Konusunu Oylayın.: Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 3 kişi
Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri
  1. 27.Ocak.2010, 18:14
    1
    Hasret Rüzgarı
    mumine.com

    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2009
    Üye No: 46604
    Mesaj Sayısı: 235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri






    Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri Mumsema Kur’an’ın fazileti ve esrarı anlamına gelen “Havassu’l-Kur’an” konusunu işleyen önemli kaynaklardan biri, Nesaî ve İbn Kesir’in “Fedailu’l-Kur’an” adlı eserleridir. Bir bölüm olarak konuyu işleyen kaynaklardan biri de Suyutî’nin el-Itkan adlı eseridir.

    Konuyla ilgili olarak Bediüzzaman Said Nursi’nin şu uyarısını -özetle- hatırlatmakta fayda mülahaza etmekteyiz: “Kulluk ve ibadetin sebebi Allah’ın emrini yerine getirmek, maksadı ise, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Faydaları ve sonuçları ise, ahirette görülecektir. Bununla beraber, dünyaya ait -istenmeden, asıl maksat yapılmadan- kendi kendine hasıl olan bazı faydaların kulluğa zararı olmaz. Bu gibi güzellikler, özellikle kullukta zayıf olanları güçlendiren, onların ibadete olan şevklerini artıran şekerleme türünden- ilahî bir lütuftur.

    Eğer dünyaya ait faydalar ve menfaatler, bir virdin, bir zikrin gerçek bir amacı/bir gayesi, bir illeti/bir sebebi haline getirilirse, söz konusu virdin veya zikrin sevabının en az bir kısmını iptal eder, onları, etkisiz bırakır.

    İşte bu sırrı anlamayanlar, mesela yüz hasiyeti ve faydası olan Şah-ı Nakşi Bend’in kutsi evradını veya bin hasiyeti bulunan Cevşenü’l-kebir münacatını, dünyaya ait bazı faydaları gözeterek okuyorlar, fakat geçmişteki Salih kimselerin, velilerin ve kutupların gördükleri faydaları göremiyorlar, sonra konuyla ilgili olarak onlardan gelen haberlere şüphe ile bakmaya başlarlar. Halbuki, o zatlar, okuduklarını sırf Allah’ın rızasını kazanmak için okumuşlar, onlar kasıtlı olarak gözetmedikleri halde, Allah’ın kendilerine ikram ettiği bazı lütuflarını –okumaya teşvik olsun diye- başkasına da aktarmışlardır.

    Gerçek şudur ki, dünyanın bir menfaatini ve bir faydasını düşünerek bir virdi veya bir zikri okuyanlar, Salih kimselerden rivayet edilen faydaları göremezler, göremeyecekler ve görmeye hakları da yoktur” (Bkz. Lemalar/17. Lema, s.131-132).



    Surelerin faziletleri konusunda bazı rivayetler şöyledir:

