Allam ul guyüb nedir? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    Sumame Tombik Ammo
    Sumame
    Tombik Ammo
    Sumame - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 30.Mart.2009
    Üye No: 47625
    Mesaj Sayısı: 751
    Tecrübe Puanı: 9
    Yaş: 24

    Allam ul guyüb nedir?


    ALLÂM UL GUYÛB KELİMESİNİN SÖZLÜK ANLAMI NEDİR?

    Gâibleri (görünmeyen ve bilinmeyen gizli şeyleri) çok iyi bilen mânâsına, Allahü teâlânın isimlerinden.
    Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:

    Münâfıklar bilmezler mi ki, Allahü teâlâ, şüphesiz onların içlerinde gizlediklerini de, fısıltılarını da biliyor ve muhakkak ki Allahü teâlâ Allâm-ul-guyûb'dur. (Tevbe sûresi: 78)


    İlgili Yazılar

  2. 2
    Muhammed الله اكبر
    Muhammed
    الله اكبر
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üyelik: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 5,197
    Tecrübe Puanı: 52
    Yaş: 29
    Yer: Türkiye

    Cevap: Allam ul guyüb nedir?


    Allam ul guyüb ne demektir kısaca sözlük anlamı

    ALLAMÜ'L-GUYÛB

    Gaybleri en iyi bilen yalnız Allah için kullanılan bir sıfat.

    Allah'ın sonsuz ilmini ifade eden bu terkibin tam olarak anlaşılabilmesi için, onu meydana getiren: "Allâm" ve "Guyûb" kelimelerinin vuzuha kavuşması gerekir.

    "Allâm"; A-li-me (bildi) fiilinden türemiş, mübalâğa ifade eden bir isim olup; "en çok bilen, her şeyi hakkıyla bilen" demektir. Bu isim Allah'a mahsus bir sıfattır, mahlûklara verilemez. Bir kimseye, bilgin manasında âlim demek caizdir. Üstün, çok bilen manasında "allâme" denmesi de mümkündür. Hatta Allah için kullanılan "alîm" ismi, Allah'ın herhangi bir ilim öğrettiği kimseye -yalnızca öğrettiği ilimle ilgili olarak- verilebilir. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de Hz. Yusuf (a.s.)'ın Melike şöyle dediğini görmekteyiz:

    "Beni yerin hazineleri üzerine görevlendir. Çünkü ben, hem çok iyi bir koruyucu hem de çok iyi bilen (alîm)im, dedi. " (Yusuf, 12/55).

    Hz. Yusuf (a.s.), Allah'ın kendisine öğrettiği ilimleri çok iyi bilmesi, rüyaları tevil etmesi ve Allah'ın izniyle gaybtan haber vermesiyle de "alîm" idi. (el-Ezherî, "Tehzîbü'l-Luğa", Mısır 1964, A-L-M maddesi)

    Ancak Allah'tan başkasına "allâm" demek caiz değildir. Zira bu kelimenin ifade ettiği mana "herşeyi en iyi bilen"dir. Buradaki "her şey"in içine insan aklının alamayacağı veya yalnızca Allah'ın bildirmesiyle bilebileceği gayb ve gaybe ait haberler de girer.

    "De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler. " (en-Neml, 27/65).

    "Gaybı bilen (Allah), kendisine ait gayba kimseyi muttali' kılmaz. " (el-Cinn, 72/26).

    Buna göre ilmi çok az, bilmediklerinin sayısı bildiklerinden çok daha fazla olan insana "allâm" denilmesi düşünülemez.

    "Guyûb" kelimesi de "gayb" kelimesinin çoğuludur.

    "Gayb"; içinde ne olduğu bilinmeyen her yer ve arkasında ne olduğu bilinmeyen her mevkidir. Zihinlerde mevcut olsa da göze görünmeyen nesneler de "gayb" sayılır. "Gaybdan bir ses duydum" demek, "görmediğim bir yerden ses duydum" demektir. Başka bir ifadeyle "gayb"; "His ve ilimde veya mevcudiyette hazır olmayandır." (Râgıb el-Isfahânî, Müfredât, Gayb maddesi; el-Ezherî, a.g.e. A-L-M maddesi).

    O hâlde bir kimsenin, duvar arkasında ne olduğunu bilmediği şey onun için gaybdir, ama bunu bilen için gayb sayılmaz. Birinin zihninden geçenler sahibi için gayb olmasa da başkaları için gaybdır.

    Beş duyu ile bilinmeyen ve akılların da idrak edemediği, ancak peygamberlerin haber vermesiyle bilinen gayb; delili bulunan ve muttakîlerin iman ettiği gaybdır. Kur'an'da: "O kimseler ki, gayba iman ederler" (elBakara, 2/3) ayetinde geçen gayb bu çeşit gayb olur inkârı küfürdür. (Râgıb el-Isfahânî, a.g.e., Gayb maddesi)

    Allah'u Teâlâ ve sıfatları, meleklerin ve cinlerin varlığı, Cennet ve Cehennem vb. konular bu tür gaybdandır. Bir de kıyametin ne zaman kopacağı, ölümünden sonra dirilmenin mahiyeti vb. gibi delili bulunmayan, yalnızca Allah'ın bildiği ve hiçbir kimseyi muttali kılmadığı gaybler vardır.

    "Gaybın anahtarları O 'nun yanındadır. Onları ancak O bilir." (elEn'âm, 6/9).



+ Yorum Gönder