Konusunu Oylayın.: 109. Kâfirun Suresi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
109. Kâfirun Suresi
  1. 21.Şubat.2007, 11:10
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,122
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    109. Kâfirun Suresi






    109. Kâfirun Suresi Mumsema [sıze=2]109. Kafirun suresi arapça metin[/sıze]

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
    قُلْ يَاأَيُّهَا الْكَافِرُونَ (1)
    لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ (2)
    وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (3)
    وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدتُّمْ (4)
    وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (5)
    لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ (6)


  2. 21.Şubat.2007, 11:10
    1
    Administrator



    [sıze=2]109. Kafirun suresi arapça metin[/sıze]

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
    قُلْ يَاأَيُّهَا الْكَافِرُونَ (1)
    لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ (2)
    وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (3)
    وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدتُّمْ (4)
    وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (5)
    لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ (6)

  3. 28.Ocak.2008, 01:00
    2
    Ecir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2007
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 950
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Sükûtun kıyısı...

    --->: 109. KÂfİrun Suresİ




    Kafirun süresi Türkçe meali


    Meâl-i Şerifi
    1- De ki: Ey kâfirler
    2- Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
    3- Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
    4- Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
    5- Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
    6- Sizin dininiz size, benim dinim banadır.





  4. 28.Ocak.2008, 01:00
    2
    Devamlı Üye



    Kafirun süresi Türkçe meali


    Meâl-i Şerifi
    1- De ki: Ey kâfirler
    2- Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
    3- Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
    4- Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.
    5- Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
    6- Sizin dininiz size, benim dinim banadır.




  5. 01.Mayıs.2008, 16:38
    3
    Ecir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2007
    Üye No: 1608
    Mesaj Sayısı: 950
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Sükûtun kıyısı...

    --->: 109. KÂfİrun Suresİ

    سورة الكافرون (109) ص 603
    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
    قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ {1} لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ {2}
    وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ {3} وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ {4}
    وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (5} لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ (6}


    Kul yâ eyyühelkâfirûn. Lâ a'büdü mâ ta'büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Leküm dînüküm veliye dîn.

    109-KAFİRUN
    Kafirlerden bahseder. Mekke devrinde nazil olmuştur. 6 ayettir.
    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
    1. Ey Muhammed! De ki: "Ey kafirler!
    2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
    3. "Benim taptıgıma da sizler tapmazsınız."
    4. "Ben de sizin taptığınıza tapacak dağilim."
    5. "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
    6. "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."


  6. 01.Mayıs.2008, 16:38
    3
    Devamlı Üye
    سورة الكافرون (109) ص 603
    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
    قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ {1} لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ {2}
    وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ {3} وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ {4}
    وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (5} لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ (6}


    Kul yâ eyyühelkâfirûn. Lâ a'büdü mâ ta'büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Leküm dînüküm veliye dîn.

    109-KAFİRUN
    Kafirlerden bahseder. Mekke devrinde nazil olmuştur. 6 ayettir.
    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
    1. Ey Muhammed! De ki: "Ey kafirler!
    2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
    3. "Benim taptıgıma da sizler tapmazsınız."
    4. "Ben de sizin taptığınıza tapacak dağilim."
    5. "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
    6. "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

  7. 11.Eylül.2010, 21:10
    4
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,413
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: 109. Kâfirun Suresi

    Allah c.c. razı olsun,emeğinize sağlık


  8. 11.Eylül.2010, 21:10
    4
    Hüvel Baki..
    Allah c.c. razı olsun,emeğinize sağlık

  9. 03.Şubat.2013, 17:39
    5
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,948
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: 109. Kâfirun Suresi

    KAFIRUN SURESİ

    109


    İndiği Yer :

    Mekke



    İniş Sırası :


    18



    Âyet sayısı:

