ASR SURESİ Hakkında Bilgi 5 üzerinden 4.58 | Toplam : 59 kişi
  1. 1
    @mir âb ü kil
    @mir
    âb ü kil

    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 2,816
    Tecrübe Puanı: 32
    Yaş: 44

    ASR SURESİ Hakkında Bilgi


    ASR SURESİ


    Sure Hakkında Bilgi


    Sure adını, birinci ayette geçen ve "zaman, çağ, ikindi vakti" gibi anlamlara gelen "asr" kelimesinden almıştır. "Asr" bir zaman dilimidir. Surede asra yemin edildiği için bu isimle anılmaktadır. 3. ayetten oluşan Asr suresi, Mekke'de inmiştir. Mushaftaki sıralamada 103., nüzul sırasına göre ise 13. suredir.

    Surenin temel konuları


    İnsanın ziyanda olduğu,
    İman ve amelin kurtuluş için şart olması,
    Hakkın ve sabrın tavsiye edilmesi.


    Surenin temel mesajları


    Yüce Allah, asra yani içinde insan ömrünün sona erdiği zamana ve bu zamanda bulunan çeşitli şeylere, Allah'ın kudretini ve hikmetini gösteren ibretlere yemin ederek, dört özelliği taşıyanların dışında bütün insanların ziyanda ve hüsranda olduğunu belirtmiştir. Bu dört özellik; iman, iyi amel, hakkı tavsiye ve sabra sarılmaktır. Bu dört şey, faziletin esasları ve dinin temelidir.

    Surede insanın ziyan içerisinde olduğu açıklanmaktadır. Zamanını ve sahip olduğu imkânları değerlendirememesi, insanoğlunun en büyük eksikliklerinden birisidir. Bu eksiklik, hesap gününde pişmanlığa sebep olacak, insan yapamadıklarından dolayı hüsranda olduğunu anlayacaktır.

    İnsanın kurtulması için iman ile birlikte amel de gereklidir. Sadece iman insanın kurtuluşu için yetmemektedir. Aynı zamanda ibadetler ve iyi amellerle de bu imanın desteklenmesi gerekmektedir.
    İnsanların birbirlerine hakkı tavsiye etmeleri gerekmektedir. Bu aynı zamanda iyiliği emir ve kötülükten sakındırma prensibini de ifade etmektedir. Sabır da insanın dünyada karşılaşacağı zorlukları yenebilmesi için gereklidir.

    Hasenat Programından alınmıştır.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    @n@n@s Misafir
    Misafir

    Cevap: ASR SURESİ Hakkında Bilgi


    Allah razı olsun çok güzel bilgiler paylaştınız


  3. 3
    Muhammed الله اكبر
    Muhammed
    الله اكبر

    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 4,241
    Tecrübe Puanı: 43
    Yaş: 29
    Yer: Türkiye

    Cevap: ASR SURESİ Hakkında Bilgi


    asr suresi ile ilgili bilgiler

    ASR SÛRESİ: 103


    İndiği Yer : Mekke



    İniş Sırası : 13



    Âyet sayısı : 3



    Nüzulü


    Mushaftaki sıralamada yüz üçüncü, iniş sırasına göre on üçüncü sûredir. İn*şirah sûresinden sonra, Âdiyât sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Medine'de in*diğine dair rivayet de vardır.[1]



    Adı

    Sûre adını birinci âyette geçen ve "zaman, çağ, ikindi vakti" gibi anlamlara gelen "asr" kelimesinden almıştır.[2]


    Konusu

    Sûrede insanı ebedî hüsrandan kurtaracak yollar bildirilmektedir. [3]



    Fazileti

    Ashab-ı Kiram'dan iki kişinin karşılaştıkları zaman biri diğerine Asr sûresi*ni okumadan ve ardından selâm vermeden ayrılmadıkları rivayet edilir. [4]



    Meali

    Rahman ve rahîm olan Allah'ın adıyla... 1. Asra yemin ederim ki, 2. İn*san gerçekten ziyandadır. 3. Ancak iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır. [5]



