Yavuz sultan selim ve cariye 5 üzerinden 4.33 | Toplam : 3 kişi
  1. 1
    GÖKHÜKÜMDAR Üye
    GÖKHÜKÜMDAR
    Üye

    Üye No: 64293
    Mesaj Sayısı: 135
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 32
    Yer: antalya

    Yavuz sultan selim ve cariye


    Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi
    eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir
    çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye
    vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar
    çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim
    Han çadırına dönüyor.

    Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık
    olur. Lâkin umutsuz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı
    Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye…

    Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz boyutlara ulaşıp da kalbine sığmaz hale
    gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir. Lâkin
    aradaki uçurum cariyeyi iyice çıkmaza sokar ve kararsız hale getirir. Bir
    yandan aşkının dayanılmaz baskısı, diğer yandan aradaki devâsâ farkın
    kendini engellemesi arasında bocalayan cariye Halifenin karşısına çıkma
    cesaretini kendinde bulamadığından, yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir.
    Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta
    sadece üç kelime yazılıdır:

    ”Derdi olan neylesin?”

    Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan
    Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca bu notu yazanın, çadırını süpüren
    cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar:

    ”Derdi neyse söylesin.”

    Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra
    Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı
    bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı
    bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı çevirip
    dünkü notunun altına şu cümleyi ekler:

    ”Korkuyorsa neylesin?”

    Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar:

    ”Hiç korkmasın söylesin.”

    Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam
    halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği
    halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam
    çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce
    hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han “Buyurunuz, sizi
    dinliyorum” deyince, cariye tüm cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen
    ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur.
    Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden fırlarcasına atarken,
    titrek ve mahcup bir sesle: “Efendim…” der. “Cariyeniz… Size…” ve cümlesini
    tamamlayamadan yığılıp kalır.

    Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu
    tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere
    şöyle der:

    ”Gerçek aşkı şu cariyeden öğrenin. Zira âşık, mâşukunun yolunda olur ve o
    yolda ölür '' ....


    İlgili Yazılar

  2. 2
    ASUDE Bayan Üye
    ASUDE
    Bayan Üye

    Üye No: 108924
    Mesaj Sayısı: 420
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Yavuz sultan selim ve cariye


    Yavuz sultan selim ve cariye; kendisine aşık olan bir cariye ile iletişimi gerçekten güzel öyle ben padişahım asarım keserim vururum dememiş saygılı davranmış bir bayan olarak kadına


+ Yorum Gönder