Kur'an'ı kerim okumanın ve dinlemenin adabı 5 üzerinden 3.50 | Toplam : 6 kişi
  1. 1
    Gülehasret Kıdemli Üye
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 491
    Tecrübe Puanı: 9
    Yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    Kur'an'ı kerim okumanın ve dinlemenin adabı


    1- Okumaya başlamadan önce ağzı misvakla temizlemek.

    2- Kur'an'ı mescit veya bir başka temiz yerde okumak.

    3- Kıbleye yönelmek ve diz üstü oturmak.

    4- Allah Teâlâ'nın: "Kur'an okuyacak olduğun zaman,kovulmuş şeytandan Allah'a sığın" âyeti (Nahl, 98) mûcebince Kur'an okumaya başlarken eûzü çekmek.

    5- Tevbe Sûresi hariç her sûrenin başında besmele çekmek.

    6- Okunan Kur'an âyetlerini huşû ile dinleyip anlamları hakkında düşünmek.
    Allah Teâlâ, Muhammed Sûresi'nin 24. âyetinde bu hususa işaretle meâlen:
    "Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri mi kilitli?!" buyurmaktadır.

    7- Sesi güzelleştirmek ve Kur'an'ı tane tane okumak (Müzzemmil, âyet: 4).

    8- Aceleci davranmamak.

    9- Med kaidelerine uymak.

    Kur'an Okumanın Önemi ve İnsana Kazandırdıkları

    Yaratılan binlerce canlı içerisinde akıl ve şuur sahibi olan ve aynı zamanda Hz. Allah'ın (c.c.) yeryüzünde halifesi olma şerefini üzerinde taşıyan yalnızca insandır. İnsana, başta herhangi bir iradi fonksiyonu olmaksızın bu şerefi kazandıran Cenab-ı Hakk, onu her dönemde kendisine muhatap kabul etmiş, bu önemli görev ve pâyeyi değişik zamanlarda hatırlatmış ve bunun insanlara ulaştırılması için de farklı zaman ve mekânlarda peygamberlere "sahifeler" ve "kitaplar" inzal buyurmuştur. Gönderilen bütün ilâhi beyanlardaki temel gâye, insana mevhibe-i ilâhi olarak verilen bu şerefin asla unutulmaması, yaratılıştaki sırrın farkında olunması ve netice olarak da dünya-âhiret mutluluğunun yakalanmasıdır. İnsanlığın başlangıcından günümüze bazı temel prensiplerin dışında, hayat şartları ve ihtiyaçlar farklı olduğu gibi, bu ihtiyaçlara her dönemde verilen ilâhi beyandaki (tali) prensiplerde de zaman zaman değişiklikler olmuştur. Hz. Âdem'e o dönemin ihtiyaçlarına göre "sahife"ler şeklinde verilen ilâhi beyan, kendisini takip eden Hz. İdris, Hz. Nûh ve Hz. İbrâhim gibi peygamberlere sayfası ve muhtevası daha geniş "sahife"ler şeklinde devam etmiş, Hz. Mûsa ve Hz. İsa'ya "kitap" olarak nâzil olmuş, son olarak da Hz. Muhammed'e (s.a.s), bütün kitapları özetleyen, doğrulayan, bütün zaman ve mekânlara yetecek ölçülere sahip olan özellikleriyle Kur'ân nâzil olmuştur.

    Kur'ân, kâinat kitabının bir tercümesidir. Cenab-ı Hakk'ın hem tekvînî hem de teşrîî âyetlerini okuyan bir tercümanıdır. Görünmeyen ve görünen âlemin açıklayıcısıdır. Allâh'ın isim, sıfat ve fiillerine ait özellikleri anlatan bir rehberdir. Meydana gelmiş ve gelecek olayları haber verendir. İnsanlığın terbiyecisidir. İnsanlığı mutluluğa götüren hakîki mürşiddir. Özetle, bütün insanlığın her türlü manevî ve fikrî ihtiyaçlarına kaynak olacak kitapları ihtiva eden kutlu bir kitaptır.