    Tefsiri

    1-3. "Asr" (asır) kelimesi isim olarak "mutlak zaman, içinde bulunulan za*man,kam (80 veya 100 yıllık zaman dilimi), gece, sabah, akşam, ikindi vakti, ikin*di namazı, bir neslin veya bir hükümdarın, bir peygamberin yaşadığı zaman dili*mi, bir dinin yaşandığı dönem" gibi mânalarda kullanılır. Müfessirler burada zik*redilen "asr" kelimesini ikindi vakti, ikindi namazı, mutlak zaman, Hz. Muham-med'in asrı ve âhir zaman gibi farklı şekillerde tefsir etmişlerdir. Bize göre bunlar içinde sûrenin içeriğine ve mesajına en uygun düşeni "mutlak zaman" anlamıdır. Buna göre sûrenin başında zamana yemin edilerek onun insan hayatındaki yerine ve önemine dikkat çekilmiştir. Çünkü zaman Allah Teâlâ'nm yaratma, yönetme, yok etme, rızk verme, alçaltma, yüceltme gibi kendi varlığım ve sonsuz kudretini gösteren fiillerinin tecelli ettiği bir varlık şartı olması yanında, insan bakımından da hayatını içinde geçirdiği ve her türlü eylemlerini gerçekleştirebildiği bir imkân ve fırsatlar alanıdır. Yüce Allah böyle kıymetli bir gerçeklik ve imkân üzerine ye*min ederek zamanın önemine dikkat çekmiş; onu iyi değerlendirmeyen insanın so*nunun, 2. âyetteki deyimiyle "hüsran" (ziyan) olacağını hatırlatmıştır. Burada "zi-yan"la âhiret azabı kastedilmiştir. Çünkü zamanı ve ömrü boşa geçirmiş insan için en büyük ziyan odur. [6] Sûrede bu ziyandan ancak şu dört özelliğe sahip olanların kurtulacağı ifade edilmiştir:

    a) Samimi bir şekilde iman etmek. [7]

    b) İyi İşler yapmak, yani din, akıl ve vicdanın emrettiklerini yerine getirmek, yasakladıklarından kaçınmak;

    c) Hakkı tavsiye etmek;

    d) Sabrı tavsiye etmek.

    İkinci şıktaki "iyi işler"in içinde hakkı ve sabrı tavsiye etmek de vardır; fa*kat bunlar, hem bireyin erdemini ve hemcinslerine karşı sorumluluk bilincini yan*sıttığı hem de bireyi aşarak toplumsal yararlar doğurduğu için önemi dolayısıyla aynca zikredilmiştir. [8] Hakkı ve sabrı tavsiye buyruğunda, bu görevlere kişinin öncelikle kendisinin uyması ge*rektiği anlamının da bulunduğu kuşkusuzdur. Bu husus, her akıl ve iz'an sahibi ta*rafından kolayca anlaşılıp benimsenecek kadar açık olduğu için âyette bunun özel*likle belirtilmesine gerek görülmediği anlaşılmaktadır.

    Âyetteki hakkı ve sabn tavsiye, eğitimin önemine ve mahiyetinin nasıl olma*sı, amacının ne olması gerektiğine de ışık tutmaktadır. Çünkü her eğitim faaliyeti sonuçta bir tavsiye yani nasihat ve irşaddır. Doğru bir eğitim faaliyetinin amacı İse insanlara inançta, bilgide ve ahlâkta hakkı yani gerçeği ve doğruyu aktarmak; bu*nun yanında hayatın çeşitli şartları, maddî ve manevî zorluklar, saptırıcı duygular, hata ve suç sebepleri karşısında da kişiye sabır ve dayanıklılık aşılamaktır. Hakkı ve sabrı tavsiye, toplumsal hayat ve birlikte yaşamanın getirdiği bütün ahlâkî gö*revleri İçine alan geniş kapsamlı bir görevdir. Hakkın karşıtı bâtıldır; bâtıl İse inanç ve bilgide asılsızlık ve yanlışlığı, ahlâkta kötülüğü içine alan bir kavramdır. Aynca hak, adaletle de yakından ilişkilidir. Bu açıdan âyette insanların âdil olma*ları ve adalet düzeninin, yani herkesin hakkına razı olduğu ve herkesin hakkının korunduğu bir toplumsal düzenin kurulmasına katkıda bulunmaları gerektiği de anlatılmaktadır. Sonuçta kul, sûrede sıralanan dört ilkeden iman ve sâlih amel sa*yesinde Allah'ın hakkını, hakkı ve sabn tavsiye ile de kulların hakkını yerine Öde*miş olur.

