Maide suresi 91. ayet: . Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve n 5 üzerinden 4.60 | Toplam : 5 kişi
  1. 1
    Muhasibi Devamlı Üye
    Muhasibi
    Devamlı Üye
    Muhasibi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 7,564
    Tecrübe Puanı: 77
    Yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Maide suresi 91. ayet: . Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve n


    . Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Ecrinim Hüvel Baki..
    Ecrinim
    Hüvel Baki..
    Ecrinim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 4,592
    Tecrübe Puanı: 102
    Yer: Akdeniz

    Cevap: Maide suresi 91. ayet: . Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmakt


    Ayetin Arapçası



    إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاء فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ
    İnnemâ yurîduş şeytânu en yûkia beynekumul adâvete vel bagdâe fîl hamri vel meysiri ve yasuddekum an zikrillâhi ve anis salâh(salâti), fe hel entum muntehûn(muntehûne).



  3. 3
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 2,371
    Tecrübe Puanı: 63
    Yer: çalışma odam:)

    Cevap: Maide suresi 91. ayet: . Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak;


    Maide suresi 91. ayetin meali arapça metni ve tefsiri

    91. Şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah'ı anmaktan ve namaz*dan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?

    Tefsiri


    90-91. İslâm'da yükümlülüklerin tebliği ve insanın eğitimi konularında ted-rîcîlik yani adım adım ilerleme yöntemi önemli bir yere sahiptir. Özellikle toplumda kökleşmiş uygulamaların bir anda sökülüp atılmasının meydana getireceği sarsıntı dikkate alınarak bazı buyruk ve yasaklar aşama aşama bildirilmiş, bunla*rın amaçlarının kavranmasına ve sindirilmesine imkân tanınmıştır. Hz. Âişe şu sözleriyle bu hususu çok veciz bir biçimde ifade etmiştir: "Şayet Kur'an'ın ilk âyetleri 'İçki içmeyin' ve 'Zina etmeyin' hükümlerini getirseydi insanlar Resûlul-lah'ın etrafından dağılırlardı"[361].

    İslâm'ın ilk muhatapları olan toplumda çok yaygın bulunan içki ve kumar alışkanlığı karşısında da bu yöntem esas alınmış, önce insanların bunların kötülük*leri üzerinde düşünüp bir yargıya ulaşmalarına fırsat tanınmıştır. Diğer taraftan, kesin yasaklar getirilmeden önce imanın sağlam temeller üzerine oturması sağlan*mış ve ilâhî buyruklara mutlak itaat gerektiği fikri zihinlere ve gönüllere yerleşti*rilmiştir. Bu İnanç temeli oluşturulup fikrî hazırlık tamamlandıktan sonra bu âyet*lerle içki ve kumar kesin bir biçimde yasaklanmış ve bir yasak etrafında kolektif şuur oluşturma açısından insanlık tarihinde emsali görülmeyen başarılı bir sonuç elde edilmiştir. Buna karşılık, meselâ Amerika'da 1929 yılında devlet eliyle ve im*kânlarıyla yürütülen içki yasağı girişimi, çok büyük maddî harcamalar yapılması*na ve çok ağır cezalar uygulanmasına rağmen -böyle bir İnanç temeli bulunmadı*ğı için- başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

    Tefsirlerde içki ve kuman kesin biçimde yasaklayan âyetin nüzul sebebi ola*rak birçok olay zikredilir. Taberî bunları naklettikten sonra özetle şöyle der: Bu se*bep, Hz. Ömer'in içki hakkında kesin bîr buyruk gelmesi için Allah'a yalvarması veya içkili bir yemekten sonra çıkan tartışma sonucunda Sa'd b, Ebû Vakkas'ın saldırıya uğrayıp burnunun yarılması ya da bir kimsenin kumar oyununda serveti*ni kaybetmesinin büyük bir husumete yol açması olabilir. Bu konuda kati bir delil bulunmamakla beraber, kesin olan bir husus vardır ki o da bütün yükümlülerden âyette sayılan işleri ve diğer hususi an terketmelerinin istenmiş olmasıdır[362]

    Burada içki ve kumar kesin bir şekilde yasaklandıktan sonra "Şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah'ı anmaktan ve namaz*dan alıkoymak ister" buyurularak bunların yol açtığı ahlâkî ve dinî konulardaki zararlar hatırlatılmış; ardından da toplum veya devlet baskısı gibi sebeplerle değil, iman etmiş ve ikna olmuş bir müslüman olarak bu yasaklara uyulması gerektiği vurgulanmış ve "Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?" buyurulmuştur. Âyette "şeytan işi iğrenç şeyler" olarak nitelenen içki ve kumann ruh ve beden sağlığı