    Fatiha süresi: Surenin fazileti ile ilgili birçok rivayet mevcuttur. Bunlardan birisi söyledir: "Bu surenin benzeri ne Tevrat'ta, ne İncil’de, ne Zebur'da ve ne de Kur'ân'da yoktur" (Ibnü'l-Cevzî, Zâdü'l-Mesirî, I, 10; Kurtubî, el-Câmiu'li Ahkâmü'l-Kur'an, I, 108).
    Bakara Süresi: Bakara suresinin fazileti hakkında birçok hadîs-i şerif vârid olmuştur: "Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi de Bakara suresidir. Her kim onu evinde geceleyin okursa üç gün o eve şeytan girmez. Kim de onu evinde gündüzün okursa o eve üç gün, şeytan girmez." (Suyûtî, Câmiu's-Sağîr; Ebu Yâ'lâ, İbn Hibbân, Taberânî, Beyhakî).
    "Kur'an'ın en faziletli suresi Bakara suresidir. Onun da en büyük ayeti Âyetü'l-Kürsî'dir. Bir evde Bakara suresi okunursa şeytan onu dinlemeye tahammül edemeyerek oradan dışarı fırlar. " (Suyûtî, Camiu's-Sağîr).
    "İki parlak sureyi, Bakara ile Âli İmrân surelerini okuyun. Çünkü bunlar kıyamet gününde iki gölgelik yahut iki kus bölüğü gibi gelir, okuyucularını mahşerin sıcağından korurlar, onları müdafaa ederler. Bakara suresini okuyun. Ona sahip olmak bereket, onu terk etmek pişmanlıktır. Sihirbazlar onu elde etmeğe güç yetiremezler. " (Suyutî, Camiu's-Sagîr; Müslim, 1/553, hadis no: 804).
    "Her kim Bakara suresini okursa başına Cennet tacı geçirilir." (Dârimî 2/447, 10572).
    "Bakara suresini ögretmek bereket, terk etmek ise pişmanlıktır. Sihirbazlar onu elde etmeğe güç yetiremezler. O Kur'an'ın çadırıdır. " (Dârimî, 2/446, 10570). Bakara suresinin 255. ayeti olan Âyetü'l-Kürsî ayri bir özellik taşımaktadır. Bu konuda da iki hadis zikretmekle yetineceğiz.
    "Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi de Bakara suresidir. Onda öyle bir ayet vardır ki o ayet Kur' an ayetlerinin efendisidir. O da Âyetü'l-Kürsî'dir. " (Tirmizî, V,157, hadis no: 2878).
    Bakara suresinin Âmene'r-Resûlû olarak meşhur olan son iki ayetinin de çok büyük faziletleri vardır.
    "İbn Abbas'ın rivayetine göre, bir gün Cebrail (a.s.) Peygamber (s.a.s.)'in yanında otururken yukarıdan kapı sesi gibi bir ses duydu. Başını kaldırdı: "İşte bugün gökten bir kapı açıldı. şimdiye kadar bu kapı açılmamıştı. Gökten bir melek indi. O da bugüne kadar inmemişti. Melek selâm verdi ve: "Müjde, sana iki nur verildi ki senden önce hiçbir peygambere verilmemiştir. Bunlar: Fatiha suresi ile Bakara suresinin son ayetleridir. Kim bunlardan bir harf okursa muhakkak sevabını görür." (Müslim, I, 554, hadis no: 806) buyurdu.
    Ebu Mes'ud'un rivayet ettiği hadîs ise şöyledir: "Her kim Bakara suresinin son iki ayetini okursa onu her türlü kötülükten korurlar." (Müslim, I, 555, hadis no: 807).
    Numan b. Beşir'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır: "Cenâb-ı Allah gökleri ve yeri yaratmadan iki bin sene evvel bir kitap yazdı. Ondan iki ayet indirerek Bakara suresini tamamladı. Bunlar bir evde üç gece okunursa o eve ,şeytan yaklaşmaz. " (Tirmizî, V, 160, hadis no: 2882)
    İhlas Süresi: Ashabtan biri, bir şahsın ihlâs sûresini tekrar tekrar okuduğunu işitir. Sabah olunca Hz. Peygambere gelir ve durumu ona anlatır, adam hakkında söz söyleyecek olur Hz. Peygamber buyurur ki; "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki o sûre Kur'an'ın üçte birine denktir" (Kamil Miras, Sahîh-i Buhârî Muhtasari Tecrid-i Sarîh Tercemesi, Ankara 1984, XI, 234).
    Resulullah (s.a.s) ashâbına "Sizden biriniz bir gecede Kur'an'in üçte birini okumaktan aciz olur mu?" diye sorar. Bu onlara zor gelir: "Ya Resulullah, hangimiz buna güç yetirebiliriz?" derler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem: "Allahü'l Vâhidü's-Samed (ihlâs) sûresi Kur'an'ın üçte biridir" buyurur (Buhârî, Fedâilu'l-Kur'an, 13; Müslim, Müsâfirûn, 259; Tirmizi, Fedâilu'l-Kur'ân, 11).
    Hazreti Peygamberin bu sûrenin Kur'an-ı Kerîm'in üçte birine denk olduğunu belirtmesini âlimler, Kur'an'ın manası itibariyle üçte birine denk olması ve bir de Kur'an tilâvetinden hasıl olacak sevap olarak izah etmişlerdir. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'in üçte biri tevhîd ilmi, üçte biri tesri' (yasama, ahkam) ilmi ve üçte biri de ahlâk ilmi konularını içerir (M. Hamdi Yazir, a.g.e, VIII, 6343-6345). İhlâs sûresi ise yukarda da belirtildiği gibi bütünüyle tevhit ilmini, zati ve sıfatlarıyla Cenab-ı Hakkın varlığını, birliğini, hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını, her şeyin kendisine muhtaç olduğunu, selef ve halefe ihtiyacı olmaması sebebiyle doğmadığını ve doğurulmadığını açıklaması münasebetiyle Kur'an'ın üçte birine müsâvidir. Allah'ın zat ve sıfatlarından, başka surelerde de bahsedilmektedir; ancak bu sure, sırf bunlardan bahsetmektedir.
    Asr Süresi: Sahabeler birbirlerine karşılaştıkları vakit « Asr » suresini okurlardı .
    Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: « Kim Asr suresini okursa, Allahü Teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur ».
    İmam-ı Şâfii Asr suresi hakkında buyurmuştur ki: " Kur'an-ı Kerimde başka hiç bir sure nâzil olmasaydı, şu pek kısa olan Asr suresi bile, insanların dünya ve âhiret saâdetlerini te'mine yeterdi. Bu sure, Kur'an-ı Kerimin bütün ilimlerini hâvidir " .
    Fecr Süresi: Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuş ki : " Kim her gün Fecr suresini okursa, o, kıyamet günü kendisi için bir nur olur "
    Tekvir Süresi: İmam-ı Ahmed, Tirmizi ve Hâkim'in Ibnü Ömer (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre Resulallah (S.A.V.) söyle buyurmuştur: « Her kim Kıyamet gününe gözüyle bakmayı arzu ederse Küvvirat (...) suresini okusun » .
    Felak ve Nas Süresi: Sahih hadislerde Hz. Peygamber'in yatarken ihlâs, Felâk ve Nâs surelerini okuyarak ellerinin içine üflediği sonra başından ve yüzünden başlayarak üç defa elinin eristiği kadarıyla bütün vücudunu sıvazladığı bildirilmiştir. Müslümanlar da onu her şeyde örnek aldıkları gibi bu sünnete uymuşlar, beş vakit namazlarda Muavvizeteyn okumuşlar ve Allah'a emrettiği şekilde bütün şerlerden sığınmışlar ve Allah onları serlerin her çeşidinden korumuştur (Seyyid Kutub, F; Zilâli'l-Kur'an, XVI, 441-447; Mevdûdî, Tefhîmu'l-Kur'an, VII, 322-326; Mehmed Vehbi, Hulâsatü'l-Beyân, XV, 6619-6626, Ömer Nasuhi Bilmen, Kur'an-ı Kerîm'in Türkçe Meâli Alisi ve Tefsiri, VIII, 41 17-41 19; İbn Kesir, Hadislerle Kur'an-ı Kerîm Tefsiri, XV, 8809-8824; M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, VIII, 6367-6409).
    Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul eûzu birabbi'lfelak ve Kul eûzu birabbi'nnâs sûreleri". (Müslim, Misâfirin 264; Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 12, Tefsir, Muavvizateyn, Ebu Dâvud, Salât 354; Nesâî, İstiâze 1)
    Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) Tirmizî'de gelen bir rivayette der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana, her namazın arkasından Muavvizeteyn'i okumamı emretti." (Tirmizî, Sevabu'l-Kur'ân 12)
    Abdullah İbnu Hubeyb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hafif bir yağmur ve karanlığa mâruz kalmıştık. Bize namaz kıldırsın diye Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı bekledik." (Ravi der ki; Abdullah İbnu Hubeyb şu mânada birşeyler daha söyledi: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çıktı ve:
    "- Söyle!" dedi. Ben:
    "- Ne söyliyeyim?" diye sordum. Bunun üzerine:
    "- Akşama ve sabaha erince Kul hüvallahu ahad ve Muavvizeteyn sûrelerini üçer kere oku. Bu sana, her şeye karşı yeterlidir" dedi. (Nesâî, İsti'âze 1)
    Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yâ-Sîn'dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hakk, bu okuması sebebiyle kendisine, Kur'ân-ı Kerim'i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuş sevabını verir." (Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 7)
    Kehf Süresi: Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Kim Kehf sûresinin başından -bir rivayette; sonundan- on âyet ezberlerse Mesih Deccâl'in şerinden emin olur." (Müslim, Salâtu'l-Müsâfirin 257; Ebu Dâvud, Melâhim 14; Tirmizî, Fedâilu'l-Kur'ân 6,)
    Secde sûresi: Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:
    "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Elif-Lam-Mim Tenzil ve Tebâreke'llezi bi-Yedihi'l-Mülk surelerini okumadan uyumazdı."
    Tâvus (rahimehullah), bu iki surenin faziletce Kur'ân'daki diğer surelerden herbirine yetmiş kat üstün olduğunu söylerdi. (Tirmizî, Sevabu'l-Kur'ân 9, Da'avât 22)
    Mülk Suresi: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an-ı Kerim'de otuz ayetlik (şanı yüce) bir süre vardır. Bu süre (kendisini okuyan) kimseye (kıyamet günü) şefaat eder ve Allah'ın onu affetmesini sağlar. Bu süre Tebarekellezi bi-Yedihi'l'Mülk'dür" (Ebu Davud'daki rivayette: "Okumak suretiyle) arkadaşlığını kazanan kimseye sure şefaat eder" denilmiştir. (Ebu Davud, Salat 327, (1400) (veya Ramazan 10); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2893)
    Tirmizi'de, İbnu Abbas'tan gelen bir diğer rivayette, İbnu Abbas (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle dediğini belirtir: "Bu süre (kabir azabına, veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu süre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır." (Rezin şunu ilave etmiştir: "İbni Şihab demiştir ki: "Humeyd İbnu Abdirrahman'ın bana haber verdiğine göre, Resulullah şöyle buyurmuştur: "Mülk suresi, kabirde, arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur). (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2892)
    Nasr Suresi: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İza cae nasrullahi ve'l-feth" süresi Kur'an-ı Kerim'in dörtte birine denktir" (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 10, (2897)


