Hz.Muaviye’nin (R.anh) oğlu Yezid hakkında nasıl düşünmeliyiz? 5 üzerinden 4.46 | Toplam : 13 kişi
  1. 99
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Cevap: Hz.Muaviye’nin (R.anh) oğlu Yezid hakkında nasıl düşünmeliyiz?


    Selamun aleyküm hz muaviye düşmanlığı yapmayalım ben ehlisünnetim elhamdulilah sahebe düşmanlığı yapmayalım sahabelerin hepsi bizim başımızın tacıdır onları yargılamak bize düşmemiş ayrıca hz muaviye peygamberimizin kayın biraderidir habibe r.a. Annemizin kardeşidir peygamberimizin (s.a.v.) muaviye hakkında büsürü duası vardır vahiy katibidir allah cc ondan razı olsun bizi onun şefaatine nail eylesin küfürlü konuşanlar allah cc havale ederim


  2. 100
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Hz.Muaviye’nin (R.anh) oğlu Yezid hakkında nasıl düşünmeliyiz?


    Değerli arkadaşım kuran besaretine övgüsü ne allah resul unun asv risalet ve davasında safvi evvel olmuş sahabeler hakkında menfi noktada kıylı kal etmek islamın bize verdiği edep ve terbiyeye sigismaz. Cemel vakası siffin savaşı bu tür meselelerde sahabeler içtihad noktasında siyasi kanaatlerini ortaya koymuşlardır her iki tarafda islamın menfaatini geleceğini düşünerenkten karar vermişlerdir mesala Cemel vakasına hz Ali ra adaleti mahzayi esas tutmuş hz Zübeyr hz Aişe ve hz Talha ra adaleti izafiye esas tutmuslardir iki kanaat de şeri kurallar cercevesindedir.Cemel Vak'ası denilen Hazret-i Ali ile Hazret-i Talha ve Hazret-i Zübeyr ve Âişe-i Sıddıka (Radıyallahü Teâlâ anhüm ecmaîn) arasında olan muharebe; adalet-i mahza ile, adalet-i izafiyenin mücadelesidir. Şöyle ki:

    Hazret-i Ali, adalet-i mahzayı esas edip, Şeyheyn zamanındaki gibi o esas üzerine gitmek için içtihad etmiş. Muarızları ise: Şeyheyn zamanındaki safvet-i İslâmiye adalet-i mahzaya müsaid idi, fakat mürur-u zamanla İslâmiyetleri zaîf muhtelif akvam hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyeye girdikleri için, adalet-i mahzanın tatbikatı çok müşkil olduğundan, "ehven-üş şerri ihtiyar" denilen adalet-i nisbiye esası üzerine içtihad ettiler. Münakaşa-i içtihadiye siyasete girdiği için, muharebeyi intac etmiştir. Madem sırf lillah için ve İslâmiyetin menafi'i için içtihad edilmiş ve içtihaddan muharebe tevellüd etmiş; elbette hem kâtil, hem maktul ikisi de ehl-i Cennet'tir, ikisi de ehl-i sevabdır diyebiliriz. Her ne kadar Hazret-i Ali'nin içtihadı musîb ve mukabilindekilerin hata ise de, yine azaba müstehak değiller. Çünki içtihad eden hakkı bulsa, iki sevab var. Bulmazsa, bir nevi ibadet olan içtihad sevabı olarak bir sevab alır. Hatasından mazurdur.
    Risale-i Nur - Mektubat/53 uhud meselesinde sahabe efendilerimizin fikirleri kanaatleri Allah resul üye le aynı değildi ve neticede Allah resulü haklı çıktı peygamber imiz sahabeler kırılmadı darılmadı bu meselede ayet bile inmedi rabbimiz her daim danış dedi şimdi bize ne olmuşki biz bu meselelerde tenkit edercesine kakaret edercesine konuşuyoruz kaybımız büyük olur kazancınız hiç......


  3. 101
    kayitsiz Misafir
    Misafir

    Yorum: Hz.Muaviye’nin (R.anh) oğlu Yezid hakkında nasıl düşünmeliyiz?


