Alemi kebir nedir? 5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
  1. 1
    Sumame Tombik Ammo
    Sumame
    Tombik Ammo
    Sumame - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 47625
    Mesaj Sayısı: 609
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 24

    Alemi kebir nedir?


    Âlem-i Kebîr KELİMESİNİN SÖZLÜK ANLAMI NEDİR?
    İnsandan başka bütün mahlûkât, kâinat ve içindekiler.
    Âlem-i kebîrdeki mahlûkların en şereflisi ve en büyüğüArş'dır. (İmâm-ı Rabbânî)


    İlgili Yazılar

  2. 2
    Muhammed الله اكبر
    Muhammed
    الله اكبر
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Profili:
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 4,508
    Tecrübe Puanı: 46
    Yaş: 29
    Yer: Türkiye

    Cevap: Alemi kebir nedir?


    Alemi kebir nedir kısaca sözlük anlamı


    Birbiri içinde mütedâhil daireler var. Âlem-i asgarın içindeki kalpten tut âlem-i kebirin dışındaki halkalara kadar. “Etkileyen” ve “etkilenen” hendesedeki farazî hatlar misâli.


    Rahmetin mücessemi bir yağmur damlasının koca bir rahmet birikintisine temasının ertesinde “yaratılan” halkalar… Düşen rahmet ne kadar ağırsa, etkilediği rahmet o kadar… Uzun süredir, “etkileyen” halkalardan uzak bir hayat. Dokundurulan, tattırılan, söylettirilen şeylerden bigâne. “Şey” diyorum onlara, sadece “şey”. Zira; ötesini verenler, mâlikini kaybetmiş mülk gibi ya da mabudunu yitirmiş âbid veyahut mecâzî maşuklara müptelâ bir ap…


    Bu uzak duruş, bu yakın olmama hâli fıtrata bir nevî saygıdan ileri gelmekte. Öze dönüş yolculuğu; bilet kuyruğu uzun olan bir başvuru.
    Helâket ve felâket fırtınalarında liman bulmak ve oraya sığınmak işlerin en çetrefillisi.
    Etkileniyorum, etkiliyorlar, o yüzden soruların cevapları “cevaplarımla” denk düşmemekte. Cevaplar doğru ama nefis kendi kumlarından kule yapmak derdinde. Yaratılışı kırbaçlayanların kırbaçlandıkları bir dünya olmalı artık. Hakikati okumak veyahut dillendirmek “hakikat zıllerine” aykırı gelmekte, ağrına gitmekte ya da…


    Cismaniyetin satırlara süzüldüğü, oradan da sayfalara döküldüğü ve nihayetinde de kana kana içildiği dakikalarda uçurumların en ucundan geri dönüşler. Belki İsveç, belki Norveç, belki Finlandiya, belki de tam da burası.


    Bırakmak veya devam etmek git-gel’lerinde; âlem-i asgarın en küçük dairesine dönenlerin zafer çığlıklarıdır kulakları çınlatan.
    Bırakmak kelâmına gülümseyenlerin galibiyeti. Ne iş yaparsın sorularına “Mâlikimin mülkünde istihdam ediliyorum, sefine-i İlâhiyenin gemisinde hademeyim” naraları atanların yeniden doğum sancılarının zahirî zorluklarıdır bunlar. Küllerinden doğmak da, tam burası değil mi zaten? Tedavî yolları ararken bir Lokman Hekim’e rast gelenlerin yaralarına merhem olan “merhemin”, artık başkalarına tavsiyesidir zaman…


+ Yorum Gönder