    Sorularla İslamiyet Editör



  2. 27.Ocak.2010, 18:14
    1
    mumine.com



    Kur’an’ın fazileti ve esrarı anlamına gelen “Havassu’l-Kur’an” konusunu işleyen önemli kaynaklardan biri, Nesaî ve İbn Kesir’in “Fedailu’l-Kur’an” adlı eserleridir. Bir bölüm olarak konuyu işleyen kaynaklardan biri de Suyutî’nin el-Itkan adlı eseridir.

    Konuyla ilgili olarak Bediüzzaman Said Nursi’nin şu uyarısını -özetle- hatırlatmakta fayda mülahaza etmekteyiz: “Kulluk ve ibadetin sebebi Allah’ın emrini yerine getirmek, maksadı ise, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Faydaları ve sonuçları ise, ahirette görülecektir. Bununla beraber, dünyaya ait -istenmeden, asıl maksat yapılmadan- kendi kendine hasıl olan bazı faydaların kulluğa zararı olmaz. Bu gibi güzellikler, özellikle kullukta zayıf olanları güçlendiren, onların ibadete olan şevklerini artıran şekerleme türünden- ilahî bir lütuftur.

    Eğer dünyaya ait faydalar ve menfaatler, bir virdin, bir zikrin gerçek bir amacı/bir gayesi, bir illeti/bir sebebi haline getirilirse, söz konusu virdin veya zikrin sevabının en az bir kısmını iptal eder, onları, etkisiz bırakır.

    İşte bu sırrı anlamayanlar, mesela yüz hasiyeti ve faydası olan Şah-ı Nakşi Bend’in kutsi evradını veya bin hasiyeti bulunan Cevşenü’l-kebir münacatını, dünyaya ait bazı faydaları gözeterek okuyorlar, fakat geçmişteki Salih kimselerin, velilerin ve kutupların gördükleri faydaları göremiyorlar, sonra konuyla ilgili olarak onlardan gelen haberlere şüphe ile bakmaya başlarlar. Halbuki, o zatlar, okuduklarını sırf Allah’ın rızasını kazanmak için okumuşlar, onlar kasıtlı olarak gözetmedikleri halde, Allah’ın kendilerine ikram ettiği bazı lütuflarını –okumaya teşvik olsun diye- başkasına da aktarmışlardır.

    Gerçek şudur ki, dünyanın bir menfaatini ve bir faydasını düşünerek bir virdi veya bir zikri okuyanlar, Salih kimselerden rivayet edilen faydaları göremezler, göremeyecekler ve görmeye hakları da yoktur” (Bkz. Lemalar/17. Lema, s.131-132).