    Şii arkadaşlar sunnilere doğru bildiğiniz bir şeyi ispatlamaga çalışmayın. Ne olur olsun o işin, o sözün doğruluğunu da bilseler,kendi kaynaklarından bir delil dahi gosterseniz "sahabedir laf söylenmez " " dedi kodudur "derler. Kendi akidenizi de onlara anlatmayın,sonra "siiler sunnileri yolundan çıkarmak istiyor derler".Vahdet kalbinizde daim edin ama bir çok sunninin yaninda da demeyin o zaman da "takiyyecilik yapiyor "diyecekler.Ne yapalım ? :)


  4. Reklam

  5. 102
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Yorum: Hz.Muaviye’nin (R.anh) oğlu Yezid hakkında nasıl düşünmeliyiz?


    Herkes bi şey konuşuyor.kardesim siz yezi de ve hz.muaviye ye dil uzatanlar...
    Aynı devirde ve tarihte yaşadınız ve olaylar gelişirken şahıt oldunuz da mi böyle ileri geri konuşuyorsunuz.evliyaullahtan beyanı olanlar var sukut edenler var.makalede arkadaşımız ne güzel izah etmiş.biz müslümanlara düşen allah katında hüküm neyse ona iman etmek lazım gelir.bir ehli sünnet itikat ı bunu gerektirir.size ne oluyo da asırlar sonra yalan yanlış bilgiler le insanları taraf tutmaya zorluyosunuz ve ön ayak oluyorsunuz.
    Şimdi mahşer kurulduğu zaman Allah indinde masum ise, tevbe etmiş bir kul ise,kerbeladaki hadiselerin gelişmesinde bir dahli yok ise ve islam üzerindeki nifak tohumları sebebiyle bu hadiseler olmuş ise ve hz allah rahmeti geniş affederse.... bu gün lanet edenler nasıl hesap verecek...
    Tam aksini düşünelim...gercekten kerbela hadisesi yezid sebebiyle meydana geldi ve faili o ise bu gün yezidi âklayanlar ne cevap verecek...
    Yani burası çok ince bi çizgi...
    Biz müslümanlar olarak kesin yapmıştır veya yapmamıştır deme salahayyetine sahip değiliz.hulasa olarak allah indinde neyse ona iman etmemiz gerekir...
    Pişman olanlardan olmamak ümidi ile ehli sünnet itikadi bunu gerektirir...


  6. 103
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Ya ne diyorsun kardesim sen.yani simdi o zaman olanlar yalan mi ? Ee hic kimsenin yaninda diyilsek o zaman tarihi marihi atalim kenara.kerbela bir okuldur kerbela bir dersdir kerbela bir tarihdir.ne yapmaya calissaniz dahi hic bir zaman icimizdeki ates sonmeyeckdir.Allahu Tealanin lutfuyla 1400-1500 yil once olmus bir olay nasil oldugu gibi bu gune kadar gelmisse bundan sonrakilara da ayni oturulecekdir.taraf mi tutmak ? Bu olay hikaye olursa bile(hasa) zalim tarafinda durmak mi masum tarafinda mi ?ne olur olsun yezid gibi zalim birisine hak kazandirmak nasil bir anlayisdir.neyse ya hz.huseyne kalkan eller kem bakan gozler o tarafda nasil atesdeyse onun tarafini tutanlar icin de yasasin cehennem


  7. 104
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    İmam-ı Şafi'ye o günler hakkında soru soruyorlar. İmam-ı Şafi ise: "Allah bizi o güne eriştirmedi, dilimizi de eriştirmesin" diyor.

    En güzel tavır budur bu konu hakkında.

    İmam-ı Şafi ra kadar müttaki olmadığımızdan dolayı iki kelam edecek olursak...

    Yezid kafir midir?

    Evette diyemeyiz, hayırda... Fasıktır, katildir. Hemde Efendimiz sav ciğerparelerini, gözünden bile sakındıklarını şehit etmiştir... Ama kafir midir bilemeyiz... Firavun'un imanı için bile Allah-u tealanın hükmü bilmesek bir şey diyemeyeceğimiz gibi. Ya da Ebu Talip'in son nefeste "Kelime-i Şehadet" getirdiğini Efendimiz sav'e aktaran amcası Abbas ra'ha "ben duymadım" demesi gibi.

    Elfazı küfrün şartları bellidir. İtikatla ameli karıştırmamak gerekir. Amel cüzdür..

    İmam-ı Azam'ın "men lem yukeffir-ul kafir, fe huve kafir" fetvası gulatı şia içindir.


+ Yorum Gönder
Git İlk 578