İnternette Başkalarıyla Konuşmak. NET aracılığıyla CHAT yapmak ne kadar gerekli? 5 üzerinden 4.71 | Toplam : 7 kişi
  1. 1
    Şema Moderatör
    Şema
    Moderatör
    Şema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 7,307
    Tecrübe Puanı: 83

    İnternette Başkalarıyla Konuşmak. NET aracılığıyla CHAT yapmak ne kadar gerekli?


    NET aracılığıyla CHAT yapmak ne kadar gerekli?

    İNTERNETTE BAŞKALARIYLA KONUŞMAK.

    ÖZET: O zaman chat yapan kimselere şu soruyu sormak gerekiyor: Tanımadığın kimselerle niye konuşma ihtiyacı hissediyorsun? “Günlük hayatta, hadi benim canım sıkıldı o zaman gideyim şurda kafede oturan iki kişi bulayım konuşayım” diyemezken internette bu ihtiyaç neden hissediliyor?
    20 Taha 7: “Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.”
    Kişiler arası anlık ileti, birebir sohbet vs. gibi konularda günlük hayatta birbirleriyle karşılaştıklarında selam bile vermeyecek, yüzüne bile bakmayacak bir çok insanla internet aracılığıyla, sohbet programları aracılığıyla konuşmakta ve konuşmaya devam etmektedir.
    Veya konuştuğumuz kişileri tanıyıp tanımamamız değil, NİÇİN KONUŞTUĞUMUZ ve NE KONUŞTUĞUMUZ önemlidir.

    DİNSEL DUYGU SÖMÜRÜSÜ VE CHAT
    Kandırılmaların ve duygu sömürüsünü en fazla yaşandığı alanlardan birinin de dini alanda yapılan sohbetlerle başlayıp işin sonra hayranlığa dönüşmesi ve farklı boyutlar kazanmasıdır.

    Lütfen yazının tümünü okuyun…eleştirileriniz veya öneriler varsa mail gönderiniz. 30/06/2009


    “Annem tanımadığın insanlarla konuşma” dedi. İnternette tanımadığın insanlarla konuşmak günah mı?sorusundan yola çıkarak

    Bu soru bana çok önceden beri epeyce soruldu ve verdiğim cevap aynen şöyleydi: “İnternet dış dünyanın bir benzeridir. Dış dünyada nasıl yaşıyorsan orada da öyle olmalısın. Daha doğrusu, gerçek yaşamdaki, sokaktaki davranışların nasılsa internette de öyle olmalısın. Ahlak kuralları orada da geçerli. Ancak internette bu kuralları çiğnemek oldukça kolay. Daha dikkatli olmalısın.”
    Ancak bu cevap yeterli gibi gözükse de daha detaylı açıklamalara (Kur’an ve Sünnetten) ihtiyaç olduğu ortada. O açıdan konuyla ilgili bir çalışmamı paylaşmaya karar verdim.

    GÜNLÜK YAŞAMDA TANIMADIĞIN İNSANLARLA KONUŞMAK

    20 Taha 7: “Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.”

    24 Nur 30: Mümin erkeklere söyle: Bakışlarını (basiretlerini, gözlerini düşüncelerini) korusunlar, mahrem yerlerini, korusunlar. Bu, onların arınmasını daha iyi sağlar. Allah yaptıklarından şüphesiz haberdardır.
    24 Nur 31: [DI] Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını (basiretlerini, gözlerini, düşüncelerini) korusunlar, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar, (kırıta kırıta yürümesinler). Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün.”

    Saadete ermeniz için hepiniz, yani kadın-erkek, çoluk-çocuk zengin-fakir, toplumun tüm fertleri olarak Allah’ın hükümlerine yönelin. Yoksa tek taraflı bir uygulama yapar, yani sadece kadınları namus simgesi yapıp da erkekleri bundan soyutlarsanız, o zaman saadete eremezsiniz.