    Surelerin faziletleri konusunda bazı rivayetler şöyledir:

    Fatiha süresi: Surenin fazileti ile ilgili birçok rivayet mevcuttur. Bunlardan birisi söyledir: "Bu surenin benzeri ne Tevrat'ta, ne İncil’de, ne Zebur'da ve ne de Kur'ân'da yoktur" (Ibnü'l-Cevzî, Zâdü'l-Mesirî, I, 10; Kurtubî, el-Câmiu'li Ahkâmü'l-Kur'an, I, 108).
    Bakara Süresi: Bakara suresinin fazileti hakkında birçok hadîs-i şerif vârid olmuştur: "Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi de Bakara suresidir. Her kim onu evinde geceleyin okursa üç gün o eve şeytan girmez. Kim de onu evinde gündüzün okursa o eve üç gün, şeytan girmez." (Suyûtî, Câmiu's-Sağîr; Ebu Yâ'lâ, İbn Hibbân, Taberânî, Beyhakî).
    "Kur'an'ın en faziletli suresi Bakara suresidir. Onun da en büyük ayeti Âyetü'l-Kürsî'dir. Bir evde Bakara suresi okunursa şeytan onu dinlemeye tahammül edemeyerek oradan dışarı fırlar. " (Suyûtî, Camiu's-Sağîr).
    "İki parlak sureyi, Bakara ile Âli İmrân surelerini okuyun. Çünkü bunlar kıyamet gününde iki gölgelik yahut iki kus bölüğü gibi gelir, okuyucularını mahşerin sıcağından korurlar, onları müdafaa ederler. Bakara suresini okuyun. Ona sahip olmak bereket, onu terk etmek pişmanlıktır. Sihirbazlar onu elde etmeğe güç yetiremezler. " (Suyutî, Camiu's-Sagîr; Müslim, 1/553, hadis no: 804).
    "Her kim Bakara suresini okursa başına Cennet tacı geçirilir." (Dârimî 2/447, 10572).
    "Bakara suresini ögretmek bereket, terk etmek ise pişmanlıktır. Sihirbazlar onu elde etmeğe güç yetiremezler. O Kur'an'ın çadırıdır. " (Dârimî, 2/446, 10570). Bakara suresinin 255. ayeti olan Âyetü'l-Kürsî ayri bir özellik taşımaktadır. Bu konuda da iki hadis zikretmekle yetineceğiz.
    "Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur'an'ın zirvesi de Bakara suresidir. Onda öyle bir ayet vardır ki o ayet Kur' an ayetlerinin efendisidir. O da Âyetü'l-Kürsî'dir. " (Tirmizî, V,157, hadis no: 2878).
    Bakara suresinin Âmene'r-Resûlû olarak meşhur olan son iki ayetinin de çok büyük faziletleri vardır.
    "İbn Abbas'ın rivayetine göre, bir gün Cebrail (a.s.) Peygamber (s.a.s.)'in yanında otururken yukarıdan kapı sesi gibi bir ses duydu. Başını kaldırdı: "İşte bugün gökten bir kapı açıldı. şimdiye kadar bu kapı açılmamıştı. Gökten bir melek indi. O da bugüne kadar inmemişti. Melek selâm verdi ve: "Müjde, sana iki nur verildi ki senden önce hiçbir peygambere verilmemiştir. Bunlar: Fatiha suresi ile Bakara suresinin son ayetleridir. Kim bunlardan bir harf okursa muhakkak sevabını görür." (Müslim, I, 554, hadis no: 806) buyurdu.
    Ebu Mes'ud'un rivayet ettiği hadîs ise şöyledir: "Her kim Bakara suresinin son iki ayetini okursa onu her türlü kötülükten korurlar." (Müslim, I, 555, hadis no: 807).
    Numan b. Beşir'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır: "Cenâb-ı Allah gökleri ve yeri yaratmadan iki bin sene evvel bir kitap yazdı. Ondan iki ayet indirerek Bakara suresini tamamladı. Bunlar bir evde üç gece okunursa o eve ,şeytan yaklaşmaz. " (Tirmizî, V, 160, hadis no: 2882)
    İhlas Süresi: Ashabtan biri, bir şahsın ihlâs sûresini tekrar tekrar okuduğunu işitir. Sabah olunca Hz. Peygambere gelir ve durumu ona anlatır, adam hakkında söz söyleyecek olur Hz. Peygamber buyurur ki; "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki o sûre Kur'an'ın üçte birine denktir" (Kamil Miras, Sahîh-i Buhârî Muhtasari Tecrid-i Sarîh Tercemesi, Ankara 1984, XI, 234).
    Resulullah (s.a.s) ashâbına "Sizden biriniz bir gecede Kur'an'in üçte birini okumaktan aciz olur mu?" diye sorar. Bu onlara zor gelir: "Ya Resulullah, hangimiz buna güç yetirebiliriz?" derler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem: "Allahü'l Vâhidü's-Samed (ihlâs) sûresi Kur'an'ın üçte biridir" buyurur (Buhârî, Fedâilu'l-Kur'an, 13; Müslim, Müsâfirûn, 259; Tirmizi, Fedâilu'l-Kur'ân, 11).
    Hazreti Peygamberin bu sûrenin Kur'an-ı Kerîm'in üçte birine denk olduğunu belirtmesini âlimler, Kur'an'ın manası itibariyle üçte birine denk olması ve bir de Kur'an tilâvetinden hasıl olacak sevap olarak izah etmişlerdir. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'in üçte biri tevhîd ilmi, üçte biri tesri' (yasama, ahkam) ilmi ve üçte biri de ahlâk ilmi konularını içerir (M. Hamdi Yazir, a.g.e, VIII, 6343-6345). İhlâs sûresi ise yukarda da belirtildiği gibi bütünüyle tevhit ilmini, zati ve sıfatlarıyla Cenab-ı Hakkın varlığını, birliğini, hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını, her şeyin kendisine muhtaç olduğunu, selef ve halefe ihtiyacı olmaması sebebiyle doğmadığını ve doğurulmadığını açıklaması münasebetiyle Kur'an'ın üçte birine müsâvidir. Allah'ın zat ve sıfatlarından, başka surelerde de bahsedilmektedir; ancak bu sure, sırf bunlardan bahsetmektedir.
    Asr Süresi: Sahabeler birbirlerine karşılaştıkları vakit « Asr » suresini okurlardı .
    Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: « Kim Asr suresini okursa, Allahü Teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur ».