    Görüldüğü gibi Asr sûresi en kısa sûrelerinden biri olmakla birlikte Kur'an'ı Kerim1 deki bütün dinî ve ahlâkî yükümlülüklerin, öğütlerin özü sayılmaya değer bir anlam zenginliğine sahiptir. Bu sebeple İmam Şafiî'nin sûre hakkında, "Şayet Kur'an'da başka bir şey nazil olmasaydı, şu pek kısa sûre bile insanlara yeterdi. Bu sûre Kur'an'ın bütün İlimlerini kucaklıyor" dediği nakledilmiştir. [9] Mehmet Akif Er-soy'un deyişiyle:

    Halikın nâ-mütenâhî adı var en başı Hak

    Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak

    Hani ashâb-ı kiram ayrılalım derlerken

    Mutlaka sûre-i ve'1-asr'ı okumuş bu neden?

    Çünkü meknûn o büyük sûrede esrâr-ı felah

    Başta imân-ı hakîkî geliyor sonra salâh

    Sonra hak sonra sebat: İşte kuzum insanlık

    Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık


  4. Reklam

  5. 4
    yasemin Mum Ve Merhem Olabilmek..
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Tecrübe Puanı: 13
    Yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: ASR SURESİ Hakkında Bilgi


    İnsan nefsinin 7 mertebesinin olduğunu , bu mertebelerinde , bu süre içinde olduğunu , okumuştum daha önce , ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama :)


  6. 5
    mum Kişisel Rütbe
    mum
    Kişisel Rütbe

    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 9,930
    Tecrübe Puanı: 102

    Asr suresi ile ilgili bilgiler


    ASR SURESİ

    Surenin İsmi:

    Bu sure ilk ayetinde "Asr"a yemin edildiği için "Asr" suresi olarak isimlendirilmiştir. "Andolsun asra ki, muhakkak insan kafi bir ziyanda*dır." "Asr" zamandır. Sevinçten üzüntüden, sağlıktan hastalıktan, zengin*likten fakirlikten, izzetten her türlü hadisenin içinde gerçekleştiği yıl, ay, gün, saat gibi devrelere bölünebilen zamanı gösterir.

    Surenin Muhtevası:

    Mekke'de inen bu sure İslâm'ın temel özelliklerini ve toplum hayatına yönelik prensiplerini açıklıyor. Dört vasıfla vasıflananlar hariç, her insanın hüsranda olduğuna dair Allah Tealâ asra yemin ediyor. Bu dört vasıf şun*lardır: İman, salih amel, başkalarına hakkı ve sabrı tavsiye.


  7. 6
    yusuf_y Üye
    yusuf_y
    Üye

    Üye No: 105518
    Mesaj Sayısı: 31
    Tecrübe Puanı: 1

    Asr sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Üç âyettir. Sûrede insanların zararda oldukları, bu kötü durumdan kimlerin kurtulacakları haber veriliyor. (Taberî, İbn-i Abbâs)

    Asr sûresinde meâlen buyruldu ki:

    Asra yemin olsun ki, muhakkak insan (ömrünü yalnız geçici dünyâ isteklerine kavuşmak için harcadığından) büyük bir (zarar ve) ziyândadır. Ancak îmân edenlerle, sâlih (iyi işler) amel yapanlar, birbirlerine hakkı, (inanılması ve yapılması lâzım olan şeyleri ve ibâdetleri yapmak, günâhlardan sakınmak husûsunda) sabrı tavsiye edenler böyle değil (onlar zararda ve ziyânda değildirler). (Âyet: 1-3)

    Kim Asr sûresini okursa, Allahü teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur. (Hadîs-i şerîf-Envâr-ut-Tenzîl ve Esrâr-üt-Te'vîl)

    Kur'ân-ı kerîmde başka hiç bir sûre nâzil olmasaydı, inmeseydi şu pek kısa olan Asr sûresi bile, insanların dünyâ ve âhiret seâdetlerini te'mine yeter. Bu sûre, Kur'ân-ı kerîmin bütün ilimlerini içine alır.[B][B][B]