    Sosyal yaşam içerisinde bir çok insan tanımadığı bir çok insan ile muhatap olur. Biz de tanımadığımız bir çok insan ile muhatap olmak zorunda kalmışızdır. Örneğin markete, manava, pazara gider, çarşıda dolaşır alışveriş yaparız. Bazen karşı cinsten müşteri ve satıcının pazarlık yaptıkları görülür. İslamiyet’e göre bu elbette günah değildir ve doğal yaşamın bir gereğidir.
    Dolayısıyla çarşıda gezerken karşılaştıklarımızdan değil, karşılaştıklarımızla yaptığımız karşılaştırmalardan, gönül, kalp veya beyin atmosferinde ortaya çıkardığımız, bilerek, isteyerek kurguladığımız düşüncelerden sorumlu olacağız. Çünkü davranışlar niyetlerle ölçülür (amelle niyetlere göredir.)
    Bu açıdan dış dünyada yapılan konuşmaların, alışverişlerin, yolculukların vs. yaşam gereği her şeyin günaha dönüştürülme ihtimali vardır. Konuşma yeteneğini isteyen o yetkisini aşarak haramlaştırır. Konuşmanın haram olmasında da düşünce, dudaklar, mimik ve jestler aracı olur.
    İşte o yüzden yukarıdaki iki ayetteki hem kadınlara hem de erkeklere yapılan uyarıda kullanılan kelime NAZARlarını değil, BASAR’larını, yani basiretle eş değer hem gözlerini hem de gördüklerini algılayıp arka plandaki kurgulamalarını, tasavvurlarını korusunlar şeklindedir.

    Kısacası davranışlarımızdan konuşmalarımıza varana kadar yaptığımız hal ve hareketlerin temelinde yatan ana düşüncemiz nedir? Önemli olan nokta, kadının çarşıda alış veriş yapıp yapmaması değil, nasıl alışveriş yapıyor? Erkeğin çarşıya çıkması, ana caddede dolaşması günah değil, onu dolaşırken hangi düşüncelere sahip, gözleri ne alemde, neler tasarlıyor?
    Bir kadın pazarda peynir satabilir değil mi. Ama bunu yaparken davranışları, bakışları nasıl? Bir erkek, pazardan bir kadın satıcıdan, peynir satın alabilir. Ama bunu satın alırken konuşmaları, hal ve hareketleri, bakışları arka plandaki düşünceleri ne?

    24 Nur Suresi 27-29 “Ey iman edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup(izin alıp) ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz. Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar artık oraya girmeyin; ve eğer "Dönün" denirse, siz de dönün, bu sizin için daha temizdir. Allah yaptıklarınızı bilendir. İçinde oturulmayan ve sizin için bir meta (yarar) bulunan evlere girmenizde bir sakınca yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da, sakladıklarınızı da bilir.”