    İmam-ı Şâfii Asr suresi hakkında buyurmuştur ki: " Kur'an-ı Kerimde başka hiç bir sure nâzil olmasaydı, şu pek kısa olan Asr suresi bile, insanların dünya ve âhiret saâdetlerini te'mine yeterdi. Bu sure, Kur'an-ı Kerimin bütün ilimlerini hâvidir " .
    Fecr Süresi: Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuş ki : " Kim her gün Fecr suresini okursa, o, kıyamet günü kendisi için bir nur olur "
    Tekvir Süresi: İmam-ı Ahmed, Tirmizi ve Hâkim'in Ibnü Ömer (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre Resulallah (S.A.V.) söyle buyurmuştur: « Her kim Kıyamet gününe gözüyle bakmayı arzu ederse Küvvirat (...) suresini okusun » .
    Felak ve Nas Süresi: Sahih hadislerde Hz. Peygamber'in yatarken ihlâs, Felâk ve Nâs surelerini okuyarak ellerinin içine üflediği sonra başından ve yüzünden başlayarak üç defa elinin eristiği kadarıyla bütün vücudunu sıvazladığı bildirilmiştir. Müslümanlar da onu her şeyde örnek aldıkları gibi bu sünnete uymuşlar, beş vakit namazlarda Muavvizeteyn okumuşlar ve Allah'a emrettiği şekilde bütün şerlerden sığınmışlar ve Allah onları serlerin her çeşidinden korumuştur (Seyyid Kutub, F; Zilâli'l-Kur'an, XVI, 441-447; Mevdûdî, Tefhîmu'l-Kur'an, VII, 322-326; Mehmed Vehbi, Hulâsatü'l-Beyân, XV, 6619-6626, Ömer Nasuhi Bilmen, Kur'an-ı Kerîm'in Türkçe Meâli Alisi ve Tefsiri, VIII, 41 17-41 19; İbn Kesir, Hadislerle Kur'an-ı Kerîm Tefsiri, XV, 8809-8824; M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, VIII, 6367-6409).
    Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bu gece indirilen ayetler var ya, onlar gibisi hiç görülmemiştir: Kul eûzu birabbi'lfelak ve Kul eûzu birabbi'nnâs sûreleri". (Müslim, Misâfirin 264; Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 12, Tefsir, Muavvizateyn, Ebu Dâvud, Salât 354; Nesâî, İstiâze 1)
    Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) Tirmizî'de gelen bir rivayette der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana, her namazın arkasından Muavvizeteyn'i okumamı emretti." (Tirmizî, Sevabu'l-Kur'ân 12)
    Abdullah İbnu Hubeyb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hafif bir yağmur ve karanlığa mâruz kalmıştık. Bize namaz kıldırsın diye Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı bekledik." (Ravi der ki; Abdullah İbnu Hubeyb şu mânada birşeyler daha söyledi: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çıktı ve:
    "- Söyle!" dedi. Ben:
    "- Ne söyliyeyim?" diye sordum. Bunun üzerine:
    "- Akşama ve sabaha erince Kul hüvallahu ahad ve Muavvizeteyn sûrelerini üçer kere oku. Bu sana, her şeye karşı yeterlidir" dedi. (Nesâî, İsti'âze 1)
    Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yâ-Sîn'dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hakk, bu okuması sebebiyle kendisine, Kur'ân-ı Kerim'i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuş sevabını verir." (Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 7)
    Kehf Süresi: Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Kim Kehf sûresinin başından -bir rivayette; sonundan- on âyet ezberlerse Mesih Deccâl'in şerinden emin olur." (Müslim, Salâtu'l-Müsâfirin 257; Ebu Dâvud, Melâhim 14; Tirmizî, Fedâilu'l-Kur'ân 6,)
    Secde sûresi: Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:
    "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Elif-Lam-Mim Tenzil ve Tebâreke'llezi bi-Yedihi'l-Mülk surelerini okumadan uyumazdı."
    Tâvus (rahimehullah), bu iki surenin faziletce Kur'ân'daki diğer surelerden herbirine yetmiş kat üstün olduğunu söylerdi. (Tirmizî, Sevabu'l-Kur'ân 9, Da'avât 22)
    Mülk Suresi: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an-ı Kerim'de otuz ayetlik (şanı yüce) bir süre vardır. Bu süre (kendisini okuyan) kimseye (kıyamet günü) şefaat eder ve Allah'ın onu affetmesini sağlar. Bu süre Tebarekellezi bi-Yedihi'l'Mülk'dür" (Ebu Davud'daki rivayette: "Okumak suretiyle) arkadaşlığını kazanan kimseye sure şefaat eder" denilmiştir. (Ebu Davud, Salat 327, (1400) (veya Ramazan 10); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2893)
    Tirmizi'de, İbnu Abbas'tan gelen bir diğer rivayette, İbnu Abbas (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle dediğini belirtir: "Bu süre (kabir azabına, veya kabir azabına sebep olan günahlara karşı) engeldir, bu süre kurtuluş sebebidir, kişiyi kabir azabından kurtarır." (Rezin şunu ilave etmiştir: "İbni Şihab demiştir ki: "Humeyd İbnu Abdirrahman'ın bana haber verdiğine göre, Resulullah şöyle buyurmuştur: "Mülk suresi, kabirde, arkadaşı yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur). (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2892)
    Nasr Suresi: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İza cae nasrullahi ve'l-feth" süresi Kur'an-ı Kerim'in dörtte birine denktir" (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 10, (2897)


