Konusunu Oylayın.: İman (Ye’s halinde) iman ile ilgili ayetler

5 üzerinden 4.86 | Toplam : 7 kişi
İman (Ye’s halinde) iman ile ilgili ayetler
  1. 26.Mart.2013, 02:35
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,069
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    İman (Ye’s halinde) iman ile ilgili ayetler






    İman (Ye’s halinde) iman ile ilgili ayetler Mumsema İman (Ye’s halinde) iman hakkında ayetler
    23 ayet

    4. Sure (Nisâ Suresi), 18. Ayet
    Yoksa, (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
    6. Sure (En'âm Suresi), 158. Ayet
    (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbi'nin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbi'nin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günki) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz."
    10. Sure (Yûnus Suresi), 90. Ayet
    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.
    10. Sure (Yûnus Suresi), 91. Ayet
    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
    10. Sure (Yûnus Suresi), 92. Ayet
    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu âyetlerimizden gerçekten habersizdir.
    26. Sure (Şuarâ Suresi), 200. Ayet
    İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.
    26. Sure (Şuarâ Suresi), 201. Ayet
    Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
    32. Sure (Secde Suresi), 28. Ayet
    "Eğer doğru söyleyenler iseniz şu fetih ne zamanmış?" diyorlar.
    32. Sure (Secde Suresi), 29. Ayet
    De ki, "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."
    32. Sure (Secde Suresi), 30. Ayet
    Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.
    34. Sure (Sebe' Suresi), 51. Ayet
    Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!
    34. Sure (Sebe' Suresi), 52. Ayet
    (Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?
    40. Sure (Mü'min Suresi), 82. Ayet
    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
    40. Sure (Mü'min Suresi), 83. Ayet
    Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
    40. Sure (Mü'min Suresi), 84. Ayet
    Azabımızı gördükleri zaman, "Yalnız Allah'a inandık; O'na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler.
    40. Sure (Mü'min Suresi), 85. Ayet
    Fakat, azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah'ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.
    44. Sure (Duhân Suresi), 10. Ayet
    Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
    44. Sure (Duhân Suresi), 11. Ayet
    (O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
    44. Sure (Duhân Suresi), 12. Ayet
    İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
    44. Sure (Duhân Suresi), 13. Ayet
    Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.
    44. Sure (Duhân Suresi), 14. Ayet
    Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
    44. Sure (Duhân Suresi), 15. Ayet
    Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.
    44. Sure (Duhân Suresi), 16. Ayet
    Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.


  2. 26.Mart.2013, 02:35
    1
    Administrator



    İman (Ye’s halinde) iman hakkında ayetler
    23 ayet

    4. Sure (Nisâ Suresi), 18. Ayet
    Yoksa, (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
    6. Sure (En'âm Suresi), 158. Ayet
    (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbi'nin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbi'nin âyetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günki) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz."
    10. Sure (Yûnus Suresi), 90. Ayet
    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.
    10. Sure (Yûnus Suresi), 91. Ayet
    Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
    10. Sure (Yûnus Suresi), 92. Ayet
    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu âyetlerimizden gerçekten habersizdir.
    26. Sure (Şuarâ Suresi), 200. Ayet
    İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.
    26. Sure (Şuarâ Suresi), 201. Ayet
    Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
    32. Sure (Secde Suresi), 28. Ayet
    "Eğer doğru söyleyenler iseniz şu fetih ne zamanmış?" diyorlar.
    32. Sure (Secde Suresi), 29. Ayet
    De ki, "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."
    32. Sure (Secde Suresi), 30. Ayet
    Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.
    34. Sure (Sebe' Suresi), 51. Ayet
    Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!
    34. Sure (Sebe' Suresi), 52. Ayet
    (Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?
    40. Sure (Mü'min Suresi), 82. Ayet
    Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
    40. Sure (Mü'min Suresi), 83. Ayet
    Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
    40. Sure (Mü'min Suresi), 84. Ayet
    Azabımızı gördükleri zaman, "Yalnız Allah'a inandık; O'na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik" dediler.
    40. Sure (Mü'min Suresi), 85. Ayet
    Fakat, azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah'ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.
    44. Sure (Duhân Suresi), 10. Ayet
    Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
    44. Sure (Duhân Suresi), 11. Ayet
    (O duman) insanları bürür. Bu, elem dolu bir azaptır.
    44. Sure (Duhân Suresi), 12. Ayet
    İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.
    44. Sure (Duhân Suresi), 13. Ayet
    Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.
    44. Sure (Duhân Suresi), 14. Ayet
    Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
    44. Sure (Duhân Suresi), 15. Ayet
    Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.
    44. Sure (Duhân Suresi), 16. Ayet
    Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.


+ Yorum Gönder