Konusunu Oylayın.: Ev hanımlarına/kızlarına

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ev hanımlarına/kızlarına
  1. 12.Haziran.2007, 12:34
    1
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 726
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Ev hanımlarına/kızlarına






    Ev hanımlarına/kızlarına Mumsema ev hanımlarına
    Zaman; Günümüzün en önemli avantajlarından biridir. Teknoloji her konuda olduğu gibi, ev hanımlarına da zamandan tasarruf konusunda büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde ellisi kadın olmasına rağmen, bu büyük topluluğun neredeyse yarısı, çeşitli sebeplerden dolayı ev hanımı olarak hayatlarını sürdürmektedirler. Evde yaşanan bu uzun zaman dilimi, iyi değerlendirilirse, kendilerinin dahi farkında olmadıkları yeteneklerini keşfedebilecekleri ve toplum yararına mükemmel işler yapabilecekleri bir avantaja dönüşecektir.

    Oysa günümüz ev hanımlarına baktığımızda durumun pek de iç açıcı olmadığını görürüz. Örneğin; zamanının çoğunu, parasını nasıl harcayacağını düşünerek boş ve amaçsız işler uğruna tüketen, can sıkıntısından kurtulabilmenin arayışlarını sürdüren yüzlerce zengin ev hanımı vardır. Hızla gelişen teknolojinin avantajları bilindiği gibi evlerimize kadar girmiştir. Elektronik robot cihazlarla donatılmış evlerinde yaşayan zengin ev hanımları, bu işleri de zaten yardımcılarına yaptırarak, boş zamanlarına zaman katmaktadırlar.

    Gelişmekte olan ve ekonomik sıkıntıların yaşandığı ülkemizde, özellikle zengin ev hanımlarına toplum olarak çok büyük görevler düşmektedir. Allah’ın onlara verdiği zenginliği hayırlı ve faydalı hizmetlerde kullanabilirler. Çünkü bu imkanları dünya hayatında bir imtihan olarak Allah vermektedir. Mülkün tek ve gerçek sahibi Allah’tır, dilerse tüm bu imkanları geri alıp yoksul ve muhtaç durumda bırakabilir.
    Ekonomik olarak güçlü insanlar, özellikle de evde oturan ev hanımlarının, ellerindeki bu imkanlarla toplumda yaşanan her türlü sorunlara el atma zorunlulukları vardır. Yüce Allah, hoşnut olmadığı bu tavrı bir Kuran ayetiyle bizlere şöyle bildirmektedir:

    “Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” (Fecr Suresi, 17-18)

    Diğer hanımlar ise boş ve anlamsız eğlence, dedikodu üzerine kurulu TV programları ile değerli zamanlarını boşa tüketmektedirler. Oysa Allah Kuran’da müminleri boş şeylerden yüz çeviren kimseler olarak tanımlamaktadır:
    “Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir.” (Mü’minun Suresi, 3)

    Burada şunu vurgulamakta yarar var; çalışan bayanların kendilerini yetiştirmek ve topluma büyük hizmetler yapabilmek için yakalayamadığı bu zaman fırsatını, ev hanımları -farkında olmasalar da- yakalamışlardır.

    Ev hanımı evinin patronudur. Ev işleri ne kadar yoğun olursa olsun, kendi zamanını kendi ayarlayabilir. Çalışan hanımların böyle bir lüksü yoktur. Dolayısıyla çalışan bayanlar için zaman çok önemlidir. Bu zamanı çok zor da olsa, kendine ve çocuklarına ayırmak zorunda dırlar. Çalışan bayan, genel kültürünü artırmak ve kendini yetiştirmek için, kendini zorlamadığı sürece, bunun için çok fazla zaman bulamaz.

    Toplumda şöyle bir önyargı vardır: “Çalışan kadın kültürlü olur”. Bu mantık her zaman doğru değildir. Başka bir yanlış düşünce ise “ev hanımlarının genel kültür ve bilgi açısında yoksun oldukları düşüncesidir.” İlginç olan durum ise, ev hanımlarının büyük çoğunluğunun da kendileriyle ilgili bu ön yargıyı kabullenmiş olmalarıdır.

    Gelişmiş toplumlara baktığımızda böyle bir genellemeyi görmek mümkün değildir. Çünkü bu toplumlarda, ev hanımı olmak diye bir kavram yoktur. İnsanlar ülkemizde olduğu gibi, evlerde eğlence amaçlı çay partileri yaparak değil, sosyal dernekler ve sivil toplum kuruluşlarında bir araya gelerek, topluma yararlı olacağını düşündükleri faaliyetler göstermektedirler.