    Sorularla İslamiyet Editör


  3. 30.Nisan.2010, 23:59
    2
    Abide
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Nisan.2010
    Üye No: 75723
    Mesaj Sayısı: 100
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri




    Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri


  4. 30.Nisan.2010, 23:59
    2
    Devamlı Üye



    Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri

  5. 05.Mayıs.2010, 20:24
    3
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,905
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri

    Asr Süresi: Sahabeler birbirlerine karşılaştıkları vakit « Asr » suresini okurlardı .
    Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: « Kim Asr suresini okursa, Allahü Teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur ».

    İmam-ı Şâfii Asr suresi hakkında buyurmuştur ki: " Kur'an-ı Kerimde başka hiç bir sure nâzil olmasaydı, şu pek kısa olan Asr suresi bile, insanların dünya ve âhiret saâdetlerini te'mine yeterdi. Bu sure, Kur'an-ı Kerimin bütün ilimlerini hâvidir


    Allah c.c.razı olsun değerli paylaşım için kardeş


  6. 05.Mayıs.2010, 20:24
    3
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Asr Süresi: Sahabeler birbirlerine karşılaştıkları vakit « Asr » suresini okurlardı .
    Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur ki: « Kim Asr suresini okursa, Allahü Teâlâ onun günahlarını affeder. Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olur ».

    İmam-ı Şâfii Asr suresi hakkında buyurmuştur ki: " Kur'an-ı Kerimde başka hiç bir sure nâzil olmasaydı, şu pek kısa olan Asr suresi bile, insanların dünya ve âhiret saâdetlerini te'mine yeterdi. Bu sure, Kur'an-ı Kerimin bütün ilimlerini hâvidir


    Allah c.c.razı olsun değerli paylaşım için kardeş

  7. 03.Nisan.2012, 00:47
    4
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,350
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri

    Surelerin Faziletleri İle İlgili Hadislerin Kritiği


    225. Birisi de; Kur'an'ın başından sonuna kadar "Surelerin faziletini ve şu sureyi okuyan kimsenin sevabının şu kadar mü-kafat olduğunu belirtme" ile ilgili hadislerdir.
    Nitekim tefsir alimlerinden Sa'lebî ile Vahidî, bu tür hadisleri, her surenin başında ve Zemahşerî'de surenin sonunda kaydet-miştir.
    Abdullah İbn Mübarek der ki:
    "Zannederim ki, bu tür ha-disleri, zındıklar uydurmuştur."

    226. Surelerin fazileti hususunda sahih olan hadislerden bazısı şunlardır:
    "Fâtihatu'l-Kîtâb (Fâtiha suresi) ve Fatiha suresinin bir benzerinin; Tevrat, İncîl ile Zebur'da indiriImediği'' ile ilgili ha-dis. [270]
    227. Bakara ve Al-i İmrân sureleri ve bunların, Zehrâvân (çicekler) oldukları" ile ilgili hadis. [271]
    228. Âyete'1-Kürsî ve bunun, Kur'an ayetlerinin efendisi oldu-ğu" ile ilgili hadis.[272]
    229. Bakara suresinin son iki ayeti [273] hakkındaki şu hadis:
    "Kim bu iki ayeti okursa, bu kimseye, (geçirdiği) gece için yeterlidir.” [274]
    230. Bakara suresi ile ilgili (şu) hadis:
    "Bakara suresi okunmayan eve şeytan yaklaşır.” [275]
    231. Kim Kehf suresinin başındaki (ilk) on ayeti okursa, Deccâlin fitnesinden korunmuş olur.[276]
    232. Kul huvallahu Ehad (İhlâs suresi) ve onun, Kur'an'ın üçte birinde denk olduğu" ile ilgili hadis.[277]
    233. Muavvizeteyn (FeIâk ile Nâs sureleri) ve (Allah'a) sığı-nan kimselerin, bu iki surenin bir benzeriyle sığınmamaları" ile ilgili hadis.[278]
    234. Peygamber (s.a.v):
    “Bana şimdiye kadar bir benzeri görülmemiş (bazı) ayet-ler indirildi” buyurup daha sonra (Felâk ile Nâs surelerini) oku-du.[279]
    235. Bu hadisleri; sıhhat durumu, bunların altında kalan şu hadisler takip etmektedir:
    İzâ zulzilet (Zilzâl suresi), Kur'an'ın yarısına denktir. [280]
    236. Kul yâ eyyuhe'l-Kâfirûn (Kâfirûn suresi), Kur'an'ın dörtte birine denktir. [281]
    237. Tebârekellezî bi yedihi'1-mülk (-Mülk suresi), (kişiyi,) kabir azabından [282] kurtar(an bir sured)ir. [283]
    238. Bundan sonra kim şu sureyi okursa, (ona,) şu (kadar) sevab verilir" şeklinde gelen diğer hadisler, Resulullah (s.a.v)'e karşı uydurulmuş hadislerdir.
    Hadis uyduran kişi, bu tür hadisler uydurduğunu itiraf edip şöyle der:
    Ben, insanların, başka şeyle (değil de sadece) Kur'an'la meşgul olmalarını (sağlamak) için (hadis uydurmaya) çalış-tım."
    Bu konuda hadis uyduran cahil kimselerden birisi de şöyle der:
    "Biz, Resulullah (s.a.v)'ın aleyhine değil, lehine yalan söy-lüyoruz/hadis uyduruyoruz."

    Bu cahil kimse bilmiyor ki: Kim, Peygamber (s.a.v)'in söy-lemediği bir sözü ona isnad ederek söylerse, ona karşı yalan söylemiş ve şiddetli azabı hak etmiş olur.



    [270] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 1 (2875), Tefsiru Sure-i Hicr 4 (3125); Nesâî, İftitâh 26; Dârimî, Fezâilu'l-Kur'an 12 (3376); Ahmed b. Hanbel, 2/357, 5/114; Beyhakî, Sünen-ü Süğra, 1/546, Sünenü'l-Kübrâ, 2/375, 9/4, Şuabu'1-İman 2/442; İbn Huzeyme, Sahîh, 1/252; İbn Hibbân, Sahih, 3/53; Hâkim, Müstedrek, 1/744, 2/283; Nesâî, Sünenü'l-Kübrâ, 1/318 (ç)

    [271] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 252 (804); Ahmed b. Hanbel, 5/249, 251, 254, 257; Hâkim, Müstedrek, 1/752 (H. No: 2071); Heysemî, Mecmâu'z-Zevâid, 6/313; Beyhakî, Şuabu'1-İman, 2/341; Taberâni, el-Kebîr, 8/118, 291, 11/313, el-Evsat, 1/150, 8/344 (ç)