  8. 7
    seyit gazi Devamlı Üye
    seyit gazi
    Devamlı Üye

    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 641
    Tecrübe Puanı: 7

    bir çok yerde allah avc bi şeye yemin ettiği zaman; üzerine yemin edilen şeyin, sonrasında gelenin delili olduğunu söylenmiştir. kıyamet gününe ve kendini kınayıp duran nefse andolsun ki buyrulduktan sonra, yeniden yaradılış anlatılır zira kıyametin ve yeniden yaradılışın delili insanın kendini kınaması ve içindeki vicdandır. yine yıldızların yerlerine yemin ettikten sonra; allah avc : o elbette kerim olan kuran dır buyurur. yıldızlar ise yerlerinin sabit olmaları, geceleri zorlu yolculuklarda yön göstermeleri, yolunu aydınlatmaları, onlara baktığın zaman baktıkca derinleşmeleri ve kibire kapılınmadığı, aksine insanın küçüklüğünü idrak ettiği gibi hususlarla kur an ı kerime örneklik gösterir. yine asr sure i celilesinde de, allah avc zaman a yemin etmiştir ve insanlığın hüsranda olduğu hususunda bizleri uyarmıştır. peki bir şeyin hüsran olup olmadığını ne gösterir ? zaman... bazen bir şey yaparsınız, hayır bir iş yaptığınızı zannedersiniz, şeytan amellerinizi süslü göstermiş kendinizi kandırmışınızdır, aradan seneler geçer bir ömür geçer hatta daha fazlası geçer, bir bakmışsınız ki; hayatınızın hatasını yapmışınız. yine alimler asr ı ikindi vaktine benzetmişler. ömrümüzün ikindisinde olduğumuzu söylemişler. hele bir esnaf ikindin olurda eve götürmesi gereken nafakayı götüremeyince veya o gün toplaması gereken parayı toplayamayınca telaşlanır, akşam vaktine kadar eve götüreceği nafakayı veya toplayacağı parayı temin etmeye çalışır; bizimde ömrümüzün ikindisinde olduğumuzu ve ahirete götüreceğimiz amelleri toparlamamızı tavsiye etmişlerdir. yine imam razi vaktin nasıl geçtiğini, pazarda bir buz satıcısının buz satarken halka : ne olur bu adama merhamet edin, tüm sermayesi gözünün önünde eriyip giden malını alın, diye seslenmesini duyunca anladığını, ömrümüzün de gözümüzün önünde eriyip gittiğini söylemiştir.

    sonrasında biz amel imandan mıdır tartışa duralım, amelsiz namazsız kurtuluşa erebileceğimizi ümit edelim, allah avc üzerine birbirlerine hakkı tavsiye edenlerin ve birbirlerine sabrı tavsiye edenlerin hüsrandan kurtulacağını ikaz etmiştir. burada atlanmaması gereken bir husus daha vardır ki; iman etmeyince amelin bir anlamı olmamaktadır. amel etmeyince de hakkı tavsiye etmenin bir anlamı olmayacaktır. aslında yapılmadan söylenen şeylerden bir bereket görülmez. çocuğunuza on kere dişlerini fırçalamasını söylersiniz dişlerini fırçalamaz, sizi iki kere dişinizi fırçalarken görürse, elinden diş fırçasını alamazsınız, herkesin diş fırçasını birbirine katıp karıştırdığını görürsünüz. ayrıca yapılmayan şeylerin tavsiye edilmesi bunlar zaten yapılacak şeyler değil konuşulsa da olacak şeyler zannına, ve tavsiyelerin sulanmasına sebep olabilecektir. tam olarak bağlamı bununla uyuşmayacak olsa da, allah avc : neden yapmadığınız şeyleri söylüyorsunuz, buyurmuştur. yine sıdk; vakia hakkında doğru bilgiye sahip olma, hak ise vakia hükmüne uygun olan anlamına gelir. yani müslümanın yaşadığı ortamı inandırdığı değerler doğrultusunda dönüştürmesiyle ortaya çıkar ve bu durumda hak ehli olunur ve sonrasında birbirlerine sabrı tavsiye ederler buyurulmaktadır. hakkı bilmeyen birisine sabrı tavsiye ederseniz de bir sonuç alamazsınız hatta böyle durumlarda böyle insanlara hakkı veya şükrü tavsiye ettiğinizde, allah korusun imanına mal olacak sözler sarfettiğini de duyabilirsiniz. karşınızdaki insan hakkı bilmiyor ki sabrı bilsin, neye niçin sabrettiğini bilsin.


+ Yorum Gönder