    6



    Nüzulü


    Mushaftaki sıralamada yüz dokuzuncu, İniş sırasına göre on sekizinci sûre*dir. Mâûn sûresinden sonra,Fîl sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Medine'de in*diğine dair rivayet de vardır.[1] Tefsirlerde anlatıldığına göre Kureyşliler Hz. Peygamber'den bir sene kendi ilâhlarına tapmasını, bir sene de kendilerinin onun İlâhına tapmalarım istemişler. Hz. Peygamber de "Kendisine bir şeyi ortak koşmaktan Allah'a sığınının!" demiş; bu kez Kureyşlİler, "Bizim ilâh*larımızdan bazılarım istilâm et (öp, el sür), biz de seni tasdik edip ilâhına ibadet edelim" demişler. Bunun üzerine Kâfurun sûresi İnmiştir. [2]



    Adı


    Sûre adını ilk âyetinde geçen ve "İnkarcılar" anlamına gelen "kâfirim" keli*mesinden almıştır. "Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn, Mukaşkışe, İhlâs, İbadet, Dîn" adla*rıyla da anılmaktadır. Aynca İhlâs süresiyle birlikte bu iki sûreye "İhlâsayn (iki İhlâs)" adı verilmiştir.[3]



    Konusu


    Sûrede Hz. Peygamber'in inkarcılarla şirk ve sapkınlıkta birleşemeyeceği ifade edilmekte ve İslâm dininin şirkten uzak tutulması hedeflenmektedir. [4]



    Fazileti


    Müfessirler bu sûrenin faziletiyle ilgili olarak Hz. Peygamber'in, "Kul hüvel-lahu ehad Kur'an'ın üçte birine denktir, Kul yâ eyyühel-kâfirûn ise dörtte birine denktir" buyurduğunu; Sahâbe'den birine, "Uyumak üzere yatağına yattığında Kul yâ eyyuhel-kâfırûn sûresini oku; bunu okursan şirk inancına sapmaktan korunur*sun" dediğini naklederler. [5]



    Meali


    Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla... 1. De ki: "Ey inkarcılar! 2. Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam. 3. Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. 4. Ben sizin taptıklarınıza tapıyor değilim. 5. Siz de benim taptığı*ma tapıyor değilsiniz. 6. Sizin dininiz size benim dinim banadır." [6]



    Tefsir


    1-6. Tevhîd ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sûrede müşriklerin şahsında tüm putperestlere İlân edilmek üzere İman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dola*yısıyla ikisinin birlikte bulunmasının mümkün olmadığı kesin olarak ifade edil*miştir.

    Bazı müfessirlere göre 2-3. âyetlerde gelecekte Hz. Peygamber'İn müşrikle*rin taptığına tapmayacağı, onların da Hz. Peygamber'in taptığına tapmayacakları ifade edilmiş; 4-5. âyetlerde ise halihazırda da onların tutumlarının farklı olmadı*ğı bildirilmiştir. Ancak Şevkânî bu yorumu reddetmekte, 4-5. âyetlerin 2-3. âyet-lerdekİ gerçeği pekiştirdiğini söylemekte; bu tekrarlara dil kurallarından ve Arap şiirinden örnekler getirmekte, Hz. Peygamber'in hadislerinde de benzer tekrarla*rın bulunduğunu ifade etmektedir (bk. V, 599-600). Bizim tercihimiz de bu yön*dedir. Zira 2-3. âyetlerde Hz. Peygamber'in şahsında müminlerin sadece bir Al*lah'a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah'a ortak koşanlarla gerek İnanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. âyetlerde ise Hz. Peygamber'i kendi dinlerine döndürmek İsteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla vurgu tekrar edilmiştir. "Sizin dininiz size benim di*nim banadır" şeklinde tercüme ettiğimiz 6. âyet, daha geniş kapsamlı ve daha vur*gulu bir şekilde önceki âyetleri tekit eder ve bu iki din arasında uzlaşmanın olama*yacağını gösterir. Zira bu iki dini uzlaştırmak, hak ile bâtılı uzlaştırmak anlamına gelir.