    Mesela Müslüman bayanlar ve erkekler devlet dairelerine, kamu kurum ve kuruluşlarına rahatlıkla gidebilirler. Yukarıdaki ayetlerde arkadaşlarımızın, dostlarımızın ve akrabalarımızın evlerine selam vererek, izin alarak girmemiz gerektiği vurgulandıktan sonra İçinde oturulmayan ve sizin için bir meta bulunan (kamu kurum ve kuruluşları, okullar, daireler vs.) sakınca yoktur ifadesinden sonra, ALLAH AÇIĞA VURDUKLARINIZI DA GİZLEDİKLERİNİZİ DE BİLİR ifadesiyle, bir devlet dairesine hangi niyet ve amaçla gittiğimizi, mesela fakültede okuyan bir öğrenciyi örnekleyecek olursak; sınıfa ders almak için mi gidiyor, farklı hedefler peşinde mi? Nüfus müdürlüğüne, hastaneye vs. yerlere gidenler gerçekten samimi olarak mevcut ihtiyacı bulunan işini görmek amacıyla mı gidiyor. Böyleyse Allah "Sizin için meta bulunan evlere girmenizde problem yoktur. Ama Allah oraya ne niyetle gittiğinizi bilir buyuruyor. Yani bir marketten alış veriş yaparken, ne planladığımızı, hangi konum, duygu ve düşünce içerisinde olduğumuzu bilir. Gerçekten alışverişe mi gittik, yoksa birilerini izlemek, birilerinin ilgisini çekmek amacıyla mı gittik.
    Mü’min erkek veya kadının elbette sosyal hayatın doğal gerekleri olan kamu kurum kuruluşları, kamusal alanlara belli ölçüler içerisinde gitmelerinde (örneğin erkeklerde mütevazilik, çalım satmamak; kadınlarda tesettür, Nur 30, 31; Ahzab 59 vd) haramlık olmadığı gibi, buralarda tanımadıklarıyla doğal kurallar içerisinde, bulunulan ortamın veya görülen işin gereği konuşmalarında bir problem yoktur. Ancak gönüllerinde gizli olanı Allah bilir ve o eylemin günahlığı o anki kişinin orada bulunma gayesiyle direkt ilişkilidir.
    Örneğin karşı cinsten iki Müslüman aynı dairede memur olarak çalışıyor olabilirler. Burada helal sınırlar içinde çalışmalarında bir günah yoktur. Mesela hemşireler, hastabakıcılar, temizlik elemanları, markette kasiyerler ve reyon sorumluları, bayan ve erkek öğretmenler vs. gibi. Şimdi Müslüman hostesi bulunan bir uçağa binmeyecek mi? Bayan tezgahtarların bulunduğu giyim dükkanından alışveriş yapmayacak mı, ya da bir bayan; bay satıcıdan giysi alamayacak mı? Kaldı ki eşiyle gitsin alışverişe, hiç mi konuşmayacak, fikrini söylemeyecek. Hatta bayanlar ve erkekler birlikte hac yapmıyorlar mı? Sokakta gezmeyecek mi? Bahsedilenlerin hepsini yapacak ancak oradaki duruşu, düşünceleri ve bakışlarından artık kendisi sorumlu. Yani bunlara sahip çıkmaz da Allah’ın koyduğu sınırları çiğnerse esas sorumluluk, günah boyutu o zaman başlar.
    İşte bu yüzden Allah’ın şu ayetlerine dikkatimizi vermemiz gerekiyor:
    20 Taha 7: “Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.”
    2 Bakara 225 Allah sizi rastgele yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalblerinizin kasdettiği yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, Halim'dir.

    2 Bakara 284 “Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve isteyeni bağışlar, isteyene de azabeder. Allah her şeye Kadir'dir.”

    ayetler gereğince Allah konuşmaktan, alışveriş yapmaktan, gezip dolaşmaktan, lokantada yemek yemekten, bir bayandan bir gıda satın almaktan, maiyetimizde bayan çalıştırmaktan insanları sorumlu tutmayıp, bunu yaparken arka planda hesapladıklarımızdan, gönüllerimizdeki niyetlerimizden bizleri sorumlu tutar. Yani karşı cinsten iki insan bir dairede çalışıyor olabilirler. Tarla sahibi bir Müslüman, tarlanın otunu aldırmak için bayan işçi çalıştırabilir ve mesai sonunda onların ücretlerini kuralları içerisinde rahatça ödeyebilir.

    Bu anlamda gerektiğinde özel muhabbet olmamak kaydıyla konuşmanın doğallığını bozmamak açısından da bazı tavsiyelerde bulunulmuştur ki, bunlar:

    31 Lokman 19 «Yürüyüşünde tabii ol; sesini kıs. Seslerin en çirkini şüphesiz merkeblerin (eşşeklerin) sesidir.»

    Peygamber efendimizin hanımlarına yapılmış bir uyarıya bakın ki bu uygulama bütün Mü’mineler geçerlidir.