    [272] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 2 (2878) (ç)

    [273] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 212 (780); Ahmed b. Hanbel, 2/284, 337 (ç)

    [274] Bununla kast edilen, "Amene'r-Resûlu" diye bilinen ayetlerdir, (ç)

    [275] Buhârî, Meğâzî 9, Fezâilu'l-Kur'an 10, 27, 34; Müslim, Saiâtu'l-Müsâfirîn 255 (807), 256 (808); Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 4 (2881); Ebu Dâvud, Şehru Ramazan 9 (1397); İbn Mâce, İkâme 183 (1368, 1369); Ahmed b. Hanbel, 4/76, 118, 121, 122; Taberânî, el-Evsat, 6/35, el-Kebîr, 17/204, 206, 218; Beyhakî, Sünenü'l-Kübrâ, 3/20, Şuabu'1-İman 2/462, 520; İbn Huzeyme, Sahih, 2/180; İbn Hibbân, Sahih, 3/60 (ç)

    [276] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 257 (809); Ahmed b. Hanbel, 6/446 (ç)

    [277] Buhârî, Fezâitu'l-Kur'an 13; Ebu Dâvud, Vitr 18 [1461); Tirmizi, Fezâîlu'l-Kur'an 10, 11; Nesâî, İftitah 69; İbn Mâce, Edeb 52; Ahmed b. Hanbel, 3/35, 43, 4/8, 6/447; Muvatta', Kur'an 17, 19 (ç)

    [278] Nesâî, İstiâze 1; Ahmed b. Hanbel, 3/417, 4/144, 152; Taberânî, el-Kebîr, 17/342; Nesâî, Sünenü'l-Kübrâ, 4/439, 440; Beyhakî, Şuabu'1-İman, 2/ 517 (ç)

    [279] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 264-265 (814); Nesâî, İstiâze 1; Dârimî, Fezâilü'l-Kur'an 25; Ahmed b. Hanbel, 4/152; Beyhakî, Sünenü'l-Kübrâ, 2/394; Nesâî, Sünenü'l-Kübrâ, 1/330, 4/441 (ç)

    [280] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 10 (2894) (ç)

    [281] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 10 (2894); Ahmed b. Hanbel, 3/147; Taberânî, el-Kebîr, 12728, 48 215 (ç)

    [282] Müellif İbn Kayyım, burada, (bazı) surelerin fazileti hakkında tespit ettiği hadisi yada hadisleri zikretmiş, fakat (bu konudaki) bütün (hadisleri) zikretmemiştir. Onun maksadı, Kur'an'ın başından sonuna kadar her surenin fazileti hususunda uzunca bîr şekilde gelen uydurma hadise dikkat çek-mektir.

    [283] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 9 (2890); Dârimî, Fezâilu'l-Kur'an 19 (3411) (ç)


  8. 03.Nisan.2012, 00:47
    4
    âb ü kil
    Surelerin Faziletleri İle İlgili Hadislerin Kritiği


    225. Birisi de; Kur'an'ın başından sonuna kadar "Surelerin faziletini ve şu sureyi okuyan kimsenin sevabının şu kadar mü-kafat olduğunu belirtme" ile ilgili hadislerdir.
    Nitekim tefsir alimlerinden Sa'lebî ile Vahidî, bu tür hadisleri, her surenin başında ve Zemahşerî'de surenin sonunda kaydet-miştir.
    Abdullah İbn Mübarek der ki:
    "Zannederim ki, bu tür ha-disleri, zındıklar uydurmuştur."

    226. Surelerin fazileti hususunda sahih olan hadislerden bazısı şunlardır:
    "Fâtihatu'l-Kîtâb (Fâtiha suresi) ve Fatiha suresinin bir benzerinin; Tevrat, İncîl ile Zebur'da indiriImediği'' ile ilgili ha-dis. [270]
    227. Bakara ve Al-i İmrân sureleri ve bunların, Zehrâvân (çicekler) oldukları" ile ilgili hadis. [271]
    228. Âyete'1-Kürsî ve bunun, Kur'an ayetlerinin efendisi oldu-ğu" ile ilgili hadis.[272]
    229. Bakara suresinin son iki ayeti [273] hakkındaki şu hadis:
    "Kim bu iki ayeti okursa, bu kimseye, (geçirdiği) gece için yeterlidir.” [274]
    230. Bakara suresi ile ilgili (şu) hadis:
    "Bakara suresi okunmayan eve şeytan yaklaşır.” [275]
    231. Kim Kehf suresinin başındaki (ilk) on ayeti okursa, Deccâlin fitnesinden korunmuş olur.[276]
    232. Kul huvallahu Ehad (İhlâs suresi) ve onun, Kur'an'ın üçte birinde denk olduğu" ile ilgili hadis.[277]
    233. Muavvizeteyn (FeIâk ile Nâs sureleri) ve (Allah'a) sığı-nan kimselerin, bu iki surenin bir benzeriyle sığınmamaları" ile ilgili hadis.[278]
    234. Peygamber (s.a.v):
    “Bana şimdiye kadar bir benzeri görülmemiş (bazı) ayet-ler indirildi” buyurup daha sonra (Felâk ile Nâs surelerini) oku-du.[279]
    235. Bu hadisleri; sıhhat durumu, bunların altında kalan şu hadisler takip etmektedir:
    İzâ zulzilet (Zilzâl suresi), Kur'an'ın yarısına denktir. [280]
    236. Kul yâ eyyuhe'l-Kâfirûn (Kâfirûn suresi), Kur'an'ın dörtte birine denktir. [281]
    237. Tebârekellezî bi yedihi'1-mülk (-Mülk suresi), (kişiyi,) kabir azabından [282] kurtar(an bir sured)ir. [283]
    238. Bundan sonra kim şu sureyi okursa, (ona,) şu (kadar) sevab verilir" şeklinde gelen diğer hadisler, Resulullah (s.a.v)'e karşı uydurulmuş hadislerdir.
    Hadis uyduran kişi, bu tür hadisler uydurduğunu itiraf edip şöyle der:
    Ben, insanların, başka şeyle (değil de sadece) Kur'an'la meşgul olmalarını (sağlamak) için (hadis uydurmaya) çalış-tım."
    Bu konuda hadis uyduran cahil kimselerden birisi de şöyle der:
    "Biz, Resulullah (s.a.v)'ın aleyhine değil, lehine yalan söy-lüyoruz/hadis uyduruyoruz."