    Son âyetten dîn, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin her*hangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamının da çıkarılabileceğini düşünen bir kısım müfessirler bu âyetin müşriklere karşı sav aşılmasını emreden âyetle[7] neshedildiğini yani hükmünün kaldınldığım ileri sürmüşlerdir. An*cak, bizim de katıldığımız görüşe göre âyetin hükmü kaldırılmamıştır; çünkü bura*da bir emir veya yasak değil, bir vakıanın tespiti ve ifade edilmesi (haber) söz ko*nusudur; haber ise Allah'tan olduğu için gerçektir, değişmez, kıyamete kadar ge*çerlidir. [8] Bu âyet, bir vakıa tespiti olduğu ve müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlü*ğü anlamının çıkarılamayacağı da düşünülebilir. Kuşkusuz İslâm'da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlükler Medine döneminde inen âyetler*de ifade edilmiş, müslümanların hakim oldukları zaman ve mekânlarda uygulan*mış, hayata geçirilmiştir. [9]



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] bk. Şevkânî, V, 597

    [2] Taberî, XXX, 213-214; KurtubîJXX,225

    Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [3] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [4] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [5] îbn Kesîr, VIII, 526; Şevkânî, V, 597-598

    Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [6] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/672.

    [7] bk. Tevbe, 9/36

    [8] bk. Şevkânî,V, 600

    [9] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/672-673.


  10. 03.Şubat.2013, 17:39
    5
    Moderatör
    KAFIRUN SURESİ

    109


    İndiği Yer :

    Mekke



    İniş Sırası :


    18



    Âyet sayısı:

    6



    Nüzulü


    Mushaftaki sıralamada yüz dokuzuncu, İniş sırasına göre on sekizinci sûre*dir. Mâûn sûresinden sonra,Fîl sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Medine'de in*diğine dair rivayet de vardır.[1] Tefsirlerde anlatıldığına göre Kureyşliler Hz. Peygamber'den bir sene kendi ilâhlarına tapmasını, bir sene de kendilerinin onun İlâhına tapmalarım istemişler. Hz. Peygamber de "Kendisine bir şeyi ortak koşmaktan Allah'a sığınının!" demiş; bu kez Kureyşlİler, "Bizim ilâh*larımızdan bazılarım istilâm et (öp, el sür), biz de seni tasdik edip ilâhına ibadet edelim" demişler. Bunun üzerine Kâfurun sûresi İnmiştir. [2]



    Adı


    Sûre adını ilk âyetinde geçen ve "İnkarcılar" anlamına gelen "kâfirim" keli*mesinden almıştır. "Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn, Mukaşkışe, İhlâs, İbadet, Dîn" adla*rıyla da anılmaktadır. Aynca İhlâs süresiyle birlikte bu iki sûreye "İhlâsayn (iki İhlâs)" adı verilmiştir.[3]



    Konusu


    Sûrede Hz. Peygamber'in inkarcılarla şirk ve sapkınlıkta birleşemeyeceği ifade edilmekte ve İslâm dininin şirkten uzak tutulması hedeflenmektedir. [4]



    Fazileti


    Müfessirler bu sûrenin faziletiyle ilgili olarak Hz. Peygamber'in, "Kul hüvel-lahu ehad Kur'an'ın üçte birine denktir, Kul yâ eyyühel-kâfirûn ise dörtte birine denktir" buyurduğunu; Sahâbe'den birine, "Uyumak üzere yatağına yattığında Kul yâ eyyuhel-kâfırûn sûresini oku; bunu okursan şirk inancına sapmaktan korunur*sun" dediğini naklederler. [5]



    Meali


    Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla... 1. De ki: "Ey inkarcılar! 2. Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam. 3. Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. 4. Ben sizin taptıklarınıza tapıyor değilim. 5. Siz de benim taptığı*ma tapıyor değilsiniz. 6. Sizin dininiz size benim dinim banadır." [6]



    Tefsir


    1-6. Tevhîd ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sûrede müşriklerin şahsında tüm putperestlere İlân edilmek üzere İman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dola*yısıyla ikisinin birlikte bulunmasının mümkün olmadığı kesin olarak ifade edil*miştir.