    Ayrıca ev hanımı için yapılacak birçok iş olduğu kanısındayım. Örneğin; bol, bol kitap okuyabilirler, çeşitli konularda araştırma yapabilirler, Çağımızın bize sunduğu en büyük kütüphane ve adeta açık üniversite olan “interneti” etkin biçimde kullanmayı öğrenebilirler. Konferanslara ve fuarlara katılabilirler. Ülkemizde bu tür faaliyetler, yerel belediyeler tarafından ücretsiz olarak halka sunulmuştur. Tüm bunları yapabilmek için sadece meraklı ve istekli olmak yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

    Modern çağın getirdiği hızlı hayat tarzına ev hanımlarımızın da ister istemez uymak zorunluluğu vardır. Klasik ev hanımı modeli annelere çok fazla bir gelişme sağlamayacaktır. Ekonomik şartların ağır olduğu günümüzde, ev hanımı olmak büyük bir avantajdır. Bizlere sunulan bu avantajın farkına varalım. Çağa uygun şartlarda kendimizi yenileyip ilim ve bilgiyle donatalım.
    Son olarak, ev hanımlarının kendilerine yakıştırdıkları bu yanlış imajı, aynı zamanda, yine kendileri azimleri ve bilgi birikimleriyle, bu ezik ev hanımı psikolojisinden kurtulabileceklerini yineliyorum.

    Unutulmamalıdır ki; bilgiye ulaşmak için sadece üniversite sıralarında oturmak yeterli değildir. Bu dört yıllık eğitim, devam ettirilip hayat boyu kendini geliştirmekle, önem ve anlam kazanır. Eğitimin ne yaşı, ne de zamanı ve mekanı vardır.

    “…Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.” (Yunus Suresi, 89)
    1400 sene evvel Hz. Muhammed (Sav) “İlim Çin’de de olsa gidiniz.” sözüyle, tüm müminlere çok hikmetli bir nasihat vermiştir. Günümüzde, ilim öğrenmek için, Çin’e gitmeye gerek kalmadan, Allah’ın bizlere sunduğu, kapımıza gelen ilmin farkına varmak için, çevremize sadece şuurlu ve akıl gözüyle bakmamız yeterli olacaktır.

    alıntı



  2. 12.Haziran.2007, 12:34
    1
    Devamlı Üye



    ev hanımlarına
    Zaman; Günümüzün en önemli avantajlarından biridir. Teknoloji her konuda olduğu gibi, ev hanımlarına da zamandan tasarruf konusunda büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde ellisi kadın olmasına rağmen, bu büyük topluluğun neredeyse yarısı, çeşitli sebeplerden dolayı ev hanımı olarak hayatlarını sürdürmektedirler. Evde yaşanan bu uzun zaman dilimi, iyi değerlendirilirse, kendilerinin dahi farkında olmadıkları yeteneklerini keşfedebilecekleri ve toplum yararına mükemmel işler yapabilecekleri bir avantaja dönüşecektir.

    Oysa günümüz ev hanımlarına baktığımızda durumun pek de iç açıcı olmadığını görürüz. Örneğin; zamanının çoğunu, parasını nasıl harcayacağını düşünerek boş ve amaçsız işler uğruna tüketen, can sıkıntısından kurtulabilmenin arayışlarını sürdüren yüzlerce zengin ev hanımı vardır. Hızla gelişen teknolojinin avantajları bilindiği gibi evlerimize kadar girmiştir. Elektronik robot cihazlarla donatılmış evlerinde yaşayan zengin ev hanımları, bu işleri de zaten yardımcılarına yaptırarak, boş zamanlarına zaman katmaktadırlar.

    Gelişmekte olan ve ekonomik sıkıntıların yaşandığı ülkemizde, özellikle zengin ev hanımlarına toplum olarak çok büyük görevler düşmektedir. Allah’ın onlara verdiği zenginliği hayırlı ve faydalı hizmetlerde kullanabilirler. Çünkü bu imkanları dünya hayatında bir imtihan olarak Allah vermektedir. Mülkün tek ve gerçek sahibi Allah’tır, dilerse tüm bu imkanları geri alıp yoksul ve muhtaç durumda bırakabilir.
    Ekonomik olarak güçlü insanlar, özellikle de evde oturan ev hanımlarının, ellerindeki bu imkanlarla toplumda yaşanan her türlü sorunlara el atma zorunlulukları vardır. Yüce Allah, hoşnut olmadığı bu tavrı bir Kuran ayetiyle bizlere şöyle bildirmektedir:

    “Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” (Fecr Suresi, 17-18)

    Diğer hanımlar ise boş ve anlamsız eğlence, dedikodu üzerine kurulu TV programları ile değerli zamanlarını boşa tüketmektedirler. Oysa Allah Kuran’da müminleri boş şeylerden yüz çeviren kimseler olarak tanımlamaktadır:
    “Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir.” (Mü’minun Suresi, 3)

    Burada şunu vurgulamakta yarar var; çalışan bayanların kendilerini yetiştirmek ve topluma büyük hizmetler yapabilmek için yakalayamadığı bu zaman fırsatını, ev hanımları -farkında olmasalar da- yakalamışlardır.

    Ev hanımı evinin patronudur. Ev işleri ne kadar yoğun olursa olsun, kendi zamanını kendi ayarlayabilir. Çalışan hanımların böyle bir lüksü yoktur. Dolayısıyla çalışan bayanlar için zaman çok önemlidir. Bu zamanı çok zor da olsa, kendine ve çocuklarına ayırmak zorunda dırlar. Çalışan bayan, genel kültürünü artırmak ve kendini yetiştirmek için, kendini zorlamadığı sürece, bunun için çok fazla zaman bulamaz.