    Resûlullah'ın tarifleriyle Kur'ân; öyle bir kitaptır ki: "O'nda, sizden önceki (milletlerin ahvaliyle ilgili) haber, sizden sonra (kıyamete kadar) gelecek fitneler ve kıyamet ahvali ile ilgili haberler.. ayrıca sizin aranızda, (iman-küfür, taat-isyan, haram-helâl vs. nevinden) cereyan edecek ahvâlle alâkalı da hükümler vardır. O, hak ile batılı ayırdeden tek ölçüdür ve O'nda her şey ciddidir. Kim bir zalimden korkarak ondan kopar ve onunla amel etmezse, işte o zaman Allah da onu helâk eder. Kim O'nun dışında bir hidayet ararsa, Allah o kimseyi saptırır. Zira o, Allah'ın en sağlam ipi (hablu'l-metin)dir. O, hikmet edalı hatırlatan bir beyan.. ve Hakk'a ulaştıran bir yoldur. O, kendisine uyanları (değişik arzulara takılıp) kaymaktan, kendisini (kıraat eden) dilleri de iltibastan korur. Âlimler hiçbir zaman ona doyamaz.. Onu çokça tekrar okuyana o, usanç vermez ve tadını eksiltmez. Onun insanlarda hayret uyaran yanlarının sonu gelmez. O öyle bir kitaptır ki, cinler onu işittikleri zaman, şöyle demekten kendilerini alamamışlardır:

    "Biz, doğru yolu gösteren harika ve hiç duyulmadık bir Kur’ân dinledik. Biz onun (Allah kelamı olduğuna) inandık." (Cin, 72/1) O'nun üslubuyla konuşan, doğruyu konuşmuş olur. O'nunla amel eden, mutlaka mükâfat görür. Kim onunla hüküm verirse, adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur." (Tirmizî, Fedailü'l-Kur’ân, 14; Müsned, 1/91)
    Kur'ân, gerek yaşantıda, gerekse vicdanlarda yerleştirdiği prensiplerle, hayatın bütün yönlerini içine alacak şekilde gayet açık bir metod ortaya koymuştur. Öyle orijinal bir metod ki, insanlık daha önce onun benzerini görmemiştir. O, insanlığa, madde ve manâda daha önce hiç bir sistemin vermediğini vermiştir. Aynı zamanda, geçici ve bölgesel peygamberlik devri onunla sona ermiş, herkesi içine alan zaman-mekân bakımından evrensel peygamberlik müessesesi onunla başlamış ve onunla kıyâmete kadar devam edecektir.

    Kur'ân'ı okumakla insan, Yaratıcısına muhatap olma gibi elde edilecek makamların en üstününü yakalamış olur. Böyle bir konumun şuurunda olana insan ise, okuduğu Kur'ân'la Rabbini dinler ve Rabbiyle konuşur.
    Bu yazıda, yukarıda sadece bazı hususlarına vurgu yaptığımız Kur'ân'ın, okunup anlaşılmasıyla insanların dünya ve âhirette elde edecekleri kazançlar ve Kur'ân okurken dikkat edilmesi gereken hususlar üzerinde durulacaktır.
    (kaynak internet)

    İlgili Yazılar

  2. 2
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 6,245
    Tecrübe Puanı: 66
    Yer: gölbaşı