    33 Ahzab 32: “Ey Peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda (maruf: bilinen, örfe uygun, doğal kuralları içerisinde) söyleyin”
    Tirmizi: Bölüm 72: 2853. Hadisi Şerif: Abdullah b. Amr rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyurdu: “İneğin diliyle otları dolayarak yutması gibi dilini eğip bükerek yapmacık hareketler yapan kimselere Allah kin duyar.”

    Yani bir Müslüman kim olursa olsun, sözü güzel bir şekilde, bilinen doğal kuralları içerisinde söylemeli ki kalbinde hastalık bulunanlar (sapık zihniyetliler, farklı niyetler taşıyanlar, dışı başka içi başka olanlar vb.) tamah etmesinler. Olayı farklı boyutlarda yorumlayarak kendilerine farklı çıkış kapıları bulmasınlar.
    O zaman müslümana düşen, konuştuğunda doğal kuralları içerisinde, gerektiği şekilde konuşmasını yapacak, işini vakur ve mütevazi bir şekilde görerek, ana niyetinin dışına taşmadan oradan ayrılacak.
    Yoksa günlük hayatta karşı cins iki insanın birbirini tanımadıkları halde konuşacakları ne olabilir ki. Kaldı ki tanıdıkların zorunlu kalmadıkça eğer nikah düşüyorsa üçüncü şahıslar olmadan özel olarak gezip tozmaları, bir arada bulunmaları, zorunda olmadıkça tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Zinaya yaklaşmayın ayetini hatırlatarak bu alan farklı olduğundan burada detaya girmiyoruz.

    İNTERNETTE KONUŞMA
    İnternet, dış dünyanın sanala yansımasıdır. Ancak internet dış dünya kadar denetimli bir alan değildir. Bugün bir çok insan, dış dünyada yapamadıklarını internette yapabilmekte, kimselere anlatamadıklarını internette çok güzel yazıp dökebilmektedir. Farklı kimlikler ve kişilikler altında bir sürü ahlak ve edep dışı olaylar yaşanmakta, hayvanlardan bile aşağı bir yaşam tarzı oluşturulmuş durumdadır. Dolayısıyla bugün ahlaki problemi olan bir çok insan çok kişiliklilik göstermektedir. Sanal alemde başka, sosyal hayatta başka.
    Örneğin Kur’ana ve İslam’a karşı görüşlerini sokakta, mahallede veya diğer arkadaşlarının yanında söyleyemeyen bir çok kişi internette siteler kurarak, içlerinde zehirleri kusabilmektedir.
    Kişiler arası anlık ileti, birebir sohbet vs. gibi konularda günlük hayatta birbirleriyle karşılaştıklarında selam bile vermeyecek, yüzüne bile bakmayacak bir çok insanla internet aracılığıyla, sohbet programları aracılığıyla konuşmakta ve konuşmaya devam etmektedir.
    O zaman yukarıdaki tüm ayetleri dikkate aldığımızda NET aracılığıyla CHAT yapmak da ne kadar gerekli? Veya konuştuğumuz kişileri tanıyıp tanımamamız değil, NİÇİN KONUŞTUĞUMUZ ve NE KONUŞTUĞUMUZ önemlidir. Kaldı ki tanıdıklarımızla, konuşma kuralları bile maruf ölçüler içerisindedir.
    Eğer aldatma söz konusu ile gerçek hayatta evli olduğu halde biriyle çıkan ile sanal alemde evli olduğu halde başka bayanla özel muhabbet edenlerin aralarındaki farkı biliyoruz. O zaman “Yaklaşmayın” ifadesinin kolayca delindiği alanlardan biri de sanal alem olarak karşımıza çıkıyor. Gerçeklik ile sanallık. Ancak sanal alemde başlayarak gerçek aleme taşınan bir sürü durumla karşılaşıyoruz.
    Bu tür internet sohbetlerini incelediğimizde konuşmaların daha çok karşı iki cins arasında vuku bulduğu internet istatistiklerine yansımış durumdadır. İster dindar kesimin; isterse dindar olmayan kesimin yaptığı sohbetler incelendiğinde açık oturumlardan (forumlardan) ziyade anlık iletiler, anlık mesajlaşma ve mailler incelendiğinde maalesef daha çok karşı iki cins arasında sohbetin ağırlıklı olduğu görülmektedir. Kaldı ki bu durum formlara, arkadaşlık sitelerine bile daha çok yansımış durumdadır.
    O zaman chat yapan kimselere şu soruyu sormak gerekiyor: Tanımadığın kimselerle niye konuşma ihtiyacı hissediyorsun? “Günlük hayatta, hadi benim canım sıkıldı o zaman gideyim şurda kafede oturan iki kişi bulayım konuşayım” diyemezken internette bu ihtiyaç neden hissediliyor?
    Bu sorunun makul, mantıklı ve maruf ölçülerde cevaplanabildiği takdirde ikinci boyuta geçebiliriz ki o da İnternette ne konuştuğumuz, konuşmamızın içeriğidir.
    50 Kaf 16: GERÇEK ŞU Kİ, insanı yaratan Biziz ve onun iç-benliğinin ona ne fısıldadığını Biz biliriz: çünkü Biz ona şah damarından daha yakınız.”
    2 Bakara 284 “Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve isteyeni bağışlar, isteyene de azabeder. Allah her şeye Kadir'dir.”

