    1
    Misafir

    Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

  2. 26.Aralık.2009, 16:21
    2
    çömez
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Aralık.2009
    Üye No: 68862
    Mesaj Sayısı: 47
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 61
    Bulunduğu yer: Bursa

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?




    S.A. Tedbir niyetiyle yaptırabilirsin caizdir


  3. 26.Aralık.2009, 16:21
    2
    Üye



    S.A. Tedbir niyetiyle yaptırabilirsin caizdir


  4. 26.Aralık.2009, 16:26
    3
    Abdullatif
    seyyah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 957
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27
    Bulunduğu yer: sınırdan..

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    Herhangi bir malı sigorta ettirip bir kazaya uğraması hâlinde sigortaya ödettirme işi son iki asırdır İslâm âlemine de girmiş bulunmaktadır.

    Buna göre dükkânını, yahut arabasını, ya da bir başka kıymetini sigorta ettiren kimse, her sene belli miktar para ödüyor, sene içinde bir kaza, bir imha vaki olmazsa ödediği paralar gidiyor, kaza olursa şirket ziyanı ödüyor.

    İslâm âlimleri bu şekildeki sigorta anlaşmasını incelerken bâzı hususları dikkate veriyorlar. Nazara verdikleri hususlardan birkaçı şöyledir:

    1 — Sigorta anlaşması ticarî anlaşma şartına uymamaktadır.
    Şartına uysa, para yatıran, sigortanın kârına da, ziyanına da ortak olacaktır. Bu olmamaktadır.

    2 — Para yatıran kimsenin malı kazaya uğrarsa ziyan ödenmekte, uğramazsa ödenmemektedir.

    Demek ki bu işte bir bakıma rastgelelik vardır. Kumarda da şans yaver giderse kazanır, gitmezse kazanılmaz.

    3 — Sigorta bir ziyanın ödemesini yaparken kendi parasından ödeme yapmamakta, diğer ortaklardan alarak biriktirdiği paradan ödeme yapmaktadır.
    Halbuki diğer ortaklar kendi paralarından falan kimsenin ziyanı ödensin diye para yatırmamaktadır.

    4 — Sigorta şirketleri faizli işlerle iştigal etmekte, sigortalılardan aldıkları sigorta paralarıyla faizli servetler toplamaktalar. Demek ki sigorta şirketi bir yardım şirketi değil, bir kazanç şirketidir. Evhamı tahrik edilen nice kimselerden alınan paraları toplayıp büyük yekûn teşkil eden sermayeyi kendilerinde toplamaktalar.

    Sigortayı arzettiğimiz cihetleriyle inceleyen İslâm âlimleri, zikredilen şartlarından dolayı meşrû bir kuruluş olarak görmemekteler. Nitekim Dünya İslâm Birliği’nin ittifaka yakın şekilde aldığı kararda da bu mevzuda kısaca şu görüşlere yer verilmektedir:

    1 — Sigorta şirketine ödeme yapılması hâlinde fâhiş aldanma vardır. Çünkü bir kazaya uğramazsa ödenen paralar gider. Piyangoda olduğu gibi. Piyangoda da çıkmazsa ödenen para gider, hak istenemez.

    2 — Sigortada faiz mes’elesi de vardır. Ödenen para sonra aynen geri verilse zaman içinde kullanma fâizi vardır. Fazla verilse fazlası fâizdir.

    3 — Meşrû sebep olmaksızın birbirinizin malını almayınız, meâlindeki âyete de zıddır. Kazaya uğrama ihtimali bir meşrû sebep olmaz. Vehimle bir kişi bir başkasının parasını alma hakkına sahip olamaz.

    — Sigorta nasıl olsa İslâmî ölçülere aykırı düşmez?

    1 — Sigortaya para yatıran kimse, sigortanın kârına, zararına ortak olmalıdır.
    2 — Kazaya uğrayanların ziyanını ödemeye ortaklar kendi rızalarıyla karar vermelidir.
    3 — Sigorta fâiz işleriyle iştigal etmemelidir.