    Bazı müfessirlere göre 2-3. âyetlerde gelecekte Hz. Peygamber'İn müşrikle*rin taptığına tapmayacağı, onların da Hz. Peygamber'in taptığına tapmayacakları ifade edilmiş; 4-5. âyetlerde ise halihazırda da onların tutumlarının farklı olmadı*ğı bildirilmiştir. Ancak Şevkânî bu yorumu reddetmekte, 4-5. âyetlerin 2-3. âyet-lerdekİ gerçeği pekiştirdiğini söylemekte; bu tekrarlara dil kurallarından ve Arap şiirinden örnekler getirmekte, Hz. Peygamber'in hadislerinde de benzer tekrarla*rın bulunduğunu ifade etmektedir (bk. V, 599-600). Bizim tercihimiz de bu yön*dedir. Zira 2-3. âyetlerde Hz. Peygamber'in şahsında müminlerin sadece bir Al*lah'a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah'a ortak koşanlarla gerek İnanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. âyetlerde ise Hz. Peygamber'i kendi dinlerine döndürmek İsteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla vurgu tekrar edilmiştir. "Sizin dininiz size benim di*nim banadır" şeklinde tercüme ettiğimiz 6. âyet, daha geniş kapsamlı ve daha vur*gulu bir şekilde önceki âyetleri tekit eder ve bu iki din arasında uzlaşmanın olama*yacağını gösterir. Zira bu iki dini uzlaştırmak, hak ile bâtılı uzlaştırmak anlamına gelir.

    Son âyetten dîn, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin her*hangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamının da çıkarılabileceğini düşünen bir kısım müfessirler bu âyetin müşriklere karşı sav aşılmasını emreden âyetle[7] neshedildiğini yani hükmünün kaldınldığım ileri sürmüşlerdir. An*cak, bizim de katıldığımız görüşe göre âyetin hükmü kaldırılmamıştır; çünkü bura*da bir emir veya yasak değil, bir vakıanın tespiti ve ifade edilmesi (haber) söz ko*nusudur; haber ise Allah'tan olduğu için gerçektir, değişmez, kıyamete kadar ge*çerlidir. [8] Bu âyet, bir vakıa tespiti olduğu ve müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlü*ğü anlamının çıkarılamayacağı da düşünülebilir. Kuşkusuz İslâm'da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlükler Medine döneminde inen âyetler*de ifade edilmiş, müslümanların hakim oldukları zaman ve mekânlarda uygulan*mış, hayata geçirilmiştir. [9]



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] bk. Şevkânî, V, 597

    [2] Taberî, XXX, 213-214; KurtubîJXX,225

    Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [3] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [4] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [5] îbn Kesîr, VIII, 526; Şevkânî, V, 597-598

    Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.

    [6] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/672.

    [7] bk. Tevbe, 9/36

    [8] bk. Şevkânî,V, 600

    [9] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/672-673.

  11. 24.Ocak.2014, 18:23
    6
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,948
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: 109. Kâfirun Suresi

    KAFİRUN SURESİ HAKKINDA KISA BİLGİLER

    MEAL TEFSİR

    Takdim.. 2

    Ayetlerin Tefsiri 2

    Edebî Sanatlar. 2


    KAFİRUN SURESİ


    Mekke'de inmiştir, 6 âyettir.