    Ancak konuşmalar sürekli aynı kişi veya kişilerle oluyor ve konuşmanın konusu, ikinci, üçüncü hatta bazen yedinci vs. muhabbet ilerledikten sonra yavaş yavaş değişiyor, daha net ifadeyle özel tercihlere, yaşam tecrübelerine doğru iniyorsa, mevzu değişmeye başlar başlamaz, bu muhabbetini bitirmesi gerekiyor, zira;

    Tirmizi 2780. hadis “Erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne (imtihan) unsuru bırakmadım.” Vb. diğer hadislere de ayrıntılı olarak bakılabilir.
    Bir çok insanın dış dünyada yapamadıklarını sanal alemde yaptıkları serbest, denetimsiz bir ortamdır. Çünkü dış dünyada gören gözler, duyan kulaklar, yani toplum denetimi, norm kuralları denilen bir olay var. Oysa internette maalesef böyle bir kural yok.
    O açıdan içinde kötülük olan ama dış dünyada yapamayan bir çok insan gerçek alemde yapamadığı sapıklıkları ve kötülükleri internette yapabilmektedir. Bu alanda dikkatli olmak gerekmektedir.


    İNTERNET SOHBETLERİNDE DİNSEL DUYGUNUN SÖMÜRÜSÜ

    6 Enam 68: “Ayetlerimiz hakkında asılsız lâf ebeliğine dalanları gördüğünde (bu adamlar) başka bir söze geçinceye kadar yanlarından uzaklaş. Eğer şeytan sana yanlarından kalkmayı unutturursa, hatırladıktan sonra sakın o zalimler ile birlikte oturma.” (bkz. benzer a.tNisa 140)
    Sömürüye en açık alan, insanların en kolay ele geçirildikleri alan dini alan olarak karşımızda duruyor. Çünkü birisi size ayetle, hadisle gelse ona hemen kapılarınızı açarsınız. Zira gösterilen size yaklaşımda kullanılan araçlar, Kuran ve Sünnet, din çok muhterem/saygın materyallerdir, getirene de bu saygınlık hemen verilir; zaten insanların büyük çoğunluğunun o alanda ciddi hassasiyetleri vardır.
    Önce gayet masum ve muhterem ifadelerle başlayan sohbetler daha sonra değişiyor. Bu yüzden internet davalarına ve mağdurların yazılarına baktığımızda evli veya bekar bir çok erkeğin bir sürü bayanı yüz üstü bıraktığı, önce yaldızlı sözler, şiirler vs. gibi muhabbetler ile gönlünü kazandığı ve bir süre gönül eğlendirdikten sonra terk edip gittiği, çoğu zaman konuşulan kişinin başka kişiler çıktığı vb. acınacak durumlarla karşı karşıya kalındığı ortada.
    Kandırılmaların ve duygu sömürüsünü en fazla yaşandığı alanlardan birinin de dini alanda yapılan sohbetlerle başlayıp işin sonra hayranlığa dönüşmesi ve farklı boyutlar kazanmasıdır. Bu durumun yaşanmaması için karşı cins ile ikili muhabbet konusunda prensipler ve sınırların konulması kaçınılmazdır. O zaman bazı sınırlar aşılmış olur.