    Demek, yangın, kazaya uğrama, sel basma.. gibi ziyan meydana getiren felâketlere karşı Müslümanlar birleşerek bir fon meydana getirmeli, bu fonda, meydana gelecek para yardım niyetiyle ödenmeli, ziyan zuhur etmediği takdirde de hâsıl olan kârı para verenler taksim etmeli, böylece sigortaya para yatıranların evhamlarının tahrikiyle meydana gelen büyük sermayeyi şirket sahibi durumunda olan birkaç kişi kendilerine tahsis ederek büyük kitleyi fakirleştirip küçük bir azınlığı zengin etme neticesine gitmiş olmamalıdır. Çıkarabileceğimiz neticeyi şöyle ifade edebiliriz:

    — İslâmî ölçülere uygun bir sigorta nizamı kurmak mümkündür. Bu hususta çalışma yapılmalı, dindarlar bir araya gelerek fon meydana getirmelidir.

    Cevabın sonunda bahsedilen durum şu anda ülkemizde de uygulanmaktadır. Bize verilen bilgiler, bazı sigorta şirketlerinin yardımlaşma amacına yönelik kurulduğudur. Hangi sisteme göre çalıştıklarını sormak lazım. Bu durumda böyle bir sigorta acenteliği açmak ve işletmek veya sigortalı olmak caizdir ve helaldir.

    Ahmet Şahin
    Selam ve dua ile...
    SİE


  5. 26.Aralık.2009, 16:26
    3
    seyyah
    Herhangi bir malı sigorta ettirip bir kazaya uğraması hâlinde sigortaya ödettirme işi son iki asırdır İslâm âlemine de girmiş bulunmaktadır.

    Buna göre dükkânını, yahut arabasını, ya da bir başka kıymetini sigorta ettiren kimse, her sene belli miktar para ödüyor, sene içinde bir kaza, bir imha vaki olmazsa ödediği paralar gidiyor, kaza olursa şirket ziyanı ödüyor.

    İslâm âlimleri bu şekildeki sigorta anlaşmasını incelerken bâzı hususları dikkate veriyorlar. Nazara verdikleri hususlardan birkaçı şöyledir:

    1 — Sigorta anlaşması ticarî anlaşma şartına uymamaktadır.
    Şartına uysa, para yatıran, sigortanın kârına da, ziyanına da ortak olacaktır. Bu olmamaktadır.

    2 — Para yatıran kimsenin malı kazaya uğrarsa ziyan ödenmekte, uğramazsa ödenmemektedir.

    Demek ki bu işte bir bakıma rastgelelik vardır. Kumarda da şans yaver giderse kazanır, gitmezse kazanılmaz.

    3 — Sigorta bir ziyanın ödemesini yaparken kendi parasından ödeme yapmamakta, diğer ortaklardan alarak biriktirdiği paradan ödeme yapmaktadır.
    Halbuki diğer ortaklar kendi paralarından falan kimsenin ziyanı ödensin diye para yatırmamaktadır.

    4 — Sigorta şirketleri faizli işlerle iştigal etmekte, sigortalılardan aldıkları sigorta paralarıyla faizli servetler toplamaktalar. Demek ki sigorta şirketi bir yardım şirketi değil, bir kazanç şirketidir. Evhamı tahrik edilen nice kimselerden alınan paraları toplayıp büyük yekûn teşkil eden sermayeyi kendilerinde toplamaktalar.

    Sigortayı arzettiğimiz cihetleriyle inceleyen İslâm âlimleri, zikredilen şartlarından dolayı meşrû bir kuruluş olarak görmemekteler. Nitekim Dünya İslâm Birliği’nin ittifaka yakın şekilde aldığı kararda da bu mevzuda kısaca şu görüşlere yer verilmektedir:

    1 — Sigorta şirketine ödeme yapılması hâlinde fâhiş aldanma vardır. Çünkü bir kazaya uğramazsa ödenen paralar gider. Piyangoda olduğu gibi. Piyangoda da çıkmazsa ödenen para gider, hak istenemez.