    Takdim


    Kâfirim sûresi Mekke'de inmiştir. Allah'ı birleme, şirk ve sapıklıktan uzak olmayı açıklayan sûredir. Müşrikler Hz Peygamber (s.a.v)'i anlaşmaya çağırdılar ve bir sene onun kendi ilâhlarına ibadet etmesini bir sene de kendilerinin onun ilahına ibadet etmelerini teklif ettiler. Bunun üzerine kâfir*lerin bu heveslerini kesmek, iki grup yani mü'minlerle putperestler arasın*daki çekişmeyi gidermek ve bu sapık fikrin ne şimdi ne de gelecekte uygu*lanmasının mümkün olmayacağını kafirlere bildirmek üzere bu sûre indi. [1]



    Bismillâhirrahmânirrahîm

    1, 2. (Yâ Muhammedi) De ki: Ey kâfirler! Ben si*zin tapmakta olduklarınıza tapmam.

    3. Şu anda siz de benim kulluk ettiğime kulluk et*miyorsunuz.

    4. Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.

    5. Öyle ya siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.

    6. O halde sizin dîniniz size, benim dînim bana.



    Ayetlerin Tefsiri


    1. Ey Peygamber! Seni put ve taşlara İbadet etmeye çağıran o kâfirlere de ki: [2]



    2. Ben, sizin taptığınız o putlara tapmam. Ben, faydası ve zararı olmayan ve kendilerine ibadet edenlerden hiçbir şeyi savamayan ilâh ve ma'bûdlarmıza tapmaktan uzağım. Tefsirciler şöyle der: Kureyşli-ler Hz. Peygamber (a.s)'den bir sene kendi ilâhlarına tapmasını, bir sene de kendilerinin onun ilâhına tapmalarını istediler. Hz. Peygamber (a.s): "Allah'a bir şeyi ortak koşmaktan O'na sığınırım" dedi. Kureyşliler: "Bizim ilahlarımızdan bazısını istilâm et (el sür), biz de seni tasdik edip ilâhına ibadet edelim" dediler. Bunun üzerine bu sûre indi. Rasulullah (s.a.v) sa*bahleyin Mescid-i Harâm'a gitti. Mescidde Kureyş'in ileri gelenleri bulu*nuyordu. Başları üzerine dikilerek bu sûreyi onlara okudu. Böylece ondan ümitlerini kestiler.[3] Hem Peygamber (a.s.)'e hem de Ashabına (r.anhum) eziyet ettiler. "de ki" kelimesi.. Peygamber (a.s.)'in Allah tarafından bu-nun"la görevlendirildiğine delildir. Hz. Peygamber (a.s)'in onlara "Ey Kâfirler!" sözüyle hitap ederek, kâfir olduklarım söylemesi, ki Peygamber (a.s) onların, kendilerine kâfir denilmesine kızdıklarım biliyor

    du, onun Allah tarafından korunduğuna ve dolayısıyle kâfirlere ve onların tâğutlarına aldırış etmediğine delildir.[4]



    3. Ey Müşrikler Topluluğu! Siz de benim ibadet ettiğim hak İlâhıma ibadet edici değilsiniz. O, tek olan İlâhtır. Ben hak İlâha ibadet ediyorum. O, Alemlerin Rabbi Allah'tır. Siz ise taş ve putlara tapıyorsunuz. Rahmân'a ibadet nerde, heva ve hevese, ve putlara ibadet nerdeü.[5]



    4. Ben de sizin taptıklarınıza tapıcı değilim. Bu âyet, daha önce anlatılan taşlara tapmaktan uzak olmayı te'kid eder ve kâfirlerin heveslerini kursaklarında bırakır. Sanki şöyle der: Ne şimdi ne de gele*cekte bu putlara tapmam. Ben, yaşadığım müddetçe taptığınız şeylere asla tapmam. Ne şimdi putlarınıza taparım, ne de gelecekte taparım. [6]



    5. Siz de benim ibadet ettiğim hak İlâha gelecekte tapacak değilsiniz. [7]



    6. Sizin müşrikliğiniz size, benim Allah'ı birlemem de bana. Bu, Hz. Peygamber (a.s.)'in, kâfirlerin yaptığı ibadetten son derece uzak olduğunu gösterir ve son derece kudretli ve bir olan Allah'a ibadet ettiğini te'kîd eder. Tefsirciler der ki: İlk iki cümlede, insanların ilâh bakı*mından birbirinden tamamen farklı olduğu ifade edilmiştir. Müşriklerin ilâhı putlar, Muhammed (a.s)'in ilâhı ise Allah'tır (c.c). Son iki cümlede ise, ibadet hususunda tamamen farklı oldukları ifade edilmiştir. Sanki Hz. Peygamber (a.s.): "Ne ilâhımız, ne de ibadetimiz birdir" demiştir. [8]