    Bu cahil kimse bilmiyor ki: Kim, Peygamber (s.a.v)'in söy-lemediği bir sözü ona isnad ederek söylerse, ona karşı yalan söylemiş ve şiddetli azabı hak etmiş olur.



    [270] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 1 (2875), Tefsiru Sure-i Hicr 4 (3125); Nesâî, İftitâh 26; Dârimî, Fezâilu'l-Kur'an 12 (3376); Ahmed b. Hanbel, 2/357, 5/114; Beyhakî, Sünen-ü Süğra, 1/546, Sünenü'l-Kübrâ, 2/375, 9/4, Şuabu'1-İman 2/442; İbn Huzeyme, Sahîh, 1/252; İbn Hibbân, Sahih, 3/53; Hâkim, Müstedrek, 1/744, 2/283; Nesâî, Sünenü'l-Kübrâ, 1/318 (ç)

    [271] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 252 (804); Ahmed b. Hanbel, 5/249, 251, 254, 257; Hâkim, Müstedrek, 1/752 (H. No: 2071); Heysemî, Mecmâu'z-Zevâid, 6/313; Beyhakî, Şuabu'1-İman, 2/341; Taberâni, el-Kebîr, 8/118, 291, 11/313, el-Evsat, 1/150, 8/344 (ç)

    [272] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 2 (2878) (ç)

    [273] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 212 (780); Ahmed b. Hanbel, 2/284, 337 (ç)

    [274] Bununla kast edilen, "Amene'r-Resûlu" diye bilinen ayetlerdir, (ç)

    [275] Buhârî, Meğâzî 9, Fezâilu'l-Kur'an 10, 27, 34; Müslim, Saiâtu'l-Müsâfirîn 255 (807), 256 (808); Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 4 (2881); Ebu Dâvud, Şehru Ramazan 9 (1397); İbn Mâce, İkâme 183 (1368, 1369); Ahmed b. Hanbel, 4/76, 118, 121, 122; Taberânî, el-Evsat, 6/35, el-Kebîr, 17/204, 206, 218; Beyhakî, Sünenü'l-Kübrâ, 3/20, Şuabu'1-İman 2/462, 520; İbn Huzeyme, Sahih, 2/180; İbn Hibbân, Sahih, 3/60 (ç)

    [276] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 257 (809); Ahmed b. Hanbel, 6/446 (ç)

    [277] Buhârî, Fezâitu'l-Kur'an 13; Ebu Dâvud, Vitr 18 [1461); Tirmizi, Fezâîlu'l-Kur'an 10, 11; Nesâî, İftitah 69; İbn Mâce, Edeb 52; Ahmed b. Hanbel, 3/35, 43, 4/8, 6/447; Muvatta', Kur'an 17, 19 (ç)

    [278] Nesâî, İstiâze 1; Ahmed b. Hanbel, 3/417, 4/144, 152; Taberânî, el-Kebîr, 17/342; Nesâî, Sünenü'l-Kübrâ, 4/439, 440; Beyhakî, Şuabu'1-İman, 2/ 517 (ç)

    [279] Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 264-265 (814); Nesâî, İstiâze 1; Dârimî, Fezâilü'l-Kur'an 25; Ahmed b. Hanbel, 4/152; Beyhakî, Sünenü'l-Kübrâ, 2/394; Nesâî, Sünenü'l-Kübrâ, 1/330, 4/441 (ç)

    [280] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 10 (2894) (ç)

    [281] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 10 (2894); Ahmed b. Hanbel, 3/147; Taberânî, el-Kebîr, 12728, 48 215 (ç)

    [282] Müellif İbn Kayyım, burada, (bazı) surelerin fazileti hakkında tespit ettiği hadisi yada hadisleri zikretmiş, fakat (bu konudaki) bütün (hadisleri) zikretmemiştir. Onun maksadı, Kur'an'ın başından sonuna kadar her surenin fazileti hususunda uzunca bîr şekilde gelen uydurma hadise dikkat çek-mektir.

    [283] Tirmizî, Fezâilu'l-Kur'an 9 (2890); Dârimî, Fezâilu'l-Kur'an 19 (3411) (ç)

  9. 09.Aralık.2014, 13:50
    5
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,410
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: Kur'an-ı Kerim'de geçen Surelerin Faziletleri

    Şu 10 Sûre, 10 Şeyi Engeller..;

    FATİHA: Allah’ın gazabını,
    YASİN: Kıyamet gününde susuzluğu,
    DUHAN: Kıyamet korku ve dehşetini,
    VAKIA: Fakirliği, miskinliği,
    MÜLK: Kabir azabını,
    KEVSER: Hasımların kinini,
    İHLAS: İki yüzlülüğü, samimiyetsizliği,
    FELAK: Hased edenlerin hasedini,
    NAS: Vesveseyi engeller.



  10. 09.Aralık.2014, 13:50
    5
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Şu 10 Sûre, 10 Şeyi Engeller..;

    FATİHA: Allah’ın gazabını,
    YASİN: Kıyamet gününde susuzluğu,
    DUHAN: Kıyamet korku ve dehşetini,
    VAKIA: Fakirliği, miskinliği,
    MÜLK: Kabir azabını,
    KEVSER: Hasımların kinini,
    İHLAS: İki yüzlülüğü, samimiyetsizliği,
    FELAK: Hased edenlerin hasedini,
    NAS: Vesveseyi engeller.