    Toplumda şöyle bir önyargı vardır: “Çalışan kadın kültürlü olur”. Bu mantık her zaman doğru değildir. Başka bir yanlış düşünce ise “ev hanımlarının genel kültür ve bilgi açısında yoksun oldukları düşüncesidir.” İlginç olan durum ise, ev hanımlarının büyük çoğunluğunun da kendileriyle ilgili bu ön yargıyı kabullenmiş olmalarıdır.

    Gelişmiş toplumlara baktığımızda böyle bir genellemeyi görmek mümkün değildir. Çünkü bu toplumlarda, ev hanımı olmak diye bir kavram yoktur. İnsanlar ülkemizde olduğu gibi, evlerde eğlence amaçlı çay partileri yaparak değil, sosyal dernekler ve sivil toplum kuruluşlarında bir araya gelerek, topluma yararlı olacağını düşündükleri faaliyetler göstermektedirler.

    Ayrıca ev hanımı için yapılacak birçok iş olduğu kanısındayım. Örneğin; bol, bol kitap okuyabilirler, çeşitli konularda araştırma yapabilirler, Çağımızın bize sunduğu en büyük kütüphane ve adeta açık üniversite olan “interneti” etkin biçimde kullanmayı öğrenebilirler. Konferanslara ve fuarlara katılabilirler. Ülkemizde bu tür faaliyetler, yerel belediyeler tarafından ücretsiz olarak halka sunulmuştur. Tüm bunları yapabilmek için sadece meraklı ve istekli olmak yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

    Modern çağın getirdiği hızlı hayat tarzına ev hanımlarımızın da ister istemez uymak zorunluluğu vardır. Klasik ev hanımı modeli annelere çok fazla bir gelişme sağlamayacaktır. Ekonomik şartların ağır olduğu günümüzde, ev hanımı olmak büyük bir avantajdır. Bizlere sunulan bu avantajın farkına varalım. Çağa uygun şartlarda kendimizi yenileyip ilim ve bilgiyle donatalım.
    Son olarak, ev hanımlarının kendilerine yakıştırdıkları bu yanlış imajı, aynı zamanda, yine kendileri azimleri ve bilgi birikimleriyle, bu ezik ev hanımı psikolojisinden kurtulabileceklerini yineliyorum.

    Unutulmamalıdır ki; bilgiye ulaşmak için sadece üniversite sıralarında oturmak yeterli değildir. Bu dört yıllık eğitim, devam ettirilip hayat boyu kendini geliştirmekle, önem ve anlam kazanır. Eğitimin ne yaşı, ne de zamanı ve mekanı vardır.

    “…Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.” (Yunus Suresi, 89)
    1400 sene evvel Hz. Muhammed (Sav) “İlim Çin’de de olsa gidiniz.” sözüyle, tüm müminlere çok hikmetli bir nasihat vermiştir. Günümüzde, ilim öğrenmek için, Çin’e gitmeye gerek kalmadan, Allah’ın bizlere sunduğu, kapımıza gelen ilmin farkına varmak için, çevremize sadece şuurlu ve akıl gözüyle bakmamız yeterli olacaktır.

    alıntı


  3. 22.Kasım.2008, 21:02
    2
    merve
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ekim.2007
    Üye No: 3329
    Mesaj Sayısı: 500
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Yaş: 37
    Bulunduğu yer: O'na Aşık bir diyardan

    --->: Ev hanımlarına/kızlarına




    “…Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.” (Yunus Suresi, 89)
    1400 sene evvel Hz. Muhammed (Sav) “İlim Çin’de de olsa gidiniz.” sözüyle, tüm müminlere çok hikmetli bir nasihat vermiştir. Günümüzde, ilim öğrenmek için, Çin’e gitmeye gerek kalmadan, Allah’ın bizlere sunduğu, kapımıza gelen ilmin farkına varmak için, çevremize sadece şuurlu ve akıl gözüyle bakmamız yeterli olacaktır
    .

    Evet çok güzel ve dogru yazılmış bir yazı bize ulaştırdıgın için Allah razı olsun


  4. 22.Kasım.2008, 21:02
    2
    Kıdemli Üye



    “…Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın.” (Yunus Suresi, 89)
    1400 sene evvel Hz. Muhammed (Sav) “İlim Çin’de de olsa gidiniz.” sözüyle, tüm müminlere çok hikmetli bir nasihat vermiştir. Günümüzde, ilim öğrenmek için, Çin’e gitmeye gerek kalmadan, Allah’ın bizlere sunduğu, kapımıza gelen ilmin farkına varmak için, çevremize sadece şuurlu ve akıl gözüyle bakmamız yeterli olacaktır
    .

    Evet çok güzel ve dogru yazılmış bir yazı bize ulaştırdıgın için Allah razı olsun




+ Yorum Gönder