    Edebî Sanatlar


    Bu mübarek sûre birçok edebî sanatı kapsamaktadır. Bunları aşağıda özetliyoruz:

    1. "Ey Kâfirler!" diye küfür sıfatım belirterek yapılan hi*tap, Mekke'lileri kınamayı ve yaptıklarının çirkinliğini ifâde eder.

    2. "İbâdet etmem" ile " Sizin ibadet ettiklerinize" ara*sında tıbâk-ı selb vardır. Zira birincisi olumsuz, ikincisi olumludur.

    3. âyetleri ile âyetleri arasında mukabele vardır. İlk iki âyet şimdiki zaman, son iki âyet ise gelecek zaman içindir. Bu mukabelede hem şimdi*ki, hem de gelecek zamanda putlara ibadet reddedilmiştir. Bu, güzelleştiri*ci edebî sanatlardandır.

    4. gibi, âyet sonlarında fasıla harfleri birbirine uygun düşmüştür.

    Yüce Allah'ın yardımı ile "Kâfirûn Sûresi"nin tefsiri bitti. [9]



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/453.


  12. 24.Ocak.2014, 18:23
    6
    Moderatör
    KAFİRUN SURESİ HAKKINDA KISA BİLGİLER

    MEAL TEFSİR

    Takdim.. 2

    Ayetlerin Tefsiri 2

    Edebî Sanatlar. 2


    KAFİRUN SURESİ


    Mekke'de inmiştir, 6 âyettir.



    Takdim


    Kâfirim sûresi Mekke'de inmiştir. Allah'ı birleme, şirk ve sapıklıktan uzak olmayı açıklayan sûredir. Müşrikler Hz Peygamber (s.a.v)'i anlaşmaya çağırdılar ve bir sene onun kendi ilâhlarına ibadet etmesini bir sene de kendilerinin onun ilahına ibadet etmelerini teklif ettiler. Bunun üzerine kâfir*lerin bu heveslerini kesmek, iki grup yani mü'minlerle putperestler arasın*daki çekişmeyi gidermek ve bu sapık fikrin ne şimdi ne de gelecekte uygu*lanmasının mümkün olmayacağını kafirlere bildirmek üzere bu sûre indi. [1]



    Bismillâhirrahmânirrahîm

    1, 2. (Yâ Muhammedi) De ki: Ey kâfirler! Ben si*zin tapmakta olduklarınıza tapmam.

    3. Şu anda siz de benim kulluk ettiğime kulluk et*miyorsunuz.

    4. Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.

    5. Öyle ya siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.