    2 — Sigortada faiz mes’elesi de vardır. Ödenen para sonra aynen geri verilse zaman içinde kullanma fâizi vardır. Fazla verilse fazlası fâizdir.

    3 — Meşrû sebep olmaksızın birbirinizin malını almayınız, meâlindeki âyete de zıddır. Kazaya uğrama ihtimali bir meşrû sebep olmaz. Vehimle bir kişi bir başkasının parasını alma hakkına sahip olamaz.

    — Sigorta nasıl olsa İslâmî ölçülere aykırı düşmez?

    1 — Sigortaya para yatıran kimse, sigortanın kârına, zararına ortak olmalıdır.
    2 — Kazaya uğrayanların ziyanını ödemeye ortaklar kendi rızalarıyla karar vermelidir.
    3 — Sigorta fâiz işleriyle iştigal etmemelidir.

    Demek, yangın, kazaya uğrama, sel basma.. gibi ziyan meydana getiren felâketlere karşı Müslümanlar birleşerek bir fon meydana getirmeli, bu fonda, meydana gelecek para yardım niyetiyle ödenmeli, ziyan zuhur etmediği takdirde de hâsıl olan kârı para verenler taksim etmeli, böylece sigortaya para yatıranların evhamlarının tahrikiyle meydana gelen büyük sermayeyi şirket sahibi durumunda olan birkaç kişi kendilerine tahsis ederek büyük kitleyi fakirleştirip küçük bir azınlığı zengin etme neticesine gitmiş olmamalıdır. Çıkarabileceğimiz neticeyi şöyle ifade edebiliriz:

    — İslâmî ölçülere uygun bir sigorta nizamı kurmak mümkündür. Bu hususta çalışma yapılmalı, dindarlar bir araya gelerek fon meydana getirmelidir.

    Cevabın sonunda bahsedilen durum şu anda ülkemizde de uygulanmaktadır. Bize verilen bilgiler, bazı sigorta şirketlerinin yardımlaşma amacına yönelik kurulduğudur. Hangi sisteme göre çalıştıklarını sormak lazım. Bu durumda böyle bir sigorta acenteliği açmak ve işletmek veya sigortalı olmak caizdir ve helaldir.

    Ahmet Şahin
    Selam ve dua ile...
    SİE


  6. 26.Aralık.2009, 18:20
    4
    sultanımsın
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Kasım.2009
    Üye No: 65012
    Mesaj Sayısı: 130
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    bu demek oluyorki şuanki haliyle kasko caiz değildir.


  7. 26.Aralık.2009, 18:20
    4
    bu demek oluyorki şuanki haliyle kasko caiz değildir.


  8. 26.Aralık.2009, 18:28
    5
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,588
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    Alıntı
    bu demek oluyorki şuanki haliyle kasko caiz değildir.
    Yukarıda arkadaşımız ayrıntılı bir şekilde açıklamış sen de açıkla bizi ikna et tek cümle yazıp da kenara çekiilme.


  9. 26.Aralık.2009, 18:28
    5
    Özel Üye
    Alıntı
    bu demek oluyorki şuanki haliyle kasko caiz değildir.
    Yukarıda arkadaşımız ayrıntılı bir şekilde açıklamış sen de açıkla bizi ikna et tek cümle yazıp da kenara çekiilme.


  10. 26.Aralık.2009, 19:19
    6
    sultanımsın
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Kasım.2009
    Üye No: 65012
    Mesaj Sayısı: 130
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    emredersin kardeş.. biraz daha dikkatli konuşsak...


  11. 26.Aralık.2009, 19:19
    6
    emredersin kardeş.. biraz daha dikkatli konuşsak...


  12. 26.Aralık.2009, 20:48
    7
    mvck
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2009
    Üye No: 69757
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 17

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    Bir zamanlar ülkemizde, cühela bir zümre peydahlanmıştı..

