FİL SURESİ Hakkında Bilgi 5 üzerinden 4.72 | Toplam : 65 kişi
  1. 1
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil

    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 2,814
    Tecrübe Puanı: 32
    Yaş: 44

    FİL SURESİ Hakkında Bilgi


    FİL SURESİ


    Sure Hakkında Bilgi


    Sure adını, birinci âyette geçen "fîl" kelimesinden almıştır. Kâbe'yi yıkmaya gelen ve fillerden oluşan Yemen ordusunun helak edilişini anlattığı için bu isimle anılmıştır. 5 ayetten oluşan sure, Mekke'de inmiştir. Mushaftaki sıralamada 105., iniş sırasına göre ise 19. suredir.


    Surenin temel konuları


    Surede Fil ordusu kıssası anlatılmaktadır. Kâbe'yi yıkmak isteyen Yemen valisi Habeşistanlı komutan Ebrehe'nin fillerle Mekke'ye hücumunu ve sonuçta ordusuyla birlikte yok olup gitmesini konu almıştır.


    Surenin temel mesajları


    Fil vakası peygamberimizin doğduğu sene cereyan etmiştir. Yemen valisi Ebrehe, fillerden kurduğu ordusuyla Mekke üzerine yürümüş, Kabe'yi yerle bir etmek istemiştir. Mekkeliler şehirlerini koruyabilecek güçte değildir. Nitekim Ebrehe karşısında bir direniş de gösterememişlerdir. Fakat yüce Allah olaya müdahale etmiş, sürü sürü kuşları Ebrehe ordusu üzerine göndermiştir. Kuşlar, kızgın taşları Ebrehe ordusunun üzerine atmış, Ebrehe'nin ordusu bu şekilde helak edilmiştir. Surenin ifadesiyle, fillerden kurulu bu dev ordu, yenmiş ekin tarlası haline getirilmiştir.


    Bu sure, kibirli ve azgın bir topluluğun planını Allah'ın nasıl boşa çıkardığını göstermektedir. Kâbe'yi yıkmak istedikleri zaman Allah onların tuzaklarını başlarına çevirmiş, evini onların tasallut ve taşkınlıklarından korumuştur. Daha önce de Allah, Firavun ve ordusunun planını aynı şekilde boşa çıkarmıştır.


    Fil vakası, Hz. Muhammed'in doğum yılı olan milâdî 570 senesinde meydana gelmiştir. Bu, peygamber olmadan önce onun peygamberliğinin doğruluğuna işaret eden en büyük harikulade hâdiselerdendir.

    Hasenat Programından alınmıştır.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 0
    Tecrübe Puanı: 0
    Yer: çalışma odam:)

    Cevap: FİL SURESİ Hakkında Bilgi


    Fil Suresi Ne demektir?

    fil süresinin anlamı
    Elem tera diye bilinen Kuran'daki kısa surelerden biridir. Hem okuması, hem ezberlemesi keyiflidir. Fil Suresi Mekke'yi ordusunun önündeki fille yıkmaya gelen Ebrehe'nin düştüğü durumu ve Allah'ın ebabil kuşlarıyla Kabe'yi nasıl koruduğunu anlatır.


  3. 3
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Cevap: FİL SURESİ Hakkında Bilgi


    çok güzel bir bilgi paylaşımı sizden Allah razı olsun


  4. Reklam

  5. 4
    mum Kişisel Rütbe
    mum
    Kişisel Rütbe

    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 9,923
    Tecrübe Puanı: 102

    Fil süresinin konusu


    fil suresi ile ilgili bilgiler



    FİL SURESİ


    Surenin İsmi:


    Bu sure Kabe'yi yıkmak isteyenlerin fillerle hücumunu konu aldığı için ve ilk ayette de "fil" kelimesi geçtiği için "fil" suresi olarak adlandırıl*mıştır. "Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?" Yani Rabbinin, Beyt-i Haram'ı yıkmak isteyen Yemen lideri Habeşli Ebrehe ve bağlılarına ne yaptığını iyice biliyor musun?

    Surenin Muhtevası:


    Mekke'de inen bu sure, kuvvetlerine, mallarına ve ordularına güvenen fil ashabı olayını konu etmektedir. Sonra onlar Ka'be'yi yıkmak isteyince Al*lah onları, küçücük kuşların ayaklarına bağlı rabbani taşları atarak kökten yok etmiştir. Onları yenmiş ekin yaprağına, yani hasattan sonra hayvanla*rın yediği ve rüzgarın her yöne savurduğu ekin kalıntısına çevirmiştir. [3]



    Fil Ashabı Olayına Tarihi Bakışlar:


    Yemen'in başında Habeş kralı Ashama tarafından adında bir lider var*dı. Adı Ebrehe b. Sabah el-Eşrem'dir. Peygamber (s.a.)'imizle aynı çağda yaşayan Necaşi'nin dedesidir. Arap hacılarını kendi memleketine toplamak için Kulleys adını verdiği büyük bir kilise yaptı. Kinane'den birisi gece ona pisledi. Bu onu çok kızdırdı ve Ka'be'yi yıkmaya yemin etti. Asıl amacı Ye-men'i Şam'a bağlamak ve Hıristiyan ülkelerini genişletmek için Mekke'nin fethiydi.