    Cevap: Kur'an'ı kerim okumanın ve dinlemenin adabı


    kuran dinlemenin adabı maddeler halinde kısaca

    Kur’an-ı Kerim okumanin edepleri
    Kur'an okumak mü'minin Cenabı Hakla olan münacatıdır.Nitekim Peygamberimiz:
    "Rabbi ile konuşmayı seven,Kur'an okusun " buyurmuştur.
    Kur'an Azimüşşan'ı okumanın birçok edepleri vardır:
    1-Güzel bir abdest almak.
    2-Kıbleye karşı namaza oturur gibi oturmaktır.
    3-Euzü besmele çekmektir.
    4-Tecvidine riayet etmektir.
    5-Manasını mülahaza etmektir.
    6-Manasını anlayamıyorsa manasını mülahaza eder vaziyette bulunmaktadır.
    7-Hazin bir ses ile okumaktır.Zira hüzünle okunursa insanı huşuya ve göz yaşının akmasına sebep olur.Resulü Ekrem:
    "Kur'an hüzünle inmiştir.Onu hüzünle okuyun."Allah Teala da:
    "Kur'an okuyanların,kalplerindeki ilahi haşyet korkusundan tüyleri ürperir." buyurmuşlardır.
    8-Kur'an okurken ağlamaktır.
    9-Ağlayamazsa ağlar şekilde olmaktır.
    10-Ezberlemeye çalışmaktır.Zira ezberdeb Kur'an okuyanlar kıyamet günü ebrarin ile haşrolunurlar.
    11-Okurken zorluk çekse dahi daha ziyade okumaya çalışmaktır.Zira Resulü Ekrem:
    "Bir kimse ,Kur'an okurken meşekkat çektiği halde terk etmeyerek okumaya çalışsa,ona iki kat ecir verilir.Birisi Kur'an okuduğu için,birisi de meşakkata sabır ve tahammül ettiği için."
    12-Yüzünden okumaya çalışmalıdır.Peygamberimiz buyurdu:
    "Ümmetimin en faziletli olan ibadeti,yüzünden Kur'an okumaktır."
    13-Okurken esnemek gelirse,Kur'an-ı kapatarak kıraatı terk etmektir.
    14-Okurken her ayetin sonunda durmaktır.
    15-Rahmet ayeti geldiği vakit Allahü Teala'dan rahmet talep etmektir.
    16-Azap ayeti geldiği vakit Allah Teala'ya sığınmaktır.
    17-Tenzih ayeti geldiği vakit Cenabı Ecelli Ala'yı tenzih,takdis ayeti geldiğinde takdis etmektir.
    Mesela:
    "Ve (O Allah'a hamd ederim ki;çoluk çocuk edinmemiş,saltanatında ortak tutmamış,küçüklüğü olmadığı için kurtarıcısı da bulunmamıştır de ,sen O'nu ulu tut."mealindeki ayet gibi ayetlere gelindiğinde sübhanallah demektir.
    18-Yavaş okumaktır.
    19-Kalbinde huşu olduğu gibi azalarında dahi bir sukunet ızhar ederek oturmaktır.
    20- Bağırarak okumaktan hazer etmektir.Mü'minlerin anası Aişe (r.a.) ,birinin bağırarak Kur'an okuduğunu gördüğü vakit:
    "Kur'an insanların akıllarını perişan etmekten azizdir.Lakin Allah'tan korkanların tüyleri ürperir."buyurdu.
    21-Fatiha okunduğu vakit besmeleyi Elhamdü kelimesine birleştirmektir.Hadis-i Kudside Allahü Teala:
    "Ya İsrafil izzetine ve celalime yemin ederim ki bir kimse beslemeyi Fatiha'ya birleştirerek okursa,şahid olunuz ben o kulumu affederim,sevaplarını kabul ederim,onun dilini ateşte yakmam,kabir ve cehennem azaplarından emin kılarım ve o,evliya kullarımdan önce bana kavuşur"buyurmuşlardır.
    22-Kur'an okurken bazı ayetlerini anlamak ve kalbini gafletten kurtarmak için ayeti birkaç defa okumaktır.Zira Peygamber Efendimiz(s.a.):
    "Eğer Sen onlara azap edersen şüphesiz ki,onlar senin kullarındandır.Eğer onları affedersen muhakkak ki Sen Aziz ve Hakimsindir (Rabbım) " mealindeki ayeti defalarca okur ve ağlardı.
    23-Kur'an-ı yüzünden okumayı unutmamaktır.Peygamberimiz:
    "Ümmetimin günahı bana gösterildi.Onların içinde Kur'an'dan bir sure veya bir ayeti okuyup,öğrenip sonra unutmaktan daha büyük bir günah görmedim"buyurdu.
    24-Bulunduğu hanede Kur'an okumaktır.Resulü Ekrem:
    "İçinde Kur'an okunan haneye melekler girer,şeytanlar çıkar ve o hane ehli daima hayır ve bereket içinde olurlar.Kur'an okunmayan eve şeytanlar girer,melekler çıkar ve o hane ehli daima darlık içinde bulunurlar"buyurmuşlardır.
    25-Kırk günde bir defa hatim etmektir.
    26-Çeşitli faydalı ilimleri öğrenmek ,esrarı garibe ve ilahi feyzin talebi için Kur'an-ı çok okuyarak ondan feyz istifade etmektir.Resulü Ekrem:
    "İlim okumayı arzu ederseniz Kur'an'a mulazemet ediniz,zira onda ezel ve ebedin ilmi vardır"buyurdu.
    27-Kur'an'da istifham ve tevbih misilli ayetler okunduğunda bela diye vererek tasdik etmektir.Mesela:Eleysellahü bi ehkemin hakimiyn (Cenabı vacibül vücud ahkemül hakimin değil midir?ayeti okunduğu vakit ona cevap alarak:Bela ve ene ala zalike mineşşahidyn(Evet Ya Rabbi Zat'ı Ecelli ve Ala'nın ahkemül hakimin olduğuna şahidim) demektir.
    28-Kur'an hatim edildiği vakit bu duayı üç defa okumaktır:"Ey Rabbim!kabrimin vahşetini ünsiyyete çevir."
    Alıntıdır.


+ Yorum Gönder