Konusunu Oylayın.: Sen ölülere söz işittiremezsin ayetinin tefsiri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Sen ölülere söz işittiremezsin ayetinin tefsiri
  1. 08.Mayıs.2013, 08:05
    1
    Misafir

    Sen ölülere söz işittiremezsin ayetinin tefsiri






    Sen ölülere söz işittiremezsin ayetinin tefsiri Mumsema Sen ölülere söz işittiremezsin ayetinin tefsiri hakkında kısa bir açıklama yapar mısınız ?


  2. 08.Mayıs.2013, 08:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 19.Mayıs.2013, 13:00
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,483
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: “Sen ölülere söz işittiremezsin” ayetinin tefsiri




    Rum sürsi Ayet 52. tefsiri. “Ey Muhammed! Tabiidir ki sen ölülere katiyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.”

    Ey peygamberim, kesinlikle bilesin ki sen asla ölülere duyuramazsın. Sen ölmüşlere işittiremezsin. Ve de arkalarını dönüp giderken, sırt dönüp kaçarlarken o sağırlara da dâvetini duyuramazsın.

    53. “Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak âyetlerimize inananlara duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.”

    Sen körlere sapıklıklarından dolayı hidâyet edemezsin, körlere yol gösteremezsin. Ama sen bizim âyetlerimize teslim olmuş kimselere duyurabilirsin. Evet sen ancak âyetlerimize teslim olan, yâni Müslüman olan kimselere işittirebilirsin. Ölüler asla dâveti işitmeyecekleri gibi, sağırlar da, körler de dâveti duymamak, görmemek, işitmemek için ısrarla sapıkça bir tavır alırlar. Ama Allah’a, Allah’ın âyetlerine iman edenler, Allah’a ve dinine teslim olan Müslümanlar Allah’a, Allah’ın âyetlerine, Allah’ın elçisinin dâvetine kulak verenlerdir.

    İşte Rabbimiz peygamberine ve onun şahsında bizlere buyuruyor ki ey kullarım, Fıtratları bozulmuş olanlar, yaratılış melekelerini kaybetmiş, duymaz, işitmez, akıl etmez hale gelmiş, doğruya yönelme istidatlarını kaybetmiş bu ölüleri siz diriltecek değilsiniz onları ancak Allah diriltecektir. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberlerin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur. Zira Allah’ın duyurmadığına kimse bir şey duyuramaz. Allah’ın söyletmediğine kimse bir şey söyletemez. Allah’ın göstermediğine kimse bir şey gös-teremez. Allah’ın şaşırttığını kimse yola getiremez.
    Bunlar kabirdekiler gibi değillerdir. Bunlar vahye karşı kapılarını pencerelerini kapamış, duymayan duygulanmayan, düşünmeyen, idrak etmeyen hayattayken ölmüş insanlardır. Bunlar ölülerdir ve bunları Allah’tan başka diriltecek de yoktur. Allah bunlarda ya bir dirilme emaresi, bir canlılık belirtisi görürse, dilerse Rabbimiz dünyada diriltecektir bunları. Dilemezse de âhirette huzuruna gelinceye kadar dünyada ölü bırakacak o zaman diriltecektir.

    Öyleyse Rabbimiz peygamberine ve onun şahsında bize bir fıtrat yasasını haber vererek diyor ki: Ey peygamberim, ve ey peygamber yolunun yolcuları, bunu asla unutmayın. Size ancak sözü dinleyenler, söze kulak verenler, sözü işiten ve onu anlayan kimseler icabet edeceklerdir. Alıcı cihazları çalışan, fıtratları diri ve faal olan kimseler ancak icabet edecektir. Fıtratları bozulmuş olanlar, yaratılış melekelerini kaybetmiş, duymaz, işitmez hale gelmiş, doğruya yönelme istidatlarını kaybetmiş ölü olanlara gelince bilesiniz ki onlara asla işittiremezsiniz. Onlara işittirecek olan, onları diriltecek olan ancak Allah’tır. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur.

    Zira Allah’ın duyurmadığına kimse bir şey duyuramaz. Allah’ın göstermediğine kimse bir şey gösteremez. Allah’ın şaşırttığını kimse yola getiremez. Bunlar kabirdekiler gibi değillerdir. Bunlar vahye karşı kapılarını pencerelerini kapamış duymayan duygulanmayan, düşünmeyen, idrak etmeyen, hayattayken ölmüş insanlardır. Bunlar ölülerdir ve bunları Allah’tan başka diriltecek de yoktur.

    Öyle değil mi? Peygamber (a.s) ve tüm Müslümanlar ölülere işittirebilirler mi? Sağırlara duyurabilirler mi? Duymamaya, dinlememeye, iman etmemeye yemin edip tüm kapılarını pencerelerini kapatanlara bir şey yapabilir miyiz? Körlere hidâyet rehberliği yapabilir miyiz? Yâni bu insanlar şimdiden kendilerini kabirlere mahkum etmişlerse, işitmek istemiyorlarsa, ölüler haline gelmişlerse, uyarılara göre, söylenenlere göre hiçbir değişim, hiçbir devinim göstermiyorlarsa, tepki vermez hale gelmişlerse bizim bunlara yapabileceğimiz bir şey kalmamıştır. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberlerin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur. Allah’a iman eden, Allah’ın âyetlerine teslim olanlardan başka.