    6. O halde sizin dîniniz size, benim dînim bana.



    Ayetlerin Tefsiri


    1. Ey Peygamber! Seni put ve taşlara İbadet etmeye çağıran o kâfirlere de ki: [2]



    2. Ben, sizin taptığınız o putlara tapmam. Ben, faydası ve zararı olmayan ve kendilerine ibadet edenlerden hiçbir şeyi savamayan ilâh ve ma'bûdlarmıza tapmaktan uzağım. Tefsirciler şöyle der: Kureyşli-ler Hz. Peygamber (a.s)'den bir sene kendi ilâhlarına tapmasını, bir sene de kendilerinin onun ilâhına tapmalarını istediler. Hz. Peygamber (a.s): "Allah'a bir şeyi ortak koşmaktan O'na sığınırım" dedi. Kureyşliler: "Bizim ilahlarımızdan bazısını istilâm et (el sür), biz de seni tasdik edip ilâhına ibadet edelim" dediler. Bunun üzerine bu sûre indi. Rasulullah (s.a.v) sa*bahleyin Mescid-i Harâm'a gitti. Mescidde Kureyş'in ileri gelenleri bulu*nuyordu. Başları üzerine dikilerek bu sûreyi onlara okudu. Böylece ondan ümitlerini kestiler.[3] Hem Peygamber (a.s.)'e hem de Ashabına (r.anhum) eziyet ettiler. "de ki" kelimesi.. Peygamber (a.s.)'in Allah tarafından bu-nun"la görevlendirildiğine delildir. Hz. Peygamber (a.s)'in onlara "Ey Kâfirler!" sözüyle hitap ederek, kâfir olduklarım söylemesi, ki Peygamber (a.s) onların, kendilerine kâfir denilmesine kızdıklarım biliyor

    du, onun Allah tarafından korunduğuna ve dolayısıyle kâfirlere ve onların tâğutlarına aldırış etmediğine delildir.[4]



    3. Ey Müşrikler Topluluğu! Siz de benim ibadet ettiğim hak İlâhıma ibadet edici değilsiniz. O, tek olan İlâhtır. Ben hak İlâha ibadet ediyorum. O, Alemlerin Rabbi Allah'tır. Siz ise taş ve putlara tapıyorsunuz. Rahmân'a ibadet nerde, heva ve hevese, ve putlara ibadet nerdeü.[5]



    4. Ben de sizin taptıklarınıza tapıcı değilim. Bu âyet, daha önce anlatılan taşlara tapmaktan uzak olmayı te'kid eder ve kâfirlerin heveslerini kursaklarında bırakır. Sanki şöyle der: Ne şimdi ne de gele*cekte bu putlara tapmam. Ben, yaşadığım müddetçe taptığınız şeylere asla tapmam. Ne şimdi putlarınıza taparım, ne de gelecekte taparım. [6]



    5. Siz de benim ibadet ettiğim hak İlâha gelecekte tapacak değilsiniz. [7]



    6. Sizin müşrikliğiniz size, benim Allah'ı birlemem de bana. Bu, Hz. Peygamber (a.s.)'in, kâfirlerin yaptığı ibadetten son derece uzak olduğunu gösterir ve son derece kudretli ve bir olan Allah'a ibadet ettiğini te'kîd eder. Tefsirciler der ki: İlk iki cümlede, insanların ilâh bakı*mından birbirinden tamamen farklı olduğu ifade edilmiştir. Müşriklerin ilâhı putlar, Muhammed (a.s)'in ilâhı ise Allah'tır (c.c). Son iki cümlede ise, ibadet hususunda tamamen farklı oldukları ifade edilmiştir. Sanki Hz. Peygamber (a.s.): "Ne ilâhımız, ne de ibadetimiz birdir" demiştir. [8]



    Edebî Sanatlar


    Bu mübarek sûre birçok edebî sanatı kapsamaktadır. Bunları aşağıda özetliyoruz:

    1. "Ey Kâfirler!" diye küfür sıfatım belirterek yapılan hi*tap, Mekke'lileri kınamayı ve yaptıklarının çirkinliğini ifâde eder.

    2. "İbâdet etmem" ile " Sizin ibadet ettiklerinize" ara*sında tıbâk-ı selb vardır. Zira birincisi olumsuz, ikincisi olumludur.

    3. âyetleri ile âyetleri arasında mukabele vardır. İlk iki âyet şimdiki zaman, son iki âyet ise gelecek zaman içindir. Bu mukabelede hem şimdi*ki, hem de gelecek zamanda putlara ibadet reddedilmiştir. Bu, güzelleştiri*ci edebî sanatlardandır.

    4. gibi, âyet sonlarında fasıla harfleri birbirine uygun düşmüştür.

    Yüce Allah'ın yardımı ile "Kâfirûn Sûresi"nin tefsiri bitti. [9]



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/453.




+ Yorum Gönder