    O insanların iddalarından biride şu idi;

    ''Efendim Traktörle ekilen tarlanın mahsulü yenmez''


  13. 26.Aralık.2009, 20:48
    7
    mvck - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Bir zamanlar ülkemizde, cühela bir zümre peydahlanmıştı..

    O insanların iddalarından biride şu idi;

    ''Efendim Traktörle ekilen tarlanın mahsulü yenmez''


  14. 26.Aralık.2009, 21:47
    8
    sultanımsın
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Kasım.2009
    Üye No: 65012
    Mesaj Sayısı: 130
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    mvck kardeş akşam yorgunluğu ne demek istediğini biraz daha açıklarmısın.


  15. 26.Aralık.2009, 21:47
    8
    mvck kardeş akşam yorgunluğu ne demek istediğini biraz daha açıklarmısın.


  16. 16.Aralık.2010, 11:39
    9
    aziz83
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ağustos.2010
    Üye No: 78582
    Mesaj Sayısı: 761
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Yanıt: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    Caiz değildir buyurun>>>



    İslâm hukukunda bir kaide vardır. Ticarî akidlerde alınan ve verilen açık ve net olarak belli ve meşru olmalıdır. Satışı meşru olmayan bir şey (içki, insan veya insan organı gibi) net ve belli olsa da akde konu olamaz. Vasıfları, ölçüsü, miktarı meçhul olan mallar ve menfaatler de akde konu olamazlar. Misal: Satılan ev, ebadıyla, inşa kalitesiyle, odalarıyla, planıyla, şahriyle, semtiyle bilinmek zorundadır. “Sana şu fiata bir ev satıyorum” diyerek ev satılamaz. zaten diğer vasıfları öğrenilmeden de pratikte bir ev satın alınmaz. Kira ve iş gücü üzerine yapılan akidlerde de durum böyledir. Bilinebilen yönleriyle (süre, yapılacak için nevi gibi) karşılıklı bilgi paylaşılmak zorundadır.
    Bu kısa bilgiye binaen; “Kasko” sigorta şirketi tarafından ticârî beklentisi olan bir akittir. Alınan ve verilen belli olmalıdır. Şirketin müşteriden aldığı bellidir. Ancak ona ne vereceği meçhuldür. Kaza olmazsa hiç vermez. Büyük kaza olursa aldığından daha çok verebilir. Küçük kaza olur az verir… Açıkça görüldüğü gibi akdin bir tarafı meçhuldür. Böyle bir akit fasid bir akid olur.
    İhtiyacın varlığını biliyoruz. İslâmî hassasiyetlerin dikkate alınmadan yapılan akidlere meşru veya geçerli deme hakkına da sahip değiliz.
    İslâm hukukunda bu nevî ihtiyaçlar, ticarî akitlere dayalı olarak değil, kar beklentisi olamayan bağış veya dayanışma sandıklarına dayalı olarak çözülmelidir. Bunun Malezya’da olduğu gibi İslâm âleminde örnekleri vardır ve oldukça başarılı ve verimli olanı da olmuştur. Ülkemizde henüz bu yönde yeterli olgunluğun geliştiği kanaatini taşıyamadığımız gibi kanunla önünün kesilmeye çalışıldığını da biliyoruz…
    Ancak durum ne olursa olsun İslâm’ın koyduğu prensibler gereği meçhul üzerine yapılan akidler fasiddir… (“Bu gün balığa gideceğim. Akşama kadar tuttuğum balıkların hepsini sana 20 liraya satarım” akdinin fasid olduğu gibi…)
    Selamlar…
    Dr. M. Şerafeddin KALAY


  17. 16.Aralık.2010, 11:39
    9
    aziz83 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Caiz değildir buyurun>>>