    Nasıl ki bir erkek, eşinin tanımadığı bir insanla ister dış dünyada, isterse sanal alemde/internette oturup özel muhabbet etmesini kabullenemez ise, aynı şekilde bir erkeğin de bir başka bayanla dış dünyada veya sanal alemde/internette gözlerden uzak, ikili muhabbet kurması kabul edilemez. Bunu ne bir erkek, ne de bir bayan kabul edilebilir. Ancak forumlarda, genel konuşmalarda tabii ki bilgi paylaşımı gerçekleşebilir. Örneğin aynı fakültenin sınıfında okuyan karşı cins üniversite öğrencilerini düşünelim. Birbirlerinden fotokopi, ders notu alış verişi gibi pek çok konuda iletişim kurmaktadırlar. Örneğin kantinde oturup hep birlikte çay vs. içip çeşitli konularda konuşmalar yapabilmektedirler. Ama burada konuşan tarafların dillerini eğip bükmesi, farklı niyetlerde olması ve bunun anlaşılması veya sezilmesi durumunda ortam değiştirilmelidir ve terk edilmelidir. Sonuçta amaç önemlidir.

    20 Taha 7: “Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.”

    İnternette de durum yukarıdakinden farksızdır. Konuşmalar sürekli aynı kişi veya kişilerle oluyor ve konuşmanın konusu, ikinci, üçüncü hatta bazen yedinci vs. muhabbet ilerledikten sonra yavaş yavaş değişiyor, daha net ifadeyle özel tercihlere, yaşam tecrübelerine doğru iniyorsa, mevzu değişmeye başlar başlamaz, bu muhabbetini bitirmesi gerekiyor,

    Sözün özü, konuşmanın temelinde; Allah’a kulluk amacı taşımayan konuşmaların içeriğinde Kur’andan ayetler bulunsa bile Allah, orayı terk etmemizi o ortamı bırakmamızı bize emrediyor.
    6 Enam 68: “Ayetlerimiz hakkında asılsız lâf ebeliğine dalanları gördüğünde başka bir söze geçinceye kadar yanlarından uzaklaş. Eğer şeytan sana yanlarından kalkmayı unutturursa, hatırladıktan sonra sakın o zalimler ile birlikte oturma.”

    Yine 31 Lokman Suresi 6. ayet: İnsanlardan öyleleri de vardır ki sözün boş ve lakırdı olanını satın alır,(LEHVEL HADİS’İ tercih eder) ki bilgisizce Allah’ın yolundan saptırsın ve onunla alay ve eğlence edinsin. böylelerini alçaltıcı bir azap bekliyor.”

    Kaldı ki, insanın tanımadıklarıyla konuşup konuşmaması değil, tanıdıklarıyla konuşması bile bir ölçü ve kural iledir. Yoksa bunun başka açıklaması olamaz.

    Ancak gerçek hayatta yapılamayan bir çok tebliğ de internet aracılığı ile yapılabilmektedir. Fakat bu alan maalesef suistimale daha açık bir alandır ve gerçekten denetimsiz durumda olup tamamen kişinin öz benliği ve kişiliğiyle ilgilidir.

    057 Hadid 020 Bilin ki, dünya hayatı oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir. Bu, yağmurun bitirdiği, ekicilerin de hoşuna giden bir bitkiye benzer; sonra kurur, sapsarı olduğu görülür, sonra çerçöp olur. Ahirette çetin azap da vardır. Allah'ın hoşnutluğu ve bağışlaması da vardır; dünya hayatı ise sadece aldatıcı bir geçinmedir.