    Fillerin de bulunduğu büyük bir ordu hazırladı. Mekke'ye yakın bir bölge olan Müğammes denen yere kadar geldi. Mekke halkına haber gön*derip, savaşmak için değil Ka'be'yi yıkmak için geldiğini bildirdi. Mekkeli-ler korktu. Savaşmak istedilerse de Ebrehe ve ordusu ile baş edemiyeceklerini gördüler. Dağlara tırmanıp neticeyi beklemeye başladılar. Ka'be'nin Rabbi'nin onu koruyacağına inanıyorlardı.

    Ordu Mekke'ye yaklaşınca Ebrehe Arapların mallarına el konulmasını emretti. O mallar arasında Peygamber (s.a.)'in dedesi Abdülmuttalib b. Haşim'in develeri de vardı. Askerler onları da sürdü. İki yüz deve idi. Ebre*he, Hinata el-Humeyri'yi Mekke'ye gönderip, en ünlü kimseyi getirmesini ve onlara Ka'be ile aralarına girmedikçe savaşmak için gelmediğini bildir*mesini emretti. Hinata geldi, ona Abdülmuttalib b. Hişam'ı gösterdiler. Eb-rehe'nin dediklerini ona iletti. Abdülmuttalib: "Vallahi biz onunla savaş*mak istemiyoruz. Bizim buna gücümüz de yoktur. Bu Allah'ın Harem Bey-ti'dir. Halil İbrahim'in beytidir. Eğer bunları korumak istiyorsa, korur. Eğer Ebrehe'ye mani olmazsa vallahi bizim bir gücümüz yoktur." dedi. Hi*nata: "Benimle birlikte ona gel." dedi. Onunla gitti. Ebrehe onu görünce saygı gösterdi. Abdülmuttalib iri ve güzel görünümlü idi. Ebrehe tahtından inip onu kendisi ile beraber yere oturttu. Bir isteği olup olmadığını sordu. "İsteğim benden alınan iki yüz devemin geri verilmesidir." dedi.

    Ebrehe hayret etti. Ve dedi ki: "Senden aldığım iki yüz deveyi benimle konuşuyorsun da, dinin ve dedelerinin dini olan Beyti bırakıyorsun? Ben onu yıkmak için geldim, sen onu konuşmuyorsun!"

    Abdülmuttalib: "Ben develerin sahibiyim. Beytin de sahibi vardır, onu senden koruyacaktır." "Kimse beni engelleyemez." diye cevap verince: "Sen bilirsin." Dedi.[4] Abdülmelik ve beraberindeki Arap eşrafı Ebrehe'ye Ka'be'den vazgeçmesi karşılığında Tehame mallarının üçte birini teklif et*tiler. Ebrehe kabul etmedi ve Abdülmuttalib'e develerini iade etti. Abdül*muttalib dönüp Ka'be'nin kapısına geldi. Yanında Kureyş'ten kimseler var*dı. Ka'be'nin kapısındaki kulpa tutunup Allah'a dua etiler. Ebrehe ve ordu*suna karşı yardım dilediler.

    Ordu Ka'be'ye doğru yöneldi. Mekke'ye girdiler. Orduda Mahmud isimli büyük bir fil vardı. Onu Harem cihetine yönelttikçe çöküp hareket etmiyordu. Yemen veya başka bir cihete yönlendirince koşuyordu.

    İkinci günde Abdülmuttalib dua ediyordu. Dönüp baktığında birden Yemen istikametinde deniz tarafından kuşlar gördü. "Vallahi bu garip bir kuştur, ne Necidli ne de Tehamelidir." dedi. Her kuşla beraber gagalarında ve ayaklarında taşıdıkları taşlar vardı. Onların üzerine attılar. Onlardan kime değerse ölüyordu. Ordu Yemen'e doğru kaçmaya başladı. Yolda dökü*lüyorlardı. Ebrehe'nin de vücudu isabet aldı. Vücudundan etleri dökülü*yordu. San'a'ya getirdiler onu. Kötü bir şekilde öldü.[5]

    Bu yenilginin tarihte ve Araplar arasında büyük izi vardı. Kureyş'i yücelttiler ve "Onlar Allah'ın dostlarıdır. Allah onlar adına savaştı, düş*manlarını kovdu." dediler. Ka'be'ye saygıları ve Allah katındaki değerine inançları daha da arttı.[6]

    Bu mühim tarihi olay Peygamber (s.a.)'in doğum yılı olan M. 570'te idi. Yani Peygamber (s.a.)'in gönderilmesi ile fil olayı arasında-kırk yıl var*dı. Mekke'de o olayı görmüş geniş bir kitle vardı. O zaman bu haber teva*tür derecesine varmıştı


+ Yorum Gönder