    İslâm hukukunda bir kaide vardır. Ticarî akidlerde alınan ve verilen açık ve net olarak belli ve meşru olmalıdır. Satışı meşru olmayan bir şey (içki, insan veya insan organı gibi) net ve belli olsa da akde konu olamaz. Vasıfları, ölçüsü, miktarı meçhul olan mallar ve menfaatler de akde konu olamazlar. Misal: Satılan ev, ebadıyla, inşa kalitesiyle, odalarıyla, planıyla, şahriyle, semtiyle bilinmek zorundadır. “Sana şu fiata bir ev satıyorum” diyerek ev satılamaz. zaten diğer vasıfları öğrenilmeden de pratikte bir ev satın alınmaz. Kira ve iş gücü üzerine yapılan akidlerde de durum böyledir. Bilinebilen yönleriyle (süre, yapılacak için nevi gibi) karşılıklı bilgi paylaşılmak zorundadır.
    Bu kısa bilgiye binaen; “Kasko” sigorta şirketi tarafından ticârî beklentisi olan bir akittir. Alınan ve verilen belli olmalıdır. Şirketin müşteriden aldığı bellidir. Ancak ona ne vereceği meçhuldür. Kaza olmazsa hiç vermez. Büyük kaza olursa aldığından daha çok verebilir. Küçük kaza olur az verir… Açıkça görüldüğü gibi akdin bir tarafı meçhuldür. Böyle bir akit fasid bir akid olur.
    İhtiyacın varlığını biliyoruz. İslâmî hassasiyetlerin dikkate alınmadan yapılan akidlere meşru veya geçerli deme hakkına da sahip değiliz.
    İslâm hukukunda bu nevî ihtiyaçlar, ticarî akitlere dayalı olarak değil, kar beklentisi olamayan bağış veya dayanışma sandıklarına dayalı olarak çözülmelidir. Bunun Malezya’da olduğu gibi İslâm âleminde örnekleri vardır ve oldukça başarılı ve verimli olanı da olmuştur. Ülkemizde henüz bu yönde yeterli olgunluğun geliştiği kanaatini taşıyamadığımız gibi kanunla önünün kesilmeye çalışıldığını da biliyoruz…
    Ancak durum ne olursa olsun İslâm’ın koyduğu prensibler gereği meçhul üzerine yapılan akidler fasiddir… (“Bu gün balığa gideceğim. Akşama kadar tuttuğum balıkların hepsini sana 20 liraya satarım” akdinin fasid olduğu gibi…)
    Selamlar…
    Dr. M. Şerafeddin KALAY


  18. 09.Ocak.2012, 12:14
    10
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,655
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    Alıntı
    (“Bu gün balığa gideceğim. Akşama kadar tuttuğum balıkların hepsini sana 20 liraya satarım” akdinin fasid olduğu gibi…)
    Kasko - batıl alışveriş benzetmesi güzel olmuş.


  19. 09.Ocak.2012, 12:14
    10
    erimeye devam...
    Alıntı
    (“Bu gün balığa gideceğim. Akşama kadar tuttuğum balıkların hepsini sana 20 liraya satarım” akdinin fasid olduğu gibi…)
    Kasko - batıl alışveriş benzetmesi güzel olmuş.


  20. 02.Nisan.2013, 22:37
    11
    Misafir

    Cevap: Araçlara kasko yaptırmak caiz midir?

    aziz83 kardeşim verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum. kaza ve kadere inanırsak zaten kafamızdaki her soru cevap bulur. bizler ALLAH C.C. nin emir ve yasaklarına uyduğumuz sürece hayatımızda çok şeyin değiştiğini ğöreceğiz. selam ve dua ile


  21. 02.Nisan.2013, 22:37
    11
    skod55 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    skod55
    Misafir
    aziz83 kardeşim verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum. kaza ve kadere inanırsak zaten kafamızdaki her soru cevap bulur. bizler ALLAH C.C. nin emir ve yasaklarına uyduğumuz sürece hayatımızda çok şeyin değiştiğini ğöreceğiz. selam ve dua ile





+ Yorum Gönder