    üzerindeki olumsuz etkileri esasen sıradan İnsanların gözlem ve tecrübeleriyle ko*layca farkedilebileceği gibî, deneysel bilim çerçevesindeki araştırmalarla bu konu*nun incelikleri üzerinde önemli tespitler de yapılabilmektedir. Bu sebeple olmalı*dır kİ âyette bunların daha çok sosyal hayatta açtığı yaralara ve dinî hayata vurdu*ğu darbeye değinilmiştir. Gerçekten, insanlığın -içki ve kumara oranla oldukça kı*sa sayılabilecek bir tecrübeden sonra- beden ve ruh sağlığı ve ekonomi açısından önemli zararlarını gördüğü sigara ile mücadele için ciddi ve örgüttü çalışmalara yönelmesine karşılık, içki ve kumarın sadece bu yönünü dikkate alıp başka yarar*lar ve hazlar uğruna bu zararları katlanılabilirlerden görmesi veya en azından bu konuda daha pasif kalması, Kur'an'ın işin bu yönü üzerinde durmasını daha anla*şılır kılmakta ve insanlığın vahyin ışığına olan ihtiyacını bir defa daha gözler önü*ne sermektedir. Nice yuvaların yıkılmasına sebep olan, dostlukları çökertip yerine düşmanlıkları yerleştiren ve toplumu için için kemiren bu iki iptilâ ile İlgili olarak âyette dikkat çekilen hususlar, bir taraftan olmayan düşmanlıkları peyda etmesi ve mevcut husumetleri körüklemesi, diğer taraftan da kişinin rabbine yakın olmasını ve O'na karşı ödevlerini yerine getirmesini engellemesi, dolayısıyla insanın kendi kendini kontrol melekesini zayıflatması veya yok etmesidir.

    İçkinin bazı yararlarından ve kontrollü alınması halinde anılan sakıncaların önüne geçilebileceğinden söz edilirse de, zararı daha fazla olan, kontrolü de im*kânsız bulunan bir nesneyi ve alışkanlığı ortadan kaldırmanın tek yolu kesin ve ge*nel yasaklamadır; İslâmiyet de işte bu yolu tercih etmiştir.

    "Dikili taşlar"dan maksat Araplar'ın, üzerinde putlar adına kurban kesmek için Kabe'nin etrafına diktikleri taşlardır[363]. Bİr yoruma göre burada, huzurunda kurban kesilen putların kendileri kastedilmiştir[364]. "Fal okları" da Câhiliye dönemi Arap geleneğinde önemli bir işe girişmeden önce bu işin sonunun iyi gelip gelmeyeceğini anlama amacıyla kullanılan oklardır. Bun*larla yapılan işlemler kumarla ilintili idi ve tevhid inancıyla bağdaşmayacak uygu*lamalardı. Allah'tan başkasına kulluk anlayışını çağrıştıracak ve kişinin teşebbüs ruhunu birtakım temelsiz inanışlara kilitleyecek bu tür uygulamalar da içki ve ku*mar yasağının peşi sıra zikredilmiş ve yüce Allah'ın hoşnut olmadığı, bir mümine yaraşmayan çirkin fiillerden sayılmıştır[365]. Birçok İslâm ülke*sinde görülen yatırlar için adakta bulunma ve din ulularının mezarları yanında adak kurbanı kesilmesi uygulamalarının, bunları yapanları âyette ikaz edilen teh*likeli anlayışa yaklaştırdığını ve bunların -iyi niyetle yapılmış olsa da- yeterli dinî bilgi donanımına sahip olmayan insanların farkına varmadan tevhid inancından sapmalarına yol açabileceğini göz ardı etmemek gerekir. Modern toplumlarda kültür seviyesinin yükselmesine ve pozitif bilimler alanındaki büyük ilerlemelere rağ*men, bâtıl inanışlara bel bağlamanın nicelik ve nitelik olarak küçümsenemeyecek boyutta olması, çalışıp kazanma yerine ümitlerini ve geleceğini aniden zengin ol*ma hayalleri üzerine kurmayı doğal sayar hale gelmiş bir lotarya zihniyetinin yay*gınlık kazanması, sağlıklı din bilgisinin ve din eğitiminin ne kadar önemli olduğu*nu ve insanlığın çok basit gibi görünen bazı gerçekleri idrak edebilmesi için vah*yin aydınlığına olan ihtiyacının asla belirli zamanlarla sınırlı olmadığını, bu âyet-lerdeki uyanların, geldikleri gündeki önem ve tazeliğini koruduğunu açıkça orta*ya koymaktadır.


  4. Reklam

+ Yorum Gönder