    Bu ayet bilinci içerisinde olup, dünya hayatının süslerini, imanıyla şekillendiren ve zevkini ilahi sınırlar, takva sınırları içerisinde sınırlayan bir Müslüman olunur ve konuşmalarda şu ayet prensibi uygulanırsa niçin internette konuşmak günah olsun.

    41 Fussilet Suresi 33: Allah'a çağıran, salih amelde bulunan ve: "Gerçekten ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?

    Mustafa SAKA / Tokat 30/06/2009

    İlgili Yazılar

  2. 2
    Hasret Rüzgarı mumine.com
    Hasret Rüzgarı
    mumine.com
    Hasret Rüzgarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik: 04.Şubat.2009
    Üye No: 46604
    Mesaj Sayısı: 145
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Internette Başkalarıyla Konuşmak. NET aracılığıyla CHAT yapmak ne kadar gerekli?


    Yine 31 Lokman Suresi 6. ayet: İnsanlardan öyleleri de vardır ki sözün boş ve lakırdı olanını satın alır,(LEHVEL HADİS�İ tercih eder) ki bilgisizce Allah�ın yolundan saptırsın ve onunla alay ve eğlence edinsin. böylelerini alçaltıcı bir azap bekliyor.�


    çok güzel açıklamış sadece sanal da değilki gerçek hayattada


    kız erkek ilişkileri almış gidiyor,


    ilkokula kadar indi malesef televizyonlar gençlerimizi maf ediyor,

    etmeyede devam ediyor şöhret aşkı onları dayanılmaz ateşlere

    götürüyor ama kimse farkında değil :(


    kızlarımız kapancak yere dahada çok açılıyorlar :(




  3. 3
    Abdullatif seyyah
    Abdullatif
    seyyah
    Abdullatif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 647
    Tecrübe Puanı: 24
    Yer: sınırdan..

    --->: Internette Başkalarıyla Konuşmak. NET aracılığıyla CHAT yapmak ne kadar gerekli?


    Alıntı
    ilkokula kadar indi malesef televizyonlar gençlerimizi maf ediyor
    İzlediğimden değil Medya Okur yazarlığı dersimiz var, en çok izlenilenleri etüt ediyoruz zaman zaman.Çocukların söylediği üzerine en çok izlenilenler arasında aklımada kaldığı kadarıyla kurtlar vadisi, ezel, aşk-ı memnu, arka sıradakiler ve arka sokaklar.

    İçeriklerini soruyorum, hiç hicab



  4. Reklam

  5. 4
    Abdullatif seyyah
    Abdullatif
    seyyah
    Abdullatif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 647
    Tecrübe Puanı: 24
    Yer: sınırdan..

    --->: Internette Başkalarıyla Konuşmak. NET aracılığıyla CHAT yapmak ne kadar gerekli?


    Alıntı
    ilkokula kadar indi malesef televizyonlar gençlerimizi maf ediyor
    İzlediğimden değil Medya Okur yazarlığı dersimiz var, en çok izlenilenleri etüt ediyoruz zaman zaman.Çocukların söylediği üzerine en çok izlenilenler arasında aklımada kaldığı kadarıyla kurtlar vadisi, ezel, aşk-ı memnu, arka sıradakiler ve arka sokaklar gibi diziler var.

    İçeriklerini soruyorum, hiç hicab etmeden yok o onu seviyor, onu aldatıyor, yok ötekisi kumar oynuyor, intikam alıyor, yok efendim ötekisi bol bol adam vuruyor..
    Nereye gidiyoruz merak ediyorum.Allah sonumuzu hayra getirsin..

    (flood kasıtlı değil anlayamadım, basıyorum yanlışlıkla bir tuşa ama çözemedim hala)


+ Yorum Gönder