    Müfessir Ali küçük hoca efendi



  4. 19.Mayıs.2013, 13:00
    2
    Moderatör



    Rum sürsi Ayet 52. tefsiri. “Ey Muhammed! Tabiidir ki sen ölülere katiyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.”

    Ey peygamberim, kesinlikle bilesin ki sen asla ölülere duyuramazsın. Sen ölmüşlere işittiremezsin. Ve de arkalarını dönüp giderken, sırt dönüp kaçarlarken o sağırlara da dâvetini duyuramazsın.

    53. “Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak âyetlerimize inananlara duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.”

    Sen körlere sapıklıklarından dolayı hidâyet edemezsin, körlere yol gösteremezsin. Ama sen bizim âyetlerimize teslim olmuş kimselere duyurabilirsin. Evet sen ancak âyetlerimize teslim olan, yâni Müslüman olan kimselere işittirebilirsin. Ölüler asla dâveti işitmeyecekleri gibi, sağırlar da, körler de dâveti duymamak, görmemek, işitmemek için ısrarla sapıkça bir tavır alırlar. Ama Allah’a, Allah’ın âyetlerine iman edenler, Allah’a ve dinine teslim olan Müslümanlar Allah’a, Allah’ın âyetlerine, Allah’ın elçisinin dâvetine kulak verenlerdir.

    İşte Rabbimiz peygamberine ve onun şahsında bizlere buyuruyor ki ey kullarım, Fıtratları bozulmuş olanlar, yaratılış melekelerini kaybetmiş, duymaz, işitmez, akıl etmez hale gelmiş, doğruya yönelme istidatlarını kaybetmiş bu ölüleri siz diriltecek değilsiniz onları ancak Allah diriltecektir. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberlerin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur. Zira Allah’ın duyurmadığına kimse bir şey duyuramaz. Allah’ın söyletmediğine kimse bir şey söyletemez. Allah’ın göstermediğine kimse bir şey gös-teremez. Allah’ın şaşırttığını kimse yola getiremez.
    Bunlar kabirdekiler gibi değillerdir. Bunlar vahye karşı kapılarını pencerelerini kapamış, duymayan duygulanmayan, düşünmeyen, idrak etmeyen hayattayken ölmüş insanlardır. Bunlar ölülerdir ve bunları Allah’tan başka diriltecek de yoktur. Allah bunlarda ya bir dirilme emaresi, bir canlılık belirtisi görürse, dilerse Rabbimiz dünyada diriltecektir bunları. Dilemezse de âhirette huzuruna gelinceye kadar dünyada ölü bırakacak o zaman diriltecektir.

    Öyleyse Rabbimiz peygamberine ve onun şahsında bize bir fıtrat yasasını haber vererek diyor ki: Ey peygamberim, ve ey peygamber yolunun yolcuları, bunu asla unutmayın. Size ancak sözü dinleyenler, söze kulak verenler, sözü işiten ve onu anlayan kimseler icabet edeceklerdir. Alıcı cihazları çalışan, fıtratları diri ve faal olan kimseler ancak icabet edecektir. Fıtratları bozulmuş olanlar, yaratılış melekelerini kaybetmiş, duymaz, işitmez hale gelmiş, doğruya yönelme istidatlarını kaybetmiş ölü olanlara gelince bilesiniz ki onlara asla işittiremezsiniz. Onlara işittirecek olan, onları diriltecek olan ancak Allah’tır. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur.

    Zira Allah’ın duyurmadığına kimse bir şey duyuramaz. Allah’ın göstermediğine kimse bir şey gösteremez. Allah’ın şaşırttığını kimse yola getiremez. Bunlar kabirdekiler gibi değillerdir. Bunlar vahye karşı kapılarını pencerelerini kapamış duymayan duygulanmayan, düşünmeyen, idrak etmeyen, hayattayken ölmüş insanlardır. Bunlar ölülerdir ve bunları Allah’tan başka diriltecek de yoktur.

    Öyle değil mi? Peygamber (a.s) ve tüm Müslümanlar ölülere işittirebilirler mi? Sağırlara duyurabilirler mi? Duymamaya, dinlememeye, iman etmemeye yemin edip tüm kapılarını pencerelerini kapatanlara bir şey yapabilir miyiz? Körlere hidâyet rehberliği yapabilir miyiz? Yâni bu insanlar şimdiden kendilerini kabirlere mahkum etmişlerse, işitmek istemiyorlarsa, ölüler haline gelmişlerse, uyarılara göre, söylenenlere göre hiçbir değişim, hiçbir devinim göstermiyorlarsa, tepki vermez hale gelmişlerse bizim bunlara yapabileceğimiz bir şey kalmamıştır. Bu duruma gelmiş insanlar için ne peygamberlerin ne de başka birilerinin yapabilecekleri bir şey yoktur. Allah’a iman eden, Allah’ın âyetlerine teslim olanlardan başka.

    Müfessir Ali küçük hoca efendi



  5. 29.Ekim.2014, 01:32
    3
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,412
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: “Sen ölülere söz işittiremezsin” ayetinin tefsiri

    Kalbi mühürlü olan insanlardır


  6. 29.Ekim.2014, 01:32
    3
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Kalbi mühürlü olan insanlardır





+ Yorum Gönder